GENKORT 10 MG TABLET, 60 ADET
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Genkort 10 mg ne için kullanılır?
KT 1Hidrokortizon hormonu, vücudun böbrek üstü bezleri tarafında üretilen doğal ve steroid yapısındaki hormonlarından biridir. Hidrokortizon hormonu, glukokortikoidler (steroidler) olarak bilinir. GENKORT, vücutta doğal olarak oluşan hidrokortizon hormonunun sentetik versiyonudur.
Hidrokortizon vücutta pek çok fonksiyonları düzenlemek ve şu hastalıkları tedavi etmek için kullanılır:
- Böbrek üstü bezlerinin yetersiz çalışması sonucu vücutta hidrokortizon hormonu eksikliği durumlarında (adrenokortikal yetmezlik) ilk seçenek tedavi veya mineralokortikoid grubu ilaçlarla kombine tedavi olarak,
- Doğuştan böbrek üstü bezlerinin aşırı gelişerek büyümesi (konjenital adrenal hiperplazi),
- Vücutta cerahatli olmayan tiroid bezi iltihapları,
- Kanserle beraber görülen hiperkalsemi,
- Kısa dönem uygulamalar için alevlenme ve ilerleme gösteren şu romatizmal hastalıkların tedavisinde: sedef hastalığı ile beraber seyreden eklem iltihapları, eklemlerde ağrı ve şekil bozukluğuna neden olan devamlı bir hastalık (romatoid artrit), sırt eklemlerinde sertleşme ile seyreden ağrılı ilerleyici bir romatizmal hastalık (ankilozan spondilit), eklem çevresindeki keselerin akut iltihabı, kas kiriş kılıfının iltihabı, gut hastalığına (damla hastalığına) bağlı gelişen eklem iltihapları, kireçlenme, kireçlenme ile birlikte eklem sıvısı iltihapları (sinovit), eklem üzerindeki yapıların iltihabı (epikondilit),
- Ciltte pullanmayla kendini gösteren bir hastalık (sistemik lupus eritematozus),
- Ödem ve kas zafiyeti ile kendini gösteren deri ve kas iltihabı (sistemik dermatomiyozit),
- Romatizmaya bağlı kalpte gelişen iltihaplanmalar (akut romatoid kardit),
- Deride gelişen şu iltihaplı hastalıkların tedavisinde: derinin iltihaplı hastalığı (pemfigus), Gluten duyarlılığı ile birlikte görülen sıvı dolu kabarcıklar ile birlikte seyreden iltihaplı deri hastalığı (büllöz dermatit herpatiformis), ciltte ve göz çevresinde kan oturması, şişlik ve kızarıklıkla seyreden iltihaplı hastalık (Stevens-Johnson sendromu), deride pul pul dökülme ile görülen iltihaplı durumlar (eksfolyatif dermatit), yüz, kol ve gövde üzerinde görülen deri lenfoması (mikozis fungoides), şiddetli sedef hastalığı, vücudun saç ve kıllı bölgelerinde şiddetli iltihaplanmalar (seboreik dermatit),
- Uygun standart tedaviye yanıt vermeyen şiddetli alerjik hastalıklar, saman nezlesi veya yıl boyu süren alerjik nezle, alerjik serum hastalığı, akciğerlerde bronşiyel astım, temasla ortaya çıkan deri hastalığı, atopik dermatit, ilaca karşı gelişen aşırı duyarlılık durumlarının tedavisi,
- Göz veya gözün bölümlerinde gelişen şiddetli alerjik ve iltihaplı durumların tedavisinde: alerjik göz iltihabı (alerjik konjonktivit), gözün saydam cisminin (kornea) iltihabı, gözün saydam cisminde gelişen alerjik yaralar (alerjik korneal ülser), virüs kaynaklı göz iltihapları (herpes zoster oftalmikus), gözün renkli kısmının iltihapları, gözün retina ve diğer kısımlarının birlikte iltihabı, gözün ön bölgesindeki iltihaplar, gözün damar tabakasının iltihapları, göz sinirlerinde iltihaplar, sinirsel göz iltihapları,
- Şiddetli ve ilerlemiş çeşitli akciğer veya solunum hastalıklarının tedavisinde: akciğerde nodül ve lezyonlarla gelişen ve belirti veren hastalık (semptomatik sarkoidozis), akciğer hastalığı (Loeffler sendromu), hızlı giden ve kötüleşen veya yaygın akciğer tüberkülozu, solunum yoluna mide içeriğinin kaçması sonucu gelişen akciğer iltihabı (aspirasyon pnömonisi),
- Ateş, iğne başı şeklinde kırmızı morarmalar, bilinç bulanıklığı, baş ağrısı ve trombositlerin sayısında azalma ile görülen hastalık (idiopatik trombositopenik purpura), yetişkinlerde ikincil gelişen trombosit-kan pulcuğu- sayısında azalma, sonradan gelişen otoimmün (Vücudun kendi hücrelerine karşı antikor oluşturma durumu), kansızlık eritroblast isimli kan hücrelerinde azalma, doğumsal kansızlık durumları (konjenital hipoplastik anemi),
- Yetişkinlerde kan hücrelerinin ve lenf bezlerinin kanseri,
- Çocukluk çağı akut kan hücrelerinin kanseri,
- Sistemik lupus eritematozus nedeniyle gelişen böbrek hastalığına bağlı idrarda protein tespit edilmesi veya idrar söktürülmesinin uyarılması durumları,
- Kalın bağırsak iltihap yaraları, bölgesel bağırsak iltihapları (ülseratif kolit ve rejyonel enterit),
- Beyin ve omurilikte sinir iletiminin azalması ya da kötüleşmesi sonucu, ataklar halinde seyreden, ilerleyici ve şiddetli sinirsel hastalığın ataklarının tedavisi (multipl skleroz),
- Beyin zarlarının tüberküloza bağlı iltihapları, parazitlerin neden olduğu ağır ve öldürücü hastalıkların (trişinoz) tedavisinde kullanılır.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- GENKORT veya bileşiminde yer alan diğer maddelere karşı aşırı hassasiyetiniz varsa,
- Vücudunuzda sistemik (iç organları tutan) bir mantar hastalığı varsa,
- Canlı veya zayıflatılmış canlı aşı uygulamaları size yapılmışsa GENKORT'u kullanmayınız.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriKortikosteroidlerin mümkün olan en düşük dozu kullanılmalı ve dozajda azalma yapılırken azalma derece sağlanmalıdır. Kortikosteroid tedavisi almakta olan hastalar olağandışı bir strese maruz kaldığında (örn. ameliyat, travma vb.), hızlı etkili kortikosteroidlerin dozunun arttırılması gereklidir. Kortikosteroidler bazı enfeksiyon belirtilerini maskeleyebilir veya tedavi sırasında yeni enfeksiyonlar ortaya çıkabilir. Kortikosteroidlerin tek başına veya diğer immunosupressif tedavilerle kombine kullanımında, hücresel bağışıklık sistemi, hümoral bağışıklık sistemi veya nötrofil fonksiyonlarını etkileyen viral, bakteriyal, fungal, protozoal veya helmintik enfeksiyonlar bildirilmiştir. Bu enfeksiyonlar bazen hafif, bazen şiddetli veya öldürücü olabilir. Kortikosteroidlerin dozunun artırılmasıyla, enfeksiyon komplikasyonlarının görülme riski de artar. Kortikosteroid kullanıldığında vücutta direnç azalabilir ve enfeksiyonu lokalize etmek mümkün olmayabilir. Uzun dönem kortikosteroid kullanımı ile arka subkapsüler katarakt, optik sinirlerde hasara neden olabilen glokom ve mantar veya virüs kaynaklı sekonder oküler enfeksiyonlar gelişebilir. Orta ve yüksek dozlarda hidrokortizon veya kortizon kan basıncının yükselmesine, tuz ve su retansiyonuna, potasyum atılımının artışına neden olur. Bu etkiler, yüksek dozlarının kullanılması dışında, sentetik türevlerle daha az görülür. Diyette tuz kısıtlaması ve ek potasyum takviyeleri gerekli olabilir. Tüm kortikosteroidler kalsiyum atılmasını artırır. Canlı veya canlı atenü aşıların uygulanması, kortikosteroidlerin immünosupresif dozlarını alan kişilerde kontrendikedir. Öldürülmüş veya inaktive edilmiş aşılar immünosupresif dozlarda kortikosteroid alan hastalara verilebilir, fakat bu aşılara karşı yanıt azalabilir. Aşılama endikasyonu var ise kortikosteroidlerin non-immünsupresif dozlarında uygulanabilir. Hidrokortizonun aktif tüberkülozda kullanımı uygun antitüberküloz rejimiyle beraber baskılanmış tüberkülozda kullanım için sınırlıdır. Eğer kortikosteroidler latent tüberkülozu veya tüberkülin reaktivitesi olan hastalarda kullanılacaksa, hastalığın yeniden aktivasyonu söz konusu olabileceğinden yakından takip edilmelidir. Uzun dönem kortikosteroid tedavisinde, bu hastalar kemoprofilaktik tedavi almalıdır. Bağışıklık sistemi kullandığı ilaçlar nedeniyle baskılanan kişiler, normal kişilere göre enfeksiyon gelişimine daha yatkındır. Örneğin; suçiçeği ve kızamık, kortikosteroid alan bağışıklığı olmayan çocuklar veya kortikosteroid alan yetişkinlerde daha şiddetli ve öldürücü olarak gelişebilir. Bu hastalıkları geçirmemiş çocuk veya yetişkinler daha yakından takip edilmelidir. Hangi doz, yol ve süreyle kortikosteroid uygulamasının enfeksiyon gelişim riskine neden olduğu bilinmemektedir. Önceden kortikosteroid kullanmış olmak veya altında başka bir hastalığın yer almasının risk artışına neden olup olmadığı da bilinmemektedir. Eğer suçiçeği gelişmişse, varicella zoster immünoglobulin (VZIG) profilaksisi verilmelidir. Eğer kızamık gelişirse, intramüsküler immunoglobulin (IG) profilaksisi verilmelidir. Suçiçeği geliştiğinde antiviral ajanlarla tedavi düşünülmelidir. Aynı şekilde kortikosteroidler, şüpheli veya bilinen Strongyloides enfestasyonunda çok dikkatli kullanılmalıdır. Bu hastalarda kortikosteroidlerle bağışıklık sisteminin baskılanması, Strongyloides hiperenfeksiyonuna, larvaların yaygın göçüne, beraberinde sıklıkla şiddetli enterokolit ve muhtemelen fatal gram negatif septisemiye neden olabilir. İlaca bağlı gelişen sekonder adrenokortikal yetmezlik dozun derece azalmasıyla gerileyecektir. Bu tip relatif yetmezlik tedavinin kesilmesinden aylar sonra da kalıcı olabilir. Bu nedenle, bu sürede stress durumları gelişirse, hormon tedavisine yeniden başlanmalıdır. Mineralokortikoid sekresyonu hasar göreceğinden, tuz ve/veya mineralokortikoid beraber uygulanmalıdır. Sirozu ve hipotiroidisi olan hastalarda kortikosteroidlerin etkisinin artabileceği bildirilmiştir. Kortikosteroidler, korneal perforasyon olasılığı nedeniyle oküler herpes simplex’ i olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. Kortikosteroid kullanımıyla öfori, uykusuzluk, mizaç değişiklikleri, kişilik değişiklikleri ve şiddetli depresyondan, psikotik belirtilere kadar değişen derecelerde psişik bozuklukların gelişimi görülebilir. Aynı zamanda, emosyonel instabilite veya psikotik eğilimler kortikosteroid kullanımıyla alevlenebilir. Steroidler perforasyon tehdidi, abse veya diğer piyojenik enfeksiyon olasılığı bulunan nonspesifik ülseratif kolitte, divertikülitte, yeni barsak anastomozlarında, aktif veya latent peptik ülserde, böbrek yetmezliğinde, hipertansiyonda, osteoporozda ve miyastenia gravis hastalığında dikkatli kullanılmalıdır. Uzun dönem kortikosteroid tedavisi alan çocuklarda büyüme ve gelişme yakından takip edilmelidir. Kortikosteroid tedavisi alan hastalarda Kaposi sarkomu gelişebileceği bildirilmiştir. Kortikosteroid tedavisinin kesilmesiyle remisyon sağlanabilir. Her ne kadar kontrollü klinik çalışmalarda kortikosteroidlerin, multipl sklerozun akut alevlenmelerinde etkili olduğu gösterilmişse de, kortikosteroidlerin hastalığın nihai sonuçları veya kendisi üzerine etkileri gösterilmemiştir. Çalışmalar, anlamlı bir etki için, göreceli yüksek dozda hidrokortizonun gerekli olduğunu göstermektedir. Glikokortikoidlerle tedavi komplikasyonları tedavi süresi ve dozuna bağlılık gösterdiğinden, her hasta için risk/ yarar kararı bireysel olarak doktor tarafından kararlaştırılmalı, tedavi süresi ve dozu bireysel yanıta göre ayarlanmalıdır. laktoz içermektedir. Nadir kalıtımsal galaktoz intoleransı, Lapp laktaz yetmezliği ya da glukoz-galaktoz malabsorpsiyon problemi olan hastaların bu ilacı kullanmamaları gerekir. her bir tablette 16 mg sodyum nişasta glikolat ihtiva eder. Bu durum, kontrollü sodyum diyetinde olan hastalar için göz önünde bulundurulmalıdır.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi GENKORT'un içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir. Ancak her hastada yan etki görülmeyebilir.
Aşağıdakilerden biri olursa GENKORT'u kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Mide bağırsak ülserlerinin patlaması veya kanaması, karın ağrısı (özellikle sırtınıza yayılıyorsa), makattan kan gelmesi, siyah veya kanlı dışkı ve/veya kan kusulması,
- Pankreas iltihabı, kusmayla birlikte olabilen sırtınıza yayılan karın ağrısı, şok ve bilinç kaybı,
- Soluk almada zorluk, soluk borusunda veya boğazda tıkanıklık hissetme, deride yaygın kızarıklıklar ile karakterize aşırı duyarlılık durumları Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir.
Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, sizin GENKORT'a karşı ciddi alerjiniz var demektir.
Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sıralanmıştır:
Çok yaygın :10 hastanın en az birinde görülebilir.
Yaygın :10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan :100 hastanın birinden az, fakat 1000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek :1.000 hastanın birinden az görülebilir.
Çok seyrek :10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Yaygın yan etkiler
- Karında gerginlik
- Yemek borusu iltihabı
- Yara iyileşmesinde gecikme
- Kemiklerde erime
- Bilinmiyor
- Genellikle kadınlarda görülen Cushing sendromu isimli hastalığın belirtilerinin gelişimi
- Çocukların gelişiminde gerileme
- Stres
- Travma
- Ameliyat veya hastalığa bağlı böbrek üstü bezleri ve hipofiz bezinin yetersizlikleri
- Adet kanamasında düzensizlikler
- Şeker hastalığının ortaya çıkması
- İnsülin ve diğer şeker tedavisinde kullanılan ilaç gereksinimlerinde artış
- Terlemede artış
- Karbonhidrat toleransında azalma
- Vücutta protein yıkılmasından dolayı negatif nitrojen dengesi
- Gözün arka kısımlarında gelişen perdelenme (katarakt)
- Göz içi basıncında artış
- Göz küresinin öne doğru çıkması
- Gözde karasu hastalığı (glokom)
- Göz diskinde ödemle görülen beyin içi basınçta artış
- Kasılma nöbeti
- Baş dönmesi
- Baş ağrısı
- Duyarlı hastalarda kalp yetmezliği
- Tansiyon yüksekliği
- Deride incelme ve kırılmalar
- Deride nokta şeklinde kanamalar
- Deride çürük
- Morarma
- Yüzde kızarma
- Terlemede artış
- Deri testlerine verilen cevaplarda baskılanma
- Kaslarda zayıflık
- Steroid kullanımına bağlı kas hastalıkları (miyopati)
- Kas kütlesinde azalma
- Kas yırtılmaları
- Vücudun omurga kemiklerinde kırıklar
- Uzun kemiklerde kırıklar
- Kol ve bacak kemik uçlarında hücre ölümleri
- Enfeksiyonların maskelenmesi
- Latent (gizli) enfeksiyonların aktif hale gelmesi
- Oportunistik (fırsatçı) enfeksiyonlar
- Vücutta sodyum ve su tutulması
- Vücutta potasyum atılması
- Vücutta asit baz dengesinin bozulması
- Vücutta karaciğer enzimleri olan alanin transaminaz (ALT,SGPT), aspartat transaminaz (AST,SGOT) ve alkalin fosfatazda artışlar
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Hamileyseniz veya emziriyorsanız doktorunuza bildiriniz. GENKORT'u hamileyken veya emzirirken kullanıp kullanmayacağınıza doktorunuz karar verecektir. GENKORT gerekli olmadıkça hamilelik döneminde kullanılmamalıdır. GENKORT bebeği etkiler ve gelişimini geciktirir.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emziriyorsanız ve aynı zamanda GENKORT kullanıyorsanız, ilaç anne sütüne geçebilir.
Emzirme döneminde gerekmedikçe kullanılmamalıdır.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerGENKORT, laktoz içermektedir. Eğer daha önceden doktorunuz tarafından bazı şekerlere karşı intoleransınız olduğu söylenmişse bu tıbbi ürünü almadan önce doktorunuzla temasa geçiniz.
GENKORT her bir tablette 16 mg sodyum nişasta glikolat ihtiva eder. Bu durum, kontrollü sodyum diyetinde olan hastalar için göz önünde bulundurulmalıdır
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonEndokrin hastalıkları: Primer veya sekonder adrenokortikal yetmezlik, Konjenital adrenal hiperplazi, Non-suppuratif tiroidit, Kanserle beraber görülen hiperkalsemi. Romatizmal hastalıklar: Kısa dönem uygulamalar için destek tedavisi için; Psöriyatik artrit, Juvenil romatoid artrit dahil romatoid artrit, Ankilozan spondilit, Akut ve subakut bursit, Akut non-spesifik tenosinovit, Akut gut artriti, Post travmatik osteoartrit, Osteoartrit sinoviti, Epikondilit. Kollajen hastalıklar: Sistemik lupus eritematozus, Sistemik dermatomiyozit, Akut romatizmal kardit, Dermatolojik hastalıklar: Pemfigus, Büllöz dermatitis herpetiformis, Stevens-Johnson sendromu, Eksfolyatif dermatit, Mikozis fungoides, Şiddetli psoriyazis, Şiddetli seboreik dermatit. Uygun bir standart tedaviye yanıt vermeyen şiddetli alerjik hastalıklar: Mevsimsel veya yıl boyu süren (perennial) alerjik rinit, Serum hastalığı, Bronşiyal astım, Kontakt dermatit, Atopik dermatit, İlaca karşı aşırı duyarlılık reaksiyonları. Göz ve eklerini ilgilendiren şiddetli akut ve kronik alerjik ve inflamatuar süreçler: Alerjik konjonktivit, Keratit, Alerjik korneal marjinal ülserler, Herpes zoster oftalmikus, İritis ve iridosiklit, Koryoretinit, Ön segment inflamasyonu, Diffüz arka üveit ve koroidit, Optik nörit, Sempatik oftalmi. Solunum hastalıkları: Semptomatik sarkoidozis, Diğer yöntemlerle tedavi edilemeyen loeffler sendromu, Fulminan veya dissemine pulmoner tüberküloz (uygun antibiyotik tedavisiyle birlikte), Aspirasyon pnömonisi. Kan hastalıkları: Yetişkinlerde idiyopatik trombositopenik purpura, Yetişkinlerde sekonder trombositopeni, Akkiz (otoimmün) hemolitik anemi, Eritroblastopeni, Konjenital hipoplastik anemi. Neoplastik hastalıklar: Yetişkinlerde lösemi ve lenfoma, Çocukluk çağı akut lösemisi, Ödemli hastalıklar: İdiopatik tip veya lupus eritematozusa bağlı üremisiz nefrotik sendromda proteinüri tedavisi veya diürezisin uyarılması Gastrointestinal hastalıklar: Ülseratif kolit, Rejyonel enterit. Sinir sistemi hastalıkları: Multipl skleroz akut alevlenmeleri, Çeşitli hastalıklar: Uygun antitüberküloz tedaviyle birlikte tüberküloz menenjiti, Nörolojik veya miyokardiyal tutulumlu trişinozis.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarBileşimindeki diğer maddelere karşı aşırı duyarlılık, Sistemik mantar enfeksiyonlarında kontrendikedir. Yüksek doz kortikosteroidler, aşılara karşı immün yanıtı etkileyebilir. Bu nedenle, kortikosteroidler canlı aşılarla beraber kullanılmamalıdır.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriKortikosteroidlerin mümkün olan en düşük dozu kullanılmalı ve dozajda azalma yapılırken azalma derece sağlanmalıdır. Kortikosteroid tedavisi almakta olan hastalar olağandışı bir strese maruz kaldığında (örn. ameliyat, travma vb.), hızlı etkili kortikosteroidlerin dozunun arttırılması gereklidir. Kortikosteroidler bazı enfeksiyon belirtilerini maskeleyebilir veya tedavi sırasında yeni enfeksiyonlar ortaya çıkabilir. Kortikosteroidlerin tek başına veya diğer immunosupressif tedavilerle kombine kullanımında, hücresel bağışıklık sistemi, hümoral bağışıklık sistemi veya nötrofil fonksiyonlarını etkileyen viral, bakteriyal, fungal, protozoal veya helmintik enfeksiyonlar bildirilmiştir. Bu enfeksiyonlar bazen hafif, bazen şiddetli veya öldürücü olabilir. Kortikosteroidlerin dozunun artırılmasıyla, enfeksiyon komplikasyonlarının görülme riski de artar. Kortikosteroid kullanıldığında vücutta direnç azalabilir ve enfeksiyonu lokalize etmek mümkün olmayabilir. Uzun dönem kortikosteroid kullanımı ile arka subkapsüler katarakt, optik sinirlerde hasara neden olabilen glokom ve mantar veya virüs kaynaklı sekonder oküler enfeksiyonlar gelişebilir. Orta ve yüksek dozlarda hidrokortizon veya kortizon kan basıncının yükselmesine, tuz ve su retansiyonuna, potasyum atılımının artışına neden olur. Bu etkiler, yüksek dozlarının kullanılması dışında, sentetik türevlerle daha az görülür. Diyette tuz kısıtlaması ve ek potasyum takviyeleri gerekli olabilir. Tüm kortikosteroidler kalsiyum atılmasını artırır. Canlı veya canlı atenü aşıların uygulanması, kortikosteroidlerin immünosupresif dozlarını alan kişilerde kontrendikedir. Öldürülmüş veya inaktive edilmiş aşılar immünosupresif dozlarda kortikosteroid alan hastalara verilebilir, fakat bu aşılara karşı yanıt azalabilir. Aşılama endikasyonu var ise kortikosteroidlerin non-immünsupresif dozlarında uygulanabilir. Hidrokortizonun aktif tüberkülozda kullanımı uygun antitüberküloz rejimiyle beraber baskılanmış tüberkülozda kullanım için sınırlıdır. Eğer kortikosteroidler latent tüberkülozu veya tüberkülin reaktivitesi olan hastalarda kullanılacaksa, hastalığın yeniden aktivasyonu söz konusu olabileceğinden yakından takip edilmelidir. Uzun dönem kortikosteroid tedavisinde, bu hastalar kemoprofilaktik tedavi almalıdır. Bağışıklık sistemi kullandığı ilaçlar nedeniyle baskılanan kişiler, normal kişilere göre enfeksiyon gelişimine daha yatkındır. Örneğin; suçiçeği ve kızamık, kortikosteroid alan bağışıklığı olmayan çocuklar veya kortikosteroid alan yetişkinlerde daha şiddetli ve öldürücü olarak gelişebilir. Bu hastalıkları geçirmemiş çocuk veya yetişkinler daha yakından takip edilmelidir. Hangi doz, yol ve süreyle kortikosteroid uygulamasının enfeksiyon gelişim riskine neden olduğu bilinmemektedir. Önceden kortikosteroid kullanmış olmak veya altında başka bir hastalığın yer almasının risk artışına neden olup olmadığı da bilinmemektedir. Eğer suçiçeği gelişmişse, varicella zoster immünoglobulin (VZIG) profilaksisi verilmelidir. Eğer kızamık gelişirse, intramüsküler immunoglobulin (IG) profilaksisi verilmelidir. Suçiçeği geliştiğinde antiviral ajanlarla tedavi düşünülmelidir. Aynı şekilde kortikosteroidler, şüpheli veya bilinen Strongyloides enfestasyonunda çok dikkatli kullanılmalıdır. Bu hastalarda kortikosteroidlerle bağışıklık sisteminin baskılanması, Strongyloides hiperenfeksiyonuna, larvaların yaygın göçüne, beraberinde sıklıkla şiddetli enterokolit ve muhtemelen fatal gram negatif septisemiye neden olabilir. İlaca bağlı gelişen sekonder adrenokortikal yetmezlik dozun derece azalmasıyla gerileyecektir. Bu tip relatif yetmezlik tedavinin kesilmesinden aylar sonra da kalıcı olabilir. Bu nedenle, bu sürede stress durumları gelişirse, hormon tedavisine yeniden başlanmalıdır. Mineralokortikoid sekresyonu hasar göreceğinden, tuz ve/veya mineralokortikoid beraber uygulanmalıdır. Sirozu ve hipotiroidisi olan hastalarda kortikosteroidlerin etkisinin artabileceği bildirilmiştir. Kortikosteroidler, korneal perforasyon olasılığı nedeniyle oküler herpes simplex’ i olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. Kortikosteroid kullanımıyla öfori, uykusuzluk, mizaç değişiklikleri, kişilik değişiklikleri ve şiddetli depresyondan, psikotik belirtilere kadar değişen derecelerde psişik bozuklukların gelişimi görülebilir. Aynı zamanda, emosyonel instabilite veya psikotik eğilimler kortikosteroid kullanımıyla alevlenebilir. Steroidler perforasyon tehdidi, abse veya diğer piyojenik enfeksiyon olasılığı bulunan nonspesifik ülseratif kolitte, divertikülitte, yeni barsak anastomozlarında, aktif veya latent peptik ülserde, böbrek yetmezliğinde, hipertansiyonda, osteoporozda ve miyastenia gravis hastalığında dikkatli kullanılmalıdır. Uzun dönem kortikosteroid tedavisi alan çocuklarda büyüme ve gelişme yakından takip edilmelidir. Kortikosteroid tedavisi alan hastalarda Kaposi sarkomu gelişebileceği bildirilmiştir. Kortikosteroid tedavisinin kesilmesiyle remisyon sağlanabilir. Her ne kadar kontrollü klinik çalışmalarda kortikosteroidlerin, multipl sklerozun akut alevlenmelerinde etkili olduğu gösterilmişse de, kortikosteroidlerin hastalığın nihai sonuçları veya kendisi üzerine etkileri gösterilmemiştir. Çalışmalar, anlamlı bir etki için, göreceli yüksek dozda hidrokortizonun gerekli olduğunu göstermektedir. Glikokortikoidlerle tedavi komplikasyonları tedavi süresi ve dozuna bağlılık gösterdiğinden, her hasta için risk/ yarar kararı bireysel olarak doktor tarafından kararlaştırılmalı, tedavi süresi ve dozu bireysel yanıta göre ayarlanmalıdır. laktoz içermektedir. Nadir kalıtımsal galaktoz intoleransı, Lapp laktaz yetmezliği ya da glukoz-galaktoz malabsorpsiyon problemi olan hastaların bu ilacı kullanmamaları gerekir. her bir tablette 16 mg sodyum nişasta glikolat ihtiva eder. Bu durum, kontrollü sodyum diyetinde olan hastalar için göz önünde bulundurulmalıdır.
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerEndokrin hastalıklar Bilinmiyor: Cushingoid durumun gelişmesi, çocukların gelişiminde baskılanma, stress, travma, ameliyat veya hastalığa bağlı böbrek üstü bezleri ve hipofiz bezinin sekonder cevapsızlıkları, adet kanamasında düzensizlikler, azalmış karbonhidrat toleransı, latent şeker hastalığının ortaya çıkması, insülin ve oral hipoglisemik ilaçların gereksinimlerinde artış Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Bilinmiyor: terlemede artış, karbonhidrat toleransında azalma Metabolizma ve beslenme hastalıkları Bilinmiyor: vücutta protein yıkılmasından dolayı negatif nitrojen dengesi Göz hastalıkları: Bilinmiyor: posterior subkapsüler katarakt, göz içi basıncında artış, ekzoftalmi, glokom Sinir sistemi hastalıkları Bilinmiyor: papil ödemi ile görülen beyin içi basıncında artış, konvülsiyon, baş dönmesi, baş ağrısı Kardiyak hastalıklar Bilinmiyor: duyarlı hastalarda kalp yetmezliği, tansiyon yüksekliği Gastrointestinal hastalıklar Yaygın: hemoraji veya perforasyon gösteren mide ülseri, pankreatit, abdominal distansiyon, ülseratif özofajit Deri ve deri altı doku hastalıkları Yaygın: yara iyileşmesinde gecikme Bilinmiyor: deride incelme ve kırılmalar, deride nokta şeklinde kanamalar, deride çürük, morarma, yüzde kızarma, artmış terleme, deri testlerine verilen cevaplarda baskılanma Kas iskelet bozukluklar, bağ doku ve kemik hastalıkları Yaygın: Osteoporozis Bilinmiyor: kaslarda zayıflık, steroid kullanımına bağlı kas hastalıkları (miyopati), kas kütlesinde azalma, tendon rüptürü, vertebral kompresyon fraktürleri, femoral ve humeral başların aseptik nekrozu, uzun kemiklerin patolojik kırıkları Bağışıklık sistemi bozuklukları Bilinmiyor: Enfeksiyonların maskelenmesi, latent enfeksiyonların aktif hale gelmesi, oportunistik enfeksiyonlar, anafilaksiyi de içeren hipersensitivite reaksiyonları, deri testlerinde reaksiyonların baskılanabilmesi Araştırmalar Bilinmiyor: vücutta sodyum ve su tutulması, potasyum kaybı, hipokalemik alkolozis, karaciğer enzimleri olan alanin transaminaz (ALT, SGPT), aspartat transaminaz (AST, SGOT) ve alkalin fosfatazda artışlar.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.