GAZYVA 1000 MG IV İNFÜZYONLUK KONSANTRE ÇÖZELTİ, 1 ADET
obinutuzumab — ROCHE MÜSTAHZARLARI SAN.A.Ş.
ATCL01FA03
✓ SGK Geri Ödeme Kapsamında
76.015,93 TL
ℹ️ Bilgi amaçlıdır, satış yapılmaz
Perakende Satış Fiyatı
Fiyat ve paketler
Perakende Satış Fiyatı
76.015,93 TL
Kısa Bilgi (KÜB özeti)
Gazyva 1000 mg ne için kullanılır?
KÜB 4.1 · EndikasyonKronik Lenfositik Lösemi (KLL): Kronik Lenfositik Lösemi (KLL) endikasyonunun; 70 yaş ve üzerinde olup CIRS > 6 olan ve/veya kreatinin klerensi 30-69 ml/dk olan hastalarda klorambusil ile kombine olarak ilk seri tedavisinde endikedir. 70 yaş altında olup CIRS > 6 ve/veya kreatinin klerensi 30-69 ml/dk olan ve fludarabinli veya bendamustinli kombinasyon tedavisine uygun olmayan ve önceden rituximab kullanmış olan hastalarda ikinci sıra tedavide endikedir. Foliküler Lenfoma (FL): daha önce tedavi edilmemiş ve tedavi endikasyonu olan foliküler lenfoma hastalarının tedavisinde kemoterapi ile kombine edilerek ve ardından en az kısmi yanıt elde edilen hastaların idame tedavisinde endikedir. Rituximab ile birlikte kemoterapi uygulanmış foliküler lenfoma olgularında yanıtsızlık veya 6 ay içinde nüks gelişmesi durumunda bendamustin ile kombine kullanımda ve ardından idame amaçlı tek başına endikedir.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarEtkin maddeye veya listelenen yardımcı maddelerden herhangi birine karşı bilinen aşırı duyarlılığı olan hastalarda kontrendikedir.Olası yan etkileri nelerdir?
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerEnfeksiyonlar ve enfestasyonlar Çok yaygın Üst solunum yolu enfeksiyonu, sinüzit §, idrar yolu enfeksiyonu, pnömoni§, herpes zoster§, nazofarenjit Yaygın Oral herpes, rinit, farenjit, akciğer enfeksiyonu, grip, İdrar yolu enfeksiyonu, pnömoni, akciğer enfeksiyonu, üst solunum yolu enfeksiyonu, sinüzit, herpes zoster Yaygın olmayan Hepatit B reaktivasyonu Nazofarenjit, rinit, grip, oral herpes (Kist ve polipler de dahil olmak üzere) iyi huylu ve kötü huylu neoplazmalar Yaygın Yassı hücreli cilt kanseri, Bazal hücreli kanser Yassı hücreli cilt kanseri, bazal hücreli kanser Kan ve lenf sistemi hastalıkları Çok yaygın Nötropeni§, trombositopeni, anemi, lökopeni Nötropeni, trombositopeni Yaygın Febril nörtopeni Anemi, lökopeni, Febril nötropeni Yaygın olmayan Dissemine intravasküler koagülasyon## Metabolizma ve beslenme hastalıkları Yaygın Tümör lizis sendromu, hiperürisemi, hipokalemi Tümör lizis sendromu, hipokalemi Yaygın olmayan Hiperürisemi Psikiyatrik hastalıklar Çok yaygın Uykusuzluk Yaygın Depresyon, anksiyete Yaygın olmayan Uykusuzluk, depresyon, anksiyete Sinir sistemi hastalıkları Çok yaygın Baş ağrısı Yaygın olmayan Baş ağrısı Bilinmiyor Progresif multifokal lökoensefalopati Kardiyak hastalıkları Yaygın Atriyal fibrilasyon Atriyal fibrilasyon Vasküler hastalıkları Yaygın Hipertansiyon Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar Çok yaygın Öksürük§ Yaygın Burun tıkanıklığı, rinore, orofarenjial ağrı Yaygın olmayan Öksürük, orofarenjial ağrı Gastrointestinal hastalıkları Çok yaygın Diyare, jonstipasyon§ Yaygın Hazımsızlık, hemoroid, gastrointestinal perforasyon Diyare Yaygın olmayan Konstipasyon, hemoroid Deri ve deri altı doku hastalıkları Çok yaygın Alopesi, kaşıntı Yaygın Egzema Yaygın olmayan Kaşıntı Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Çok yaygın Artralji§, sırt ağrısı, ekstremitelerde ağrı Yaygın Kas-iskelet göğüs ağrısı, kemik ağrısı Ekstremitelerde ağrı Yaygın olmayan Artralji, sırt ağrısı, kas-iskelet göğüs ağrısı, kemik ağrısı Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Yaygın Disüri, idrar tutamama Yaygın olmayan Disüri, idrar tutamama Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıkları Çok yaygın Pireksi, asteni, yorgunluk Yaygın Göğüs ağrısı Pireksi, asteni, yorgunluk Yaygın olmayan Göğüs ağrısı Bağışıklık sistemi hastalıkları Seyrek Sitokin salınım sendromu** Araştırmalar Yaygın Beyaz kan hücre sayısında azalma, nötrofil sayısında azalma, kilo artışı Beyaz kan hücre sayısında azalma, nötrofil sayısında azalma Yaygın olmayan Hipogamaglobulinemi Yaralanma ve zehirlenme Çok yaygın İnfüzyonla ilişkili reaksiyonlar İnfüzyonla ilişkili reaksiyonlar # Sadece çalışmalarda en çok görülen sıklıklar rapor edilmiştir (BO21004/daha önce tedavi edilmemiş KLL, BO21223/daha önce tedavi edilmemiş ilerlemiş iNHL ve GAO4753g/rituximab refrakter iNHL) ## alan hastalarda klinik çalışmalarda ve pazarlama sonrası gözetimde ölümcül olaylar dahil dissemine intravasküler koagülasyon (DİK) bildirilmiştir. † Tedavi kolları arasında ≥%2’lik farkla Evre 5 advers reaksiyonları görülmemiştir. *Kemoterapi: KLL’de Klorambusil; bendamustin, CHOP, FL dahil iNHL’de CVP § kolunda (BO21223) en az %2’den daha yüksek insidansla idame tedavisinde de görülmüştür. **FL ve KLL’deki klinik çalışma maruziyetlerine dayanarak. FL hastalarındaki advers reaksiyon profili, her iki çalışmadaki genel iNHL popülasyonu ile tutarlı olmuştur. Seçilmiş advers reaksiyonların tanımı Aşağıdaki bölümlerde açıklanan insidanslardan iNHL ile ilgili olanlar, her 2 pivot çalışmada (BO21223/GALLIUM, GAO4753g/GADOLIN) raporlanan en yüksek insidanslı AİR’lerdir. MO40597 çalışması, daha önce tedavi görmemiş FL hastalarında Döngü 2'den itibaren kısa süreli infüzyonların (yaklaşık 90 dakika) güvenlik profilini karakterize etmek için tasarlanmıştır. İnfüzyonla ilişkili reaksiyonlar (IRR’ler) İnfüzyonla ilişkili reaksiyonla ilişkilendirilen ve en sık bildirilen semptomlar, bulantı, halsizlik, titreme, hipotansiyon, pireksi, kusma, dispne, göğüs ağrısı, kızarma, hipertansiyon, baş ağrısı, taşikardi, baş dönmesi ve diyaredir. Bronkospazm, larinks ve boğaz iritasyonu, hırıltı, larinks ödemi ve atriyal fibrilasyon gibi solunum ve kardiyak semptomlar da bildirilmiştir. Kronik Lenfositik Lösemi IRR’lerin insidansı, rituximab + klorambusil koluna kıyasla + klorambusil kolunda daha yüksek olmuştur. İlk 1000 mg infüzyonuyla birlikte %66 IRR insidansı meydana gelmiştir (hastaların %20’sinde Evre 3-4 IRR meydana gelmiş). Genel olarak hastaların %7’si, kesilmesiyle sonuçlanan bir IRR ile karşılaşmıştır. Sonraki infüzyonlarda karşılaşılan IRR insidansı, ikinci 1000 mg dozda %3, ardından ise %1’dir. 1. Döngünün ilk 1000 mg infüzyonlarından sonra Evre 3-5 IRR bildirilmemiştir. açıklanan şekilde infüzyonla ilişkili reaksiyonların engellenmesi için kombine şekilde önlemlerin alındığı hastalarda tüm Evrelerdeki infüzyonla ilişkili reaksiyonlarda azalma gözlenmiştir. Evre 3-4 IRR’lerin (görece daha az sayıda hastada meydana gelen) oranları, azaltıcı önlemler uygulanmadan önce ve uygulandıktan sonra benzer olmuştur. Foliküler Lenfoma dahil Indolent Non-Hodgkin Lenfoma Hastaların %12’sinde Evre 3-4 AİR’ler görülmüştür. 1. Döngüde AİR’lerin genel insidansı, karşılaştırma koluna kıyasla + kemoterapi alan hastalarda daha yüksek olmuştur. + kemoterapi alan hastalarda 1. Günde AİR insidansı en yüksek olmuş ve izleyen infüzyonlarda kademeli olarak azalmıştır. Bu azalma trendi tek başına ile idame sırasında devam etmiştir. 1. Döngü dışında izleyen infüzyonlarda AİR’lerin insidansı ve ilgili karşılaştırma kolları arasında karşılaştırılabilir olmuştur. Genel olarak, hastaların %4’ünde tedavisinin kesilmesini gerektiren infüzyonla ilişkili reaksiyonlar görülmüştür. Foliküler Lenfomalı Hastalarda Kısa Süreli İnfüzyon SDI'nin güvenliğini değerlendiren MO40597 çalışmasında, BO21223 çalışmasındaki Döngü 2'de standart infüzyondan sonra IRR yaşayan oran ile karşılaştırıldığında hastaların daha büyük bir kısmı Döngü 2'de herhangi bir derece IRR yaşamıştır (sırasıyla ve; araştırmacı tarafından çalışma tedavisinin herhangi bir bileşenine atfedilen IRR'ler). MO40597'de Döngü 2'de SDI'den sonra hiçbir hastada Derece ≥3 IRR yaşamamıştır; (%0,6), BO21223 çalışmasında 2. Döngüde Derece ≥3 IRR yaşanmıştır. Her iki çalışmada da IRR semptomları ve bulguları benzerdir. MO40597/GAZELLE Çalışmasında gözlemlenen infüzyonla ilgili reaksiyonlar Tablo 8'de özetlenmiştir. Tablo 8, Çalışma MO40597/GAZELLE Kısa Süreli İnfüzyon: Döngüye Göre İnfüzyonla İlgili Reaksiyonlara (Güvenlik Değerlendirilebilir Popülasyon) Derece CTCAE C1 Genel (standart infüzyon) C1b by day C2C C3 C4 C5 C6 C7 Tüm indüksiyon Döngüleri boyunca 1. Gün 2. Gün 8. Gün 15. Gün (57.5%) (50.4 %) (7.8%) (5.4%) (4.5 %) (11.8 %) 8 (8.3 %) (6.5 %) (5.6 %) (4.8%) (3.6%) (62.8%) Derece ≥3 (5.3%) (4.4%) (2.0%) 0 0 0 0 0 (0.9 %) 0 0 (6.2%) C=döngü; CTCAE = Olumsuz Olaylar için Ortak Terminoloji Kriterleri; IRR=infüzyonla ilgili reaksiyon aİnfüzyonla ilgili reaksiyon, araştırmacı tarafından tedavinin herhangi bir bileşeniyle ilgili olduğuna karar verilen, çalışma tedavisi infüzyonunun bitiminden sonraki 24 saat içinde veya sırasında meydana gelen herhangi bir olay olarak tanımlanır. bC1 haftalık aralıklarla uygulanan standart infüzyon hızında üç infüzyondan oluşur c Hastalara C2'den itibaren kısa süreli infüzyon uygulandı. C2 ve sonraki döngülerdeki payda, o döngüde SDI alan hasta sayısını temsil eder. dDöngü 1 Gün 2'de bendamustin ile tedavi edilen hastalar. Nötropeni ve enfeksiyonlar Kronik Lenfositik Lösemi Nötropeninin kendiliğinden veya granülosit koloni uyarıcı faktörler kullanılmasıyla ortadan kalkması ile, nötropeni insidansı, + klorambusil kolunda (%41), rituximab + klorambusil koluna kıyasla daha yüksek olmuştur. + klorambusil kolunda enfeksiyon insidansı %38 ve rituximab + klorambusil uygulanan kolda %37 olmuştur (bildirilen Evre 3-5 vakalar sırasıyla %12 ve %14’tür; her iki tedavi kolunda bildirilen ölümcül vakalar < %1’dir). Ayrıca uzun süreli nötropeni (+ klorambusil uygulanan kolda %2 ve rituximab + klorambusil kolunda %4) ve geç başlangıçlı nötropeni (+ klorambusil uygulanan kolda %16 ve rituximab + klorambusil kolunda %12) bildirilmiştir. Foliküler Lenfoma dahil Indolent Non-Hodgkin Lenfoma + kemoterapi kolunda Evre 1-4 nötropeni (%50) insidansı, karşılaştıma koluna göre daha yüksek olup, indüksiyon dönemi boyunca riski artmaktadır. Uzamış nötropeni ve geç başlayan nötropeni insidansları sırasıyla %3 ve %8 olmuştur. + kemoterapi kolunda (hastaların %22’sinde Evre 3-5 olayları ve %3’ünde ölümcül olaylar rapor edilmiştir) enfeksiyon insidansı %81 olmuştur. -CSF profilaksisi alan hastalarda daha düşük Evre 3-5 enfeksiyon oranı görülmüştür. Foliküler Lenfoma Hastalarında Kısa Süreli İnfüzyon SDI'nin güvenliğini değerlendiren MO40597 çalışmasında nötropeni, hastaların standart süreli infüzyon aldığı BO21223 çalışmasına kıyasla daha yüksek oranda hastada advers olay olarak rapor edilmiştir (indüksiyon boyunca sırasıyla ve). Medyan ve nötrofil sayısı değerleri aralığı, her zaman noktasında her iki çalışmada da benzerdir. MO40597 ve BO21223'te benzer oranda hastada febril nötropeni bildirilmiştir (ve). Enfeksiyon, MO40597'de BO21223'e kıyasla daha az sıklıkta rapor edilmiştir (sırasıyla ve). Trombositopeni ve hemorajik olaylar Kronik Lenfositik Lösemi Rituximab + klorambusil koluyla karşılaştırıldığında + klorambusil kolundaki trombositopeni insidansı (%16’ya %7), özellikle de birinci döngü sırasında daha yüksek olmuştur. + klorambusil ile tedavi edilen hastaların %4’ünde (infüzyonundan sonraki 24 saat içerisinde ortaya çıkan) akut trombositopeni meydana gelmiştir. ile tedavi edilen kol ve rituximab ile tedavi edilen kolda meydana gelen hemorajik olayların genel insidansı benzerdir. Ölümcül hemorajik olayların sayısı tedavi kolları arasında dengeli olmasına karşın, ile tedavi edilen hastalardaki olayların tümü 1. döngüde bildirilmiştir. Evre 5 trombositopeni olgusu raporlanmamıştır…Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriDaha önce tedavi uygulanmış foliküler lenfomalı hastalarda bir alt grup analizine dayanarak, FLIPI düşük riskli (0-1) hastalardaki etkililik verileri şu anda yetersizdir. Bu hastalar için bir tedavi belirlerken, ile birlikte kemoterapi uygulamasının genel güvenlilik profili ve hastaya özgü durumu dikkatle değerlendirilmelidir. UYARILAR İnfüzyonla ilişkili reaksiyonlar (IRR) alan hastalarda en sık gözlenen advers ilaç reaksiyonları (AİR’ler), ağırlıklı olarak ilk 1000 mg’nin infüzyonu sırasında meydana gelen IRR’ler olmuştur. Hastaların büyük bölümünde IRR’ler, hafif ile orta şiddette olmuş ve ilk infüzyonun yavaşlatılmasıyla veya geçici olarak durdurulmasıyla kontrol altına alınabilmiştir ancak semptomatik tedavi gerektiren şiddetli ve yaşamsal tehlike teşkil eden IRR’ler de bildirilmiştir. Evre 4 infüzyon reaksiyonu için infüzyon durdurulmalı ve süresiz olarak sonlandırılmalıdır. Evre 3 infüzyon ilişkili reaksiyonlar için infüzyon geçici olarak kesilmeli ve semptomların tedavisi için uygun ilaç uygulanmalıdır. Aşağıdaki durumlarda, hastalara başka infüzyonu verilmemelidir: Akut hayatı tehdit eden solunum semptomları, Evre 4 (hayatı tehdit eden) infüzyon reaksiyonları veya Evre 3 (uzun süreli/tekrarlayan) infüzyon reaksiyonlarının ikinci kez oluşması (ilk infüzyonun sürdürülmesinin ardından veya takip eden infüzyon sırasında). Tümör Lizis Sendromu (TLS) ile TLS bildirilmiştir. Risk altında olduğu düşünülen tüm hastalar, tedavinin ilk günlerinde, özellikle böbrek fonksiyonları, potasyum ve ürik asit düzeyleri açısından dikkatle izlenmelidir. Standart uygulamaya yönelik tüm ek kılavuzlar takip edilmelidir. TLS’nin tedavisi için elektrolit anormallikleri düzeltilmeli, böbrek fonksiyonu ve sıvı dengesi izlenmeli ve gerektiğinde diyaliz dahil, destekleyici bakım uygulanmalıdır. Progresif Multifokal Lökoensefalopati (PML) ile tedavi uygulanan hastalarda PML vakaları bildirilmiştir. Hepatit B Virüs (HBV) Reaktivasyonu da dahil olmak üzere Anti-CD20 antikorlarıyla tedavi edilen hastalarda bazı durumlarda fulminan hepatit, hepatik yetmezlik ve ölümle sonuçlanan HBV reaktivasyonu meydana gelebilir. ile tedaviye başlanmadan önce tüm hastalarda Hepatit B virüs taraması yapılmalıdır. Aktif hepatit B hastalığı olan hastalar ile tedavi edilmemelidir. İnfüzyonla ilişkili reaksiyonlar (IRR) alan hastalarda en sık gözlenen advers ilaç reaksiyonları (AİR’ler), ağırlıklı olarak ilk 1000 mg’nin infüzyonu sırasında meydana gelen IRR’ler olmuştur. İnfüzyonla ilişkili reaksiyonlar, aynı zamanda ile tedavi edilen hastalarda da bildirilen sitokin salınım sendromuyla da ilişkili olabilir. IRR’lerin önlenmesi için açıklanan önlemlerin (yeterli kortikosteroid, oral analjezik/anti-histaminik, ilk infüzyon sabahında antihipertansif ilacın atlanması ve 2 gün süreyle verilen 1. Döngü1. gün dozu) birlikte uygulandığı KLL hastalarında tüm Evre’lerdeki IRR’lerde azalma gözlenmiştir. Evre 3-4 IRR oranları (görece az sayıda hastayı temel alan), hafifletici önlemler alınmadan önce ve alındıktan sonra benzerdir. IRR’lerin azaltılmasına yönelik hafifletici önlemler izlenmelidir. İnfüzyona bağlı semptomların insidansı ve şiddeti, ilk 1000 mg’nin infüzyonunu takiben önemli ölçüde azalmış ve hastaların birçoğunda, takip eden infüzyonları sırasında IRR meydana gelmemiştir. Hastaların büyük bölümünde IRR’ler, endikasyondan bağımsız olarak hafif ile orta şiddette olmuş ve ilk infüzyonun yavaşlatılmasıyla veya geçici olarak durdurulmasıyla kontrol altına alınabilmiştir ancak semptomatik tedavi gerektiren şiddetli ve yaşamsal tehlike teşkil eden IRR’ler de bildirilmiştir. IRR’ler immünoglobülin E (IgE) aracılı alerjik reaksiyonlardan (örn. anafilaksi) klinik olarak ayırt edilemeyebilir. Tümör yükü yüksek ve/veya KLL’de dolaşımdaki lenfosit sayısı yüksek (>25 x 10 9 /L) olan hastalar şiddetli IRR’ler açısından yüksek risk altında olabilir. Renal yetmezliği bulunan hastalar (KrKl <50 mL/dk) ve hem Kümülatif Hastalık Derecelendirme Ölçeği (CIRS) >6 hem de KrKl <70 mL/dk olan hastalar, şiddetli IRR’ler de dahil olmak üzere daha yüksek IRR riski altındadır. IRR’lerin yönetimi için “4.2 Pozoloji ve uygulama şekli” kısmına bakınız. Aşağıdaki durumlarda, hastalara başka infüzyonu verilmemelidir: Akut hayatı tehdit eden solunum semptomları, Evre 4 (hayatı tehdit eden) infüzyon reaksiyonları veya Evre 3 (uzun süreli/tekrarlayan) infüzyon reaksiyonlarının ikinci kez oluşması (ilk infüzyonun sürdürülmesinin ardından veya takip eden infüzyon sırasında). Önceden kardiyak veya pulmoner hastalıkları bulunan hastalar, infüzyon boyunca ve infüzyon sonrası dönemde dikkatle izlenmelidir. intravenöz infüzyonları sırasında hipotansiyon oluşabilir. Bu nedenle, her infüzyonundan önce 12 saat boyunca ve infüzyon sırasında ve uygulamanın ardından ilk saat boyunca antihipertansif tedavilerin durdurulması düşünülmelidir. Hipertansif kriz açısından akut risk altındaki hastalar, antihipertansif ilaçlarının durdurulmasına ilişkin yararlar ve riskler açısından değerlendirilmelidir. Anafilaksi dahil aşırı duyarlılık reaksiyonları ile tedavi uygulanan hastalarda ani (örn. anafilaksi) ve gecikmeli (örn. serum bulantısı) aşırı duyarlılık reaksiyonları bildirilmiştir. Aşırı duyarlılığın IRR’lerden ayırt edilmesi güç olabilir. Aşırı duyarlılık belirtileri önceki maruziyetten sonra ve çok nadiren ilk infüzyonla ortaya çıkabilir. İnfüzyon sırasında veya sonrasında aşırı duyarlılık reaksiyonundan şüpheleniliyorsa, infüzyon durdurulmalı ve tedavi süresiz olarak sonlandırılmalıdır. Obinutuzumaba karşı bilinen aşırı duyarlılığı olan hastalara tedavi uygulanmamalıdır. Tümör lizis sendromu (TLS) ile TLS bildirilmiştir. TLS açısından risk altında olduğu düşünülen hastalara (örn. tümör yükü yüksek olan ve/veya dolaşımdaki lenfosit sayısı yüksek olan ve/veya böbrek yetmezliği olan hastalara), profilaksi uygulanmalıdır. Profilakside, standart uygulama doğrultusunda infüzyonundan 12-24 saat önce başlatılmak üzere yeterli hidrasyon sağlanarak ve ürikostatiklerin (örn. allopurinol) veya ürat oksidat (örn. rasburikaz) gibi uygun bir alternatif tedavi uygulanmalıdır. Risk altında olduğu düşünülen tüm hastalar, tedavinin ilk günlerinde, özellikle böbrek fonksiyonları, potasyum ve ürik asit düzeyleri açısından dikkatle izlenmelidir. Standart uygulamaya yönelik tüm ek kılavuzlar takip edilmelidir. TLS’nin tedavisi için elektrolit anormallikleri düzeltilmeli, böbrek fonksiyonu ve sıvı dengesi izlenmeli ve gerektiğinde diyaliz dahil, destekleyici bakım uygulanmalıdır. Nötropeni tedavisi sırasında febril nötropeni dahil şiddetli ve yaşamı tehdit eden nötropeni bildirilmiştir. Nötropeni oluşan hastalar, bu durum ortadan kalkana kadar düzenli laboratuvar testleriyle yakından izlenmelidir. Tedavi gerektiğinde, yerel kılavuzlara uygun şekilde uygulanmalı ve granülosit koloni uyarıcı faktörlerin (G-CSF) uygulanması düşünülmelidir. Eş zamanlı enfeksiyon belirtileri, uygun şekilde tedavi edilmelidir. Şiddetli veya yaşamı tehdit eden nötropeni vakalarında dozun geciktirilmesi düşünülmelidir. Şiddetli ve 1 haftadan uzun süren nötropenisi olan hastalara Evre 1 veya 2 düzelme sağlanıncaya kadar tedavi süresince antimikrobiyal profilaksi verilmesi şiddetle önerilir. Antiviral ve antifungal profilaksi de düşünülmelidir. Geç başlangıçlı nötropeni (tedavinin sonlanmasından 28 gün sonra oluşan) veya uzun süreli nötropeni de (tedavinin tamamlandıktan/sonlandırıldıktan sonra 28 günden fazla süren) bildirilmiştir. Renal yetmezliği (KrKl < 50 mL/dk) olan hastalar, daha yüksek nötropeni riski altındadır. Trombositopeni tedavisi sırasında akut trombositopeni (infüzyondan sonra 24 saat içinde oluşan) dahil, şiddetli ve yaşamı tehdit eden trombositopeni gözlenmiştir. Renal yetmezliği (KrKl < 50 mL/dk) olan hastalar daha yüksek trombositopeni riski altındadır. ile tedavi edilen hastalarda Döngü1’de ölümle sonuçlanan hemoraji vakaları da bildirilmiştir. Trombositopeni ve hemoraji vakaları arasında kesin bir ilişki kurulmamıştır. Hastalar, özellikle de birinci döngü sırasında trombositopeni için yakından izlenmeli, durum ortadan kalkıncaya kadar laboratuvar testleri yapılmalı ve şiddetli, yaşamı tehdit eden trombositopeni durumunda dozun geciktirilmesi düşünülmelidir. Kurumsal uygulamaya göre kan ürünlerinin transfüzyonu (yani trombosit transfüzyonu), tedavi uygulayan hekimin kararına bağlıdır. Özellikle birinci döngü sırasında platelet inhibitörleri ve antikoagülanlar gibi trombositopeni ile ilişkili olayları kötüleştirme olasılığı bulunan herhangi bir eşzamanlı terapinin kullanımı da göz önünde bulundurulmalıdır. Dissemine intravasküler koagülasyon (yaygın damar içi pıhtılaşma) dahil pıhtılaşma bozuklukları Ölümcül olayları içeren dissemine intravasküler koagülasyon (DİK), klinik çalışmalarda ve alan hastalarda pazarlama sonrası gözetimde rapor edilmiştir. Vakaların çoğu, trombositlerde ve laboratuvar pıhtılaşma parametrelerinde subklinik (asemptomatik) değişiklikler ile ilk infüzyondan sonraki 1-2 gün içinde meydana gelen ve genellikle bir ila iki hafta içinde ortaya çıkan spontan iyileşme ile ilacın kesilmesini veya özel müdahale gerektirmeyen, belirgin olmayan DİK içermiştir. Bazı vakalarda, olaylar IRR'ler ve/veya TLS ile ilişkilendirilmiştir. DİK için hiçbir spesifik temel risk faktörü tanımlanmamıştır. Belirgin olmayan DİK olduğundan şüphelenilen hastalar, trombositler ve belirgin DİK belirti ve semptomları için klinik gözlem dahil olmak üzere pıhtılaşma parametreleri ile yakından izlenmelidir. Belirgin DİK şüphesinin ilk başlangıcında kesilmeli ve uygun tedavi başlatılmalıdır. Önceden var olan kalp hastalıklarının kötüleşmesi Altta yatan kalp hastalığı olan hastalarda, tedavisi uygulandığında atriyal fibrilasyon ve taşiaritmi gibi aritmiler, angina pektoris, akut koroner sendrom, miyokard infarktüsü ve kalp yetmezliği oluşmuştur. Bu olaylar infüzyonla ilişkili reaksiyonun bir parçası olabilir ve ölüme yol açabilir. Bu nedenle kalp hastalığı öyküsü olan hastalar yakından izlenmelidir…
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.