FULLBONE D3 2 G/800 IU EFERVESAN TABLET
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Fullbone D3 2 g/800 IU ne için kullanılır?
KT 1- FULLBONE D3 kemik hastalıklarını tedavi eden ilaç grubuna aittir. Kemik yıkımını azaltarak kemik oluşumunu hareketlendirir, böylece kırık riskini azaltır. Yeni oluşan kemik normal kalitededir.
- FULLBONE D3 kemik erimesi tedavisi için diğer ilaçları kullanamayan yüksek kırık riski bulunan
- menopoz sonrasındaki kadın hastalarda ve
- yetişkin erkek hastalarda ciddi kemik erimesinin tedavisinde kullanılır.
FULLBONE D3, menopoz sonrası evrede bulunan kadın hastalarda omurga ve kalça kırıkları riskini azaltmaktadır.
Kemik erimesi hakkında:
Vücudunuz devamlı olarak eski kemik dokularını tüketip yerine yeni dokular üretmektedir. Eğer kemik erimesi hastalığınız varsa vücudunuz ürettiğinden daha fazla kemik dokusu harcamaktadır. Böylece, yavaş yavaş kemik kaybı oluşur ve kemikleriniz daha ince ve kırılgan olur. Bu durum özellikle kadınlarda menopoz sonrası görülmektedir.
Kemik erimesi olan pek çok insan herhangi bir belirti hissetmemektedir ve durumdan haberdar değillerdir. Ancak, kemik erimesi olan hastalarda, özellikle omurga, kalça ve el bileğinde kemik kırılma olasılığı yüksektir.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Aktif madde veya yardımcı maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılığınız (alerji) varsa,
- Toplar damar tıkanıklığı varsa veya geçmişte olmuşsa (örneğin bacaklardaki damarlarda veya akciğerde),
- Uzun süre hareketsiz kalmanız durumunda, örneğin tekerlekli sandalye kullanıyorsanız, devamlı yatıyorsanız, ameliyat olacaksanız veya ameliyat sonrası iyileşme gibi. Uzun süre hareketsiz kalmanız durumunda damar tromboz riski (bacak damarlarında pıhtı oluşması) artabilir.
- İskemik kalp hastalığınız veya serebrovasküler hastalığınız varsa, örn. kalp krizi, inme veya geçici iskemik kriz (beyine giden kan akımının geçici olarak azalması, “mini inme” olarak da bilinir), kalbe veya beyine giden kan damarları tıkalıysa veya anjina (göğüs ağrısı) teşhisi konduysa,
- Kan dolaşımınız ile ilgili sorunlarınız varsa ya da daha önce böyle sorunlar yaşadıysanız (örn. periferik arter hastalığı) veya bacak damarlarınızda cerrahi işlem uygulandıysa,
- İlaç ile tedavi edilemeyen kan basıncı yüksekliği sorununuz varsa,
- Hiperkalsemi (kanda kalsiyum konsantrasyonunun normalden yüksek bulunması), veya hiperkalsiüri (idrarla atılan kalsiyum miktarının artması) varsa,
- D vitamini hipervitaminozu (kanda vitamin D düzeyinin artması) varsa,
- Böbrek taşınız varsa.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınız- Yüksek kan basıncı, yüksek kolesterol, şeker (diyabet) ve sigara kullanımı gibi kalp hastalığı riskini artıran sorunlarınız varsa,
- Kan pıhtısı riskiniz varsa,
- İleri derecede böbrek yetmezliğiniz, böbrek problemleriniz veya böbrek taşı geçmişiniz varsa,
- Sarkoidoz hastalığınız varsa (akciğerleri, cildi ve eklemleri tutan bir çeşit bağ dokusu hastalığı)
- D vitamini içeren başka ilaçlar kullanıyorsanız,
Kalp ve damar problemi gelişim riskiniz bulunuyorsa FULLBONE D3 ile tedaviye başlamadan önce ve FULLBONE D3'ü kullandığınız sürece doktorunuz kalp ve damar durumunuzu düzenli olarak 6 ile 12 ay aralıklarla değerlendirecektir.
FULLBONE D3 ile tedavi görürken ciddi alerjik reaksiyon oluşursa (yüzde, dilde veya boğazda şişme, yutkunmakta veya nefes almakta zorlanma, ciddi cilt reaksiyonları gibi) derhal FULLBONE D3 kullanımını kesmeli ve doktorunuzu derhal bilgilendirmelisiniz (Bkz. Bölüm
FULLBONE D3 içeriğindeki stronsiyum ranelat kullanımıyla ilgili yaşamı tehdit edici düzeyde deri döküntüleri (Stevens- Johnson sendromu, toksik epidermal nekroliz) ve şiddetli aşırı duyarlılık reaksiyonları (DRESS) bildirilmiştir.
Ciddi deri reaksiyonlarının oluşumu açısından risk, Stevens-Johnson sendromu ve toksik epidermal nekroliz için tedavinin ilk haftasında ve DRESS için genellikle 3-6 haftada en yüksektir.
Döküntü veya bu deri semptomları geliştiyse (bakınız bölüm 4), FULLBONE D3 kullanmayı bırakınız, acilen bir hekime danışınız ve bu ilacı kullanmakta olduğunuzu söyleyiniz.
FULLBONE D3 kullanımıyla Stevens-Johnson sendromu, toksik epidermal nekroliz veya DRESS geliştiyse, FULLBONE D3 herhangi bir zamanda tekrar başlatılmamalıdır.
Asya kökenliyseniz daha yüksek riskte olabilirsiniz. FULLBONE D3'ü kullanmadan önce doktorunuza danışınız.
FULLBONE D3 çocuklarda ve ergenlerde kullanılmaz.
Bu uyarılar geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi, FULLBONE D3'ün içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Aşağıdakilerden biri olursa FULLBONE D3'ü kullanmayı durdurun ve DERHAL doktorunuza bildirin veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
Yaygın:
- Kalp krizi: belirtileri sol kolunuzda, çene, karın, sırt ve/veya omuzlarda da hissedilen ani göğüs ağrısı. Diğer belirtileri bulantı/kusma, terleme, nefes darlığı, aşırı çarpıntı, yorgunluk ve/veya baş dönmesi. Yüksek kalp hastalığı riski bulunan hastalarda kalp krizi oluşabilir. Eğer böyle bir riskiniz varsa doktorunuz size FULLBONE D3'ü reçete etmeyecektir.
- Toplardamar tıkanıklığı (belirtileri bacaklarda ağrılı şişme, ani göğüs ağrısı veya nefes almada zorlanma). Bu belirtilerin herhangi biri sizde oluşursa derhal doktorunuza başvurunuz.
Seyrek:
- Ciddi duyarlılık reaksiyonları (DRESS: Bkz. Bölüm 2). Yüzde kızarıklık ve grip benzeri belirtiler ile başlayıp daha sonra yayılan kızarıklık ve yüksek ateş (çok seyrek), kan testlerinde görülen artan karaciğer enzimleri (çok seyrek), eozinofili (bir tip beyaz kan hücrelerinde artış) (seyrek) ve lenf bezinde büyüme (seyrek).
Çok seyrek:
- Yaşamı tehdit etme potansiyeli olan cilt reaksiyonları (Stevens-Johnson sendromu, toksik epidermal nekroliz) rapor edilmiştir: başlangıçta yuvarlak kırmızı lekeler veya gövdede halka şeklinde ve genellikle ortasında kabarıklık olan yama tarzı kızarıklıklar. Diğer belirtileri ağız, burun, boğaz ve genital bölgede ülser ve konjunktivitis (kızarık ve şişkin gözler).
Kızarıklıklar, geniş bir alana kabarcık ve döküntü halinde yayılabilir.
Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir. Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, sizin FULLBONE D3'e karşı ciddi alerjiniz var demektir. Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Diğer olası yan etkiler:
Yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sıralanmıştır:
Çok yaygın :10 hastanın en az 1'inde görülebilir.
Yaygın :10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan : 100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek :1.000 hastanın birinden az, fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Çok seyrek :10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmiyor : Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor.
Çok yaygın:
- Kaşıntı,
- Ürtiker,
- Kabarma (deri döküntüsü),
- Yüzün, dudakların, ağızın, dilin veya boğazın yutmayı veya nefes almayı zorlaştıracak şekilde şişmesi (anjiyoödem),
- Kemik, kas ve/veya eklemlerde ağrı,
- Kas krampları.
Yaygın:
- Kusma,
- Karın ağrısı,
- Reflü,
- Hazımsızlık,
- Kabızlık,
- Mide gazı,
- Uykusuzluk,
- Karaciğerde iltihaplanma (hepatit),
- Kol ve bacaklarda şişme,
- Bronşiyal hiperreaktivite (belirtileri: hırıltılı, solunum ve nefes darlığı, öksürük),
- Kreatinin fosfokinaz (kas enzimleri) aktivitesinde artış,
- Artan kolesterol düzeyleri,
- Mide bulantısı,
- İshal,
- Baş ağrısı,
- Ciltte kızarıklık ve kaşıntı (egzema),
- Hafıza sorunları,
- Bayılma,
- Karıncalanma,
- Baş dönmesi,
- Vertigo.
Bu yan etkiler hafif ve geçicidir. Tedavinin kesilmesini gerektirmez. Yan etkiler devam ederse doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Yaygın olmayan:
- Nöbet,
- Ağızda ülser veya damaklarda iltihaplanma,
- Saç dökülmesi,
- Zihin karışıklığı,
- Kırgınlık,
- Ağız kuruluğu,
- Ciltte kızarıklık ve hassasiyet,
- Hiperkalsemi (serum kalsiyum düzeyinin yükselmesi),
- Hiperkalsiüri (ürin kalsiyum seviyesinin yükselmesi).
Seyrek:
- Kemik iliğinde kan hücrelerinin üretiminde azalma.
Ciddi alerjik durumlar nedeniyle FULLBONE D3 kullanımını kestiyseniz, hiç bir şekilde ilaca tekrar başlamamalısınız.
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
FULLBONE D3 sadece menopoz sonrası osteoporoz (kemik erimesi) tedavisinde kullanılır. Bu durumda FULLBONE D3 hamilelikte kullanılmaz. Hamile iken yanlışlıkla bu ilacı kullanmışsanız hemen ilacı almayı bırakınız ve doktorunuza bilgi veriniz.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
FULLBONE D3 emzirirken kullanılmaz. Emzirirken yanlışlıkla bu ilacı kullanmışsanız hemen ilacı almayı bırakınız ve doktorunuza bilgi veriniz.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerAspartam uyarısı Fenilalanin için bir kaynak içermektedir. Fenilketonürisi olan insanlar için zararlı olabilir.
Sodyum uyarısı Bu tıbbi ürün her bir efervesan tablette 20,18 mmol sodyum ihtiva eder. Bu durum, kontrollü sodyum diyetinde olan hastalar için göz önünde bulundurulmalıdır.
Potasyum uyarısı Bu tıbbi ürün her dozunda 1 mmol (39 mg)'dan daha az potasyum ihtiva eder; bu dozda potasyuma bağlı herhangi bir yan etki beklenmemektedir.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Fiyat ve paketler
| Paket | Barkod | Fiyat | Birim fiyat |
|---|---|---|---|
| 30 adet | 8699976021205 | ||
| 60 adet | 8699976021007 |
Diğer ambalajlar
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonDiğer osteoporoz ilaçlarını kontrendikasyon veya intolerans nedeniyle kullanamayan yüksek kırık riski bulunan post-menopozal kadın hastalarda ve yetişkin erkek hastalarda ciddi osteoporoz tedavisinde endikedir. Stronsiyum ranelat, menopoz sonrası evrede bulunan kadın hastalarda vertebral ve kalça kırıklarına dair riski azaltmaktadır.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarAktif madde veya yardımcı maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılık, Derin ven trombozu ve pulmoner embolizm dahil şu anda ya da daha önceden venöz tromboembolik (VTE) olaylara ilişkin öyküsü olan hastalarda, Geçici ya da kalıcı olarak immobilize hastalarda örn. ameliyat sonrası iyileşme ya da uzatılmış yatak istirahati gibi, Şu anda veya geçmişte iskemik kalp hastalığı, periferik arter hastalığı ve/veya serebrovasküler hastalığı bulunan veya bu hastalıkların teşhis edildiği kişiler, Kontrol edilemeyen hipertansiyon, Hiperkalsemi ya da hiperkalsiüriye neden olan hastalıklar ve/veya koşullar, Nefrolitiazis, Nefrokalsinoz, Hipervitaminoz D.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriStronsiyum ranelat Bilinen kalp ve dolaşım problemi olanlarda, kontrolsüz hipertansiyon veya anjinası olan hastalarda ya da tedavi sırasında bu problemlerle karşılaşan hastalarda kullanılmamalı ve kullanan hastalarda tedaviye son verilmelidir (bakınız) Kardiyak iskemik olaylar Menopoz sonrası osteoporotik hastalarda yapılan toplu randomize plasebo-kontrollü çalışmalarda stronsiyum ranelat ile tedavi edilen hastalarda miyokard infarktüsü plaseboya göre anlamlı derecede artmıştır (bakınız). Tedaviye başlanmadan önce ve düzenli aralıklarla hastalar kardiyovasküler risk açısından değerlendirilmelidir. Kardiyovasküler olaylar açısından anlamlı risk faktörlerine sahip olan hastalar (örn. hipertasiyon, hiperlipidemi, diabetes mellitus, sigara) yalnızca dikkatli bir incelemeden sonra stronsiyum ranelat ile tedavi edilmelidir. Kardiyovasküler hastalık gelişim riski olan hastalar tedavi başlamadan önce değerlendirilmeli ve tedavi süresince genel olarak her 6 ile 12 ay düzenli olarak izlenmelidir. Eğer hastada iskemik kalp hastalığı, periferik arter hastalığı, serebrovasküler hastalık gelişirse veya hipertansiyon kontrol altına alınamazsa tedaviye son verilmelidir (bakınız). Böbrek yetmezliği: Stronsiyum ranelat ile tedavi edilen ve ileri derece böbrek yetmezliği olan hastalarda kemik güvenliği verisinin yetersiz olması nedeniyle, D3 kreatinin klirensi 30 ml/dak’ın altında olan hastalara önerilmemektedir (bakınız). İyi medikal uygulamalar (GMP) gereğince, kronik böbrek rahatsızlığı olan hastalarda renal fonksiyonların periyodik takibi önerilmektedir. İleri derece böbrek yetmezliği gelişen hastalarda D3 ile tedaviye devam edilmesi, kişisel bazda düşünülmelidir. Venöz tromboembolizm: Faz III plasebo kontrollü çalışmalarda, stronsiyum ranelat tedavisi pulmoner embolizmi de içeren, venöz tromboembolizm (VTE) vakalarının yıllık görülme sıklığında artış ile ilişkilendirilmiştir (bakınız). Bu bulgunun nedeni bilinmemektedir. D3, venöz tromboembolik olaylara ilişkin geçmiş öyküsü olan hastalarda kontrendikedir (bakınız) ve VTE riski olan hastalarda dikkatli şekilde kullanılmalıdır. VTE riski olan 80 yaşın üzerindeki hastalar tedavi edilirken D3 ile sürekli tedavi gerekip gerekmediği tekrar değerlendirilmelidir. İmmobilizasyona yol açan bir hastalık veya durum oluşması halinde D3 mümkün olan en kısa sürede kesilmelidir (bakınız) ve uygun önleyici tedbirler alınmalıdır. Ortaya çıkan durum kaybolmadan ve hasta tam anlamıyla hareketli hale gelmeden, tedavi tekrar başlatılmamalıdır. VTE oluşması durumunda D3 sonlandırılmalıdır. Deri reaksiyonları: D3 kullanımıyla, yaşamı tehdit edici kütanöz reaksiyonlar, Stevens-Johnson sendromu (SJS), toksik epidermal nekroliz (TEN) ve eozinofili ile sistemik semptomların olduğu ilaç döküntüsü (DRESS) bildirilmiştir. Hastalara belirti ve semptomlar konusunda öneride bulunulmalı ve hastalar, deri reaksiyonları açısından yakından izlenmelidir. SJS veya TEN oluşumu açısından risk, tedavinin ilk haftasında ve DRESS için genellikle 3-6 haftada en yüksektir. SJS veya TEN (örn. sıklıkla su toplaması veya mukozal lezyonlar ile birlikte progresif deri döküntüsü) ya da DRESS (örn. döküntü, ateş, eozinofili ve sistemik semptomlar [örn. adenopati, hepatit, interstisiyel nefropati, interstisiyel akciğer hastalığı] veya belirtileri) mevcutsa, D3 tedavisi derhal sonlandırılmalıdır. SJS, TEN veya DRESS’in kontrol altına alınmasında en iyi sonuçlar, erken tanıyla ve şüphelenilen ilacın derhal sonlandırılmasıyla elde edilir. Bu vakalarda erken tanı ve şüpheli ilacın kesilmesi iyi prognoz sağlamaktadır. Çoğu vakada, stronsiyum ranelatın kesilmesi ve gerektiğinde kortikosteroid tedavisine başlanmasından sonra DRESS için klinik tablo düzelir. İyileşme yavaş olabilir ve bazı vakalarda, kortikosteroid tedavisi sonlandırıldıktan sonra sendromun yinelediği bildirilmiştir. D3 kullanımıyla SJS, TEN veya DRESS gelişen hastalarda D3 herhangi bir zamanda tekrar başlatılmamalıdır. Asya kökenli hastalarda seyrek olmasına rağmen ciltte döküntü, SJS ve TEN gibi hipersensitivite reaksiyonlarının görülme sıklığı daha yüksektir. Laboratuvar testleri: Stronsiyum, kan ve idrar kalsiyum konsantrasyonlarının tayininde kullanılan kolorimetrik metodlar ile etkileşmektedir. Bu durumda doğru kan ve idrar kalsiyum seviyelerini belirlemek için tıbben plazma atomik emisyon spektrometri veya atomik emilim spektrometri metodları kullanılmalıdır. Vitamin D3 D3, sarkoidoz hastalarına, vitamin D'nin aktif formuna metabolizasyonunda artış riski nedeniyle dikkatle verilmelidir. Bu hastalar serum ve ürindeki kalsiyum içeriği hususunda izlenmelidirler. Uzun süreli tedavide, serum kalsiyum seviyeleri takip edilmelidir ve renal fonksiyonlar serum kreatinin ölçümleri yoluyla izlenmelidir. Bu kontroller kardiyak glikozidler veya diüretiklerle (bakınız) eşzamanlı tedavi gören yaşlılarda ve taş oluşumuna yüksek eğilimi olan hastalarda özellikle önemlidir. Hiperkalsiüri (300 mg (7,5 mmol)/24 saat aşılması) veya renal fonksiyon bozukluğu durumunda doz azaltılmalı ya da tedavi sonlandırılmalıdır. Renal fonksiyon yetersizliği olan hastalarda D3 dikkatli kullanılmalıdır ve kalsiyum ile fosfat seviyelerine etkisi mutlaka izlenmelidir. Yumuşak doku kireçlenmesi göz önünde bulundurulmalıdır. Vitamin D içeren başka ilaçlarla kullanıldığında D3 içeriğindeki vitamin D miktarı (800 IU) göz önünde bulundurulmalıdır. Bu gibi durumlarda serum kalsiyum seviyeleri ve üriner kalsiyum atılımı sık aralıklarla takip edilmelidir. Sodyum uyarısı D3 efervesan tabletin her dozunda 20,18 mmol sodyum ihtiva eder. Bu durum kontrollü sodyum diyetinde olan hastalar için göz önünde bulundurulmalıdır. Aspartam uyarısı Fenilalanin için bir kaynak içermektedir. Fenilketonürisi olan insanlar için zararlı olabilir. Potasyum uyarısı Bu tıbbi ürün her dozunda 1 mmol (39 mg)’dan daha az potasyum ihtiva eder; bu dozda potasyuma bağlı herhangi bir yan etki beklenmemektedir.
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerEn sık görülen advers etki bulantı ve ishal olup genellikle tedavinin başında başlayıp, tedavinin ilerleyen safhalarında iki grup arasında fark gözlemlenmemiştir. Tedavinin durdurulma sebebi genellikle bulantıdır (Plasebo grubunda %1,3 ve stronsiyum ranelat grubunda %2,2 oranındadır). Faz III çalışmaları sırasında 5 yıl süresince gözlenen yıllık venöz tromboembolizm vakaları (VTE), stronsiyum ranelat ile tedavi edilen hastalarda plaseboya karşı 1,4 mutlak riskle (CI %95,) yaklaşık %0,7’dir. Menopoz sonrası osteoporotik hastalarda yapılan toplu randomize plasebo-kontrollü çalışmalarda stronsiyum ranelat ile tedavi edilen hastalarda miyokard infarktüsü plaseboya göre anlamlı derecede artmıştır (%1,1 karşısında %1,7) ve göreceli risk 1,6 (%95 GA =) olarak saptanmıştır. Advers reaksiyonların tablolaştırılmış listesi: Klinik çalışmalar ve/veya pazarlama sonrasında stronsiyum ranelat ile aşağıdaki advers olaylar bildirilmiştir. Faz III klinik çalışmalarda stronsiyum ranelat tedavisiyle ilişkilendirilebilecek advers olaylar, istenmeyen etkiler olarak listelenmiştir (sıklık plaseboya karşı değerlendirilmiştir). Kan ve lenf sistemi hastalıkları Yaygın olmayan: Lenfadenopati (cilt reaksiyonları ile ilişkilendirilmiş duyarlılık) Seyrek: Kemik iliği yetmezliği#, eozinofili (cilt reaksiyonları ile ilişkilendirilmiş duyarlılık) Metabolik ve beslenme hastalıkları Yaygın: Hiperkolesterolemi Psikiyatrik hastalıklar Yaygın: İnsomnia Yaygın olmayan: Konfüzyon durumu Sinir sistemi hastalıkları Yaygın: Baş ağrısı, bilinçte rahatsızlıklar, hafıza kaybı, baş dönmesi, parestezi Yaygın olmayan: Nöbet Kulak ve iç kulak hastalıkları Yaygın: Vertigo Kardiyak hastalıklar Yaygın: Miyokard infarktüsü Vasküler hastalıklar Yaygın: Venöz tromboembolizm (VTE) Solunum, göğüs hastalıkları ve mediyastinal hastalıklar Yaygın: Bronşiyal hiperreaktivite Gastrointestinal hastalıklar Yaygın: Bulantı, ishal ve gevşek dışkı, kusma, karın ağrısı, gastrointestinal ağrı, gastroözofajeal reflü, dispepsi, kabızlık, flatulans Yaygın olmayan: Oral mukozal iritasyon (stomatit ve/veya ağızda ülserasyon), ağız kuruluğu Hepato-bilier hastalıklar Yaygın: Hepatit Yaygın olmayan: Serum transaminazlarında artış (cilt reaksiyonları ile ilişkilendirilmiş duyarlılık) Deri ve deri altı doku hastalıkları Çok yaygın: Ciltte duyarlılık reaksiyonları (döküntü, kaşıntı, ürtiker, anjiyoödem)§ Yaygın: Ekzema Yaygın olmayan: Dermatit, alopesi Seyrek: Eozinofili ile sistemik semptomların olduğu ilaç döküntüsü (DRESS)# (bakınız) Çok seyrek: Ciddi kütanoz advers reaksiyonlar (SCAR): Stevens-Johnson sendromu, toksik epidermal nekroliz* (bakınız) Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Çok yaygın: Kas-iskelet sistemi ağrıları (kas spazmı, miyalji, kemik ağrısı, artralji ve ekstremitelerde ağrı)§ Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Yaygın: Periferik ödem Yaygın olmayan: Pireksi (cilt reaksiyonları ile ilişkilendirilmiş duyarlılık), kırgınlık Araştırmalar Yaygın: Kreatin fosfokinaz (CK) aktivitesinde artışa § Klinik çalışmalardaki ilaç ve plasebo grubunda benzer görülme sıklığı. * Asya ülkelerinde seyrek olarak ile rapor edilmiştir. # Klinik çalışmalarda gözlemlenmeyen advers reaksiyonlar, %95 güven aralığının üst sınırı olan 3/X’ten daha yüksek değildir. X tüm ilgili klinik çalışmalardan toplanmış olan, toplam örneklem büyüklüğünü temsil etmektedir. a Kas-iskelet bozuklukları bölümünde normal dağılımın üst limitinin 3 katından fazla. Pek çok vakada, bu değerler tedavide bir değişiklik yapılmaksızın normale dönmüştür. Bazı advers reaksiyonların tanımı Venöz tromboembolism Faz 3 çalışmalarında 5 yıl boyunca gözlenmiş olan venöz tromboembolizm olaylarının yıllık insidansı stronsiyum ranelat ile tedavi edilen hastalarda plaseboya kıyasla 1,4 relatif risk ile yaklaşık % 0,7’dir (%95 CI =). Miyokard infarktüsü Postmenapozal osteoporotik hastalarda yapılmış plasebo-kontrollü çalışmaların havuz verilerine göre, stronsiyum ranelat ile tedavi edilen hastalarda plaseboya göre 1,6 relatif risk ile miyokard infarktüsünde anlamlı bir artış gözlemlenmiştir (Plasebo grubunda %1,1’e karşılık, stronsiyum ranelat grubunda % 1,7), (%95 CI =). Vitamin D3 Bağışıklık sistemi hastalıkları Bilinmiyor: Anjiyo-ödem veya laringeal ödem gibi aşırı duyarlılık reaksiyonları Metabolizma ve beslenme hastalıkları Yaygın olmayan: Hiperkalsemi ve hiperkalsüri Deri ve deri altı doku hastalıkları Bilinmiyor: Kaşıntı, döküntü ve ürtiker.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.