FOSTHMA 20 MCG / 2 ML NEBÜLİZASYON İÇİN TEK DOZLUK İNHALASYON ÇÖZELTİSİ
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Fosthma 20 mcg/2 mL ne için kullanılır?
KT 1FOSTHMA, formoterol fumarat dihidrat adlı etkin maddeyi içeren ve nefes yolunuzun açık tutulmasını sağlayan bir ilaçtır.
FOSTHMA, bronş adı verilen akciğere giden hava yollarını genişletici bir ilaçtır. Kronik obstrüktif (tıkayıcı) akciğer hastalığı (kısaca KOAH) olarak da bilinen anfizem ve kronik bronşit (kronik bronş iltihabı) gibi diğer hava yolu hastalıklarında nefes alma problemlerinin, hırıltı, öksürük, göğüste baskı hissi ve nefes darlığı gibi semptomların tedavisinde kullanılır.
FOSTHMA, akut olarak kötüleşen KOAH hastalarında kullanılmamalıdır. Astım hastalarında kullanılmaz.
FOSTHMA akciğerlere ulaşan küçük hava yollarını genişletmek ve bunların yaklaşık 12 saat süreyle gevşemiş ve açık kalmasına yardımcı olmak suretiyle nefes almayı kolaylaştırır. Eğer doktorun talimatlarına göre kullanılırsa, FOSTHMA hem gündüz hem de gece hastalığınızın belirtilerini azaltacaktır.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Formoterole ya da FOSTHMA'nın içerdiği yardımcı maddelere karşı aşırı duyarlı (alerjik) iseniz (eğer alerjiniz olabileceğini düşünüyorsanız, doktorunuzdan tavsiyede bulunmasını isteyiniz).
- Astımınız varsa ve astımınız için uzun dönemli astım kontrol ilacı kullanmıyorsanız
- Düşük ila orta bir dozda verilen inhale kortikosteroid gibi diğer bir astım kontrol ilacıyla iyi derecede kontrol ediliyorsanız,
- Sadece kısa etkili beta2-agonisti ilaçlara (nadiren) gereksinim duyuyorsanız.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınız- Ciddi kalp hastalığınız varsa, özellikle yakın zamanda kalp krizi geçirdiyseniz veya konjestif kalp yetmezliğiniz (kalp damarlarında bir hastalık veya kalp kaslarında ciddi güçsüzlük) olduysa,
- Kalp atış hızında artış, kalp kapak bozukluğu veya elektrokardiyogram anormallikleri gibi kalp ritim bozukluğunuz veya başka herhangi bir kalp hastalığınız varsa,
- Kan damarlarınızda (özellikle atardamarlarınız) daralma olduysa veya damar duvarlarında anormal kalınlaşma varsa
- Yüksek kan basıncı (hipertansiyon) probleminiz varsa,
- Diyabetiniz varsa,
- Düşük kan potasyum seviyeniz varsa
- Nöbet geçirme rahatsızlığınız varsa,
- Tiroid beziniz normalden fazla çalışıyorsa,
- Karaciğer problemleriniz varsa,
- Yakın zamanda ameliyat olacaksanız ya da halojenlenmiş anestezi alacaksanız,
- Hamileyseniz veya hamile kalmayı planlıyorsanız,
- Emziriyorsanız.
- Adrenal medulla (böbreküstü bezi) tömörünüz varsa Eğer FOSTHMA kullanırken hırıltı veya nefes alma zorluğu yaşarsanız, ilacı kullanmaya devam etmelisiniz, fakat başka bir ilaç kullanma gereksiniminiz olabileceğinden mümkün olan en kısa süre içinde doktorunuza gitmelisiniz.
FOSTHMA ile yapılan bazı klinik çalışmalarda, ciddi astım krizleri gözlenmiştir (bkz. Bölüm
Solunum problemlerinizi kontrol altına almak ya da tedavi etmek amacıyla inhale kortikosteroid ilacınızı düzenli kullanmanız önemlidir. FOSTHMA kullanmaya başladığınızda, bu ilaçları kullanmayı bırakmayınız veya dozunu değiştirmeyiniz.
Uzun etkili beta agonist preparatlarına (formoterol, salmeterol vb.) bağlı olarak nadiren, ciddi ve bazen ölümcül olabilen astım ile ilgili solunum problemleri meydana gelebilir.
FOSTHMA astım hastalığının başlangıç tedavisi için önerilmez.
Uzun etkili beta agonistler (formoterol, salmeterol vb.) astım semptom kontrolünü sağlayan en kısa süre boyunca kullanılmalı ve astım kontrolüne ulaşıldığında doktorunuz eğer mümkünse kullanımınızı durduracaktır. Sonrasında doktorunuz kontrol edici bir tedaviyle sürekliliğini sağlayacaktır.
İnhale kortikosteroide (siklesonid, flutikazon, budesonid vb.) ek olarak uzun etkili beta agonist (formoterol, salmeterol vb.) kullanan pediyatrik ve adölesan hastaysanız, her iki ilaca uyumu garanti altına almak için, doktorunuz size hem inhale kortikosteroid (siklesonid, flutikazon, budesonid vb.) hem de uzun etkili beta agonist (formoterol, salmeterol vb.) içeren bir kombinasyon preparatı kullanmanızı önerecektir.
Eğer alevlenme döneminde iseniz ya da önemli ölçüde veya akut olarak kötüye giden astım şikayetleriniz varsa, uzun etkili beta agonist (formoterol, salmeterol vb.) ile tedaviye başlanmamalıdır.
FOSTHMA astımlı hastalarda tek başına tek tedavi olarak kullanılmamalıdır.
FOSTHMA'yı KOAH'ın ani belirtilerini gidermek için kullanmayınız. Ani KOAH belirtilerinizi tedavi etmek için yanınızda kurtarıcı inhalerinizi taşıyınız. Eğer kurtarıcı inhaleriniz yoksa doktorunuzu bilgilendiriniz.
FOSTHMA'yı günde 2 defa kullanırken:
- Uzun etkili beta2-agonist sınıfına dahil olan diğer ilaçlarla birlikte kullanmayınız.
- Kısa etkili beta2-agonist ilacınızı sürekli ve düzenli olarak (günde 4 kez) kullanmayınız.
FOSTHMA tedavisi kan potasyum düzeyini düşürebilir. Bu sizi anormal bir kalp ritmine karşı daha yatkın hale getirebilir. Bu nedenle, doktorunuz özellikle de şiddetli astımınız varsa, kan potasyum düzeyinizi izleyebilir.
Benzer ilaçlar için önemli bilgi:
FOSTHMA, uzun etkili beta2-agonistleri (LABA) olarak adlandırılan bir ilaç sınıfına dahildir.
Farklı bir uzun etkili beta2-agonisti (salmeterol) ile yapılan büyük bir çalışmada astıma bağlı ölüm riskinde artış görülmüştür. FOSTHMA'nın da böyle bir etkisinin olup olmadığını incelemek için herhangi bir çalışma yapılmamıştır.
Bu uyarılar geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi, FOSTHMA'nın içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir. FOSTHMA ile yapılan bazı klinik çalışmalarda, ciddi astım krizleri (nefes darlığında, öksürükte, hırıltıda şiddetli artış ya da hastaneye yatış ile sonuçlanabilecek göğüs sıkışması) gözlenmiştir.
Yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sıralanmıştır:
Çok yaygın :10 hastanın en az 1'inde görülebilir.
Yaygın :10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan :100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek :1.000 hastanın birinden az, fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Çok seyrek :10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmiyor :Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor.
Aşağıdakilerden biri olursa FOSTHMA'yı kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz.
Yaygın olmayan:
- Hırıltı ya da öksürük ve nefes alma güçlüğü ile birlikte bronkospazm (bronşların daralması) yaşarsanız,
Eğer bu yan etkilerinden biri sizde mevcut ise, DERHAL doktorunuzu arayınız.
Aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz, hemen doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz.
Yaygın olmayan:
- Alerjik reaksiyonlar yaşarsanız, örneğin baygınlık hissederseniz (düşük kan basıncı), deri döküntüsü, kaşıntı ya da yüzünüzde şişlik meydana gelirse,
- Kas güçsüzlüğü, kas kasılmaları (kas spazmları) veya anormal bir kalp ritmini içeren belirtiler yaşarsanız (bu kan potasyum seviyenizin düşük olduğu anlamına gelebilir),
- Düzensiz kalp atışı yaşarsanız (hızlı kalp atışını da içeren),
Çok seyrek:
- Baskı tarzında göğüs ağrınız varsa (anjina pektoris adı verilen kalbi besleyen damarların daralması/tıkanması ile ortaya çıkan göğüs ağrısı), Aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz, doktorunuza söyleyiniz.
Yaygın:
- Baş ağrısı
- Titreme
- Çarpıntı
- Öksürük
Yaygın olmayan:
- Huzursuzluk (ajitasyon)
- Kaygı, endişe (anksiyete)
- Sinirlilik
- Uyuma güçlüğü
- Baş dönmesi
- Hızlı kalp atışı
- Boğaz tahrişi
- Kas krampları
- Kas ağrısı
- Astımın kötüleşmesi
- Bulantı
- Tat almada bozukluk
- Kanda düşük potasyum seviyesi
- Kan şekerinin yükselmesi
- Kanda insülin, serbest yağ asidi, gliserol ve keton seviyelerinin yükselmesi
- Aşırı terleme
Seyrek:
- Düzensiz kalp atışları (kalp karıncıklarının çok erken kasılmasıyla meydana gelir)
- Göğüste sıkışma hissi
- Kan basıncında artma veya azalma
- İnhaler kullandıktan hemen sonra hırıltı olması
- Kan basıncında aşırı düşme
- Böbrek iltihaplanması
- Birkaç gün devam edebilen kaşıntı, döküntü, bronşların daralması, kurdeşen, deri ve mukoz membranların şişmesi gibi alerjik reaksiyonlar
Çok seyrek:
- Astımın kötüleşmesi
- Nefes almada zorluk
- Ellerin ayakların şişmesi
- Aşırı susama, sık sık idrara çıkma ve uzun süren yorgunluk (yüksek kan şekerinin göstergesi olabilir).
- Düzensiz kalp atışı
- Trombosit sayısında azalma
- Aşırı heyecanlanma
- Anormal davranışlar
- Halüsinasyon
Titreme, bulantı, tat alma bozuklukları, boğaz tahrişi, aşırı terleme, baş ağrısı, sersemlik ve kas krampları ilacı kullanmaya başladıktan 1-2 hafta içerisinde yok olabilir.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Hamileyseniz ya da hamile kalmayı planlıyorsanız, bunu doktorunuza bildirin.
Doktorunuz önermediği sürece, hamilelik sırasında FOSTHMA kullanmamalısınız.
Doktorunuz sizi hamilelik sırasında FOSTHMA kullanmanın potansiyel riskleri konusunda bilgilendirecektir.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
FOSTHMA kullanırken bebeğinizi emzirmeniz tavsiye edilmez. Bebeğinizi emziriyorsanız veya emzirmeyi planlıyorsanız, FOSTHMA almadan önce doktorunuzla konuşunuz. Emziren kadınlarda, yalnızca yararı hasta ve bebeğe olan riskten daha fazla ise kullanılmalıdır. Buna doktorunuz karar verecektir.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerFOSTHMA içeriğinde uyarı gerektiren herhangi bir yardımcı madde bulunmamaktadır.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Fiyat ve paketler
| Paket | Barkod | Fiyat | Birim fiyat |
|---|---|---|---|
| 30 adet | 8699525520197 | ||
| 60 adet | 8699525520203 |
Diğer ambalajlar
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonKronik obstrüktif akciğer hastalarında (KOAH) kronik bronşit ve anfizem de dahil olmak üzere bronkospazmın uzun süreli idame tedavisi olarak endikedir. Akut olarak kötüleşen KOAH hastalarında kullanılmamalıdır. Astım hastalarında kullanılmaz.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarEtkin madde formoterole ya da içeriğindeki yardımcı maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılıkta kontrendikedir. da dahil olmak üzere tüm uzun etkili beta2-agonistlerinin kullanımı uzun dönemli astım kontrol ilacı kullanmayan astım hastalarında; Düşük ila orta bir dozda verilen inhale kortikosteroid gibi diğer bir astım kontrol ilacıyla iyi derecede kontrol edilen hastalarda, Sadece kısa etkili beta2-agonisti ilaçlara (nadiren) gereksinim duyan hastalarda kontrendikedir.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriFormoterol, astımlı hastalarda tek başına monoterapi olarak kullanılmamalıdır. Uzun etkili beta agonist preparatlarına bağlı olarak nadiren, ciddi ve bazen ölümcül olabilen astım ile ilgili solunum problemleri meydana gelebilir. Astım hastalığının başlangıç tedavisi için önerilmez. Uzun etkili beta agonistler astım semptom kontrolünü sağlayan en kısa süre boyunca kullanılmalı ve astım kontrolüne ulaşıldığında eğer mümkünse kullanımları durdurulmalıdır. Sonrasında hastaların kontrol edici bir tedaviyle idamesi sağlanmalıdır. İnhale kortikosteroide ek olarak uzun etkili beta agonist kullanan pediatrik ve adölesan hastalarda, her iki ilaca uyumu garanti altına almak için hem inhale kortikosteroid hem de uzun etkili beta agonist içeren bir kombinasyon preparatı kullanılması önerilir. Hastalar alevlenme dönemlerinde ise ya da önemli ölçüde veya akut olarak kötüye giden astım şikayetleri varsa, uzun etkili beta agonistlerle tedaviye başlanmamalıdır. Astımla ilişkili ölümler Astım hastalarında yapılan geniş plasebo kontrollü bir çalışmanın verileri, uzun etkili beta2adrenerjik agonistlerin, astımla ilişkili ölüm riskini artırabileceğini göstermiştir. KOAH hastalarında ölüm oranının uzun etkili beta2-adrenerjik agonistlerle artıp artmadığını belirleyecek veriler yoktur. Her birisi olağan astım tedavisine eklenen salmeterol ile plasebonun güvenliliğini karşılaştıran 28 günlük, plasebo kontrollü bir çalışma, salmeterol alan hastalarda astımla ilişkili ölümlerde bir artış olduğunu göstermiştir (salmeterol ile tedavi edilenlerde,176 ve plasebo ile tedavi edilenlerde,179; RO 4,37, %95 GA 1,25-15,34). Astımla ilişkili ölüm riskinde artış, formoterol fumarat gibi uzun etkili beta2-adrenerjik agonistlerin sınıf etkisi olarak kabul edilir. Formoterol fumarat ile tedavi edilen hastalarda, astımla ilişkili ölüm oranının artıp artmadığını belirlemek üzere uygun çalışma yürütülmemiştir. Astımlı hastalarda formoterol fumaratın güvenlilik ve etkililiği belirlenmemiştir. Formoterol fumarat da dahil olmak üzere bütün uzun etkili beta agonistler (LABA), uzun süreli bir astım kontrol ilacı kullanımı olmaksızın astımlı hastalarda kontrendikedir. Kuru toz inhaler olarak uygulanan formoterol fumarat ile yapılan klinik çalışmalar, formoterol almış hastalarda, plasebo alanlarla karşılaştırıldığında ciddi astım alevlenme insidansının daha yüksek olduğunu göstermiştir. Bu çalışmaların hacmi, tedavi grupları arasında ciddi astım alevlenmesi oranlarının farklılıklarını tam olarak belirlemek için yeterli değildir. Hastalığın kötüleşmesi ve akut ataklar Akut olarak kötüleşen KOAH hastalarında formoterol fumarat tedavisi başlanmamalıdır. Aksi halde, yaşamı tehdit eden bir durum ortaya çıkabilir. Formoterol fumarat, akut olarak kötüleşen KOAH hastalarında incelenmemiştir. Bu durumda formoterol fumarat kullanımı uygun değildir. Formoterol fumarat, akut semptomların rahatlatılması için kullanılmamalıdır (ör. bronkospazmın akut ataklarının tedavisinde kurtarma tedavisi olarak). Formoterol fumarat, akut semptomların rahatlatılması açısından incelenmemiştir ve bu amaçla ekstra dozlar uygulanmamalıdır. Akut semptomlar, kısa etkili inhale beta2-agonist ile tedavi edilmelidir. Formoterol fumarat tedavisine başlarken, düzenli olarak kısa etkili inhale beta2-agonist (günde dört kere) almakta olan hastalara bu ilaçları düzenli olarak kullanmayı bırakmaları ve bunları sadece akut respiratuar semptomların rahatlatılması için kullanmaları söylenmelidir. Formoterol fumaratı reçete ederken, sağlık uzmanı, kısa etkili inhale beta2-agonist de reçete etmelidir ve nasıl kullanılması gerektiğini tarif etmelidir. İnhale beta2-agonist kullanımının artırılması, kötüleşen hastalığın işaretidir ve hemen tıbbi müdahale gerektirir. KOAH akut olarak saatler içinde veya kronik olarak birkaç gün veya daha uzun bir süre içinde kötüleşebilir. Formoterol fumarat, bronkokonstriksiyon semptomlarını artık kontrol edemiyorsa veya hastanın kısa etkili inhale beta2-agonisti daha az etkili hale gelmişse veya hasta olağandan daha fazla kısa etkili beta2-agonist inhalasyonuna gereksinim duyuyorsa, bunlar hastalığın kötüleşmesinin işaretleri olabilir. Bu bağlamda, hasta ve KOAH tedavisi tekrar hızlı bir şekilde değerlendirilmelidir. Bu durumda, formoterol fumaratın önerilen günlük dozun (günde iki kere 20 mcg) üzerine çıkarılması uygun değildir. Aşırı kullanım ve diğer uzun etkili beta2-agonistlerle birlikte kullanım Diğer inhale beta2-adrenerjik ilaçlarda olduğu gibi, formoterol fumarat önerilenden daha sık ve daha yüksek dozlarda ve uzun etkili beta2-agonist içeren diğer ilaçlarla birlikte kullanılmamalıdır, çünkü doz aşımı ile sonuçlanabilir. İnhale sempatomimetik ilaçların aşırı kullanımı ile ilişkili olarak klinik açıdan önemli kardiyovasküler etkiler ve fataliteler bildirilmiştir. Paradoksal bronkospazm Diğer inhale beta2-adrenerjik ilaçlarda olduğu gibi, formoterol fumarat yaşamı tehdit edebilecek paradoksal bronkospazm oluşturabilir. Paradoksal bronkospazm ortaya çıkarsa, formoterol fumarat hemen kesilmelidir ve alternatif tedavi başlatılmalıdır. Kardiovasküler etkiler Diğer inhale beta2-adrenerjik agonistlerde olduğu gibi, formoterol fumarat, bazı hastalarda, nabız hızı, sistolik ve/veya diyastolik kan basıncı ve/veya semptomlarda artışlarla ölçülen klinik olarak önemli kardiyovasküler etki oluşturabilir. Bu tür etkiler ortaya çıkarsa, formoterol fumaratın kesilmesi gerekebilir. Ayrıca, beta-agonistlerin, T dalgasında düzleşme, QTc aralığında uzama ve ST segment depresyonu gibi EKG değişikliklerine neden olduğu bildirilmiştir. Bu bulguların klinik önemi bilinmemektedir. Bu nedenle, diğer sempatomimetik aminlerde olduğu gibi formoterol fumarat, kardiyovasküler bozuklukları olan hastalarda (özellikle koroner yetersizlik, kardiyak aritmiler ve hipertansiyon) dikkatli kullanılmalıdır. Birlikte bulunan hastalıklar Diğer sempatomimetik aminlerde olduğu gibi formoterol fumarat, konvülsif bozuklukları veya tirotoksikozu olan hastalarda ve sempatomimetrik aminlere karşı olağandışı yanıt veren hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. İntravenöz uygulandığında, beta2-agonist albuterolün dozlarının, daha önceden var olan diyabet ve ketoasidozu alevlendirdiği bildirilmiştir. ile tedavi edilen hastalarda aşağıdaki durumların varlığında dikkatli olunmalıdır: üçüncü derece atriyoventriküler blok, inatçı diabetes mellitus, tirotoksikoz, feokromasitoma, hipertrofik obstrüktif kardiyomiyopati, idiyopatik subvalvüler aortik stenoz, şiddetli hipertansiyon, anevrizma ya da iskemik kalp hastalığı, taşiaritmi veya ciddi kalp yetmezliği ve özellikle ateroskleroz dahil okluziv vasküler hastalıklar gibi diğer ciddi kardiyovasküler hastalıklar. Formoterol QTc aralığının progresyonunu indükleyebilir. QTc aralığının uzaması hastalığına sahip hastaları tedavi ederken dikkat edilmelidir, Örneğin konjenital veya ilaç kaynaklı (QTc> 0,44 saniye) ve QTc aralığını etkileyen ilaçlarla tedavi edilen hastalarda. Β2-agonistlerin hiperglisemik etkileri nedeniyle diyabetli hastalarda ek olarak başlangıçta kan glikozu takibi önerilir. Hipokalemi ve hiperglisemi Beta-agonist ilaçlar, bazı hastalarda muhtemelen hücre içi şant vasıtası ile önemli (advers kardiyovasküler etkiler oluşturma potansiyeli olan) hipokalemi oluşturabilir. Serum potasyum düzeyinde düşüş genellikle geçicidir ve suplementasyon gerektirmez. Beta-agonist ilaçlar, bazı hastalarda geçici hiperglisemi oluşturabilirler. Potansiyel olarak ciddi hipokalemi, β2 agonist terapiden kaynaklanabilir. Akut şiddetli astımda hipoksi ile ilgili risk artabileceği için özellikle dikkat edilmesi önerilir. Hipokalemik etki, ksantin türevleri, steroidler ve diüretiklerin beta-agonistlerle eş zamanlı kullanması ile artabilir. Bu nedenle serum potasyum düzeyleri takip edilmelidir. Bu nedenle özellikle düşük potasyum düzeyleri düşük olan hastalarda potasyum düzeyleri düzenli olarak takip edilmelidir. Hastaların daha önceki kısa etkili β2 sempatomimetik tedavilerinde potasyum seviyeleri düşmemiş olsa da serum düzeyleri takip edilmelidir. Gerektiği durumlarda potasyum suplementasyonu yapılmalıdır. Düşük serum potasyum seviyelerinin oluşması, dijital içeren tıbbi ürünlerin etkisini arttırır. Formoterol fumaratın önerilen dozlarda uzun süreli uygulanması ile birlikte klinik çalışmalarda, serum potasyum ve kan glukoz düzeylerinde klinik olarak önemli değişiklikler nadir olarak gözlenmiştir. Erken aşırı duyarlılık reaksiyonları Formoterol fumarat uygulandıktan sonra erken aşırı duyarlılık reaksiyonları ortaya çıkabilir (anafilaktik reaksiyonlar, ürtiker, anjioödem, döküntü ve bronkospazm vakaları ile gösterilmiştir).
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerβ2-agonist tedavisinin en sık raporlanan advers etkileri (tremor ve palpitasyon gibi), hafif olmuştur ve tedavinin ilk birkaç gününden sonra sona ermektedir. : bilinmiyor (eldeki verilerden hareketle tahmin edilmiyor). Kan ve lenf sistemi hastalıkları Çok seyrek: Trombopeni Bağışıklık sistemi hastalıkları Seyrek: Anjiyoödem, bronkospazm, egzantem, ürtiker, pruritus gibi aşırı duyarlılık reaksiyonları Metabolizma ve beslenme hastalıkları Yaygın olmayan: Hipokalemi, hiperglisemi Psikiyatrik hastalıklar Yaygın olmayan: Ajitasyon, huzursuzluk, uyku bozuklukları Çok seyrek: Anormal davranışlar, halüsinasyon Sinir sistemi hastalıkları Yaygın: Tremor, baş ağrısı Yaygın olmayan: Sersemlik, tat alma bozuklukları Çok seyrek: Merkezi sinir sistemi stimülasyonu Kardiyak hastalıkları Yaygın: Palpitasyon Yaygın olmayan: Taşikardi Seyrek: Atriyal fibrilasyon, supraventriküler taşikardi, ekstrasistolgibi kardiyak aritmiler, anjina pektoris Çok seyrek: QTc aralığının uzaması Vasküler hastalıklar Seyrek: Kan basıncında değişiklik Solunum, göğüs bozuklukları ve mediyastinal hastalıklar Yaygın: Öksürük Yaygın olmayan: Boğaz iritasyonu Seyrek: Paradoksikal bronkospazm Çok seyrek: Dispne, astım alevlenmesi Gastrointestinal hastalıklar Yaygın olmayan: Bulantı Deri ve derialtı doku hastalıkları Yaygın olmayan: Hiperhidroz Kas-iskelet bozuklukları ve bağ doku ve kemik hastalıkları Yaygın olmayan: Kas krampları, miyalji Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Seyrek: Nefrit Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Çok seyrek: Periferal ödem Yan etkilerden mide bulantısı, tat alma bozukluğu, boğaz tahrişi, hiperhidroz, huzursuzluk, baş ağrısı, baş dönmesi ve kas krampları, devam eden tedavinin bir ila iki haftası içinde kendiliğinden düzelebilir. Merkezi sinir sistemi uyarıcı etkileri, hipereksitabilite olarak ortaya çıkan ß2sempatomimetiğin inhalasyonunu takiben sporadik olarak bildirilmiştir. Bu etkiler esas olarak 12 yaşına kadar olan çocuklarda gözlenmiştir. ß2-agonistleri ile tedavi, insülin, serbest yağ asitleri, gliserol ve keton cisimlerinin kan seviyelerinde artışa neden olabilir. karşı advers reaksiyonların, diğer beta2-adrenerjik reseptör agonistlerine karşı gelişen advers reaksiyonlara benzer olması beklenir (anjina, hipertansiyon veya hipotansiyon, taşikardi, aritmiler, sinirlilik, baş ağrısı, tremor, ağız kuruluğu, kas krampları, çarpıntılar, bulantı, baş dönmesi, yorgunluk, halsizlik, insomni, hipokalemi, hiperglisemi ve metabolik asidoz gibi). Klinik Çalışma Deneyimi Klinik çalışmalar çok çeşitli koşullarda yürütüldükleri için, bir ilaçla ilgili klinik çalışmalarda gözlenen advers reaksiyon oranları, başka bir ilacın klinik çalışmalarında gözlenen oranlarla direkt olarak karşılaştırılamaz ve uygulamada gözlenen oranları yansıtmayabilir. KOAH olan erişkinler Aşağıda tarif edilen veriler, 586 hastada oral inhalasyon yolu ile günde iki kere 20 mcg formoterol kullanımını yansıtmaktadır (ilaç 232 hasta tarafından 6 ay süre ile ve 155 hasta tarafından en az 1 yıl süre ile kullanılmıştır). Formoterol, 12 haftalık, plasebo ve aktif kontrollü bir çalışmada (123 olgu formoterol ile tedavi edilmiştir) ve 52 haftalık aktif kontrollü çalışmada (463 olgu formoterol ile tedavi edilmiştir) incelenmiştir. Hastalar çoğunlukla beyaz ırktan (%88), yaş aralığı 40 ile 90 yaş arasında (ortalama 64 yaş) olan KOAH hastaları olup ortalama FEV değeri 1,33 L’dir. Önemli kardiyak veya diğer tıbbi hastalığı olan hastalar çalışmalara dahil edilmemiştir. Tablo 1, 12 haftalık, çift-kör, plasebo kontrollü çalışmada gözlenen advers reaksiyonları göstermektedir. Bu çalışmada, advers reaksiyon sıklığı, formoterol grubunda %2 veya daha yüksektir ve formoterol grubunun oranı plasebo grubunun oranını geçmiştir. Kardiyovasküler advers olay yaşayan hastaların sıklığı, formoterol grubu için %4,1 ve plasebo grubu için %4,4 olarak saptanmıştır. Formoterol için sık olarak ortaya çıkan spesifik kardiyovasküler advers olay saptanmamıştır (sıklığı %1 veya daha yüksek olan ve plasebo grubundan daha yüksek olan). KOAH alevlenmelerinin oranı, formoterol grubu için %4,1 ve plasebo grubu için %7,9 olarak saptanmıştır. TABLO haftalık çok-dozlu kontrollü klinik çalışmada advers reaksiyon gözlenen hasta sayısı Advers reaksiyon Formoterol 20 mcg n Plasebo n Toplam hasta Diyare Bulantı Nazofarenjit Ağız kuruluğu Kusma Baş dönmesi İnsomnia haftalık açık etiketli çalışmada, günde iki kere 20 mcg Formoterol ile tedavi edilen hastalarda, hastaların tıbbi durumu ve yaşına göre beklenen sayının üzerinde klinik olarak önemli advers olaylarda bir artış gözlenmemiştir. Pazarlama sonrası deneyim Formoterolün pazarlama onayı sonrasında kullanımı esnasında aşağıdaki advers reaksiyonlar bildirilmiştir. Bu reaksiyonlar, belirsiz bir büyüklükte olan bir popülasyondan gönüllü olarak bildirildikleri için, bunların sıklığını güvenilir bir şekilde hesaplamak veya ilaca maruziyet ile bir neden sonuç ilişkisi belirlemek her zaman olası değildir. Anafilaktik reaksiyonlar, ürtiker, anjiyoödem (yüz, dudak, dil, göz, farenks veya ağızda ödem olarak ortaya çıkan), döküntü ve bronkospazm.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.