FLEBOGAMMA %10 DIF 10 G/100 ML IV İNFÜZYONLUK ÇÖZELTİ
Fiyat ve paketler
| Paket | Barkod | Fiyat | Birim fiyat |
|---|---|---|---|
| 1 adet | 8699769980405 | 59.925,55 TL | ≈ 59.925,55 TL/adet |
| 1 adet | 8699769980412 | 119.704,81 TL | ≈ 119.704,81 TL/adet |
| 1 adet | 8699769980399 | 30.036,81 TL | ≈ 30.036,81 TL/adet |
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Flebogamma %10/100 mL ne için kullanılır?
KT 1FLEBOGAMMA % 10 DIF; insan plazmasından (donörlerin kanının bir bölümünden) elde edilen yüksek saflıkta protein olan insan normal immün globulini içerir. Bu ürün, intravenöz immünoglobulinler olarak isimlendirilen ilaç grubundandır. Vücudu savunma sisteminin hastalığa karşı gereği gibi çalışmadığı durumların tedavisi için kullanılır.
FLEBOGAMMA % 10 DIF ne için kullanılır:
Yeterli antikoru olmayan yetişkin, çocuk ve ergen (2-18 yaş) hastaların tedavisinde (Flebogamma % 10 DIF yerine koyma tedavisi olarak kullanılır) 2 grup vardır:
- Doğuştan antikor eksikliği olan Primer İmmün Yetmezlik Sendromları (PID) olan hastalar (grup 1)
- Şiddetli veya tekrarlayan enfeksiyonlar gelişen, antimikrobiyal tedavinin yetersiz kaldığı ve, ya kanıtlanmış spesifik antikor yetmezliği (SAE)* olan ya da serum IgG düzeyi <4 g/l olan hastalarda sekonder immün yetmezliklerde (SİY) kullanılır (grup 2). * Kanıtlanmış SAE: IgG antikor titresinde pnömokokal polisakkarit ve polipeptit antijen aşılarına en az 2 kat artış sağlanamaması
- Belirli otoimmün bozukluğu (immünomodülasyon) olan yetişkinler, çocuk ve ergen (2-18 yaş) hastaların tedavisinde. 6 grup vardır:
- Kan dolaşımındaki trombosit sayısının büyük oranda düşmesi durumu olan Primer İmmün Trombositopeni (ITP): Trombositler pıhtılaşma sürecinin önemli bir parçasını oluşturur ve sayılarının azalması istenmeyen kanamalara ve morarmalara neden olabilir. FLEBOGAMMA % 10 DIF aynı zamanda, kanama riski yüksek hastalarda veya trombosit sayısının düzeltilmesi için cerrahi işlemlerden önce kullanılır.
- Guillain Barré sendromu: Bağışıklık sisteminin sinirlere zarar verdiği ve düzgün çalışmalarını engellediği hastalık.
- Kawasaki hastalığı: (bu durumda asetilsalisilik asit tedavisi ile birlikte) Çocuklarda vücuttaki kan damarlarının (arterlerin) genişlediği hastalık.
- Multifokal motor nöropati (MMN): Duyu kaybı olmaksızın yavaş ilerleyen, asimetrik kol ve bacak güçsüzlüğüne neden olan nadir bir hastalık.
- Kronik Enflamatuar Demiyenilizan Poliradikülonöropati (KIDP): Kol ve bacaklarda güçsüzlük, uyuşma, ağrı ve yorgunluğa neden olan nadir ve ilerleyen bir hastalık.
- Bulber tutulumu olan Myastenia Gravis: Vücut kaslarının (özellikle göz kasları, ancak yutkunma, konuşma ve nefes almayı da içerebilir) güçsüz olmasıyla karakterize durum.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Normal insan immünoglobulinine veya bu ilacın bileşiminde bulunan maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılığınız varsa,
- Kanınızda yeterince tip IgA immünoglobulini bulunmuyorsa veya IgA'ya karşı antikor gelişimi gösteriyorsa,
- Fruktozun parçalanması için gerekli enzimin üretilemediği oldukça nadir bir genetik durum olan fruktoz intoleransınız varsa bu ilacı kullanmayınız. Bebeklerde ve küçük çocuklarda (0-2 yaşlarında) kalıtsal fruktoz intoleransı (HFI) teşhis edilemeyebilir ve ölümcül olabilir; bu nedenle, bebekler ve küçük çocuklar bu ilacı kullanmamalıdır (bu bölümün sonundaki yardımcı maddeler için verilen özel uyarılara bakınız.).
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınızFLEBOGAMMA % 10 DIF insan kanının sıvı olan kısmından (plazmasından) elde edilir.
Bu nedenle pek çok insanın kanı toplanmakta ve bu kanların plazmasından yararlanılmaktadır. İlaçlar insan plazmasından üretildiğinde, hastalara geçebilecek enfeksiyon ajanlarını önlemek için bir dizi önlemler alınır. Bu önlemler, hastalık taşıma riski olan kan vericilerini saptamak ve dışarıda bırakıldıklarından emin olmak için, plazma vericilerinin dikkatli bir şekilde seçimini ve her bir kan bağışının ve plazma havuzlarının, virüs / enfeksiyon belirtileri açısından test edilmesini içerir. Bu ürünlerin üreticileri ayrıca, plazmanın işlenmesi sürecine virüsleri arındıracak ya da etkisiz hale getirecek basamakları da dahil ederler.
Bütün bu önlemlere rağmen, insan plazmasından hazırlanan ilaçlar hastalara uygulandığında, bir enfeksiyonun bulaşma olasılığı tamamen ortadan kaldırılamaz. Bu ayrıca henüz bilinmeyen ya da sonradan ortaya çıkan virüsler veya Creutzfeld-Jacobs hastalığı gibi diğer enfeksiyon çeşitleri için de geçerlidir.
HIV, HBV, HCV gibi zarflı virüsler ve HAV, Parvovirüs B19 gibi zarflı olmayan virüsler için alınan önlemler etkili kabul edilir. İmmünoglobulinlerin, HAV veya parvovirüs B19 enfeksiyonları ile ilişkilendirilmemesinin sebebi ürünün içerisinde bu enfeksiyonlara karşı bulunan antikorların koruyucu olmasıdır.
İleride oluşabilecek bir hastalıkla kullanılmış ürün arasındaki bağlantıyı kurabilmek için, kullandığınız Flebogamma %10 DIF ürününün adı ve seri numarasını kaydederek bu kayıtları saklayınız.
Bu ilacı kullanmadan önce doktorunuza, eczacınıza veya hemşirenize danışınız.
Belirli yan etki reaksiyonları daha fazla sıklıkla oluşabilir:
- İnfüzyon hızının yüksek olması durumunda,
- İlk defa FLEBOGAMMA % 10 DIF kullanıyorsanız veya başka bir insan normal immünoglobulin (IVIg) ürününden geçiş yapılmışsa veya sizin son infüzyonunuzdan sonra uzun bir aralık (örneğin, birkaç hafta) olduğu zaman, potansiyel yan etki işaretlerinin belirlenebilmesi için, infüzyondan sonraki ilk bir saat içerisinde dikkatle gözlenmelisiniz.
Alerjik reaksiyonlar seyrektir. Bunlar, özellikle kanınızda tip IgA immünoglobulinlerin yeterli düzeyde olmaması ya da IgA'ya karşı antikorların gelişmesi halinde oluşabilir.
Önceden var olan risk faktörlerine sahip hastalar:
Trombotik olaylar için (kan pıhtısı oluşumu) önceden var olan risk faktörüne sahip hastalarda kontrol gerektirdiği için, eğer herhangi farklı bir durumunuz ve/veya hastalığınız varsa lütfen doktorunuza söyleyiniz.
Özellikle, aşağıda belirtildiği şekilde bir durumunuz ve/veya hastalığınız varsa lütfen doktorunuza bildiriniz;
- Şeker hastalığı,
- Yüksek kan basıncı,
- Damar hastalığı ya da tromboz (kanın damarda pıhtılaşması) öyküsü
- Aşırı kilo,
- Kan hacminde azalma,
- Kan yoğunluğunu arttıran hastalıklar,
- 65 üzeri yaş.
Böbrek problemi olan hastalar:
Eğer böbrek hastalığınız varsa ve FLEBOGAMMA % 10 DIF'i ilk kez kullanıyorsanız, böbreklerinizde problem yaşayabilirsiniz.
Doktorunuz risk faktörlerini dikkate alacak ve infüzyon oranını düşürmek veya tedaviyi durdurmak gibi önlemler alacaktır.
Kan testlerine etkisi:
Flebogamma % 10 DIF kullandıktan sonra, bazı kan testlerinin (serolojik testlerin) sonuçları belirli bir süre engellenebilir. FLEBOGAMMA % 10 DIF kullandıktan sonra kan testi yaptırırsanız, kan testinizi yapan kişiye ya da doktorunuza bunu bildiriniz.
Nötropeni/Lökopeni:
Damardan verilen bağışıklık proteini (IVIg) tedavisinden sonra, bir tip beyaz kan hücresi olan nötrofil sayısında geçici bir azalma ve/veya bazen ciddi olan nötropeni (normalden düşük nötrofil sayısı) atakları bildirilmiştir. Bu durum tipik olarak IVIg uygulamasından saatler veya günler sonra meydana gelir ve 7 ila 14 gün içinde kendiliğinden düzelir.
Bir hastaya her FLEBOGAMMA % 10 DIF uygulandığında, hasta ve ilacın serisi arasında ilişki kurulabilmesi için ilacın isminin ve seri numarasının (etiket ve kutuda lot'dan sonra belirtilen) kaydedilmesi önemle önerilir.
Bu uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Çocuklar ve ergenler FLEBOGAMMA % 10 DIF'in infüzyonu sırasında vital bulgular (vücut sıcaklığı, kan basıncı, kalp atış hızı ve solunum sayısı) gözlemlenmelidir.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi FLEBOGAMMA % 10 DIF herkeste olmasa bile yan etkilere neden olabilir.
Seyrek ve izole durumlarda, immünoglobulin preparatları ile aşağıdaki yan etkiler rapor edilmiştir.
Aşağıdakilerden biri olursa, FLEBOGAMMA % 10 DIF'i kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Kan basıncında ani düşme ve izole durumlarda, önceki uygulamada hiçbir aşırı duyarlılık gözlenmeyen hastalarda bile anafilaktik şok (Diğerleri arasından başlıca belirtileri: döküntü, düşük tansiyon, çarpıntı, hırıltılı solunum, öksürme, aksırma ve nefes darlığı),
- Geçici bulaşıcı olmayan menenjit vakaları (başlıca belirtileri: şiddetli baş ağrısı, ışığa karşı hassasiyet veya korku, boyun tutulması),
- Kandaki kırmızı hücrelerin sayısında geçici düşüş vakaları (geri dönüşümlü hemolitikanemi/hemoliz),
- Geçici deri reaksiyonları vakaları (ciltte yan etkiler),
- Serum kreatinin düzeyinde (böbrek fonksiyonunuzu ölçen bir test) artış ve/veya akut böbrek yetersizliği (başlıca belirtileri: bel ağrısı, yorgunluk, idrar miktarında azalma),
- Miyokard enfarktüsü (göğüste sıkışma ile kalbin çok hızlı atıyor gibi hissedilmesi), inme (yüzde, kolda ve bacakta kas gevşekliği, konuşmada ve konuşulanları anlamada zorluk), akciğer embolisi (nefes darlığı, göğüs ağrısı ve yorgunluk), derin ven trombozu (ekstremitede ağrı ve şişkinlik) gibi tromboembolik reaksiyonlar. Doktorunuz trombotik olaylar için risk faktörlerinizi dikkate alacak ve infüzyon hızını azaltmak veya tedaviyi durdurmak gibi önlemler alacaktır.
- Hipoksiye (oksijen eksikliği), dispne (nefes almada güçlük), taşipne (hızlı nefes alma), siyanoz (kanda oksijen eksikliği), ateş ve hipotansiyona neden olan transfüzyona bağlı akut akciğer hasarı (TRALI) vakaları.
Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir.
Diğer yan etkiler:
Çok yaygın (10 hastanın en az 1'inde görülen):
- Baş ağrısı
Yaygın (10 hastanın en az 1'inde görülen):
- Taşikardi (kalp çarpıntısı)
- Hipotansiyon (düşük kan basıncı)
- Ateş (vücüt sıcaklığının artışı)
- Rigor (soğuktan titreme hissi) veya titreme
- Bulantı
- Kusma
- Sırt ağrısı
- Miyalji (kas ağrısı)
Yaygın olmayan (100 hastanın en az 1'inde görülen):
- Aşırı duyarlılık
- İnfluenza (grip)
- Baş dönmesi (taşıt tutması)
- Titreme, ürperme
- Fotofobi (ışığa karşı aşırı hassasiyet)
- Vertigo
- Hipertansiyon (yüksek kan basıncı)
- Hırıltılı solunum
- Karın ağrısı (üst karın ağrısı ile birlikte)
- İshal
- Gaz
- Kaşıntı
- Kızarıklık
- Uzuv rahatsızlığı
- Kas krampı veya kas gerginliği
- Boyun ağrısı
- Eller ve ayaklarda ağrı
- Göğüs rahatsızlığı; göğüs ağrısı
- Yorgunluk
- Üşüme
- Halsizlik
- Periferal ödem
- Kalp hızında artış
- Ezilme
- Üriner enfeksiyon
- Aseptik menenjit (bulaşıcı olmayan menenjit)
- Kırmızı kan hücreleri veya beyaz kan hücrelerinde azalma
- Anoreksi (iştahsızlık)
- Uykusuzluk
- Sinir kökü sendromu (sırt veya boyun ağrısı ile kollarda ve bacaklarda uyuşma, karıncalanma, güçsüzlük gibi diğer belirtiler)
- Bayılma (geçici bilinç kaybı)
- Konjonktivit (göz konjonktivasında iltihaplanma)
- Makülopati (gözün retinasında sarı leke görülmesi)
- Bulanık görüş
- Kulak ağrısı
- Morarma (derinin mavimsi renk kaybı)
- Düşük veya yüksek kan basıncı
- Cilt kızarması
- Hematom
- Kan pıhtılaşması
- Lenfodemi
- Dispne (nefes almada zorluk)
- Epistaksi (burun kanaması)
- Burun arkası sızıntısı (aşırı sümük)
- Sinüs ağrısı
- Üst solunum yolu öksürük sendromu
- Karın rahatsızlığı ve şişkinliği
- Ağız kuruluğu
- Hematemez (kan kusma)
- Akne
- Saç dökülmesi
- Hiperhidroz (aşırı terleme)
- Ekimoz (geniş deri hematomu)
- Eritem (ciltte kızarıklık)
- Artralji (eklem ağrısı)
- Kas-iskelet rahatsızlığı
- İnfüzyonla ilgili reaksiyon ve infüzyon bölgesi reaksiyonu (infüzyon bölgesi eritem ve infüzyon bölgesi ağrısı dahil)
- Gergin hissetmek (sinirlilik)
- Grip benzeri hastalık
- Genel fiziksel sağlık bozulması
- Düşük hemoglobin
- Yüksek retikülosit sayısının artması
- Düşük kalp atış hızı
- Çocuklar ve ergenlerde ilave yan etkiler
Çocuklardaki; baş ağrısı, titreme, ateş, bulantı, kusma, düşük kan basıncı, kalp hızında artış ve sırt ağrısının, yetişkinlere oranla daha fazla olduğu gözlenmiştir. Yetişkinlerde görülmeyen siyanoz (kanda oksijen eksikliği), bir çocukta bildirilmiştir.
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Eğer hamileyseniz, hamile olabileceğinizi düşünüyorsanız veya bebek sahibi olmayı planlıyorsanız, bu ilacı almadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Tedavi sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emziriyorsanız ve aynı anda Flebogamma %10 DIF kullanıyorsanız ilacın içeriğindeki antikorlar (vücudun bağışıklık savunmasında görev alan) anne sütüne geçebilir.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerFlebogamma % 10 DIF sorbitol içerir.
Bu tıbbi ürün 1 ml'de 50 mg sorbitol içerir. Eğer doktorunuz tarafından bazı şekerlere karşı intoleransınız olduğu söylenmişse bu ilacı almadan önce doktorunuzla temasa geçiniz.
Fruktoz tolerans problemi yaşayan 2 yaşından büyük kişilerde, fruktoz içeren gıdalara karşı, şu gibi semptomları olan spontan bir reaksiyon gelişebilir: Kusma, gastrointestinal sistem hastalıkları, apati, boy ve kilo yavaşlaması. Bu nedenle, FLEBOGAMMA % 10 DIF almadan önce, Kalıtsal Fruktoz İntoleransı açısından tetkik edilmeniz gerekir.
Flebogamma % 10 DIF sodyum içerir.
Bu tıbbi ürün her flakon başına 1 mmol (23 mg)'dan daha az sodyum ihtiva eder, yani aslında “sodyum içermez”. Ancak gerekli doza bağlı olarak hasta 1 flakondan fazla alabilir.
Eğer herhangi bir ilacı şu anda kullanıyorsanız veya son zamanlarda kullandıysanız, lütfen doktorunuza veya eczacınıza bunlar hakkında bilgi veriniz.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Diğer dozlar, formlar ve ambalajlar
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · Endikasyon1. İmmun yetmezlik durumlarında replasman tedavisi için yetişkin, çocuk ve adolesanlarda (2-18 yaş); a) Antikor üretiminin bozulduğu primer (konjenital) immun yetmezliklerde, b) Şiddetli veya tekrarlayan enfeksiyonlar gelişen, antimikrobiyal tedavinin yetersiz kaldığı ve kanıtlanmış spesifik antikor yetmezliği (SAE)* olan ya da serum IgG düzeyi <4 g/L olan hastalarda sekonder immün yetmezliklerde (SİY) kullanılır. * Kanıtlanmış SAE: lgG antikor titresinde pnömokokal polisakkarit ve polipeptit antijen aşılarına en az 2 kat artış sağlanamaması 2. İmmünomodülatuar etki için yetişkin, çocuk ve adolesanlarda (2-18 yaş) aşağıdaki durumlarda; a) Kanama riski yüksek olan veya cerrahi müdahale öncesi hızlıca trombosit sayısının yükseltilmesi gereken immün trombositopeni (ITP) olgularında, b) Guillain-Barré sendromunda, c) Kawasaki hastalığında, d) Multifokal motor nöropati hastalığında, e) Kronik Enflamatuar Demiyenilizan Polinoröpatinin (KIDP), f) Bulber tutulumu olan Myastenia Gravis tedavisinde uygulanır.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarEtkin maddeye (insan immün globulinleri) veya herhangi bir yardımcı maddeye karşı aşırı duyarlıklık Fruktoz intoleransı. Bebeklerde ve küçük çocuklarda (0-2 yaşlarında) herediter fruktoz intoleransı (HFI) teşhis edilemeyebilir ve ölümcül olabilir; bu nedenle bebekler ve küçük çocuklar bu ilacı kullanmamalıdır. IgA'ya karşı antikor gelişen seçici IgA eksikliği olan hastalarda, IgA içeren bir ürünün uygulanması anafilaksi ile sonuçlanabilir.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriVirüs güvenliği % 10 DIF, insan plazmasından elde edilmektedir. İnsan plazmasından elde edilen ilaçlar, virüsler ve teorik olarak Varyant Creutzfeldt-Jacob (v-CJD) gibi, çeşitli hastalıklara yol açabilen enfeksiyon yapıcı ajanlar içerebilirler. % 10 DIF’de Varyant Creutzfeldt-Jacob hastalığının bulaşma riski teorik olarak minimumken, klasik Creutzfeldt-Jacob hastalığının bulaşma riski hiçbir kanıtla desteklenmez. Alınan önlemlere rağmen, bu tür ürünler halen potansiyel olarak hastalık bulaştırabilir. Bu tip ürünlerin enfeksiyon yapıcı ajanları bulaştırma riski, plazma verenlerin belirli virüslere önceden maruz kalıp kalmadığının izlenmesi, belirli virüs enfeksiyonlarının halihazırda varlığının test edilmesi ve belirli virüslerin yok edilmesi ve/veya inaktivasyonu ile azaltılmıştır. Bütün bu önlemlere rağmen, bu ürünler hala potansiyel olarak hastalık bulaştırabilirler. Ayrıca, henüz bilinmeyen enfeksiyon yapıcı ajanların bu ürünlerin içerisinde bulunma ihtimali mevcuttur. HIV, HBV, HCV gibi zarflı virüsler ve HAV, Parvovirüs B19 gibi zarflı olmayan virüsler için alınan önlemler etkili kabul edilir. İmmünoglobulinlerin, HAV veya parvovirüs B19 enfeksiyonları ile ilişkilendirilmemesinin sebebi ürünün içerisinde bu enfeksiyonlara karşı bulunan antikorların koruyucu olmasıdır. Parvovirüs B19 enfeksiyonu, gebelikte (fetal infeksiyon) ve immün yetmezlik ya da kırmızı kan hücre üretiminde artış olan hastalarda tehlikeli olabilir (hemolitik anemi gibi). Doktor, bu ilacı hastaya reçete etmeden veya uygulamadan önce hastası ile risk ve yararlarını tartışmalıdır. % 10 DIF bir hastaya uygulandığı zaman, hasta ve ürünün parti numarası arasındaki bağı oluşturmak için, ürünün adı ve parti numarasının kaydedilmesi önemle tavsiye edilmektedir. Sorbitol Bu ilacın her bir ml’si 50 mg sorbitol içerir. Nadir herediter fruktoz intoleransı problemi olan hastalar bu ilacı kullanmamalıdır. 2 yaşından büyük HFI’li kişilerde, fruktoz-içeren gıdalara karşı spontan bir tiksinti oluşur ve semptomların başlamasıyla birleşebilir (kusma, gastrointestinal hastalıklar, apati, boy ve kilo gelişiminde gerileme). Bu nedenle, % 10 DIF almadan önce, her hastadan HFI semptomları açısından detaylı bir öykü alınmalıdır. Yanlışlıkla uygulandığı ve fruktoz intoleransı şüphesi olduğu durumlarda infüzyon hemen durdurulmalı; kandaki normal şeker miktarı yeniden düzenlenmeli ve yoğun bakım ile organ fonksiyonu stabilize edilmelidir. Kan glukoz seviyelerinin ölçümleri ile etkileşme beklenmez. İzlenebilirlik Biyolojik tıbbi ürünlerin takip edilebilirliğinin sağlanması için uygulanan ürünün ticari ismi ve seri numarası mutlaka hasta dosyasına kaydedilmelidir. Kullanım önlemleri Aşağıdakileri sağlayarak potansiyel komplikasyonlardan çoğunlukla kaçınılabilir: − Hastaların insan normal immün globulinine duyarlı olup olmadığı, ürünün başlangıçta yavaşça (0.01 mL/kg/dk başlangıç hızında) enjekte edilmesiyle doğrulanır Hastalar infüzyon periyodu süresince ortaya çıkabilecek semptomlar açısından dikkatle gözlenir. Özellikle, insan normal immünoglobulini ile hiç tedavi görmemiş hastalar, başka bir IVIg ile tedaviden geçiş yapmış hastalar ya da önceki tedaviden sonra uzun bir ara verilmiş durumlarda, potansiyel istenmeyen etkilerin belirlenebilmesi için, ilk infüzyon süresince ve ilk infüzyondan sonraki ilk saat içerisinde hastahanede gözlenmelidir. Diğer hastalar ise uygulamadan sonra en az 20 dakika izlenmelidir. Tüm hastalarda, IVIg kullanımı şunları gerektirir: IVIg infüzyonuna başlamadan önce yeterli hidrasyon İdrar çıkışının izlenmesi Serum kreatin düzeylerinin izlenmesi, Loop diüretiklerin birlikte kullanımından kaçınılması Advers reaksiyon durumunda, uygulama hızı düşürülmeli ya da infüzyon durdurulmalıdır. Yan etkinin doğasına ve ciddiyetine uygun tedavi yapılmalıdır. İnfüzyon reaksiyonu Belirli advers reaksiyonlar (örneğin baş ağrısı, kızarma, titreme, miyalji, hırıltı, taşikardi, bel ağrısı, bulantı ve hipotansiyon) infüzyon hızı ile ilişkili olabilir. tavsiye edilen infüzyon hızı yakından izlenmelidir. İnfüzyon süresi boyunca semptomlar açısından hastalar yakından takip edilmeli ve dikkatle izlenmelidir. Bazı advers reaksiyonlar daha sık görülebilir: −İnsan normal immünoglobulinini ilk kez alan hastalarda veya nadir vakalarda olmak üzere, kullanılmakta olan normal immünoglobulin preparatı değiştirildiğinde ya da son uygulama tarihi üzerinden uzun bir süre geçmiş olması durumunda, −Tedavi edilmemiş bir enfeksiyonu veya altta yatan bir kronik inflamasyonu olan hastalarda Aşırı duyarlılık: Aşırı duyarlılık reaksiyonları seyrektir. Aşağıdaki durumlarda anaflaksi gelişebilir: − anti-IgA antikorlarına sahip tespit edilemeyen IgA’lı hastalarda, − daha önce insan normal immünoglobulin tedavisini tolere etmiş hastalarda. Şok gelişmesi durumunda, standart tıbbi şok tedavisi uygulanmalıdır. Tromboembolizm: Yüksek riskli hastalarda, immünoglobulinin yüksek akışı sonucunda kan viskozitesindeki rölatif artışla ilgili olduğu varsayılan; miyokard enfarktüsü, serebrovasküler olay (inmeyi içeren), akciğer embolisi, derin ven trombozu gibi tromboembolik reaksiyonlar ve IVIg uygulaması arasındaki ilişkinin klinik bir kanıtı vardır. Reçetelemede ve obez hastalar ile trombotik olaylar için önceden risk faktörlerine sahip olan hastaların (ilerlemiş yaş, hipertansiyon, diyabetes mellitus ve geçmişte vasküler hastalıklar veya trombotik olaylar bulunması, kazanılmış veya kalıtımsal trombofilik rahatsızlıkları olan hastalar, uzun süren immobilizasyon dönemi olan hastalar, ciddi hipovolemik hastalar, kan viskozitesini arttıran rahatsızlıkları olan hastalar) IVIg infüzyonunda önlem alınmalıdır. Tromboembolik yan etki reaksiyonları için riskli hastalarda, IVIg ürünleri mümkün olan en düşük infüzyon hızında ve dozunda verilmelidir. Akut böbrek yetmezliği: IVIg tedavisi gören hastalarda akut böbrek yetmezliği vakaları rapor edilmiştir. Vakaların çoğunda, önceden varolan böbrek yetmezliği, diabetes mellitus, hipovolemi, aşırı kilo, birlikte alınan nefrotoksik tıbbi ürünler veya yaşın 65’in üzerinde olması gibi risk faktörleri tespit edilmiştir. Renal parametreler, özellikle akut böbrek yetmezliği gelişme riski yüksek olan hastalarda ve yine uygun aralıklarla IVIG infüzyonu öncesinde değerlendirilmelidir. Akut böbrek yetmezliği riski olan hastalarda, IVIg ürünleri minimum infüzyon hızında ve dozda uygulanmalıdır. Böbrek yetmezliği durumunda IVIg tedavisinin kesilmesi düşünülmelidir. Böbrek fonksiyon bozukluğu ve akut böbrek yetmezliği raporları sukroz, glukoz ve maltoz gibi çeşitli eksipiyanlar içeren ruhsatlı IVIg ürünlerinin birçoğunun kullanımı ile ilişkilendirilmiş olsa da, stabilizör olarak sukrozu içerenler toplam sayının orantısız bir payını oluşturmaktadır. Risk altındaki hastalarda bu eksipiyanları içermeyen IVIg ürünlerinin kullanılması düşünülebilir. % 10 DIF sukroz, maltoz veya glukoz içermez. Aseptik menenjit sendromu (AMS): Aseptik menenjit sendromunun, IVIg tedavisi ile bağlantılı olarak oluştuğu rapor edilmiştir. Sendrom genellikle IVIg tedavisini izleyen birkaç saat ile 2 gün içinde başlar. Serebrospinal sıvı çalışmaları, ağırlıklı olarak granülositik serilerden olmak üzere mm3 başına birkaç bin hücreye kadar pleositozla ve birkaç yüz mg/dl’ye kadar olan yükselmiş protein seviyeleri ile çoğunlukla pozitiftir. AMS, daha sık olarak yüksek doz IVIg tedavisiyle (2 g/kg) bağlantılı oluşabilir. Bu gibi belirti ve semptomları gösteren hastalar, menenjitin diğer nedenlerini ekarte etmek için BOS çalışmaları da dahil olmak üzere ayrıntılı bir nörolojik muayene yaptırmalıdır. IVIg tedavisinin kesilmesi, AMS'nin birkaç gün içinde sekeller olmadan remisyonu ile sonuçlanmıştır. Hemolitik anemi: IVIg ürünleri, hemolizinler gibi rol alabilen kan grubu antikorları içerebilir ve pozitif direkt antiglobulin reaksiyonuna (Coombs’ testi) ve nadiren hemolize neden olan, kırmızı kan hücrelerinin immünoglobulin ile in vivo kaplanmasına yol açabilir. Hemolitik anemi, kırmızı kan hücrelerinin (RBC) artmış sekestrasyonundan dolayı, IVIg tedavisini takiben gelişebilir. IVIg alan hastalar, hemolizin klinik belirtileri ve semptomları için izlenmelidir. Nötropeni/Lökopeni: IVIg tedavisinden sonra, nötrofil sayısında ve/veya nötropeni ataklarında, bazen ciddi olan, geçici bir azalma bildirilmiştir. Bu durum tipik olarak IVIg uygulamasından saatler veya günler sonra meydana gelir ve 7 ila 14 gün içinde kendiliğinden düzelir. Transfüzyona bağlı akut akciğer hasarı (TRALI): IVIg alan hastalarda, akut non-kardiyojenik akciğer ödemi ile ilgili bazı vakalar rapor edilmiştir. TRALI, ağır hipoksi, dispne, taşipne, siyanoz, ateş ve hipotansiyon ile karakterizedir. TRALI semptomları tipik olarak transfüzyon sırasında veya 6 saat içinde, sıklıkla 1-2 saat içinde gelişir. Bu nedenle IVIg alan hastalar izlenmeli ve bir pulmoner advers reaksiyon durumunda IVIg infüzyonu derhal durdurulmalıdır. TRALI, acil yoğun bakım tedavisi gerektiren, hayatı tehdit edici bir durumdur. Serolojik testlerle etkileşme: İmmün globulin infüzyonundan sonra, hasta kanına pasif olarak geçen çeşitli antikorların geçici artışı serolojik testlerde yanıltıcı pozitif sonuçlar elde edilebilir. Eritrosit antijenlerine (örneğin; A, B, D) karşı antikorların pasif aktarımı, direkt antiglobulin testi (DAT, direkt Coomb’s testi) gibi kırmızı hücre antikorlarının bazı serolojik testlerini etkileyebilir. Sodyum içeriği Bu tıbbi ürün her flakon başına 1 mmol (23 mg)’dan daha az sodyum ihtiva eder, yani aslında “sodyum içermez”. Ancak gerekli doza bağlı olarak hasta 1 flakondan fazla alabilir. Pediyatrik popülasyon Pediyatrik hastalara % 10 DIF uygulanırken vital bulguların izlenmesi tavsiye edilir.
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerBu belgede yan etki sıklıkları tablo sütunlarında verildiği için aşağıdaki listede sıklıklar eksik ya da başka bir etkinin yanında görünebilir; sıklıklar için KÜB belgesinin aslına bakınız.
Bağışıklık sistemi hastalıkları Aşırı duyarlılık reaksiyonları Yaygın olmayan Metabolizma ve beslenme hastalıkları İştahsızlık Yaygın olmayan Psikiyatrik hastalıklar Uykusuzluk, huzursuzluk Yaygın olmayan Sinir sistemi hastalıkları Baş ağrısı Çok yaygın Çok yaygın Baş dönmesi, titreme Yaygın olmayan Radikülopati, Senkop Yaygın olmayan Göz hastalıkları Fotofobi Yaygın olmayan Konjonktivit, Makülopati, Bulanık görme Yaygın olmayan Kulak ve labirent hastalıkları Vertigo Yaygın olmayan Kulak ağrısı Yaygın olmayan Kardiyak hastalıklar Taşikardi Yaygın Siyanoz Yaygın olmayan Vasküler hastalıklar Hipotansiyon, Yaygın Diyastolik hipertansiyon, Hipertansiyon Yaygın olmayan Kızarma, Hematom, Lenfödem, Sistolik hipertansiyon, Tromboz Yaygın olmayan Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıkları Bronşit, hırıltılı solunum Yaygın olmayan Balgamlı öksürük Yaygın olmayan Epistaksis, Burun tıkanıklığı, Üst solunum yolu öksürük sendromu, Sinüs ağrısı, Dispne Yaygın olmayan Gastrointestinal hastalıkları Mide bulantısı Çok yaygın Kusma Yaygın Karın ağrısı, Üst karın ağrısı, İshal, Gaz Yaygın olmayan Karın rahatsızlığı, Karın şişliği, Ağız kuruluğu, Hematemez Yaygın olmayan Deri ve deri altı doku hastalıkları Kaşıntı, Döküntü Yaygın olmayan Akne, Alopesi, Ekimoz, Eritem, Hiperhidroz, Palmar eritem, Purpura Yaygın olmayan Kas-iskelet bozuklukları ve bağ doku hastalıkları Sırt ağrısı, miyalji Yaygın Uzuvlarda rahatsızlık, Kas spazmları, Kas gerginliği, Boyun ağrısı, Ekstremite ağrısı Yaygın olmayan Artralji, kas-iskelet rahatsızlığı Yaygın olmayan Seçili advers reaksiyonların tanımı Ürünün her iki konsantrasyonunun ruhsatlandırılmasından bu yana, pazarlama sonrası en çok bildirilen advers etkiler göğüs ağrısı, kızarma, kan basıncında artış ve düşüş, halsizlik, dispne, bulantı, kusma, ateş, bel ağrısı, baş ağrısı ve titremedir. Pediyatrik popülasyon: PID çalışmasına dahil edilen 4 pediyatrik hastanın (≤17 yaş) güvenlilik sonuçları ve ITP çalışmasına dahil edilen 13 çocuğun (3-16 yaş) sonuçları değerlendirilmiştir. Baş ağrısı, üşüme, ateş, bulantı, kusma, hipotansiyon, kalp atış hızında artış ve sırt ağrısı oranı, yetişkinlere oranla daha yüksek gözlenmiştir. Bir çocukta siyanoz bildirilmiştir fakat yetişkinlerde bildirilmemiştir. Pediyatrik popülasyon klinik denemelerdeki hayati işaretlerin değerlendirilmesi, klinik olarak ilgili değişikliklerin herhangi bir modelini işaret etmemektedir. Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Ateş, rigor Çok yaygın Titreme Yaygın Göğüs rahatsızlığı, Göğüs ağrısı, Yorgunluk, Üşüme hissi, İnfüzyon bölgesi reaksiyonu, Halsizlik, Periferik ödem, Ağrı Yaygın olmayan Gergin hissetme, Grip benzeri hastalık, İnfüzyon yerinde eritem, İnfüzyon yerinde ağrı, Genel fiziksel sağlıkta bozulma Yaygın olmayan Araştırmalar Vücut sıcaklığında artış Yaygın Düşük diyastolik basınç, Yüksek kan nasıncı, Yüksek sistolik basınç, yüksek kalp hızı Yaygın olmayan Düşük sistolik basınç, Düşük hemoglobin, Düşük kalp hızı, Yüksek retikülosit sayısı Yaygın olmayan Yaralanma, zehirlenme ve prosedürel komplikasyonlar Ezilme Yaygın olmayan İnfüzyonla ilgili reaksiyon Yaygın olmayan.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.