FİXATOM 40 MG SERT KAPSÜL, 28 ADET
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Fixatom 40 mg ne için kullanılır?
KT 1FİXATOM, beyinde noradrenalin miktarını artıran atomoksetin isimli etkin maddeyi içeren bir ilaçtır ve Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) tedavisinde 6 yaş üzerindeki çocuklar, ergenler ve yetişkinlerde kullanılır.
Danışmanlık ve davranış tedavisi gibi ilaç içermeyen başka tedavileri de gerektiren bu hastalığın daha kapsamlı tedavisinin sadece bir bölümü olarak kullanılır.
FİXATOM, 6 yaşından küçük çocuklarda işe yarayıp yaramadığı ya da güvenli olup olmadığı bilinmediğinden, bu çocuklardaki DEHB tedavisinde kullanılmamalıdır.
FİXATOM yetişkinlerde, çocuklukta yaşanan hastalığın belirtileri gibi; çok sıkıntılı, iş veya sosyal hayatı etkileyen semptomların olduğu DEHB tedavisinde kullanılır.
Noradrenalin, beyinde doğal olarak üretilen bir kimyasal olup, DEHB olan hastalarda dikkati artırır ve düşünmeden hareket etmeyi ve aşırı hareketliliği azaltır.
Bu ilaç DEHB belirtilerini kontrol etmeye yardımcı olmak için reçete edilmiştir. FİXATOM bir uyarıcı değildir ve bu nedenle bağımlılık yapmaz.
İlacı kullanmaya başladıktan sonra belirtilerinizin tamamen düzelmesi birkaç haftayı alabilir.
DEHB olan çocuklar ve ergenlerde hareketsizce oturma güçlüğü ve dikkatini toplama güçlüğü görülür. Bunları başaramamaları, hastaların kendi hataları değildir. Çocuk ve ergenler bunları yapmak için çaba gösterir ancak, DEHB olduğunda, bunlar günlük yaşamda sorunlara neden olabilir. DEHB olan çocuklar ve ergenler, öğrenme ve ev ödevlerini yapmakta güçlük çekebilir. Evde, okulda ya da başka yerlerde iyi davranmakta zorlanırlar. DEHB, çocuklar ya da ergenlerin zekasını etkilememektedir.
DEHB olan yetişkinler, çocukların zor buldukları her şeyi yapmakta zorlanırlar ancak, bu durum iş, ilişkiler, düşük öz saygı ve eğitim zorlukları konularında da sorun yaşadıkları anlamına gelebilir.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Atomoksetine veya FİXATOM'un içeriğindeki diğer maddelerden herhangi birine karşı alerjikseniz (aşırı duyarlılığınız varsa).
- Son iki hafta içinde fenelzin gibi monoamin oksidaz inhibitörü (MAOİ) adı verilen ilaçlardan kullandıysanız. MAOİ bazen depresyon (ruhsal çökkünlük) ve diğer zihinsel sağlık problemleri için kullanılmaktadır. FİXATOM'u MAOİ ile birlikte kullanmak ciddi veya hayatı tehdit edici yan etkilere yol açabilir (FİXATOM kullanımına son verdikten en az 14 gün sonra MAOİ kullanmaya başlayabilirsiniz).
- Göz tansiyonu (dar açılı glokom) olarak adlandırılan göz hastalığınız varsa.
- Belirtisi olan kalp damar (kardiyovasküler) hastalığınız varsa, orta ya da ciddi yüksek tansiyonunuz varsa veya kalp atım hızınızın (nabzınızın) ve/veya tansiyonunuzun artmasından etkilenebilecek ciddi kalp damar (kardiyovasküler) bozukluklarınız varsa (FİXATOM kalp atım hızınızın artmasına ve/veya tansiyonunuzun artmasına neden olabilir).
- Beyinde kan damarlarınızda herhangi bir problem varsa – inme, kan damarının bir bölümünde şişme ve zayıflama (anevrizma) ya da kan damarlarının daralması veya tıkanması gibi
- Böbrek üstü bezlerinizde tümör varsa (feokromositoma).
Yukarıdakilerden herhangi biri sizin için geçerli ise FİXATOM kullanmayınız. Emin değilseniz, FİXATOM kullanmadan önce doktorunuz ya da eczacınızla konuşunuz. Çünkü FİXATOM bu sorunları kötüleştirebilir.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınız- İntihar ile ilgili düşünceleriniz ya da intihar teşebbüsünüz varsa.
- Kalp ile ilgili problemleriniz (kalp bozuklukları dahil) veya kalp atımlarınızda artış varsa. FİXATOM kalp atım hızınızı (nabzı) artırabilir. Kalp bozuklukları olan hastalarda ani ölüm bildirilmiştir.
- Yüksek tansiyonunuz varsa. FİXATOM kan basıncını artırabilir.
- Düşük tansiyonunuz varsa. FİXATOM düşük tansiyonlularda baş dönmesi ve baygınlığa neden olabilir.
- Tansiyonunuzdaki veya kalp atım hızınızdaki (nabzınızdaki) ani değişikliklerle ilgili sorunlarınız varsa.
- Kalp damar hastalığınız varsa veya daha önce felç geçirdiyseniz.
- Karaciğer ile ilgili probleminiz varsa (daha düşük bir doza gereksinimiz olabilir),
- Tansiyonunuzun veya kalp atım hızınızın artmasıyla kötüleşebilen yüksek tansiyon, kalp atışının hızlanması veya kalp damar (kardiyovasküler) ya da beyin damar (serebrovasküler) hastalığınız varsa.
- Sesler duyma veya olmayan şeyleri görmeyi (halüsinasyonları = varsanıları); gerçek olmayan şeylere inanma veya şüpheci olmayı içeren psikotik (şizofreni benzeri) belirtileriniz varsa.
- Anormal davranışlara neden olabilen mutlu olma veya aşırı heyecan (mani) ve huzursuzluğunuz varsa.
- Saldırgan duygularınız varsa.
- Dostça olmayan ve kızgın (düşmanca) duygularınız varsa.
- Geçmişinizde sara (epilepsi) veya herhangi bir nedenle geçirilmiş nöbetler varsa. (FİXATOM nöbet sıklığında artışa neden olabilir.)
- Normalden farklı duygularınız varsa (ani duygusal değişiklikler) ya da kendinizi çok mutsuz hissediyorsanız.
- Kontrol güçlüğünüz, vücudun herhangi bir bölümünde tekrarlayan kas seğirmeleriniz varsa ya da sesler ve sözcükleri tekrarlıyorsanız, FİXATOM kullanmaya başlamadan önce doktorunuz ile konuşunuz.
Tedaviye başlamadan önce doktorunuz ya da eczacınıza bilgi veriniz. FİXATOM bu sorunları kötüleştirebilir. Doktorunuz, ilacın sizi nasıl etkilediğini izlemek isteyecektir.
Doktorunuz FİXATOM'u almaya başlamadan önce ve FİXATOM'u aldığınız dönem boyunca tansiyonunuz ve kalp atım hızınızın (nabzınız) ve eğer FİXATOM'u çocukluk ya da ergenlik çağında kullanıyorsanız, boyunuz ve kilonuzun ölçülmesini isteyecektir. Bu kontrollerin amacı, FİXATOM'un sizin için doğru bir ilaç olup olmadığına karar vermektir.
Doktorunuz aşağıdaki konularda da sizinle konuşacaktır:
- Kullanmakta olduğunuz diğer tüm ilaçlar
- Geçmişte ailenizde açıklanamayan ani bir ölüm meydana gelip gelmediği
- Sizde ya da ailenizde bulunabilecek diğer tüm tıbbi sorunlar (kalp sorunları gibi) Olabildiğince fazla bilgi vermeniz önemlidir. Bu bilgiler, FİXATOM'un sizin için doğru ilaç olup olmadığı konusunda karar vermesi açısından doktorunuza yardımcı olacaktır.
Doktorunuz, bu ilacı kullanmaya başlamadan önce başka tıbbi testlerin gerekli olduğuna karar verebilir.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi FİXATOM'un içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir. Bazı kişilerde yan etkiler ortaya çıkmakla birlikte, kullananların çoğu atomoksetinin kendilerine yardımcı olduğunu düşünmektedir. Doktorunuz bu yan etkiler konusunda size bilgi verecektir.
Aşağıdakilerden biri olursa, FİXATOM'u kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Şiddetli alerjik reaksiyonlar (yüzde, dilde, dudaklarda veya boğazda şişme ve buna bağlı olarak yutma veya nefes almada zorluk, kaşıntı, kurdeşen) Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir. Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise sizin FİXATOM'a karşı ciddi alerjiniz var demektir. Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sıralanmıştır:
Çok yaygın: 10 hastanın en az 1'inde görülebilir.
Yaygın: 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan: 100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek: 1.000 hastanın birinden az, fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Çok seyrek: 10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmiyor: Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor.
Bazı yan etkiler ciddi olabilir. Aşağıdaki yan etkilerden herhangi birini fark ederseniz, derhal bir doktora başvurunuz:
Yaygın olmayan yan etkiler (100 hastadan 1 kişiden azını etkileyebilir)
- Çok hızlı kalp atımı ya da böyle hissedilmesi, anormal kalp ritimleri
- İntihar düşüncesi ya da intihara teşebbüs
- Saldırganlık
- Dostça olmayan ve kızgın (düşmanca) duygular
- Duygusal dalgalanmalar veya değişkenlik
- Aşağıdaki belirtileri gösteren ciddi alerjik reaksiyon
- Yüzde ve boğazda şişme
- Nefes almada güçlük
- Ürtiker (kabarık, kaşıntılı küçük deri döküntüleri)
- Nöbetler
- Gerçek olmayan şeylere inanma veya şüpheci olma gibi psikotik reaksiyonlar, sesler duyma veya olmayan şeyleri görme gibi halüsinasyonlar 18 yaşından küçük çocuklar ve ergenlerde, aşağıda belirtilenler gibi yan etkilerin riski artmaktadır:
- İntihar düşüncesi ya da intihar isteği (100 hastadan 1 kişiden azını etkileyebilir)
- Duygusal değişkenlik (10 hastadan 1 kişiden azını etkileyebilir)
Yetişkinlerde, aşağıda belirtilenler gibi yan etkilerin riski azalmaktadır:
- Nöbetler (sıklığı bilinmemektedir)
- Sesler duyma veya olmayan şeyleri görmeyi (halüsinasyonları); gerçek olmayan şeylere inanma veya şüpheci olmayı içeren psikotik belirtiler (1.000 hastadan 1 kişiden azını etkileyebilir)
- Seyrek (1.000 hastadan 1 kişiden azını etkileyebilir)
- Karaciğer hasarı
- Aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz, hemen doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- İdrarın koyulaşması
- Derinin ve gözlerin sarılaşması
- Kaburgalarınızın sağ alt tarafına elinizle bastırdığınızda karın ağrısı (hassasiyet)
- Açıklanamayan şekilde mide bulantısı
- Yorgunluk
- Kaşıntı
- Grip benzeri belirtilerle çökkünlük hissi
Bildirilen diğer yan etkiler aşağıda sıralananları içerir. Bu etkiler ciddileşirse doktorunuza ya da eczacınıza bilgi veriniz.
Çok yaygın yan etkiler (10 hastada 1 kişiden fazlasını etkileyebilir) 6 yaş ve üzerindeki çocuklarda ve ergenlerde bildirilen yan etkiler: Yetişkinler:
- Baş ağrısı
- Mide ağrısı
- İştah azalması (aç hissetmeme)
- Bulantı
- Kusma
- Uyuklama
- Tansiyonun yükselmesi
- Kalp atım hızının (nabzın) artması
Hastaların çoğunda bu etkiler bir süre sonra ortadan kaybolabilir.
- Bulantı
- Ağız kuruluğu
- Baş ağrısı
- İştah azalması (aç hissetmeme)
- Uykuya dalma, uykunun sürekliliği ve sabah erken uyanma sorunları
- Tansiyonun yükselmesi
- Kalp atım hızının (nabzın) artması
- Yaygın yan etkiler (10 hastada 1 kişiden fazlasını etkileyebilir) 6 yaş ve üzerindeki çocuklarda ve ergenlerde bildirilen yan etkiler: Yetişkinler:
- Sinirlilik ya da gerginlik hali
- Sabah erken uyanmayı da içeren uyku sorunları
- Depresyon
- Üzüntü ya da ümitsizlik hissi
- Kaygı
- Tikler
- Göz bebeklerinin (gözün koyu renkli merkezi) büyümesi
- Sersemlik
- Kabızlık
- İştah kaybı
- Mide bozukluğu, hazımsızlık
- Deride şişme, kızartı ve kaşıntı
- Döküntü
- Halsizlik (letarji)
- Yorgunluk
- Göğüs ağrısı
- Kilo kaybı
- Gerginlik hali
- Cinsel ilgide azalma
- Uyku bozukluğu
- Depresyon
- Üzüntü ya da ümitsizlik hali
- Kaygı
- Sersemlik
- Anormal tat alma ya da düzelmeyen tat alma değişikliği
- Titreme
- Ellerde veya ayaklarda karıncalanma ya da uyuşukluk
- Uyuklama, uyuşukluk, yorgunluk
- Kabızlık
- Mide ağrısı
- Hazımsızlık
- Gaza bağlı mide-bağırsakta şişkinlik
- Kusma
- Sıcak basması ya da cilt kızarması
- Çok hızlı kalp atımı ya da böyle hissedilmesi
- Deride şişme, kızarıklık ve kaşıntı
- Terlemede artış
- Döküntü
- İdrar yapamama, sık idrara çıkma ya da kesintili idrar akışı, idrar yaparken ağrı gibi tuvalete çıkma sorunları
- Prostat bezinde enflamasyon (prostatit)
- Erkeklerde kasık ağrısı
- Sertleşme sağlayamama
- Orgazm gecikmesi
- Sertleşmeyi sürdürme güçlüğü
- Adet krampları
- Güç ya da enerji eksikliği
- Yorgunluk
- Halsizlik (letarji)
- Üşüme
- Sinirlilik, gerginlik hali
- Susuzluk hissi
- Kilo kaybı
- Yaygın olmayan yan etkiler (100 hastada 1 kişiden azını etkileyebilir) 6 yaş ve üzerindeki çocuklarda ve ergenlerde bildirilen yan etkiler: Yetişkinler:
- Bayılma
- Titreme
- Migren
- Bulanık görme
- Deride yanma, uyuşma, kaşınma ya da karıncalanma gibi anormal hisler
- Ellerde veya ayaklarda karıncalanma ya da uyuşukluk
- Nöbetler
- Çok hızlı kalp atımı ya da böyle hissedilmesi
- Nefes darlığı
- Terlemede artış
- Derinin kaşınması
- Güç ya da enerji eksikliği
- Huzursuzluk
- Tikler
- Bayılma
- Migren
- Bulanık görme
- Anormal kalp ritmi
- El ve ayak parmaklarında üşüme
- Göğüs ağrısı
- Nefes darlığı
- Kabarık, kırmızı, kaşıntılı döküntüler (ürtiker)
- Kas spazmları
- İdrar sıkıştırması
- Anormal orgazm ya da orgazm olmaması
- Adet düzensizliği
- Boşalma sağlanamaması
- Seyrek yan etkiler (1.000 hastada 1 kişiden azını etkileyebilir) 6 yaş ve üzerindeki çocuklarda ve ergenlerde bildirilen yan etkiler: Yetişkinler:
- Kan dolaşımının zayıf olması sonucu el ve ayak parmaklarının uyuşması ve solgun bir renk alması (Raynaud hastalığı)
- Sık idrara çıkma ya da kesintili idrar akışı, idrar yaparken ağrı gibi tuvalete çıkma sorunları
- Sertleşmenin uzaması ve ağrılı olması
- Erkeklerde kasık ağrısı
- Kan dolaşımının zayıf olması sonucu el ve ayak parmaklarının uyuşması ve solgun bir renk alması (Raynaud hastalığı)
- Sertleşmenin uzaması ve ağrılı olması
- Büyüme üzerindeki etkiler
Atomoksetin kullanmaya başladıklarında bazı çocuklarda büyüme (boy ve kilo) hızında azalma ortaya çıkmaktadır. Bununla birlikte, uzun süreli tedavi ile çocukların kilosu ve boyu yaş aralıkları için normal düzeye dönmektedir. Doktorunuz, zaman içerisinde çocuğunuzun boyu ve kilosunu takip edecektir. Çocuğunuz beklendiği şekilde kilo almıyor ya da büyümüyorsa, doktorunuz çocuğunuzun dozunu değiştirebilir ya da FİXATOM tedavisini geçici olarak durdurmaya karar verebilir.
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
- Eğer hamile olabileceğinizi düşünüyorsanız ya da hamile kalmayı planlıyorsanız, FİXATOM kullanmadan önce doktorunuz veya eczacınızla konusunuz.
- FİXATOM, doktorunuz tavsiye etmediği sürece hamilelik sırasında kullanılmamalıdır.
- FİXATOM ile tedavi sırasında uygun bir doğum kontrol yöntemi kullanılmalıdır.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
FİXATOM'un anne sütüne ya da hamilelik sırasında bebeğe geçip geçmediği bilinmemektedir. Bu nedenle, eğer emziriyorsanız FİXATOM kullanmamalısınız ya da emzirmeyi bırakmalısınız.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerFİXATOM'un içeriğinde özel uyarı gerektiren herhangi bir yardımcı madde bulunmamaktadır.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Fixatom 40 mg muadilleri
Fixatom 40 mg ile aynı etken maddeyi (atomoksetin hidroklorür) içeren 3 eşdeğer ilaç bulunmaktadır.
Diğer dozlar ve formlar
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · Endikasyon6 yaş ve üzerindeki çocuklarda Dikkat Eksikliği/Hiperaktivite Bozukluğu'nun (DEHB) tedavisinde, ergenlerde ve yetişkinlerde daha kapsamlı bir tedavi programının parçası olarak endikedir. DEHB tedavisi pediyatrist, çocuk/ergen psikiyatristi ya da psikiyatrist gibi bir uzman hekim tarafından başlatılmalıdır. Tanı güncel DSM kriterlerine ya da ICD’deki kılavuzlara göre yapılmalıdır. Yetişkinlerde, çocukluk çağındaki DEHB semptomlarının varlığı doğrulanmalıdır. Hastanın sosyal çevresiyle işbirliği faydalı olabilir. Bu semptomların belirsiz olduğu durumlarda başlanmamalıdır. Sadece bir ya da daha fazla DEHB semptomunun varlığında tanı konulamaz. Tanı için klinik değerlendirmelere göre; orta ya da daha şiddetli fonksiyonel bozuklukla birlikte hastaların 2 veya daha fazla ortamda hayatlarını etkileyen (örneğin, sosyal, akademik ve/veya mesleki), en az orta şiddette DEHB'si olması gerekmektedir. Atomoksetinin antidepresan bir etkisi olmayıp sadece DEHB tedavisinde endikedir. Bu ürünün güvenli kullanımı için ek bilgi: Bir kapsamlı tedavi programı, genellikle psikolojik, eğitim amaçlı ve sosyal ölçümleri içerir ve kısa dikkat süresi, dikkatin çabuk dağılması, emosyonel labilite, impulsivite, orta ile şiddetli düzeyde hiperaktivite, minör nörolojik belirtiler ve anormal EEG gibi semptomlar ile karakterize davranışsal bir sendromu olan hastaları stabilize etmeyi amaçlar. Öğrenme yetisi bozulabilir ya da etkilenmeyebilir. Bu sendromu olan hastaların hepsinde farmakolojik tedavi endike değildir. İlacın kullanımına yönelik karar; hastaların semptom şiddetine, hastanın yaşı ile ilişkili yetersizliğe ve semptomların sürekliliğine göre yapılan kapsamlı bir değerlendirme ile verilmelidir.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · Kontrendikasyonlarİlacın içerdiği etkin madde ya da 6.1’de listelenen yardımcı maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılığı olan kişilerde kontrendikedir. Atomoksetin, monoamin oksidaz inhibitörleri (MAOİ) ile birlikte veya MAOİ ile tedavi kesildikten sonra en az 2 hafta süresince kullanılmamalıdır. Atomoksetin tedavisi kesildikten sonra 2 hafta süresince MAOİ tedavisi başlatılmamalıdır. Klinik çalışmalarda, atomoksetin kullanımı midriyazis görülme oranındaki artış ile ilişkili bulunduğundan, dar açılı glokomu olan hastalarda kullanılmamalıdır. Atomoksetin semptomatik kardiyovasküler hastalığı olanlar, orta ya da ciddi hipertansiyonu olanlar ve kan basıncı ya da kalp atım hızının artması ile durumu klinik açıdan önemli derecede bozulabilecek ciddi kardiyovasküler ya da serebrovasküler bozuklukları olan hastalarda kontrendikedir. Ciddi kardiyovasküler bozukluklar; ciddi hipertansiyon, kalp yetmezliği, arteriyel okluzif hastalık, anjina, hemodinamik olarak önemli konjenital kalp hastalıkları, kardiyomiyopatiler, miyokart enfarktüsü, hayatı potansiyel tehdit edici aritmiler ve kanalopatileri (iyon kanallarının disfonksiyonu nedeniyle ortaya çıkan bozukluklar) içerebilir. Ciddi serebrovasküler bozukluklar serebral anevrizma ya da inmeyi içerebilir. Bir MAOİ ile kombine olarak kullanıldığında, beyin monoamin konsantrasyonlarını etkileyen diğer ilaçlar ile ciddi, bazen fatal reaksiyonlar (hipertermi, rijidite, miyoklonus, yaşamsal belirtilerdeki olası hızlı değişimlerden kaynaklanan otonomik instabilite, deliryum ve komaya doğru ilerleyen aşırı ajitasyon da dahil olmak üzere mental durum değişimleri) bildirilmiştir. Bazı vakalar nöroleptik malign sendrom benzeri belirtiler göstermiştir. Bu reaksiyonlar, bu ilaçlar eşzamanlı veya yakın zamanlı verildiklerinde meydana gelir. Atomoksetin feokromositoması olan ya da feokromositoma öyküsü olan hastalarda kullanılmamalıdır.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriİntiharla ilişkili davranış Atomoksetinle tedavi edilen hastalarda intiharla ilişkili davranış (intihar girişimi ve intihar düşüncesi) bildirilmiştir. Çift kör klinik çalışmalarda, atomoksetin verilen hastalarda intiharla ilişkili davranışlar yaygın olmamakla birlikte, plasebo ile karşılaştırıldığında atomoksetinle tedavi edilen çocuk ve ergenlerde daha sık gözlenmiştir. Yetişkinlerde yapılan çift kör klinik çalışmalarda plasebo ile atomoksetin arasında intiharla ilişkili davranış sıklığı açısından bir farklılık bulunmamaktadır. DEHB için tedavi edilen hastalar intihar davranışının oluşması ya da kötüleşmesi açısından dikkatle izlenmelidir. Ani ölüm ve önceden var olan yapısal kardiyak anomaliler Atomoksetini olağan dozda alan yapısal kardiyak bozukluğu olan hastalarda ani ölümler rapor edilmiştir. Bazı ciddi yapısal kardiyak anomaliler tek başına artan ani ölüm riski taşısa da, atomoksetin bilinen ciddi yapısal kardiyak anomalisi olan hastalarda bir kardiyoloji uzmanının konsültasyonu ile dikkatle kullanılmalıdır. Kardiyovasküler etkiler Atomoksetin kalp atım hızını ve kan basıncını etkileyebilir. Atomoksetin kullanan çoğu hastanın kalp atım hızı (ortalama < 10 vuru/dakika) ve/veya kan basıncında (ortalama <5 mmHg) hafif bir yükselme görülür. Ancak, DEHB klinik araştırmalarından elde edilen veriler atomoksetin kullanan hastanın (yaklaşık olarak çocuk ve ergenlerin %8-12'si ve yetişkinlerin %6 ila 10'u) kalp atım hızlarında (20 vuru/dk veya üzeri) veya kan basıncında (15-20 mmHg veya üzeri) daha sık oranda değişiklik yaşadığını göstermektedir. Bu klinik çalışma verilerinin analizi sonucu atomoksetin tedavisi sırasında kan basıncı ve kalp atımında değişiklik yaşayan çocuk ve ergenlerin yaklaşık %15-26'sı ve yetişkinlerin yaklaşık %27-32'sinde bu değişikliğin devam ettiği ya da ilerlediği gösterilmiştir. Kan basıncında uzun süre devam eden değişiklikler potansiyel olarak miyokardiyal hipertrofi gibi klinik sonuçlara yol açabilir. Bu bulguların sonucunda, atomoksetinle tedavisi planlanan hastaların kardiyak hastalık oluşumu açısından geçmişi ve fiziksel muayene ile değerlendirilip eğer ilk bulgular bu gibi bir hastalık veya geçmişi akla getiriyorsa bir uzman tarafından kardiyak değerlendirme yapılmalıdır. Klinik olarak önemli artışları tespit etmek için tedavi başlamadan önce ve tedavi sırasında, her doz ayarlamasından sonra ve en az her 6 ayda bir kalp atım hızı ve kan basıncı ölçülüp kaydedilmesi önerilmektedir. Pediyatrik hastalar için büyüme persentil tablosu kullanımı önerilmektedir. Yetişkinlerde hipertansiyon için güncel referans kılavuzlar takip edilmelidir. Atomoksetin ciddi kardiyovasküler veya serebrovasküler bozuklukları olan hastalarda kullanılmamalıdır. Atomoksetin kan basıncı ve kalp atım hızında klinik açıdan önemli artış yaşamış (örn, kan basıncında 15-20 mmHg veya kalp atım hızında 20 vuru/dk) ve durumu kötüye gitmesi beklenen ciddi kardiyovasküler hastalığı bulunan hastalarda kullanılmamalıdır. Atomoksetin kan basıncı veya kalp atım hızının artmasıyla kötüleşebilen hipertansiyon, taşikardi veya kardiyovasküler ya da serebrovasküler hastalık gibi altta yatan bir tıbbi rahatsızlığı bulunan hastalarda dikkatle kullanılmalıdır. Atomoksetin tedavisi sırasında palpitasyon, eforla göğüs ağrısı, açıklanamayan senkop, dispne ya da diğer semptomlar gibi anlamlı kardiyak hastalığı semptomları gelişen hastalar kardiyak değerlendirme için hemen uzmana başvurmalıdır. Konjenital veya edinilmiş uzun QT veya Torsades de Pointes veya ailede QT uzaması öyküsü olan hastalarda atomoksetin kullanımından kaçınılmalıdır. Atomoksetin tedavisine başlanılmadan ve tedavi boyunca önceden var olan veya altta yatan kardiyovasküler ve serebrovasküler hastalık durumları araştırılmalı ve takip edilmelidir. Tüm hastalarda olası ve klinik açıdan önemli artışları saptamak için atomoksetin tedavisine başlamadan önce, doz arttırıldıktan sonra ve tedavi sırasında özellikle tedavinin ilk aylarında periyodik olarak kalp atım hızı ve kan basıncının ölçülmesi önerilmektedir. Hastalarda ortostatik hipotansiyon da bildirildiğinden, hastaları hipotansiyona yatkınlaştıracak durumlarda veya ani kalp atım hızı veya kan basıncı ile ilgili her türlü durumda atomoksetin dikkatle kullanılmalıdır. Serebrovasküler etkiler Serebrovasküler durumlar açısından ilave risk faktörleri (kardiyovasküler hastalık hikayesi, birlikte kullanılan kan basıncını artıran ilaçlar gibi) taşıyan hastalar atomoksetin ile tedaviye başladıktan sonra her muayenede nörolojik bulgu ve semptomlar açısından değerlendirilmelidir. Hepatik etkiler Çok seyrek olarak, karaciğer enzimlerinde artış ve sarılığın eşlik ettiği yüksek bilirubin seviyesi ile kendini gösteren karaciğer hasarı bildirilmiştir. Ayrıca çok seyrek olarak, akut karaciğer yetmezliğini içeren karaciğer hasarı bildirilmiştir. Sarılık tespit edilmiş ya da laboratuvar bulgularında karaciğer hasarı tespit edilmiş hastalarda atomoksetin kullanımı kesilmeli ve tekrar başlanmamalıdır. Psikotik veya manik semptomlar Daha önce psikotik hastalığı veya mani geçmişi olmayan çocuk ve ergenlerde halüsinasyonlar, delüzyonal düşünce, mani veya ajitasyon gibi tedaviyle gelişen psikotik veya manik semptomlar atomoksetinin mutad dozlarda kullanımıyla oluşabilir. Bu gibi semptomlar oluştuğunda buna atomoksetinin neden olduğu düşünülmeli ve tedavinin sonlandırılması değerlendirilmelidir. Atomoksetinin daha önceden var olan psikotik veya manik semptomları alevlendirebileceği olasılığı ise dışlanamaz. Agresif davranış, hostilite veya emosyonel labilite Klinik çalışmalarda plasebo ile karşılaştırıldığında, atomoksetin ile tedavi gören çocuk, ergen ve yetişkinlerde hostilite (çoğunlukla agresyon, karşı gelme davranışı ve öfke) daha sık görülmektedir. Emosyonel labilite klinik çalışmalarda plasebo ile karşılaştırıldığında atomoksetin ile tedavi gören çocuklarda daha sık oranda görülmüştür. Hastalar agresif davranış, hostilite veya emosyonel labilitenin oluşumu ya da kötüleşmesi açısından yakından izlenmelidir. Olası alerjik olaylar Yaygın olmamakla birlikte, atomoksetin kullanan hastalarda anafilaktik reaksiyonlar, döküntü, anjiyonörotik ödem ve ürtiker gibi alerjik reaksiyonlar bildirilmiştir. Nöbetler atomoksetin kullanımı ile birlikte potansiyel bir risktir. Nöbet öyküsü olan hastalarda atomoksetin uygulanırken dikkatli olunmalıdır. Başka bir neden teşhis edilmeden nöbet gelişen veya nöbet sıklığında artış gözlenen hastalarda atomoksetin kullanımının kesilmesi düşünülmelidir. Büyüme ve gelişme Atomoksetin ile tedavi süresince çocuk ve ergenlerde büyüme ve gelişmenin izlenmesi gerekir. Uzun süreli tedavi gerektiren hastalar izlenmeli ve büyümeyen ya da yeterli şekilde kilo almayan çocuk ve ergenlerde doz azaltılması ya da tedaviye ara verilmesi olasılığı göz önünde bulundurulmalıdır. Klinik veriler atomoksetinin algılama ya da cinsel olgunlaşma üzerinde sağlığa zararlı bir etkisi olduğunu göstermez, ancak uzun süreli tedavi ile ilgili veri sınırlıdır. Bu nedenle uzun süreli tedavi gereken hastalar dikkatle izlenmelidirler. Yeni gelişen veya kötüleşen komorbid depresyon, anksiyete ve tikler DEHB'si ve komorbid kronik motor tikleri ya da Tourette bozukluğu olan pediyatrik hastalarda yapılan kontrollü bir çalışmada, plasebo ile tedavi edilen hastalarla kıyaslandığında atomoksetin ile tedavi edilen hastalar tiklerde kötüleşme yaşamamışlardır. DEHB'si ve Majör Depresif Bozukluğu olan ergen hastalarda yapılan kontrollü bir çalışmada, plasebo ile tedavi edilen hastalarla kıyaslandığında atomoksetin ile tedavi edilen hastalar depresyonda kötüleşme yaşamamışlardır. DEHB'si ve komorbid anksiyete bozukluğu olan hastalarda yapılan iki kontrollü çalışmada, (biri pediyatrik hastalarda ve biri yetişkin hastalarda) plasebo ile tedavi edilen hastalarla kıyaslandığında atomoksetin ile tedavi edilen hastalar anksiyetede kötüleşme yaşamamışlardır. Atomoksetin alan hastalarda pazarlama sonrası seyrek olarak anksiyete, depresyon veya depresif ruh hali ve çok seyrek olarak tik bildirilmiştir. Atomoksetinle DEHB tedavisi gören hastalar anksiyete belirtileri, deprese ruh hali ve depresyon ya da tiklerin oluşumu ya da kötüleşmesi açısından izlenmelidir. 6 yaşın altındaki çocuklar Bu yaş grubunda etkililik ve güvenlilik henüz belirlenmediğinden 6 yaşın altındaki hasta çocuklarda kullanılmamalıdır. Diğer terapötik kullanım Atomoksetin, DEHB olmayan yetişkinlerde yürütülen klinik çalışmaların sonucunda plasebo ile karşılaştırıldığında, herhangi bir etki göstermediğinden majör depresif epizodlar ve/veya anksiyetenin tedavisinde endike değildir.
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkiler6 yaş ve üzerindeki çocuklar ve ergenler: Pediyatrik plasebo kontrollü çalışmalarda atomoksetin ile ilişkili en yaygın görülen yan etkiler, baş ağrısı, karın ağrısı ve iştah azalması olup, hastaların sırasıyla %19, %18 ve %16’sında bildirilmiş, ancak nadiren ilacın kesilmesine yol açmıştır (tedaviyi yarıda bırakma oranları baş ağrısı için %0,1, karın ağrısı için %0,2 ve iştah azalması için %0’dır). Karın ağrısı ve iştah azalması genellikle geçicidir. İştah azalması nedeniyle, bazı hastalar tedavinin erken dönemlerinde vücut ağırlığı ve boy uzaması açısından büyüme geriliği yaşamıştır. Atomoksetin ile uzun süreli tedavi edilen hastalar ortalama olarak, kilo ve boy artışında başlangıçtaki azalmayı takiben, tedavi süresince, grup bazal verilerince öngörülen ortalama kilo ve boya ulaşmışlardır. Özellikle tedavinin ilk ayında olmak üzere, hastaların yaklaşık olarak %10-%11’inde bulantı, kusma ve somnolans görülebilir. Ancak bu epizodlar genellikle hafif ile orta şiddette olup geçicidir ve belirgin ölçüde tedaviyi yarıda bırakmaya neden olmamıştır (tedaviyi bırakma oranları ≤%0,5). Pediyatrik ve yetişkin plasebo kontrollü çalışmalarının her ikisinde de atomoksetin kullanan hastaların plasebo kullananlara kıyasla, kalp atım hızlarında, sistolik ve diyastolik kan basıncında bir artış olmuştur. Noradrenerjik tonüs etkisi nedeniyle, atomoksetin kullanan hastalarda ortostatik hipotansiyon (%0,2) ve senkop (%0,8) bildirilmiştir. Atomoksetin, hastalarda herhangi bir sebeple hipotansiyona yol açabilecek durumlarda dikkatle kullanılmalıdır. Aşağıdaki istenmeyen etkiler 6 yaş ve üzerindeki çocuklar ve ergen hastalarda klinik çalışmalardaki laboratuvar araştırmaları ile advers olay raporlarına ve pazarlama sonrası spontan raporlara dayanmaktadır. Tahmini sıklıklar: Metabolizma ve beslenme hastalıkları Çok yaygın: İştah azalması Yaygın: Anoreksi (iştah kaybı) Psikiyatrik hastalıklar Yaygın: İrritabilite, duygudurum dalgalanmaları, uykusuzluk, ajitasyon*, anksiyete, depresyon ve depresif ruh hali*, tikler* Yaygın olmayan: İntiharla ilişkili olaylar, agresyon, hostilite, emosyonel labilite*, psikoz (halüsinasyonlar dahil)* Sinir sistemi hastalıkları Çok yaygın: Baş ağrısı, somnolans Yaygın: Sersemlik Yaygın olmayan: Senkop, tremor, migren, parestezi*, hipoestezi*, nöbet** Göz hastalıkları Yaygın: Midriyazis Yaygın olmayan: Bulanık görme Kardiyak hastalıklar Yaygın olmayan: Palpitasyonlar, sinüs taşikardisi, QT aralığı uzaması** Vasküler hastalıklar Seyrek: Raynaud fenomeni Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar Yaygın olmayan: Dispne* Gastrointestinal hastalıklar Çok yaygın: Karın ağrısı, kusma, bulantı Yaygın: Kabızlık, dispepsi Hepato-biliyer hastalıklar Yaygın olmayan: Artmış kan bilirubini* Seyrek: Anormal/artmış karaciğer fonksiyon testleri, sarılık, hepatit, karaciğer hasarı, akut karaciğer yetmezliği* Deri ve deri altı doku hastalıkları Yaygın: Dermatit, prurit, döküntü Yaygın olmayan: Hiperhidroz, alerjik reaksiyonlar Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Seyrek: Üriner tutukluk, üriner retansiyon Üreme sistemi ve meme hastalıkları Seyrek: Priapizm, erkeklerde genital ağrı Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Yaygın: Yorgunluk, letarji, göğüs ağrısı* Yaygın olmayan: Asteni Araştırmalar Çok yaygın: Kan basıncında artış, kalp atım hızında artış Yaygın: Kilo kaybı 1 Üst karın ağrısı, mide, karın ve epigastrik rahatsızlıklar da dahil. 2 Sedasyon da dahil. 3 Başlangıç, orta ve terminal (sabah erken uyanma) dönem uykusuzluk dahil. 4 Ölçülen vital bulgulara dayalı kalp atım hızı ve kan basıncı verileri *.4 **.4 ve 4.5 CYP2D6’yı yavaş metabolize edenler: Aşağıdaki advers etkiler, CYP2D6’yı yavaş metabolize eden hastaların en az %2’sinde ve hızlı metabolize edenlerle kıyaslandığında yavaş metabolize edenlerde istatistiksel olarak anlamlı şekilde daha sık görülmüştür (advers etkilerin görülme sıklıkları yavaş metabolize ve hızlı metabolize edenlerde sırası ile belirtilmiştir): iştah azalması (%24,1, %17); kombine uykusuzluk (uykusuzluk, başlangıç ve orta dönem uykusuzluk dahil %14,9, %9,7); kombine depresyon (depresyon, majör depresyon, depresif semptom, deprese ruh hali ve disfori dahil %6,5, %4,1); kilo azalması (%7,3, %4,4); kabızlık (%6,8, %4,3); tremor (%4,5, %0,9); sedasyon (%3,9, %2,1); ekskoryasyon (%3,9, %1,7), enürez (%3, %1,2); konjunktivit (%2,5, %1,2); senkop (%2,5, %0,7), sabahları erken uyanma (%2,3, %0,8), midriyazis (%2, %0,6). Aşağıda belirtilen advers etkiler yukarıda belirtilen kriterlere uymamıştır ancak kayda değerdir; genel anksiyete bozukluğu (yavaş metabolize edenlerde %0,8 ve hızlı metabolize edenlerde %0,1). Ayrıca, 10 haftaya kadar süren çalışmalarda kilo kaybı yavaş metabolize edenlerde daha fazla görülmüştür (ortalama olarak hızlı metabolize edenlerde 0,6 kg ve yavaş metabolize edenlerde 1,1 kg). Yetişkinler: Yetişkinlerde yapılan DEHB klinik çalışmalarında, atomoksetin tedavisi ile birlikte aşağıdaki sistem organ sınıflarında en sık bildirilen yan etkiler görülmüştür: gastrointestinal, sinir sistemi ve psikiyatrik bozukluklar. Bildirilen en sık görülen advers olaylar iştah azalması (%14,9), uykusuzluk (%11,3), baş ağrısı (%16,3), ağız kuruluğu (%18,4) ve bulantı (%26,7)’dır. Bu olayların büyük çoğunluğu hafif ve orta derece şiddette olup en sık ciddi rapor edilen olaylar bulantı, uykusuzluk, yorgunluk ve baş ağrısıdır. Yetişkinlerdeki üriner retansiyon veya üriner tutukluk şikayetleri, potansiyel olarak atomoksetin ile ilişkili görülmelidir. Aşağıdaki istenmeyen etkiler yetişkinlerde klinik çalışmalardaki laboratuvar araştırmaları ile advers olay raporlarına ve pazarlama sonrası spontan raporlara dayanmaktadır. Tahmini sıklık: Metabolizma ve beslenme hastalıkları Çok yaygın: İştah azalması Psikiyatrik hastalıklar Çok yaygın: Uykusuzluk Yaygın: Ajitasyon*, libido azalması, uyku bozukluğu, depresyon ve depresif ruh hali*, anksiyete, Yaygın olmayan: İntiharla ilişkili olaylar*, agresyon, hostilite, emosyonel labilite*, huzursuzluk, tikler* Seyrek: Psikoz (halüsinasyonlar dahil)* Sinir sistemi hastalıkları Çok yaygın: Baş ağrısı Yaygın: Sersemlik, dizguzi, parestezi, somnolans (sedasyon dahil), tremor Yaygın olmayan: Senkop, migren, hipoestezi* Bilinmiyor: Nöbet** Göz hastalıkları Yaygın olmayan: Bulanık görme Kardiyak hastalıklar Yaygın: Palpitasyonlar, taşikardi Yaygın olmayan: QT aralığı uzaması** Vasküler hastalıklar Yaygın: Kızarma, sıcak basması Yaygın olmayan: Periferik soğukluk Seyrek: Raynaud fenomeni Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar Yaygın olmayan: Dispne* Gastrointestinal hastalıklar Çok yaygın: Ağız kuruluğu, bulantı Yaygın: Karın ağrısı, konstipasyon, dispepsi, flatulans, kusma Hepato-biliyer hastalıklar Seyrek: Anormal/artmış karaciğer fonksiyon testleri, sarılık, hepatit, karaciğer hasarı, akut karaciğer yetmezliği, artmış kan bilirubini* Deri ve deri altı doku hastalıkları Yaygın: Dermatit, hiperhidroz, döküntü Yaygın olmayan: Alerjik reaksiyonlar, prurit, ürtiker Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Yaygın olmayan: Kas spazmları Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Yaygın: Disüri, pollaküri, üriner tutukluk, üriner retansiyon Yaygın olmayan: Miksiyon aciliyeti Üreme sistemi ve meme hastalıkları Yaygın: Dismenore, ejakülasyon bozukluğu, erektil disfonksiyon, prostatit, erkeklerde genital ağrı Yaygın olmayan: Ejakülasyon kaybı, menstrüasyon düzensizliği, anormal orgazm Seyrek: Priapizm Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Yaygın: Asteni, yorgunluk, letarji, titreme, gergin hissetme, irritabilite, susuzluk Yaygın olmayan: Üşüme, göğüs ağrısı* Araştırmalar Çok yaygın: Kan basıncında artış, kalp atım hızında artış Yaygın: Kilo kaybı 1 Üst karın ağrısı, mide, karın ve epigastrik rahatsızlıklar da dahil. 2 Başlangıç, orta ve terminal (sabah erken uyanma) dönem uykusuzluk dahil. 3 Ölçülen vital bulgulara dayalı kalp atım hızı ve kan basıncı verileri 4 Anafilaktik reaksiyonlar ve anjiyonörotik ödem dahil *.4 **.4 ve 4.5 CYP2D6 yavaş metabolize edenler: Aşağıdaki advers etkiler CYP2D6 yavaş metabolize eden hastaların en az %2’sinde meydana gelmiştir ve hızlı metabolize edenlere göre istatistiksel olarak anlamlı şekilde daha sıktır. (advers etkilerin görülme sıklıkları yavaş metabolize ve hızlı metabolize edenlerde sırası ile belirtilmiştir): bulanık görme (%3,9, %1,3), ağız kuruluğu (%34,5, %17,4), kabızlık (%11,3, %6,7), gergin hissetme (%4,9, %1,9), iştah azalması (%23,2, %14,7), tremor (%5,4, %1,2), uykusuzluk (%19,2, %11,3), uyku bozukluğu (%6,9, %3,4), orta derecede uykusuzluk (%5,4, %2,7), terminal uykusuzluk (%3, %0,9), idrar retansiyonu (%5,9, %1,2), erektil disfonksiyon (%20,9, %8,9), ejakülasyon bozukluğu (%6,1, %2,2), hiperhidroz (%14,8, %6,8), periferal soğukluk (%3, %0,5).
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.