EPOBEL 5000 IU/0,5 ML IV/SC STERİL ENJEKSİYONLUK ÇÖZELTİ İÇEREN KULLANIMA HAZIR ENJEKTÖR, 6 ADET
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Epobel 5000 IU/0,5 mL ne için kullanılır?
KT 1- Bu ilaç, size süregelen böbrek hastalığınızın neden olduğu kansızlığı tedavi etmek için reçete edilmiştir. Bunun anlamı, kırmızı kan hücresi sayınızın çok az ve hemoglobin (kırmızı kan hücreleri içindeki, dokulara oksijen taşıyan madde) düzeyinizin çok düşük olduğudur (vücudunuzdaki dokular yeteri kadar oksijen alamayabilir).
Kansızlığın bitkinlik, halsizlik ve nefes darlığı gibi belirtileri olabilir.
- EPOBEL, süregelen böbrek hastalığınızın neden olduğu kansızlığı tedavi etmek için kullanılır ve diyaliz (kanın temizlenmesi) tedavisi görüyor olsanız da olmasanız da bu ilacı kullanabilirsiniz.
- EPOBEL, kemik iliğinin yeterli sayıda sağlıklı kan hücresi üretememesi ile karakterize bir hastalık olan myelodisplastik sendromda kullanılır.
- EPOBEL, gen teknolojisiyle üretilen bir ilaçtır. Doğal olarak vücudumuzda bulunan bir hormon olan eritropoietin gibi, EPOBEL' de kanınızdaki kırmızı kan hücresi sayısını ve hemoglobin düzeyini yükseltir.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Eritropoietinlere ya da içindeki maddelerden herhangi birine alerjiniz varsa kullanmayınız. (yardımcı maddeler listesine bakınız.)
- Eğer sizde, herhangi bir eritropoietinle tedaviden sonra Saf Eritrosit Aplazisi (PRCA; kırmızı kan hücresi üretiminde azalma ya da durma) gelişmişse
- Sizde kan basıncını (tansiyon) düşüren ilaçlarla uygun bir biçimde kontrol edilemeyen yüksek kan basıncı (tansiyon) varsa
- Size kan pıhtılaşmasını önlemek için kanı seyreltecek ilaçlar verilemiyorsa
- Eğer cerrahi operasyon öncesi kendi kanınızı veriyorsanız ve:
- eğer tedaviden önceki bir ay içerisinde kalp krizi ya da felç geçirdiyseniz
- eğer sizde kararsız anjina pektoris varsa (yeni ya da artan göğüs ağrısı)
- eğer damarlarınızda kan pıhtısı oluşma riski varsa (derin toplardamar trombozu) – (örneğin, eğer daha önce damarlarınızda pıhtı oluştuysa)
- Kanser hastalığınız varsa, kansere bağlı ve kanser kemoterapisine bağlı aneminiz varsa,
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınızEPOBEL tedavisi sırasında hemoglobin seviyesi 12 g/dL ve üzerine çıktığı zaman; ölüm, kalp krizi geçirme, felç ve damar tıkanıklığı riskini artırması, kanser vakalarında kanseri kötüleştirici etkisinin mevcut olması nedeniyle, doktorunuz kanınızdaki hemoglobin miktarının belli bir düzeyin üzerine çıkmadığını kontrol edecek, kırmızı kan hücreleri nakil ihtiyacınızı azaltmak için yeterli olan en düşük dozu kullanacak ve kronik böbrek hastaları için EPOBEL tedavisine hemoglobin düzeyi 10 g/dL'nin altında olduğu zaman başlayacaktır.
Tüm terapötik proteinlerde olduğu gibi EPOBEL için de potansiyel immunojenite riski söz konusudur.
Eğer sizde veya çocuğunuzda aşağıdaki durumlardan herhangi biri varsa:
- Epilepsi nöbetleri
- Karaciğer hastalığı (Hepatit C'li bir hasta iseniz ve interferon ve ribavirin kullanıyorsanız, eşzamanlı olarak epoetinin kullanımı nadir vakalarda ağır bir anemi şekli olan saf kırmızı hücre aplazisi (SKHA) denilen bir durumun gelişimine yol açtığı için bunu doktorunuzla paylaşmalısınız. Hepatit C ile ilişkili aneminin tedavisinde epoetinlerin kullanımı onaylanmamıştır.)
- Başka nedenlerle kansızlık (anemi)
- Kalp hastalığı (örneğin anjina)
- Karıncalanma, soğuk el ve ayak problemi veya bacaklarda kas kramplarına neden olan kan dolaşımı bozuklukları
- Kan pıhtısı/kan pıhtılaşma bozuklukları
- Fenilketonüri (idrarda bir kimyasal maddenin (fenilketon) atılımını artıran ve sinir sistemi bozukluklarına yol açabilen genetik bir enzim eksikliği)
- Böbrek hastalığı. (Kronik böbrek hastası iseniz, EPOBEL ile tedavinize hemoglobin düzeyiniz 10 g/dL'nin altında olduğu zaman başlanması düşünülmelidir. Dozunuz bireyselleştirilmeli ve kırmızı kan hücreleri, kan nakli ihtiyacınızı azaltmak için yeterli olan en düşük dozda kullanılmalıdır. Hedef hemoglobin düzeyi 10-12 g/dL arasındadır.
Özellikle, tedaviye yeterli cevap vermeyen hastalarda hedef hemoglobin düzeyine ulaşmak için yapılacak doz artışında dikkatli olunmalıdır. Yüksek epoetin dozları artmış ölüm, ciddi kalp damarlarında ve beyin damarlarında tıkanma riskleriyle ilişkili olabileceğinden, kronik böbrek yetmezliği olan hastalarda epoetin dozlarının artırılmasında dikkatli olunmalıdır. Epoetine zayıf hemoglobin yanıtı veriyorsanız, hekiminiz bunun nedenlerini araştıracaktır.) EPOBEL ile tedaviye başlamadan önce
- Kan yapımını uyarıcı ilaçlar ile, subkutanöz yolla (cilt altına enjeksiyon) tedavi edilen bazı hastalarda, çok seyrek olarak, eritropoietine karşı oluşan antikorlar sebebiyle, kırmızı kan hücresi üretiminde azalma veya durma (Saf Kırmızı Hücre Aplazisi) gözlenmiştir. Eğer doktorunuz kanınızda bu antikorların bulunduğundan şüphelenirse veya böyle bir durumu doğrularsa, EPOBEL ile tedavi edilmemeniz gerekir.
- Kırmızı kan hücrelerinde anormal hemoglobin bulunması ile ilişkili bozukluklar (hemoglobinopatiler), ciddi karaciğer hastalığı, felç veya kandaki kan pulcuğu (trombosit) sayımı yüksek olan hastalarda EPOBEL'in farklı bir etkisinin olup olmadığı bilinmemektedir. Eğer bu durumlardan herhangi biri sizde varsa, doktorunuz bu konuyu sizinle görüşecek ve sizi dikkatle tedavi etmesi gerekecektir.
EPOBEL tedavisi sırasında
- Yüksek hemoglobin seviyesi kalpte veya kan damarlarında problem yaşama, inme ve ölüm riskinde artışa sebep olabilir. Bu nedenle doktorunuz kanınızdaki hemoglobin miktarının belli bir düzeyin (12 g/dL) üzerine çıkmadığını kontrol edecektir. Doktorunuz hemoglobin düzeyinin 10-12 arasında olması için çalışacaktır.
- Doktorunuz kırmızı kan hücresi transfüzyonu ihtiyacınızı azaltmak için yeterli olan en düşük dozu reçete etmelidir.
- EPOBEL tedavisinden önce ve tedavi sırasında doktorunuz kanınızda bulunan demir miktarını kontrol edecektir. Eğer kanınızdaki demir miktarı çok düşükse, doktorunuz size ilave demir tedavisi uygulayabilir.
- EPOBEL tedavisinden önce ve tedavi sırasında doktorunuz tansiyonunuzu kontrol edecektir. Eğer tansiyonunuz yüksekse ve ilaç ya da özel bir diyet ile kontrol edilemiyorsa, doktorunuz EPOBEL tedavinize ara verecek veya dozu azaltacaktır.
- Tedaviniz sırasında kan pulcuklarınızın (kanın pıhtılaşmasına yardım eden hücreler) artma olabilir. Bu durum, tedavi sırasında düzelmelidir. Kan pulcuğu sayısının tedavinin ilk 8 haftası düzenli olarak kontrol edilmesi önerilir.
- Kendinizi yorgun, güçsüz hissediyorsanız veya nefes darlığınız varsa doktorunuzla görüşünüz; bu belirtiler EPOBEL tedavinizin etkili olmadığı anlamına gelebilir. Doktorunuz sizdeki kansızlığın başka nedenleri olup olmadığını kontrol edecektir; bunun için kan testleri yapabilir veya kemik iliğinizi inceleyebilir. Eğer Saf Kırmızı Hücre Aplazisi gelişmişse EPOBEL tedavinize devam edilmeyecektir. Bu durumda başka bir kan yapımını uyarıcı ilaç almayacaksınız ve doktorunuz sizi bu durum için tedavi edecektir.
- Biyolojik tıbbi ürünlerin takip edilebilirliğinin sağlanması için uygulanan ürünün ticari ismi ve seri numarası mutlaka hasta dosyasına kaydedilmelidir.
Özel uyarılar Epoetin tedavisi ile ilişkili olarak Stevens-Johnson Sendromu (SJS) ve toksik epidermal nekroliz (TEN) dahil olmak üzere şiddetli cilt reaksiyonları bildirilmiştir.
SJS/TEN başlangıçta hedef tipi kırmızı nokta veya sıklıkla merkezi kabarcıklı dairesel yamalar biçiminde gövdede belirir. Ayrıca ağız, boğaz, burun, genital bölge ve göz (kırmızı ve şişkin gözler) ülserleri oluşabilir. Ciddi deri döküntüleri genellikle ateş ve/veya grip benzeri belirtilerden önce oluşur. Döküntüler cildin soyulması ve hayatı tehdit eden komplikasyonların yaygınlaşmasına neden olabilir.
Eğer ciddi bir kızarıklık veya bu cilt semptomlarından birini geliştirirseniz EPOBEL kullanmayı bırakınız, derhal doktorunuza başvurunuz veya tıbbi yardım isteyiniz.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi EPOBEL'in içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Eğer baş ağrısı, özellikle de ani, bıçak saplanması tarzında, migrene benzeyen baş ağrısı, bilinç bulanıklığı veya nöbet gelişirse hemen doktorunuza başvurunuz. Bunlar, kan basıncındaki ani artışın belirtileri olabilir ve acil müdahaleye ihtiyaç olabilir.
Yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sıralanmıştır:
Çok yaygın: 10 hastanın en az 1'inde görülebilir.
Yaygın: 10 hastanın 1'inden az, fakat 100 hastanın 1'inden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan: 100 hastanın 1'inden az, fakat 1000 hastanın 1'inden fazla görülebilir.
Seyrek: 1000 hastanın 1'inden az, fakat 10.000 hastanın 1'inden fazla görülebilir.
Çok seyrek: 10.000 hastanın 1'inden az görülebilir.
Bilinmiyor: Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor.
Çok yaygın
- Grip benzeri belirtiler (kronik böbrek yetmezliği hastaları)
- Baş ağrısı (kanser hastaları)
- Eklem ağrısı (kronik böbrek yetmezliği hastaları)
- Güçsüzlük hissi (kronik böbrek yetmezliği hastaları)
- Yorgunluk (kronik böbrek yetmezliği hastaları)
- Baş dönmesi (kronik böbrek yetmezliği hastaları)
- Yaygın
- Kan basıncında artma (tansiyon yükselmesi). Artmış kan basıncı ilaç tedavisi gerektirebilir (veya yüksek tansiyonunuz için kullanıyor olduğunuz ilaçta düzenleme yapılabilir). Doktorunuz tedavi süresince özellikle de tedavinin başlangıcında kan basıncınızı düzenli olarak izleyebilir.
- Göğüs ağrısı, nefes almada güçlük, ayakta ağrılı şişlik gibi kan pıhtısı belirtileri (pulmoner emboli, derin ven trombozu) (kanser hastaları)
- İnme (beyne yetersiz kan gitmesi sonucunda, bir veya birden fazla uzvun hareket ettirilememesi, konuşmaları anlamakta veya konuşmakta zorlanma, görüş alanının bir bölümünde görme kaybı)
- Alerjik bir reaksiyondan kaynaklanan cilt kızarıklığı ve göz çevresinde şişlik (ödem)
- Suni böbrek pıhtılaşması
- Baş dönmesi (kanser hastaları)
- Baş ağrısı (kronik böbrek yetmezliği hastaları)
- Eklem ağrısı (kanser hastaları)
- Grip benzeri belirtiler (kanser hastaları)
- Güçsüzlük hissi (kanser hastaları)
- Yorgunluk (kanser hastaları)
- Yaygın olmayan
- Beyin kanaması
- Seyrek
- Aşırı duyarlılık reaksiyonları
- Çok seyrek
- Kanın pıhtılaşmasında görev yapan kan pulcuklarının sayısında artış.
- Anafilaktik reaksiyon
- Bilinmiyor
- Özellikle göz kapakları ve dudaklarda şişme ve şok benzeri alerjik reaksiyonlar (karıncalanma, kızarma, kaşıntı, sıcak basması ve nabız hızlanması)
- Kan damarlarında pıhtı oluşumu (beyindeki kan akışının bozulması, retina trombozu, kalpteki kan akışının bozulması, kalp krizi, arteriyal tromboz, kan damarı duvarında genişleme (anevrizma))
- Saf kırmızı hücre aplazisi, deri altı eritropoietin enjeksiyon tedavisi alan hastalarda aylar veya yıllar sonra görülmüştür. Saf kırmızı hücre aplazisi, kemikte yeterli miktarda kırmızı kan hücresi üretilememesidir.
- Kaşıntı.
Epoetin tedavisi ile ilişkili olarak Stevens-Johnson Sendromu (SJS) ve toksik epidermal nekroliz (TEN) gibi şiddetli cilt döküntüleri bildirilmiştir. Bunlar, genellikle gövdede hedef tipi kırmızı nokta veya sıklıkla merkezi kabarcıklı dairesel yamalar, cilt soyulmaları, ağız, boğaz, burun, cinsel organ ve göz ülseri biçiminde belirir ve ateş ve grip benzeri belirtilerden önce oluşabilir. Eğer ciddi bir kızarıklık veya bu cilt semptomlarından birini geliştirirseniz, EPOBEL kullanmayı bırakınız, derhal doktorunuza başvurunuz veya tıbbi yardım isteyiniz.
Ayrıca 2. Bölümü gözden geçiriniz.
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
EPOBEL, hamile kadınlar üzerinde incelenmemiştir. Eğer hamile iseniz doktorunuz hamileliğiniz sırasında sizin için en iyi sonucu verecek tedaviyi düşünecektir.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
EPOBEL, emziren kadınlar üzerinde incelenmemiştir. Anne sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir.
Eğer emziren bir anneyseniz ya da bebek emzirmeyi planlıyorsanız doktorunuza danışınız.
Doktorunuz emzirmeyi bırakmanız ya da emzirmeye devam etmeniz veya tedavinizi bırakmanız ya da devam etmeniz konusunda tavsiyelerde bulunacaktır.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerBu ilaç fenilalanin içerir. Fenilketonürisi olanlarda zararlı olabilir.
Bu ilaç, doz başına 1 mmol (23 mg)'den az sodyum içermektedir, yani esasında sodyum içermediği kabul edilebilir. Sodyuma bağlı herhangi bir uyarı gerekmemektedir.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Diğer dozlar ve formlar
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonAntianemiktir. Diyalize giren hastalarda kronik böbrek yetmezliği ile ilgili anemi (renal anemi) tedavisi, Prediyaliz hastalarında semptomatik renal anemi tedavisi, Hb ≤ 10 g/dL olan hastalarda ve myelodisplastik sendromların (MDS) alt grubu olan RA (refrakter anemi), RARS (refrakter anemi ringed-halkalı sideroblastlarda giden) ve RCMD (refrakter sitopeni multilineage-birden fazla seride displazi ile giden) ve tedavi öncesi bazal EPO düzeyi ≤ 500 MU/mL ve kemik iliğinde blast sayısı < %5 altında olan hastalarda Eritropoezis Stimüle edici Ajanların (ESA) kullanılması endikedir. Bu ilaçların kullanımında hedef hemoglobin (Hb) düzeyi 12 g/dL’nin üzerinde olmamalıdır. Bu ilaçlar Hb=12 g/dL olunca kesilmelidir.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · Kontrendikasyonlar− Etkin madde ya da yardımcı maddelerin herhangi birine karşı aşırı duyarlılık − Herhangi bir eritropoietinle tedaviden sonra Saf Eritrosit Aplazisi (PRCA) gelişen hastalar veya herhangi başka bir eritropoietin almamalıdır. − Kontrol edilemeyen hipertansiyon − Otolog kan veriminde artış tedavisi öncesindeki ayda miyokardiyal infarktüs veya inme, unstabil angina pektoris, venöz tromboembolik hastalık geçmişi olanlar gibi derin ven trombozu riski artmış olan hastalar − Herhangi bir nedenle yeterli antitrombotik profilaksi alamayacak hastalar − Kanser ve kansere bağlı anemilerde ve kanser kemoterapisine bağlı anemilerde ESA (Eritropoezis Stimüle edici ajanlar) ın kullanılmasının morbitide ve mortaliteyi arttırdığı gözlenmiştir. Bu nedenle; kanser, kansere bağlı ve kanser kemoterapisine bağlı anemilerde ESA (epoetin alfa, epoetin beta, darbepoetin alfa ve benzeri ajanlar) kontrendikedir.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriUYARI: ESA’LAR ÖLÜM, MİYOKARD INFARKTÜSÜ, İNME, VENÖZ TROMBOEMBOLİZM, VASKÜLER GİRİŞ YOLU TROMBOZU VE TÜMÖR PROGRESYONU VEYA NÜKSETMESİ RİSKİNİ ARTIRIR. Kronik böbrek hastalarında eritropoezis-stimüle edici ajanlar ile tedaviye hemoglobin düzeyi 10 g/dL’nin altında başlanması düşünülmeli ve 12 g/dl nin üzerinde tedavi kesilmelidir. Doz bireyselleştirilmesi ve kırmızı kan hücreleri transfüzyonu ihtiyacını azaltmak için yeterli olan en düşük doz kullanılmalıdır. Özellikle tedaviye yeterli cevap vermeyen hastalarda hedef hemoglobin düzeyine (10-12 g/dl) ulaşmak için yapılacak doz artışında dikkatli olunmalıdır. Tüm terapötik proteinlerde olduğu gibi için de potansiyel immunojenite riski söz konusudur. Genel: Eritropoietin alan tüm hastalarda olduğu gibi kan basıncı ile tedavi sırasında artabilir. Kan basıncı ile tedaviden önce, tedavi başlangıcında ve sırasında; önceden epoietin ile tedavi edilmiş olan veya olmayan tüm hastalarda yakından izlenmeli ve yeterli biçimde kontrol edilmelidir. Antihipertansif tedaviyi eklemek veya artırmak gerekli olabilir. Kan basıncı iyi kontrol edilemezse tedavisi kesilmelidir. Hemoglobinopatileri bulunan, felçli, kanamalı veya yakın geçmişte transfüzyon gerektiren kanama hikayesi olan veya trombosit düzeyi 500 x 109/L üzerinde olan hastalarda tedavisinin güvenliliği ve etkililiği belirlenmemiştir. Bu nedenle, bu hastalarda dikkatli olunmalıdır. Epoetinlerin sağlıklı insanlar tarafından suistimali hemoglobin değerinin aşırı yükselmesine yol açabilir. Bu yaşamı tehdit edici kardiyovasküler komplikasyonlara neden olabilir. epilepsi ve kronik karaciğer yetmezliği varsa dikkatli kullanılmalıdır. Eritropoietin ile tedavi sırasında normal aralık içindeki trombosit sayımında doza bağlı ortalama bir artış olabilir. Bu artış tedavi devam ederken geriler. Trombosit sayısının tedavinin ilk 8 haftası boyunca düzenli olarak izlenmesi önerilir. tedavisi başlamadan önce ve tedavi sırasında tüm diğer anemi nedenleri (demir eksikliği, hemoliz, kan kaybı, B12 vitamini veya folik asit eksiklikleri) düşünülmeli ve tedavi edilmelidir. Çoğu durumda serumdaki ferritin değerleri hematokritteki artışla eş zamanlı olarak düşer. Eritropoietin tedavisine en iyi yanıtı alabilmek için yeterli demir stoklarının olması garantilenmelidir: − Serum ferritin seviyeleri 100 ng/mL altında olan kronik böbrek yetmezliği hastaları veya transferrin doygunluğu %20’nin altında olan tüm hastalar için destekleyici demir tedavisi önerilir (örn. oral yolla 200-300 mg/gün (pediyatrik hastalar için 100-200 mg/gün)). Etkili eritropoiezin sağlanması için, tedaviden önce ve tedavi sırasında tüm hastaların demir durumu değerlendirilmelidir. Cerrahi ortamda iyi kan yönetimi uygulamaları da her zaman kullanılmalıdır. Hemoglobin düzeyinde paradoksal bir azalma ve düşük retikülosit sayıları ile ilişkili şiddetli anemi gelişimi, epoetinler ile tedavinin derhal kesilmesini ve anti-eritropoietin antikor testinin yapılmasını gerektirir. İnterferon ve ribavirin ile tedavi edilen hepatit C hastalarında epoetinin eşzamanlı kullanımı durumunda vakalar bildirilmiştir. Epoetinler hepatit C ile ilişkili aneminin tedavisinde onaylanmamıştır. Kronik böbrek yetmezliği hastaları: Kronik böbrek yetmezliği olan hastalarda idame hemoglobin konsantrasyonu 4.2’de önerildiği gibi hedef hemoglobin konsantrasyonunun üst sınırını aşmamalıdır. Kronik böbrek hastaları ile yapılan kontrollü araştırmalarda, eritropoezis-stimüle edici ajanlar hedef hemoglobin seviyesi 12 g/dL’nin üzerinde uygulandığında hastalarda ölüm, ciddi kardiyovasküler reaksiyonlar ve inme riskinde artış görülmüştür. Kronik böbrek hastalarında ESA (eritropoez stimüle edici ajan) tedavisi hemoglobin düzeyi 10 g/dl’ nin altında olduğu zaman düşünülmelidir. Doz bireyselleştirilmeli ve kırmızı kan hücreleri transfüzyon ihtiyacını azaltmak için yeterli olan en düşük dozda kullanılmalıdır. Hedef hemoglobin düzeyi 10-12 g/dl arasındadır. Özellikle tedaviye yeterli cevap vermeyen hastalarda hedef hemoglobin düzeyine ulaşmak için yapılacak doz artışında dikkatli olunmalıdır. Kontrollü klinik araştırmalar, hemoglobin konsantrasyonları anemi semptomlarının kontrolü için ve kan transfüzyonundan kaçınmak için gerekli seviyeye arttırıldığında, epoetinlerin kullanımının anlamlı yararları olduğunu göstermemiştir. Hemoglobin seviyeleri, istikrarlı bir seviye elde edilinceye kadar ve sonrasında da periyodik olarak düzenli bir biçimde ölçülmelidir. Hemoglobindeki artış oranı ayda yaklaşık olarak 1 g/dL (0.62 mmol/L) olmalı ve hipertansiyon geliştirme veya kötüleşme riskini en aza indirgemek için ayda 2 g/dL’yi (1.24 mmol/L) aşmamalıdır. ile subkutan yoldan tedavi edilen kronik böbrek yetmezliği hastaları; düzenli olarak; önceden bu tedaviye yanıt veren hastalarda, tedavisine yanıt alamama ya da yanıtta azalma gibi tanımlanan etkinlik kaybı açısından düzenli olarak kontrol edilmelidirler. Bu, hemoglobinde devamlı azalmaya karşılık, dozunda artış ile karakterizedir. Eritropoietin tedavisine yanıt yoksa, neden olabilecek etkenler aranmalıdır. Bu etkenler şunlardan oluşmaktadır: demir, folat veya B12 vitamini eksikliği, alüminyum zehirlenmesi; araya giren enfeksiyonlar; enflamatuar veya travmatik epizotlar; gizli kan kaybı; hemoliz ve herhangi nedenle kemik iliği fibrozu. Antikorların aracılık ettiği PRCA vakaları, subkutan yolla uygulanan eritropoietin alan kronik böbrek yetmezliği olan hastalarda çok nadir bildirilmiştir. Artan transfüzyon ihtiyacıyla birlikte hemoglobinde bir düşüşle (ayda 1-2 g/dL) tanımlanan ani etkinlik eksikliği gelişen hastalarda retikülosit sayımı yapılmalı ve tedaviye cevapsızlığın tipik nedenleri (örn. demir, folat veya B12 vitamini eksikliği, alüminyum zehirlenmesi, enfeksiyon veya enflamasyon, kan kaybı ve hemoliz) araştırılmalıdır. Bir neden bulunmazsa PRCA tanısı için bir kemik iliği incelemesi düşünülmelidir. PRCA tanısı konursa tedavisi hemen kesilmelidir ve eritropoietine karşı oluşan antikorlar için test yapılması düşünülmelidir. Hastalar başka bir tıbbi ürüne geçirilmemelidir çünkü anti-eritropoietin antikorları diğer eritropoietinlerle çapraz reaksiyona girerler. Diğer PRCA nedenleri dışlanmalı ve uygun terapi başlatılmalıdır. Kronik böbrek yetmezliği olan hastalarda, etkinlik eksikliğinin meydana geliş olasılığını saptamak için retikülosit sayımının düzenli olarak izlenmesi önerilir. Yüksek kümülatif epoetin dozları artmış mortalite riski, ciddi kardiyovasküler ve serebrovasküler durum riskiyle ilişkili olabileceğinden, kronik böbrek yetmezliği olan hastalarda epoetin dozlarının artırılmasında dikkatli olunmalıdır. Epoetine zayıf hemoglobin yanıtı veren hastalarda, zayıf yanıt için alternatif açıklamalar düşünülmelidir. Nadir vakalarda hiperkalemi gözlenmiştir. Kronik böbrek yetmezliği olan hastalarda aneminin düzeltilmesi, iştahın artmasına, potasyum ve protein alımına yol açabilir. Diyaliz reçetelerinin, üre, kreatinin ve potasyumun istenen aralıkta kalmasını sağlamak için periyodik olarak ayarlanması gerekebilir. Kronik böbrek yetmezliği olan hastalarda serum elektrolitleri izlenmelidir. Serum potasyum seviyesinde yükselme saptanırsa hiperkalemi düzeltilinceye kadar eritropoietin uygulamasının kesilmesi düşünülmelidir. Hemodiyaliz hastalarında, eritropoietin tedavisi sırasında, hematokrit değerlerinin artması sonucu heparin dozunun sık sık arttırılması gerekebilir. Heparinizasyon optimumda değilse diyaliz sisteminde tıkanma mümkündür. Bugüne kadar mevcut olan bilgilere dayanarak, henüz diyalize girmeyen böbrek yetmezliği olan erişkin hastalarda, aneminin eritropoietinle düzeltilmesi böbrek yetmezliğinin ilerleme hızını artırmaz. Epoetin tedavisi ile ilişkili olarak Stevens-Johnson Sendromu (SJS) ve toksik epidermal nekroliz (TEN) dahil olmak üzere hayatı tehdit edici veya ölümcül olabilecek şiddetli kutanöz advers reaksiyonlar (SCARs) bildirilmiştir. Uzun etkili epoetinler ile daha şiddetli vakalar gözlemlenmiştir. Reçeteleme sırasında hastalar, belirtiler ve semptomlar konusunda bilgilendirilmeli ve cilt reaksiyonları için yakından izlenmelidir. Bu reaksiyonları düşündüren belirti ve bulgular ortaya çıkarsa tedavisi derhal sonlandırılmalı ve alternatif bir tedavi düşünülmelidir. kullanımı nedeniyle SJS veya TEN gibi ciddi bir kutanöz cilt reaksiyonu gelişirse, bu hastalarda ESA (eritropoetin stimüle edici ajan) tedavisi tekrar başlatılmamalıdır. Bu ilaç, fenilketonürisi olan insanlar için zararlı olabilecek fenilalanin içerir. Bu ilaç, doz başına 1 mmol’den az sodyum (23 mg) içermektedir, yani aslında sodyum içermediği kabul edilebilir. Biyolojik tıbbi ürünlerin takip edilebilirliğinin sağlanması için uygulanan ürünün ticari ismi ve seri numarası mutlaka hasta dosyasına kaydedilmelidir.
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerKan ve lenf sistemi hastalıkları çok seyrek trombositoz bilinmiyor antikor kaynaklı eritroblastopeni (PRCA) Bağışıklık sistemi hastalıkları seyrek aşırı duyarlılık reaksiyonları çok seyrek anafilaktik reaksiyon Sinir sistemi hastalıkları çok yaygın baş dönmesi (kronik böbrek yetmezliği hastaları) baş ağrısı (kanser hastaları) yaygın inme baş dönmesi (kanser hastaları) baş ağrısı (kronik böbrek yetmezliği hastaları) yaygın olmayan serebral hemoraji bilinmiyor serebral enferktüs hipertansif ensefalopati geçici iskemik ataklar Göz hastalıkları bilinmiyor retina trombozu Kalp hastalıkları bilinmiyor miyokard enfarktüsü miyokard iskemisi Vasküler hastalıklar yaygın derin ven trombozu (kanser hastaları) kan basıncında artış anevrizmalar arteriyal tromboz bilinmiyor derin ven trombozu (kronik böbrek yetmezliği hastaları) hipertansif krizler Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar yaygın pulmoner emboli (kanser hastaları) bilinmiyor pulmoner emboli (kronik böbrek yetmezliği hastaları) Deri ve deri altı doku hastalıkları yaygın spesifik olmayan kızarıklıklar çok seyrek anjiyoödem bilinmiyor kaşıntı Kas-iskelet bozuklukları, bağdoku ve kemik hastalıkları: çok yaygın eklem ağrıları (kronik böbrek yetmezliği hastaları) yaygın eklem ağrıları (kanser hastaları) Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar: çok yaygın grip benzeri semptomlar (kronik böbrek yetmezliği hastaları) güçsüzlük hissi (kronik böbrek yetmezliği hastaları) yorgunluk (kronik böbrek yetmezliği hastaları) yaygın grip benzeri semptomlar (kanser hastaları) güçsüzlük hissi (kanser hastaları) yorgunluk (kanser hastaları) Yaralanma, zehirlenme ve prosedürel komplikasyonlar yaygın suni böbrek pıhtılaşması Erişkin ve pediyatrik hemodiyaliz hastaları, erişkin periton diyalizine giren hastalar ve henüz diyaliz görmeyen böbrek yetmezliği olan erişkin hastalar: ile tedavi sırasında en sık advers reaksiyon kan basıncında doza bağımlı bir artış veya mevcut hipertansiyonun ağırlaşmasıdır. Kan basıncındaki bu artışlar tıbbi ürünlerle tedavi edilebilir. Kan basıncının izlenmesi özellikle tedavi başlangıcında önerilmektedir. Aşağıdaki reaksiyonlar da normal veya kan basıncı düşük olan az sayıda hastada meydana gelmiştir: Sinir sistemi hastalıkları Seyrek: Ensefalopati benzeri semptomlarla seyreden (örn. baş ağrıları ve konfüzyon) hipertansif kriz ve yaygın tonik-klonik nöbetler. Olası bir uyarı sinyali olarak, ani–keskin migren benzeri baş ağrılarına özellikle dikkat edilmelidir. Özellikle de hipotansiyona eğilimi olan veya arteriyovenöz fistüler komplikasyonlar (örn. stenozlar, anevrizmalar, vs.) gösteren hastalarda şant trombozları ortaya çıkabilir. Bu hastalarda asetilsalisilik asit uygulaması gibi yöntemlerle tromboz profilaksisi ve erken şant revizyonu önerilmektedir. Seçilen advers reaksiyonların tanımı Epoetin tedavisi ile ilişkili olarak Stevens-Johnson Sendromu (SJS) ve toksik epidermal nekroliz (TEN) dahil olmak üzere hayatı tehdit edici veya ölümcül olabilecek şiddetli kutanöz advers reaksiyonlar bildirilmiştir. Şüpheli advers reakiyonların raporlanması.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.