ELAPRASE 2 MG/ML İNFÜZYONLUK ÇÖZELTİ HAZIRLAMAK İÇİN KONSANTRE, 1 ADET
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Elaprase 2 mg/mL ne için kullanılır?
KÜB 4.1 · EndikasyonHunter sendromu (Mukopolisakkaridoz Tip II, MPS II) olan hastaların uzun dönem tedavisinde endikedir. Klinik denemelerde heterozigot kadınlar üzerinde çalışılmamıştır.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınızİdursulfaza veya ilacın içeriğinde bulunan diğer maddelerden herhangi birine karşı şiddetli veya potansiyel olarak yaşamı tehdit edici nitelikte olan alerjik reaksiyonlar (aşırı duyarlılık) yaşadıysanız ve bunlar uygun tıbbi tedaviyle kontrol altına alınamadıysa.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınızAşağıdakiler sizin için geçerli ise ELAPRASE kullanmadan önce doktorunuzla veya hemşirenizle konuşunuz:
ELAPRASE ile tedavi görüyorsanız infüzyon sırasında veya sonrasında yan etkiler yaşayabilirsiniz (bkz. Bölüm 4 Olası yan etkiler nelerdir?). En yaygın belirtiler kaşıntı, döküntü, kurdeşen, ateş, baş ağrısı, kan basıncında artış ve yüz kızarmasıdır. Çoğu kez bu belirtiler ortaya çıksa dahi size ELAPRASE verilmeye devam edilecektir. ELAPRASE uygulamasının ardından bir alerjik yan etki yaşadığınız takdirde derhal doktorunuzla temas kurunuz. Alerjik reaksiyonların azaltılmasına yardımcı olunması amacıyla size antihistaminikler ve kortikosteroidler gibi alerjik hastalıkların tedavisinde kullanılan ilave ilaçlar verilebilir.
Ciddi bir akciğer hastalığınız varsa doktorunuza veya hemşirenize söyleyiniz. Böyle bir durumda size infüzyon yapılırken gerekli önlemler alınacaktır.
Şiddetli alerjik reaksiyon meydana gelirse, doktorunuz derhal infüzyonu (ilacın damardan uygulanmasını) durduracaktır ve size uygun tedaviyi vermeye başlayacaktır. Bunun için hastanede kalmanız gerekebilir.
Genotipinizin yapısı (hastalığınıza neden olan gen mutasyonunuzun çeşidi) ELAPRASE'a verdiğiniz tedavi edici yanıtı ve yanı sıra antikor (alerji oluşturan maddeye karşı vücudun ürettiği savunma proteini) ve infüzyonla (ilacın damardan uygulanması ile ilgili) ilişkili istenmeyen olaylar yaşama riskinizi etkileyebilir. Bazı kişilerde 'antikorlar' gelişebilir, bu da ELAPRASE'ın aktivitesini ve tedaviye verdiğiniz yanıtı azaltabilir. Antikor gelişiminin tedaviye yanıt üzerindeki uzun vadeli etkileri belirlenmemiştir. Daha fazla bilgi için bu konuda doktorunuza danışınız.
Kayıt tutulması Biyolojik tıbbi ürünlerin takip edilebilirliğinin sağlanması için uygulanan ürünün ticari ismi (“ELAPRASE”) ve parti numarası mutlaka hasta dosyasına kaydedilmelidir.
Kaydedildiğinden emin değilseniz sağlık personeliyle konuşunuz.
Bu uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi ELAPRASE'ın içeriğinde bulunan maddelere duyarlı kişilerde yan etkilere neden olabilir.
Yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sıralanmıştır:
Çok yaygın : 10 hastanın en az 1'inde görülebilir.
Yaygın : 10 hastanın 1'inden az, fakat 100 hastanın 1'inden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan : 100 hastanın 1'inden az, fakat 1000 hastanın 1'inden fazla görülebilir.
Seyrek : 1000 hastanın 1'inden az, fakat 10.000 hastanın 1'inden fazla görülebilir.
Çok seyrek : 10.000 hastanın 1'inden az görülebilir.
Bilinmiyor : Eldeki veriler ile belirlenemeyecek kadar az hastada görülebilir.
Çoğu yan etki hafif ila orta şiddetlidir ve infüzyonla ilişkilidir, fakat bazı yan etkiler ciddi olabilir. Zaman içinde bu infüzyonla ilişkili reaksiyonların sayısı azalır.
Aşağıdakilerden biri olursa, ELAPRASE'ı kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Ciltte mavileşme ile birlikte veya mavileşme görülmeden nefes alma güçlüğü yaşarsanız.
Anaflaktoid (mast hücrelerinin zarar görmesinden kaynaklanan) ya da anafilaktik (alerjik kökenli) reaksiyonlar (Kızarıklık, kaşıntı, deride kabarıklık ve sıcaklık hissetme, burun akıntısı, hapşırık, nefes darlığı, öksürük, göğüste tıkanıklık hissi ve hışıltı, morarma, tansiyon düşmesi, çarpıntı, nabız sayısında azalma ya da artış, baş dönmesi, halsizlik ve şok, ağız ve boğazda şişme, yutma zorluğu, kusma, ishal, mide krampları) Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Bu çok ciddi yan etkilerin sıklığı bilinmemektedir.
Çok yaygın
- Baş ağrısı
- Sıcak basması (kızarma)
- Nefes darlığı, hırıltılı solunum
- Karın ağrısı, bulantı, kusma, sık ve/veya yumuşak dışkı
- Göğüs ağrısı
- Kurdeşen, döküntü, kaşıntı, deride kızarıklık
- Ateş
- İnfüzyonla ilişkili reaksiyon (“ELAPRASE'ı aşağıdaki durumlarda DİKKATLİ KULLANINIZ” başlıklı bölüme bakınız)
- Yaygın
- Baş dönmesi (sersemlik hali), titreme
- Hızlı kalp atışı, düzensiz kalp atışı, mavimsi cilt
- Düşük tansiyon, yüksek tansiyon
- Güç nefes alma, öksürük, kanda düşük oksijen düzeyleri
- Dilde şişme, hazımsızlık
- Eklemlerde ağrı
- İnfüzyon yerinde şişme, Kol ve bacaklarda şişme, yüzde şişme
Yaygın olmayan:
- Hızlı nefes alma
Bilinmiyor:
- Ciddi alerjik reaksiyonlar
Herhangi bir yan etki oluşması halinde, lütfen doktorunuz veya hemşirenizle konuşunuz.
Buna, bu kullanma talimatında yer almayan tüm olası yan etkiler dahildir.
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Önlem olarak gebelik sırasında ELAPRASE kullanımından kaçınılması önerilmektedir.
Eğer hamile iseniz, hamile olduğunuzu düşünüyorsanız veya hamile kalmayı planlıyorsanız, bu ilacı almadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz, hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Yeni doğana/bebeklere yönelik risk dışlanamaz. Emzirmenin durdurulup durdurulmayacağına ya da ELAPRASE tedavisinin durdurulup durdurulmayacağına ilişkin karar verilirken, emzirmenin çocuk açısından faydası ve ELAPRASE tedavisinin emziren anne açısından faydası dikkate alınmalıdır.
Eğer bebeğinizi emziriyorsanız, bu ilacı almadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerBu tıbbi ürün, her dozunda 1 mmol'den (23 miligram) daha az sodyum ihtiva eder, yani esasında 'sodyum içermez'.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonHunter sendromu (Mukopolisakkaridoz Tip II, MPS II) olan hastaların uzun dönem tedavisinde endikedir. Klinik denemelerde heterozigot kadınlar üzerinde çalışılmamıştır.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarAşırı duyarlılık kontol altına alınmadığında veya etkin madde veya listelenen yardımcı maddelerden herhangi birine karşı şiddetli veya yaşamı tehdit eden aşırı duyarlılık durumlarında kontrendikedir.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriİnfüzyonla ilişkili reaksiyonlar İdursulfazla tedavi edilen hastalarda infüzyonla ilişkili reaksiyonlar gelişebilir. Klinik çalışmalar sırasında, infüzyonla ilişkili en yaygın reaksiyonlar cilt reaksiyonları (döküntü, kaşıntı, ürtiker), pireksi, baş ağrısı, hipertansiyon ve sıcak basmasını içermektedir. İnfüzyonla ilişkili reaksiyonlar, infüzyon hızının yavaşlatılması, infüzyona ara verilmesi ve antihistaminikler, düşük dozda kortikosteroidler (prednizon ve metilprednizolon) gibi ilaçların uygulanması veya beta agonist nebülizasyonu ile tedavi edilmiş veya iyileştirilmiştir. Klinik çalışmalarda hiçbir hasta bir infüzyon reaksiyonu nedeniyle tedaviyi kesmemiştir. Altta yatan ciddi hava yolu hastalığı olan hastalara infüzyon uygulanırken özellikle dikkatli olunmalıdır. Bu hastalar yakından izlenmeli ve infüzyon, uygun klinik koşullarda uygulanmalıdır. Antihistaminiklerin ve diğer sedatif ilaçların kullanımı sınırlandırılarak veya izlenerek, bu hastaların yönetimi ve tedavisinde dikkatli olunmalıdır. Bazı hastalarda pozitif hava yolu basıncının başlatılması gerekli olabilir. Akut febril respiratuvar hastalığı olan hastalarda infüzyonun geciktirilmesi düşünülmelidir. Oksijen takviyesi kullanılan hastalarda, infüzyonla ilişkili bir reaksiyon görülmesi olasığına karşı inf üzyon sırasında bu tedavi hazır bulundurulmalıdır. Tam delesyon / geniş yeniden düzenleme mutasyonu olan hastalar Tam delesyon / geniş yeniden düzenleme mutasyonu olan pediyatrik hastalarda, maruziyetine yanıt olarak nötralizan antikorlar dahil antikor gelişme riski yüksektir. Bu genotipi olan hastalarda infüzyonla ilişkili advers olayların oluşma olasılığı daha yüksektir ve bu hastalar, yanlış-anlamlı (missense) mutasyonu olan hastalara kıyasla glikozaminoglikanların idrarla atılma, karaciğer boyutu ve dalak hacminde azalma ile değerlendirildiği gibi az yanıt eğilimi gösterirler. Hastaların yönetimi her hasta için bireysel olarak belirlenmelidir. Sodyum: Bu tıbbi ürün her dozunda 1 mmol (23 mg)’dan daha az sodyum ihtiva eder; yani esasında sodyum içermez. İzlenebilirlik Biyolojik tıbbi ürünlerin takip edilebilirliğinin sağlanması için uygulanan ürünün ticari ismi ve seri numarası mutlaka hasta dosyasına kaydedilmelidir.
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerBu belgede yan etki sıklıkları tablo sütunlarında verildiği için aşağıdaki listede sıklıklar eksik ya da başka bir etkinin yanında görünebilir; sıklıklar için KÜB belgesinin aslına bakınız.
En sık bildirilen advers reaksiyonlar, infüzyonla ilgili reaksiyonlar olup bunların 202’si, toplam 1580 infüzyon uygulamasının ardından 32 hastanın 22’sinde bildirilmiştir. Plasebo tedavi grubunda, toplam 1612 infüzyon uygulamasının ardından 32 hastanın 21’inde 128 infüzyonla ilgili reaksiyon bildirilmiştir. Herhangi bir infüzyon sırasında birden fazla infüzyonla ilgili reaksiyon meydana gelmiş olabileceğinden, yukarıdaki sayıların infüzyon reaksiyonlarını olduğundan yüksek tahmin etme olasılığı vardır. Plasebo grubundaki ilgili reaksiyonlar tedavi edilen gruptakilerle mahiyeti ve şiddeti açısından benzerdi. Bu infüzyonla ilgili reaksiyonların en sık olarak bildirilenleri arasında kütanöz reaksiyonlar (döküntü, kaşıntı, ürtiker ve eritem), pireksi, yüzde kızarma, hırıltılı solunum, dispne, baş ağrısı, kusma, abdominal ağrı, bulantı ve göğüste ağrı yer almıştır. İnfüzyonla ilgili reaksiyonların sıklığı devamlı tedaviyle zamanla azalma göstermiştir. Tablo 1’de listelenen advers reaksiyonların sıklığı, aşağıdaki düzen kullanılarak tanımlanmıştır: Tek bir hastada bir advers reaksiyonun oluşması, tedavi edilen hasta sayısı göz önünde tutularak yaygın olarak tanımlanmaktadır. Her sıklık derecesi grubunda yan etkiler azalan ciddiyet sırasına göre sunulmaktadır. Sadece pazarlama sonrası dönemde bildirilen advers reaksiyonlar da “bilinmiyor” (mevcut verilerden tahmin edilemiyor) sıklığı ile tabloya dahil edilmiştir. Tablo 1: ile tedavi edilen hastalarda klinik çalışmalardan ve pazarlama sonrası deneyimden advers reaksiyonlar Sistem organ sınıfı Advers reaksiyon (Tercih Edilen Terim) Çok yaygın olmayan Bilinmiyor Bağışıklık sistemi hastalıkları Anafilaktoid / anafilaktik reaksiyon Sinir sistemi hastalıkları Baş ağrısı Baş dönmesi (sersemlik hali), titreme Kardiyak hastalıklar Siyanoz, aritmi, taşikardi Vasküler hastalıklar Sıcak basması Hipertansiyon, Hipotansiyon Sistem organ sınıfı Advers reaksiyon (Tercih Edilen Terim) Çok yaygın olmayan Bilinmiyor Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar Hırıltılı solunum (wheezing), dispne Hipoksi, bronkospazm, öksürük Taşipne Gastrointestinal hastalıklar Abdominal ağrı, bulantı, diyare, kusma Dilde şişme, dispepsi Deri ve deri altı doku hastalıkları Ürtiker, deri döküntüsü, kaşıntı, eritem Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Artralji Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Pireksi, göğüs ağrısı İnfüzyon yerinde şişme, Yüzde ödem, periferik ödem Yaralanma ve zehirlenme İnfüzyonla ilgili reaksiyon Seçilen yan etkilerin açıklaması Çalışmalarda, haftada veya iki haftada bir 0,5 mg/kg almış olan toplam 5 hastada ciddi advers reaksiyonlar bildirilmiştir. Dört hasta bir veya birden fazla infüzyon sırasında hipoksi nöbeti geçirmiş ve buna bağlı olarak, altta yatan ciddi obstruktif hava yolu hastalığı olan 3 hastada oksijen tedavisi gerekmiştir (2 hastada önceden var olan trakeostomi mevcuttur). En şiddetli atak ateşli bir solunum hastalığı olan bir hastada meydana gelmiş olup infüzyon sırasında hipoksiyle ilişkilendirilmiş ve kısa bir nöbete yol açmıştır. Altta yatan hastalığı daha az şiddetli olan dördüncü hastada, infüzyona ara verdikten kısa bir süre sonra kendiliğinden düzelme olmuştur. Bu olaylar daha düşük infüzyon hızı kullanılarak yapılan takip eden infüzyonlarla ve infüzyon öncesi tıbbi ürünlerin, genellikle düşük dozlu steroidler, antihistaminik ve beta-agonist nebulizasyon uygulanmasıyla tekrar etmemiştir. Önceden var olan kardiyopatisi olan beşinci hastaya çalışma sırasında ventriküler prematüre kompleksler ve pulmoner embolizm teşhisi koyulmuştur. Anafilaktoid/anafilaktik reaksiyonlara dair pazarlama sonrası bildirimler mevcuttur. Tam delesyon/geniş yeniden düzenleme mutasyonu olan hastaların infüzyonla ilgili advers olaylar geliştirme ihtimali daha yüksektir. İmmünojenisite 4 klinik çalışmada (TKT, TKT, TKT ve TKT024EXT), hasta (%50) bir noktada anti-idursulfaz IgG antikorlarını geliştirmiştir. Genel nötralizan antikor oranı hasta (%24) olmuştur. TKT024/024EXT çalışmalarından alınan post-hoc immünojenisite veri analizinde, haftada 0,5 mg/kg ile tedavi edilen hastaların %51’i anti antikorları açısından pozitif test sonucu veren en az 1 kan örneği vermiş ve %37’si en az 3 ardışık çalışma ziyaretinde antikor açısından pozitif test sonucu vermiştir. Yüzde yirmi biri en az bir kez nötralizan antikor açısından pozitif test sonucu vermiştir ve %13 en az 3 ardışık çalışma ziyaretinde nötralizan antikor yönünden pozitif test sonucu vermiştir. Klinik çalışma HGT-ELA-038’de 16 aylıktan 7,5 yaşına kadar olan çocuklarda immünojenisite değerlendirilmiştir. 53 haftalık çalışmada, hastaların %67,9’u (28’de 19) anti antikorları açısından pozitif test sonucu veren en az 1 kan örneği vermiş ve %57,1’i (28’d e 16) en az üç ardışık çalışma ziyaretinde antikor açısından pozitif test sonucu vermiştir. Hastaların yüzde elli dördü en az bir kez nötralizan antikor açısından pozitif test sonucu vermiştir ve hastaların yarısı en az üç ardışık çalışma ziyaretinde nötralizan antikor yönünden pozitif test sonucu vermiştir. Tam delesyon / geniş yeniden düzenleme mutasyonu olan tüm hastalar antikor geliştirmiş olup, bunların çoğunluğu da en az 3 ardışık durumda nötralizan antikorlar yönünden pozitif test sonucu vermiştir. Çerçeve kayması/bağlantı bölgesi mutasyonu olan tüm hastalar antikor geliştirmiş olup, bunların ı en az 3 ardışık çalışma ziyaretinde nötralizan antikorlar yönünden pozitif test sonucu vermiştir. Negatif antikorlu hastalar, yanlış-anlamlı (missense) mutasyonu grubunda bulunmuştur. Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler: Pediyatrik popülasyon: Pediyatrik popülasyonda bildirilen advers reaksiyonlar genel olarak yetişkinlerde bildirilenlerle benzer bulunmuştur.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.