DUPLAX 500 MG/2.5 MG FILM KAPLI TABLET
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Duplax 500/2,5 mg ne için kullanılır?
KT 1- DUPLAX film tablet formunda üretilmektedir.
- DUPLAX'ın etkin maddelerinden biri olan metformin, biguanidler denilen bir ilaç grubuna aittir. Metformin hem açlıkta hem de yemek sonrasında kandaki şeker (glukoz) miktarını azaltır. İnsülin salgılanmasını uyarmadığı için, kan şekerinde aşırı düşmeye (hipoglisemi) yol açmaz.
DUPLAX'ın içindeki ikinci etkin madde olan glibenklamid, ikinci kuşak sülfonilüreler grubundan bir ilaçtır. Pankreas bezinden, insülin adlı hormonun salınmasını uyararak kan şekerinde düşmeye neden olur. Glibenklamidin bu etkisi, pankreas bezinde insülin üreten hücrelerin (Langerhans adacıkları) sağlam halde bulunmasına bağımlıdır.
- İnsülin, vücut dokularının kandaki şekeri (glukoz) almasını ve bunu enerji üretmek üzere kullanmasını ya da ileride kullanmak üzere saklamasını sağlayan bir hormondur. Tip 2 şeker hastalığı (tip 2 diyabet; insüline bağımlı olmayan diyabet) olan kişilerde, pankreasta yeterince insülin üretilemez ve/veya vücut dokuları üretilen insüline gereğince cevap veremez.
- DUPLAX, erişkinlerde tip 2 şeker hastalığının (tip 2 diyabet) tedavisi için kullanılır.
Diyabet hastalığında vücut dokuları şekeri (glukoz) kullanamadığı için, kanda şeker miktarı yükselir (hiperglisemi). Bu durum zaman içerisinde damar ve sinirlerde tahribata yol açar ve çeşitli organlarda bozulmayla sonuçlanır. DUPLAX kan şekerinin normal düzeylere doğru azaltılmasında yardımcı olur.
- DUPLAX, erişkinlerde tip 2 diyabetin tedavisinde; diyet uygulaması, fiziksel egzersiz ve önceden uygulanan metformin veya sülfonilüre tedavisiyle kan şekeri kontrolünün sağlanamadığı durumlarda ikinci basamak tedavi olarak ya da önceden ayrı ayrı verilen metformin ve glibenklamid kombinasyon tedavisiyle kan şeker düzeyleri sabit giden ve iyi kontrol edilen hastalarda, bu iki ayrı ilacın yerine idame tedavisi olarak kullanılır.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Metformin hidroklorür, glibenklamid, diğer sülfonilüreler ve sülfonamidler veya DUPLAX içindeki yardımcı maddelerden herhangi birine karşı alerjik (aşırıduyarlı) iseniz;
- Tip 1 diyabet (insüline bağımlı diyabet) hastası iseniz veya diyabet hastalığınız kontrol altında olmadığı için ketoasidoz (kanda 'keton cisimcikleri” denilen maddelerin birikmesine bağlı bir durum, nefeste olağandışı bir aseton kokusu oluşur ve nefes alıp vermeler düzensizleşir), diyabet nedenli koma öncesi tablo gibi durumlar varsa;
- Böbrek yetmezliği ya da böbrek fonksiyon bozukluğunuz varsa (serum kreatinin düzeyi > 1.5 mg/dL ve kadınlarda > 1.4 mg/dL);
- Böbrek fonksiyonlarını değiştirme potansiyeli olan durumlar bulunuyorsa, örneğin:
- Vücudun aşırı susuz kalması (uzun süreli ya da şiddetli ishal, tekrarlayan kusmalar),
- Şiddetli enfeksiyon (örn. solunum yollarında, idrar yollarında vb.),
- Şok,
- Röntgen incelemelerinde iyotlu kontrast maddelerin damar içinden uygulanması;
- Vücut dokularında oksijen azlığına yol açabilecek hastalıklar varsa, örneğin:
- Kalp veya solunum yetmezliği,
- Yeni geçirilmiş kalp krizi,
- Şok,
- Karaciğer işlevlerinde bozukluk varsa;
- Alkolizm varsa ya da aşırı alkol aldıysanız;
- Porfiri hastalığınız varsa. Porfiri, porfirin adlı maddenin karaciğerde üretilmesiyle ilgili bir bozukluk nedeniyle ortaya çıkan, kalıtsal bir hastalıktır. Şiddetli karın ağrıları ve kramplar, sinirsel ve psikolojik bozukluklar, ışığa hassasiyet ve buna bağlı deri döküntüleri ve idrarın kırmızı/siyah renk almasına yol açabilir.
- Bebeğinizi emziriyorsanız;
- Mikonazol adlı mantar ilacını kullanıyorsanız.
- Cerrahi girişim geçirecekseniz ya da damar yolundan sıvı verilerek (iyotlu kontrast madde) röntgen incelemesi yapılacaksa, ilgili doktora DUPLAX aldığınızı söyleyiniz. Doktorunuz ilacınızı geçici olarak durdurabilir ve bu süre içinde başka türlü tedaviler uygulayabilir (örn. insülin). Dokrorunuzun tavsiyelerine tam olarak uymanız çok önemlidir.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınız- Karın ağrısı, kusma gibi sindirim bozuklukları, kas krampları, şiddetli yorgunluk ve solunum bozuklukları gibi belirtiler ortaya çıkarsa, ilacı almayı bırakınız ve derhal doktorunuza başvurunuz. Bu belirtilerin laktik asidoz belirtisi olma riski vardır.
- Kan şekerinde düşme (hipoglisemi) belirtilerini hissederseniz.
Uyarıcı belirtiler aniden gelişebilir ve aşağıdakileri içerebilir:
- Soğuk terleme, soğuk ve solgun cilt,
- Baş ağrısı, baş dönmesi, açlık hissi, aşırı yorgunluk, hasta hissetme, alışılmadık derecede yorgunluk ve güçsüzlük,
- Kalp atışlarında hızlanma, çarpıntı
- Görmede geçici bozukluklar,
- Huzursuzluk, saldırganlık, konsantrasyon bozukluğu, reaksiyonlarda azalma, zihin karmaşası, uykulu hal, bilinç kaybı,
- Titremeler
Böyle bir durumda, hemen şeker içeriği yüksek birşeyler alınız (bal, şekerli bisküvi, meyva suyu), ilacı almayı bırakınız ve derhal doktorunuza başvurunuz. Doktorunuz tedavinizi yaptıktan sonra size gerekli tavsiyeleri verecektir. Kullandığınız ilacı değiştirme gereği de duyabilir.
Tedavi başlatıldıktan sonra dozun yavaş yavaş arttırılması, hipogliseminin ortaya çıkmasını önleyebilir. Bu ilacı yalnızca, kahvaltı dahil düzenli bir yemek öğünü programını takip ediyorsanız kullanmalısınız.
Hipoglisemi riskini arttıran durumlar şunlardır:
- Yemek saatlerinin geciktirilmesi veya çok az yenmesi,
- Yetersiz veya dengesiz karbonhidrat alımı,
- Enerjiden kısıtlanmış diyet,
- Yoğun ve uzun süreli egzersizler,
- Birlikte alkol alınması, özellikle aç iken,
- Kan şekerini düşürücü ilaç kombinasyonlarının uygulandığı durumlar,
- Yaşlılık,
- Böbrek ve karaciğer fonksiyonlarında bozukluk veya bazı hormonal bozukluklar:
Tiroid yetersizliği, hipofiz ve adrenal bez yetersizliği
- DUPLAX dozunun fazla olması
- Belirli bazı ilaçların eşzamanlı olarak kullanılması Eğer hipoglisemi atakları sık oluyorsa, veya siz hipoglisemi belirtilerini fark etmekte güçlük çekiyorsanız, mutlaka doktorunuza başvurunuz.
- Bu ilacı alırken aynı zamanda, doktorunuzun verdiği diyet önerilerine uyunuz ve düzenli olarak fizik egzersiz yapınız. Düzenli fiziksel egzersiz, DUPLAX kullanımı esnasında gereklidir.
- Kan şekerinizi düzenli olarak takip ediniz. Diyabet takibine yönelik laboratuar testleri (kan şekeri, HbA1c) düzenli olarak yapılmalıdır.
- Metformin böbrekler yoluyla atıldığından, DUPLAX ile tedaviye başlamadan önce ve daha sonrasında böbrek fonksiyonları düzenli olarak kontrol edilmelidir. Bunun için düzenli olarak doktorunuza görünmelisiniz.
- Eğer yaşlı iseniz. Yaşlı kişilerde böbrek işlevlerinin azalmasıyla sık karşılaşılır ve bu durum genellikle belirti vermez. Kan basıncını düşürücü ya da idrar söktürücü bir tedaviye başlıyorsanız, ya da bir non-steroid antienflamatuar ilaç (NSAEİ; bunlar ağrı kesici olarak ve romatizmal hastalıklarda kullanılan ilaçlardır) alıyorsanız, özellikle dikkatli olmalısınız. Böbrek işlevleri bu gibi durumlarda bazen zarar görebilmektedir.
Bu uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa, sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi, DUPLAX'ın içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir. Ancak bunlar herkeste ortaya çıkmaz.
Düşük kan şekeri (hipoglisemi): Ayrıntılı bilgi ve belirtiler için yukarıda 2.
Maddedeki “DUPLAX'ı aşağıdaki durumlarda DİKKATLİ KULLANINIZ” bölümüne bakınız.
Bu ilacı almaya başladığınızda, kan şeker düzeyinin azalması nedeniyle görüşünüzde bozulmalar olabilir. Ancak bu reaksiyon genellikle bir süre sonra kaybolmaktadır.
Yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sıralanmıştır:
Çok yaygın : 10 hastanın en az 1'inde görülebilir.
Yaygın : 10 hastanın 1'inden az, fakat 100 hastanın 1'inden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan : 100 hastanın 1'inden az, fakat 1000 hastanın 1'inden fazla görülebilir.
Seyrek : 1000 hastanın 1'inden az, fakat 10.000 hastanın 1'inden fazla görülebilir.
Çok seyrek : 10.000 hastanın 1'inden az görülebilir.
Bilinmiyor : Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor.
Çok yaygın:
- Bulantı, kusma, ishal, karın ağrısı ve iştah kaybı gibi sindirim sistemi bozuklukları.
Bu istenmeyen etkiler tedavinin başlangıcı esnasında daha sık ortaya çıkar ve çoğu olguda kendiliğinden kaybolur. Bunların önlenmesi için, DUPLAX'ın günlük 2 ya da 3 doz şeklinde alınması önerilmektedir. Dozun yavaş bir şekilde arttırılması da yarar sağlayabilir. Ancak yine de devam ederse, doktorunuza başvurmalısınız.
Yaygın:
- Tat bozuklukları
Yaygın olmayan:
- Kanda üre ve kreatinin düzeylerinde artış. Bu maddelerin artması, böbrek işlevlerindeki değişikliğin göstergesidir.
- Porfiri hastalığı. Bu hastalık hakkında ayrıntılı bilgi için yukarıda 2. maddedeki “DUPLAX'ı aşağıdaki durumlarda KULLANMAYINIZ” bölümüne bakınız.
Seyrek:
- Akyuvar sayısında azalma (lökopeni - Bu durum infeksiyonlara karşı bir güçsüzlük oluşturabilir.) Kan pulcuklarında azalma (trombositopeni- Bu durum kanama ya da morarma riskini arttırabilir.)
- Kaşıntı, kurdeşen, döküntü gibi deri reaksiyonları.
Çok seyrek:
- Kanda sodyum düzeylerinde azalma. Yorgunluk ve zihin karmaşası, kaslarda seğirmeler, nöbetler ya da koma görülebilir.
- Akyuvar sayısında şiddetli azalma (agranülositoz), alyuvar yıkımının fazlalığına bağlı kansızlık (anemi), kemik iliğinde üretilen yeni kan hücrelerinde azalma (kemik iliği aplazisi) ve tüm kan hücrelerinin sayısında ciddi azalma (pansitopeni: Bu durumda cilt soluklaşır, halsizlik ve nefes darlığı oluşabilir, kanama ya da morarma riski artabilir ve infeksiyonlara karşı direnç azalır).
- Güneş ışığına karşı aşırı hassasiyet; ciltte ya da kan damarlarında ağır alerjik reaksiyonlar.
- Laktik asidoz. Bu tablo hakkında ayrıntılı bilgi için yukarıda 2. maddedeki “DUPLAX'ı aşağıdaki durumlarda DİKKATLİ KULLANINIZ” bölümüne bakınız.
İlacı almayı bırakınız ve derhal doktorunuza başvurunuz.
- Kanda vitamin B12 düzeylerinde azalma. Uzun süreli kullanımda görülebilir ve kansızlığa yol açabilir.
- Vücudun alkole karşı tahammül azlığı (tolere edememesi). Genel bir rahatsızlık hissi, yüzde kızarma ve kalp atışlarında hızlanma şeklinde ortaya çıkar.
- Karaciğer fonksiyon testlerinde anormallik, ya da tedavinin sonlandırılmasını gerektiren karaciğer iltihabı. Bu durum kendisini yorgunluk, iştah kaybı, zayıflama ve bazen deri ve gözbebeklerinde sararma ile gösterir.
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Eğer DUPLAX kullanıyorken hamilelik planlarsanız veya hamile kalırsanız, doktorunuza başvurunuz. Hamilelik süresinde diyabet, insülin ile tedavi edilmelidir.
Hamilelik süresince DUPLAX kullanmayınız.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Bebeğinizi emziriyorsanız veya emzirmeyi planlıyorsanız DUPLAX kullanmayınız.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerDUPLAX her dozunda 23 mg'dan daha az sodyum ihtiva eder. Dozu nedeni ile herhangi bir uyarı gerekmemektedir.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Duplax 500/2,5 mg muadilleri
Duplax 500/2,5 mg ile aynı etken maddeyi (metformin hidroklorür / glibenklamid) içeren 1 eşdeğer ilaç bulunmaktadır.
Fiyat ve paketler
| Paket | Barkod | Fiyat | Birim fiyat |
|---|---|---|---|
| 120 adet | 8699536091389 | ||
| 180 adet | 8699536091396 | ||
| 30 adet | 8699536091365 | ||
| 60 adet | 8699536091372 |
Diğer dozlar, formlar ve ambalajlar
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonErişkinlerde tip 2 diyabetin tedavisinde, Diyet uygulaması, fiziksel egzersiz, metformin veya sülfonilüre tedavisiyle kan şekeri kontrolünün sağlanamadığı durumlarda ikincil tedavi olarak, Önceden uygulanan metformin ve sülfonilüre kombinasyon tedavisiyle kan şekeri stabil ve iyi kontrol edilen hastalarda replasman tedavisi olarak kullanılır.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarBu ilaç aşağıdaki durumlarda kesinlikle kullanılmamalıdır: Metformin hidroklorür, glibenklamid, diğer sülfonilüreler ve sülfonamidler veya yardımcı maddelerden herhangi birine aşırı duyarlık Tip 1 diyabet (insüline bağımlı diyabet), ketoasidoz, diyabetik prekoma Böbrek yetmezliği ya da böbrek fonksiyon bozukluğu (serum kreatinin düzeyi erkeklerde > 1.5 mg/dL ve kadınlarda > 1.4 mg/dL), Böbrek fonksiyonlarını değiştirme potansiyeli olan akut durumlar, örneğin: dehidratasyon, şiddetli enfeksiyon, şok, iyotlu kontrast maddelerin intravasküler uygulanması Kardiyak veya respiratuvar yetersizlik, yeni geçirilmiş miyokard enfarktüsü, şok gibi doku hipoksisine yol açabilecek akut veya kronik hastalıklar Majör cerrahi Karaciğer yetersizliği, akut alkol intoksikasyonu, alkolizm Porfiri Süt verme Mikonazol ile birlikte kullanım.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriLaktik asidoz Laktik asidoz, metformin birikmesine bağlı olarak ortaya çıkan, ender ama ciddi bir metabolik komplikasyondur; derhal tedavi edilmediğinde mortalitesi yüksektir. Metformin almakta olan hastalarda bildirilen laktik asidoz olguları, başlıca belirgin böbrek yetmezliği olan diyabetik hastalarda ortaya çıkmıştır. Laktik asidoz insidansı, kötü kontrol edilen diyabet, ketozis, uzun süreli açlık, alkolizm, karaciğer yetmezliği ve ayrıca hipoksi ile seyreden herhangi bir durum gibi diğer risk faktörlerinin tayini ile azaltılabilir ve azaltılmalıdır. Tanı: Laktik asidoz, asidotik dispne, karın ağrısı, hipotermi ve bunları takip eden koma ile karakterizedir. Diyagnostik laboratuar bulguları, kan pH’sında azalma, 5 mmol/l’nin üzerinde plazma laktat düzeyleri ve anyon boşluğu ile laktat/pirüvat oranında yükselmedir. Karın ağrısı ve sindirim bozukluklarıyla birlikte kas krampları, şiddetli asteni gibi spesifik olmayan bulgular ortaya çıktığında laktik asidoz riski düşünülmelidir. Eğer metabolik asidozdan şüpheleniliyorsa, ilacın kullanımına son verilmeli ve hasta derhal hospitalize edilmelidir Hipoglisemi Metformin HCl / glibenklamid kombinasyonu bir sülfonilüre içerdiğinden, hastada hipoglisemik atakların ortaya çıkması riskine neden olur. Tedavi başlatıldıktan sonra dozun arttırılarak titre edilmesi, hipogliseminin ortaya çıkmasını önleyebilir. Bu tedavi yalnızca, hasta, kahvaltı dahil düzenli bir yemek öğünü programını takip ediyorsa reçete edilmelidir. Hipoglisemi riski geç yenilen yemek, yetersiz veya dengesiz karbonhidrat alımıyla arttığından, tedavi sırasında karbonhidrat alımının düzenli olması çok önemlidir. Hipoglisemi; özellikle enerji kısıtlı diyet, yoğun ve uzun süreli egzersiz sonrası, alkol alımı veya hipoglisemik ilaç kombinasyonlarının uygulandığı durumlarda ortaya çıkar. Tanı: Hipoglisemi semptomları: baş ağrısı, açlık, bulantı, kusma, aşırı yorgunluk, uyku bozukluğu, huzursuzluk, agresyon, konsantrasyon bozukluğu, reaksiyonlarda azalma, depresyon, konfüzyon, konuşma bozukluğu, görme bozuklukları, titreme, paralizi ve parestezi, baş dönmesi, deliryum, konvülsiyonlar, somnolans, bilinç kaybı, yüzeyel solunum ve bradikardidir. Hipogliseminin yol açtığı karşıt-düzenlemeye bağlı olarak, terleme, korku, taşikardi, hipertansiyon, palpitasyonlar, anjina ve aritmiler ortaya çıkabilir. Daha sonra gelişen bu semptomlar, hipoglisemi yavaş geliştiğinde, otonomik nöropati durumunda ya da hasta beta blokör ajanlar, klonidin, rezerpin, guanetidin ya da sempatomimetikler alıyorsa ortaya çıkmayabilir. Hipogliseminin tedavisi: Bilinç kaybı veya nörolojik belirtileri olmayan orta derecedeki hipoglisemik semptomlar, hızla şeker verilerek düzeltilmelidir. Bu durumda doz ayarlaması ve/veya hastanın yeme alışkanlıklarının düzenlenmesi gereklidir. Koma, nöbetler ya da başka nörolojik bulgularla birlikte giden şiddetli hipoglisemik reaksiyonlar da mümkündür. Bu reaksiyonlar, eğer hipoglisemi tanısı konmuş ya da hipoglisemiden şüphelenilmiş ise, hastaneye götürülünceye kadar acilen intravenöz glukoz ile tedavi yapılmasını gerektirebilir. Hipoglisemik atak riskini azaltmak için hastaların ve dozun dikkatle seçilmesi ve hastaya gereken talimatların verilmesi önemlidir. Eğer hastada tekrarlayan hipoglisemi atakları ortaya çıkıyorsa, gerek şiddetli olsun gerekse hastanın durumu fark etmediği derecede olsun, metformin HCl / glibenklamid kombinasyonu dışında antidiyabetik tedavi seçenekleri gündeme getirilmelidir. Hipoglisemiyi arttıran faktörler: Birlikte alkol alınması, özellikle aç iken Hastanın tedaviyi reddetmesi veya daha çok yaşlı hastalarda olmak üzere, hastada kooperasyon güçlüğü Malnutrisyon, düzensiz yemek öğünleri, öğün atlama, açlık veya diyet değişiklikleri Fiziksel egzersiz ve karbonhidrat alımı arasında dengesizlik Böbrek yetmezliği Şiddetli karaciğer yetmezliği Aşırı doz metformin HCl / glibenklamid kombinasyonu Belirli endokrin bozukluklar: Tiroid yetersizliği, hipofiz ve adrenal bez yetersizliği Belirli bazı ilaçların eşzamanlı olarak kullanılması. Böbrek ve karaciğer yetmezliği: Metformin HCl / glibenklamid kombinasyonu’nun farmakokinetiği ve/veya farmakodinamiği hepatik veya şiddetli renal yetmezliği olan hastalarda değişebilir. Böyle hastalarda hipoglisemi oluştuğunda, uzun süreli olabilir; bu nedenle hastaya uygun tedavi başlanmalıdır. Hastaların bilgilendirilmesi: Hastalara ve ailelerine, hipoglisemi riski, semptomları, tedavisi ve hipoglisemiye yol açan durumlar açıklanmalıdır. Benzer şekilde, kas krampları ve eşlik eden sindirim bozuklukları, karın ağrısı, şiddetli asteni, asidoza bağlanan dispne, hipotermi ve koma gibi spesifik olmayan bulguların ortaya çıkması durumunda, laktik asidoz riski düşünülmelidir. Hastalar özellikle dengeli bir diyet takip etmenin, düzenli fizik egzersiz yapmanın ve kan şekerinin düzenli olarak takibinin önemi konusunda bilgilendirilmelidir. Kan şekerinde dengesizlik Cerrahi girişim halinde veya diyabetin dekompansasyonuna neden olan diğer hallerde, bu tedavi yerine geçici olarak insülin tedavisi uygulanmalıdır. Hiperglisemi semptomları, idrar artışı, yoğun bir susuzluk ve kuru cilttir. Böbrek fonksiyonları Metformin böbrekler yoluyla atıldığından, kreatinin klirensi ve/veya serum kreatinin düzeylerinin, tedaviye başlamadan önce ve daha sonrasında düzenli olarak kontrol edilmesi önerilmektedir: Böbrek fonksiyonları normal olan hastalarda en az yılda bir kez, Serum kreatinin düzeyleri normalin üst sınırında olan hastalarda ve yaşlı hastalarda yılda en az iki ile dört kez. Yaşlı kişilerde böbrek fonksiyonlarının azalması sık görülür ve asemptomatiktir. Antihipertansif tedavi ya da diüretik tedavisinin başlatılması ve bir non-steroid antienflamatuar ilaç (NSAEİ) ile tedaviye başlanması gibi böbrek fonksiyonlarının zarar görebileceği durumlarda özellikle dikkatli olunmalıdır. İyotlu kontrast madde uygulaması Radyolojik incelemelerde, IV iyotlu kontrast madde uygulaması renal yetmezliğe neden olabilir. Böbrek fonksiyonlarına bağlı olarak, metformin HCl / glibenklamid kombinasyonu, testten 48 saat öncesinde veya test zamanında kesilmeli ve testten 48 saat sonra ancak renal fonksiyonlar yeniden gözden geçirilip normal bulunduğunda, tedaviye tekrar başlanmalıdır. Cerrahi girişim Metformin HCl / glibenklamid kombinasyonu metformin içerdiğinden, genel, spinal ya da epidural anestezi ile yapılan elektif cerrahi girişimden 48 saat önce kesilmeli ve cerrahi girişimi izleyen 48 saatten daha önce veya ağızdan beslenmeye geri dönülmeden önce başlatılmamalıdır. Tedavi başlatılmazdan önce aynı zamanda, böbrek fonksiyonları yeniden gözden geçirilmiş ve normal bulunmuş olmalıdır. Diğer önlemler Hastalar gün boyunca düzenli karbonhidrat dağılımı içeren diyetlerine devam etmelidir. Kilolu hastalar enerjiden kısıtlanmış diyetlerini sürdürmelidir. Metformin HCl / glibenklamid kombinasyonu kullanımı esnasında, düzenli fiziksel egzersiz gereklidir. Diyabet takibine yönelik laboratuar testleri (glisemi, HbA1c) düzenli olarak yapılmalıdır. Glukoz-6-fosfat dehidrogenaz eksikliği olan hastaların sülfonilürelerle tedavi edilmesi hemolitik anemiye neden olabilir. Glibenklamid, sülfonilüre sınıfı ilaçlardan olduğu için, G6PD-eksikliği olan hastalarda metformin HCl / glibenklamid kombinasyonu kullanılırken dikkatli olunmalıdır ve sülfonilüre grubundan olmayan bir alternatif düşünülmelidir. Bu tıbbi ürün her dozunda 23 mg’dan daha az sodyum ihtiva eder. Dozu nedeni ile herhangi bir uyarı gerekmemektedir.
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerKan ve lenf sistemi hastalıkları Bunlar tedavi kesildiğinde geri dönüşümlü niteliktedir. Seyrek: Lökopeni, trombositopeni, Çok seyrek: Agranülositoz, hemolitik anemi, kemik iliği aplazisi ve pansitopeni. Metabolizma ve beslenme hastalıkları Hipoglisemi Yaygın olmayan: Hepatik porfiri ve porfiria cutanea krizleri, Çok seyrek: Laktik asidoz. Uzun dönemli metformin kullanımı sırasında vitamin B12 absorpsiyonunda azalma ve bunun sonucunda serum düzeylerinde azalma. Hasta eğer megaloblastik anemi tablosuyla gelirse, bu türlü bir etiyoloji dikkate alınmalıdır. Alkol alımıyla birlikte disülfiram benzeri reaksiyon. Sinir sistemi hastalıkları Yaygın: Tat bozuklukları. Göz hastalıkları Tedavinin başlangıcında, glisemi düzeylerindeki azalmaya bağlı olarak, geçici görme bozuklukları ortaya çıkabilir. Gastrointestinal hastalıkları Çok yaygın: Bulantı, kusma, diyare, karın ağrısı ve iştah kaybı gibi gastrointestinal bozukluklar. Bu istenmeyen etkiler tedavinin başlatılması esnasında daha sık ortaya çıkar ve çoğu olguda kendiliğinden kaybolurlar. Bunların önlenmesi için, metformin HCl / glibenklamid kombinasyonu’nun günlük 2 ya da 3 doz şeklinde alınması önerilmektedir. Dozun yavaş bir şekilde arttırılması da gastrointestinal tolerabilitede gelişme sağlayabilir. Hepato-bilier hastalıkları Çok seyrek: Karaciğer fonksiyon testlerinde anormallik ya da tedavinin sonlandırılmasını gerektiren hepatit. Deri ve deri altı doku hastalıkları Seyrek: Kaşıntı, ürtiker, makülopapüler döküntü gibi deri reaksiyonları, Çok seyrek: Kütanöz ya da viseral alerjik anjitis, eritema mültiforme, eksfolyatif dermatit, fotosensitizasyon, şoka doğru ilerleyen ürtiker. Sülfonamidler ve türevlerine karşı bir çapraz reaktivite oluşabilir. Araştırmalar Yaygın olmayan: Serum üre ve kreatinin konsantrasyonlarında, normal ortalamalardan orta dereceye kadar yükselme, Çok seyrek: Hiponatremi.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.