DOSETIA 60 MG KAPSÜL ,28 KAPSÜL
duloksetin hidroklorür — NOBEL İLAÇ SAN. VE TİC. A.Ş.
ATCN06AX21
✗ SGK Kapsamı Dışında
Kısa Bilgi (KÜB özeti)
Dosetia 60 mg ne için kullanılır?
KÜB 4.1 · Endikasyon18 yaş ve üzeri yetişkinlerde, majör depresif bozukluk (MDB), genel anksiyete bozukluğu (GAB), diyabetik periferal nöropatik ağrı (DPNA), fibromiyalji (FM), kronik kas iskelet ağrısı (KA), kronik bel ağrısı ve osteoartrite bağlı kronik ağrısı olan hastaların tedavisinde endikedir.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KÜB 4.3 · Kontrendikasyonlar_ Aşırı duyarlılık: duloksetine veya formülündeki diğer maddelerden herhangi birine karşı bilinen aşırı duyarlılığı olan hastalarda kontrendikedir. Monoamin oksidaz inhibitörleri: Selektif olmayan geri dönüşümsüz monoamin oksidaz inhibitörü (MAOİ) kullanan hastalarda eşzamanlı duloksetin kullanımı serotonerjik ilaçlarla ciddi, bazen ölümcül ilaç etkileşmeleri nedeniyle kontrendikedir. Karaciğer hastalığı sonucu karaciğer yetmezliği: karaciğer hastalığı sonucu karaciğer yetmezliği olan hastalarda kontrendikedir. Fluvoksamin, siprofloksasin veya enoksasin: ile fluvoksamin, siprofloksasin veya enoksasin (örn. Potent CYP1A2 inhibitörleri)’nin kombine kullanımı duloksetinin plazma konsantrasyonlarını artırdığı için birlikte kullanılmamalıdır. Kontrol altında olmayan dar açılı glokom: Klinik çalışmalarda duloksetin kullanımı midriyazis riskini artırmıştır; bu nedenle kontrol altında bulunmayan dar açılı glokom vakalarında kullanımından kaçınılmalıdır. Hipertansif kriz oluşturması nedeniyle kontrol edilemeyen hipertansiyonu olan hastalarda ile başlangıç tedavisi kontrendikedir. Ciddi böbrek yetmezliği olanlarda (kreatinin klirensi < 30 ml/dk) kullanılmamalıdır.Olası yan etkileri nelerdir?
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerDuloksetin ile tedavi edilen hastalarda rapor edilen en yaygın görülen advers etkil er bulantı, baş ağrısı, ağız kuruluğu, somnolans ve baş dönmesidir. Ancak yaygın advers reaksiyonların çoğunluğu hafif ve orta derecede olup tedavinin başlangıcında görülüp çoğunl ikla tedavi devam ettikçe azalır. Diyabetik Periferal Nöropatik Ağrı Duloksetin ile tedavi edilen hastalarda en sık gözlenen advers reaksiyonlar (yukarıda açıklandığı gibi) bulantı, somnolans, iştah azalması, kabızlık, hiperhidroz ve ağız kuruluğudur. Fibromiyalji Duloksetin ile tedavi edilen hastalarda en sık gözlenen advers re ksiyonlar (yukarıda açıklandığı gibi) bulantı, ağız kuruluğu, kabızlık, somnolans, iştah azalması, hiperhidroz ve ajitasyondur. Osteoartrite bağlı kronik ağrı Duloksetin ile tedavi edilen hastalarda en sık gözlenen advers reaksiyonlar (yukarıda açıklandığı gibi) bulantı, yorgunluk ve kabızlıktır. Kronik bel ağrısı Duloksetin ile tedavi edilen hastalarda en sık gözlenen advers reaksiyonlar (yukarıda açıklandığı gibi) bulantı, ağız kuruluğu, uykusuzluk, somnolans, kabızlık, baş dönmesi ve yorgunluktur. Aşağıda belirtilen advers reaksiyonlar plasebo kontrollü çalışmalarda (4823’ü duloksetinle ve 2996’sı plasebo ile tedavi edilmiş toplam 7819 hastayı içeren) majör depresif bozukluk, genel anksiyete bozukluğu ve diyabetik periferal nöropatik ağrı endikasyonlarındä yapılan raporlamalar sonucu gözlenmiştir. Advers reaksiyonlar Sıklık derecesi: yaygın olmayan,000 ila <); sıklık bilinmiyor (spontan rapor verilerinden). Enfeksiyonlar ve enfestasyonları: Yaygın olmayan: Larenjit Bağışıklık sistemi hastalıkları: Seyrek: Anafilaktik reaksiyon, aşırı duyarlılık Endokrin hastalıkları: Seyrek: Hipotiroidizm Metabolizma ve beslenme hastalıkları: Yaygın: İştah azalması Yaygın olmayan: Hiperglisemi (özellikle diyabetik hastalarda rapor edilmiştir) Seyrek: Dehidrasyon, hiponatremi, SIADH (anti-diüretik hormonun yetersiz salınımı sendromu) Psikiyatrik hastalıklar: Yaygın: Uykusuzluk, ajitasyon, libido azalması, anksiyete, anormal orgazm, anormal rüyalar Yaygın olmayan: Intihar düşüncesi”, uyku bozukluğu, bruksizm, oryantasyon bozukluğu, apati Seyrek: İntihar davranışı’, mani, halüsinasyonlar, agresyon ve kızgınlık‘ Sinir sistemi hastalıkları: Çok yaygın: Baş ağrısı (%14.4), somnolans (%10.4) Yaygın: Baş dönmesi, letarji, tremor, parestezi Yaygın olmayan: Miyoklonus, akatizi’, sinirlilik, dikkat bozukluğu, disguzi, diskinezi, huzursuz bacak sendromu, düşük uyku kalitesi Seyrek: Serotonin sendromu’, konvülziyon', psikomotor rahatsızlık‘, ekstrapiramidal semptomlar 10 Göz hastalıkları: Yaygın: Bulanık görme Yaygın olmayan: Midriyazis, görme bozukluğu Seyrek: Glokom Kulak ve iç kulak hastalıkları: Yaygın: Tinnitus’ Yaygın olmayan: Vertigo, kulak ağrısı Kardiyak hastalıklar: Yaygın: Palpitasyonlar Yaygın olmayan: Taşikardi, supraventriküler aritmi, genel olarak atriyal fibrilasyon Vasküler hastalıklar: Yaygın: Kan basıncı artışı’, sıcak basması Yaygın olmayan: Senkop‘, hipertansiyon? ', ortostatik hipotansiyon”, periferal soğukluk Seyrek: Hipertansif kriz”* Solunum, göğüs hastalıkları ve mediyastinal hastalıklar Yaygın: Esneme Yaygın olmayan: Boğazda baskı hissi, epistaksis Gastrointestinal hastalıklar: Çok yaygın: Bulantı (%24.1), ağız kuruluğu (%13.1) Yaygın: Konstipasyon, diyare, karın ağrısı, kusma, dispepsi, flatulans Yaygın olmayan: Gastrointestinal hemoraji’, gastroenterit, geğirme, gastrit Seyrek: Stomatit, hematokezi, nefes kokusu Hepatobiliyer hastalıklar: Yaygın olmayan: Hepatit’, karaciğer enzim düzeylerinde yükselme (ALT, AST, alkalen fosfataz), akut karaciğer hasarı Seyrek: Hepatik yetmezlik, sarılık Deri ve deri altı doku hastalıkları: Yaygın: Terlemede artış, döküntü Yaygın olmayan: Gece terlemeleri, ürtiker, kontakt dermatit, soğuk terleme, ışığa duyarlılık reaksiyonları, çürüme eğiliminde artış Seyrek: Stevens-Johnson sendromu, anjiyonörotik ödem Kas iskelet hastalıkları ve bağ doku ve kemik hastalıkları: Yaygın: Kas iskelet ağrısı, kas spazmı Yaygın olmayan: Kas sertliği, kas çekilmesi Seyrek: Trismus Böbrek ve idrar yolu hastalıkları: Yaygın: Disüri Yaygın olmayan: Üriner retansiyon, üriner tutukluk, noktüri, poliüri, idrar akışında azalma Seyrek: Anormal idrar kokusu 11 Üreme sistemi ve meme hastalıkları: Yaygın: Erektil disfonksiyon, ejakülasyon bozukluğu, ejakülasyon gecikmesi Yaygın olmayan: Jinekolojik hemoraji, menstrüal bozukluk, cinsel işlev bozukluğu Seyrek: Menopozal semptomlar, galaktore, hiperprolaktinemi Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar: Yaygın: Yorgunluk Yaygın olmayan: Göğüs ağrısı’, düşmeler", anormal hissetme, soğuk hissetme, susama, titreme, halsizlik, sıcak hissetme, duruş bozukluğu Araştırmalar: Yaygın: Kilo azalması Yaygın olmayan: Kilo artışı, kan kreatin fosfokinaz artışı, kan potasyum artışı Seyrek: Kolesterol artışı ' Konvülziyon ve tinnitus vakaları tedavi kesildikten sonra da rapor edilmiştir. ? Özellikle tedavinin başlangıcında ortostatik hipotansiyon ve senkop vakaları rapor edilmiştir. `.4. ^ Özellikle tedavinin başlangıcında ya da tedavinin kesilmesinden sonra agresyon ve kızgınlık vakaları rapor edilmiştir. ' Duloksetinle tedavi sırasında ya da tedavinin kesilmesinden hemen sonra intihar düşüncesi ve intihar davranışları rapor edilmiştir. ^ Pazarlama sonrası gözlemde raporlanan advers reaksiyonların tahmini sıklığı; plasebo kontrollü klinik çalışmalarda gözlenmemiştir. Plasebodan ististiksel olarak anlamlı değil “ Dişmeler yaşlılarda daha yaygın görülmüştür (>65 yaş) Duloksetinin özellikle aniden kesilmesi genellikle yoksunluk sendromuna yol açabilir. Baş dönmesi, duyusal rahatsızlıklar (parestezi dahil), uyku bozuklukları (uykusuzluk ve yoğun rüyalar gibi), yorgunluk, somnolans, ajitasyon veya anksiyete, bulantı ve/veya kusma, tremor, baş ağrısı, iritabilite, diyare, hiperhidroz ve vertigo çok sıklıkla rapor edilen reaksiyonlardır. Genel olarak, SSRI’lar ve SNRI'lar için bu olaylar hafiften orta dereceye kadar değişir ve kişiye özeldir, ancak bazı hastalarda ciddi ve/veya uzamış olabilir. Bu nedenle d loksetinle tedaviye gerek duyulmadığında, kademeli olarak doz azaltılmalıdır. Duloksetinle yapılan 12 haftalık 3 klinik çalışmanın akut fazında diyabetik periferal nöropatik ağrılı olan hastalarda açlık kan şekeri düzeyinin az ama anlamlı olarak arttığı gö lenmiştir. HbA1c düzeyi hem duloksetin verilen hem de plasebo verilen hastalarda değişmemiştir. Bu çalışmaların 52 haftaya kadar süren uzatma fazında hem duloksetin verilen hem de rutin bakım yapılan hastalarda HbA1c’de artış görülmüştür, ancak ortalama artış düloksetinle tedavi edilen grupta %0.3 daha fazladır. Duloksetinle tedavi edilen grupta açlık kan şekerinde ve total kolesterolde küçük bir değişiklik görülürken, laboratuvar testleri bu rutin bakım yapılan hastalarda hafif bir azalma meydana getirmiştir. Duloksetinle tedavi edilen hastalarda düzeltilmiş kalp atım hızı QT intervali plaseb¢ ile tedavi edilen hastalarda değişmemiştir. Duloksetinle ve plasebo ile tedavi edilen hastalar arasında QT, PR, QRS veya QTcB ölçümlerinde hiçbir klinik olarak anlamlı değişiklik gözlenmemiştir.Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriUyarılar: Antidepresan ilaçların çocuklar ve 24 yaşına kadar olan gençlerdeki kullanımlarının, intihar düşünce ya da davranışlarını artırma olasılığı bulunmaktadır. Bu nedenle özelli le tedavinin başlangıcı ve ilk aylarda ilaç dozunun artırılma/azaltılma ya da kesilme dönemler inde hastanın gösterebileceği huzursuzluk, aşırı hareketlilik gibi beklenmedik davranış değişi Wikleri ya da intihar olasılığı gibi nedenlerle hastanın gerek ailesi gerekse tedavi edicilẹrce yakinen izlenmesi gereklidir. Mani ve nöbetler mani veya bipolar bozukluk teşhisi ve/veya nöbet geçmişi olan hastalarda dikkatle kullanılmalıdır. Midriyazis: Duloksetinle ilişkili olarak midriyazis rapor edilmiştir. O nedenle artan inoküler basıncı olan ya da akut dar açılı glokom hastalarına reçete edilirken dikkatli olunma dir. Kan basıncı ve kalp atım hızı Duloksetin bazı hastalarda kan basıncında artış ve klinik olarak anlamlı hiprtansiyonla ilişkilidir. Bu duloksetinin nonadrenerjik etkisi nedeniyle olabilir. Duloksetinle hipertansif kriz vakaları özellikle daha önce hipertansiyonu olan hastalarda rapor edilmiştir. Bu nedenle, özellikle tedavinin ilk ayında bilinen hipertansiyonu ve/veya diğer kardiyak hastalığı olan hastalarda kan basıncının izlenmesi önerilir. Duloksetin artan kalp hızı veya ka basıncında artışla durumları tehlikeye giren hastalarda dikkatle kullanılmalıdır. Duloksetin metabolizmasını bozan tıbbi ürünler kullanılırken de dikkatli olunmalıdır. Duloksetin alırken kan basıncında sürekli artış gören hastalarda doz azaltımı ya da kademeli j 4 olarak ilacın bırakılması düşünülmelidir. Kontrol edilemeyen hipertansiyonu olan hastalarda duloksetin başlatılmamalıdır. Böbrek yetmezliği Hemodiyaliz sırasında ağır böbrek yetmezliği olan hastalarda duloksetinin plazma konsantrasyonlarında (kreatinin klerens <30 ml/dak) artış meydana gelir. Ağir böbrek yetmezliği olan hastalar için.’e, hafif veya orta şiddette böbrek yetmezliği olan hastalara ait bilgiler için ise.’ye bakınız. Antidepresanlarla kullanımı. antidepresanlarla birlikte kullanımında dikkatli olunmalıdır. Özellikle seçici geri dönüşümlü MAOŤ’lerle birlikte kullanımı önerilmemektedir. Sarı kantaron sarı kantaron (St. John’s wort (Hypericum perforatum)) içeren bitkisel preparatlarla birlikte kullanımında advers reaksiyonlar daha sık görülebilir. İntihar Majör depresif bozukluk ve genel anksiyete bozukluğu: Depresyon, intihar düşüncesinde artış, kendine zarar verme ve intiharda (intiharla ilişkili olaylar) artışla ilişkilidir. Bu risk anlamlı remisyon oluncaya kadar sürmektedir. Tedavinin ilk birkaç haftası veya daha fazla bir sürede gelişme olmazsa hastalar bu gelişme oluncaya kadar yakinen izlenmelidir. Genelde klinik deneyime göre intihar riski iyileşmenin ilk evrelerinde artmaktadır. reçete edildiği diğer psikiyatrik durumlarda intiharla ilişkili olayla rın artma riskiyle ilişkili olabilir. Ayrıca bu durumlar majör depresif bozukluğa eşlik ede bilir. Majör depresif bozukluğu olan hastaların tedavisinde gözlenen aynı önlemler, diğer psikiyatrik bozuklukları olan hastaların tedavilerinde de gözlenecektir. İntiharla ilişkili olaylar geçmişi olan veya tedavinin başlangıcında anlamlı derecede intihar düşüncesi gösteren hastalar, intihar düşüncesi veya intihar davranışı açısından büyük risk altında olduğu bilinip tedavi sırasında dikkatli bir gözlem altında tutulmalıdır. Psikiyatrik bozukluklarda antidepresan ilaçların plasebo-kontrollü klinik çalışmaların meta analizinde plasebo ile karşılaştırıldığında antidepresanla birlikte intihar davranışında 25 yaş altında artış riski olduğunu göstermiştir. Duloksetin tedavisi ya da tedaviyi kestikten hemen sonra intihar düşüncesi ve intihar davranışları vakaları rapor edilmiştir. Özellikle tedavinin başla gıcında ve doz değişikliklerinden sonra hastaların özellikle yüksek riskte olanların yakın takibi gerekmektedir. Hastalar (ve hastaların bakıcıları) klinik olarak kötüleşme, intiha davranışı veya düşüncesi ve davranışta alışılmadık değişiklikler olduğunda gözlenmesi konusunda uyarılmalı ve bu belirtiler olduğunda hemen doktora danışılmalıdır. Diyabetik Periferal Nöropatik Ağrı: Benzer farmakolojik etkisi (antidepresanlar) olan diğer tıbbi ürünlerde olduğu gibi duloksetin tedavisi sırasında veya tedavinin se silmesinin başlangıcında izole intihar düşüncesi ve davranışı rapor edilmiştir. Depresyonda intihar eğilimi için risk fakörleri konusunda yukarıya bakınız. Hekimler üzücü düşünceler ve duygular konusunda hastaları rapor etmek için teşvik etmelidir. Çocuklar ve 18 yaş altındaki ergenlerde kullanımı Pediyatrik popülasyonda duloksetinle yürütülen klinik çalışma bulunmamaktadır. çocuk ve 18 yaş altındaki ergenlerin tedavisinde kullanılmamalıdır. İntihar : ilişkili davranışlar (intihara teşebbüs ve intihar düşünceleri) ve düşmanlık (ağırlıklı olarak agresyon, muhalif davranış ve öfke) plasebo ile tedavi edilenlere göre antidepresanlarla tedavi edilen çocuk ve ergenlerde yapılan klinik çalışmalarda daha sıklıkla gözlenmiştir. Eğer klinik ihtiyaca göre yine de tedavi kararı alınmışsa, hasta intihar belirtilerinin ortaya çıkması açısından dikkatle izlenmelidir. Çocuklarda ve ergenlerde büyüme, olgunlaşma, ko gnitif ve davranışsal gelişime ait uzun süreli güvenlilik verisi eksiktir. Hemordadji Selektif serotonin gerialım inhibitörleri (SSRI’lar) ve duloksetin dahil serotonin/noradrenalin geri alım inhibitörleri (SNRA’lar) ile ekimoz, purpura ve gastrointestinal hemoraji gibi kanama anormallikleri rapor edilmiştir. Antikoagülanlar ve/veya trombosit fo siyonunu etkileyen tıbbi ilaçlar (örn. NSAID’ler veya asetil salisilik asit (ASA) kullanan hastalarda ve bilinen kanama yatkınlığı olan hastalarda dikkatli olunması tavsiye edilir. Hiponatremi Duloksetin uygularken serum sodyumu 110 mmol/L’den düşük vakalar dahil hiponatremi rapor edilmiştir. Hiponatremi uygun olmayan antidiüretik hormon salgılanması sendromuna (SIADH) bağlı olabilir. Hiponatremi vakalarının çoğu özellikle yeni öyküsü a da sivi dengesindeki değişikliğe zemin hazırlayan bir durumla karşılaştığında yaşlılardä görülür. Yaşlı, sirotik veya dehidrate hastalar veya diüretiklerle tedavi edilen hastalar gibi yüksek hiponatremi riski olan hastalarda dikkatli olunması gerekir. Tedavinin kesilmesi Tedavi kesildiğinde özellikle eğer aniden olmuşsa yoksunluk belirtileri yaygın görülür. Klinik çalışmalarda tedavi aniden kesildiğinde görülen advers olaylar plasebo alan hastalarda %23 iken, duloksetin ile tedavi gören hastaların yaklaşık %45’inde meydana gelmiştir. SSRI ve SNRI’larda görülen yoksunluk belirtilerinin riski süre ve tedavide kullanılan doz ve doz azaltma hızının dahil olduğu birçok faktöre bağlıdır. En yaygın rapor edilen reaksiyonlar.’de listelenmiştir. Genelde bu belirti er hafif ila orta derecededir ancak bazı hastalarda yoğunluk çoktur. Genelde tedaviyi kestikten şonraki ilk birkaç günde oluşur, ancak bu gibi belirtilen yanlışlıkla doz atlanan hastalarda çok nadir görülmektedir. Bu belirtiler genelde kendi kendini sınırlamakta olup iki hafta içinde düzelmektedir. Bazı hastalarda bu süre uzayabilir (2-3 aya veya daha uzun) o ned¢nle tedavi kesilirken duloksetin yavaş yavaş 2 haftadan az olmayacak şekilde hastanın ihtiya cina göre azaltılır. Yaşlılar Duloksetin 120 mg kullanan majör depresif bozukluğu olan yaşlı hastalardan elde edilen veriler sınırlıdır. Bu nedenle maksimum dozda yaşlıları tedavi ederken dikkatli olunmalıdır. Duloksetinin genel anksiyete bozukluğu olan hastalarda kullanımına ait veriler sınırlıdır. 6 Akatizi / psikomotor huzursuzluk Duloksetin kullanımı istenmeyen veya acı veren huzursuzluk ve oturup kalkmada yetersizlikle karakterize akatizi gelişimi ile ilişkilidir. Bu daha çok tedavinin ilk birkaç haftasında meydana gelir. Bu belirtileri gösteren hastalarda doz artırımı zarar verir. Duloksetin içeren tıbbi ürünler Duloksetin, değişik ticari markalar ve endikasyonlarda (DPNP, MDB, GAB ve strese bağlı üriner inkontinans) kullanılmaktadır. Bu ürünlerin birden fazlasının birlikte kulla ıimından sakınılmalıdır. Hepatit / karaciğer enzimlerinin artması Karaciğer enzimlerinde ciddi artış (normalin üst sınırının >10 misli) hepatit ve sarılığın dahil olduğu karaciğer hasarı vakaları duloksetinle birlikte rapor edilmiştir. Çoğu, tedavinin ilk aylarında oluşmaktadır. Karaciğere zararın modeli ağırlık lı olarak hepatoselülerdir. Hepatik zararla ilişkili diğer tıbbi ürünlerle tedavi edilen hastalarda duloksetin dikkatle kullanılmalıdır. Kristal şeker kapsüller kristal şeker içerir. Nadir kalıtımsal fruktoz intoleransı, gliko-galaktoz malabsorpsiyonu veya sükraz-izomaltaz yetmezliği problemi olan hastaların bu ilacı kullanmamaları gerekir.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Dosetia 60 mg muadilleri
Dosetia 60 mg ile aynı etken maddeyi (duloksetin hidroklorür) içeren 8 eşdeğer ilaç bulunmaktadır.