DIVINA 2 MG + 2 MG /10 MG TABLET, 21 ADET
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Divina 2/2/10 mg ne için kullanılır?
KT 1DİVİNA, hormon replasman (yerine koyma) tedavisinin (HRT) iki dönemine ait birleşik bir hormon preparatıdır. Tabletlerin bileşiminde östrojen ve progestogen bulunmaktadır.
Vücuttaki östrojen ve progesteron üretimi menopozla birlikte azalmaya başlar. DİVİNA bu hormonları yerine koymaktadır ve bu hormonların eksikliğinin neden olduğu bazı belirtileri önlemekte veya iyileştirmektedir.
DİVİNA aşağıdaki durumlar için kullanılır:
- Menopoz belirtilerinin giderilmesi
Menopoz sırasında kadın vücudunda üretilen östrojen miktarı azalır. Bu durum yüz, boyun ve göğüste sıcak basmasına neden olur. DİVİNA bu menopoz belirtilerini giderir. Yalnızca belirtileriniz günlük yaşantınızı ciddi derecede aksatıyorsa size DİVİNA reçete edilecektir.
Osteoporozun önlenmesi Bazı kadınlarda menopoz başladıktan sonra kemikler kırılgan hale (osteoporoz) gelebilir.
Mevcut tüm seçenekleri doktorunuzla tartışmalısınız.
Osteoporoz nedeniyle kırık riskiniz yüksekse ve diğer ilaçlar sizin için uygun değilse, menopozdan sonra osteoporozu önlemek için DİVİNA kullanabilirsiniz.
DİVİNA menopoz sonrası kadınlarda düzenli aylık döngülerin tekrar geri dönmesine neden olmaktadır.
DİVİNA Tablet bir doğum kontrol ilacı değildir.
65 yaş üzerindeki kadınlara ait deneyimler sınırlıdır.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- şu anda veya geçmişte meme kanseriniz varsa veya olduğundan şüpheleniyorsanız
- şu anda veya geçmişte, endometriyum (döl yatağının iç tabakası) kanseri gibi bir östrojenbağımlı kanseriniz varsa veya olduğundan şüpheleniyorsanız
- açıklanamayan vajinal kanamanız varsa
- tedavi edilmeyen endometriyal hiperplaziniz (döl yatağının iç tabakasının aşırı büyümesi)
- şu anda veya geçmişte toplardamarınızda kan pıhtısı (tromboz) varsa; örneğin bacaklarda (derin ven trombozu) veya akciğerlerde (akciğer embolisi)
- sizi kan pıhtılaşmasına yatkın hale getiren bir durumunuz varsa (protein C, protein S veya antitrombin eksikliği)
- şimdi veya yakın zamanda, kalp krizi, inme ve angina pektoris gibi atar damarlardaki kan pıhtılarının neden olduğu bir hastalığınız varsa
- şimdi veya geçmişte bir karaciğer hastalığınız varsa karaciğer değerleriniz normale dönmemişse
- kalıtsal nadir bir kan problemi olan porfiriniz varsa
- östradiol valerat, medroksiprojesteron asetat veya bu ilacın içindeki diğer bileşenlerden (bölüm 6'da listelenen) herhangi birine karşı alerjikseniz
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriHormon replasman tedavisi (HRT), yalnızca, yaşam kalitesini olumsuz etkileyen postmenopozal semptomların tedavisinde kullanılmalıdır. Her iki endikasyon için, en azından yılda bir kez dikkatli bir yarar-zarar oranı değerlendirmesi yapılmalı ve hormon replasman tedavisi yalnızca faydası risklerine ağır bastığı müddetçe sürdürülmelidir. Erken menopozda hormon replasman tedavisi ile ilişkili advers etkiler hakkındaki bilgiler sınırlıdır. Bununla birlikte, daha genç kadınlardaki düşük mutlak advers etki riski nedeniyle, bu kadınlar için yarar-zarar oranı, daha yaşlı kadınlardakinden daha elverişli olabilir. Tıbbi değerlendirme/izleme HRT’ye başlanması ya da tedaviye devam kararından önce hastanın kişisel ve ailesel tıbbi hikayesi alınmalıdır. Bu bilgiler, kontredikasyonlar ve önlemler, fizik muayeneye (pelvis ve memeyi de kapsayan) yön vermelidir. Tedavi sırasında, düzenli kontrollerin sıklık ve kapsamı hastaya göre belirlenir. Hastalara memelerde fark edecekleri hangi değişiklikleri doktor ya da hemşireye bildirmeleri gerektiği açıklanmalıdır. Bireysel klinik gereksinime göre, mamografiyi de içeren incelemeler geçerli yöntemler uyarınca yapılmalıdır. Yakın gözetim gerektiren durumlar: Aşağıdaki hastalık durumlarına sahip veya geçmişte sahip olan ya da gebelikte veya önceki hormon tedavisi sırasında söz konusu durumunda alevlenme olan hastalar tedavi sırasında özel bir dikkatle izlenmelidir. Bu hastalık durumları nadir durumlarda ile tedavi sırasında nüksedebilir veya alevlenebilir; bu durumlar şunlardır: Leiomyoma (uterus fibroidi) veya endometriozis Tromboembolik bozukluk risk faktörü veya hikayesi Östrojene bağımlı tümör risk faktörü, örneğin birinci derece akrabada meme kanseri Hipertansiyon Karaciğer bozuklukları (ör, adenom) Vasküler tutulumu olan veya olmayan diabetes mellitus Kolelitiazis Migren veya (şiddetli) baş ağrısı Sistemik lupus eritematozus Endometriyal hiperplazi hikayesi Epilepsi Astım Otoskleroz Anjiyoödem (kalıtsal ve edinsel). Tedavinin acilen kesilmesini gerektiren durumlar: Herhangi bir kontrendikasyon durumunda ve aşağıdakilerin varlığında tedavi kesilmelidir: sarılık veya karaciğer fonksiyonunda bozulma kan basıncında anlamlı artış yeni başlayan migren tipi başağrısı gebelik Endometriyal hiperplazi ve kanser: Uterusu olan kadınlarda östrojenin tek başına uzun süre kullanılmasıyla endometriyal hiperplazi ve karsinom riski artmaktadır. Tek başına östrojen kullananlarda, kullanmayanlara göre, östrojen dozu ve tedavi süresine bağlı olarak endometriyal kanser riski 2-12 kat arasında artış göstermektedir (bakınız). Tedaviyi sonlandırdıktan sonra bu risk en az 10 yıl daha artmış olarak kalabilir. Histerektomi yapılmamış kadınlarda ayda veya 28 günlük sürede en az 12 gün boyunca progesteron veya sürekli kombine östrojen-progesteron tedavisi eklenmesi tek başına östrojen içeren HRT ile oluşan artan riski azaltmaktadır. Tedavinin başlangıcında ara kanama ve nokta şeklinde kanama oluşabilir. Ara kanama veya nokta şeklinde kanama, tedaviden bir süre sonra oluşuyorsa veya tedavi kesildikten sonra devam ediyorsa, endometriyal kanser riskini ortadan kaldırmak için endometriyal biyopsi yapılmalıdır. Meme Kanseri Tüm kanıtlar, kombine östrojen-progesteron veya tek başına östrojen içeren HRT alan kadınlarda HRT alım süresine bağlı olarak meme kanseri riskinde artış olduğunu göstermektedir. Kombine östrojen-progesteron tedavisi Randomize plasebo kontrollü KSG (Kadın Sağlığı Girişimi) çalışmasında ve ileriye dönük epidemiyolojik çalışmaların bir meta-analizinde, HRT tedavisi olarak kombine östrojen-progesteron kombinasyonu alan kadınların yüksek meme kanseri gelişme riskine sahip olduklarını göstermiştir. Etki yaklaşık üç (1-4) yıl sonra belirgin hale gelir. Tek başına östrojen tedavisi KSG çalışmasında, tek başına östrojen tedavisi uygulanan histerektomi yapılmış kadınlarda meme kanseri riskinde bir artış gözlenmemiştir. Gözlemsel çalışmalar meme kanseri riskinde genellikle hafif bir artış bulmuştur, ancak bu artış östrojen-projestojen kombinasyonları kullananlarda bulunandan daha küçüktür (bakınız). Büyük bir meta-analizden elde edilen sonuçlar, tedaviyi durdurduktan sonra aşırı riskin zamanla azalacağını ve başlangıç noktasına dönmek için gereken sürenin önceki HRT kullanım süresine bağlı olduğunu göstermiştir. HRT 5 yıldan daha uzun süre alındığında, risk 10 yıl veya daha uzun süre devam edebilir. Özellikle östrojen progesteron kombine tedavisi içeren HRT, meme kanserinin radyolojik tanısını olumsuz etkileyecek şekilde mamografik görüntülerde yoğunluğu artırır. Over kanseri Over kanseri meme kanserinden daha nadir görülür. Geniş bir meta analizden elde edilen epidemiyolojik kanıtlar, tek başına östrojen veya kombine östrojen-projestojen içeren HRT ürünlerini kullanan kadınlarda 5 yıl içerisinde belirgin hale gelen ve kesildikten sonra zamanla azalan hafif bir risk artışı göstermektedir. WHI (Woman Health İnitiative) çalışması dahil diğer bazı çalışmalar, kombine HRT kullanımının benzer veya biraz daha düşük bir risk ile ilişkili olabileceğini ileri sürmektedir (bakınız). Venöz tromboembolizm Hormon replasman tedavisi 1,3-3 kat yüksek venöz tromboembolizm (VTE) (derin ven trombozu veya pulmoner embolizm) gelişimi riski ile ilişkilidir. Hastalığın gelişimi hormon replasman tedavisinin ilk yılında, daha sonraki dönemine nazaran daha olasıdır (bakınız). Venöz tromboembolizm öyküsü veya bilinen trombofilik durumları olan hastalarda artmış VTE riski vardır ve HRT bu riski artırabilir. Bu yüzden, bu hastalarda HRT kontrendikedir (bakınız) Venöz tromboembolizm için genellikle tanımlanmış risk faktörleri, östrojen kullanımı, ileri yaş, major cerrahi, uzun süre hareketsizlik, obezite (VKİ>30 kg/m2), gebelik/postpartum dönem, sistemik lupus eritematozus ve kanserdir. Venöz tromboembolizmde variköz venlerin muhtemel rolü üzerinde konsensus yoktur. Tüm postoperatif hastalarda, cerrahi sonrası venöz tromboembolizmi önlemek için profilaktik yöntemlerin uygulanmasına azami dikkat edilmelidir. Cerrahi sonrası uzamış hareketsizliğin olabileceği durumlarda, mümkünse 4-6 hafta öncesinde geçici olarak tedavinin kesilmesi düşünülmeli ve hasta hareket edene kadar tedavi başlatılmamalıdır. Kendisinde VTE hikayesi olmayıp, fakat birinci derece akrabalarında genç yaşta tromboz hikayesi olan kadınlarda dikkatli bir danışma sonrası tarama önerilebilir (trombofilik bozuklukların yalnızca belli bir kısmı tarama ile belirlenmektedir). Aile bireylerinde tromboz ile seyreden bir trombofilik bozukluk varsa veya bozukluk şiddetli ise (örn. antitrombin, protein S, protein C eksiklikleri veya bunların kombinasyonu), HRT kontrendikedir. Uzun süreli antikoagülan tedavisi alan kadınlarda HRT tedavisinin yarar-riski açısından dikkatli bir değerlendirme yapılması gerekir. Tedavi başlamasını takiben venöz tromboembolizm gelişirse tedavi sonlandırılmalıdır. Hastalar potansiyel tromboembolik semptomları (bacakta ağrılı şişlik, göğüste ani ağrı, dispne) gözlemlerse hemen doktoruna başvurmalıdır. Koroner kalp hastalığı Randomize klinik çalışmalarda, koroner kalp hastalığı (KKH) olan veya olmayan kadınlarda sürekli kombine östrojen-progesteron veya tek başına östrojen kullanımının koruyucu etkisi gösterilmemiştir. Kombine östrojen-progesteron tedavisi Kombine östrojen progesteron HRT kullanımı sırasında koroner kalp hastalığı relatif riski hafifçe artmaktadır. Koroner kalp hastalığı başlangıç mutlak riski, yüksek oranda yaşa bağlı olduğundan, menopoza yakın sağlıklı kadınlarda östrojen-progesteron kullanımına bağlı KKH ekstra vaka sayısı çok düşük olup ilerleyen yaşla birlikte artmaktadır. Tek başına östrojen Randomize kontrollü çalışmalar, tek başına östrojen kullanan histerektomi olmuş kadınlarda KKH riskinde herhangi bir artış saptamamıştır. İskemik inme Kombine östrojen-progesteron tedavisi ve tek başına östrojen tedavisi ile iskemik inme riskinin 1,5 kata varan oranda arttığı gösterilmiştir. Relatif risk, menopozu takiben yaş veya süre ile değişmemektedir. İnme riski yüksek oranda yaşa bağlı olduğundan, HRT kullanan kadınlarda tüm risk yaşla birlikte artmaktadır (bakınız) Diğer durumlar Östrojen sıvı tutulmasına neden olabilir, bu nedenle kalp veya böbrek fonksiyon bozukluğu olan hastalar dikkatlice gözlenmelidir. Hipertrigliseridemisi olan kadınlar östrojen tedavisi ve diğer hormon replasman tedavisi sırasında yakından izlenmelidir. Zira bu durumda östrojen tedavisinin nadiren de olsa pankreatite yol açan aşırı trigliserid yükselmesi olguları bildirilmiştir. Eksojen östrojenler, kalıtsal ve edinilmiş anjiyoödem semptomlarına sebep olabilir veya semptomları şiddetlendirebilir. Östrojenler tiroksin bağlayan globulin (TBG) konsantrasyonunu ve buna bağlı olarak kanda toplam tiroksin hormonu miktarını artırır. Bu durum, proteine bağlı iyodür (PBI), T4 düzeyleri (kolon veya radio-immunoassay ile) veya T3 düzeylerine (radio-immunoassay ile) dayalı olarak gösterilebilir. Yükselmiş TBG konsantrasyonları T3 resin uptake'inde azalma olarak görülür. Serbest T3 ve T4 konsantrasyonları değişmemiş kalır. Kortikosteroid bağlayan globulin (CBG) ve seks hormonu bağlayan globulin (SHBG) gibi diğer bağlayıcı proteinlerin konsantrasyonları yükselebilir, dolaşımdaki kortikosteroidlerin ve seks steroidlerinin düzeylerini artırır. Serbest veya biyolojik olarak aktif hormon düzeyleri değişmemektedir. Diğer plazma proteinlerinin (anjiyotensinojen/renin substratı, alfa-1-antitripsin, serüloplazmin) konsantrasyonları artabilir. Özellikle hastada gebelik sırasında kloazma gelişmişse, nadiren kloazma oluşabilir. Kloazmaya yatkınlığı olan ve hormon replasman tedavisi kullanan kadınlar güneşe ve UV ışığına maruziyetlerini en aza indirmelidir. Hormon replasman tedavisi bilişsel fonksiyonu artırmaz. Sürekli kombinasyon veya östrojen tedavisine başlayan 65 yaş üzeri kadınlarda demans riskinin artmış olabileceğine dair bazı kanıtlar mevcuttur…
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi DİVİNA'nın içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Aşağıdakilerden biri olursa, DİVİNA'yı kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz :
- Sarılık bulguları (deride veya gözün beyaz kısımlarında sararma)
- İlk kez migren benzeri baş ağrısı
- Hamile kalırsanız
- Tansiyonunuzda aşırı bir artış olması
Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir.
Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, sizin DİVİNA'ya karşı ciddi alerjiniz var demektir. Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Bu çok ciddi yan etkilerin hepsi oldukça seyrek görülür.
Aşağıdaki hastalıklar HRT kullanan kadınlarda kullanmayanlara göre daha fazla bildirilmiştir:
- Memede ele gelen kitle
- Rahim içinde anormal kitle veya anormal büyüme
- Yumurtalık kanseri
- Kalbinizde meydana gelen rahatsızlık
- Felç
- Bacaklarda kanın akışında oluşan probleme bağlı gözlenen ağrı
- 65 yaşın üzerinde ilaç başlanan hastalarda olası hafıza kaybı Diğer yan etkiler
Diğer yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde tanımlanmıştır:
Çok yaygın:10 hastanın en az 1'inde görülebilir.
Yaygın:10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan: 100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek:1.000 hastanın birinden az görülebilir, fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Çok seyrek:10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmiyor: Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor.
Yaygın
- kilo alma veya kilo kaybı, sıvı birikimine bağlı şişme
- depresyon, sinirlilik, enerji kaybı
- baş ağrısı, baş dönmesi
- sıcak basmaları, terleme artışı
- bulantı, kusma, mide krampları, midede gaz
- memede ağrı/gerginlik, vajinal akıntı, düzensiz vajinal kanama veya lekelenme, vulva/vajina bozuklukları, adet düzensizlikleri
- Yaygın olmayan
- iyi huylu meme tümörü, iyi huylu endometriyum tümörü
- aşırı duyarlılık reaksiyonu
- iştah artışı, kan kolesterol düzeylerinde artış
- uykusuzluk, ilgisizlik, mizaç dalgalanmaları, konsantrasyonda bozulma, mizaç veya libido değişiklikleri, aşırı neşe, ajitasyon
- migren, duyu bozuklukları, ellerde titreme
- görmede bozulma, kuru göz
- çarpıntı
- yükselmiş kan basıncı, yüzeysel toplardamar iltihabı, pembe çürük-benzeri alanlar
- nefes darlığı, burun akıntısı
- kabızlık, hazımsızlık, ishal, rektum bozukluğu
- akne, saç kaybı, tırnak bozukluğu, deride küçük yumru, kıllanma, kurdeşen
- eklem bozuklukları, kas krampları
- idrara çıkma sıklığında artış, idrar kaçırma, mesane iltihabı, idrar renginde değişme, idrarda kan
- memede büyüme, memede hassasiyet, dölyatağının iç tabakasının aşırı büyümesi, rahim hastalıkları
- yorgunluk, anormal laboratuvar değerleri, dermansızlık, ateş, grip-benzeri belirtiler, hasta hissetme.
Seyrek
- kontakt lense kötü tolerans
- karaciğer ve safra kesesi fonksiyonunda değişiklikler
- deride döküntü
- genellikle bir bacakta veya akciğerlerde, bir toplardamarda ağrı, şişmeye veya kızarıklığa neden olan pıhtı
- adet ağrısı, adet öncesi dönmede gözlenen ağrı benzeri şikayetler Bilinmiyor
- rahim tümörleri
- Anjiyoödem semptomlarının kötüleşmesi (kalıtsal ve edinilmiş)
- beyin veya beynin kısımlarına kan akımının azalması
- karın ağrısı, karında şişkinlik, safra yolu tıkanıklığına bağlı sarılık
- egzama
Aşağıdaki yan etkiler diğer HRT tedavileri ile bildirilmiştir:
- Kalp hastalığı (kalp krizi)
- Safra kesesi hastalığı
- Karında ağrı (pankreas hastalığı)
- Cilt hastalıkları (cillte özellikle yüzde sarımsı-kahverengi pigmentli alanlar (kloazma) hedef şeklinde kızarıklık veya yaralarla birlikte döküntü (eritema multiforme))
- 65 yaş üstü hastalarda hafıza kaybı
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
DİVİNA hamilelik döneminde kullanılmamalıdır.
Hamile kalma şüphesinde doktorunuza başvurunuz.
Tedavi sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
DİVİNA emzirme döneminde kullanılmamalıdır.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerBir mavi tablet 72.00 mg Laktoz içerir. Eğer daha önceden doktorunuz tarafından bazı şekerlere karşı dayanıksız olduğunuz söylenmişse bu tıbbi ürünü almadan önce doktorunuzla temasa geçiniz.
Bir beyaz tablet 86.62 mg Laktoz içerir. Eğer daha önceden doktorunuz tarafından bazı şekerlere karşı dayanıksız olduğunuz söylenmişse bu tıbbi ürünü almadan önce doktorunuzla temasa geçiniz.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonTablet; − Postmenopozal kadınlarda östrojen eksikliğinin neden olduğu semptomların hormon replasman tedavisi olarak. − Yüksek kırık riski olan postmenopozal kadınlarda osteoporozun önlenmesi için endike diğer ilaçların kontrendike veya uygunsuz olduğu durumlarda, osteoporoz profilaksisi.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarBilinen, şüphelenilen veya geçmişteki meme kanseri Bilinen veya şüphelenilen östrojene bağımlı malign tümörler (örneğin, endometrium kanseri) Tanı konmamış genital kanama Tedavi edilmemiş endometriyal hiperplazi Önceki idiyopatik veya mevcut venöz tromboemboli Aktif veya yakın zamandaki arteriyel tromboembolik hastalık (ör, angina, miyokard infarktüsü) Bilinen trombofilik bozukluklar (protein C, protein S veya antitrombin eksikliği,.4) Akut ve kronik karaciğer hastalıkları, karaciğer fonksiyon değerleri normale gelene kadar Etkin maddelere veya listelenen yardımcı maddelerden herhangi birine karşı bilinen aşırı duyarlılık Porfiri Hamilelik.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriHormon replasman tedavisi (HRT), yalnızca, yaşam kalitesini olumsuz etkileyen postmenopozal semptomların tedavisinde kullanılmalıdır. Her iki endikasyon için, en azından yılda bir kez dikkatli bir yarar-zarar oranı değerlendirmesi yapılmalı ve hormon replasman tedavisi yalnızca faydası risklerine ağır bastığı müddetçe sürdürülmelidir. Erken menopozda hormon replasman tedavisi ile ilişkili advers etkiler hakkındaki bilgiler sınırlıdır. Bununla birlikte, daha genç kadınlardaki düşük mutlak advers etki riski nedeniyle, bu kadınlar için yarar-zarar oranı, daha yaşlı kadınlardakinden daha elverişli olabilir. Tıbbi değerlendirme/izleme HRT’ye başlanması ya da tedaviye devam kararından önce hastanın kişisel ve ailesel tıbbi hikayesi alınmalıdır. Bu bilgiler, kontredikasyonlar ve önlemler, fizik muayeneye (pelvis ve memeyi de kapsayan) yön vermelidir. Tedavi sırasında, düzenli kontrollerin sıklık ve kapsamı hastaya göre belirlenir. Hastalara memelerde fark edecekleri hangi değişiklikleri doktor ya da hemşireye bildirmeleri gerektiği açıklanmalıdır. Bireysel klinik gereksinime göre, mamografiyi de içeren incelemeler geçerli yöntemler uyarınca yapılmalıdır. Yakın gözetim gerektiren durumlar: Aşağıdaki hastalık durumlarına sahip veya geçmişte sahip olan ya da gebelikte veya önceki hormon tedavisi sırasında söz konusu durumunda alevlenme olan hastalar tedavi sırasında özel bir dikkatle izlenmelidir. Bu hastalık durumları nadir durumlarda ile tedavi sırasında nüksedebilir veya alevlenebilir; bu durumlar şunlardır: Leiomyoma (uterus fibroidi) veya endometriozis Tromboembolik bozukluk risk faktörü veya hikayesi Östrojene bağımlı tümör risk faktörü, örneğin birinci derece akrabada meme kanseri Hipertansiyon Karaciğer bozuklukları (ör, adenom) Vasküler tutulumu olan veya olmayan diabetes mellitus Kolelitiazis Migren veya (şiddetli) baş ağrısı Sistemik lupus eritematozus Endometriyal hiperplazi hikayesi Epilepsi Astım Otoskleroz Anjiyoödem (kalıtsal ve edinsel). Tedavinin acilen kesilmesini gerektiren durumlar: Herhangi bir kontrendikasyon durumunda ve aşağıdakilerin varlığında tedavi kesilmelidir: sarılık veya karaciğer fonksiyonunda bozulma kan basıncında anlamlı artış yeni başlayan migren tipi başağrısı gebelik Endometriyal hiperplazi ve kanser: Uterusu olan kadınlarda östrojenin tek başına uzun süre kullanılmasıyla endometriyal hiperplazi ve karsinom riski artmaktadır. Tek başına östrojen kullananlarda, kullanmayanlara göre, östrojen dozu ve tedavi süresine bağlı olarak endometriyal kanser riski 2-12 kat arasında artış göstermektedir (bakınız). Tedaviyi sonlandırdıktan sonra bu risk en az 10 yıl daha artmış olarak kalabilir. Histerektomi yapılmamış kadınlarda ayda veya 28 günlük sürede en az 12 gün boyunca progesteron veya sürekli kombine östrojen-progesteron tedavisi eklenmesi tek başına östrojen içeren HRT ile oluşan artan riski azaltmaktadır. Tedavinin başlangıcında ara kanama ve nokta şeklinde kanama oluşabilir. Ara kanama veya nokta şeklinde kanama, tedaviden bir süre sonra oluşuyorsa veya tedavi kesildikten sonra devam ediyorsa, endometriyal kanser riskini ortadan kaldırmak için endometriyal biyopsi yapılmalıdır. Meme Kanseri Tüm kanıtlar, kombine östrojen-progesteron veya tek başına östrojen içeren HRT alan kadınlarda HRT alım süresine bağlı olarak meme kanseri riskinde artış olduğunu göstermektedir. Kombine östrojen-progesteron tedavisi Randomize plasebo kontrollü KSG (Kadın Sağlığı Girişimi) çalışmasında ve ileriye dönük epidemiyolojik çalışmaların bir meta-analizinde, HRT tedavisi olarak kombine östrojen-progesteron kombinasyonu alan kadınların yüksek meme kanseri gelişme riskine sahip olduklarını göstermiştir. Etki yaklaşık üç (1-4) yıl sonra belirgin hale gelir. Tek başına östrojen tedavisi KSG çalışmasında, tek başına östrojen tedavisi uygulanan histerektomi yapılmış kadınlarda meme kanseri riskinde bir artış gözlenmemiştir. Gözlemsel çalışmalar meme kanseri riskinde genellikle hafif bir artış bulmuştur, ancak bu artış östrojen-projestojen kombinasyonları kullananlarda bulunandan daha küçüktür (bakınız). Büyük bir meta-analizden elde edilen sonuçlar, tedaviyi durdurduktan sonra aşırı riskin zamanla azalacağını ve başlangıç noktasına dönmek için gereken sürenin önceki HRT kullanım süresine bağlı olduğunu göstermiştir. HRT 5 yıldan daha uzun süre alındığında, risk 10 yıl veya daha uzun süre devam edebilir. Özellikle östrojen progesteron kombine tedavisi içeren HRT, meme kanserinin radyolojik tanısını olumsuz etkileyecek şekilde mamografik görüntülerde yoğunluğu artırır. Over kanseri Over kanseri meme kanserinden daha nadir görülür. Geniş bir meta analizden elde edilen epidemiyolojik kanıtlar, tek başına östrojen veya kombine östrojen-projestojen içeren HRT ürünlerini kullanan kadınlarda 5 yıl içerisinde belirgin hale gelen ve kesildikten sonra zamanla azalan hafif bir risk artışı göstermektedir. WHI (Woman Health İnitiative) çalışması dahil diğer bazı çalışmalar, kombine HRT kullanımının benzer veya biraz daha düşük bir risk ile ilişkili olabileceğini ileri sürmektedir (bakınız). Venöz tromboembolizm Hormon replasman tedavisi 1,3-3 kat yüksek venöz tromboembolizm (VTE) (derin ven trombozu veya pulmoner embolizm) gelişimi riski ile ilişkilidir. Hastalığın gelişimi hormon replasman tedavisinin ilk yılında, daha sonraki dönemine nazaran daha olasıdır (bakınız). Venöz tromboembolizm öyküsü veya bilinen trombofilik durumları olan hastalarda artmış VTE riski vardır ve HRT bu riski artırabilir. Bu yüzden, bu hastalarda HRT kontrendikedir (bakınız) Venöz tromboembolizm için genellikle tanımlanmış risk faktörleri, östrojen kullanımı, ileri yaş, major cerrahi, uzun süre hareketsizlik, obezite (VKİ>30 kg/m2), gebelik/postpartum dönem, sistemik lupus eritematozus ve kanserdir. Venöz tromboembolizmde variköz venlerin muhtemel rolü üzerinde konsensus yoktur. Tüm postoperatif hastalarda, cerrahi sonrası venöz tromboembolizmi önlemek için profilaktik yöntemlerin uygulanmasına azami dikkat edilmelidir. Cerrahi sonrası uzamış hareketsizliğin olabileceği durumlarda, mümkünse 4-6 hafta öncesinde geçici olarak tedavinin kesilmesi düşünülmeli ve hasta hareket edene kadar tedavi başlatılmamalıdır. Kendisinde VTE hikayesi olmayıp, fakat birinci derece akrabalarında genç yaşta tromboz hikayesi olan kadınlarda dikkatli bir danışma sonrası tarama önerilebilir (trombofilik bozuklukların yalnızca belli bir kısmı tarama ile belirlenmektedir). Aile bireylerinde tromboz ile seyreden bir trombofilik bozukluk varsa veya bozukluk şiddetli ise (örn. antitrombin, protein S, protein C eksiklikleri veya bunların kombinasyonu), HRT kontrendikedir. Uzun süreli antikoagülan tedavisi alan kadınlarda HRT tedavisinin yarar-riski açısından dikkatli bir değerlendirme yapılması gerekir. Tedavi başlamasını takiben venöz tromboembolizm gelişirse tedavi sonlandırılmalıdır. Hastalar potansiyel tromboembolik semptomları (bacakta ağrılı şişlik, göğüste ani ağrı, dispne) gözlemlerse hemen doktoruna başvurmalıdır. Koroner kalp hastalığı Randomize klinik çalışmalarda, koroner kalp hastalığı (KKH) olan veya olmayan kadınlarda sürekli kombine östrojen-progesteron veya tek başına östrojen kullanımının koruyucu etkisi gösterilmemiştir. Kombine östrojen-progesteron tedavisi Kombine östrojen progesteron HRT kullanımı sırasında koroner kalp hastalığı relatif riski hafifçe artmaktadır. Koroner kalp hastalığı başlangıç mutlak riski, yüksek oranda yaşa bağlı olduğundan, menopoza yakın sağlıklı kadınlarda östrojen-progesteron kullanımına bağlı KKH ekstra vaka sayısı çok düşük olup ilerleyen yaşla birlikte artmaktadır. Tek başına östrojen Randomize kontrollü çalışmalar, tek başına östrojen kullanan histerektomi olmuş kadınlarda KKH riskinde herhangi bir artış saptamamıştır. İskemik inme Kombine östrojen-progesteron tedavisi ve tek başına östrojen tedavisi ile iskemik inme riskinin 1,5 kata varan oranda arttığı gösterilmiştir. Relatif risk, menopozu takiben yaş veya süre ile değişmemektedir. İnme riski yüksek oranda yaşa bağlı olduğundan, HRT kullanan kadınlarda tüm risk yaşla birlikte artmaktadır (bakınız) Diğer durumlar Östrojen sıvı tutulmasına neden olabilir, bu nedenle kalp veya böbrek fonksiyon bozukluğu olan hastalar dikkatlice gözlenmelidir. Hipertrigliseridemisi olan kadınlar östrojen tedavisi ve diğer hormon replasman tedavisi sırasında yakından izlenmelidir. Zira bu durumda östrojen tedavisinin nadiren de olsa pankreatite yol açan aşırı trigliserid yükselmesi olguları bildirilmiştir. Eksojen östrojenler, kalıtsal ve edinilmiş anjiyoödem semptomlarına sebep olabilir veya semptomları şiddetlendirebilir. Östrojenler tiroksin bağlayan globulin (TBG) konsantrasyonunu ve buna bağlı olarak kanda toplam tiroksin hormonu miktarını artırır. Bu durum, proteine bağlı iyodür (PBI), T4 düzeyleri (kolon veya radio-immunoassay ile) veya T3 düzeylerine (radio-immunoassay ile) dayalı olarak gösterilebilir. Yükselmiş TBG konsantrasyonları T3 resin uptake'inde azalma olarak görülür. Serbest T3 ve T4 konsantrasyonları değişmemiş kalır. Kortikosteroid bağlayan globulin (CBG) ve seks hormonu bağlayan globulin (SHBG) gibi diğer bağlayıcı proteinlerin konsantrasyonları yükselebilir, dolaşımdaki kortikosteroidlerin ve seks steroidlerinin düzeylerini artırır. Serbest veya biyolojik olarak aktif hormon düzeyleri değişmemektedir. Diğer plazma proteinlerinin (anjiyotensinojen/renin substratı, alfa-1-antitripsin, serüloplazmin) konsantrasyonları artabilir. Özellikle hastada gebelik sırasında kloazma gelişmişse, nadiren kloazma oluşabilir. Kloazmaya yatkınlığı olan ve hormon replasman tedavisi kullanan kadınlar güneşe ve UV ışığına maruziyetlerini en aza indirmelidir. Hormon replasman tedavisi bilişsel fonksiyonu artırmaz. Sürekli kombinasyon veya östrojen tedavisine başlayan 65 yaş üzeri kadınlarda demans riskinin artmış olabileceğine dair bazı kanıtlar mevcuttur…
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerKlinik çalışmalarda tedavisi sırasında en sık bildirilen istenmeyen etki, kullanıcıların %10,6'sında meydana gelen göğüs hassasiyetidir. Aşağıda belirtilen advers etkiler klinik çalışmalarda görülen ve pazarlama sonrası bildirilen advers etkileri sunmaktadır. Hastaların %76'sında hormon replasman tedavisi sırasında advers etki gelişmesi beklenmektedir. Advers etkiler üç klinik faz III çalışmadan (n=611) toplanmıştır. Östradiol tedavisi ile en azından bir mümkün nedensellik ilişkisine sahip olan advers etkiler aşağıdaki tabloya dahil edilmiştir. Östrodiol valerat ve medroksiprogesteron asetat ile gözlenen yan etkiler, vücut sistemlerinde aşağıdaki gibi sınıflandırılmıştır, İyi huylu, kötü huylu ve belirtilmemiş neoplazmalar (Kistler ve polipler de dahil olmak üzere) Yaygın olmayan: İyi huylu meme tümörü, iyi huylu endometrial tümör Bilinmiyor: Uterin fibroid Bağışıklık sistemi hastalıkları Yaygın olmayan: Hipersensitivite reaksiyonu Bilinmiyor: Anjiyoödem alevlenmesi (kalıtsal ve edinsel) Metabolizma ve beslenme hastalıkları Yaygın: Ödem, kilo artışı/azalması Yaygın olmayan: İştah artması, hiperkolesterolemi Psikiyatrik hastalıklar Yaygın: Depresyon, sinirlilik, letarji Yaygın olmayan: Anksiyete, uykusuzluk, apati, mizaçta dalgalanmalar, konsantre olamama, mizaç veya libido değişiklikleri, öfori, ajitasyon Sinir sistemi hastalıkları Yaygın: Baş ağrısı, baş dönmesi Yaygın olmayan: Migren, paresteziler, tremor Göz hastalıkları Yaygın olmayan: Görme bozuklukları, kuru göz Yaygın olmayan: Kontakt lensi yeterince tolere edememe Kardiyak hastalıklar Yaygın olmayan: Çarpıntı Vasküler hastalıklar Yaygın:Sıcak basmaları Yaygın olmayan: Kan basıncı artışı, yüzeysel flebit, purpura Seyrek: Venöz tromboemboli (bir bacağın derin veninde veya pelvik vende ya da pulmoner embolizm) 2 Bilinmiyor: Serebral iskemi Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar Yaygın olmayan: Nefes darlığı, rinit Gastrointestinal hastalıklar Yaygın: Bulantı, kusma, abdominal kramplar, flatulans Yaygın olmayan: Konstipasyon, dispepsi, diyare, rektal bozukluklar Bilinmiyor: Abdominal ağrı, şişkinlik Hepato-biliyer hastalıklar Seyrek: Karaciğer fonksiyonunda ve biliyer akışta değişiklikler Bilinmiyor: Kolestatik sarılık Deri ve derialtı doku hastalıkları Yaygın olmayan: Akne, saç kaybı, kuru cilt, tırnak bozuklukları, deri nodülleri, hirsutizm, eritema nodozum, ürtiker Seyrek: Döküntü Bilinmiyor: Egzema Kas-iskelet bozukluklar, bağ doku ve kemik hastalıkları Yaygın olmayan: Eklem bozuklukları, bacak krampları Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Yaygın olmayan: İdrar sıklığında artış, üriner inkontinans, sistit, idrar renginin değişmesi, hematüri Üreme sistemi ve meme hastalıkları: Yaygın: Meme ağrısı/gerginliği, düzensiz vajinal kanama veya lekelenme, vajinal akıntı, vulva/vajina bozuklukları, menstrüel bozukluklar Yaygın olmayan: Memede büyüme, meme hassasiyeti, endometriyal hiperplazi, uterus bozuklukları Seyrek: Dismenore, PMS benzeri sendrom Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıkları Yaygın: Artmış terleme Yaygın olmayan: Yorgunluk, anormal laboratuar değerleri, asteni, ateş grip-benzeri semptomlar, halsizlik 1) Klinik çalışmalarda izole olgular bildirilmiştir. Çalışma popülasyonunun küçük olması nedeniyle (n = 611), advers etkinin yaygın olmayan veya nadir olup olmadığı belirlenemez. 2) 4.4'e bakınız. Östrojen-projestojen tedavisi ile bağlantılı olarak bildirilen diğer advers etkiler: Miyokard enfarktüsü Safra kesesi bozukluğu Deri ve deri altı doku bozuklukları: kloazma, eritema multiforme 65 yaşın üzerinde olası demans (bakınız) Pankeratit (bakınız) Meme kanseri riski Östrojen ve projestojen kombinasyonunu beş yıldan daha uzun süre kullanan kadınlarda meme kanseri riskinin iki kata kadar yükseldiği bildirilmiştir. Artmış risk tek başına östrojen kullananlarda, östrojen-projestojen kombinasyonlarını kullananlardakinden daha küçüktür. Riskin büyüklüğü tedavi süresine bağlıdır (bakınız). En büyük randomize, plasebo kontrollü KSG çalışmasının sonuçlarına dayalı mutlak risk tahminleri ve ileriye dönük epidemiyolojik çalışmaların en büyük meta-analizi aşağıda sunulmaktadır. İleriye dönük epidemiyolojik çalışmaların en büyük meta-analizi VKİ 27 kg/m2 olan kadınlarda 5 yıllık kullanımdan sonra tahmini ilave meme kanseri riski HRT'ye başlama yaşı (yıl) Hiç HRT kullanmamış her bin kişi başına 5 yıllık bir periyottaki insidans (50-54 yaş)* Risk oranı 5 yıldan sonra her bin HRT kullanıcısı başına ekstra olgular Tek başına östrojen Östrojen-projestojen kombinasyonu *VKİ 27 kg/m2 olan kadınlarda 2015 yılında İngiltere'de başlangıç insidans oranlarından alınmıştır. Not: Meme kanseri insidansı AB ülkeleri arasında değişken olduğundan, ekstra olguların sayısı da orantılı olarak değişkenlik gösterir. VKİ 27 kg/m2 olan kadınlarda 10 yıllık kullanımdan sonra tahmini ilave meme kanseri riski HRT'ye başlama yaşı (yıl) Hiç HRT kullanmamış her bin kişi başına 10 yıllık bir periyottaki insidans (50-59 yaş)* Risk oranı 10 yıldan sonra her bin HRT kullanıcısı başına ekstra olgular Tek başına östrojen Östrojen-projestojen kombinasyonu *VKİ 27 kg/m2 olan kadınlarda 2015 yılında İngiltere'de başlangıç insidans oranlarından alınmıştır. Not: Meme kanseri insidansı AB ülkeleri arasında değişken olduğundan, ekstra olguların sayısı da orantılı olarak değişkenlik gösterir. KSG çalışmaları (ABD) beş yıllık kullanımdan sonra meme kanseri riskinde artış Yaş dağılımı (yıl) 5 yıl içinde her 1.000 kadın başına plasebo grubundaki insidens Risk oranı (%95 güven aralığı) 5 yıllık bir periyotta her bin HRT kullanıcısı başına ekstra olgular (%95 güven aralığı) Tek başına östrojen (CEE) 50–79 21 0,8 (0,7–1,0) −4 (−6–0)* Östrojen (CEE) + medroksiprojesteron asetat‡ 50–79 17 1,2 (1,0–1,5) +4 (0–9) ‡Analiz çalışma öncesinde HRT kullanmamış kadınlarla sınırlı tutulduğunda, ilk 5 yılda açıkça bir risk artışı yoktu; 5 yıldan sonra, risk, kullanmayanlardakinden daha yüksekti. *Histerektomi yapılmış kadınlarda KSG çalışması meme kanseri riskinde bir artış göstermedi. Endometriyal kanser riski Uterusu olan postmenopozal kadınlar Endometriyal kanser riski, hormon replasman tedavisi kullanmayan, uterusu olan her 1.000 kadında yaklaşık 5'tir. Endometriyal kanser riskini artırdığı için, tek başına östrojen, uterusu olan kadınlarda hormon replasman tedavisi için önerilmemektedir (bakınız). Epidemiyolojik çalışmalarda, tek başına östrojen tedavisinin süresi ve östrojen dozuna göre endometriyal kanser riskinde artış 50 ile 65 yaş arası her bin kadın başına 5 ile 55 ekstra olguydu. Tek başına östrojen tedavisine her periyotta en az 12 gün süreyle projestojenin eklenmesi bu risk artışını önleyebilir. Milyon Kadın Çalışmasında, beş yıllık kombinasyon hormon replasman tedavisi (siklik veya sürekli) endometriyal kanser riskini artırmamıştır (risk oranı 1,). Over kanseri Tek başına östrojen veya kombine östrojen-projestojen içeren HRT kullanımı, over kanseri tanısı alma riskindeki hafif bir artış ile ilişkilendirilmiştir 52 epidemiyolojik çalışmadan elde edilen bir meta analizde, halihazırda HRT kullanan kadınlarla HRT’yi hiç kullanmamış kadınlar (RR 1.43, %95 CI 1.31-1.56) karşılaştırıldığında over kanser riskinde artış bildirilmiştir. 50-54 yaş aralığında 5 yıl süreyle HRT kullanan kadınlar için bu sayı her 2000 tedavi alan hastada yaklaşık 1 ilave vaka ile sonuçlanmaktadır. HRT kullanmayan 5054 yaş aralığındaki kadınlarda, 5 yıllık süreçte 2000 kadından 2’sine over kanseri teşhisi konulması beklenmektedir. Venöz tromboembolizm riski Hormon replasman tedavisi venöz tromboembolizm (örneğin derin venöz tromboz veya pulmoner embolizm) gelişme riskinde göreceli 1,3-3-kat artışla ilişkilendirilmiştir. Hastalığın gelişimi hormon replasman tedavisinin ilk yılında daha sonraki döneme nazaran daha olasıdır (bakınız). KSG çalışmalarının sonuçları aşağıda sunulmaktadır: KSG çalışmaları beş yıllık kullanım sırasında venöz tromboembolizm riskinde artış Yaş dağılımı (yıl) 5 yıl içinde her 1.000 kadın başına plasebo grubundaki insidens Risk oranı (%95 güven aralığı) Her bin HRT kullanıcısı başına ekstra olgular Tek başına östrojen* 50–59 7 1,2 (0,6–2,4) 1 (−3–10) Oral östrojen-projestojen kombinasyonu 50–59 4 2,3 (1,2–4,3) 5 (1–13) *Çalışmaya katılanlar histerektomili kadınlardır. Koroner kalp hastalığı riski Hormon replasman tedavisi için kombine östrojen ve projestojen kullanan 60 yaş üzerindeki hastalarda koroner kalp hastalığı riski hafifçe yükselmiştir (bakınız). İskemik inme riski Tek başına östrojen tedavisi ve östrojen-projestojen kombinasyonu kullanan kadınlarda iskemik inme göreceli riski 1,5 katına kadar yükselebilir. Hemorajik inme riski hormon replasman tedavisi sırasında yükselmez. Göreceli risk yaşa veya tedavi süresine bağlı değildir, ancak bu risk açıkça yaşa-bağlıdır, hormon replasman tedavisi kullananlarda toplam inme riski yükselir (bakınız). KSG çalışmalarının toplam sonuçları beş yıllık kullanım sırasında iskemik inme riskinde* artış Yaş dağılımı (yıl) 5 yıl içinde her 1.000 kadın başına plasebo grubundaki insidans Risk oranı (%95 güven aralığı) 5 yıllık bir periyotta her bin HRT kullanıcısı başına ekstra olgular 50–59 8 1,3 (1,1–1,6) 3 (1–5) *Burada iskemik ve hemorajik inme ayırt edilmemiştir.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.