DİPROSPAN 5 MG+2 MG/1 MLENJEKSİYONLUK SÜSPANSİYON, 1ADET
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Diprospan 5/2 mg/1 mL ne için kullanılır?
KT 1DIPROSPAN “kortikosteroidler” adı verilen bir ilaç sınıfına mensuptur. Bu ilaçlar vücudun iltihaplı bölgelerini iyileştirmeye yardımcı olur. Şişliği, kızarıklığı, kaşıntıyı ve alerjik reaksiyonları azaltarak etki gösterirler. Birçok sorunun tedavisinde kullanılırlar.
DIPROSPAN sistemik kortikosteroid tedavisi gerektiren aşağıdaki iltihabi hastalıklarda kullanılır:
- Artrit (bir çeşit eklem bozukluğu), bursit (eklem çevresindeki keselerin iltihabı), siyatik (belden bacakların arkasına doğru uzanan ağrı), lumbago (alt sırtın kaslarında ve eklemlerindeki ağrı) veya kemik veya derin dokuların diğer hastalıkları.
- astım, saman nezlesi, bronşit (bronşların iç yüzeyini kaplayan mukozanın iltihaplanması), ilaç alerjileri, ısırıklar veya böcek sokmaları gibi alerjik durumlar
- iltihap, kaşıntı, kurdeşen (ürtiker), saç dökülmesi, nedbe (yara izi) oluşumu veya kistik sivilce gibi cilt hastalıkları
- doktorunuz tarafından teşhis edilen diğer durumlar.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Tüm vücuda yaygın (sistemik) mantar hastalığınız varsa
- Etkin maddeler olan betametazon dipropiyonat, betametazon sodyum fosfat ve diğer kortikosteroid sınıfı ilaçlar ya da DIPROSPAN'ın içindeki diğer maddelere aşırı hassasiyetiniz varsa (yukarıdaki Yardımcı maddeler kısmına bakınız).
- İdiyopatik trombositopenik purpuralı hastalarda (ateş, nokta boyutunda kırmızımsı-mor lekeler, zihin karışıklığı, baş ağrısı ve trombosit sayısında azalma ile kendini gösteren bir durum), DIPROSPAN kas içine UYGULANAMAZ.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınızDIPROSPAN kullanmadan önce doktorunuzla veya eczacınızla konuşunuz.
Bu ilacı kullanmadan önce doktorunuza söyleyiniz:
- Eğer diyabetiniz varsa
- Eğer tiroid sorunlarınız varsa
- Eğer karaciğer sorunlarınız varsa
- Eğer sara hastalığınız varsa veya nöbet geçiriyorsanız
- Eğer göz sorunlarınız varsa
- Eğer virüs veya bakteri kaynaklı enfeksiyonunuz varsa
- Eğer mantar hastalıkları kaynaklı enfeksiyonunuz varsa
- Eğer böbrek sorunlarınız varsa
- Eğer mide veya bağırsak sorunlarınız varsa
- Eğer Cushing sendromunuz (Vücudunuz uzun süre yüksek düzeyde kortizol hormonuna maruz kaldığında ortaya çıkan fiziksel ve zihinsel değişikliklerle ilgili bir bozukluk) varsa
- Eğer verem hastalığınız varsa
- Eğer tromboemboli (pıhtı atma) riskiniz varsa
- Eğer hamileyseniz
- Eğer yüksek kan basıncı veya kalp sorunlarınız varsa
- Eğer kas güçsüzlüğü veya kalsiyum kaybınız varsa
- Eğer geçmişte psikiyatrik bir hastalık geçirdiyseniz
- Eğer aşılanmanız gerekiyorsa.
- Eğer feokromositomanız (böbreküstü bezi tümörü) varsa.
Bulanık görme sorununuz varsa veya diğer görme bozuklukları yaşarsanız doktorunuzla temas kurunuz. DIPROSPAN enfeksiyon belirtilerini maskeleyebileceğinden altı haftadan uzun süreli kullanımda göz hastalıkları uzmanına muayene olunması gereklidir. Katarakt ve glokoma yol açabilir.
Kortikosteroidlerin omurgaya enjeksiyonundan sonra, bazıları ölümle sonuçlanan sinir sistemi ile ilgili ciddi yan etkiler bildirilmiştir. Bildirilen yan etkiler aşağıdakileri içerir ancak bunlarla sınırlı değildir: omurilik enfarktüsü (omuriliği besleyen bir atardamarın tıkanması sonucu gelişen doku ölümü), bacakları ve kolları kullanamama (parapleji, kuadripleji), inme ve körlük. Bu sinir sistemi ile ilgili ciddi yan etkiler floroskopi (bir tıbbi görüntüleme tekniği) kullanılarak ve floroskopi kullanılmadan bildirilmiştir. Kortikosteroidlerin omurgaya uygulanmasının güvenliliği veya etkililiği bilinmemektedir ve bu şekilde kullanımı onaylanmamıştır.
Çocuklar ve ergenler Kortikosteroidler bebeklerin ve çocukların büyümesini yavaşlatabildiğinden, doktorunuzun uzun süreli tedavide onların büyüme ve gelişmesini dikkatle izlemesi önemlidir.
"Bu uyarılar geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız."
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi DIPROSPAN'ın içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir. Özellikle ciddi veya inatçı, herhangi bir yan etki yaşarsanız veya sağlığınızda DIPROSPAN'a bağlı olabileceğini düşündüğünüz herhangi bir değişiklik varsa, lütfen doktorunuzla konuşunuz.
Yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sınıflandırılmıştır:
Çok yaygın: 10 hastanın en az birinde görülebilir.
Yaygın: 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan: 100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek: 1000 hastanın birinden az, fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Çok seyrek: 10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmiyor: Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor.
DIPROSPAN dahil kortikosteroidler ile ilgili yan etkiler tedavinin süresine ve doza bağlıdır.
Aşağıdakilerden herhangi biri olursa, DIPROSPAN'ı kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Anaflaktoid veya aşırı duyarlılık reaksiyonları (döküntü ve ateş şeklinde alerjik reaksiyon, yüzün, dilin veya boğazın şişmesi, solunum ve yutma zorluğu) ve tansiyon düşüklüğü veya şok-benzeri reaksiyonlar Bunların hepsi ciddi yan etkilerdir. Acil tıbbi müdahale gerekebilir. Ciddi yan etkiler çok seyrek görülür.
Aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz doktorunuza söyleyiniz:
Bilinmiyor:
- Kalp atış hızınızdaki değişiklikler, kan basıncında artış, duyarlı hastalarda konjestif kalp yetmezliği
- Kas güçsüzlüğü, kas ağrısı, kaslarda kütle kaybı, kalsiyum kaybı, miyastenia gravis'te (iskelet kaslarında zayıflığa neden olan kronik bir otoimmün nöromüsküler hastalık) miyastenik semptomların alevlenmesi, bazen şiddetli kemik ağrısı ve omurga kemiklerinde spontan kırıklarla osteoporoz (kemik yoğunluğunun ve kalitesinin azaldığı bir hastalık), aseptik kemik nekrozu (bir kemik bölgesinin kandan zayıf beslenerek lokal kemik ölümüne neden olan bir hastalık süreci, uyluk ve kol kemiklerinde), tendon rüptürü (tendon kopması), steroidal miyopati (genellikle üst ve alt ekstremite kaslarında ve boyun kaslarında zayıflığa neden olan bir hastalık süreci), patolojik kırık (bir hastalığın sebep olduğu bir kemik kırığı), eklem yapısında değişkenlik
- Azot atılımının artması, lipomatoz (vücudun bir bölümünde aşırı yağ birikiminin olduğu bir durumdur), su tutulumu (ödem), sodyum tutulumu, potasyum kaybı, hipokalemik alkaloz (böbreklerin aşırı potasyum eksikliğine veya kaybına tepkisinden kaynaklanan bir durum)
- Cildin incelmesi ve hassaslaşması, deri atrofisi (derinin canlılığını kaybetmesi) ekimoz (morarma), yüz kızarması, yaraların yavaş iyileşmesi, aşırı duyarlılık reaksiyonları, artan terleme, kurdeşen, peteşi (cilt altında meydana gelen kanamalara bağlı olarak nokta şeklinde döküntüler ortaya çıkması), alerjik egzama, anjiyonörotik ödem (kurdeşen gibi derinin altındaki bölgenin şişmesi)
- Muhtemel hasar ve kanama ile birlikte mide ülseri (yarası), bulantı, kusma, hıçkırık gibi mide ya da bağırsakla ilgili bazı bozukluklar, bağırsak perforasyonu (bağırsak iltihabı), pankreatit (pankreas iltihabı), abdominal distansiyon (karında gerginlik hissiyatı), ülseratif özofajit (yaraya dönüşen yemek borusu tahrişi)
- Nöbetler, taşkın bir coşkunluk hali (öfori), uyumakta zorluk (insomnia), baş dönmesini de içeren sersemlik hali, baş ağrısı, migren, vertigo, duygudurum dalgalanması, şiddetli depresyon, aşırı sinirlilik, özellikle psikiyatrik bozukluk öyküsü olan hastalarda psikotik reaksiyonlar, psödotümör serebri (kafa içi basıncı artışı)
- Göz bozuklukları, örneğin posterior subkapsüler katarakt, glokom veya göz küresinin normal yerinden çıkması
- Bulanık görme
- Aydede yüz (yüz şişmesi), sivilce, adet ve libido bozuklukları (cinsel istek bozuklukları), diyabetli (şeker hastalığı) hastalarda insülin veya oral antidiyabetik ilaçlar (şeker hastalığında kullanılan ilaçlar) için artan gereksinimler, karbonhidratlara karşı toleransta düşüş (karbonhidratları sindirmekte zorluk çekme), gizli şeker hastalığı belirtileri, stres durumunda (travma, cerrahi operasyon ve hastalık gibi) zararlı olan hipofiz ve adrenal korteksin sekonder inhibisyonu (ikincil olarak böbreküstü bezlerinin yetmezliği)
- Fetüsün (anne karnındaki bebek) veya çocuğun daha yavaş büyümesi
- Kilo almak
- Deri testlerinde verilen yanıtlarda baskılanma
- Enfeksiyon semptomlarının maskelenmesi, gizli enfeksiyonun aktif hale gelmesi
- Özellikle mikobakteriler, tüberküloz, Candida albicans veya virüslerin neden olduğu enfeksiyonlara karşı direncin düşmesi.
- Anafilaktik ve alerjik reaksiyonlar (döküntü ve ateş şeklinde alerjik reaksiyon, yüzün, dilin veya boğazın şişmesi, solunum ve yutma zorluğu), tansiyon düşüklüğü veya şokla ilgili reaksiyonlar
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Hamile iseniz, hamile olabileceğinizi düşünüyorsanız veya bebek sahibi olmayı planlıyorsanız bu ilacı almadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız. Çocuk doğurma potansiyeli olan kadınların uygun bir yöntemle hamilelikten korunmaları önerilir.
DIPROSPAN'ın hamilelikte güvenli biçimde kullanılıp kullanılmadığı bilinmemektedir. Hamilelik döneminde kortikosteroidlerle tedavi uygulanması halinde hem anne hem de çocuk doğum sırasında ve sonrasında dikkatle izlenmelidir.
Hamileliğin sonlarına doğru DIPROSPAN alan annelerin yeni doğan bebeklerinde doğumdan sonra düşük kan şekeri seviyeleri görülebilir.
Kortikosteroidler plasentadan kolayca geçtiğinden, gebeliklerinin büyük bir kısmında veya bir kısmında kortikosteroid almış annelerin yeni doğanları ve bebekleri, muhtemel konjenital (doğuştan) kataraktın saptanması amacıyla hekim tarafından dikkatle değerlendirilmelidir, ancak bu durum çok nadir görülür.
Gebelik döneminde kortikosteroid almış olan kadınlar, doğumdan kaynaklanan strese bağlı adrenokortikal yetmezliğin (böbrek üstü bezlerin yeterli miktarda steroid hormonu üretememesi durumu) tespit edilmesi amacıyla kasılmalar sırasında ve sonrasında ve doğum sırasında hekim tarafından izlenmelidir.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emziriyorsanız bu ilacı almadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
DIPROSPAN'ın emzirme döneminde güvenli biçimde kullanılıp kullanılmadığı bilinmemektedir. Hamilelik döneminde kortikosteroidlerle tedavi uygulanması halinde hem anne hem de çocuk doğum sırasında ve sonrasında dikkatle izlenmelidir.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerBenzil alkol:
Bu ilaç her 1 mL'de 9 mg benzil alkol içerir.
Benzil alkol alerjik reaksiyonlara neden olabilir.
Benzil alkol, küçük çocuklarda “nefes darlığı (gasping) sendromu” olarak adlandırılan solunum problemleri dahil olmak üzere ciddi yan etki riski ile ilişkilendirilmiştir.
Hekim tarafından önerilmedikçe yeni doğan bebeklerde (0-4 haftalıklarda) kullanılmaz.
Hekim veya eczacı tarafından tavsiye edilmedikçe, 3 yaşından küçük çocuklarda bir haftadan fazla kullanılmaz.
Gebeyseniz veya emziriyorsanız hekiminize veya eczacınıza danışınız. Bunun nedeni, vücudunuzda büyük miktarlarda benzil alkolün birikmesi ve metabolik asidoz olarak adlandırılan yan etkilere neden olabilmesidir.
Karaciğer veya böbrek hastalığınız varsa hekiminize veya eczacınıza danışınız. Bunun nedeni, vücudunuzda büyük miktarlarda benzil alkolün birikmesi ve metabolik asidoz olarak adlandırılan yan etkilere neden olabilmesidir.
DIPROSPAN, alerjik reaksiyonlara (muhtemelen gecikmeli) ve istisnai olarak zor nefes almaya neden olabilecek metil parahidroksibenzoat (E218) ve propil parahidroksibenzoat (E216) içerir.
Sodyum:
Bu tıbbi ürün her ampulde 1 mmol (23 mg)'dan daha az sodyum ihtiva eder; yani aslında sodyum içermez.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonKortikoterapi adjuvan bir tedavidir, konvansiyonel tedaviye alternatif değildir. İntramusküler uygulama kortikosteroidler ile tedaviye yanıt verdiği bilinen çeşitli romatizmal, dermatolojik ve alerjik hastalıkların yanısıra kolajen hastalıkları ve diğer hastalıkların tedavisi için endikedir. Kas-iskelet sistemine uygulama (intraartiküler ve periartiküler uygulama ve yumuşak dokunun içine doğrudan uygulama) Osteoartrit ve romatoid artritte kısa süreli uygulamada adjuvan tedavi olarak (hastanın akut bir episod veya alevlenme durumunda iyileşebilmesi için) İntralezyonel uygulama Dermatolojik hastalıklar için. Ayağa lokal uygulama Heloma durum veya heloma molle altında görülen bursit, topuk dikeninin altındaki bursit, halluks rigidusun altındaki bursit, digiti quinti varusun üzerindeki bursit, sinovyal kistler, Morton metatarsaljisi (Morton nöromu), tenosinovit ve küboid kemik periostitinde kısa süreli adjuvan tedavi olarak (hastanın akut bir episod veya alevlenme durumunda iyileşebilmesi için). Tipik durumlar Alerjik durumlar Status asthmaticus, kronik bronşiyal astım, mevsimsel ya da yıl boyu devam eden alerjik rinit, şiddetli alerjik bronşit, kontakt dermatit, atopik dermatit, saman nezlesi, anjiyonörotik ödem, serum hastalığı, ilaçlara karşı veya böcek ısırmalarına karşı aşırı duyarlılık reaksiyonları. Romatizmal hastalıklar Osteoartrit, romatoid artrit, bursit, lumbago, siyatik, koksidini, akut gut artriti, tortikolis, gangliyon kisti, ankilozan spondilit, radikülit, eksoztoz, fasiit. Dermatolojik hastalıklar Atopik dermatit (numüler ekzema), nörodermatit (lokalize liken simpleks), kontakt dermatit, ağır güneş yanığı, ürtiker, hipertrofik liken planus, necrobiosis lipoidica diabeticorum, alopesi areata, diskoid lupus eritematosus, keloidler, pemfigus, herpetiform dermatit, kistik akne. Kollajen hastalıkları Sistemik lupus eritematosus, skleroderma, dermatomiyozit ve poliarteritis nodosanın seçilmiş vakalarında idame tedavisi olarak veya bir alevlenme sırasında. Neoplastik hastalıklar Erişkinlerde lösemi ve lenfomanın ve çocuklarda akut löseminin palyatif tedavisi Diğer durumlar Adrenogenital sendrom, spru, kortikosteroidlere duyarlı kan diskrazileri, nefrit ve nefrotik sendrom. primer ya da sekonder adrenokortikal yetmezlik tedavisinde kullanılabilir ancak bu durumda mineralokortikoidlerin de tedaviye eklenmesi gerekir.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarSüspansiyon, diğer kortikosteroidlerde olduğu gibi, sistemik mantar hastalığı olanlarda, betametazon dipropiyonat, betametazon sodyum fosfat, diğer kortikosteroidler ya da içindeki diğer maddelere aşırı duyarlı olan kişilerde kontrendikedir. İdiyopatik trombositopenik purpurası olan hastalarda intramüsküler yoldan UYGULANAMAZ.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriİntravenöz veya subkutan uygulamada kullanılamaz. Epidural kortikosteroid enjeksiyonlarından sonra bazıları ölümle sonuçlanan ciddi nörolojik olaylar bildirilmiştir. Raporlanan spesifik olaylar arasında, burada belirtilenlerle sınırlı olmamak üzere, spinal kord enfarktüsü, parapleji, kuadripleji, kortikal körlük ve inme bulunmaktadır. Bu ciddi nörolojik olaylar, floroskopi ile ve floroskopi olmadan bildirilmiştir. Kortikosteroidlerin epidural uygulamasının güvenliliği ve etkililiği kanıtlanmamıştır ve kortikosteroidler bu kullanım için onaylanmamıştır. Sistemik kortikosteroidlerin uygulanmasından sonra ölümcül olabilen feokromositoma krizi bildirilmiştir. Kortikosteroidler, yalnızca uygun bir risk/yarar değerlendirmesinden sonra şüpheli veya tanımlanmış feokromositoma olan hastalara uygulanmalıdır. ANTİSEPTİK TEKNİKLER GEREKLİDİR. iki betametazon esteri içerir; bunlardan biri, betametazon sodyum fosfat olup, enjeksiyon yerinden hızla emilir. Bu nedenle, bu ürünü kullanırken hekim bu çözünebilir bileşeninin sistemik etkiye yol açabileceğini hesaba katmalıdır. Kronik kullanım sırasında (çok yüksek dozlarda, sadece kısa bir süre sonra) ya da kortikosteroid gereksiniminde artış olduğunda (enfeksiyon, travma, ameliyat gibi stresli durumlardan sonra) uygulamanın sonlandırılması veya aniden azaltılması adrenal yetmezliği hızlandırabilir. Bu nedenle dozun kademeli olarak azaltılması gerekir. Stresli durumlarda bazen kortikosteroidleri tekrar uygulamak veya dozu arttırmak gerekir. Doz azaltımı yakın tıbbi gözetim altında yapılmalıdır ve bazı durumlarda uzatılmış veya yüksek doz tedaviden sonra hastanın 1 yıla kadar izlenmesi gerekir. Adrenal yetmezliğin semptomları şunlardır: rahatsızlık, kas güçsüzlüğü, zihinsel bozukluklar, letarji, kas ve kemik ağrısı, deri deskuamasyonu, dispne, anoreksi, bulantı, kusma, ateş, hipoglisemi, hipotansiyon, dehidratasyon ve hatta, tedavinin ani olarak kesilmesinden sonra ölüm. Adrenal yetmezliğin tedavisi kortikosteroidler, mineralokortikoidler, su, sodyum klorür ve glukoz uygulanmasını içerir. Kortikosteroidlerin yüksek dozlarının hızlı intravenöz enjeksiyonu kardiyovasküler kollapsa neden olabilir; bu nedenle enjeksiyon 10 dakikalık süre boyunca uygulanmalıdır. Parenteral kortikosteroid tedavisi verilen hastalarda seyrek olarak, şok olasılığıyla birlikte anafilaktoid/anafilaktik reaksiyonlar gerçekleşmiştir. Kortikosteroidlere alerjik reaksiyon öyküsü olan hastalarda uygun önlemler alınmalıdır. Uzun süreli kortikosteroid tedavilerinde, potansiyel faydalar risklerle karşılaştırıldıktan sonra parenteral uygulamadan oral uygulamaya geçilmesi düşünülmelidir. İntraartiküler enjeksiyonlarda şunları bilmek önemlidir: -Bu tip uygulama lokal ve sistemik etkilere yol açabilir. -Septik sürecini dışlamak amacıyla eklem içerisinde bulunabilecek sıvının incelenmesi şarttır. -Daha önceden enfekte olmuş bir ekleme lokal enjeksiyon yapmaktan kaçınılmalıdır. -Ağrı ve lokal şişlikte net artış, eklem hareketliliğinde artan kısıtlılık, ateş ve rahatsızlık septik artrit sorusunu akla getirmelidir. Eğer enfeksiyon tanısı doğrulanırsa uygun bir antimikrobik tedaviye başlanmalıdır. -Stabil olmayan eklemlere, enfekte bölgelere ve intervertebral boşluklara kortikosteroidleri enjekte edilmemelidir. -Osteoartritli eklemlere enjeksiyonların tekrarlı olarak yapılması eklemdeki tahribatı ağırlaştırabilir. -Sonrasında tendon rüptürü ortaya çıkabileceğinden kortikosteroidleri doğrudan tendonların içine enjekte etmekten kaçınılmalıdır. Kortikosteroidlerin intramüsküler enjeksiyonu lokal doku atrofisini önlemek amacıyla büyük kas kitlelerinin içine derin olarak yapılmalıdır. Yumuşak doku ya da lezyon ve eklem içine kortikosteroid uygulanması, sistemik ve lokal etkilere neden olabilir. Risk altındaki spesifik gruplar Betametazonun glukokortikoid özellikleri nedeniyle (glukozun proteinlere dönüşmesi) diyabetik hastalarda betametazon yalnızca kısa bir süre ve sadece yakın tıbbi gözetim altında kullanılabilir. Hipotiroidizmi ya da sirozu olan hastalarda glukokortikoid etkisinde artış vardır. Kornea perforasyonu olasılığı sebebiyle oküler herpes simpleksi olan hastalarda kullanımından kaçınılmalıdır. Kortikosteroidler ile tedavi sırasında psikotik bozukluklar ortaya çıkabilir. Duygusal instabiliteye veya psikoza yatkınlık kortikosteroidlerle tedavi sırasında kötüleşebilir. Aşağıdaki durumlarda dikkatli olunması önerilir: -nonspesifik ülseratif kolit, perforasyon riski, apse ve diğer piyojenik enfeksiyonlar; -divertikülit; -intestinal anastomoz; -gastroduodenal ülser; -böbrek yetmezliği; -hipertansiyon; -osteoporoz; -miyastenia gravis; -glokom -akut psikozlar; -viral ve bakteriyel enfeksiyonlar; -mantar enfeksiyonları; -büyüme geriliği; -tüberküloz; -Cushing sendromu; -diyabet; -kalp yetmezliği; -tedavisi zor olan epilepsi; -tromboembolizm veya tromboflebit eğilimleri; -gebelik. Kortikosteroid tedavisinin komplikasyonları doz ve tedavi süresiyle bağlantılı olduğundan, her hasta için doz ve tedavi süresi açısından risk/yarar oranının değerlendirilmesi gerekir. Kortikosteroidler enfeksiyon belirtilerini maskeleyebilir veya enfeksiyonun saptanmasını zorlaştırabilir. Direncin azalması nedeniyle kullanım sırasında yeni enfeksiyonlar ortaya çıkabilir. Uzun süreli kullanım posteriyor subkapsüler katarakta (özellikle çocuklarda) ya da glokoma neden olabilir; bu durumlar optik sinirlere zarar verebilir ve mantarlara veya virüslere bağlı sekonder oküler enfeksiyonları ağırlaştırabilir. Uzun süreli tedavide (6 haftadan uzun) göz hastalıkları uzmanına düzenli muayeneye gidilmesi gerekir. Kortikosteroidlerin orta ve yüksek dozları hipertansiyona, sıvı retansiyonuna ve potasyum atılımında artışa neden olabilir. Bu etkilerin, yüksek dozlarda kullanıldıkları durumlar dışında, sentetik türevlerle ortaya çıkma olasılığı daha düşüktür. Düşük sodyumlu diyet ve potasyum takviyesi düşünülebilir. Tüm kortikosteroidler kalsiyum atılımını artırır. KORTİKOTERAPİ ALAN HASTALARA AŞAĞIDAKİ TEDAVİLER VERİLEMEZ: ÇİÇEK AŞISI; NÖROLOJİK KOMPLİKASYON VE YETERSİZ ANTİKOR YANITI RİSKİ NEDENİYLE DİĞER BAĞIŞIKLAMA YÖNTEMLERİ (ÖZELLİKLE YÜKSEK DOZDA). Bununla birlikte, bağışıklama uygulamaları, kortikosteroidleri hastalıklar için replasman tedavisi olarak alan hastalarda gerçekleştirilebilir (Addison hastalığı gibi). Kortikosteroidlerin immün supresif dozlarını alan hastalar, özellikle çocuklar, suçiçeği ya da kızamığa maruz kalmaktan kaçınmaları konusunda uyarılmalıdır. Aktif tüberküloz durumunda kortikosteroidler, uygun bir antitüberküloz tedavisiyle birlikte kortikosteroidlerin kullanıldığı fulminan veya dissemine tüberküloz vakalarıyla sınırlandırılmalıdır. Latent tüberkülozu olan veya tüberküline reaksiyon gösteren hastalarda kortikosteroidler endike ise hastalık yeniden aktifleşebileceğinden sıkı takip gereklidir. Uzun süreli kortikosteroid tedavisi sırasında hastalar kemoprofilaksi almalıdır. Kemoprofilaktik bir programda rifampisin kullanılması durumunda, rifampisinin kortikosteroidlerin metabolik hepatik klirensi üzerindeki artırıcı etkisi dikkate alınmalıdır; kortikosteroid dozunda ayarlama gerekebilir. Kortikosteroidlerin bebeklerin ve çocukların büyüme hızını azaltabilmesi ve endojen kortikosteroid üretimini engelleyebilmesi nedeniyle uzun süreli kortikosteroid tedavisi sırasında büyüme ve gelişme dikkatle izlenmelidir. Kortikosteroidler bazen bazı hastalarda spermlerin sayısını ve hareketliliğini değiştirebilir. Görme Bozuklukları Sistemik ve topikal (intranazal, inhale ve intraoküler dahil) kortikosteroid kullanımında görme bozuklukları bildirilebilmektedir. Eğer hastada bulanık görme veya diğer görme bozuklukları gibi semptomlar görülürse, hastanın katarakt, glokom veya santral seröz koryoretinopati (SSKR) gibi seyrek görülen hastalıkların da dahil olabileceği görme bozukluklarının olası nedenlerinin değerlendirilmesi için oftalmoloğa sevki düşünülmelidir. Benzil alkol: Bu ilaç her 1 mL’de 9 mg benzil alkol içerir. Benzil alkol alerjik reaksiyonlara neden olabilir. Benzil alkol eliminasyonu değişkendir; yenidoğan gibi küçük bebeklerde ve alkol dehidrojenaz polimorfizmi olan bireylerde benzil alkol vücutta birikir ve toksisiteye yol açar. İntravenöz benzil alkol uygulaması, yenidoğanlarda ciddi advers olaylar ve ölümle ilişkilendirilmiştir (“nefes darlığı sendromu”). Toksisitenin meydana gelebileceği minimum benzil alkol miktarı bilinmemektedir. Küçük çocuklarda birikme (akümülasyon) nedeniyle artmış risk söz konusudur. Özellikle karaciğer veya böbrek yetmezliği olan kişilerde, birikim ve toksisite riski (metabolik asidoz) nedeniyle yüksek hacimler dikkatli ve sadece gerekli ise kullanılmalıdır. Alerjik reaksiyonlara (muhtemelen gecikmeli) ve istisnai olarak bronkospazma neden olabilecek metil parahidroksibenzoat (E218) ve propil parahidroksibenzoat (E216) içerir. Sodyum: Bu tıbbi ürün her ampulde 1 mmol (23 mg)’dan az sodyum ihtiva eder; yani esasında sodyum içermez.
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerBağışıklık sistemi hastalıkları: Bilinmiyor: Kortikosteroidler cilt testlerinin inhibisyonuna neden olabilir, enfeksiyon semptomlarını maskeleyebilir ve latent bir enfeksiyonu aktif hale getirebilirler. Ayrıca, özellikle mikobakteriler, tüberküloz, Candida albicans veya virüs nedenli enfeksiyona karşı direnci azaltabilirler. Anafilaktik ve alerjik reaksiyonlar, hipotansif reaksiyonlar veya şokla ilgili reaksiyonlar Endokrin hastalıkları: Bilinmiyor: Cushing sendromunun klinik semptomları, menstrüel bozukluklar diyabetiklerde insülin veya oral antidiyabetik ajanlara olan ihtiyaç artışı, fetal çocuk gelişiminde inhibisyon, karbonhidratlara karşı toleransta düşüş, latent diabetes mellitus belirtileri, özellikle stres durumunda (travma, cerrahi operasyon ve hastalık gibi) zararlı olan hipofiz ve adrenal korteksin sekonder inhibisyonu Metabolizma ve beslenme hastalıkları: Bilinmiyor: Protein katabolizması ile birlikte negatif azot dengesi, lipomatoz, kilo artışı, sodyum retansiyonu, potasyum kaybı, hipokalemik alkaloz, sıvı retansiyonu Psikiyatrik hastalıklar: Bilinmiyor: Öfori, duygudurum bozuklukları, kişilik değişiklikleri ve şiddetli depresyon, hiperiritabilite, insomnia, özellikle psikiyatrik öyküsü olan hastalarda psikotik reaksiyonlar, depresyon Sinir sistemi hastalıkları: Bilinmiyor: Nöbetler, vertigo, baş ağrısı, migren, artmış intrakranial basınç (psödotümör serebri) Göz hastalıkları: Bilinmiyor: Intraoküler basınçta artış (psödotümör serebri: bkz. Sinir sistemi hastalıkları); glokom, posterior subkapsüler katarakt, ekzoftalmus, bulanık görme (ayrıca.4) Kardiyak hastalıklar: Bilinmiyor: Duyarlı hastalarda konjestif kalp yetmezliği, hipertansiyon Gastrointestinal hastalıklar: Bilinmiyor: Kanamalı ve olası perforasyonlu gastrik ülser, pankreatit, abdominal distansiyon, bağırsak perforasyonu, ülseratif özofajit, bulantı, kusma Deri ve deri altı doku hastalıkları: Bilinmiyor: Deri atrofisi, iyileşmede gecikme, ince ve hassas deri, peteşi, morarma, alerjik dermatit, anjiyonörotik ödem, fasial eritem, terlemede artış, ürtiker Kas-iskelet bozuklukları, bağ dokusu ve kemik hastalıkları: Bilinmiyor: Kaslarda güçsüzlük, kaslarda kütle kaybı, miyastenia gravis’de miyastenik semptomların alevlenmesi, bazen şiddetli kemik ağrısı ve spontan kırıklarla osteoporoz (vertebral kompresyon kırıkları), aseptik kemik nekrozu (femur ve humerus başlarında), tendon rüptürü, steroid miyopati, patolojik kırıklar, eklem instabilitesi AŞAĞIDAKİ YAN ETKİLER PARENTERAL KORTİKOTERAPİ SIRASINDA GÖZLENEBİLİR: Yüz ve kafanın intralezyonel tedavisi ile ilişkili nadir görülen körlük vakaları, hiperpigmentasyon veya hipopigmentasyon, subkutan ve kutanöz atrofi, steril apse, enjeksiyon sonrası alevlenme (eklem içi kullanımdan sonra), Charcot artropatisi. Tekrarlanan eklem içi uygulamadan sonra, eklem hasarı meydana gelebilir. Kontaminasyon riski vardır.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.