DEKORT 0.75 MG TABLET, 20 TABLET
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Dekort 0,75 mg ne için kullanılır?
KT 1DEKORT, kortikosteroid grubuna dahil bir ilaç olan deksametazon içeren tablettir.
DEKORT, vücutta iltihap ile ilgili çeşitli hastalıkların tedavisinde etkilidir.
Deksametazon alerjik bozukluklar, deri hastalıkları, iltihaplı bağırsak hastalığı, eklem iltihabı, romatizmal hastalıklar, göz ile ilgili (oftalmik) hastalıklar, kalp ve damar sistemi ile ilgili hastalıklar, kan hastalıkları, kas hastalıkları, ödeme yol açan hastalıklar, sindirim sistemi hastalıkları, sinir sistemi hastalıkları veya solunum bozuklukları gibi hastalıkların tedavisinde kullanılır.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · KullanmayınızEğer, Deksametazon'a veya DEKORT' un bileşimindeki herhangi bir maddeye karşı aşırı duyarlılığınız var ise Tüm vücudunuzu etkileyen bir enfeksiyonunuz var ise Aşı yaptırmanız gerekiyorsa, özellikle de canlı aşılar (kızamık, kızamıkçık, kabakulak, suçiçeği, oral çocuk felci, sarı humma, BGC tüberküloz aşısı, vb.)
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınızKalp yetmezliğiniz var ise, Çevrenizde su çiçeği veya kızamık geçirmiş insanlar var ise, uzak durunuz Tüberküloz hastalığınız var ise Karaciğer ya da böbrek probleminiz var ise Yüksek kan basıncı ya da diyabet hastalığınız (şeker hastalığı) var ise, Kemik erimesi (osteoporoz) ya da kas zayıflığınız var ise, Sindirim sistemi ya da mide probleminiz var ise Göz bozukluğunuz varsa (herpes virüsü ile) Psikiyatrik sorunlarınız veya epilepsi (sara) hastalığınız var ise Göz tansiyonunuz (glokom) var ise Miyastenia gravis hastalığınız (bir tür kas güçsüzlüğü hastalığı) var ise Mide (peptik) ülseriniz varsa Migreniniz varsa Parazit enfeksiyonunuz varsa Büyüme bozukluğunuz varsa Cushing sendromu'nuz (yüksek kortizol seviyesi ile seyreden bir tür hormonal hastalık) varsa Kafa travması geçiriyorsanız İnme geçirdiyseniz Bu uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi DEKORT'un içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Eğer bir yan etki yaşarsanız, yan etkilerden biri kötüleşirse veya bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Aşağıdakilerden biri olursa, DEKORT' u kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildirin veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Döküntü
- Kaşınma
- Nefes alıp vermede zorlanma ya da bayılma
Anjiyoödem (alerji sonucu yüz ve boğazda şişme) Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir. Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, sizin DEKORT' a karşı ciddi alerjiniz var demektir. Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz, hemen doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Depresif duygu (intihar düşüncesi dahil) hali
- Ruh halinde aktif ya da pasif değişiklikler (aşırı taşkınlık, huzursuzluk) Sinirli olma, uyku problemi, hafıza kaybı
Var olmayan nesneleri hissetme, görme veya duyma Yalnız kalındığında korkutucu düşüncelere sahip olma Bunların hepsi ciddi yan etkilerdir. Acil tıbbi müdahale gerekebilir.
Ciddi yan etkiler çok seyrek görülür.
Aşagıdakilerden herhangi birini fark ederseniz, doktorunuza söyleyiniz:
- Mide şişkinliği
- Bulantı veya kusma
- Hıçkırık
- İshal
- Pankreas iltihabı (şiddetli sırt ya da mide ağrısı oluşumuna sebep olur) Kanda tuz seviyesinde problemler
- Kan basıncında yükselme
- Kanın pıhtılaşması
- Kalp krizini takiben kalp kası problemleri
- Kan sekerinin yükselmesi
- Kemiklerin zayıflaması, incelmesi (osteoporoz)
- Kas zayıflığı
- Ciltteki yaraların yavaş iyileşmesi
- Sivilce
- Glokom, katarakt, göz enfeksiyonları
- Menstrual düzensizlik
- Çocuklarda büyümenin yavaşlaması
- Yüzde şişme
- Nöbet veya epilepsinin tetiklemesi
- Şiddetli baş ağrısı
- Yorgunluk
- İştah artışı veya kilo kaybı
- Ödem ve kilo artışı
Bunlar DEKORT' un hafif yan etkileridir.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
DEKORT gerekli olmadıkça gebelik döneminde kullanılmamalıdır.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Deksametazon anne sütüne geçer, bu nedenle emzirme süresince kullanılmamalıdır.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerHer bir DEKORT 0.75 mg tablet 150 mg laktoz monohidrat içermektedir. Eğer daha önceden doktorunuz tarafından bazı şekerlere karşı dayanıksızlığınız olduğu söylenmişse bu tıbbi ürünü almadan önce doktorunuzla temasa geçiniz.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Dekort 0,75 mg muadilleri
Dekort 0,75 mg ile aynı etken maddeyi (deksametazon) içeren 2 eşdeğer ilaç bulunmaktadır.
Diğer dozlar ve formlar
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonAnti-inflamatuar antiromatizmal ve antiallerjik tesirlerinden dolayı kortikosteroidlerle tedaviye cevap veren vakalarda kullanılır. 0.75 mg endike olduğu hastalıkların başlıcaları şunlardır: Romatizmal hastalıklar (örneğin romatoid artrit) allerjik hastalıklar (örneğin anjionörotik ödem, anaflaksi), dermatolojik hastalıklar (örneğin pemphigus), arteritis collagenosis (örneğin polyarteritis nodosa), solunum sistemi hastalıkları (örneğin bronşiyal astma aspirasyon pnömonisi), oftalmik hastalıklar (örneğin anterior ve posterior uveit, optik nörit), hematolojik bozukluklar (örneğin hemolitik anemi, lösemi, myeloma), kardiyovasküler bozukluklar (örneğin post-miyokard enfarktüsü sendromu), hiperkalsemi (örneğin sarkoidosis), enfeksiyonlar (örneğin miliyer tüberküloz (uygun kemoterapi ile birlikte)), kas hastalıkları (örneğin polymyositis), ödeme yol açan hastalıklar (örneğin idiopatik veya lupus eritromatozusun neden olduğu nefrotik sendrom), gastrointestinal sistem hastalıkları (örneğin ülseratif kolit, Crohn hastalığı), nörolojik bozukluklar (örneğin serebral tümörlerle birlikte görülen beyin ödemleri), endokrin bozukluklar (örneğin serebral tümörlerle birlikte görülen beyin ödemleri).
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarMüstahzarın etkin maddesine karşı aşırı hassasiyeti olduğu bilinen şahıslarda akut enfeksiyonlarda sistemik fungal enfeksiyonlarda herpes zoster'de gözünde ülserli herpes simpleks olanlarda immunolojik cevap ve inflamatuar reaksiyonlara karıştığı için kontrendikedir. Canlı aşı uygulaması kontrendikedir.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriTedavi dozlarında yan tesirler meydana gelebilir. Bu yüzden doz kademeli olarak yavaş yavaş arttırılmalıdır. Kortikosteroid kullanımı bazı oluşmakta olan hastalıkların belirtilerini maskeleyebilir. Bakteriyel enfeksiyonlar için kullanılan nitromavi tetrazolin testinin (-) çıkmasına yol açabilir. Kortikosteroidler latent amibiyazisi aktive edebilirler. Bu yüzden kortikosteroid tedavisine başlanmadan önce latent veya aktif bir amibiyazisin olup olmadığı kontrol edilmeli ayrıca nedeni bilinmeyen diyarelere karşı dikkatli olunmalıdır. Uzun süreli kortikosteroid kullanımı optik sinirlerde hasara yol açabilir. Buna bağlı olarak subkapsüler katarakt ve glokom görülebilir. Oral kortikosteroid optik nörit kullanımında önerilmez ve yeni riskli olayların artmasına yol açabilir. Kortikosteroidler aktif oküler herpes simpleksde kullanılmaması gerekir. Bazı kişilerde intraoküler baskı artabilir. Steroid tedavisi 6 haftadan fazla devam ederse, intraoküler baskının takip edilmesi gerekir. Normal ve yüksek doz hidrokortizon veya kortizon kullanımı kan basıncında yükselmeye, su ve tuz retansiyonuna ve potasyum atılımının artmasına neden olabilir. Bu etkiler yüksek dozda kullanım hariç sentetik türevlerde daha az görülebilir. Diyette tuz kısıtlaması ve potasyum suplementasyonu gerekli olabilir. Kortikosteroidlerin hepsi kalsiyum atılımını arttırır. Ödem sonucu oluşan su retansiyonu ve potasyum kaybı, kortikosteroid kullanımı ile oluşurken, bu ajanlar konjestif kalp yetmezliği, hipertansiyon ya da böbrek yetmezligi olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. Canlı virüs aşıları kortikosteroidlerin immünosupresif dozlarındaki kullanımında kontrendikedir. Yine bu dozlardaki kortikosteroid kullanımı ile inaktif bakteri ve virüs aşılarının uygulanmasından sonra beklenen serum antikor cevabı oluşmayabilir. Addison hastalığında olduğu gibi kortikosteroid replasman tedavisi gören hastalarda immünizasyon prosedürü uygulanabilir. Su çiçeği ve kızamık, kortikosteroid kullanan pediyatrik ve yetişkin hastalarda görüldüğünde çok ciddi hatta ölümcül bile olabilir. Su çiçeği ve kızamık olan pediyatrik ve yetişkin hastalarda özellikle dikkatli olunması gerekir. Hastalığın temelini olusturan ve/veya öncesindeki kortikosteroid tedavisinin riske katkısı bilinmemektedir. Su çiçeğine yakalanılırsa, profilaksi ile varicella zoster immun globulin (VZIG) endike olabilir. Kızamığa yakalanılırsa profilaksi ile immunglobulin (IG), su çiçeği gelişirse, antiviral ajanlar ile tedavinin dikkate alınması gerekir. Strongyloides enfeksiyonlarından şüphe edilen hastalarda kortikosteroidler çok dikkatli kullanılmalıdır. Kortikosteroid kullanan bazı immünsüpresif hastalarda strongyloides hiperenfeksiyonları ile yaygın lavral hareket görülmektedir. Buna ciddi enterokolitler ve potansiyel fatal gram (-) septisemi eşlik eder. Aktif tüberkülozu olan bireylerde uygun bir antitüberküloz ajanla birlikte kortikosteroid kullanılabilir. Latent tüberkülozu veya tüberküloz reaktivasyonu olan kortikosteroid endikasyonundaki hastalara hastalığın reaktive olması ile ilgili ciddi bir inceleme yapılması gerekir. Bu tip hastalara; uzun süreli kortikosteroid tedavisi uygulanacak ise kemoproflaktik takviye yapılmalıdır. Kortikosteroidler birden kesilmemeli aşamalı olarak doz azaltılarak tedavi sonlandırılmalıdır. Aksi takdirde adrenal korteks yetmezliğinin de eşlik ettiği ateş, miyalji, artralji ve malasi gibi semptomlar görülebilir. Hipotiroidi ve sirozu olan hastalarda kortikosteroidlerin etkisi daha da artmış olarak görülür. Oküler herpes simpleksi olan hastalarda korneal perforasyon olasılığı nedeniyle kortikosteroidlerin kullanımı konusunda ihtiyatlı olunmalıdır. Kortikosteroid kullanımı ile fiziksel düzensizlikler görülebilir. Ayrıca öfori, insomni, karakter değişimi, şiddetli depresyon ve gözle görülür psikotik manifestasyonlar olabilir. Kortikosteroid kullanımı ile duygusal küntlük veya psikotik eğilim tablosu ağırlaşabilir. Hipoprotrombinemisi olan hastalarda kortikosteroid ile birlikte aspirin kullanılması konusunda ihtiyatlı olunmalıdır. Nonspesifik ülseratif kolit, piyojenik inflamasyonlar, divertikulit, yeni barsak anastomozu, aktif veya latent peptik ülser, diabetus mellitus, renal yetmezlik, hipertansiyon, osteoporoz ve miyastenia gravis vakalarında steroidler dikkatli kullanlılmalıdır. Yüksek dozlarda peritoneal ve gastrointestinal iritasyona rastlanmıştır. Hiperkortikonizmin bir komplikasyonu olarak da yağ embolisi rapor edilmiştir. Yüksek doz kortikosteroid kullanıldığında ilacın yemeklerden sonra alınmasının daha uygun olacağını hatta yemek aralarında antasit alınmasının peptik ülsere karşı bir koruma oluşturacağı bildirilmektedir. Steroidler bazı hastalarda motiliteyi ve spermatoz sayısını artırabilir veya azaltabilir. Sistemik fungal enfeksiyonların şiddetlenmesine neden olabilir. Ancak spesifik antifungal tedavi uygulanacak ise glukokortikoid tedavisine başlanabilir. Çocuklarda kortikosteroidlerin etkinlik ve güvenliği, çocuklarda ve yetişkinlerde benzer olan kortikosteroidlerin etkisinin gidişine bağlıdır. Yayınlanan çalışmalar, nefrotik sendrom (2 yaşından büyük hastalar), agresif lenfoma ve lösemi (1 aylıktan büyük hastalar) tedavisi gören pediyatrik hastalarda kanıtlanmıştır. Çocuklardaki kortikosteroid kullanımı için şiddetli astım ve hırıltı gibi diğer endikasyonlar için; yetişkinlerde yapılan yeterli ve iyi kontrollü çalısmalar baz alınır. Sonuç olarak, hastalığın ve onun patofizyolojisinin yönünün, her iki popülasyonda aynı oldugu düşünülür. Yetişkinlerdeki gibi çocuklarda da; kan basıncı, kilo, boy, intraoküler basınç ve enfeksiyon varlığının klinik değerlendirmesi, psikososyal bozukluk, tromboembolizm, peptik ülser, katarakt ve osteoporozun sıklıgı dikkatle gözlenmesi gerekir. Sistemik dolaşıma katılan kortikosteroidler dahil kortikosteroid kullanan çocuklarda büyüme hızında yavaşlama gözlenebilir. Kortikosteroid kullanan çocukların doğrusal büyümesinin izlenmesi gerekir. Devamlı tedavinin olası büyüme etkisi, elde edilen klinik yarar ve tedavi alternatiflerinin kullanılabilirliğine karşı değerlendirilmelidir. Kortikosteroidlerin olası büyüme etkisini minimalize etmek için çocuklarda, en az etkili doz kullanılmalıdır. 65 yaşında ve üzerindeki yaşlılarda, yetişkinlerdeki yanıta göre farklılık olup olmadığı ile ilgili klinik çalışma yapılmamıştır. Diğer bildirilen klinik çalışmalarda ise, yaşlılar ve yetişkinler arasında farklılıklar görülmemiştir. Böbrek, karaciğer veya kalp fonksiyonu azalmasının ve eşlik eden hastalığın veya diğer ilaç tedavisinin aşırı sıklıgı dikkate alınarak, genellikle dozaj aralığının düşüğünden başlayıp, geriyatrik popülasyonda doz seçiminde dikkatli olunmalıdır. Özellikle kortikosteroidler ile tedavi edilen yaşlı hastalarda diyabet, sıvı retansiyonu ve hipertansiyon riski göz önünde bulundurulmalıdır. içeriğinde, 150.0 mg laktoz monohidrat bulunmaktadır. Nadir kalıtımsal galaktoz intoleransı, Lapp laktoz yetmezliği ya da glukoz-galaktoz malabsorbsiyon problemi olan hastaların bu ilacı kullanmamaları gerekir.
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerBağışıklık sistemi bozuklukları Bilinmiyor: Anaflaktik reaksiyonlar, yorgunluk, enfeksiyonların şiddetlenmesi veya maskelenmesi. Endokrin hastalıkları Bilinmiyor: Menstrüel bozukluklar Cushing sendromuna benzer tablo oluşumu çocuklarda gelişim gecikmesi özellikle travma operasyon ve hastalık halleri gibi stres yaratan durumlarda sekonder adrenokortikal ve pituiter cevabın kaybolması karbohidrat toleransında azalma latent diabetus mellitus'un manifest hale geçmesi diabetiklerde insülin veya oral hipoglisemik ihtiyacında artma hirsutizm. Karbonhidrat ve glukoz toleransında azalma, hiperglisemi, glikozüri. Metabolizma ve beslenme hastalıkları Bilinmiyor: Protein katabolizmasına bağlı negatif azot dengesi. Sinir sistemi hastalıkları Bilinmiyor: Konvülsiyonlar intrakraniyel basınçta artma ve buna bağlı olarak papilla ödemi. Göz hastalıkları Bilinmiyor: Posterior subkapsüler katarakt, intraoküler basınçta artma glokom eksoftalmi. Kardiyak hastalıkları Bilinmiyor: Konjestif kalp yetmezliği, tromboembolizm. Vasküler hastalıkları Bilinmiyor: Hipertansiyon. Gastrointestinal hastalıkları Bilinmiyor: Kanama ve delinme riski taşıyan peptik ülser özellikle barsak enflamasyonlarında ince ve kalın barsak perforasyonları pankreatit abdominal distansiyon ülseratif özofajit, karaciğer enzim seviyelerinde artış, iştahta artma, bulantı. Deri ve deri altı doku hastalıkları Bilinmiyor: Yaraların iyileşmesinde gecikme hassas ince cilt oluşumu ekimozlar eritem terlemede artma perineal bölgede yanma ve kaşınma (İ.V. uygulamadan sonra) allerjik dermatit anjionörotik ödem. Kas-iskelet bozukluklar, bağ doku ve kemik hastalıkları Bilinmiyor: Adale zafiyeti steroid miyopatisi adale kütlesi kaybı osteoporoz omurgada kompresyon kırıkları femur ve humerus başında aseptik nekroz uzun kemiklerde patolojik kırıklar tendon rüptürü. Böbrek ve idrar hastalıkları Bilinmiyor: Sodyum retansiyonu sıvı retansiyonu potasyum kaybı hipokalemik alkaloz. Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıkları Bilinmiyor: Tromboemboli kilo ve iştahta artma bulantı psişik bozukluklar.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.