DEFEJACT 500 MG DAĞILABİLİR TABLET, 28 ADET
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Defejact 500 mg ne için kullanılır?
KT 1Kan nakline bağlı aşırı demir yüklemesi (düzenli kan nakli alan hastalar):
DEFEJACT kan naklinin sebep olduğu aşırı demir yüklemesinin tedavisinde kullanılır.
Yetişkinlerin, gençlerin ve 2 yaş ve üzerindeki çocukların tedavisinde kullanılabilir.
DEFEJACT, vücuttaki demir fazlasını (aşırı demir yükü diye de adlandırılır) gideren demir bağlayıcı bir ilaçtır (demir şelatörü). DEFEJACT demiri bağlar ve büyük oranda dışkı yoluyla vücuttan atılmasını sağlar.
Talasemi, orak hücre anemisi ve myelodisplastik sendrom gibi bazı anemi (kansızlık) tipleri bulunan hastalarda tekrar tekrar kan nakli gerekebilir. Bununla birlikte, kan naklinin tekrarlanması aşırı demir birikimine sebep olabilmektedir. Bunun sebebi kanda demir bulunması ve vücudumuzun kan nakliyle alınan aşırı demiri vücuttan atmak için doğal bir yola sahip olmamasıdır.
Kan nakline bağlı olmayan talasemi sendromları (düzenli kan nakli almayan talasemi hastaları):
DEFEJACT, talasemi sendromlarıyla ilişkili demir yüklenmesi olan ancak kan nakli almayan hastaların tedavisi için kullanılır. Bu durumdaki yetişkinlerde, adölesanlarda ve 10 yaş ve üzeri çocuklarda kullanılabilir. Kan nakline bağlı olmayan talasemi sendromları olan hastalarda başlıca, düşük kan hücresi sayısına yanıt olarak besinle alınan demirin emilimindeki artış nedeniyle zaman içinde aşırı demir yüklenmesi gelişebilir. Düzenli kan nakli almayan talasemik hastalarda yüksek demir düzeyleri genellikle yalnızca 10 yaş ve üzeri hastalarda gözlenmektedir.
Zaman içerisinde, demir fazlası karaciğer ve kalp gibi önemli organlara zarar verebilir.
Demir fazlasını atmak ve organların zarar görme riskini azaltmak için demir şelatörü olarak adlandırılan ilaçlar kullanılır.
DEFEJACT'ın nasıl etki gösterdiği veya bu ilacın size neden reçete edildiği konusunda sorularınız varsa doktorunuza danışınız.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Deferasiroksa veya DEFEJACT'ın içeriğinde bulunan diğer yardımcı maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılığınız (alerjiniz) varsa.
- Şiddetli böbrek hastalığınız, ileri evre kemik iliği hastalığınız (myelodisplastik sendrom/MDS) veya ilerlemiş kanseriniz varsa.
Eğer alerjiniz olabileceğini düşünüyorsanız doktorunuza danışınız.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınız- Herhangi bir karaciğer veya böbrek sorununuz varsa,
- Bazı ağrı kesiciler, antienflamatuar ilaçlar veya oral bifosfonatlar (osteoporoz tedavisinde kullanılır) alıyorsanız veya yakın zamanda aldıysanız,
- Kan sulandırıcı ilaçlar (antikoagülanlar) alıyorsanız veya yakın zamanda aldıysanız,
- Yaptırdığınız bir kan testi düşük trombosit sayısını göstermişse,
- DEFEJACT tabletler laktoz içerdiğinden, süt şekerine karşı kalıtsal olarak ciddi bir intoleransınız (örn. laktoz intoleransı) varsa.
DEFEJACT ile tedavi sırasında aşağıdakilerden herhangi birini yaşarsanız derhal doktorunuza söyleyiniz.
- İdrar miktarında önemli derecede azalma görürseniz (böbrek hastalığı belirtisi),
- Şiddetli döküntü veya solunum güçlüğü ve baş dönmesi veya genellikle yüz ve boğazda olmak üzere şişme fark ederseniz (şiddetli alerjik reaksiyon belirtileri),
- Şu semptomların herhangi bir kombinasyonunu yaşarsanız: Döküntü, kırmızı deri, dudaklar, gözler veya ağızda kabarma, derinin soyulması, yüksek ateş, grip benzeri semptomlar, büyümüş lenf nodları (şiddetli deri reaksiyonu belirtileri)
- Uyku hali, karnın sağ üst bölümünde ağrı, deride ve gözlerde sarılık veya sarılıkta artış ve idrar renginin koyulaşması belirtilerinden bazılarını bir arada görürseniz (karaciğer hastalığı belirtileri),
- Kan kusuyorsanız ve/veya dışkınız siyahsa,
- Özellikle yemek yedikten veya DEFEJACT'ı kullandıktan sonra sık sık karın ağrısı yaşıyorsanız (olası mide ülseri belirtileri),
- DEFEJACT kullanan hastalarda pankreas iltihabı (pankreatit) vakaları gözlenmiştir. Pankreatit ciddi, potansiyel olarak yaşamı tehdit eden bir hastalıktır. Kusma ile birlikte veya kusma olmaksızın şiddetli, uzun süreli karın ağrısı yaşarsanız, pankreatit geçiriyor olabileceğinizden DEFEJACT almayı bırakınız ve doktorunuza danışınız.
- İshal veya kusmanız varsa, yeterince sıvı aldığınızdan emin olmalısınız.
- DEFEJACT aldıktan sonra biraz baş dönmesi hissederseniz, tekrar tamamen normal hissedene kadar araç veya herhangi bir ekipman veya makine kullanmayınız.
- Alüminyum içeren antiasitler (mide ekşimesi ilaçları) alıyorsanız, DEFEJACT'ı aldığınız zamanla antiasit arasında en az 2 saat boşluk bırakmalısınız.
Bu uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
DEFEJACT ile tedaviden önce ve tedavi sırasında kan ve idrar testleri yapılacaktır.
Doktorunuz bunları böbrek fonksiyonlarındaki (kan kreatinin düzeyi, idrarda protein varlığı), karaciğer fonksiyonlarındaki (kan transaminaz, bilirubin ve alkalin fosfataz düzeyleri) veya asit-baz dengesindeki (kan pH'sı ve bikarbonat konsantrasyonu) değişiklikleri izlemek için kullanacaktır.
Doktorunuz DEFEJACT ile tedaviden önce ve tedavi sırasında görme ve işitme duyunuzu da kontrol edebilir.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi DEFEJACT'ın içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sıralanmıştır:
Çok yaygın : 10 hastanın en az 1'inde görülebilir.
Yaygın : 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan :100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek :1.000 hastanın birinden az, fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Çok seyrek : 10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmiyor :Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor.
Aşağıdaki yan etkiler görülebilir. Yan etkilerin çoğu hafif veya orta şiddettedir ve tedaviden birkaç gün veya hafta sonra kaybolur.
Aşağıdakilerden biri olursa, DEFEJACT'ı kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Şiddetli döküntü, solunum güçlüğü, sersemlik veya özellikle yüz ve boğazda olmak üzere şişme (şiddetli alerjik reaksiyon belirtileri),
- Döküntü, kırmızı deri, dudaklar, gözler veya ağızda kabarma, derinin soyulması, yüksek ateş, grip benzeri semptomlar, büyümüş lenf nodları (şiddetli deri reaksiyonu belirtileri),
- İdrar miktarınızda önemli derecede azalma varsa (böbrek hastalığı belirtisi),
- Uyku hali, karnın sağ üst bölümünde ağrı, deride veya gözlerde sarılık ve idrar renginin koyulaşması (karaciğer hastalığı belirtileri),
- Kan kusma veya siyah dışkı
- Kusma ile birlikte veya kusma olmaksızın şiddetli, uzun süreli karın ağrısı (olası pankreatit belirtisi)
- Özellikle yemek yedikten veya DEFEJACT aldıktan sonra sık karın ağrısı (olası mide ülseri belirtisi); mide veya bağırsak duvarında perforasyon (delik oluşumu) vakaları da görülmüştür.
- Sık mide ekşimesi
- Kısmi görme kaybı
Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir. Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Aşağıdakilerden birini fark ederseniz, hemen doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Bulanık veya puslu görme
- İşitme bozuklukları
Bunların hepsi ciddi yan etkilerdir. Acil tıbbi müdahale gerekebilir.
Ciddi yan etkiler yaygın olmayan (100 hastanın birinden az, fakat 1000 hastanın birinden fazla) sıklıkta görülür.
Aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz, doktorunuza söyleyiniz:
- Yaygın
- Bulantı, kusma, ishal, karın ağrısı, şişkinlik, kabızlık, hazımsızlık gibi gastrointestinal bozukluklar,
- Döküntü, kaşıntı
- Baş ağrısı
- Yaygın olmayan
- Sersemlik
- Ateş
- Boğaz ağrısı
- Kol ve bacaklarda şişme
- Deri renginde değişme
- Kaygı, endişe (anksiyete)
- Uyku bozukluğu
- Yorgunluk
- Saç dökülmesi
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Açıkça gerekli olmadıkça, DEFEJACT'ın hamilelikte kullanılmamalıdır. Eğer hamile iseniz veya hamile olabileceğinizi düşünüyor iseniz, DEFEJACT almadan önce doktorunuza söyleyiniz. Doktorunuz hamilelik sırasında DEFEJACT almanın olası riskini sizinle görüşecektir.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
DEFEJACT ile tedavi sırasında emzirme önerilmemektedir. Eğer emziriyorsanız doktorunuzu bilgilendiriniz.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerDEFEJACT, laktoz (süt şekeri) içerir. Eğer daha önceden doktorunuz tarafından bazı şekerlere karşı intoleransınız olduğu söylenmişse bu tıbbi ürünü almadan önce doktorunuzla temasa geçiniz.
DEFEJACT, dağılabilir tablet başına 1 mmol'den (23 mg) daha az sodyum içerir, yani esasında "sodyum içermez".
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Defejact 500 mg muadilleri
Defejact 500 mg ile aynı etken maddeyi (deferasiroks) içeren 13 eşdeğer ilaç bulunmaktadır.
Diğer dozlar ve formlar
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · Endikasyon2 yaş ve üzeri çocuklarda ve erişkinlerde, kan transfüzyonlarına bağlı kronik demir yüklenmesinin (transfüzyonel hemosideroz) tedavisinde kullanılır. ayrıca transfüzyona bağlı olmayan talasemi semptomları (alfa-talasemi intermedia, beta-talasemi intermedia, hafif orta klinik bulgu veren birlikte geçişli talasemiler) olan 10 yaş ve üzerindeki hastalarda kronik demir yüklenmesinin (karaciğer demir konsantrasyonunun ≥ 5 mg/g kuru ağırlık (ka) veya serum ferritin düzeyinin > 800 mcg/L olması) tedavisinde endikedir. Karaciğer demir konsantrasyonu < 3mg/g kuru ağırlık veya serum ferritin <300 mcg/L olduğunda tedavi sonlandırılır.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarKreatinin klerensi <60 mL/dakika olan hastalarda, Etkin maddeye veya yardımcı maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılığı olan hastalarda, kontrendikedir. Hastalıklarının hızlı ilerlemesi nedeniyle şelasyon tedavisinden fayda görmesi beklenmeyen yüksek riskli miyelodisplastik sendrom (MDS) hastaları ve diğer hematolojik ve hematolojik olmayan maligniteleri olan hastalarda kontrendikedir.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriDemir şelasyon tedavisi uygulama kararında, her bir hasta için risk-fayda oranı dikkate alınmalıdır. Böbrek yetmezliği, potansiyel olarak ölümcül gastrointestinal hemorajiler ve ölümler gibi olaylar miyelodisplastik sendromlu (MDS) hastalarda ve yaşlı hastalarda kullanan genç hastalara göre daha sık görülmüştür. Bu olaylar belirtilen hasta gruplarında genç hastalara kıyasla daha sık görüldüğünden, ile nedensel bir bağlantı kurmak zordur. Şelasyon tedavisine başlamadan önce bu hastalar için risk-fayda oranı dikkatle değerlendirilmelidir. MDS kılavuzlarına göre demir şelatör tedavisi yalnızca MDS riski nispeten düşük ve yaşam beklentisi 1 yıldan fazla olan düzenli transfüzyon gerektiren hastalarda önerilmektedir. Konjenital glukuronidasyon bozukluğu olan hastalarda dikkatle kullanılmalıdır. Böbrek bozuklukları Klinik çalışmalar sırasında ile tedavi edilen bazı hastalarda serum kreatininde doza bağımlı artışlar gözlenmiştir. Böyle bir klinik çalışmada, alan hastaların %38’inde ve deferoksamin alan hastaların %14’ünde ardışık iki ölçümde >%33 serum kreatinin artışı kaydedilmiştir. pazarlama sonrası kullanımı sırasında bazıları ölümle sonuçlanan akut böbrek yetmezliği vakaları (diyaliz gerektirenler dahil) bildirilmiştir. Ölüm vakalarında ile böbrek yetmezliği arasında bir bağlantı olduğu tamamen göz ardı edilemese de ölümcül sonuç, muhtemelen bu ağır hastaların altta yatan hastalıklarının bir sonucudur. Ölümcül olmayan vakaların çoğunda tedavinin bırakılmasını takiben böbrek fonksiyonlarında iyileşme olması, akut böbrek yetmezliğinde bir rolü olduğunu göstermektedir. Tedaviye başlamadan önce serum kreatinin ve/veya kreatinin klirensinin iki kez değerlendirilmesi önerilir. Tedaviye başlandıktan veya tedavi değiştirildikten sonraki ilk ayda serum kreatin haftalık olarak ve sonrasında aylık olarak izlenmelidir. Proteinüri testleri, aylık olarak yapılmalıdır. Önceden böbrek rahatsızlığı mevcut olan hastalar ve böbrek fonksiyonlarını baskılayabilecek tıbbi ürünler alan hastalar komplikasyon açısından artmış risk altında olabilir. ile tedavi edilen hastalarda renal tübülopati vakaları meydana gelmiştir. Bu hastaların çoğunluğu beta-talasemili ve serum ferritin düzeyleri <1500 mikrogram/L olan çocuk ve ergenlerdir. Renal tübüler fonksiyon belirteçlerinin düzeylerinde anormallikler ortaya çıkarsa ve/veya klinik olarak belirtilirse doz azaltımı veya tedaviye ara verilmesi düşünülebilir. ile tedavi edilen hastalarda renal tübüler nekroz vakaları meydana gelmiştir. ile tedavi edilen hastalarda pazarlama sonrası metabolik asidoz raporları alınmıştır. Bu hastaların çoğunda böbrek yetmezliği, renal tübülopati (Fanconi sendromu), ishal veya asit-baz dengesizliğinin bilinen bir komplikasyon olduğu rahatsızlıklar mevcuttur. Bu hasta gruplarında klinik olarak endike ise asit-baz dengesi izlenmelidir. Metabolik asidoz gelişen hastalarda tedavisine ara verilmesi düşünülmelidir. İshal veya kusması olan hastalarda yeterli hidrasyonun sağlanmasına dikkat edilmelidir. Yetişkin hastalarda, iki ardışık ölçümde serum kreatininde tedavi öncesi iki ölçümün ortalamasının >%33 üzerinde ilerleyici olmayan bir artış görülürse ve başka nedenlere bağlanamazsa dozu 10 mg/kg azaltılabilir. Klinik çalışmalarda, kreatinin artışlarına bağlı olarak bu tür doz ayarlamalarının hastaların %11'inde gerekli olduğu belirtilmiştir. Doz azaltılması gereken hastaların çoğunda serum kreatinin düzeyi başlangıç düzeyine dönmemiştir. Doz azaltımı yapılan hastaların %60’ında serum kreatinin >%33 oranında yüksek kalmış ve daha fazla yükselmemiştir. Serum kreatinindeki artış ilerleyici ise tedavisi kesilmelidir. Serum kreatinin >%33 oranından fazla yükselirse veya kreatinin klirensinin yaşa uygun normal aralığın altına düşmesi durumunda da tedavisi kesilmelidir. Tedavinin yeniden başlatılması bireysel klinik duruma göre belirlenir. Çocuklarda serum kreatinin iki ardışık ölçümde yaşa uygun normal üst sınırın üzerine çıkarsa doz 10 mg/kg azaltılmalıdır. Karaciğer bozuklukları, şiddetli karaciğer fonksiyon bozukluğu (Child-Pugh C) olan hastalarda önerilmemektedir. Deferasiroksile tedavi edilen hastalarda karaciğer fonksiyonu testi sonuçlarında yükselmeler gözlenmiştir. tedavisi, sadece başlangıç karaciğer transaminaz düzeyleri normalin üst sınırının 5 katına kadar olan hastalarda başlatılmıştır. Deferasiroksun farmakokinetiği bu transaminaz düzeylerinden etkilenmemiştir. Deferasiroks esas olarak glukuronidasyon yoluyla elimine edilir ve oksidatif sitokrom P450 enzimleri tarafından minimal düzeyde (yaklaşık %8) metabolize edilir. Klinik çalışmalarda yaygın olmayan (%0,3), hepatiti düşündüren, normalin üst sınırının 10 katından fazla transaminaz yükselmesi vakaları gözlenmiştir. Pazarlama sonrası bazıları ölümcül olan karaciğer yetmezliği vakaları raporlanmıştır. Başlıca çocuklar olmak üzere deferasiroks ile tedavi edilen hastalarda şiddetli formlarda hiperamonyemik ensefalopati bağlamında bilinç değişiklikleri ile ilişkili vakalar meydana gelebilir. tedavisi sırasında zihinsel durumda açıklanamayan değişiklikler gelişen hastalarda hiperamonyemik ensefalopati düşünülmesi ve amonyak düzeylerinin ölçülmesi önerilir. Sıvı kaybı (ishal veya kusma gibi) yaşayan hastalarda, özellikle akut hastalığı olan çocuklarda yeterli hidrasyon sağlanmalıdır. Karaciğer yetmezliği vakalarının çoğu, önceden mevcut karaciğer rahatsızlıkları (siroz ve Hepatit C dahil) ve çoklu organ yetmezliği dahil olmak üzere önemli komorbiditeleri olan hastalarda görülmüştür. Karaciğer yetmezliğinde etken ya da ağırlaştırıcı bir faktör olarak rolü göz ardı edilemez. Serum transaminazlar-ı, bilirubin ve alkalin fosfatazın tedavi başlatılmadan önce, tedavinin ilk ayında 2 haftada bir ve ardından ayda bir kontrol edilmesi önerilmektedir. Serum transaminaz düzeylerinde başka sebepler ile ilişkilendirilemeyen kalıcı ve progresif yükselme olduğu takdirde, tedavisine ara verilmelidir. Karaciğer testindeki anormalliklerin sebebi açıklığa kavuşturulduktan ya da değerler normal düzeylere döndükten sonra, tedaviye daha düşük bir dozda dikkatle tekrar başlanması, ardından dozun aşamalı olarak yükseltilmesi düşünülebilir. Tablo 1 Güvenlik izlemi önerilerinin özeti Test Takip Sıklığı Serum kreatinin Tedaviden önce iki kez. Tedavinin ilk ayında, Doz değişikliği (formülasyon değişikliği dahil) yapıldıktan sonraki ilk ay boyunca her hafta, sonrasında ayda bir. Kreatinin klerensi, ve/veya plazma sistatin C Tedaviden önce, Tedavinin ilk ayında, Doz değişikliği (formülasyon değişikliği dahil) yapıldıktan sonraki ilk ay boyunca her hafta, sonrasında ayda bir. Proteinüri Tedaviden önce, Daha sonra her ay Renal tübüler fonksiyon ile ilgili diğer testler (diyabetik olmayanlarda glikozüri, ve serum potasyum, fosfat, magnezyum veya ürat seviyesinin düşmesi, fosfatüri, aminoasidüri Gerekli olduğunda. Serum transaminazlar, bilirubin, alkalin fosfataz. Tedaviden önce, Tedavinin ilk ayında her 2 haftada bir, Sonrasında ayda bir defa. İşitme ve görme ile ilgili testler. Tedaviden önce, Sonrasında yılda bir defa. Kilo, boy ve cinsel gelişim. Tedaviden önce, Pediyatrik hastalarda yılda bir defa. Gastrointestinal bozukluklar ile tedavi sırasında gastrointestinal irritasyon oluşabilir. Deferasiroks alan çocuklar ve adölesanlar dahil olmak üzere, hastalarda üst gastrointestinal ülserasyon ve hemoraji bildirilmiştir. Nadir de olsa, özellikle ileri hematolojik maligniteleri ve/veya düşük trombosit sayıları olan yaşlı hastalarda ölümcül gastrointestinal kanama vakaları bildirilmiştir. Bazı hastalarda çoklu ülserler gözlenmiştir. Hekimler ve hastalar, tedavisi sırasında gastrointestinal ülserasyon ve kanama belirtileri konusunda dikkatli olmalıdır. Gastrointestinal ülserasyon veya hemoraji durumunda, tedavisi kesilmeli ve değerlendirme sonrasında uygun tedavi derhal başlatılmalıdır. Gastrointestinal perforasyon ile komplike olan ülserler bildirilmiştir (ölümcül vakalar dahil). Belgelenmiş altta yatan safra yolu bozuklukları olan ve olmayan hastalarda şiddetli akut pankreatit vakaları gözlenmiştir. NSAII'lar, kortikosteroidler veya oral bifosfonatlar gibi ülserojenik potansiyeli olduğu bilinen maddelerle kombinasyon halinde kullanan hastalarda, antikoagülan alan hastalarda ve trombosit sayısı 50.000/mm3'ün (50 x 109/L) altında olan hastalarda dikkatli olunmalıdır. Deri rahatsızlıkları Stevens Johnson sendromu (SJS), toksik epidermal nekroliz (TEN) ve eozinofili ve sistemik semptomlarla seyreden ilaç reaksiyonu (DRESS) dahil, hayati risk taşıyabilecek ya da ölümcül olabilecek şiddetli kutanöz advers reaksiyonlar (SCAR’lar) bildirilmiştir. Hastalar, şiddetli deri reaksiyonlarının belirti ve semptomları konusunda bilgilendirilmeli ve yakından izlenmelidir. Bir SCAR’dan şüphe edilmesi durumunda derhal bırakılmalı ve tekrar başlatılmamalıdır. ile tedavi edilen hastalarda nadir eritema multiforme vakaları bildirilmiştir. tedavisi sırasında deri döküntüleri görülebilir. Hafif ve orta şiddetteki döküntüler için döküntü genellikle kendiliğinden düzeldiğinden doz ayarlaması yapılmadan devam edilebilir. Şiddetli bir döküntü tedaviye ara verilmesini gerektirebilir. Döküntüler düzeldikten sonra tedavisi daha düşük bir dozda yeniden başlatılabilir ve bunu kademeli doz artırımı izleyebilir. Aşırı duyarlılık reaksiyonları Deferasiroks kullanan hastalarda vakaların çoğunda tedavinin ilk ayında meydana gelen ciddi aşırı duyarlılık (anafilaksi ve anjiyoödem gibi) reaksiyonları bildirilmiştir. Eğer bu tür reaksiyonlar meydana gelirse deferasiroks tedavisi kesilmeli ve uygun tıbbi müdahaleler gerçekleştirilmelidir. Anaflaktik şok riski nedeniyle, aşırı duyarlılık reaksiyonu yaşamış olan hastalarda deferasiroksa tekrar başlanmamalıdır. Görme ve işitme Deferasiroks tedavisi sırasında işitme (işitme duyusunun azalması) ve göz (lens opasiteleri) bozukluklarının gelişebildiği bildirilmiştir…
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerİle uzun süreli tedavi sırasında yetişkinlerde ve çocuklarda en sık bildirilen yan etkiler, hastaların yaklaşık %26'sında gastrointestinal rahatsızlıklar (özellikle bulantı, kusma, ishal veya karın ağrısı) ve hastaların yaklaşık %7'sinde deri döküntüsü olmuştur. Bu reaksiyonlar doza bağlıdır, çoğunlukla hafif ila orta şiddette, genellikle geçicidir ve genellikle tedavisi devam etse bile düzelir. Serum kreatininde hafif, ilerleyici olmayan, çoğunlukla normal aralıkta artışlar hastaların yaklaşık %36’sında görülmüştür. Bunlar doza bağımlıdır, genellikle kendiliğinden düzelir ve bazen doz azaltılarak hafifletilebilir. Hastaların yaklaşık %2’sinde karaciğer transaminazlarında yükselmeler gözlenmiştir. Bu yükselmeler doza bağımlı değildir ve bu hastaların çoğunda ile tedaviden önce transaminazlar zaten yüksektir. Hepatiti düşündüren normalin üst sınırının 10 katından fazla transaminaz yükselmeleri yaygın değildir (%0,3). ile pazarlama sonrası karaciğer yetmezliği raporları alınmıştır. Karaciğer yetmezliği vakalarının çoğu karaciğer sirozu ve çoklu organ yetmezliği dahil olmak üzere önemli komorbiditeleri olan hastaları içermiş ve bazı vakalarda ölümcül sonuçlar bildirilmiştir. Diğer demir şelatörlerinde olduğu gibi, tedavisi sırasında da yaygın olmayan yüksek frekans işitme kaybı ve lens opasiteleri (erken katarakt) raporları alınmıştır. 5 yıllık gözlemsel bir çalışmada transfüzyonel aşırı demir yükü olan 2 ila <6 yaş arası (kayıt sırasında) 267 çocuk deferasiroks ile tedavi edilmiştir. Advers olaylar (AO’lar) veya laboratuvar anomalileri ile ilgili daha önce bilinmeyen hiçbir güvenlilik bulgusu gözlenmemiştir. Çalışma ilacıyla ilişkisi olduğundan şüphelenilen ve en sık gözlenen advers olaylar şunlardır: ALT/GPT artışı (%21,1), AST/GOT artışı (%11,9), kusma (%5,4), deri döküntüsü (%5), serum kreatinin artışı (%3,8), karın ağrısı (%3,1) ve ishal (%1,9). Klinik çalışmalarda, deferasiroks tedavisinden sonra aşağıda listelenen advers ilaç reaksiyonları bildirilmiştir. Klinik çalışmalardaki yan etkiler Psikiyatrik hastalıklar Yaygın olmayan: Anksiyete, uyku bozukluğu Sinir sistemi hastalıkları Yaygın: Baş ağrısı Yaygın olmayan: Sersemlik Göz hastalıkları Yaygın olmayan: Katarakt, makülopati Seyrek: Optik nörit Kulak ve iç kulak hastalıkları Yaygın olmayan: Sağırlık Gastrointestinal hastalıklar Yaygın: İshal, kabızlık, bulantı, kusma, karın ağrısı, karında şişkinlik, hazımsızlık Yaygın olmayan: Gastrointestinal hemoraji, gastrik ülser (çoklu ülserler dahil), duodenal ülser, gastrit, laringeal ağrı, akut pankreatit Seyrek: Özofajit Hepato-bilier hastalıklar Yaygın: Transaminazlarda artış Yaygın olmayan: Hepatit, kolelityazis Deri ve deri-altı doku hastalıkları Yaygın: Döküntü, kaşıntı Yaygın olmayan: Pigmentasyon bozukluğu Seyrek: Eritema multiforme, eozinofili ve sistemik semptomlarla seyreden ilaç reaksiyonu (DRESS) Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Yaygın: Proteinüri, serum kreatininde artış (>Normalin üst sınırı (NÜS) fakat <2x NÜS) Yaygın olmayan: Renal tübüler bozukluk (Fanconi sendromu) Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Yaygın olmayan: Ateş, ödem, bitkinlik Spontan olarak bildirilen advers etkiler gönüllü olarak bildirilir ve bu nedenle sıklığı veya tedavi ile nedensel ilişkiyi kesin olarak belirlemek her zaman mümkün değildir. Pazarlama sonrası advers etkiler Kan ve lenf sistemi hastalıklar ile tedavi edilen hastalarda nötropeni, trombositopeni, pansitopeni ve ağır anemi dahil olmak üzere pazarlama sonrası sitopeni raporları (hem spontan hem de klinik çalışmalardan) alınmıştır. Bu hastaların çoğunda, sıklıkla kemik iliği yetmezliği ile ilişkili önceden mevcut hematolojik bozukluklar vardır. Bu olayların tedavisi ile ilişkisi belirsizdir. Bağışıklık sistemi hastalıkları Aşırı duyarlılık reaksiyonları (anafilaktik reaksiyonlar, anjiyoödem, ürtiker dahil). Metabolizma ve beslenme hastalıkları ile tedavi edilen hastalarda, çoğunlukla böbrek bozukluğu, renal tübülopati (Fanconi sendromu) veya ishali olan hastalarda metabolik asidoz vakaları bildirilmiştir. Gastrointestinal hastalıkları Gastrointestinal perforasyon. Hepato-bilier hastalıkları Karaciğer yetmezliği. Deri ve deri altı doku hastalıkları Stevens-Johnson sendromu, aşırı duyarlılık vasküliti, ürtiker, kellik, toksik epidermal nekroliz. Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Renal tübüler nekroz. Tübülointerstisyel nefritin yanı sıra, bazıları ölümle sonuçlanan akut böbrek yetmezliği vakaları tanımlanmıştır. Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler: Pediyatrik popülasyon: ile tedavi edilen hastalarda renal tübülopati vakaları meydana gelmiştir. Bu hastaların çoğunluğu beta-talasemili ve serum ferritin düzeyleri <1500 mikrogram/L olan çocuk ve ergenlerdir.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.