DAPAVEL PLUS 5 MG/1000 MG FILM KAPLI TABLET (56 ADET)
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Dapavel Plus 5/1000 mg ne için kullanılır?
KT 1DAPAVEL PLUS oral kan şekerini düşürücü ilaç kombinasyonları olarak adlandırılan bir ilaç grubuna dahildir.
- DAPAVEL PLUS, “Tip 2 diyabet” olarak adlandırılan bir tür şeker hastalığının tedavisinde yetişkinlerde kullanılır. Tip 2 diyabetiniz varsa, pankreasınız yeterince insülin üretemez veya vücudunuz ürettiği insülini uygun şekilde kullanamaz. Bu, kanınızda yüksek düzeyde şekere (glukoz) yol açar.
- Dapagliflozin, vücudunuzdaki fazla şekeri idrar yoluyla atarak çalışır ve kanınızdaki şeker miktarını düşürür. Ayrıca kalp hastalıklarını önlemeye yardımcı olabilir.
- Metformin esas olarak karaciğerde glikoz üretimini inhibe ederek çalışır.
DAPAVEL PLUS, tip 2 diyabet olan erişkin hastalarda glisemik kontrolü iyileştirmek için diyet ve egzersize ek olarak aşağıdaki durumlarda kullanılır. ⦁ Tek başına metforminin tolere edilebilen maksimum dozu ile yeterli kontrol sağlanamayan hastalarda, ⦁ Metformin ve diyabet tedavisinde kullanılan diğer ilaçlarla yeterli kontrol sağlanamayan hastalarda bu ilaçlarla kombine olarak, ⦁ Dapagliflozin ve metforminin ayrı ayrı kullanılan tabletlerinin kombinasyonu ile halen tedavi edilmekte olan hastalarda.
Doktorunuz diyabet tedavisi için bu ilacı tek başına veya diğer ilaçlarla birlikte almanızı isteyebilir. Bu, ağızdan alınan başka bir ilaç ve/veya insülin veya bir GLP-1 reseptörü agonisti gibi enjeksiyonla verilen bir ilaç olabilir (kan şekeriniz yüksek olduğunda vücudunuzun insülin üretimini artırmasına yardımcı olur). ⦁ Halihazırda hem dapagliflozin hem de metformini tek tablet olarak alıyorsanız, doktorunuz bu ilaca geçmenizi isteyebilir. DAPAVEL PLUS alıyorsanız, doz aşımını önlemek için dapagliflozin ve metformin tabletleri almaya devam etmeyiniz.
Doktorunuz, eczacınız veya hemşireniz tarafından size verilen diyet ve egzersiz tavsiyelerine uymaya devam etmeniz önemlidir.
DAPAVEL PLUS Tip 1 diyabeti (vücudun insülin üretemediği bir tür şeker hastalığı) olan hastalarda kullanılmaz.
DAPAVEL PLUS diyabetik ketoasidozu (kanda veya idrarda ketonların düzeyinde artış) olan kişilerde kullanılmaz.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Dapagliflozine, metformine veya bu ilacın bileşiminde bulunan yardımcı maddelerden herhangi birine karşı alerjiniz varsa, DAPAVEL PLUS'ın içeriğinde bulunan yardımcı maddelerin listesi için bu Kullanma Talimatı'nın “Yardımcı Maddeler” bölümüne bakınız.
- DAPAVEL PLUS'a karşı gelişen ciddi alerjik reaksiyonun belirtileri şunları içerebilir:
- deri döküntüsü,
- derinizde kabarık kırmızı lekeler (kurdeşen),
- yüzde, dudaklarda, dilde ve boğazda solunum veya yutma güçlüğüne yol açabilecek şişlik.
- Daha önce bir diyabetik koma yaşadıysanız,
- Kontrolsüz diyabetiniz varsa, örneğin ciddi hiperglisemi (kan şekeri yüksekliği), bulantı, kusma, diyare, hızlı kilo kaybı, laktik asidoz (bk. Aşağıda “laktik asidoz riski”) veya ketoasidoz. Ketoasidoz, diyabetik komaya neden olabilen “keton cisimlerinin” kanda birikmesi durumudur. Belirtileri; Karın ağrısı, hızlı ve derin nefes alma, uykulu olma veya nefesin sıra dışı olarak meyvemsi bir şekilde kokmasıdır.
- Daha önce bir kalp krizi geçirdiyseniz ya da kalp yetmezliğiniz veya kan dolaşımınızla ilgili ciddi problemleriniz veya nefes problemleriniz varsa,
- Ciddi enfeksiyonunuz varsa
- Böbrek fonksiyonlarınızda ciddi azalma varsa,
- Vücudunuzdan çok sıvı kaybı olmuşsa (dehidratasyon), örneğin uzun süren veya ciddi diyare ya da üst üste birkaç kez kustuysanız,
- Karaciğeriniz ile ilgili problemleriniz varsa,
- Her gün veya zaman zaman yüksek miktarda alkol alıyorsanız, (bk. DAPAVEL PLUS'ın yiyecek ve içecek ile kullanılması)
Sizde bu belirtilerden herhangi biri varsa, DAPAVEL PLUS kullanmayı durdurunuz ve derhal doktorunuzla görüşünüz ya da size en yakın hastanenin acil servisine başvurunuz.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınızLaktik asidoz riski DAPAVEL PLUS, özellikle böbrekleriniz düzgün çalışmıyorsa, laktik asidoz adı verilen çok nadir ancak çok ciddi bir yan etkiye neden olabilir. Laktik asidoz geliştirme riski, kontrolsüz diyabet, ciddi enfeksiyonlar, uzun süreli açlık veya alkol alımı, dehidratasyon (aşağıda daha fazla bilgi bulabilirsiniz), karaciğer sorunları ve vücudun bir bölümünün oksijen tedarikinin azaldığı herhangi bir tıbbi durum (akut şiddetli kalp hastalığı gibi) ile de artar.
Yukarıdakilerden herhangi biri sizin için geçerliyse, daha fazla bilgi için doktorunuzla görüşünüz.
Şiddetli kusma, ishal, ateş, sıcağa maruz kalma veya normalden daha az sıvı içme gibi dehidratasyonla (vücut sıvılarının önemli ölçüde kaybı) ilişkili olabilecek bir rahatsızlığınız varsa DAPAVEL PLUS almayı kısa bir süre için bırakınız. Daha fazla talimat için doktorunuzla görüşünüz.
Laktik asidozun bazı belirtilerini yaşarsanız DAPAVEL PLUS almayı bırakınız ve derhal bir doktora veya en yakın hastaneye başvurunuz, çünkü bu durum komaya yol açabilir.
Laktik asidozun belirtileri şunlardır:
- Kusma
- Mide ağrısı (karın ağrısı)
- Kas krampları
- Şiddetli yorgunlukla birlikte genel olarak iyi hissetmeme hissi
- Nefes almada zorluk
- Vücut ısısında ve kalp atış hızında azalma
Laktik asidoz tıbbi bir acil durumdur ve hastanede tedavi edilmelidir. ⦁ “Tip 1 diyabetiniz” varsa (genellikle gençken başlayan ve vücudunuzun insülin üretemeyen diyabet tipi). DAPAVEL PLUS bu durumu tedavi etmek için kullanılmamalıdır. ⦁ Hızlı kilo kaybı, mide bulantısı veya kusma, mide ağrısı, aşırı susama, hızlı ve derin nefes alma, kafa karışıklığı, alışılmadık uyuşukluk veya yorgunluk, nefesinizde tatlı bir koku, ağzınızda tatlı veya metalik bir tat veya idrarınızda veya terinizde farklı bir koku yaşarsanız, hemen bir doktora veya en yakın hastaneye başvurunuz. Bu semptomlar, idrarınızda veya kanınızda testlerde görülen “keton cisimleri” seviyelerinin artması nedeniyle diyabetle birlikte yaşayabileceğiniz nadir ancak ciddi, bazen yaşamı tehdit eden bir sorun olan “diyabetik ketoasidoz” belirtisi olabilir. Diyabetik ketoasidoz gelişme riski, uzun süreli açlık, aşırı alkol tüketimi, dehidratasyon (çok fazla vücut sıvısı kaybı), insülin dozunda ani düşüşler veya büyük bir ameliyat veya ciddi hastalık nedeniyle daha yüksek insülin ihtiyacı ile artabilir. ⦁ Böbreklerinizle ilgili sorunlarınız varsa. Doktorunuz böbrek fonksiyonunuzu kontrol edecektir. ⦁ Kanınızdaki glukoz seviyesi çok yüksekse bu da susuz kalmanıza (çok fazla vücut sıvısı kaybetmenize) neden olabilir. Dehidratasyonun (susuz kalmanın) olası belirtileri 4. bölümün en üstünde listelenmiştir. Bu belirtilerden herhangi birine sahipseniz, bu ilacı almaya başlamadan önce doktorunuza bildiriniz. ⦁ Kan basıncını düşüren ilaçlar (anti-hipertansifler) kullanıyorsanız ve düşük kan basıncı (hipotansiyon) geçmişiniz varsa. Daha fazla bilgi aşağıda 'Diğer ilaçlar ile birlikte kullanımı' başlığı altında verilmiştir. ⦁ Eğer sık sık idrar yolu enfeksiyonu geçiriyorsanız. Bu ilaç idrar yolu enfeksiyonlarına neden olabilir ve doktorunuz sizi daha yakından takip etmek isteyebilir. Ciddi bir enfeksiyon geçirirseniz doktorunuz tedavinizi geçici olarak değiştirmeyi düşünebilir.
Büyük bir ameliyat geçirmeniz gerekiyorsa, işlem sırasında ve sonrasında bir süre DAPAVEL PLUS almayı bırakmalısınız. Doktorunuz ne zaman bırakmanız ve DAPAVEL PLUS ile tedavinize ne zaman yeniden başlamanız gerektiğine karar verecektir.
Ayaklarınızı düzenli olarak kontrol etmeniz ve sağlık uzmanınızın ayak bakımı konusunda verdiği diğer tavsiyelere uymanız önemlidir.
Yukarıda belirtilenlerden herhangi biri sizin için geçerliyse (veya emin değilseniz), bu ilacı almadan önce doktorunuzla, eczacınızla veya hemşirenizle konuşunuz.
Ateş veya genel olarak kendinizi iyi hissetmeme ile birlikte genital organlarda veya genital organlar ile anüs arasındaki bölgede ağrı, hassasiyet, kızarıklık veya şişlik semptomlarının birlikte geliştiğini gözlemlerseniz derhal doktorunuzla görüşünüz. Bu semptomlar, perineumun nekrotizan fasiiti (yumuşak doku enfeksiyonu) veya Fournier kangreni (dış genital bölgeyi veya perineyi etkileyen kangren türü) adı verilen nadir ancak ciddi veya hatta yaşamı tehdit eden bir enfeksiyonun işareti olabilir ve bu enfeksiyon cilt altındaki dokuyu tahrip eder. Fournier kangreni derhal tedavi edilmelidir.
Böbrek fonksiyonu DAPAVEL PLUS ile tedavi sırasında doktorunuz böbrek fonksiyonunuzu yılda en az bir kez veya yaşlıysanız ve/veya böbrek fonksiyonunuz kötüleşiyorsa daha sık kontrol edecektir.
İdrar glukozu Bu ilacın etki mekanizması nedeniyle, ilacı kullandığınız süre boyunca idrarınızda şeker pozitif çıkacaktır.
Bu uyarılar geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi DAPAVEL PLUS'ın içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sıralanmıştır:
Çok yaygın :10 hastanın en az birinde görülebilir.
Yaygın :10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan :100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek :1.000 hastanın birinden az, fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Çok seyrek :10.000 hastanın birinden az görülebilir Bilinmiyor :Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor.
Aşağıdakilerden biri olursa, DAPAVEL PLUS'ı kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz.
- Laktik asidoz; çok seyrek görülür (10.000 kişiden 1'ini etkileyebilir) DAPAVEL PLUS laktik asidoz adı verilen çok seyrek görülen fakat çok ciddi bir yan etkiye neden olabilir (bk. Bölüm 2. DAPAVEL PLUS'ı kullanmadan önce dikkat edilmesi gerekenler). Böyle bir durumda, laktik asidoz komaya yol açabileceğinden, DAPAVEL PLUS almayı bırakmalı ve derhal bir doktora veya en yakın hastaneye başvurmalısınız. Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Asağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz, hemen doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz.
- Diyabetik ketoasidoz, seyrek görülür (1.000 kişiden 1'ini etkileyebilir) Bunlar diyabetik ketoasidoz belirtileridir (ayrıca bk. Bölüm 2. DAPAVEL PLUS'ı kullanmadan önce dikkat edilmesi gerekenler):
- İdrarınızda veya kanınızda "keton cisimcikleri" seviyesinin artması
- Hızlı kilo kaybı
- Hasta hissetmek veya hasta olmak
- Mide ağrısı
- Aşırı susuzluk
- Hızlı ve derin nefes alma
- Konfüzyon (bilinç bulanıklığı)
- Olağandışı uyku hali veya yorgunluk
- Nefesinizde tatlı bir koku, ağzınızda tatlı veya metalik bir tat ya da idrarınızda veya terinizde farklı bir koku.
Bunların hepsi ciddi yan etkilerdir. Acil tıbbi müdahale gerekebilir.
Bu durum kan glukoz seviyesinden bağımsız olarak ortaya çıkabilir. Doktorunuz DAPAVEL PLUS ile tedavinizi geçici veya kalıcı olarak durdurmaya karar verebilir.
- Perinenin nekrotizan fasiiti veya Fournier kangreni, cinsel organlarda veya cinsel organlar ile anüs arasındaki bölgede çok seyrek görülen ciddi bir yumuşak doku enfeksiyonudur. Aşağıdakilerden biri olursa, DAPAVEL PLUS'ı kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz.
- Dehidrasyon: vücudunuzdan çok fazla sıvı kaybı, nadiren görülür (100 kişiden 1'ini etkileyebilir).
Bunlar dehidrasyon belirtileridir:
- Çok kuru veya yapışkan ağız, çok susama hissi
- Çok uykulu veya yorgun hissetmek
- Az miktarda idrar yapma ya da idrar yapamama
- Hızlı kalp atışı.
- İdrar yolu enfeksiyonu, yaygın olarak görülür (her 10 kişiden 1'ini etkileyebilir).
Bunlar idrar yollarında ciddi bir enfeksiyonun belirtileridir:
- Ateş ve/veya titreme
- İdrar yaparken yanma hissi
- Sırt veya yan ağrısı.
Nadiren de olsa, idrarınızda kan görürseniz derhal doktorunuza bildiriniz.
Aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz, hemen doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz.
- Düşük kan şekeri seviyeleri (hipoglisemi), çok yaygın olarak görülür (10 kişiden 1'inden fazlasını etkileyebilir) - bu ilacı bir sülfonilüre veya insülin gibi kanınızdaki şeker miktarını düşüren diğer ilaçlarla birlikte aldığınızda meydana gelebilir.
Bunlar düşük kan şekeri belirtileridir:
- Titreme, terleme, çok endişeli hissetme, hızlı kalp atışı
- Açlık hissi, baş ağrısı, görmede değişiklik
- Ruh halinizde bir değişiklik veya şaşkınlık hissi.
Doktorunuz düşük kan şekeri seviyelerinin nasıl tedavi edileceğini ve yukarıdaki belirtilerden herhangi birine sahipseniz ne yapmanız gerektiğini size söyleyecektir. Düşük kan şekeri belirtileriniz varsa, glikoz tabletleri, yüksek şekerli bir atıştırmalık yiyin veya meyve suyu için. Mümkünse kan şekerinizi ölçünüz ve dinleniniz.
Aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz, doktorunuza söyleyiniz:
- Çok yaygın
- Bulantı, kusma
- Diyare ya da mide ağrısı
- İştah kaybı
- Yaygın
- Penis veya vajinada genital enfeksiyon (pamukçuk) (belirtiler arasında tahriş, kaşınma, olağan dışı akıntı veya koku olabilir)
- Sırt ağrısı
- İdrar yaparken rahatsızlık hissi, normalden daha fazla idrara çıkma veya daha sık idrar yapma ihtiyacı hissetme,
- Kanınızdaki kolesterol veya yağ miktarındaki değişiklikler (testlerde gösterilir)
- Kanınızdaki kırmızı kan hücrelerinin miktarında artış (testlerde gösterilir)
- Tedavinin başlangıcında kreatinin renal klirensinde (testlerde gösterilen) azalmalar
- Tat değişiklikleri
- Baş dönmesi
- Kızarıklık
- Kandaki B12 vitamini seviyelerinde azalma veya düşüklük (belirtiler arasında aşırı yorgunluk (halsizlik), ağrılı ve kırmızı bir dil (glossit), karıncalanma ve iğnelenme (parestezi) veya soluk veya sarı bir cilt olabilir). Doktorunuz belirtilerinizin nedenini bulmak için bazı testler yapabilir, çünkü bu belirtilerin bazıları diyabetten veya diğer ilgisiz sağlık sorunlarından da kaynaklanıyor olabilir.
Yaygın olmayan
- Susuzluk
- Kabızlık
- Geceleri idrar yapmak için uykudan uyanma
- Ağız kuruluğu
- Kilo kaybı
- Tedavinin başlangıcında kreatinin (laboratuvar kan testlerinde gösterilen) artışları
- Üre artışı (laboratuvar kan testlerinde gösterilir) Çok seyrek
- Karaciğer fonksiyon testlerinde anormallikler, karaciğer iltihabı (hepatit)
- Ciltte kızarma (eritem), kaşıntı veya kaşıntılı bir döküntü (ürtiker) Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Gebeyseniz ya da emziriyorsanız, gebe olabileceğiniz düşünüyorsanız ya da bebek sahibi olmayı planlıyorsanız, bu ilacı almadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız. Gebe kalırsanız, gebeliğin ikinci ve üçüncü trimesterlerinde (son altı ay) önerilmediği için bu ilacı almayı bırakmalısınız. Gebe iken kan şekerinizi kontrol etmenin en iyi yolu hakkında doktorunuzla konuşunuz.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emziriyorsanız ya da emzirmek istiyorsanız bu ilacı almadan önce doktorunuzla konuşunuz.
Emziriyorsanız bu ilacı kullanmamalısınız. Bu ilacın insan sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerDAPAVEL PLUS'ın içeriğinde uyarı gerektiren herhangi bir yardımcı madde bulunmamaktadır.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Dapavel Plus 5/1000 mg muadilleri
Dapavel Plus 5/1000 mg ile aynı etken maddeyi (dapagliflozin, metformin hidroklorür) içeren 1 eşdeğer ilaç bulunmaktadır.
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonTip 2 diabetes mellitusu olan erişkin hastalarda glisemik kontrolü iyileştirmek için diyet ve egzersize ek olarak aşağıdaki durumlarda endikedir: − Tek başına metforminin tolere edilebilen maksimum dozu ile yeterli kontrol sağlanamayan hastalarda, − Metformin ve diyabet tedavisinde kullanılan diğer ilaçlarla yeterli kontrol sağlanamayan hastalarda bu ilaçlarla kombine olarak, − Dapagliflozin ve metforminin ayrı ayrı kullanılan tabletlerinin kombinasyonu ile halen tedavi edilmekte olan hastalarda. Tedavilerin kombinasyonu, glisemik kontrol ve kardiyovasküler olaylar üzerindeki etkileri ve çalışılan popülasyonlar ile ilgili çalışma sonuçları için, bk. 4.5 ve 5.1.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarŞu hastalarda kontrendikedir: Etkin maddelere veya listelenen yardımcı maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılık, Ciddi enfeksiyonunuz varsa, Herhangi bir tip akut metabolik asidoz (laktik asidoz, diyabetik ketoasidoz gibi), Diyabetik pre-koma; Şiddetli böbrek fonksiyon bozukluğu (GFR <30 mL/dk) (bk. 4.4 ve 5.2); Böbrek fonksiyonunu değiştirme potansiyeline sahip akut durumlar, (örneğin; dehidratasyon, şiddetli enfeksiyon, şok) Doku hipoksisine neden olabilecek akut veya kronik hastalık, (örneğin; kalp veya solunum yetmezliği, yakın zamanda geçirilmiş miyokard infarktüsü, şok) Karaciğer yetmezliği (bk. 4.4 ve 5.2), Akut alkol intoksikasyonu, alkolizm (bk.).
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriLaktik asidoz Seyrek fakat ciddi bir metabolik komplikasyon olan laktik asidoz, en sık olarak böbrek fonksiyonunda akut kötüleşme veya kalp-solunum hastalığı ya da sepsis varlığında ortaya çıkar. Böbrek fonksiyonunda akut kötüleşme olduğunda metformin birikimi meydana gelir ve bu durum, laktik asidoz riskini artırır. Dehidratasyon (şiddetli ishal veya kusma, ateş veya sıvı alımında azalma) durumunda, geçici olarak kesilmeli ve bir sağlık uzmanıyla temasa geçilmesi önerilmelidir. Metformin ile tedavi edilen hastalarda böbrek fonksiyonlarını akut olarak bozabilen tıbbi ürünler (antihipertansifler, diüretikler ve non-steroidal antiinflamatuvar ilaçlar (NSAİİ’ler) gibi) dikkatle başlatılmalıdır. Laktik asidoz için diğer risk faktörleri, aşırı alkol alımı, karaciğer yetmezliği, yeterince kontrol edilemeyen diyabet, ketozis, uzun süreli açlık ve hipoksi ile ilişkili herhangi bir durumun yanı sıra laktik asidoza neden olabilecek tıbbi ürünlerin eş zamanlı kullanımıdır (bk. 4.5). Hastalar ve/veya bakıcılar laktik asidoz riski konusunda bilgilendirilmelidir. Laktik asidoz, asidotik dispne, karın ağrısı, kas krampları, asteni ve hipotermiyi takiben koma ile karakterizedir. Semptomlardan şüphelenilmesi durumunda, hasta almayı bırakmalı ve derhal tıbbi yardım almalıdır. Tanısal laboratuvar bulguları, kan pH’ında azalma (<7,35), plazma laktat düzeylerinin 5 mmol/L’nin üzerinde artması ve artmış anyon açığı ve laktat/piruvat oranıdır. Böbrek fonksiyonu Dapagliflozinin glisemik etkililiği böbrek fonksiyonuna bağlıdır ve orta derecede böbrek yetmezliği olan hastalarda etkililik azalır ve şiddetli böbrek yetmezliği olan hastalarda muhtemelen yoktur. GFR < 60 mL/dk olan hastalarda başlatılmamalı ve GFR sürekli olarak 45 mL/dk’nın altında olduğunda kesilmelidir (bk.). Metformin böbrekler tarafından atılır ve orta ila şiddetli böbrek yetmezliği laktik asidoz riskini artırır (bk.). Böbrek fonksiyonunun izlenmesi: Böbrek fonksiyonu şu durumlarda değerlendirilmelidir: Tedaviye başlamadan önce ve sonrasında düzenli olarak (bk. 4.8, 5.1 ve 5.2). GFR düzeyleri < 60 mL/dk olan böbrek fonksiyonu için ve yaşlı hastalarda yılda en az 2 ila 4 kez. Renal fonksiyonu azaltabilecek eşzamanlı tıbbi ürünlere başlanmadan önce ve sonrasında periyodik olarak. Böbrek fonksiyonu sürekli olarak GFR 45 mL/dk’nın altına düşerse, tedavi kesilmelidir. Metformin, GFR < 30 mL/dk olan hastalarda kontrendikedir ve böbrek fonksiyonunu değiştiren durumların varlığında geçici olarak kesilmelidir (bk.). Yaşlı hastalarda azalmış böbrek fonksiyonu sık ve asemptomatiktir. Örneğin; anti-hipertansif veya diüretik tedaviye başlarken veya bir NSAİİ ile tedaviye başlarken böbrek fonksiyonunun bozulabileceği durumlarda özel dikkat gösterilmelidir. Volüm kaybı ve/veya hipotansiyon riski taşıyan hastalarda kullanım Etki mekanizması nedeniyle dapagliflozin, klinik çalışmalarda gözlenen kan basıncında orta düzeyde düşüşe yol açabilecek diürezi artırır (bk.). Kan glukoz konsantrasyonu yüksek olan hastalarda bu daha belirgin olabilir. Hipotansiyon öyküsü olan antihipertansif tedavi alan hastalar veya yaşlı hastalar gibi, kan basıncında dapagliflozine bağlı düşüşün risk oluşturabileceği hastalarda dikkatli olunmalıdır. Volüm azalmasına yol açabilecek başka durumlarda (ör, gastrointestinal hastalık), volüm durumunun dikkatle izlenmesi (ör; fizik muayene, kan basıncı ölçümleri, hematokrit ve elektrolitler dahil laboratuvar testleri) önerilir. Volüm kaybı gelişen hastalarda, bu azalma düzeltilene kadar bu tıbbi ürünle tedaviye geçici olarak ara verilmesi önerilir (bk.). Diyabetik ketoasidoz Dapagliflozin de dahil olmak üzere sodyum-glukoz ko-taşıyıcı 2 (SGLT2) inhibitörleri ile tedavi edilen hastalarda yaşamı tehdit edici ve ölümcül vakalar da dahil olmak üzere nadir diyabetik ketoasidoz (DKA) vakaları bildirilmiştir. Birkaç vakada, 14 mmol/L’nin (250 mg/dL) altında, yalnızca orta düzeyde artmış kan şekeri değerleri ile durumun sunumu atipik olmuştur. DKA’nın daha yüksek dozlarda dapagliflozin ile ortaya çıkma olasılığının daha yüksek olup olmadığı bilinmemektedir. Bulantı, kusma, anoreksi, karın ağrısı, aşırı susama, nefes almada zorluk, konfüzyon, olağandışı yorgunluk veya uyku hali gibi spesifik olmayan semptomların olması durumunda diyabetik ketoasidoz riski göz önünde bulundurulmalıdır. Bu semptomlar ortaya çıkarsa, kan glukoz seviyesinden bağımsız olarak hastalar ketoasidoz açısından derhal değerlendirilmelidir. DKA’dan şüphelenilen veya teşhis edilen hastalarda dapagliflozin tedavisi derhal kesilmelidir. Büyük cerrahi prosedürler veya akut ciddi tıbbi hastalıklar nedeniyle hastaneye yatırılan hastalarda tedaviye ara verilmelidir. Bu hastalarda ketonların izlenmesi önerilir. Kan keton düzeylerinin ölçülmesi idrarda bakılmasına tercih edilir. Keton değerleri normale döndüğünde ve hastanın durumu stabilize olduğunda dapagliflozin tedavisi yeniden başlatılabilir. Dapagliflozin tedavisine başlamadan önce, hasta öyküsünde ketoasidoza yatkınlık oluşturabilecek faktörler göz önünde bulundurulmalıdır. DKA açısından daha yüksek risk altında olabilecek hastalar, düşük beta hücre fonksiyon rezervine sahip hastaları (ör; düşük C-peptitli tip 2 diyabet hastaları veya yetişkinlerde latent otoimmün diyabet (LADA) veya pankreatit öyküsü olan hastalar) içerir. Kısıtlı gıda alımına veya şiddetli dehidratasyona yol açan durumlar, insülin dozlarının azaltıldığı hastalar ve akut tıbbi hastalık, ameliyat veya alkol kötüye kullanımı nedeniyle insülin ihtiyacı artan hastalardır. SGLT2 inhibitörleri bu hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. SGLT2 inhibitörü tedavisi alırken daha önce DKA’sı olan hastalarda SGLT2 inhibitörü tedavisine yeniden başlanması, tetikleyici başka bir net faktör belirlenip çözülmedikçe önerilmez. Tip 1 diyabetli hastalarda güvenliliği ve etkililiği belirlenmemiştir ve, tip 1 diyabetli hastaların tedavisinde kullanılmamalıdır. Tip 1 diabetes mellitus çalışmalarında, yaygın sıklıkta DKA bildirilmiştir. Perinenin nekrotizan fasiiti (Fournier kangreni) SGLT2 inhibitörleri alan kadın ve erkek hastalarda pazarlama sonrası perine nekrotizan fasiit vakaları (Fournier kangreni olarak da bilinir) bildirilmiştir (bk.). Bu, acil cerrahi müdahale ve antibiyotik tedavisi gerektiren nadir fakat ciddi ve potansiyel olarak yaşamı tehdit eden bir olaydır. Hastalara, genital bölgede veya perineal bölgede ağrı, hassasiyet, kızarıklık veya şişlik ile ateş veya halsizlik semptomlarının bir kombinasyonunu yaşamaları durumunda tıbbi yardım almaları önerilmelidir. Ürogenital enfeksiyon veya perineal apsenin nekrotizan fasiitten önce gelebileceği unutulmamalıdır. Fournier kangreninden şüpheleniliyorsa, kesilmeli ve acil tedavi (antibiyotikler ve cerrahi debridman dahil) başlatılmalıdır. İdrar yolu enfeksiyonları Üriner glukoz atılımı, artmış idrar yolu enfeksiyonu riski ile ilişkili olabilir; bu nedenle, piyelonefrit veya ürosepsis tedavisinde geçici olarak tedaviye ara verilmesi düşünülmelidir. Yaşlılar (≥ 65 yaş): Yaşlı hastalar volüm kaybı açısından daha büyük risk altında olabilir ve diüretiklerle tedavi edilme olasılıkları daha yüksektir. Yaşlı hastalarda böbrek fonksiyonlarında bozulma ve/veya anjiyotensin dönüştürücü enzim inhibitörleri (ACE-I) ve anjiyotensin II tip 1 reseptör blokerleri gibi (ARB) böbrek fonksiyonunda değişikliklere neden olabilecek anti-hipertansif tıbbi ürünlerle tedavi edilme olasılığı daha yüksektir.). Böbrek fonksiyonu için aynı öneriler tüm hastalar için olduğu gibi yaşlı hastalar için de geçerlidir (bk. 4.4, 4.8 ve 5.1). Kalp yetmezliği NYHA sınıf IV’te dapagliflozin ile ilgili klinik çalışma deneyimi yoktur. Alt ekstremite amputasyonları Başka bir SGLT2 inhibitörü ile devam eden uzun süreli klinik çalışmalarda alt ekstremite amputasyonu (öncelikle ayak parmağı) vakalarında bir artış gözlemlenmiştir. Bunun bir sınıf etkisi oluşturup oluşturmadığı bilinmemektedir. Tüm diyabetik hastalarda olduğu gibi, hastalara rutin koruyucu ayak bakımı konusunda danışmanlık yapmak önemlidir. İdrar laboratuvarı değerlendirmeleri Etki mekanizması nedeniyle, bu tıbbi ürünü alan hastaların idrarlarında glukoz testi pozitif olacaktır. İyotlu kontrast ajanların uygulanması İyotlu kontrast maddelerin intravasküler uygulaması, kontrastın neden olduğu nefropatiye yol açarak metformin birikmesine ve laktik asidoz riskinin artmasına neden olabilir. Görüntüleme prosedüründen önce veya prosedür sırasında kesilmeli ve böbrek fonksiyonunun yeniden değerlendirilmesi ve stabil bulunması koşuluyla en az 48 saat sonrasına kadar yeniden başlatılmamalıdır (bk. 4.5). Ameliyat Genel, spinal veya epidural anestezi ile ameliyat sırasında kesilmelidir. Ameliyattan veya oral beslenmeye yeniden başlanmasından en geç 48 saat sonra ve böbrek fonksiyonunun yeniden değerlendirilmesi ve stabil bulunması şartıyla tedaviye yeniden başlanabilir. Önceden kontrol edilen tip 2 diyabetli hastaların klinik durumundaki değişiklik Bu tıbbi ürün metformin içerdiğinden, daha önce iyi kontrol edilen tip 2 diyabetli ve laboratuvar anormallikleri veya klinik hastalık (özellikle belirsiz ve kötü tanımlanmış hastalık) gelişen bir hasta, ketoasidoz veya laktik asidoz belirtileri açısından derhal değerlendirilmelidir. Değerlendirme serum elektrolitlerini ve ketonlarını, kan glukozunu ve gerekirse kan pH’ını, laktat, piruvat ve metformin seviyelerini içermelidir. Herhangi bir şekilde asidoz meydana gelirse, tedavi derhal durdurulmalı ve diğer uygun düzeltici önlemler başlatılmalıdır. B12 vitamini azalması/eksikliği Metformin B12 vitamini serum düzeylerini azaltabilir. B12 vitamini eksikliği riski, artan metformin dozu, tedavi süresi ve/veya B12 vitamini eksikliğine neden olduğu bilinen risk faktörlerine sahip hastalarda artar. B12 vitamini eksikliği şüphesi durumunda (anemi veya nöropati gibi) serum B12 vitamini düzeyleri takip edilmelidir. B12 vitamini eksikliği açısından risk faktörleri olan hastalarda periyodik B12 vitamini takibi gerekli olabilir…
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerBu belgede yan etki sıklıkları tablo sütunlarında verildiği için aşağıdaki listede sıklıklar eksik ya da başka bir etkinin yanında görünebilir; sıklıklar için KÜB belgesinin aslına bakınız.
Klinik çalışmalarda en sık bildirilen advers reaksiyonlar genital enfeksiyonlardır. Advers reaksiyonların tablolaştırılmış listesi Aşağıdaki advers reaksiyonlar, plasebo kontrollü dapagliflozin ile metformin klinik çalışmalarında, dapagliflozin klinik çalışmalarında ve metformin klinik çalışmalarında ve pazarlama sonrası deneyimde tanımlanmıştır. Hiçbirinin doza bağlı olduğu bulunmadı. Tablo 2. Dapagliflozin ve metforminin klinik çalışmadaki advers reaksiyonlar ve pazarlama sonrası verilera Sistem organ sınıfı Çok yaygın olmayan Seyrek Çok seyrek Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar Vulvovajinit, balanit ve ilgili genital enfeksiyonlar *,b,c İdrar yolu enfeksiyonu *,b,d Mantar enfeksiyonu ** Perinenin nekrotizan fasiiti (Fournier kangreni) b,k Metabolizma ve beslenme hastalıkları Hipoglisemi (SU veya insülin ile birlikte kullanıldığında) b B12 vitamini azalması/eksikliği j,§ Volüm azalması b,e Susuzluk ** Diyabetik ketoasidoz b,k,l Laktik asidoz Sinir sistemi hastalıkları Tat bozukluğu § Baş dönmesi Gastrointestinal hastalıkları Gastrointestinal semptomlar h,§ Kabızlık ** Ağız kuruluğu ** Hepatobilier hastalıkları Karaciğer fonksiyon bozuklukları § Hepatit § Deri ve deri altı doku hastalıkları Döküntü m Ürtiker § Eritem § Kaşıntı § Kas-iskelet bozukluklar ve bağ dokusu hastalıkları Sırt ağrısı * Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Dizüri Poliüri *,f Noktüri ** Üreme sistemi ve meme hastalıkları Vulvovajinal kaşıntı ** Genital kaşıntı ** Araştırmalar Hematokritte artış g İlk tedavi sırasında kreatinin renal klirensinde azalma b Dislipidemi j İlk tedavi sırasında kan kreatininde artış **,b Kan üre artışı ** Ağırlık azalması ** a Tablo, § ile işaretlenenler hariç, glisemik kurtarmadan bağımsız olarak 24 haftaya kadar (kısa vadeli) verilerden tanımlanan advers reaksiyonları göstermektedir, b Ek bilgi için aşağıdaki ilgili alt bölüme bakın. c Vulvovajinit, balanit ve ilgili genital enfeksiyonlar, örneğin, önceden tanımlanmış tercih edilen terimleri içerir: vulvovajinal mikotik enfeksiyon, vajinal enfeksiyon, balanit, genital enfeksiyon mantarı, vulvovajinal kandidiyaz, vulvovajinit, kandidiyal balanit, genital kandidiyaz, genital enfeksiyon, erkek genital enfeksiyon, penil enfeksiyon, vulvit, vajinit bakteriyel, vulval apse. idrar yolu enfeksiyonu, sistit, Escherichia kaynaklı idrar yolu enfeksiyonu, genitoüriner sistem enfeksiyonu, piyelonefrit, trigonit, üretrit, böbrek enfeksiyonu ve prostatit. Volüm tükenmesi örneğin önceden tanımlanmış tercih edilen terimleri içerir: dehidrasyon, hipovolemi, hipotansiyon. f Poliüri tercih edilen terimleri içerir: pollakiüri, poliüri, artan idrar çıkışı. g Hematokritte başlangıca göre ortalama değişiklikler 10 mg dapagliflozin için %2,30 iken plasebo için -%0,33 idi. >%55 hematokrit değerleri 10 mg dapagliflozin ile tedavi edilen hastaların %1,3’ünde, plasebo hastalarının %0,4’ünde bildirilmiştir. h Bulantı, kusma, diyare, karın ağrısı ve iştahsızlık gibi gastrointestinal semptomlar en sık tedavinin başlangıcında ortaya çıkar ve çoğu vakada kendiliğinden düzelir. i Dapagliflozin 10 mg için başlangıca göre plaseboya göre ortalama değişim yüzdesi sırasıyla: toplam kolesterol %2,5’e karşı %0; HDL kolesterol %6 karşı %2,7; LDL kolesterol %2,9’a karşı -%1; trigliseritler -%2,7’ye karşı -%0,7. j Bakınız. k Tip 2 diyabetli hastalarda kardiyovasküler sonuçlar çalışmasında bildirilmiştir. Sıklık, yıllık orana bağlıdır. l Advers reaksiyon, dapagliflozin kullanımı ile pazarlama sonrası gözetim yoluyla tespit edilmiştir. döküntü, genelleştirilmiş döküntü, kaşıntılı döküntü, maküler döküntü, makülopapüler döküntü, püstüler döküntü, veziküler döküntü ve eritematöz döküntü. Aktif ve plasebo kontrollü klinik çalışmalarda (dapagliflozin, N=5936, Tüm kontroller, N=3403), döküntü sıklığı sırasıyla dapagliflozin (%1,4) ve tüm kontroller (%1,4) için benzerdi. * Plaseboya kıyasla deneklerin ≥ %2’sinde ve ≥ %1 daha fazla ve en az 3 daha fazla dapagliflozin 10 mg ile tedavi edildiği bildirilmiştir. ** Araştırmacı tarafından çalışma tedavisiyle muhtemelen ilişkili, muhtemelen ilişkili veya ilişkili olarak bildirilmiştir ve plaseboya kıyasla deneklerin ≥ %0,2’sinde ve ≥ %0,1 daha fazla ve en az 3 daha fazla denekte 10 mg dapagliflozin ile tedavi edildiği bildirilmiştir. § Advers reaksiyon ve sıklık kategorileri, Avrupa Birliği’nde mevcut olan metformin Ürün Özellikleri Özeti’ndeki bilgilere dayanmaktadır. Seçilmiş advers reaksiyonların tanımı Dapagliflozin ile metformin Hipoglisemi Metformin ile kombinasyon halinde dapagliflozin ile yapılan çalışmalarda, dapagliflozin 10 mg + metformin (%6,9) ve plasebo + metformin grubunda (%5,5) benzer sıklıklarda minör hipoglisemi atakları bildirilmiştir. Ciddi bir hipoglisemi olayı bildirilmemiştir. Daha önce ilaç kullanmamış hastalarda dapagliflozin + metformin kombinasyonu için benzer gözlemler yapılmıştır. 24 haftaya kadar metformine ek olarak yapılan bir sülfonilüre çalışmasında hastaların %12,8’inde minör hipoglisemi atakları bildirilmiş, önemli bir hipoglisemi olayı rapor edilmemiştir. 10 mg dapagliflozin + metformine ek sülfonilüre tedavisi alan hastaların %3,7 de hipoglisemi gözlenmiştir. Ciddi bir hipoglisemi riski bildirilmemiştir. Dapagliflozin Vulvovajinit, balanit ve ilgili genital enfeksiyonlar 13 çalışmadan oluşan güvenlilik havuzunda, 10 mg dapagliflozin ve plasebo alan deneklerin sırasıyla %5,5 ve %0,6’sında vulvovajinit, balanit ve ilgili genital enfeksiyonlar bildirilmiştir. Enfeksiyonların çoğu hafif ila orta şiddetteydi ve denekler standart tedavinin başlangıç kürüne yanıt verdi ve nadiren dapagliflozin tedavisinin kesilmesi gerekmiştir. Bu enfeksiyonlar kadınlarda daha sıktı (dapagliflozin ve plasebo için sırasıyla %8,4 ve %1,2) ve önceden öyküsü olan kişilerde tekrarlayan bir enfeksiyon geçirme olasılığı daha yüksekti. Dapagliflozinin kardiyovasküler sonuç çalışmasında, ciddi genital enfeksiyon yan etkileri olan hasta sayısı azdı ve dengeliydi (dapagliflozin ve plasebo gruplarının her birinde 2 hasta). Dapagliflozin ile genital enfeksiyonlarla eş zamanlı olarak fimozis/edinilmiş fimozis vakaları rapor edilmiştir ve bazı vakalarda sünnet gerekli olmuştur. Perinenin nekrotizan fasiiti (Fournier kangreni) Dapagliflozin de dahil olmak üzere SGLT inhibitörleri alan hastalarda pazarlama sonrasında Fournier kangreni vakaları bildirilmiştir (bk.). 17.160 tip 2 diabetes mellitus hastası ve 48 aylık bir medyan maruz kalma süresi ile yapılan dapagliflozin kardiyovasküler sonuçlar çalışmasında, biri dapagliflozin ile tedavi edilen grupta ve 5’i plasebo grubunda olmak üzere toplam 6 Fournier kangreni vakası bildirilmiştir. Hipoglisemi sıklığı, her çalışmada kullanılan arka plan tedavisinin türüne bağlıydı. Metformine ek olarak veya sitagliptine ek olarak (metforminle veya metforminsiz) dapagliflozin çalışmaları için, 102 haftalık tedaviye kadar plasebo dahil olmak üzere tedavi grupları arasında minör hipoglisemi ataklarının sıklığı benzerdi. Tüm çalışmalarda, majör hipoglisemi olayları yaygın değildi ve dapagliflozin veya plasebo ile tedavi edilen gruplar arasında karşılaştırılabilir düzeydeydi. Ek insülin tedavisi ile yapılan bir çalışmada, daha yüksek hipoglisemi oranları gözlenmiştir (bk.). 104 haftaya kadar insüline ilave bir çalışmada, 24. ve 104. haftalarda 10 mg dapagliflozin ile insülin alan deneklerin sırasıyla %0,5 ve %1’’inde ve plasebo ile tedavi edilen deneklerin %0,5’inde majör hipoglisemi atakları bildirilmiştir. 24 ve 104. haftalarda, 10 mg dapagliflozin ile insülin alan deneklerin sırasıyla %40,3 ve %53,1’inde ve dapagliflozin alan deneklerin %34 ve %41,6’sında minör hipoglisemi atakları bildirilmiştir. Dapagliflozin kardiyovasküler sonuç çalışmasında, plasebo ile karşılaştırıldığında dapagliflozin tedavisi ile majör hipoglisemi riskinde artış gözlenmemiştir. Dapagliflozin ile tedavi edilen 58 (%0,7) hastada ve plasebo ile tedavi edilen 83 (%1) hastada majör hipoglisemi olayları bildirilmiştir. Volüm azalması 13 çalışmadan oluşan güvenlilik havuzunda, 10 mg dapagliflozin ve plasebo alan deneklerin sırasıyla %1,1 ve %0,7’sinde volüm azalmasını düşündüren reaksiyonlar (dehidratasyon, hipovolemi veya hipotansiyon raporları dahil) bildirilmiştir; 10 mg dapagliflozin ile plasebo arasında dengeli olan deneklerin < %0,2’sinde ciddi reaksiyonlar meydana geldi (bk.). Dapagliflozin kardiyovasküler sonuç çalışmasında, volüm azalmasını düşündüren olayları olan hasta sayısı tedavi grupları arasında dengelenmiştir: dapagliflozin ve plasebo gruplarında sırasıyla 213 (%2,5) ve 207 (%2,4). Dapagliflozin ve plasebo grubunda sırasıyla 81 (%0,9) ve 70 (%0,8) ciddi advers olay bildirilmiştir. Yaş, diüretik kullanımı, kan basıncı ve ACE-I/ARB kullanımı alt gruplarına göre olaylar genellikle tedavi grupları arasında dengelenmiştir. Başlangıçta eGFR < 60 mL/dk/1,73 m2 olan hastalarda, dapagliflozin grubunda volüm azalmasını düşündüren 19 ciddi advers olay ve plasebo grubunda 13 olay olmuştur. Diyabetik ketoasidoz Medyan maruz kalma süresinin 48 ay olduğu dapagliflozin kardiyovasküler sonuçlar çalışmasında, dapagliflozin 10 mg grubunda 27 hastada ve plasebo grubunda 12 hastada DKA olayları bildirilmiştir. Olaylar, çalışma süresi boyunca eşit dağılmış olarak gerçekleşti. Dapagliflozin grubunda DKA olayları olan 27 hastadan 22’si olay anında eş zamanlı insülin tedavisi görmüştür. Tip 2 diabetes mellitus popülasyonunda DKA’yı tetikleyen faktörler beklendiği gibiydi (bk.). İdrar yolu enfeksiyonları 13 çalışmadan oluşan güvenlilik havuzunda, plaseboya kıyasla dapagliflozin için idrar yolu enfeksiyonları daha sık rapor edilmiştir (sırasıyla %4,7’ye karşı %3,5, bk.). Enfeksiyonların çoğu hafif ila orta şiddetteydi ve denekler standart tedavinin başlangıç kürüne yanıt verdi ve nadiren dapagliflozin tedavisinin kesilmesiyle sonuçlandı. Bu enfeksiyonlar kadınlarda daha sıktı ve önceden öyküsü olan kişilerin tekrarlayan bir enfeksiyon geçirme olasılığı daha yüksekti…
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.