CRUSIA 40 MG/0.4 ML SC/IV ENJEKSİYONLUK ÇÖZELTİ İÇEREN KULLANIMA HAZIR ENJEKTÖR, 10 ADET
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Crusia 40 mg/0,4 mL ne için kullanılır?
KT 1- CRUSIA®'nın etkin maddesi enoksaparin sodyum, domuz bağırsak mukozasından türetilen heparin benzil esterin alkalin depolimerizasyonuyla elde edilen biyobenzer olan biyolojik bir maddedir.
- CRUSIA® düşük molekül ağırlıklı heparinler adı verilen bir ilaç grubuna dahildir. Vücudunuzdaki toplardamarlar içinde oluşmuş pıhtının tedavisinde kullanılmamaktadır, pıhtıyla gelen hastalarda kullanım amacı yeni pıhtı oluşumunu önlemektir.
- Bu ürün bir biyobenzerdir.
- CRUSIA® aşağıdaki nedenlerden biri veya birkaçının tedavisinde kullanılır:
- Genel cerrahi ya da ortopedik cerrahi girişimlerden sonra toplardamarlarınızda (venlerinizde) istenmeyen kan pıhtılarının oluşmasını engellemek için
- Ani hastalıklarda (örneğin, kalp yetmezliği, solunum yetmezliği, enfeksiyonlar ve romatizmal hastalıklar) yatağa bağlı kaldığınızda toplardamarlarınızda (venlerinizde) gelişen istenmeyen kan pıhtılarının oluşmasını engellemek için
- Beraberinde akciğer damarlarınızın bir pıhtı ile tıkanması mevcut olsun veya olmasın, Derin Ven Trombozu (DVT) adı verilen genellikle bacak toplardamarlarının bir pıhtıyla tıkanmasıyla oluşan klinik durumu tedavi etmek için
- Kararsız anjinayı (kalp damarlarının tıkanması sonucu gelişen göğüs ağrısı) ve belli bir tipteki kalp krizini (Q dalgasız miyokard infarktüsü) tedavi etmek için aspirinle birlikte kullanılmak üzere
- Diyaliz sırasında kanınızın cihazın tüplerinin içinden geçerken pıhtılaşmasını önlemek için (diyaliz; böbreklerin kanı temizleme işlevini yerine getirememesi nedeniyle, hastanın kanının belli aralıklarla özel bir cihaz içinden geçirilerek temizlenmesi işlemidir.)
- Kendini EKG'de ST-segment yükselmesi şeklinde özel bir bulguyla gösteren ve kalp kasına yeterince kan gitmemesinden kaynaklanan; akut ST-yükselmesi olan miyokard infarktüsü (STEMI) adı verilen klinik durumu tedavi etmek için (Size tıbbi tedavi uygulanmış olsa da, ya da daha sonra Perkütan Koroner Girişim (PCI) adı verilen bir uygulama yapılmış olsa da; doktorunuz size bu ilacı reçetelemiş olabilir.)
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Enoksaparin sodyum veya bu ilacın diğer yardımcı maddelerinden herhangi birine karşı alerjiniz varsa. Alerjik reaksiyon belirtileri şunlardır: deride döküntü, yutma ve nefes alma sorunları, dudaklar, yüz, boğaz veya dilde şişme.
- Heparin veya nadroparin, tinzaparin veya dalteparin gibi diğer düşük molekül ağırlıklı heparilere karşı alerjiniz varsa.
- Son 100 gün içerisinde pıhtılaşmayı sağlayan hücrelerinizin (trombositler) sayısında ciddi bir düşüşle sonuçlanan heparine karşı bir reaksiyon geçirdiyseniz (bu tepkiye heparine bağlı trombositopeni adı verilir.)
- Kanınızda enoksaparine karşı antikorlar mevcutsa
- Şiddetli kanamanız varsa veya yüksek kanama riski taşıyan bir durumunuz (örneğin mide ülseri, yakın zamanda beyin veya göz ameliyatı) varsa ve yakında kanamaya bağlı inme geçirdiyseniz
- Vücudunuzdaki kan pıhtılarının tedavisi için CRUSIA® kullanıyorsanız ve 24 saat içinde size spinal veya epidural anestezi veya lumbar ponksiyon yapılacaksa
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınızCRUSIA®, düşük molekül ağırlıklı heparinler grubundan diğer ilaçlarla birbirinin yerine kullanılmamalıdır. Bunun nedeni, tam olarak aynı olmamaları ve aynı etkiye ve kullanım talimatlarına sahip olmamalarıdır.
Aşağıdaki durumlardan herhangi birisi sizin için geçerliyse CRUSIA® kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza bildiriniz:
- Kalbinizde yapay kalp kapakçığı mevcutsa, özellikle gebe kadınlar pıhtı atması (tromboembolizm) için yüksek risk altında bulunabilirler.
- Endokardit (kalbin iç zarının iltihabı) rahatsızlığınız varsa
- Mide ülseriniz varsa veya daha önceden vardı ise
- Böbrek sorunlarınız ya da böbrek yetmezliğiniz varsa
- Karaciğer sorunlarınız ya da karaciğer yetmezliğiniz varsa
- Daha önce felç geçirdiyseniz
- Hipertansiyonunuz varsa
- Şeker hastalığınız veya şeker hastalığına bağlı olarak gözünüzde bozukluk geliştiyse (diyabetik retinopati)
- Yakın zamanda gözlerinizden veya beyninizden ameliyat olduysanız
- Yaşlıysanız (65 yaşın üzerinde) ve özellikle 75 yaşın üstünde iseniz
- Düşük kilolu veya fazla kiloluysanız
- Kanınızda potasyum düzeyi yüksekse (bu durum kan testiyle kontrol edilebilir)
- Kanama potansiyelinin arttığı bozulmuş pıhtılaşma (hemostaz), ağır yüksek tansiyon (hipertansiyon) durumu varsa
- Vücudunuzda kanamanın durdurulması ile ilgili mekanizmalar üstünde etki yapan başka ilaçlar kullanıyorsanız (ilacınızın etkisini değiştirebilirler veya CRUSIA® bu gibi ilaçların etkisini değiştirebilir).
- CRUSIA®'yı kullandığınız sırada (spinal veya epidural; yani anestezik maddenin belden bir iğneyle omuriliğin etrafına enjekte edildiği) anestezi almanız gerektiğinde (böyle bir durumda uzun süreli veya kalıcı felç görülen vakalar olmuştur). Spinal lomber ponksiyon, spinal anestezi veya epidural anestezi uygulanan hastalarda, düşük molekül ağırlıklı heparin enjeksiyonu ile spinal/epidural kateter veya iğnenin yerleştirilmesi ya da çıkarılması arasında en az profilaktik doz için 12 ve tedavi dozu için 24 saat bırakılmalıdır. Böbrek yetmezliği olan hastalarda zaman aralığının daha uzun olması düşünülebilir. Hastalar nörolojik bozukluğun semptom ve bulguları yönünden sık sık izlenmelidir. Eğer nörolojik bir tehlike söz konusu ise acil tedavi gereklidir. Ayrıca, omurganızla ilgili bir sorununuz varsa ve omurga cerrahisi geçirdiyseniz doktorunuza söyleyiniz.
- Cilt dokusu ölümü (nekrozu) ve cilt kan damarlarında iltihaplanma (kutanöz vaskülit) durumlarında tedavi derhal kesilmelidir.
- Daha önce heparin kullanımına bağlı olarak kanınızda trombosit adı verilen hücrelerin sayısında ciddi düşme yaşadıysanız
- Kalbinizi besleyen koroner damarları ilgilendiren pıhtıları ortadan kaldırmak ve yeniden yeterli kan akımını sağlamak amacıyla; size perkütan koroner revaskülarizasyon girişimleri olarak adlandırılan uygulama yapıldıysa
- Ameliyat olmanız veya size anestezi uygulanması gerekirse, doktorunuza veya diş hekiminize CRUSIA® kullandığınızı söyleyiniz, tedavinizin aldığınız ilaca uygun şekilde değiştirilmesi gerekebilir.
Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce ve kullandığınız sürede aralıklı olarak bir kan testi yaptırmanız gerekebilir; bunun amacı kanınızda pıhtılaşma hücreleri (trombosit) ve potasyum düzeylerini kontrol etmektir. Diğer tüm terapötik proteinlerde olduğu gibi, CRUSIA® için de potansiyel immünojenite riski söz konusudur.
Biyobenzer olan biyolojik tıbbi ürünlerin takip edilebilirliğinin sağlanması için uygulanan ürünün ticari ismi ve seri numarası mutlaka hasta dosyasına kaydedilmelidir.
Bu uyarılar geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse, lütfen doktorunuza danışınız.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi, CRUSIA®'nın içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Aşağıdakilerden biri olursa CRUSIA®'yı kullanmayı durdurunuz veya DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz.
Herhangi bir şiddetli alerjik reaksiyon belirtisi (örneğin nefes almakta güçlük, dudaklar, ağız, boğaz veya gözlerde şişme).
Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, sizin CRUSIA®'ya karşı ciddi alerjiniz var demektir. Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Diğer benzer ilaçlar (kan pıhtılaşmasını azaltan ilaçlar) gibi, CRUSIA® yaşamı tehdit edebilecek kanamaya yol açabilir. Bazı durumlarda kanama görünür olmayabilir.
Eğer kendi kendine durmayan herhangi bir kanamanız olursa veya aşırı kanamaya dair belirtileriniz olursa (olağandışı halsizlik, güçsüzlük, solukluk, baş dönmesi, baş ağrısı veya açıklanamayan şişlik), derhal doktorunuza danışınız. Doktorunuz sizi daha yakından gözlemlemek veya ilacınızı değiştirmek isteyebilir.
Aşağıdakiler oluşursa hemen doktorunuza bildirmelisiniz:
- Bir damarda kan pıhtısına bağlı tıkanma belirtileriniz varsa, örneğin:
- Bir bacağınızda kramp şeklinde ağrı, kızarıklık, sıcaklık veya şişme varsa – bunlar derin ven trombozu belirtileridir
- Nefes darlığı, göğüs ağrısı, bayılma veya öksürükle kan tükürme – bunlar pulmoner emboli belirtileridir
- Derinizin altında üstüne bastırmakla kaybolmayan, ağrılı koyu kırmızı renkte lekeler varsa.
Doktorunuz trombosit sayısını kontrol etmek için sizden kan testi isteyebilir.
Tüm olası yan etkilerin listesi:
Yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sıralanmıştır:
Çok yaygın: 10 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın: 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan: 100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek: 1.000 hastanın birinden az, fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Çok seyrek: 10.000 hastanın birinden az görülebilir. Bilinmiyor (eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor) Çok yaygın
- Hemoraji (Vücudunuzdaki bir yaranın çok fazla kanaması).
- Trombositoz (Vücutta kan pıhtılaşmasında önemli rol oynayan kan pulcuğu sayısının normalden fazla olması)
- Karaciğer transaminaz enziminde artış
- Yaygın
- Hematom (Deri altında, üzerine basmakla solmayan ağrılı koyu kırmızı renkte döküntüler veya derinizde pembe lekeler oluşması). Bu döküntüler daha çok CRUSIA® enjeksiyonunun yapıldığı yerin etrafında ortaya çıkabilir.
- Trombositopeni (Vücudunuzda normalden daha kolay morarmalar ortaya çıkması (bu, kanınızdaki trombosit adlı hücrelerin azalmasına (trombositopeni) bağlı olabilir).
- CRUSIA® enjeksiyonu yapılan yerde ağrı, ödem (şişme) veya hipersensitivite (hassasiyet), enflamasyon (iltihap), yaygın ağrı olması (normalde bu belirtilerin birkaç gün içinde kaybolması gerekir).
- Alerjik reaksiyon, ürtiker (kurdeşen), kaşıntı, eritem (deri üzerinde oluşan kızarıklık)
- Hemorajik anemi (Alyuvar sayısında azalma)
- Baş ağrısı
- Yaygın olmayan
- Karın zarı arkası (retroperitoneal) kanama
- Kafa içi (intrakraniyal) kanama
- Büllöz dermatit (Büyük kırmızı düzensiz şekilli deri lezyonları; beraberinde su dolu kabarcıklar olabilir veya olmayabilir).
- Lokal irritasyon (yerel tahriş).
- Hepatoselüler karaciğer hasarı (Deriniz veya gözlerinizde sararma ve idrar renginde koyulaşma fark ederseniz. Bu bir karaciğer sorunu olabilir).
Seyrek
- Anafilaktik/anafilaktoid reaksiyonlar (şok dahil) (Şiddetli alerjik reaksiyon (zorlukla ve hırıltılı bir şekilde nefes almaya başlarsanız; yüz, dil veya boğazınızda, yutmayı veya nefes almayı zorlaştıracak bir şişme ve vücudunuzda döküntüler ortaya çıkarsa))
- CRUSIA® tedavisi sırasında epidural veya spinal anestezi (anestezik maddenin belden bir iğneyle omuriliğin etrafına enjekte edilmesi) uygulanan bazı hastalarda omurilik içinde hematom (kanama) meydana gelmiştir. Size böyle bir uygulama yapıldıysa ve CRUSIA® kullanıyorsanız; özellikle vücudunuzun alt kısmında ve bacaklarınızda karıncalanma, his kaybı, kas güçsüzlüğü, idrar veya dışkı tutamama gibi bir belirti olursa hemen doktorunuza haber veriniz.
- Kolestatik karaciğer hasarı (karaciğerden ya da safra kesesinden kaynaklanan bir hastalık)
- Kanınızda potasyum düzeyinde artış (bu değişiklikler daha çok böbrek sorunları veya şeker hastalığı olanlarda ortaya çıkar. Doktorunuz bu değişikliklerin olup olmadığını kontrol etmek için size kan testleri yapabilir).
- Kanınızdaki eozinofil sayısında artış. Doktorunuz bir kan testi yaptırarak bunu kontrol edebilir.
- Tromboz (kanın damarda ya da kalpte pıhtılaşması) ile immüno-alerjik (bağışıklık sistemi ile ilişkili) trombositopeni (kan pulcuğu sayısında azalma) gelişen vakalar (Bazılarında kanın damarda ya da kalpte pıhtılaşması ile birlikte organ enfarktüsü (krizi) ya da ekstremite iskemisi (el-ayak-kol-bacak yetersizliği) görülmüştür.
- Alopesi (saç dökülmesi).
- Kutanöz vaskülit (derideki kan damarları iltihabı)
- Cilt nekrozu (derinin cansız hale gelmesi öncesinde genellikle ağrılı ve infiltratif purpura (deri içinde kanamalar sonucu oluşan küçük kırmızı döküntüler ve kolay morarma oluşumu kanamaya yatkınlık) ya da eritematöz plaklar görülmüştür).
- Uzun süreli kullanım sonrasında osteoporoz (tedavi süresi 3 aydan fazla ise, kemiklerinizin kırılmasını kolaylaştırabilen bir durum).
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Hamile iseniz, hamile olma ihtimaliniz varsa ya da hamile kalmayı planlıyorsanız, bu ilacı almadan önce doktorunuza veya eczanıza danışınız.
- Bu ilaç ancak hekimin kesin bir gereksinim saptaması halinde gebelik sırasında kullanılmalıdır.
- Mekanik kalp kapak protezi olan hamile kadınlarda toplardamarların pıhtı ile tıkanması (tromboembolizm) riski yüksek olabilir. Doktorunuz sizinle bu konuda görüşmelidir.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emziriyorsanız veya emzirmeyi planlıyorsanız, bu ilacı almadan önce doktorunuza danışmalısınız.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerCRUSIA® özel önlem alınmasını gerektiren herhangi bir yardımcı madde içermez.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonYetişkinlerde aşağıdaki durumlar için endikedir: Özellikle ortopedik cerrahi veya kanser cerrahisi dahil genel cerrahi geçirenler olmak üzere, orta ve yüksek riskli cerrahi uygulanan hastalarda venöz tromboemboli profilaksisinde (venlerde pıhtı oluşumunun önlenmesi). Venöz tromboemboli riski yüksek akut kalp yetmezliği, solunum yetmezliği, ciddi enfeksiyonlar ve romatizmal hastalıkları içeren akut medikal hastalıkları olan ve mobilitesi azalmış hastalarda venöz tromboemboli profilaksisinde Derin ven trombozu ve trombolitik tedavi veya cerrahi gerektirme ihtimali olan pulmoner emboli hariç, pulmoner emboli tedavisinde Hemodiyaliz sırasında ekstrakorporeal sirkülasyonda tromboz oluşumunun önlenmesinde Akut koroner sendrom: Oral asetilsalisilik asit ile kombinasyon halinde, kararsız angina ve non STsegment yükselmeli miyokard infarktüsü (NSTEMI) tedavisinde. Medikal olarak tedavi edilen ya da daha sonra Perkütan Koroner Girişim uygulanan hastalar da dahil olmak üzere, akut ST-segment yükselmeli miyokard infarktüsünün (STEMI) tedavisi.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarEnoksaparin sodyum, heparin veya diğer düşük molekül ağırlıklı heparinler (DMAH) dahil heparin türevlerine veya listelenen yardımcı maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılık; Son 100 gün içinde immün aracılı heparin-kaynaklı trombositopeni (HIT) öyküsü veya kanda antikor mevcut olması (ayrıca.4); Aktif klinik kanama ve yüksek kanama riski olan koşullar; örn. yakın zamanda hemorajik inme, gastrointestinal ülser, yüksek kanama riski olan malign neoplazm bulunması, yakın zamanda beyin, omurga veya göz ameliyatı geçirme, bilinen veya şüphelenilen özofageal varisler, arteriovenöz malformasyonlar, vasküler anevrizmalar veya majör intraspinal veya intraserebral vasküler anomaliler; Enoksaparin sodyum son 24 saat içinde tedavi için kullanıldığında spinal veya epidural anestezi veya loko-rejyonel anestezi.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriGenel Enoksaparin sodyum ve diğer DMAH’lar birbirinin yerine (ünite bazında) kullanılamaz. Bu tıbbi ürünler üretim prosesi, molekül ağırlıkları, spesifik anti-Xa ve anti-IIa aktiviteleri, üniteleri, dozaj ve klinik etkililik ve güvenlilikleri açısından farklılık gösterir. Bu da farmakokinetikte ve ilişkili biyolojik aktivitelerde (örn. anti-trombin aktivitesi ve trombosit etkileşimleri) farklılıkla sonuçlanır. Bu nedenle dikkatli olunması ve her bir ticari ürünün kullanma talimatlarına uyulması önerilir. Diğer tüm terapötik proteinlerde olduğu gibi, için de potansiyel immünojenite riski söz konusudur. Heparin kaynaklı trombositopeni (HIT) öyküsü (>100 gün) Enoksaparin sodyumun son 100 gün içinde immün sistem aracılı HIT öyküsü olan veya dolaşımında antikor bulunan hastalarda kullanılması kontrendikedir. Dolaşımdaki antikorlar yıllar boyu kalabilir. Enoksaparin sodyum, dolaşımda herhangi bir antikor olmadan heparin tarafından indüklenen trombositopeni öyküsü (>100 gün) olan hastalarda kullanılırken son derece dikkatli olunmalıdır. Bu gibi olgularda enoksaparin sodyum kullanım kararı yalnızca dikkatli bir yarar risk değerlendirmesinden ve heparin dışı alternatif tedaviler (örn. danaparoid sodyum veya lepirudin) değerlendirildikten sonra verilmelidir. Trombosit sayımlarının izlenmesi Trombosit sayısı 80 g/L'nin altında olan kanserli hastalarda antikoagülasyon tedavisi yalnızca vaka bazında düşünülebilir ve dikkatli izleme önerilmektedir. DMAH’larla antikor aracılı HIT riski mevcuttur. Trombositopeni görülürse, genellikle enoksaparin sodyum tedavisine başlandıktan sonra 5. ve 21. günler arasında meydana gelmektedir. HIT riski postoperatif hastalarda ve daha çok kalp ameliyatından sonra ve kanserli hastalarda daha yüksektir. Bu nedenle, enoksaparin sodyum tedavisi başlatıldıktan sonra ve ardından tedavi boyunca düzenli aralıklarla trombosit sayısının ölçülmesi önerilir. Şayet HIT’i düşündüren klinik belirtiler mevcutsa (herhangi bir yeni arteriyel ve/veya venöz tromboemboli epizodu, enjeksiyon bölgesinde herhangi bir ağrılı cilt lezyonu, tedavi sırasında herhangi bir alerjik veya anafilaktoid reaksiyon), trombosit sayısı ölçülmelidir. Hastalara bu belirtilerin görülmesi halinde uzman hekimlerine başvurmaları söylenmelidir. Pratikte, trombosit sayısında doğrulanmış anlamlı bir düşüş meydana gelirse (başlangıç değerinin %30 ila %50’si), enoksaparin sodyum tedavisi derhal sonlandırılmalı ve hasta, başka bir heparin dışı alternatif antikoagülan tedavisine geçirilmelidir. Hemoraji Diğer antikoagülanlarla olduğu gibi, herhangi bir bölgede kanama meydana gelebilir. Kanama meydana gelirse, kanamanın kaynağı araştırılmalı ve uygun tedavi başlatılmalıdır. Diğer antikoagülanlarla olduğu gibi, enoksaparin sodyum da aşağıdakiler gibi kanama potansiyeli yüksek olan koşullarda dikkatli bir şekilde kullanılmalıdır: bozulmuş hemostaz peptik ülser öyküsü, yakın zamanda geçirilen iskemik inme, ağır arteriyel hipertansiyon, yakın zamanda geçirilen diyabetik retinopati, nörolojik veya oftalmolojik ameliyat, Hemostazı etkileyen ilaçların birlikte kullanımı. Spinal/Epidural anestezi veya lomber ponksiyon Spinal lomber ponksiyon, spinal anestezi veya epidural anestezi uygulanan hastalarda, düşük molekül ağırlıklı heparin enjeksiyonu ile spinal/epidural kateter veya iğnenin yerleştirilmesi ya da çıkarılması arasında en az profilaktik doz için 12 ve tedavi dozu için 24 saat bırakılmalıdır. Böbrek yetmezliği olan hastalarda zaman aralığının daha uzun olması düşünülebilir. Hastalar nörolojik bozukluğun semptom ve bulguları yönünden sık sık izlenmelidir. Eğer nörolojik bir tehlike söz konusu ise acil tedavi gereklidir. Enoksaparin sodyumun terapötik dozlarda uygulanmasından sonra 24 saat içinde spinal/epidural anestezi veya lomber ponksiyon uygulanmamalıdır (ayrıca.3). Enoksaparin sodyum ve spinal/epidural anestezi veya spinal ponksiyon prosedürlerinin eşzamanlı kullanımı ile uzun süreli veya kalıcı paraliz vakaları bildirilmiştir. Bu olaylar günde bir kez 4.000 IU (40 mg) veya daha düşük enoksaparin sodyum dozaj rejimleri ile seyrektir. Bu olayların görülme riski post-operatif kalıcı epidural kateterler, Non-Steroidal Anti-İnflamatuvar İlaçlar (NSAİİ) gibi hemostazisi etkilen ilave ilaçların eşzamanlı kullanımı, travmatik veya tekrarlı epidural veya spinal ponksiyon veya omurilik ameliyatı veya omurilik deformitesi öyküsü olan hastalarda daha fazladır. Enoksaparin sodyum ve epidural veya spinal anestezi/analjezi veya spinal ponksiyonun eşzamanlı kullanımıyla ilişkili potansiyel kanama riskini azaltmak için, enoksaparin sodyumun farmakokinetik profili dikkate alınmalıdır. Bir epidural kateter yerleştirme veya çıkarma ya da lomber ponksiyon için en uygun zaman, enoksaparin sodyumun antikoagülan etkisinin düşük olduğu zamandır; ancak, her bir hastada yeterli oranda düşük antikoagülan etki elde etme için gereken mutlak zaman bilinmemektedir. Kreatinin klerensi olan hastalar için, enoksaparin sodyum eliminasyonu uzadığından ilave hususların dikkate alınması gerekli olabilir. Hekimin epidural veya spinal anestezi/analjezi veya lomber ponksiyon bağlamında antikoagülan uygulamaya karar vermesi durumunda, bel ağrısı, duysal veya motor defisitler (bacaklarda uyuşma veya güçsüzlük), karın ve/veya mesane fonksiyon bozukluğu gibi nörolojik bozukluk işaret ve belirtilerini tespit etmek için hasta sık sık izlenmelidir. Hastalara, yukarıdaki işaret veya belirtileri yaşamaları durumunda derhal bildirmeleri söylenmelidir. Spinal hematom işaret veya belirtisinden şüpheleniliyorsa, bu tür bir tedavi nörolojik sekeli önleyemese veya geri döndüremese de omurilik dekompresyonu dahil acil tanı ve tedavi başlatılmalıdır. Cilt nekrozu / kutanöz vaskülit LMWH’ler ile cilt nekrozu ve kutanöz vaskülit bildirilmiştir ve bu durumda tedavi derhal sonlandırılmalıdır. Perkutanöz koroner revaskülarizasyon prosedürü Kararsız angina, NSTEMI ve akut STEMI sırasında vasküler enstrümantasyonu takiben kanama riskini en aza indirmek için, enoksaparin sodyum enjeksiyon dozları arasında önerilen aralıklara kesinlikle uyulmalıdır. PKG sonrası ponksiyon yerinde hemostazis elde edilmesi önemlidir. Bir kapatma cihazı kullanılırsa, örtü derhal çıkarılabilir. Bir manuel kompresyon yöntemi kullanılırsa, örtü son IV/SC enoksaparin sodyum enjeksiyonundan 6 saat sonra kaldırılmalıdır. Enoksaparin sodyum tedavisi devam edecekse, bir sonraki planlanan doz örtü kaldırıldıktan en az 6 ila 8 saat sonra verilmelidir. Prosedür uygulanan bölge kanama veya hematom oluşumuna dair belirtiler Açısından gözlenmelidir. Akut infektif endokardit Serebral hemoraji riski nedeniyle akut infektif endokarditli hastalarda heparin kullanımı genellikle önerilmez. Heparin kullanımının kesinlikle gerekli olması durumunda, yalnızca bireysel bazda dikkatli bir yarar-risk değerlendirmesinden sonra bu karar verilmelidir. Kalp kapak protezi olan gebe kadınlar Mekanik protez kalp kapakçığı olan hamile kadınlarda tromboprofilaksi için enoksaparin sodyum kullanımı yeterli düzeyde araştırılmamıştır. Tromboemboli riskini azaltmak için enoksaparin sodyum verilen mekanik protez kalp kapakçığı olan hamile kadınlarda yapılan bir klinik çalışmada (günde iki kez 100 IU/kg (1 mg/kg)), 8 kadının 2’sinde kalp kapakçığını tıkanmasına ve maternal ve fetal ölüme yol açan pıhtılar gelişmiştir. Tromboprofilaksi için enoksaparin sodyum alan mekanik protez kalp kapakçığı olan hamile kadınlarda pazarlama sonrası izole kalp kapakçığı trombozu vakaları bildirilmiştir Mekanik protez kalp kapakçığı olan hamile kadınlar daha yüksek tromboembolizm için yüksek risk altında bulunabilirler. Laboratuar testleri Venöz tromboemboli profilaksisi için kullanılan dozlarda, enoksaparin sodyum kanama süresini ve genel kan koagülasyon testlerini anlamlı şekilde etkilemez ya da trombosit agregasyonunu veya fibrinojenin trombositlere bağlanmasını etkilemez. Daha yüksek dozlarda, aktive edilmiş parsiyel tromboplastin süresi (aPTT) ve aktive edilmiş pıhtılaşma süresinde (ACT) artışlar meydana gelebilir. aPTT ve ACT’deki artışlar enoksaparin sodyumun antitrombotik aktivitesindeki artışla doğrusal olarak ilişkili olmadığından, enoksaparin sodyum aktivitesinin izlenmesi için uygun ve güvenilir değildir. Mekanik protez kalp kapakçıkları Mekanik protez kalp kapakçığı olan hastalarda tromboprofilaksi için enoksaparin sodyum kullanımı yeterli düzeyde araştırılmamıştır. Tromboprofilaksi için enoksaparin sodyum alan mekanik protez kalp kapakçığı olan hastalarda, izole protez kalp kapakçığı trombozu vakaları bildirilmiştir. Altta yatan hastalık ve yetersiz klinik veriler gibi çelişen faktörler, bu olguların değerlendirmesini sınırlamaktadır. Bu olguların bazıları, tromboz sonucu maternal ve fetal ölüm meydana gelen hamile kadınlardı. Yaşlılarda hemoraji Profilaktik dozaj aralıklarında yaşlı hastalarda artan kanama eğilimi gözlenmemiştir. Yaşlı hastalar (özellikle seksen yaş ve üzeri hastalar) terapötik dozaj aralıklarında kanama komplikasyonları için artan riske sahip olabilir. Dikkatli klinik gözlem önerilir ve STEMI için tedavi gören 75 yaş üzeri hastalarda dozun azaltılması düşünülebilir. Böbrek yetmezliği Böbrek yetmezliği olan hastalarda, enoksaparin sodyum maruziyetinde kanama riskini artıran bir atış söz konusudur. Bu hastalarda, dikkatli klinik izlem ve anti-Xa aktivitesi ölçümü ile biyolojik izlem düşünülebilir. Enoksaparin sodyum, hemodiyaliz sırasında ekstra korporeal sirkülasyonda trombus oluşumunun önlenmesi dışında bu popülasyonda veri bulunmadığından dolayı son dönem böbrek hastalığı olan hastalarda (kreatinin klerensi <15 mL/dk.) önerilmez. Ağır böbrek yetmezliğinde (kreatinin klerensi 15 30 mL/dk.), enoksaparin sodyum maruziyeti anlamlı şekilde arttığından, terapötik ve profilaktik dozaj aralıkları için bir dozaj ayarlaması önerilir. Orta derecede böbrek yetmezliği (kreatinin klirensi 30-50 mL/dakika) ve hafif böbrek yetmezliği (kreatinin klirensi 50-80 mL/dakika) olan hastalarda herhangi bir dozaj ayarlanması önerilmemektedir…
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerKlinik çalışmalarda en yaygın bildirilen reaksiyonlar kanama olayları, trombositopeni ve trombositoz olmuştur (“Seçilen advers reaksiyonların açıklaması” bölümüne ve bakınız). Aktif kanserli hastalarda uzun süreli DVT ve PE tedavisi için enoksaparinin güvenlik profili, DVT ve PE tedavisi için güvenlik profiline benzer. Enoksaparin tedavisi ile ilişkili olarak akut jeneralize ekzantematöz püstüloz (AGEP) bildirilmiştir. Bu klinik çalışmalarda gözlenen ve pazarlama sonrası deneyimde bildirilen diğer advers reaksiyonlar (*pazarlama sonrası deneyimden elde edilen reaksiyonları gösterir) aşağıda ayrıntılı şekilde verilmektedir. Sıklıklar aşağıdaki şekilde tanımlanmaktadır: bilinmiyor (mevcut verilerden hesaplanamamaktadır) Her organ sistemi grubunda, advers reaksiyonlar azalan ciddiyet sırasında göre sunulmaktadır. Kan ve lenf sistemi hastalıkları Yaygın: Hemoraji, hemorajik anemi*, trombositopeni, trombositoz Seyrek: Eozinofili*, Trombozla immüno-allerjik trombositopeni vakaları; bunların bazılarında thromboza bağlı organ enfarktüsü veya uzuvlarda iskemi şeklinde komplikasyonlar görülmüştür. Bağışıklık sistemi hastalıkları Yaygın: Alerjik reaksiyon Seyrek: Şok dahil anafilaktik/anafilaktoid reaksiyonlar* Sinir sistemi hastalıkları Yaygın: Baş ağrısı* Vasküler hastalıklar Seyrek: Spinal hematoma* (veya nöraksial hematoma). Bu reaksiyonlar uzun dönem veya kalıcı paraliz dahil değişen derecelerde nörolojik hasarla sonuçlanmıştır. Hepato-biliyer hastalıklar Çok yaygın: Hepatik enzim artışları (daha çok transaminazlarda normalin 3 katını aşan yükselmeler) Yaygın olmayan: Hepatosellüler karaciğer hasarı* Seyrek: Kolestatik karaciğer hasarı* Deri ve deri altı doku hastalıkları Yaygın: Ürtiker, pruritus, eritem Yaygın olmayan: Bullöz dermatit Seyrek: Alopesi*, Kutanöz vaskülit*, genellikle enjeksiyon bölgesinde oluşan cilt nekrozu* (bu fenomenden önce genellikle infiltrasyonlu veya ağrılı eritematöz plaklar veya purpura görülmüştür). Enjeksiyon yerinde nodüller* (enoksaparin kistik olarak kaplanması olmayan enflamatuvar nodüller). Bunlar birkaç gün sonra iyileşir ve tedavinin sonlandırılmasına yol açmamalıdır. Bilinmiyor: Akut jeneralize ekzantematöz püstüloz (AGEP) Kas-iskelet, bağ doku ve kemik hastalıkları Seyrek: Uzun dönem tedaviden sonra osteoporoz* (3 aydan uzun) Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Yaygın: Enjeksiyon yerinde hematoma, enjeksiyon yerinde ağrı, diğer enjeksiyon yeri reaksiyonları (ödem, hemoraji, aşırı duyarlılık, enflamasyon, kitle, ağrı veya reaksiyon gibi) Yaygın olmayan: Enjeksiyon bölgesinde lokal iritasyon, cilt nekrozu Araştırmalar Seyrek: Hiperkalemi*. Seçilen yan etkilerin açıklaması Hemoraji: Bunlar, hastaların en fazla %4,2’sinde bildirilen major hemorajileri içermiştir (cerrahi hastaları). Bu olayların bazıları ölümcül olmuştur. Cerrahi hastalarında, hemoraji komplikasyonları aşağıdaki durumlarda majör olarak kabul edilmiştir: hemoraji anlamlı bir klinik olaya yol açtıysa veya hemoglobin düzeylerinde ≥ 2 g/dL düşüş veya 2 veya daha fazla ünite kan ürünü transfüzyonu ile sonuçlandıysa. Retroperitoneal ve intrakraniyal hemorajiler her zaman majör olarak kabul edilmiştir. Diğer antikoagülanlarla olduğu gibi, hemoraji aşağıdai gibi risk faktörlerinin mevcudiyetinde oluşabilir: kanamaya yatkın organik lezyonlar, invaziv prosedürler veya hemostazisi etkileyen ilaçların eşzamanlı kullanımı. Sistem Organ Sınıfı Cerrahi hastalarında profilaksi Medikal hastalarda profilaksi DVT (PE varlığında ve yokluğunda) Kararsız angina ve Q-dalgasız MI’li hastalarda tedavi Akut STEMI’li hastalarda tedavi Kan ve Lenf Sistemi Hastalıkları Çok yaygın: Hemorajiα Seyrek: Retroperitoneal hemoraji Yaygın: Hemorajiα Çok yaygın: Hemorajiα Yaygın olmayan: Intrakraniyal hemoraji, Retroperitoneal hemoraji Yaygın: Hemorajiα Seyrek: Retroperiton eal hemoraji Yaygın: Hemorajiα Yaygın olmayan: Intrakraniyal hemoraji, Retroperitoneal hemoraji α: hematoma, enjeksiyon yerinde görülenin dışında ekimoz, yarada hematom, hematüri, epistaksis ve gastro-intestinal hemoraji gibi. Trombositopeni ve trombositoz: Sistem Organ Sınıfı Cerrahi hastalarında profilaksi Medikal hastalarda profilaksi DVT (PE varlığı ve yokluğunda) Kararsız angina ve Q-dalgasız ME’li hastalarda tedavi Akut STEMI’li hastalarda tedavi Kan ve Lenf Sistemi Hastalıkları Çok yaygın: Trombositozβ Yaygın: Trombositopeni Yaygın olmayan: Trombosit openi Çok yaygın: Trombositozβ Yaygın: Trombositopeni Yaygın olmayan: Trombositop eni Yaygın: Trombositozβ Trombositopeni Çok seyrek İmmüno-allerjik trombositopeni β: Trombosit artışı >400 G/L Pediyatrik popülasyon: Enoksaparin sodyumun pediyatrik hastalarda güvenliliği ve etkililiği kanıtlanmamıştır.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.