COVERSYL PLUS 4/1,25 MG TABLET, 30 ADET
perindopril, indapamid — SERVIER İLAÇ VE ARAŞTIRMA A.Ş.
ATCC09BA04
✓ SGK Geri Ödeme Kapsamında
359,66 TL
ℹ️ Bilgi amaçlıdır, satış yapılmaz
Perakende Satış Fiyatı
Fiyat ve paketler
Perakende Satış Fiyatı
359,66 TL
Eşdeğer İlaç Grubu
E475E
Kısa Bilgi (KÜB özeti)
Coversyl Plus 4/1,25 mg ne için kullanılır?
KÜB 4.1 · EndikasyonYetişkinlerde tek başına perindopril ile kontrol altına alınamayan esansiyel hipertansiyonun tedavisinde kullanılmaktadır.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarPerindopril ile ilişkili: Etkin maddeye veya herhangi diğer bir ADE inhibitörüne aşırı duyarlılık Önceden ADE inhibitörü tedavisi ile ilişkili görülen anjiyoödem (Quincke ödemi) hikayesi Kalıtsal veya idiopatik anjiyoödem Gebelik aliskiren içeren ilaçlarla birlikte kullanımı, diabetes mellitus ve böbrek yetmezliği (GFR<60 ml/dak/1,73m2) olan hastalarda kontrendikedir. Sakubitril/valsartan tedavisi ile birlikte kullanım. Sakubitril/valsartan’ın son dozunun üzerinden 36 saat geçmeden başlanmamalıdır Kanın negatif yüklü yüzeyler ile temasına yol açan ekstrakorporeal tedaviler, Önemli bilateral renal arter stenozu veya tek fonksiyonel böbrekte renal arter stenozu. İndapamid ile ilişkili: Etkin maddeye veya diğer sülfonamidlere aşırı duyarlılık İleri derece böbrek yetmezliği (kreatinin klirensi < 30 ml/dk) Karaciğer ensefalopatisi İleri derece karaciğer yetmezliği Hipokalemi ile ilişkili: listelenen yardımcı maddelerin herhangi birine karşı aşırı duyarlılık Yeterli terapötik deneyim bulunmadığı için, aşağıdaki durumlarda kullanımı önerilmemektedir: diyaliz hastalarında tedavi edilmemiş dekompanse kalp yetmezliği olan hastalarda.Olası yan etkileri nelerdir?
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerBu belgede yan etki sıklıkları tablo sütunlarında verildiği için aşağıdaki listede sıklıklar eksik ya da başka bir etkinin yanında görünebilir; sıklıklar için KÜB belgesinin aslına bakınız.
En sık bildirilen advers reaksiyonlar: Perindopril ile: baş dönmesi, baş ağrısı, parestezi, disgözi, görme bozukluğu, vertigo, tinnitus, hipotansiyon, öksürük, dispne, abdominal ağrı, kabızlık, diyare, dispepsi, bulantı, kusma, kaşıntı, döküntü, kas spazmları, asteni İndapamid ile: hipokalemi, alerjiye yatkınlığı olan kişilerde başlıca dermatolojik hipersensitivite reaksiyonları, astmatik reaksiyonlar ve makulopapular döküntüler Advers reaksiyonların tablolaştırılmış listesi: Klinik çalışmalar ve pazarlama sonrasında kullanım sırasında aşağıdaki advers olaylar gözlenmiş ve aşağıdaki sıklıklar altında sıralanmıştır: MedDRA Sistem Organ Sınıfı Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar Endokrin hastalıkları Kan ve lenfatik sistem hastalıkları Bağışıklık sistemi hastalıkları İstenmeyen etkiler Görülme sıklığı Perindopril İndapamid Çok seyrek Eozinofili Yaygın olmayan* Agranülositoz Çok seyrek Çok seyrek Çok seyrek Pansitopeni Çok seyrek Lökopeni Çok seyrek Çok seyrek Nötropeni Çok seyrek Hemolitik anemi Çok seyrek Çok seyrek Trombositopeni Çok seyrek Çok seyrek Hipersensitivite (alerjiye ve astmaya yatkınlığı olan kişilerde başlıca dermatolojik reaksiyonlar) Yaygın Rinit Uygunsuz antidiüretik hormon salınımı sendromu (UADHS) Aplastik anemi Hipokalemi Metabolizma ve beslenme hastalıkları Psikiyatrik hastalıklar Sinir sistemi ile ilgili hastalıklar Yaygın Hipoglisemi Yaygın olmayan* Tedavi kesildiğinde geriye dönüşlü hiperkalemi Yaygın olmayan* Yaygın olmayan* Yaygın olmayan* Hipokloremi Seyrek Hipomagnezemi Seyrek Hiperkalsemi Çok seyrek Duygudurum dalgalanmaları Yaygın olmayan Depresyon Yaygın olmayan* Uyku bozuklukları Yaygın olmayan Konfüzyon Çok seyrek Baş dönmesi Yaygın Baş ağrısı Yaygın Seyrek Parestezi Yaygın Seyrek Disgözi Yaygın Somnolans Yaygın olmayan* Senkop Yaygın olmayan* Bilinmiyor Yüksek risk grubu hastalarda olası aşırı hipotansiyona sekonder olarak inme Miyopi Bilinmiyor Akut açı kapanması glokomu Bilinmiyor Koroid efüzyonu Bilinmiyor Bulanık görme Bilinmiyor Vertigo Yaygın Seyrek Tinnitus Yaygın Palpitasyonlar Yaygın olmayan* Taşikardi Yaygın olmayan* Hiponatremi Görme bozuklukları Göz hastalıkları Kulak ve iç kulak hastalıkları Kardiyak hastalıklar Vasküler hastalıklar Angina pektoris Çok seyrek Aritmi (bradikardi, ventriküler taşikardi, atriyal fibrilasyon dahil) Çok seyrek Çok seyrek Yüksek risk grubu hastalarda olası aşırı hipotansiyona sekonder olarak miyokard infarktüsü. Çok seyrek Torsade de pointes (potansiyel olarak ölümcül) Bilinmiyor Hipotansiyon (ve hipotansiyona bağlı etkiler) Yaygın Çok seyrek Vaskülit Yaygın olmayan* Yüzde kızarma Seyrek* Bilinmiyor Öksürük Yaygın Dispne Yaygın olmayan Raynaud fenomeni Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar Gastro-intestinal hastalıklar Bronkospazm Eozinofilik pnömoni Deri ve deri altı doku hastalıkları Abdominal ağrı Yaygın Kabızlık Yaygın Seyrek Diyare Yaygın Dispepsi Yaygın Bulantı Yaygın Seyrek Kusma Pankreatit Çok seyrek Çok seyrek Hepatit Çok seyrek Bilinmiyor Çok seyrek Kaşıntı Yaygın Döküntü Yaygın Makulo-papular döküntü Yaygın Ürtiker Yaygın olmayan Çok seyrek Anjiyoödem Yaygın olmayan Çok seyrek Yaygın olmayan Ağız kuruluğu Hepato-bilier hastalıklar Çok seyrek Anormal karaciğer fonksiyonu Purpura Hiperhidroz Fotosensitivite reaksiyonları Yaygın olmayan* Bilinmiyor Pemfigoid Yaygın olmayan* Psöriyazisin kötüleşmesi Seyrek* Eritema multiforme Çok seyrek Toksik epidermal nekroliz Çok seyrek Stevens Johnson sendromu Artralji Yaygın olmayan* Miyalji Yaygın olmayan* Bilinmiyor Kas güçsüzlüğü Bilinmiyor Rabdomiyoliz Bilinmiyor Yaygın olmayan Çok seyrek Anüri/oligüri Seyrek* Akut böbrek yetmezliği Seyrek Erektil disfonksiyon Yaygın olmayan Asteni Yaygın Göğüs ağrısı Yaygın olmayan* Keyifsizlik Yaygın olmayan* Periferik ödem Yaygın olmayan* Ateş Yaygın olmayan* Seyrek Plazma üresinde artış Yaygın olmayan* Plazma kreatininde artış Yaygın olmayan* Serum bilirubinde artış Seyrek Karaciğer enzimlerinde artış Seyrek Bilinmiyor Kas spazmları Kas, iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Üreme sistemi ve meme hastalıkları Genel ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Önceden var olan akut yaygın lupus eritematözün olası kötüleşmesi Böbrek yetmezliği Yorgunluk Araştırmalar Hemoglobin azalması ve hematokrit azalması Yaralanma, zehirlenme ve prosedürel komplikasyonlar Çok seyrek Kanda glukoz düzeyinde artış Bilinmiyor Kanda ürik asit artışı Bilinmiyor Elektrokardiyogramda QT uzaması Bilinmiyor Yaygın olmayan* Düşme * Sıklıklar klinik çalışmalardaki spontan advers reaksiyon bildirimlerinden hesaplanmıştır Seçilmiş advers reaksiyonların tanımı: 1,5 mg ve 2,5 mg indapamidi karşılaştıran faz II ve III çalışmaları sırasında, plazma potasyum analizi, indapamidin doza bağlı bir etkisini göstermiştir: İndapamid 1,5 mg: 4 ila 6 haftalık tedaviden sonra plazma potasyumu hastaların %10'unda <3,4 mmol/l ve hastaların %4'ünde < 3,2 mmol/l görülmüştür. 12 haftalık tedavi sonrasında plazma potasyumundaki ortalama düşüş 0,23 mmol/l olmuştur. İndapamid 2,5 mg: 4 ila 6 haftalık tedaviden sonra plazma potasyumu hastaların %25'inde <3,4 mmol/l ve hastaların %10'unda <3,2 mmol/l görülmüştür. 12 haftalık tedavi sonrasında plazma potasyumundaki ortalama düşüş 0,41 mmol/l olmuştur.Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriÖzel uyarılar: Perindopril ve indapamidde ortak: Lityum: Lityum ile perindopril ve indapamid kombinasyonu genel olarak tavsiye edilmemektedir.. Perindopril ile ilişkili: Renin anjiyotensin-aldosteron sisteminin (RAAS) dual blokajı: ADE-inhibitörleri, anjiyotensin II reseptör blokörleri ya da aliskirenin birlikte kullanılması durumunda hipotansiyon, senkop, hiperkalemi riskinin arttığı ve böbrek fonksiyonunun azaldığına (akut böbrek yetmezliği dahil) dair kanıtlar bulunmaktadır. RAAS'ın dual blokajına yol açtığından ADE-inhibitörleri, anjiyotensin II reseptör blokörleri ya da aliskirenin birlikte kullanılması önerilmez. Eğer dual blokaj tedavisi mutlaka gerekli görülürse sadece uzman gözetimi altında yapılmalı ve böbrek fonksiyonu, elektrolitler ve kan basıncı yakından sık sık takip edilmelidir. Diyabetik nefropatisi bulunan hastalarda ADE-inhibitörleri ve anjiyotensin II reseptör blokörleri birlikte kullanılmamalıdır. Potasyum tutucu ilaçlar, potasyum takviyeleri veya potasyum içeren tuz ikameleri: Perindoprilin potasyum tutucu ilaçlar, potasyum takviyeleri veya potasyum içeren tuz ikameleri ile kombinasyonu genellikle tavsiye edilmemektedir Nötropeni/Agranülositoz/Trombositopeni/Anemi: ADE inhibitörleri kullanan hastalarda nötropeni/agranülositoz, trombositopeni ve anemi vakaları rapor edilmiştir. Böbrek fonksiyonları normal olan ve başka komplikasyonlar bulunmayan hastalarda nötropeni çok nadir görülür. Kollajen vasküler hastalığı olan, immünosüpresan tedavisi gören, allopurinol veya prokainamid kullanan veya bu komplikasyonların birlikte görüldüğü hastalarda, özellikle önceden böbrek fonksiyonlarında sorun varsa, perindopril çok dikkatli kullanılmalıdır. Bu tür hastaların bazılarında ciddi enfeksiyonlar gelişmiş ve birkaç vakada yoğun antibiyotik tedavisine cevap alınamamıştır. Bu tür hastalarda perindopril kullanıldığı takdirde periyodik beyaz kan hücre sayımı yapılması tavsiye edilmektedir ve hastalara, herhangi bir enfeksiyon olduğunda (örn. boğaz ağrısı, ateş) hemen bildirmeleri gerektiği anlatılmalıdır. Renovasküler hipertansiyon: ADE inhibitörleriyle tedavi edilmiş bilateral renal arter stenozu veya fonksiyonel tek böbrekte arter stenozu olan hastalarda hipotansiyon ve böbrek yetmezliği riski artmaktadır. Diüretikler ile tedavi yukarıda belirtilenleri artıran bir faktör olabilir. Unilateral renal arter stenozu olan hastalarda bile sadece serum kreatinindeki küçük değişiklikler ile böbrek fonksiyon kaybı oluşabilir. Hipersensitivite/Anjiyoödem: Perindoprilin de aralarında bulunduğu ADE inhibitörleri ile tedavi edilen hastalarda, nadiren yüzde, ekstremitelerde, dudaklarda, dilde, glottiste ve/veya larinkste anjiyonörotik ödem görülebildiği bildirilmiştir. Bu durum tedavi sırasında herhangi bir zamanda görülebilmektedir. Böylesi vakalarda perindopril tedavisi derhal kesilmeli ve hasta ödem ortadan kaybolana dek yakın gözlem altına alınmalıdır. Ödemin yalnızca yüz ve dudakları etkilediği hallerde, semptomları gidermek üzere antihistaminik ajanlar kullanılabilse de genellikle tedavisiz düzelir. Anjiyonörotik ödem larinks ödemi ile birlikte ise öldürücü olabilir. Dil, glottis veya larinks etkilenmişse bu havayollarında tıkanmaya neden olabilir. Bu durumda derhal subkutanöz adrenalin enjeksiyonu (0,3 0,5 ml) yapılmalı ve diğer uygun tedaviler başlatılmalıdır. ADE inhibitörü kullanan siyah ırka mensup hastalarda, siyah ırka mensup olmayan hastalara oranla daha fazla anjiyoödem vakası bildirilmiştir. Önceden ADE inhibitör tedavisi ile ilişkili olmayan anjiyoödem öyküsü bulunan hastalarda ADE inhibitörü tedavisi ile anjiyoödem oluşma riski yüksektir. ADE inhibitörü kullanan hastalarda nadiren intestinal anjiyoödem bildirilmiştir. Bu hastalarda karın ağrısı (kusma veya bulantı ile birlikte veya olmaksızın) görülmüştür; bazı vakalarda öncesinde gelişen fasiyal anjiyoödem yoktu ve C-1 esteraz seviyeleri normaldi. Anjiyoödem teşhisi abdominal CT tarama, veya ultrason veya cerrahi müdahale sonucu konulmuş ve ADE inhibitörü tedavisi kesildikten sonra semptomlar kaybolmuştur. Karın ağrısı şikayeti olan ADE inhibitörü kullanan hastaların ayırıcı tanısına intestinal anjiyoödem dahil edilmelidir. Perindoprilin sakubitril/valsartan ile kombinasyonu anjiyoödem riskindeki artış nedeniyle kontrendikedir. Perindopril tedavisinin son doz alımının üzerinden 36 saat geçene kadar sakubitril/valsartan tedavisine başlanılmamalıdır. Eğer sakubitril/valsartan tedavisi kesilirse, sakubitril/valsartan’ın son doz alımının üzerinden 36 saat geçene kadar perindopril tedavisi başlatılmamalıdır. ADE inhibitörlerinin NEP (nötral endopeptidaz) inhibitörleri (örn. rasekadotril), mTOR inhibitörleri (örn. sirolimus, everolimus, temsirolimus) ve DPP-4 inhibitörleri (örn. linagliptin, saksagliptin, sitagliptin, vildagliptin) ile birlikte kullanımı anjiyoödem (örn. solunum bozukluğunun eşlik ettiği veya etmediği solunum yolları veya dil şişmesi) riskini artırabilir. Halihazırda ADE inhibitörü alan bir hastada rasekadotril, mTOR inhibitörleri (örn. sirolimus, everolimus, temsirolimus) ve DPP-4 inhibitörleri (örn. linagliptin, saksagliptin, sitagliptin, vildagliptin) başlatılırken dikkatli olunmalıdır. Desensitizasyon sırasında anafilaktoid reaksiyonlar: Hymenoptera (arı, eşekarısı) venom desensitizasyon tedavisi uygulanan hastalarda ADE inhibitörleri ile tedavi sırasında nadir olarak hayatı tehlikeye sokabilecek anafilaktoid reaksiyonlar gözlemlenmiştir. Desensitizasyon uygulanan alerji hastalarında ADE inhibitörü çok dikkatli olarak başlatılmalı ve venom immünoterapisi uygulanan hastalarda kullanılmamalıdır. Hem ADE inhibitörü tedavisi hem de desensitizasyon gereken hastalarda en azından geçici olarak ADE inhibitörü tedavisine en az 24 saat ara vermek bu reaksiyonların meydana gelmesini engellemiştir. LDL aferezi sırasında anafilaktoid reaksiyonlar: Dekstran sülfat emilimi yoluyla düşük yoğunlukta lipoprotein aferezi ile diyaliz sırasında ADE inhibitörü alan hastalarda nadiren hayatı tehlikeye sokabilecek anafilaktoid reaksiyonlar gözlemlenmiştir. Hem ADE inhibitörü tedavisi hem de düşük yoğunlukta lipoprotein aferezi gereken hastalarda en azından geçici olarak ADE inhibitörü tedavisine ara vermek bu reaksiyonların meydana gelmesini engellemiştir. Hemodiyaliz hastaları: Yüksek geçirgenlikte membran (örn. AN 69) ile diyaliz sırasında ADE inhibitörü alan hastalarda anafilaktoid reaksiyonlar görüldüğü bildirilmiştir. Bu hastaların diyalizinde farklı bir membran veya farklı sınıf bir antihipertansif ilaç kullanılmalıdır. Primer aldosteronizm: Primer hiperaldosteronizmi olan hastalar renin anjiyotensin-aldosteron sistemi üzerinden etki gösteren antihipertansif ilaçlara genellikle yanıt vermezler. Bu nedenle, bu hastalarda bu ürünün kullanımı önerilmemektedir. Gebelik: Gebelik sırasında ADE inhibitörü ile tedaviye başlanmamalıdır. ADE inhibitörü ile sürekli tedavinin gerekli görüldüğü haller dışında gebelik planlayan hastalar gebelikte kullanımına ilişkin güvenlilik profili bulunan alternatif bir antihipertansif tedaviye başlamalıdır. Gebelik teşhisi konduğunda ADE inhibitörü tedavisi hemen kesilmeli ve uygunsa alternatif tedaviye başlanmalıdır. İndapamid ile ilişkili: Hepatik ensefalopati: Karaciğer hastalığı bulunan hastalarda tiazid diüretikler ve tiazid benzeri diüretikler özellikle elektrolit dengesizliğinde hepatik komaya ilerleyebilen hepatik ensefalopatiye yol açabilir. Bu hastalarda diüretik uygulaması derhal kesilmelidir. Fotosensitivite: Tiazid ve tiazid benzeri diüretiklerin kullanımına ilişkin fotosensitivite reaksiyonları bildirilmiştir. Tedavi sırasında fotosensitivite reaksiyonu görüldüğü takdirde tedavi kesilmelidir. Eğer tekrar diüretik kullanımı gerekli görülürse maruz kalan bölgelerin güneş veya yapay UVA ışınlardan korunması önerilmektedir. Özel kullanım önlemleri Perindopril ve indapamidde ortak: Böbrek yetmezliği: İleri derece böbrek yetmezliği olan hastalarda (kreatinin klirensi < 30 ml/dk) kontrendikedir. Önceden bariz böbrek lezyonu bulunmamasına rağmen, biyolojik tarama sonucu fonksiyonel böbrek yetmezliği tespit edilen bazı hipertansif hastalarda tedavi kesilmeli ve daha sonra tedaviye tekrar ya düşük bir dozla ya da bileşenlerinin biri ile başlanmalıdır. Bu hastalarda, güncel tıbbi uygulama, tedavinin 2. haftasından sonra ve terapötik stabilite dönemi boyunca her iki ayda bir, potasyum ve kreatinin seviyelerinin periyodik kontrolü yönündedir. Böbrek yetmezliği daha çok, ileri derecede kalp yetmezliği veya böbrek arter stenozu ile böbrek yetmezliği olan hastalarda gözlemlenmektedir. İlaç, iki taraflı böbrek arter stenozu veya tek taraflı çalışan böbrek vakalarında genellikle tavsiye edilmemektedir. Hipotansiyon ve su ve elektrolit kaybı: Daha önceden sodyum kaybı (özellikle de böbrek arter stenozu) olan hastalarda ani hipotansiyon riski bulunmaktadır. Bu nedenle araya giren ishal ve kusma nöbetleri ile meydana gelen su ve elektrolit kaybının klinik belirtileri sistematik olarak araştırılmalıdır. Bu tür hastalarda plazma elektrolit düzeyleri düzenli olarak izlenmelidir. Belirgin hipotansiyon durumunda, intravenöz izotonik salin infüzyonu gerekebilir. Geçici hipotansiyon tedavinin devamı açısından bir kontrendikasyon oluşturmaz. Tatmin edici düzeyde kan volümü ve kan basıncı sağlandıktan sonra tedaviye tekrar ya daha azaltılmış bir dozla ya da bileşenlerinin yalnızca biri ile başlanabilir. Potasyum düzeyleri: Perindopril ve indapamid kombinasyonu, özellikle diyabet veya böbrek yetmezliği olan hastalarda potasyum düzeylerinin düşmesini engellemez. Diüretik içeren bütün antihipertansif ilaçlarla olduğu gibi, plazma potasyum düzeylerinin düzenli olarak izlenmesi gereklidir. Perindopril ile ilişkili: Öksürük: ADE inhibitörü kullanımı ile kuru bir öksürük ortaya çıkabildiği bildirilmiştir. Bu, ilacın verildiği sürece devam eden ve ilaç kesilince kaybolan bir öksürüktür. Bu semptomun varlığında iyatrojenik bir etiyoloji düşünülmelidir…
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.
Coversyl Plus 4/1,25 mg muadilleri
Coversyl Plus 4/1,25 mg ile aynı etken maddeyi (perindopril, indapamid) içeren 7 eşdeğer ilaç bulunmaktadır.