Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Citrex 40 mg/mL ne için kullanılır?
KT 1İlacınızın ismi CİTREX 40 mg/ml oral damla'dır (bu kullanma talimatının geri kalan kısmında CİTREX olarak anılacaktır).
Doktorunuz CİTREX'i aşağıdaki nedenlerden bir veya birkaçı için reçete etmiştir:
- Depresyonu tedavi etmek için;
- Panik atağı tedavi etmek için (güçlü ve ani korku ve endişe atağı; belirtileri hızlı kalp atışı, titreme, hızlı yüzeysel solunum, kollarda uyuşma ve baygınlık geçirmek olabilir).
Sitalopram antidepresan adı verilen bir ilaç grubuna aittir. Bu ilaçlar aynı zamanda serotonin geri alım inhibitörleri (SSRI'ler) olarak da bilinir. Her insanın beyninde serotonin adı verilen doğal bir madde vardır. Depresyonu veya anksiyetesi olan kişilerde serotonin düzeyleri diğerlerine göre daha düşüktür. SSRI'lerin nasıl etki ettiği tam olarak anlaşılmamıştır, ama beyinde serotonin düzeylerinizi yükselterek yardımcı oldukları düşünülmektedir.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarSitalopram veya yardımcı maddelerden herhangi birisine karşı aşırı duyarlılık. Monoamin Oksidaz inhibitörleri (MAOI’ler) Bazı vakalarda, serotonin sendromuna benzeyen özellikler bildirilmiştir. Sitalopram, günde 10 mg’dan yüksek dozlarda selejilin gibi MAOI alan hastalara verilmemelidir. Sitalopram, irreversibl bir MAOI kesildikten sonra 14 gün içinde veya reversibl bir MAOI (RIMA) kesildikten sonra ürün bilgisinde belirtilen süre içinde verilmemelidir. Sitalopram kesildikten sonra 7 gün süre ile MAOI’ler başlanmamalıdır. Yakın gözlem ve kan basıncının takibi için gerekli olanaklar olmadığı sürece sitalopramın linezolid ile birlikte kullanılması kontrendikedir. Sitalopram, pimozid ile eş zamanlı kullanılmamalıdır. Sitalopram, bilinen QT-uzaması veya konjenital uzun QT-sendromu olan hastalarda kontrendikedir. Sitalopramın, QT aralığını uzattığı bilinen tıbbi ürünlerle birlikte kullanılması kontrendikedir.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınız- Epilepsiniz (nöbetler) varsa. Doktorunuz sizi dikkatli bir şekilde takip edecektir. İlk defa bir nöbet geçirirseniz veya olağandan daha sık nöbetleriniz olursa, hemen doktorunuza bildiriniz (aşağıdaki bölüme bakınız “Diğer ilaçlar ile birlikte kullanımı”).
- Mani/hipomaniniz (aşırı heyecan, konsantrasyon güçlüğü, sakin kalmakta zorlanma) veya halüsinasyonlarınız (tuhaf görüntü veya sesler) varsa. Bu ilacı alırken bir manik atağa girmeye başlarsanız, doktorunuza hemen bildiriniz.
- Elektrokonvulsif tedavi almakta iseniz (ECT; beyinden düşük elektrik akımı geçirilmesi). Doktorunuz sizi dikkatli bir şekilde takip edecektir.
- Diyabetiniz varsa ve diyabeti kontrol etmek için insülin ve/veya diğer ilaçları almakta iseniz (aşağıdaki bölüme bakınız, “Diğer ilaçlar ile birlikte kullanımı”).
- Kan pıhtılaşmasını etkilediği bilinen ilaçları almakta iseniz (aşağıdaki bölüme bakınız, “Diğer ilaçlar ile birlikte kullanımı”). CİTREX kanama riskini artırabilir.
- Kanınızın uygun şekilde pıhtılaşmadığı bir kanama bozukluğunuz varsa. CİTREX kanama riskini artırabilir.
- Mide veya bağırsaklardaki ülserlere bağlı kanamanız varsa veya olmuşsa.
- Karaciğer ve böbreklerinizle ilgili problemleriniz varsa
- Kalp problemleriniz varsa veya daha önce olmuşsa veya yakın zamanda kalp krizi geçirmişseniz.
- İstirahat esnasında düşük kalp hızınız varsa ve/veya uzun süreli ciddi ishal ve kusma sonucunda veya diüretik (idrar söktürücü ilaç) kullanımı nedeni ile vücudunuzda tuz ve su tükenmesi olduğunu biliyorsanız.
- Ayağa kalktığınız zaman hızlı veya düzensiz kalp atışları, bayılma, düşme veya baş dönmesi yaşıyorsanız (kalbin anormal fonksiyonuna işaret edebilir).
İntihar düşüncesi ve depresyon veya endişe (anksiyete) bozukluğunda kötüleşme:
Eğer depresyondaysanız ve/veya endişe (anksiyete) bozukluğunuz varsa, bazen kendinize zarar verme veya kendinizi öldürme düşünceleriniz olabilir. Bu belirtiler, antidepresanların ilk kullanılmaya başlandığı zamanlarda artabilir. Çünkü bu ilaçların etkisini göstermeye başlaması, genellikle yaklaşık 2 hafta, fakat bazen daha uzun bir zaman alabilir.
Bu olasılık aşağıdaki durumlarda daha fazladır:
- Eğer daha önce intihar veya kendinize zarar verme düşünceniz olmuşsa
- Eğer genç bir yetişkinseniz. Klinik araştırmalardan elde edilen bilgiler, antidepresan ile tedavi edilen ve psikiyatrik bozukluğu olan 25 yaşın altındaki yetişkinlerde, intihar davranışı riskinin artabileceğini göstermiştir.
Herhangi bir zamanda kendinize zarar verme veya kendinizi öldürme düşünceniz olursa, doktorunuza bildirin veya hemen bir hastaneye başvurun.
Depresyonunuz veya anksiyete bozukluğunuz olduğunu bir yakınınıza veya yakın bir arkadaşınıza söylemeniz ve onlardan bu talimatları okumalarını istemeniz faydalı olacaktır.
Depresyonunuzun veya anksiyete bozukluğunuzun kötüleştiğini düşündüklerinde veya davranışlarınızdaki değişimlerden endişe duyduklarında size ve doktorunuza söylemelerini isteyebilirsiniz.
Bu uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi CİTREX'in içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Bu kullanma talimatındaki yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sıralanmıştır.
Çok yaygın :10 hastanın en az 1 'inde görülebilir.
Yaygın :10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan :100 hastanın birinden az, fakat 1,000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek :1,000 hastanın birinden az görülebilir.
Çok seyrek :10,000 hastanın birinden az görülebilir Bilinmiyor : Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor Aşağıdakilerden biri olursa, CİTREX'i kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- İntihar düşünceleri ve depresyon veya anksiyete bozukluğunda kötüleşme. Herhangi bir zamanda kendinize zarar verme veya kendinizi öldürme düşünceniz olursa, hemen doktorunuzla iletişime geçiniz veya hemen hastaneye gidiniz.
- Depresyon veya bir anksiyete bozukluğunuz olduğunu bir akraba veya yakın arkadaşa söylemek ve onlardan bu kullanma talimatını okumalarını istemek faydalı olabilir. Onlardan depresyon veya anksiyetenizin kötüleşip kötüleşmediğini veya hareketlerinizdeki değişikliklerle ilgili olarak endişe duyup duymadıklarını söylemelerini isteyebilirsiniz.
- Epilepsi ve normalden daha fazla nöbet veya ilk defa nöbet geçirirseniz;
- Cilt döküntüsü, nefes almakta zorluk, yüz, ağız, dudaklar veya göz kapaklarında şişlik, açıklanamayan ateş ve bayılma hissini içerebilen ciddi alerjik reaksiyon. Şişlik boğazınızı etkiliyorsa ve nefes almanızı ve yutmanızı güçleştiriyorsa, hemen hastaneye gidiniz;
- Huzursuzluk hissediyorsanız ve oturamıyor veya hareketsiz duramıyorsanız (akatizi). Kaslarda ağrı, sertlik ve koordine olamama ile birlikte kendinizi yorgun, halsiz veya sersemlemiş hissediyorsanız;
- Olağan dışı morarma veya kanama, kan kusma veya dışkıda kan varsa;
- Ajitasyon, konfüzyon, huzursuzluk, terleme, titreme, sallanma, halüsinasyonlar (tuhaf görüntü ve sesler), kaslarda ani sıçramalar, hızlı kalp atışı, yüksek ateşi içerebilen ciddi bir durum olan serotonin sendromu. Nöbet ve komaya da yol açabilir.
- Hızlı, düzensiz kalp atışı, bayılma (Torsades de Pointes olarak bilinen yaşamı tehdit eden bir durumun semptomları olabilir).
Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir.
Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, CİTREX'e karşı ciddi alerjiniz var demektir. Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Bu çok ciddi yan etkilerin hepsi oldukça seyrek görülür.
Tedavi esnasında diğer olası yan etkiler Yan etkiler genellikle hafiftir ve tedavinin 1-2. haftalarında ortaya çıkar ve kendinizi iyi hissetmeye başlayınca kaybolur.
Çok yaygın (10 kişiden 1'inden fazlasını etkiler)
- Terlemede artış
- Baş ağrısı
- Uyku hali (somnolans)
- Uykuya dalmakta veya uykuda kalmakta zorluk (insomnia)
- Bulantı
- Ağız kuruluğu
- Kuvvetsizlik (asteni)
- Yaygın (10 kişiden 1'ini etkiler)
- Ciltte döküntü, kaşıntı
- Dokunmaya karşı hassasiyet değişimi (artış veya azalma), karıncalanma, uyuşma ve çok hassas bir cilt
- Migren
- Kabızlık
- İshal
- Kalbin düzensiz ve/veya zorlu attığını hissetmek (çarpıntı)
- Değişmiş tat hissi, iştahta azalma, kilo kaybı
- Uykuda bozulma
- Seks güdüsünde azalma, cinsel güçsüzlük/iktidarsızlık(impotans), erkekte boşalma sorunları, kadınlarda orgazm olamama
- Konsantrasyon güçlüğü
- Tuhaf rüyalar
- Zihin karışıklığı
- Endişe, huzursuzluk ve sinirlilik
- Esneme
- Hazımsızlık veya mide bozulması (dispepsi), karın ağrısı
- Kusma
- Şişkinlik
- Normalden fazla tükürük
- Burun akıntısı
- Aşırı yorgunluk
- Baş dönmesi
- Kulaklarda çınlama (tinnitus)
- Kaslarda veya eklemlerde ağrı (miyalji veya artralji)
- Unutkanlık (amnezi)
- Kayıtsızlık (apati)
- Titreme (tremor)
- Uyuşma (parestezi)
- Dikkatte bozulma
- Göz bebeğinin büyümesi (midriazis)
- Burun iltihabı (rinit)
- Yaygın olmayan (100 kişiden 1'ini etkiler)
- Kas ağrısı
- Ağız ve dilde hareket eksikliği, sertlik, titreme veya anormal hareketler
- Kulaklarda çınlama (tinnitus)
- Coşku ve iyilik hissi
- Cinsel dürtüde artış
- Öksürük
- Huzursuzluk hissetme, genel ağrı ve acı
- Halüsinasyonlar (tuhaf görüntü veya sesler), mani (büyük heyecan hissi, konsantrasyon güçlüğü, hareketsiz durmakta zorlanma)
- Gerçek dışı veya çevreden kopuk hissetmek
- Güneşe maruz kalınca döküntü gelişmesi (fotosensitivite reaksiyonu)
- İştahta artış veya kilo alma
- Saldırganlık
- Bayılma nöbetleri (senkop)
- Olağandışı hızlı veya yavaş kalp hızı (taşikardi veya bradikardi)
- Ürtiker benzeri döküntü
- Saç dökülmesi (alopesi)
- Vajinal kanama
- Kollarda ve bacaklarda şişlik
- İdrar yaparken zorlanma (idrar retansiyonu)
- İğne başı şeklinde görülen kırmızı morarmalar (purpura)
- Depersonalizasyon (kişinin vücudunun tümü ya da bir kısmına yabancılaşması şeklinde daha farklı bir algılayış içine girmesi)
- Seyrek (her 1.000 kişiden 1'ini etkiler)
- Krizler (grand mal konvülziyon)
- Ateş
- Cildinizin ve göz aklarınızın sarı gözüktüğü bir durum olan hepatit
- Hareketleri kontrol etmekte zorluklar (diskinezi)
- Artmış cinsel dürtü
- Öksürük
- Huzursuzluk hissi, genel ağrı ve acı
- Halsizlik
- Kanda düşük sodyum miktarı (hiponatremi)
- Kanama
- Bazı kişiler bildirmiştir (sıklık bilinmiyor)
- Karaciğer fonksiyonunuzu kontrol etmek üzere yapılan kan testinde anormal sonuçlar
- Uygunsuz ADH (anti-diüretik hormon) salgılanmasına bağlı olabilen konsantre olmuş idrar (koyu renkli), bulantı hissi veya kusma, kas krampları, konfüzyon ve krizler. Bu belirtiler varsa, doktorunuzla mümkün olduğu kadar çabuk iletişime geçiniz.
- Özellikle 50 yaşından büyükseniz, kemik kırığı riskinde artış
- Kan pıhtılaşması ile ilgili problemler
- Kas güçsüzlüğüne yol açan düşük potasyum düzeyleri (hipokalemi)
- Panik ataklar
- Diş gıcırdatma (bruksizm)
- Huzursuzluk veya huzursuz bacak
- Burun kanaması veya anormal morarma (ekimoz)
- Anne sütünün anormal üretimi (galaktore)
- Erkeklerde uzun süreli ağrılı sertleşme (priapizm)
- Kan pulcuğu sayısında azalma (trombositopeni)
- Hareket bozukluğu (ekstrapiramidal bozukluk)
- Görme bozuklukları
- Kalp atım aralığında uzama (QT uzaması)
- Oturur ya da yatar pozisyondan ayağa kalkarken görülen kan basıncı düşüklüğü (ortostatik hipotansiyon)
- Adet dışı görülen kanama (metroraji)
- Dışkıda veya dışkı bölgesinde kanama dahil sindirim sisteminde kanama (gastrointestinal kanama)
- Havale
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Gebe iseniz veya gebe kalmayı düşünüyorsanız, CİTREX kullanmadan önce doktor veya eczacınızdan tavsiye alınız.
Ebeniz ve/veya doktorunuzun CİTREX kullandığınızı biliyor olduğundan emin olunuz.
Gebelik esnasında (özellikle gebeliğin son 3 ayı) alındığında, CİTREX gibi ilaçlar yeni doğanın persistan pulmoner hipertansiyonu (PPHN) adı verilen ciddi bir durumun riskini artırabilir (bebeğin daha hızlı nefes almasına ve mavi görünmesine neden olur). Bu belirtiler, genellikle bebek doğduktan sonra ilk 24 saat içinde başlar. Bebeğinizde bu durum görülürse, ebeniz ve/veya doktorunuzla hemen iletişime geçmelisiniz.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız Emzirmekte iseniz, CİTREX kullanmadan önce doktorunuzla konuşmalısınız. Halihazırda CİTREX kullanmaktaysanız, emzirmeyiniz, çünkü sitalopram anne sütüne geçebilir.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerCİTREX oral damla alerjik reaksiyonlara neden olabilen (muhtemelen geç alerjik reaksiyonlar) metil parahidroksibenzoat (metil paraben) ve propil parahidroksibenzoat (propil paraben) içerir.
CİTREX, aynı zamanda az miktarda her bir damlasında 100 mg dan daha az etanol (alkol) içerir.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Diğer dozlar ve formlar
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonBaşlangıç safhasında depresyon tedavisi ve potansiyel relaps/nükse karşı idame tedavisi. Agarofobi ile birlikte veya tek başına olan panik bozukluğun tedavisinde de endikedir.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarSitalopram veya yardımcı maddelerden herhangi birisine karşı aşırı duyarlılık. Monoamin Oksidaz inhibitörleri (MAOI’ler) Bazı vakalarda, serotonin sendromuna benzeyen özellikler bildirilmiştir. Sitalopram, günde 10 mg’dan yüksek dozlarda selejilin gibi MAOI alan hastalara verilmemelidir. Sitalopram, irreversibl bir MAOI kesildikten sonra 14 gün içinde veya reversibl bir MAOI (RIMA) kesildikten sonra ürün bilgisinde belirtilen süre içinde verilmemelidir. Sitalopram kesildikten sonra 7 gün süre ile MAOI’ler başlanmamalıdır. Yakın gözlem ve kan basıncının takibi için gerekli olanaklar olmadığı sürece sitalopramın linezolid ile birlikte kullanılması kontrendikedir. Sitalopram, pimozid ile eş zamanlı kullanılmamalıdır. Sitalopram, bilinen QT-uzaması veya konjenital uzun QT-sendromu olan hastalarda kontrendikedir. Sitalopramın, QT aralığını uzattığı bilinen tıbbi ürünlerle birlikte kullanılması kontrendikedir.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriAntidepresan ilaçların özellikle çocuklar ve 24 yaşına kadar olan gençlerdeki kullanımlarının, intihar düşünce ya da davranışlarını artırma olasılığı bulunmaktadır. Bu nedenle özellikle tedavinin başlangıcı ve ilk aylarında ilaç dozunun artırılma/azaltılma ya da kesilme dönemlerinde hastanın gösterebileceği huzursuzluk, aşırı hareketlilik gibi beklenmedik davranış değişiklikleri ya da intihar olasılığı gibi nedenlerle hastanın gerek ailesi gerekse tedavi edicilerce yakinen izlenmesi gereklidir. Çocuklar ve 18 yaşından küçük adolesanlarda kullanım: çocukların ve 18 yaşından küçük adolesanların tedavisinde kullanılmamalıdır. Klinik çalışmalarda, intiharla ilişkili davranışlar (intihar girişimi ve intihar düşüncesi) ve düşmanlık (ön planda saldırganlık, karşı gelme davranışı ve öfke) antidepresanlarla tedavi edilen çocuklar ve adolesanlarda, plasebo ile tedavi edilenlerle karşılaştırıldığında daha sık gözlenmiştir. Klinik gereksinime dayalı olarak yine de tedavi uygulama kararı alınırsa, intiharla ilgili belirtilerin ortaya çıkıp çıkmadığını anlamak için hasta dikkatli bir şekilde takip edilmelidir. Ayrıca, çocuklar ve adolesanlarda, büyüme, olgunlaşma ve kognitif ve davranışsal gelişimle ilgili uzun vadeli güvenlilik verileri yeterli değildir. İntihar/intihar düşünceleri ve klinik kötüleşme: Depresyon, intihar düşünceleri, kendi kendine zarar vermek ve intihar (intiharla ilişkili olaylar) ile ilgili riskte artışla ilişkilidir. Anlamlı remisyon ortaya çıkana kadar risk devam eder. Tedavinin ilk birkaç haftasında veya daha uzun bir süre düzelme olmayabileceği için hastalar düzelme ortaya çıkana kadar yakından takip edilmelidir. Genel klinik deneyime göre düzelmenin erken safhalarında intihar riski yükselebilir. Sitalopramın reçete edildiği diğer psikiyatrik bozukluklar da intiharla ilişkili olayların riskinde artışla ilişkili olabilirler. Ayrıca, bu hastalıklar, majör depresif bozuklukla birlikte bulunabilir. Bu nedenle, majör depresif bozukluğu olan hastaların tedavisinde gözetilen önlemler, diğer psikiyatrik bozuklukları olan hastaları tedavi ederken de gözetilmelidir. İntiharla ilişkili olay öyküsü bulunan hastalar veya tedavi başlamadan önce anlamlı derecede intihar düşüncesi sergileyen hastaların intihar düşüncesi ve intihar girişimi riskleri daha yüksektir ve tedavi esnasında dikkatli bir şekilde takip edilmelidir. Psikotik hastalıkları olan erişkin hastalarda antidepresan ilaçlarla ilgili plasebo-kontrollü klinik çalışmaların bir metaanalizi, 25 yaşından küçük hastalarda antidepresanlarla intihar davranışı riskinde artış göstermiştir (plasebo ile karşılaştırıldığında). Hastaların ve özellikle yüksek risk taşıyanların yakın gözetimi, özellikle erken tedavi esnasında ve doz değişikliklerini takiben ilaç tedavisine eşlik etmelidir. Hastalar (ve hastalara bakım verenler), klinik kötüleşme, intihar davranışı veya düşünceleri ve davranışlarda olağandışı değişiklik açısından takip gereksinimi ve bu belirtilerin varlığında hemen doktora başvurma gerekliliği konusunda dikkatli olmalıdır. Yaşlı hastalar: Yaşlı hastaların tedavisi sırasında dikkatli olmak gerekir. Azalmış böbrek ve karaciğer fonksiyonu: Azalmış böbrek ve karaciğer fonksiyonu olan hastaların tedavisinde dikkatli olmak gereklidir. Paradoksal anksiyete: Panik bozukluğu olan bazı hastalar, antidepresanlarla tedavinin başında yoğunlaşmış anksiyete belirtileri yaşayabilirler. Bu paradoksal reaksiyon genellikle tedavi başladıktan sonra ilk 2 hafta içinde düzelir. Paradoksal anksiyojenik etki olasılığını düşürmek için düşük bir başlangıç dozu tavsiye edilir. Hiponatremi: Muhtemelen uygunsuz antidiüretik hormon (ADH) salgılanmasına bağlı olan hiponatremi, SSRI’lerin kullanımında nadir bir advers reaksiyon olarak bildirilmiştir ve tedavi kesildiğinde genellikle düzelir. Yaşlı kadın hastalarda risk özellikle yüksektir. Akatizi/psikomotor huzursuzluk: Sitalopram kullanımı, subjektif olarak hoş olmayan veya sıkıntı oluşturan bir huzursuzluk ve sıklıkla hareketsiz oturamama veya duramama durumu ile karakterize akatizi gelişmesi ile ilişkilidir. Bu durum çoğunlukla tedavinin ilk birkaç haftası içinde oluşmaktadır. Bu semptomların geliştiği hastalarda, dozun yükseltilmesi zararlı olabilir. Diyabet: Diyabeti olan hastalarda, SSRI ile tedavi glisemik kontrolü değiştirebilir (muhtemelen depresif semptomlarda düzelmeye bağlı olarak). İnsülin veya oral hipoglisemik dozun ayarlanması gerekebilir. Glokom: Diğer SSRI’lerde olduğu gibi sitalopram midriyazise neden olabilir ve dar açılı glokomu veya glokom öyküsü olan hastalarda dikkatli bir şekilde kullanılmalıdır. Serotonin sendromu: Nadir vakalarda, SSRI kullanan hastalarda serotonin sendromu bildirilmiştir. Ajitasyon, tremor, myoklonus ve hipertermi gibi semptomların kombinasyonu bu sendromun geliştiğini gösterebilir. Sitalopram ile tedavi hemen kesilmelidir ve semptomatik tedavi başlatılmalıdır. Serotonerjik ilaçlar: Sitalopram, sumatriptan veya diğer triptanlar, tramadol, oksitriptan ve triptofan gibi serotonerjik etkileri olan tıbbi ürünlerle eş zamanlı kullanılmamalıdır. Nöbetler: Nöbetler, antidepresan ilaçların kullanımında söz konusu olan potansiyel bir risktir. Nöbet gelişen hastada ilaç hemen kesilmelidir. Stabil olmayan epilepsisi olan hastalarda sitalopram kullanımından kaçınılmalıdır ve kontrol edilmiş epilepsisi olan hastalar dikkatli bir şekilde takip edilmelidir. Nöbet sıklığında artış olursa, sitalopram kesilmelidir. ECT (elektrokonvülzif tedavi): SSRI’ler ve ECT’nin eş zamanlı uygulanması ile ilgili klinik deneyim azdır. Bu nedenle dikkatli olmak gerekir. Reversibl, selektif MAO-A inhibitörleri: Serotonin sendromu başlaması riski nedeni ile sitalopramın MAO-A inhibitörleri ile birlikte kullanılması genel olarak önerilmez. Non-selektif, irreversibl MAO-A inhibitörleri ile eş zamanlı tedavi konusunda bilgi için.5. Sarı kantaron (St. John’s Wort): Sitalopram ile St John’s wort (Hypericum perforatum) içeren bitkisel ürünlerin birlikte kullanımı esnasında istenmeyen etkiler daha sık görülebilir. Bu nedenle, sitalopram ve St John’s wort preparatları eş zamanlı alınmamalıdır. Mani: Manik-depresif hastalığı olan kişilerde, manik faza doğru bir değişim ortaya çıkabilir. Hasta manik faza girerse sitalopram kesilmelidir. Kanama: SSRI’lerin kullanımı ile birlikte kanama zamanında uzama ve/veya ekimozlar, jinekolojik kanamalar, gastrointestinal kanama ve diğer kütanöz veya müköz kanamalar gibi kanama bozuklukları bildirilmiştir. SSRI alan hastalarda, ilaç özellikle trombosit fonksiyonunu etkilediği bilinen aktif maddelerle veya kanama riskini artırabilecek aktif maddelerle birlikte kullanıldığında dikkatli olunması ve aynı zamanda kanama bozukluğu öyküsü olan hastalarda dikkatli olunması tavsiye edilir. Sitalopramla ilgili deneyimler, nöroleptiklerle klinik olarak önemli etkileşim ortaya koymamıştır. Ancak, diğer SSRI’lerde olduğu gibi farmakodinamik etkileşim olasılığı dışlanamaz. Sitalopramın minör bir metabolitinin (didemetilsitalopram) atılımını etkileyebilecek faktörlere dikkat etmek gerekir, çünkü bu metabolitin yüksek düzeyleri, duyarlı kişilerde QTc aralığını teorik olarak uzatabilir. Ancak, daha önceden mevcut kalp hastalığı olan 227 hastayı içeren ve 2500 hastayı kapsayan klinik çalışmalarda yapılan EKG takiplerinde klinik olarak anlamlı değişiklik saptanmamıştır. Panik bozukluğu olan bazı hastalarda ilaç tedavisine başlarken başlangıçta anksiyojenik bir etki ortaya çıkabilir. Düşük bir başlangıç dozu bu etkinin olasılığını düşürür. QT aralığında uzama Bir yan metabolitin (didemetilsitalopram) yüksek düzeyleri, predispoze hastalarda, konjenital uzamış QT sendromu olan hastalarda veya hipokalemi/hipomagnezemi olan hastalarda QT aralığını teorik olarak uzatabilir. Doz aşımı vakalarında veya artmış pik düzeylerle birlikte olan metabolizmada değişme durumlarında (karaciğer bozukluğu gibi) EKG takibi tavsiye edilebilir. Sitalopramın QT aralığında doza bağımlı bir uzamaya neden olduğu saptanmıştır. Özellikle kadınlarda, hipokalemisi olanlarda veya daha önceden QT uzaması bulunanlarda veya diğer kalp hastalıklarının bulunduğu hastalarda, pazarlama sonrası dönemde QT uzaması ve ventriküler aritmi (torsades de pointes gibi) vakaları bildirilmiştir. Anlamlı bradikardisi olan hastalarda veya yakın zamanda akut miyokard enfarktüsü geçirmiş olan veya kompanse olmamış kalp yetmezliği olan hastalarda dikkatli olmak gerekir. Hipokalemi ve hipomagnezemi gibi elektrolit bozuklukları malign aritmi riskini artırır ve sitalopram ile tedavi başlanmadan önce düzeltilmelidir. Stabil kalp hastalığı olan hastalar tedavi edilecekse, tedaviye başlamadan önce EKG incelemesi düşünülmelidir. Sitalopram ile tedavi esnasında kardiyak aritmi bulguları ortaya çıkarsa, tedavi durdurulmalıdır ve EKG çekilmelidir. Sitalopram tedavisi kesildiğinde gözlenen yoksunluk semptomları: Tedavi kesildiği zaman yoksunluk semptomları sık görülür (özellikle tedavi aniden kesilirse). Sitalopramla ilgili bir nüks önleme çalışmasında, aktif tedavi kesildikten sonra advers olaylar hastaların %40’ında saptanmıştır (sitaloprama devam eden hastaların ise %20’sinde saptanmıştır). Yoksunluk semptomlarının ortaya çıkma riski, tedavinin süresi ve dozu ve doz düşürme hızı gibi bazı faktörlere bağlı olabilir. Baş dönmesi, duyusal bozukluklar (parestezi ve elektrik çarpması hissi gibi), uyku bozuklukları (yoğun rüyalar gibi), ajitasyon ve anksiyete, bulantı, titreme, konfüzyon, terleme, baş ağrısı, ishal, çarpıntılar, emosyonel instabilite, huzursuzluk ve görsel bozukluklar en sık bildirilen reaksiyonlardır. Bu semptomlar genellikle hafif veya orta derecededir. Ancak, bazı hastalarda yoğun olarak ortaya çıkabilir. Genellikle tedavi kesildikten sonra ilk birkaç gün içinde ortaya çıkar, ama kaza ile bir dozu atlamış olan hastalarda da bu tür semptomların ortaya çıktığı çok seyrek olarak bildirilmiştir. Bu semptomlar genellikle kendi kendini sınırlar ve 2 hafta içinde düzelir. Ancak, bazı kişilerde daha uzun süre devam edebilir (2-3 ay veya daha uzun)…
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerKan ve lenf sistemi hastalıkları Bilinmiyor Trombositopeni Bağışıklık sistemi hastalıkları Bilinmiyor Aşırı duyarlılık, anafilaktik reaksiyon Endokrin hastalıkları Bilinmiyor Uygunsuz ADH salınımı Metabolizma ve beslenme hastalıkları Yaygın İştahta azalma, vücut ağırlığında azalma Yaygın olmayan İştahta artış, vücut ağırlığında artış Seyrek Hiponatremi Bilinmiyor Hipokalemi Psikiyatrik hastalıkları Yaygın Ajitasyon, libido azalması, anksiyete, sinirlilik, konfüzyon, anormal orgazm (kadında), anormal rüyalar Yaygın olmayan Saldırganlık, depersonalizasyon, halüsinasyon, mani Bilinmiyor Panik atak, bruksizim, huzursuzluk, intihar düşüncesi, intihar davranışı Sinir sistemi hastalıkları Çok yaygın Somnolans, insomnia Yaygın Tremor, parestezi, baş dönmesi, dikkatte bozulma Yaygın olmayan Senkop Seyrek Grand mal konvülziyon, diskinezi, tat bozukluğu Bilinmiyor Konvülziyon, serotonin sendromu, ekstrapiramidal bozukluk, akatizi, hareket bozukluğu Göz hastalıkları Yaygın Midriazis (akut dar açılı glokoma yol açabilir),.4) Bilinmiyor Görme bozuklukları Kulak ve iç kulak hastalıkları Yaygın Kulak çınlaması Kardiyak hastalıkları Yaygın olmayan Bradikardi, taşikardi Bilinmiyor QT uzaması Vasküler hastalıkları Seyrek Kanama Bilinmiyor Ortostatik hipotansiyon Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıkları Yaygın Esneme Bilinmiyor Burun kanaması Gastrointestinal hastalıkları Çok yaygın Ağız kuruluğu, bulantı Yaygın İshal, kusma, kabızlık Bilinmiyor Gastrointestinal kanama (rektal kanama dahil) Hepato-bilier hastalıkları Seyrek Hepatit Bilinmiyor Karaciğer fonksiyon testlerinde bozukluk Deri ve deri altı doku hastalıkları Çok yaygın Terlemede artış Yaygın Kaşıntı Yaygın olmayan Ürtiker, alopesi, döküntü, purpura, fotosensitivite reaksiyonu Bilinmiyor Ekimoz, anjiyoödemler Kas-iskelet bozukluklar, bağ doku ve kemik hastalıkları Yaygın Miyalji, artralji Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Yaygın olmayan İdrar retansiyonu Üreme sistemi ve meme hastalıkları Yaygın İmpotans, ejakülasyon bozukluğu, ejaküle olamama Yaygın olmayan Kadın: Menoraji Bilinmiyor Kadın: Metroraji Erkek: Priapizm Galaktore Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıkları Yaygın Yorgunluk Yaygın olmayan Ödem Seyrek Yüksek ateş Hasta sayısı: sitalopram / plasebo = 1 Ağırlıklı olarak kadınlarda, hipokalemisi olan veya daha önceden mevcut QT uzaması veya diğer kalp hastalıkları bulunan hastalarda pazarlama sonrası dönemde torsades de pointes gibi ventriküler aritimi ve QT uzaması vakaları bildirilmiştir. 2 Sitalopram tedavisi veya tedavi kesildikten sonra erken dönemde intihar düşüncesi ve intihar davranışları bildirilmiştir. Klinik çalışmalarda aşağıdaki diğer advers olaylar da bildirilmiştir: Çok yaygın: Baş ağrısı, asteni, uyku bozukluğu Yaygın: Migren, çarpıntı, tat bozukluğu, konsantrasyonda bozulma, amnezi, anoreksi, apati, dispepsi, karın ağrısı, şişkinlik, tükürükte artış, rinit Seyrek: Libidoda artış, öksürük, halsizlik Sınıf etkileri Temel olarak 50 yaş ve üzerindeki hastalarda yürütülmüş olan epidemiyolojik çalışmalar, SSRI ve TCA almakta olan hastalarda kemik kırığı riskinde bir artış göstermektedir. Buna yol açan mekanizma bilinmemektedir. Sitalopram tedavisi kesildiği zaman görülen yoksunluk semptomları Sitalopramın kesilmesi (özellikle aniden kesilirse) sıklıkla yoksunluk semptomlarına yol açar. Baş dönmesi, duyusal bozukluklar (parestezi ve elektrik çarpması hissi gibi), uyku bozuklukları (uykusuzluk ve yoğun rüyalar gibi), ajitasyon veya anksiyete, bulantı ve/veya kusma, titreme, konfüzyon, terleme, baş ağrısı, ishal, çarpıntılar, emosyonel instabilite, huzursuzluk ve görsel bozukluklar en sık bildirilen reaksiyonlardır. Bu semptomlar genellikle hafif veya orta derecededir ve kendi kendini sınırlar. Ancak, bazı hastalarda ciddi ve/veya uzun süreli olabilir. Bu nedenle, sitalopram tedavisinin kullanılması artık gerekli olmadığı zaman, doz yavaş yavaş azaltılarak kesilmelidir.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.