CİBİNQO 100 MG FİLM KAPLI TABLET, 28 ADET
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Cibinqo 100 mg ne için kullanılır?
KT 1Bu etken madde Janus kinaz inhibitörleri adı verilen bir ilaç grubuna aittir ve iltihabın azaltılmasına yardımcı olur. Vücutta “Janus kinaz” adlı ve iltihap oluşumunda yer alan bir enzimin aktivitesini azaltarak cildinizin durumunun iyileşmesine ve kaşıntınızın azalmasına yardımcı olur. Ek olarak uyku problemlerinizin (kaşıntıdan dolayı) azalmasını ve tüm hayat kalitenizin artmasını sağlar. Ayrıca atopik dermatit kaynaklı endişe ve depresyon belirtilerini azalttığı gösterilmiştir.
CİBİNQO erişkin ve 12 yaş ve üzeri ergenlerde orta ile şiddetli atopik dermatit (atopik egzema) tedavisinde kullanılır. Orta veya şiddetli atopik dermatitiniz varsa, size ilk olarak başka ilaçlar verilebilir. Bu ilaçlar yeteri kadar işe yaramaz ise, atopik dermatitinizi tedavi etmek için size CİBİNQO verilecektir.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Abrositinib veya bu ilacın içeriğindeki diğer maddelerden herhangi birine karşı alerjiniz varsa
- Tüberkülozun (verem) da dahil olduğu ciddi bir enfeksiyon geçiriyorsanız
- Ciddi karaciğer probleminiz varsa
- Hamile iseniz veya emziriyorsanız (“hamilelik, doğum kontrolü, emzirme ve fertilite bölümüne bakınız).
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınızAşağıdaki durumlardan herhangi birini tedaviniz öncesinde yada sırasında yaşarsanız hemen doktorunuz ile konuşunuz.
- Enfeksiyonunuz varsa veya sıklıkla enfeksiyon geçiriyorsanız Ateş, yaralar, normalden daha yorgun hissetme veya diş problemleri gibi bulgularınız varsa doktorunuza söyleyin, çünkü bunlar enfeksiyon belirtileri olabilir. CİBİNQO vücudunuzun enfeksiyonlarla mücadele etme becerisini düşürebilir ve mevcut bir enfeksiyonu kötüleştirebilir veya yeni bir enfeksiyon riskini artırabilir. Diyabetiniz varsa veya 65 yaşın üzerindeyseniz enfeksiyon kapma şansınız artabilir.
- Tüberkülozunuz (verem hastalığı) varsa veya geçirdiyseniz veya tüberküloz olan birisiyle yakın temasta bulunduysanız
Doktorunuz, CİBİNQO tedavisine başlamadan önce ve gerekli görmesi durumunda tedaviniz sırasında size tüberküloz testi yapacaktır.
- Herpes enfeksiyonu (Zona) geçirdiyseniz, CİBİNQO, hastalığın geri gelmesine neden olabilir. Kabartılı ve ağrılı cilt döküntünüz olursa doktorunuza söyleyiniz; çünkü bunlar zona belirtisi olabilir.
- Hepatit B veya Hepatit C (karaciğeri etkileyen virüsler) enfeksiyonu geçirdiyseniz.
- Yakın zamanda aşı (bağışıklama) olmuş veya olmayı planlıyorsanız. Bunun sebebi bazı aşıların (canlı aşılar) CİBİNQO kullanımı sırasından önerilmemesidir.
- Daha önce bacak toplar damarlarınızda (derin ven trombozu) ya da akciğerinizde (pulmoner emboli) kan pıhtıları olduysa veya bu durumun gelişme riski artmışsa (örneğin: yakın zamanda büyük bir ameliyat geçirdiyseniz, hormonal kontraseptifler/hormonal replasman tedavisi kullanıyorsanız, sizde veya yakın akrabalarınızda bir pıhtılaşma bozukluğu varsa).
Doktorunuz CİBİNQO'nun sizin için uygun olup olmadığını sizinle konuşacaktır. Aniden nefes darlığı veya nefes almada zorluk, göğüs ağrısı veya üst sırt ağrısı, bacak veya kollarda şişme, bacak ağrısı veya hassasiyeti, bacak veya kollarda kızarık veya renk değişikliği gibi damarlarda kan pıhtılarına işaret edebilecek belirtileriniz varsa doktorunuza söyleyiniz.
- Mevcut herhangi bir kanser durumunuz varsa veya daha önce geçirdiyseniz, sigara içiyor veya geçmişte içtiyseniz doktorunuz CİBİNQO'nun sizin için uygun olup olmadığını sizinle konuşacaktır.
- CİBİNQO kullanan hastalarda melanom dışı cilt kanseri gözlemlenmiştir. Doktorunuz CİBİNQO alırken düzenli cilt muayeneleri yaptırmanızı önerebilir. Tedavi sırasında veya sonrasında yeni cilt lezyonları ortaya çıkarsa veya mevcut lezyonlar görünüm değiştirirse doktorunuza söyleyiniz.
Ek izlem testleri Doktorunuz, CİBİNQO tedavisine başlamadan önce ve tedavi sırasında kan testleri yapacak ve gerekli ise dozunuzu ayarlayacaktır.
Çocuklar CİBİNQO'yu 12 yaş ve altındaki çocuklara vermeyiniz çünkü bu yaş grubunda güvenliliği ve etkililiği henüz belirlenmemiştir.
65 yaş ve üstü hastalar Bu hasta grubu enfeksiyon, kalp krizi ve bazı kanser türleri açısından artmış riske sahiptir.
Doktorunuz CİBİNQO'nun sizin için uygun olup olmadığına karar verecektir.
Bu uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
CİBİNQO'yu almadan önce doktorunuz veya eczacınız ile konuşunuz.
Olası yan etkileri nelerdir?
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerEn yaygın rapor edilen advers etkiler mide bulantısı (%15,1), baş ağrısı (%7,9), akne (%4,8), herpes simpleks (%4,2), kan kreatin fosfokinazı artışı (%3,8), kusma (%3,5), sersemlik (%3,4) ve üst abdominal ağrı (%2,2) olmuştur. En sık görülen ciddi advers reaksiyonlar enfeksiyonlar (%0,3) olmuştur. Atopik dermatit klinik çalışmalarında toplam 3.848 hasta abrositinib ile tedavi görmüştür. Bunların arasında 3.050 hasta (5.166 hasta yılı maruziyeti temsil eder), güvenlilik analizi için birleştirilmiştir. Birleştirilmiş güvenlilik analizine sabit dozda 200 mg abrositinib alan 1.997 hasta ve sabit dozda 100 mg alan 1.053 hasta dahil edilmiştir. 2.013 hasta en az 48 hafta abrositinibe maruz kalmıştır. 16 hafta boyunca plaseboya kıyasla abrositinib güvenliliğinin değerlendirilmesi amacıyla, beş adet plasebo kontrollü çalışmanın verisi birleştirilmiştir (703 hasta günde bir kez 100 mg, 684 hasta günde bir kez 200 mg ve 438 hasta plasebo grubundadır). Her sıklık grubunda, istenmeyen etkiler azalan ciddiyet sırasına göre yer almaktadır. Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar Yaygın : Herpes simpleksa, Herpes zosterb Yaygın olmayan : Pnömoni Kan ve lenf sistemi hastalıkları Yaygın olmayan : Trombositopeni, lenfopeni, nötropenic Metabolizma ve beslenme hastalıkları Yaygın olmayan : Hiperlipidemid Sinir sistemi hastalıkları Yaygın : Baş ağrısı, sersemlik Vasküler hastalıklar Yaygın olmayan : Venöz tromboembolie Gastrointestinal hastalıklar Çok yaygın : Bulantı Yaygın : Kusma, üst abdominal ağrı Deri ve deri altı doku hastalıkları Yaygın : Akne Araştırmalar Yaygın : Kan kreatin fosfokinaz düzeyi artışı> 5x ULNf a. Herpes simpleks, oral herpes, oftalmik herpes simpleks, genital herpes ve herpes dermatiti içerir. b. Herpes zoster, oftalmik herpes zosteri içerir. c. Nötropeni, nötrofil sayısında azalma ve granülositopeniyi içerir. d. Hiperlipidemi, dislipidemi ve hiperkolesterolemiyi içermiştir. e. Venöz tromboembolizm, pulmoner emboli vederin ven trombozunu içerir. f. Laboratuvar izlemi sırasında belirlenen değişiklikleri içerir (aşağıdaki metne bakınız). Seçilmiş yan etkilerin açıklanması Enfeksiyonlar 16 haftaya kadar plasebo kontrollü çalışmalarda enfeksiyonlar, plaseboyla tedavi gören hastaların %27,4’ünde, abrositinib 100 mg ve 200 mg ile tedavi gören hastaların sırasıyla %34,9’u ve %34,8’inde rapor edilmiştir. Çoğu enfeksiyon hafif veya orta derecededir. Plaseboya kıyasla 200 mg ve 100 mg gruplarında enfeksiyonla ilişkili advers reaksiyon bildiren hastaların yüzdeleri şunlardır: herpes simpleks (%4,2 ve %2,8'e karşı %1,4), herpes zoster (%1,2 ve %0,6’ya karşı %0), pnömoni (%0,1 ve %0,1'e karşı %0). Herpes simpleks veya egzama herpetikum öyküsü olan hastalarda herpes simpleks daha sıktır. Herpes zoster olaylarının çoğu tek bir dermatomu içerir ve ciddi değildir. Fırsatçı enfeksiyonların çoğu herpes zoster vakaları olup, (abrositinib 100 mg grubunda 100 hasta yılında 0,70 ve abrositinib 200 mg grubunda 100 hasta yılında 0,96) büyük kısmı ciddi olmayan multidermatomal kutanöz enfeksiyonlardır. Uzun süreli uzatma çalışması da dahil olmak üzere, klinik çalışmalarda abrositinib 100 mg veya 200 mg dozlarla tutarlı şekilde tedavi edilen tüm hastalar arasında, herpes zoster insidans oranı abrositinib 200 mg ile tedavi edilen hastalarda (100 hasta yılı başına 4,36) 100 mg ile tedavi edilen hastalara (100 hasta yılı başına 2,61) göre daha yüksektir. Herpes zoster insidans oranları, 65 yaş ve üzeri hastalarda (HR 1,76), tıbbi herpes zoster öyküsü olan hastalarda (HR 3,41), başlangıçta şiddetli atopik dermatiti olan hastalarda (HR 1,17) ve herpes zoster olayından önce ALC <1,0 × 103/mm3 (HR 2,18) değeri tekrarlamış olan hastalarda daha yüksektir. 16 haftaya kadar plasebo kontrollü çalışmalarda ciddi enfeksiyon oranı, plasebo ile tedavi edilen hastalarda 100 hasta yılı başına 1,81, 100 mg ile tedavi edilen hastalarda 100 hasta yılı başına 3,32 ve 200 mg ile tedavi edilen hastalarda 100 hasta yılı başına 1,12 olaydır.Uzun dönem uzatma çalışması da dahil olmak üzere klinik çalışmalarda abrositinib 100 mg veya 200 mg’lık dozlarla tutarlı şekilde tedavi edilen hastaların tümünde ciddi enfeksiyon oranı 100 mg ile tedavi edilen 100 hasta yılı başına 2,20 ve 200 mg ile tedavi edilen 100 hasta yılı başına 2,48 olaydır. En yaygın rapor edilen ciddi enfeksiyonlar, herpes simpleks, herpes zoster ve pnömoni olmuştur. Venöz tromboemboli Uzun dönem uzatma çalışması da dahil klinik çalışmalarda abrositinib 100 veya 200 mg’lık dozlarla tutarlı şekilde tedavi gören tüm hastalar arasında PE oranı, 200 mg için 100 hasta yılı başına 0,21 ve 100 mg için 100 hasta yılı başına 0,05 olaydır. DVT oranı, 200 mg grubunda 100 hasta yılı başına 0,06 ve 100 mg grubunda 100 hasta yılı başına 0,05 olaydır. Trombositopeni 16 haftaya kadar süren plasebo kontrollü çalışmalarda, tedavisi, trombosit sayısında doza bağımlı bir azalmayla ilişkilidir. Trombosit üzerindeki en yüksek etkiler 4 hafta içinde gözlenmiş, bundan sonra trombosit sayısı, tedaviye devam edilmesine rağmen başlangıç düzeyine doğru dönmüştür. Trombosit sayıları <50 × 103/mm3 değeri tekrarlamış olan, 200 mg’a maruz bırakılan hastaların %0,1’inde ve 100 mg veya plaseboyla tedavi gören 0 hastada rapor edilmiştir.Uzun dönem uzatma çalışması da dahil olmak üzere klinik çalışmalarda abrositinib 100 mg veya 200 mg’lık dozlarla tutarlı şekilde tedavi edilen tüm hastalar arasında trombosit sayıları <50 × 103/mm3 değeri tekrarlamış olan, 200 mg için 100 hasta yılı başına 0,15 ve 100 mg için 100 hasta yılı başına 0’dır ve en çok 4. haftada gerçekleşmiştir. 65 yaş ve üzerindeki hastalarda trombosit sayısı <75× 103/mm3 olması oranı daha yüksektir. Lenfopeni 16 haftaya kadar süren plasebo kontrollü çalışmalarda, ALC <0,5 × 103/mm3 değeri tekrarlamış olan, 200 mg ile tedavi gören hastaların %0,3’ünde ve 100 mg veya plaseboyla tedavi gören 0 hastada gerçekleşmiştir. Her iki vaka da ilk 4 haftalık maruziyet esnasında gerçekleşmiştir. Uzun dönem uzatma çalışması da dahil olmak üzere klinik çalışmalarda abrositinib 100 mg veya 200 mg’lık dozlarla tutarlı şekilde tedavi edilen maruz bırakılan tüm hastalar arasında, ALC <0,5 × 103/mm3 değeri tekrarlamış olan, 200 mg için 100 hasta yılı başına 0,34 ve 100 mg için 100 hasta yılı başına 0,05’dir. En yüksek oran 65 yaş ve üzerindeki hastalarda gözlenmiştir. Nötropeni Uzun dönem uzatma çalışması da dahil olmak üzere klinik çalışmalarda abrositinib 100 mg veya 200 mg’lık dozlarla tutarlı şekilde tedavi edilen tüm hastalar arasında, doğrulanmış ANC < 1 × 103/mm3 insidans oranı 200 mg için 100 hasta yılı başına 0,03 ve 100 mg için 100 hasta yılı başına 0’dır. Lipit yükselmeleri 16 haftaya kadar süren plasebo kontrollü çalışmalarda, düşük yoğunluklu lipoprotein kolesterolü (LDL-c), toplam kolesterol ve yüksek yoğunluklu lipoprotein kolesterolünde (HDL-c) 4. haftada plaseboya kıyasla doza bağımlı bir artış olmuştur ve bunlar, tedavi dönemindeki nihai ziyarete kadar yüksek kalmıştır. Plasebo ile tedavi edilen hastalara göre abrositinib ile tedavi edilen hastalarda LDL/HDL oranında anlamlı bir değişiklik olmamıştır. Hiperlipidemiyle bağlantılı olaylar, abrositinib 100 mg’a maruz bırakılan hastaların %0,4’ünde, 200 mg’a maruz bırakılan hastaların %0,6’sında ve plaseboya maruz bırakılan 0 hastada gerçekleşmiştir. Kreatinin fosfokinaz yükselmeleri (CPK) 16 haftaya kadar süren plasebo kontrollü çalışmalarda CPK değerlerinde plaseboyla tedavi gören hastaların %1,8’inde, 100 mg ile tedavi gören hastaların %1,8’inde ve 200 mg ile tedavi gören hastaların %3,8’inde anlamlı artışlar (> 5 × ULN) meydana gelmiştir. Çoğu yükselme geçici olmuş ve hiçbiri tedavinin kesilmesine yol açmamıştır. Mide bulantısı 16 haftaya kadar süren plasebo kontrollü çalışmalarda mide bulantısı, plasebo ile tedavi edilen hastaların %1,8’inde ve 100 mg ve 200 mg ile tedavi edilen hastaların sırasıyla %6,3 ve %15,1’inde rapor edilmiştir. Abrositinib ile tedavi edilen hastaların %0,4’ünde bulantı nedeniyle tedavi kesilmiştir. Bulantısı olan hastaların %63,5’inde bulantı tedavinin ilk haftasında başlamıştır. Medyan mide bulantısı süresi 15 gün olmuştur. Çoğu vaka hafif veya orta derecede gerçekleşmiştir. Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler Pediyatrik popülasyon: Atopik dermatit klinik çalışmalarında toplam 635 adolesan hasta (12 ila 18 yaş arası) abrositinib ile tedavi edilmiştir; bu da 1.326,1 hasta yıllık maruziyeti temsil etmektedir. Atopik dermatit klinik çalışmalarında adolesanlarda gözlenen güvenlilik profili, yetişkin popülasyonunkine benzerdir.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Çocuk doğurma potansiyeliniz bulunuyorsa CİBİNQO tedavisi alırken ve son dozunuzdan 1 ay sonraya kadar etkili bir doğum kontrol yöntemi kullanmalısınız. Doktorunuz size uygun bir doğum kontrol yöntemi önerebilir.
Hamileyseniz, hamile olduğunuzu düşünüyorsanız veya bebek sahibi olmayı planlıyorsanız, bu ilacı kullanmayınız. CİBİNQO, gelişen bebeğe zarar verebilir. Bu nedenle CİBİNQO kullanırken hamile kalırsanız ya da hamile olduğunuzdan şüphe ediyorsanız, bu durumu derhal doktorunuza bildiriniz.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
CİBİNQO'nun anne sütüne geçip geçmediği ve bebeği etkileyip etkilemediği bilinmediğinden emzirirken CİBİNQO kullanılmamalıdır. Emzirme veya ilacı kullanma kararını siz ve doktorunuz beraber vermelisiniz.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerBu tıbbi ürün, her tablette laktoz içerir. Eğer daha önceden doktorunuz tarafından bazı şekerlere karşı intoleransınız olduğu söylenmişse bu tıbbi ürünü almadan önce doktorunuzla temasa geçiniz.
Bu tıbbi ürün, her tablet başına 1 mmol sodyum (23 mg)'dan daha az sodyum içerir yani aslında “sodyum içermez”.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Diğer dozlar ve formlar
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonErişkin ve 12 yaş ve üzeri adolesanlarda diğer sistemik tedavilere (sistemik steroid ve siklosporin) yeterli yanıt alınamayan ya da sistemik tedavilerin kontrendike olduğu orta/şiddetli atopik dermatit tedavisinde endikedir. Diğer JAK inhibitörleri, biyolojik immünomodülatörler veya diğer immünsüpresifler ile birlikte kullanılması uygun değildir.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarEtkin maddeye ya da listelenen yardımcı maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılık Tüberkülozun da (TB) dahil olduğu aktif ciddi sistemik enfeksiyonlar Ciddi karaciğer yetmezliği Gebelik ve laktasyon.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriAbrositinib aşağıdaki hasta gruplarında yalnızca uygun başka bir alternatif tedavi yoksa kullanılmalıdır. 65 yaş ve üstü hastalar Mevcut durumda sigara kullanan veya geçmişte uzun süre sigara kullanmış hastalar, Diğer kardiyovasküler veya malignite risk faktörlerine sahip olan hastalar, Yukarıda listelenlerin dışında VTE risk faktörlerine sahip olan hastalar Enfeksiyonlar /ciddi enfeksiyonlar tedavisi alan hastalarda ciddi enfeksiyonlar bildirilmiştir. Klinik çalışmalarda en sık gözlenen ciddi enfeksiyonlar herpes simpleks, herpes zoster ve pnömonidir. Genellikle erişkin hastalarda ve diyabetik popülasyonda enfeksiyon görülme insidansı daha yüksek olduğu için erişkin ve diyabetik hastaların tedavisinde dikkatli olunmalıdır. 65 yaş ve üstü hastalarda yalnızca uygun başka bir alternatif tedavi yoksa kullanılmalıdır. Aktif, ciddi sistemik enfeksiyonu olan hastalarda tedavi başlatılmamalıdır. Aşağıda listelenen hastalar için ile tedaviye başlamadan önce riskler ve yararlar değerlendirilmelidir: Kronik veya rekürren enfeksiyonu olan hastalar TB’ye maruz kalmış hastalar Ciddi veya fırsatçı enfeksiyon hikayesi olan hastalar Endemik TB veya endemik mikoz bölgelerinde ikamet eden veya seyahat eden veya Enfeksiyona yatkın hale getirebilecek altta yatan durumlara sahip hastalar. Hastalar tedavisi sırasında ve sonrasında enfeksiyon belirti ve bulgularının gelişmesi açısından yakından takip edilmelidir. Tedavi sırasında yeni bir enfeksiyon görülen hastaya tanısal testler derhal ve eksiksiz olarak yapılmalı ve uygun antimikrobiyal tedavi başlanmalıdır. Hasta yakından izlenmeli ve standart tedaviye yanıt vermiyorsa tedavisine ara verilmelidir. Tüberküloz abrositinib klinik çalışmalarında gözlenmiştir. tedavisinden önce hastalar tüberküloz (TB) açısından taranmalı ve TB açısından yüksek endemik yerlerde yaşayan hastaların yıllık olarak değerlendirilmesi düşünülmelidir. aktif TB’si olan hastalara verilmemelidir. Yeni latent TB teşhisi alan veya önceden tedavi edilmemiş latent TB hastalarına tedavisi başlanmadan önce latent TB için önleyici tedavi başlanmalıdır. Viral reaktivasyon Klinik çalışmalarda herpes virüs reaktivasyonu (örneğin herpes zoster, herpes simpleks) dahil olmak üzere viral reaktivasyon olguları raporlanmıştır. Herpes zoster enfeksiyonu oranı 200 mg ile tedavi edilen 65 yaş ve üzeri tıbbi herpes zoster öyküsü olan, olaydan önce ALC<1x103/mm3 değeri tekrarlamış olan ve başlangıçta ciddi atopik dermatiti olan hastalarda daha yüksektir. Bir hastada herpes zoster gelişirse, epizod düzelene kadar tedaviye geçici olarak ara verilmesi düşünülmelidir. ile tedaviye başlanmadan önce ve tedavi sırasında klinik kılavuzlar doğrultusunda viral hepatit için tarama yapılmalıdır. Aktif hepatit B ya da hepatit C bulgusu (pozitif hepatit C PCR) olan hastalar, klinik çalışmalara alınmamıştır. Hepatit B yüzey antijeni negatif, hepatit B temel antikoru pozitif ve hepatit B yüzey antikoru pozitif olan hastalara, hepatit B virüsü (HBV) DNA için test yapılmıştır. HBV DNA değeri tayin alt sınırının (LLQ) üstünde olan hastalar çalışmalara dahil edilmemiştir. HBV DNA değeri negatif veya LLQ değerinin altında olan hastalar ile tedaviye başlayabilmiştir ve bu hastalarda HBV DNA izlenmiştir. HBV DNA saptanırsa, hepatoloğa danışılmalıdır. Aşılamalar alan hastalarda aşılama cevapları ile ilgili veri yoktur, tedavisine başlanmadan hemen önce veya tedavi sırasında canlı veya zayıflatılmış aşı uygulamasından kaçınılmalıdır. kullanmaya başlamadan önce hastaların aşılarının, profilaktik herpes zoster aşılaması da dahil olmak üzere, güncel bağışıklama kılavuzlarına uygun olarak tamamlanması tavsiye edilmektedir. Venöz tromboembolizm (VTE) kullanan hastalarda derin ven trombozu (DVT) ve pulmoner emboli (PE) olayları raporlanmıştır. Romatoid artritli hastaların (en az bir kardiyovasküler risk faktörü olan ve 50 yaşın üzerinde olanlar) tofasitinib (başka bir JAK inhibitörü) ile yapılan büyük bir randomize aktif-kontrollü çalışmasında, doza bağımlı olarak, TNF inhibitörleri ile karşılaştırıldığında tofasitinib ile VTE, derin ven trombozu (DVT) ve pulmoner emboli (PE) daha yüksek oranda görülmüştür. Abrositinib 200 mg ile abrositinib 100 mg karşılaştırıldığında, 200 mg’da daha yüksek bir VTE riski gözlenmiştir. Kardiyovasküler veya malignite risk faktörleri olan hastalarda (ayrıca.4 "Majör advers kardiyovasküler olaylar (MAKO)" ve "Malignite"), abrositinib yalnızca uygun tedavi alternatifleri mevcut değilse kullanılmalıdır. Kardiyovasküler veya malignite risk faktörleri dışındaki bilinen VTE risk faktörleri olan hastalarda abrositinib dikkatli bir şekilde kullanılmalıdır. Kardiyovasküler veya malignite risk faktörleri dışındaki VTE risk faktörleri VTE öyküsü, büyük ameliyat geçiren hastalar, immobilizasyon, kombinasyon hormonal kontraseptifler veya hormonal replasman tedavisi kullanımı, kalıtsal koagülasyon bozukluğunu içerir. Abrositinib tedavisi sırasında hastalar periyodik olarak VTE riskindeki değişiklikleri değerlendirmek için yeniden değerlendirilmelidir. Dozdan bağımsız olarak VTE belirtileri ve semptomları olan hastalar hızlı bir şekilde değerlendirilmeli ve şüpheli VTE'li hastalarda abrositinib kesilmelidir. Majör advers kardiyovasküler olaylar (MAKO) Abrositinib alan hastalarda MAKO görülmüştür. 50 yaş ve üstü ve en az bir kardiyovasküler risk faktörüne sahip RA’lı hastalarda yapılan büyük bir randomize aktif-kontrollü çalışmasında, TNF inhibitörü alan hastalara kıyasla tofasitinib kullananlarda kardiyovasküler ölüm, ölümcül olmayan miyokardiyal enfarktüs (MI) ve ölümcül olmayan inme olarak tanımlanan majör advers kardiyovasküler olayların (MAKO) oranı daha yüksektir. Bu yüzden 65 yaş ve üstü hastalarda, halihazırda sigara içen veya geçmişte sigara içmiş hastalarda ve aterosklerotik kardiyovasküler hastalık öyküsü veya diğer kardiyovasküler risk faktörleri olan hastalarda abrositinib başka bir uygun alternatif tedavi yok ise kullanılmalıdır. Malignite (Melanom dışı cilt kanseri hariç) Lenfoma ve diğer kötü huylu tümörler, abrositinib de dahil olmak üzere JAK inhibitörü alan hastalarda bildirilmiştir. Romatoid artrit hastalarında tofasitinib (başka bir JAK inhibitörü) üzerinde yapılan büyük bir randomize kontrollü çalışmada, en az bir kardiyovasküler risk faktörü olan 50 yaş ve üzeri hastalarda malignitelerin, TNF inhibitörleri ile karşılaştırıldığında özellikle akciğer kanseri, lenfoma ve melanom dışı cilt kanseri (NMSC) tofasitinib ile daha yüksek gözlemlenmiştir. Abrositinib 100 mg ile karşılaştırıldığında abrositinib 200 mg kullanımında daha yüksek oranda (melanom dışı cilt kanseri, MDCK hariç) malignite gözlemlenmiştir. 65 yaş ve üzeri hastalarda, halihazırda sigara içen veya geçmişte sigara içmiş hastalarda veya diğer malignite risk faktörlerine sahip hastalarda (örneğin mevcut malignite veya malignite öyküsü olan hastalarda), abrositinib yalnızca uygun tedavi alternatifleri mevcut değilse kullanılmalıdır. Melanom dışı cilt kanseri MDCK’lar abrositinib kullanan hastalarda bildirilmiştir. Cilt kanseri için yüksek risk taşıyan hastalar için periyodik cilt muayenesi önerilmektedir. Hematolojik anormallikler Klinik çalışmalarda hastaların %0,5’inden azında tekrarlanan ALC <0,5 × 10³/mm³ ve trombosit sayısı <50 × 10³/mm³ gözlenmiştir. Trombosit sayısı <150 × 10³/mm³, ALC <0,5 × 10³/mm³, ANC <1,2 × 10³/mm³ veya hemoglobin değeri <10 g/dl olan hastalarda ile tedaviye başlanmamalıdır. Tam kan sayımı tedaviye başlandıktan 4 hafta sonra tekrar bakılmalı ve ardından rutin hasta yönetimine uygun şekilde izlenmelidir. Lipidler Plasebo ile karşılaştırıldığında ile tedavi gören hastalarda kan lipid parametrelerinde doza bağlı artış rapor edilmiştir. Tedaviye başlandıktan yaklaşık 4 hafta sonra ve ardından hastaların kardiyovasküler hastalık risklerine göre lipid parametreleri değerlendirilmelidir. Lipid değerlerindeki yüksekliklerinin kardiyovasküler morbidite ve mortalite üzerindeki etkisi belirlenmemiştir. Anormal lipid parametreleri olan hastalar, hiperlipidemi ile ilişkili bilinen kardiyovasküler riskler nedeniyle klinik kılavuzlara göre daha dikkatli izlenmeli ve yönetilmelidir. Yaşlılar Yaşlı hastalarda gözlenen güvenlilik profili, aşağıdaki istisnalar dışında yetişkin popülasyonununkine benzerdir. 65 yaş ve üzerindeki hastaların daha yüksek bir oranı klinik çalışmaları bırakmıştır ve genç hastalara kıyasla ciddi advers reaksiyonlara sahip olma olasılığı daha yüksektir; 65 yaş ve üzerindeki hastalarda düşük trombosit ve ALC değerleri geliştirme olasılığı daha yüksektir; 65 yaş ve üzerindeki hastalarda herpes zoster insidansı genç hastalardan daha yüksektir. 75 yaşın üzerindeki hastalarda sınırlı veri bulunmaktadır. 65 yaş ve üzeri hastalarda kullanım 65 yaş üstü hastalardaki artmış MAKO, malignite, ciddi enfeksiyonlar ve tüm nedenlere bağlı ölümler (geniş randomize tofasitinib (diğer bir JAK inhibitörü) çalışmasında gözlemlendiği gibi) göz önüne alındığında bu grup hastada abrositinib başka uygun tedavi alternatifi yoksa kullanılmalıdır. İmmunosüpresif durumlar veya ilaçlar İmmün yetmezlik bozukluğu olan hastalar veya kalıtsal immün yetmezliği olan birinci derece akrabaları klinik çalışmaların dışında tutulmuştur ve bu hastalar hakkında hiçbir bilgi mevcut değildir. Biyolojik immünomodülatörler, siklosporin veya diğer Janus kinaz (JAK) inhibitörleri gibi güçlü immünosupresanlar ile kombinasyon çalışılmamıştır. Bunların ile birlikte kullanımları, aditif immünosüpresyon riski göz ardı edilemeyeceğinden önerilmemektedir. Yardımcı maddeler Bu ilaç, her tablette laktoz içerir. Nadir kalıtımsal galaktoz intoleransı, total laktaz yetmezliği ya da glukoz-galaktoz malabsorpsiyonu olan hastalar bu ilacı kullanmamalıdır. Bu ilaç, her tablet başına 1 mmol sodyum (23 mg)’dan daha az sodyum içerir yani aslında “sodyum içermez”.
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerEn yaygın rapor edilen advers etkiler mide bulantısı (%15,1), baş ağrısı (%7,9), akne (%4,8), herpes simpleks (%4,2), kan kreatin fosfokinazı artışı (%3,8), kusma (%3,5), sersemlik (%3,4) ve üst abdominal ağrı (%2,2) olmuştur. En sık görülen ciddi advers reaksiyonlar enfeksiyonlar (%0,3) olmuştur. Atopik dermatit klinik çalışmalarında toplam 3.848 hasta abrositinib ile tedavi görmüştür. Bunların arasında 3.050 hasta (5.166 hasta yılı maruziyeti temsil eder), güvenlilik analizi için birleştirilmiştir. Birleştirilmiş güvenlilik analizine sabit dozda 200 mg abrositinib alan 1.997 hasta ve sabit dozda 100 mg alan 1.053 hasta dahil edilmiştir. 2.013 hasta en az 48 hafta abrositinibe maruz kalmıştır. 16 hafta boyunca plaseboya kıyasla abrositinib güvenliliğinin değerlendirilmesi amacıyla, beş adet plasebo kontrollü çalışmanın verisi birleştirilmiştir (703 hasta günde bir kez 100 mg, 684 hasta günde bir kez 200 mg ve 438 hasta plasebo grubundadır). Her sıklık grubunda, istenmeyen etkiler azalan ciddiyet sırasına göre yer almaktadır. Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar Yaygın : Herpes simpleksa, Herpes zosterb Yaygın olmayan : Pnömoni Kan ve lenf sistemi hastalıkları Yaygın olmayan : Trombositopeni, lenfopeni, nötropenic Metabolizma ve beslenme hastalıkları Yaygın olmayan : Hiperlipidemid Sinir sistemi hastalıkları Yaygın : Baş ağrısı, sersemlik Vasküler hastalıklar Yaygın olmayan : Venöz tromboembolie Gastrointestinal hastalıklar Çok yaygın : Bulantı Yaygın : Kusma, üst abdominal ağrı Deri ve deri altı doku hastalıkları Yaygın : Akne Araştırmalar Yaygın : Kan kreatin fosfokinaz düzeyi artışı> 5x ULNf a. Herpes simpleks, oral herpes, oftalmik herpes simpleks, genital herpes ve herpes dermatiti içerir. b. Herpes zoster, oftalmik herpes zosteri içerir. c. Nötropeni, nötrofil sayısında azalma ve granülositopeniyi içerir. d. Hiperlipidemi, dislipidemi ve hiperkolesterolemiyi içermiştir. e. Venöz tromboembolizm, pulmoner emboli vederin ven trombozunu içerir. f. Laboratuvar izlemi sırasında belirlenen değişiklikleri içerir (aşağıdaki metne bakınız). Seçilmiş yan etkilerin açıklanması Enfeksiyonlar 16 haftaya kadar plasebo kontrollü çalışmalarda enfeksiyonlar, plaseboyla tedavi gören hastaların %27,4’ünde, abrositinib 100 mg ve 200 mg ile tedavi gören hastaların sırasıyla %34,9’u ve %34,8’inde rapor edilmiştir. Çoğu enfeksiyon hafif veya orta derecededir. Plaseboya kıyasla 200 mg ve 100 mg gruplarında enfeksiyonla ilişkili advers reaksiyon bildiren hastaların yüzdeleri şunlardır: herpes simpleks (%4,2 ve %2,8'e karşı %1,4), herpes zoster (%1,2 ve %0,6’ya karşı %0), pnömoni (%0,1 ve %0,1'e karşı %0). Herpes simpleks veya egzama herpetikum öyküsü olan hastalarda herpes simpleks daha sıktır. Herpes zoster olaylarının çoğu tek bir dermatomu içerir ve ciddi değildir. Fırsatçı enfeksiyonların çoğu herpes zoster vakaları olup, (abrositinib 100 mg grubunda 100 hasta yılında 0,70 ve abrositinib 200 mg grubunda 100 hasta yılında 0,96) büyük kısmı ciddi olmayan multidermatomal kutanöz enfeksiyonlardır. Uzun süreli uzatma çalışması da dahil olmak üzere, klinik çalışmalarda abrositinib 100 mg veya 200 mg dozlarla tutarlı şekilde tedavi edilen tüm hastalar arasında, herpes zoster insidans oranı abrositinib 200 mg ile tedavi edilen hastalarda (100 hasta yılı başına 4,36) 100 mg ile tedavi edilen hastalara (100 hasta yılı başına 2,61) göre daha yüksektir. Herpes zoster insidans oranları, 65 yaş ve üzeri hastalarda (HR 1,76), tıbbi herpes zoster öyküsü olan hastalarda (HR 3,41), başlangıçta şiddetli atopik dermatiti olan hastalarda (HR 1,17) ve herpes zoster olayından önce ALC <1,0 × 103/mm3 (HR 2,18) değeri tekrarlamış olan hastalarda daha yüksektir. 16 haftaya kadar plasebo kontrollü çalışmalarda ciddi enfeksiyon oranı, plasebo ile tedavi edilen hastalarda 100 hasta yılı başına 1,81, 100 mg ile tedavi edilen hastalarda 100 hasta yılı başına 3,32 ve 200 mg ile tedavi edilen hastalarda 100 hasta yılı başına 1,12 olaydır.Uzun dönem uzatma çalışması da dahil olmak üzere klinik çalışmalarda abrositinib 100 mg veya 200 mg’lık dozlarla tutarlı şekilde tedavi edilen hastaların tümünde ciddi enfeksiyon oranı 100 mg ile tedavi edilen 100 hasta yılı başına 2,20 ve 200 mg ile tedavi edilen 100 hasta yılı başına 2,48 olaydır. En yaygın rapor edilen ciddi enfeksiyonlar, herpes simpleks, herpes zoster ve pnömoni olmuştur. Venöz tromboemboli Uzun dönem uzatma çalışması da dahil klinik çalışmalarda abrositinib 100 veya 200 mg’lık dozlarla tutarlı şekilde tedavi gören tüm hastalar arasında PE oranı, 200 mg için 100 hasta yılı başına 0,21 ve 100 mg için 100 hasta yılı başına 0,05 olaydır. DVT oranı, 200 mg grubunda 100 hasta yılı başına 0,06 ve 100 mg grubunda 100 hasta yılı başına 0,05 olaydır. Trombositopeni 16 haftaya kadar süren plasebo kontrollü çalışmalarda, tedavisi, trombosit sayısında doza bağımlı bir azalmayla ilişkilidir. Trombosit üzerindeki en yüksek etkiler 4 hafta içinde gözlenmiş, bundan sonra trombosit sayısı, tedaviye devam edilmesine rağmen başlangıç düzeyine doğru dönmüştür. Trombosit sayıları <50 × 103/mm3 değeri tekrarlamış olan, 200 mg’a maruz bırakılan hastaların %0,1’inde ve 100 mg veya plaseboyla tedavi gören 0 hastada rapor edilmiştir.Uzun dönem uzatma çalışması da dahil olmak üzere klinik çalışmalarda abrositinib 100 mg veya 200 mg’lık dozlarla tutarlı şekilde tedavi edilen tüm hastalar arasında trombosit sayıları <50 × 103/mm3 değeri tekrarlamış olan, 200 mg için 100 hasta yılı başına 0,15 ve 100 mg için 100 hasta yılı başına 0’dır ve en çok 4. haftada gerçekleşmiştir. 65 yaş ve üzerindeki hastalarda trombosit sayısı <75× 103/mm3 olması oranı daha yüksektir. Lenfopeni 16 haftaya kadar süren plasebo kontrollü çalışmalarda, ALC <0,5 × 103/mm3 değeri tekrarlamış olan, 200 mg ile tedavi gören hastaların %0,3’ünde ve 100 mg veya plaseboyla tedavi gören 0 hastada gerçekleşmiştir. Her iki vaka da ilk 4 haftalık maruziyet esnasında gerçekleşmiştir. Uzun dönem uzatma çalışması da dahil olmak üzere klinik çalışmalarda abrositinib 100 mg veya 200 mg’lık dozlarla tutarlı şekilde tedavi edilen maruz bırakılan tüm hastalar arasında, ALC <0,5 × 103/mm3 değeri tekrarlamış olan, 200 mg için 100 hasta yılı başına 0,34 ve 100 mg için 100 hasta yılı başına 0,05’dir. En yüksek oran 65 yaş ve üzerindeki hastalarda gözlenmiştir. Nötropeni Uzun dönem uzatma çalışması da dahil olmak üzere klinik çalışmalarda abrositinib 100 mg veya 200 mg’lık dozlarla tutarlı şekilde tedavi edilen tüm hastalar arasında, doğrulanmış ANC < 1 × 103/mm3 insidans oranı 200 mg için 100 hasta yılı başına 0,03 ve 100 mg için 100 hasta yılı başına 0’dır. Lipit yükselmeleri 16 haftaya kadar süren plasebo kontrollü çalışmalarda, düşük yoğunluklu lipoprotein kolesterolü (LDL-c), toplam kolesterol ve yüksek yoğunluklu lipoprotein kolesterolünde (HDL-c) 4. haftada plaseboya kıyasla doza bağımlı bir artış olmuştur ve bunlar, tedavi dönemindeki nihai ziyarete kadar yüksek kalmıştır. Plasebo ile tedavi edilen hastalara göre abrositinib ile tedavi edilen hastalarda LDL/HDL oranında anlamlı bir değişiklik olmamıştır. Hiperlipidemiyle bağlantılı olaylar, abrositinib 100 mg’a maruz bırakılan hastaların %0,4’ünde, 200 mg’a maruz bırakılan hastaların %0,6’sında ve plaseboya maruz bırakılan 0 hastada gerçekleşmiştir. Kreatinin fosfokinaz yükselmeleri (CPK) 16 haftaya kadar süren plasebo kontrollü çalışmalarda CPK değerlerinde plaseboyla tedavi gören hastaların %1,8’inde, 100 mg ile tedavi gören hastaların %1,8’inde ve 200 mg ile tedavi gören hastaların %3,8’inde anlamlı artışlar (> 5 × ULN) meydana gelmiştir. Çoğu yükselme geçici olmuş ve hiçbiri tedavinin kesilmesine yol açmamıştır. Mide bulantısı 16 haftaya kadar süren plasebo kontrollü çalışmalarda mide bulantısı, plasebo ile tedavi edilen hastaların %1,8’inde ve 100 mg ve 200 mg ile tedavi edilen hastaların sırasıyla %6,3 ve %15,1’inde rapor edilmiştir. Abrositinib ile tedavi edilen hastaların %0,4’ünde bulantı nedeniyle tedavi kesilmiştir. Bulantısı olan hastaların %63,5’inde bulantı tedavinin ilk haftasında başlamıştır. Medyan mide bulantısı süresi 15 gün olmuştur. Çoğu vaka hafif veya orta derecede gerçekleşmiştir. Özel popülasyonlara ilişkin ek bilgiler Pediyatrik popülasyon: Atopik dermatit klinik çalışmalarında toplam 635 adolesan hasta (12 ila 18 yaş arası) abrositinib ile tedavi edilmiştir; bu da 1.326,1 hasta yıllık maruziyeti temsil etmektedir. Atopik dermatit klinik çalışmalarında adolesanlarda gözlenen güvenlilik profili, yetişkin popülasyonunkine benzerdir.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.