CİBADREX 5/6,25 MG FİLM TABLET, 28 ADET
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Cibadrex 5/6,25 mg ne için kullanılır?
KT 1Benazepril, anjiotensin dönüştürücü enzim (ADE) inhibitörü adı verilen bir ajandır. Etkisini vücut tarafından üretilen kan basıncının yükselmesine neden olabilecek maddelerin üretimini azaltarak ve kan damarlarını gevşetip genişleterek, böylece kan basıncını düşürerek ve kalpten çıkan kanın akışını artırarak gösterir.
Hidroklorotiyazid, idrar söktürücü (diüretik) bir ilaçtır. Bu madde idrar oluşumunu ve vücuttan atılmasını teşvik ederek etki gösterir ve bu kan basıncında bir düşüşe neden olur.
- CİBADREX, yüksek kan basıncı (hipertansiyon) tedavisinde kullanılır. CİBADREX, daha önce yüksek kan basıncı tedavisi için hem benazepril hem de hidroklorotiyazid tabletleri kullanan veya birden fazla ilaç kullanmak zorunda olan hastalarda kullanılır.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Benazeprile ya da hidroklorotiyazide veya CİBADREX'in herhangi bir yardımcı maddesine karşı aşırı duyarlılığınız (alerjiniz) varsa
- Başka bir ADE inhibitörüne (bir tür tansiyon ilacı) veya diğer sülfonamid türevlerine (bakteriyel enfeksiyonların tedavisi için kullanılan bir tür antibiyotik) karşı alerjiniz varsa
- Daha önce bir ADE inhibitörü ile tedavi sonucu veya böyle bir tedavi olmaksızın dudaklarınızda, yüzünüzde, göz kapağınızda, dilinizde ve boğazınızda şişme olduysa
- Hiç idrar yapamama (anüri), şiddetli böbrek veya şiddetli karaciğer yetmezliğiniz varsa
- Tedaviye dirençli elektrolit bozukluğunuz (kanda potasyum azalması (hipokalemi), sodyum azalması (hiponatremi), kalsiyum artması (hiperkalsemi) vb.) varsa
- Şu anda ya da daha önce kanda yüksek ürik asit seviyelerine sahip olduysanız (gut (damla hastalığı) veya gut öyküsü)
- Hamileyseniz
- Şeker hastalığınız veya orta şiddetli ila şiddetli böbrek yetmezliğiniz (ortalama vücut yüzey alanınızın 1,73 m2 olduğu düşünüldüğünde, böbreklerinizin içindeki filtrelerden 1 dakikada süzülen kan miktarı 60 ml'den az ise) varsa ve aliskiren içeren, kan basıncını düşüren bir ilaçla tedavi oluyorsanız
- Kronik kalp yetmezliği tedavisinde kullanılan sakubitril/valsartan içeren bir ilaç kullanıyorsanız. CİBADREX tedavisinin son dozunu aldıktan sonraki 36 saat içerisinde sakubitril/valsartan'a başlanmamalıdır. Eğer sakubitril/valsartan tedavisi durdurulursa, sakubitril/valsartan'ın son dozunu aldıktan sonraki 36 saat içerisinde CİBADREX tedavisine başlanmamalıdır.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınız- Cilt kanseri geçirdiyseniz veya tedavi sırasında beklenmedik bir cilt lezyonu geçirirseniz. Hidroklorotiyazid ile tedavi, özellikle yüksek dozlarda uzun süreli kullanımı, bazı cilt ve dudak kanseri tiplerinin (melanom dışı cilt kanseri) riskini artırabilir. CİBADREX kullanırken cildinizi güneş ve UV ışınlarına maruziyetten koruyun.
- Emziriyorsanız
- Kanınızda yüksek miktarda kalsiyum varsa (bir kan tahlili ile tespit edilmiş)
- Kanınızda düşük miktarda fosfat veya magnezyum varsa (bir kan tahlili ile tespit edilmiş)
- Şeker, gut veya yüksek kolesterol hastasıysanız, çünkü tiyazid diüretikleri yüksek dozlarda glukoz toleransını azaltabilir ve kandaki kolesterol, trigliserid ve ürik asit düzeylerini artırabilir.
- Potasyum içeren tuzlar veya potasyum tutucu diüretikler kullanıyorsanız
- Kuru inatçı öksürüğünüz varsa
- Ameliyat veya diş tedavisi için genel anesteziye maruz kalacaksanız (CİBADREX ile tedaviyi bir gün öncesinden durdurmak gerekebilir, doktorunuza danışın)
- Kalp kapaklarında sorununuz (aort ve mitral kapaklarında darlık) varsa
- Arı sokmalarına karşı duyarsızlaştırma tedavisine devam ediyorsanız veya başlayacaksanız
- Özel yüksek akım membranları ile gerçekleştirilen diyalize ihtiyacınız varsa (çünkü kullanılan membran türüne reaksiyonlar görülebilir)
- Vücudunuz yüksek miktarda tuz veya sıvı kaybettiyse (Kusma, ishal gibi rahatsızlıklar nedeniyle ya da bir düşük tuzlu diyet uygulaması ya da uzun bir süre için oral bir diüretik alımı neticesinde ya da diyalize maruz kaldıysanız ya da kalp yetmezliği hastası iseniz. Bu koşullarda tedaviye, yakın bir tıbbi gözetim altında başlanmalıdır)
- Düşük kan basıncınız varsa (Kısa süreli kan basıncı düşüklüğü tedaviye devam etmek için ilacın kullanılmaması gereken bir durum değildir.)
- Doktorunuz tarafından böbrek atar damarlarınızda daralma veya böbrek fonksiyonlarında bir azalma olduğu söylenmişse (Bu durum kanda azotemi denen azot artışına neden olabilir. Bu durumda, gerek ilk tedavi haftalarında gerekse sonraki dönemsel kontrollerde, azotemi seviyelerini incelemek için doktor sizi testlere tabi tutacaktır. Doktorunuz CİBADREX dozunu azaltmaya karar verebilir)
- Benazeprilin agranülositoza (vücutta ani ve sık gelişebilen tehlikeli bir lökopeni (akyuvar sayısının azalması) durumu) neden olup olmadığını gösteren yeterli bilgi bulunmamaktadır. Ancak lupus eritematozus (nedeni bilinmeyen, cilt, eklem, böbrek gibi birçok organda iltihapla seyreden ve bağışıklık sisteminin bozukluğu sonucu ortaya çıkan bir rahatsızlık) gibi bir "kolajen hastalığınız" varsa, özellikle böbrek fonksiyon yetmezliği ile ilişkili ise doktorunuz lökosit sayınızı takip edebilir.
- Karaciğer komasına dönüşebilecek, azalmış bir karaciğer fonksiyonuna sahipseniz (Bir sarılık durumunun gelişmesi halinde (cildin ve göz beyazının sarımtırak bir renk alması) tedaviyi kesin ve derhal doktorunuza başvurun.)
- Rasekadotril (ishal tedavisinde kullanılır), rapamisinin mekanistik hedefi (mTOR) inhibitörleri (örneğin; böbrek nakli yapıldıktan sonra vücudun bağışıklık sistemini kontrol etmeye yardımcı olan sirolimus, vücudun nakledilen bir böbreği, kalbi ya da karaciğeri reddetmesini engellemeye yardımcı olmak için kullanılan everolimus, böbrek hücresi kanserinin tedavisinde kullanılan temsirolimus) ve vildagliptin (şeker hastalığının tedavisinde kullanılan bir antidiyabetik) ile ADE inhibitörlerinin birlikte kullanımı anjiyoödem riskini arttırabilir. Bu nedenle, CİBADREX kullanıyorsanız doktorunuz rasekadotril, mTOR inhibitörleri (örneğin; sirolimus, everolimus, temsirolimus) ve vildagliptin ile tedaviye başlanmadan önce dikkatli bir fayda-risk değerlendirmesi yapmalıdır.
- Görme keskinliğinde azalma veya göz ağrınız varsa. Bunlar, gözün vasküler (damarlı) tabakasında sıvı birikmesi (koroidal efüzyon) veya göz içi basıncın artması sonucu görülen belirtiler olabilir ve CİBADREX kullanmaya başlamanızdan sonraki saatler ila haftalar içerisinde ortaya çıkabilir. Bu, tedavi edilmezse kalıcı görme kaybına sebep olabilir. Sülfonamid veya penisilin alerji öykünüz varsa, bu belirtilerin görülmesi açısından daha yüksek risk grubunda olabilirsiniz.
- CİBADREX kullanımını takiben solunum veya akciğer sorunları (akciğerlerde iltihaplanma veya sıvı birikimi dahil) yaşayabilirsiniz. Bu, ilacın alımından sonra dakikalar ila saatler içinde görülebilir. Başlangıçta belirtiler, şiddetli nefes darlığı veya nefes almada zorluk, ateş, akciğer rahatsızlıkları ve kan basıncında düşüş şeklindedir. Böyle bir durumda derhal tıbbi yardım alınız. Geçmişte hidroklorotiyazid kullanımını takiben bu gibi belirtileriniz olduysa, CİBADREX kullanmayınız.
- Yüksek kan basıncını tedavi etmek için kullanılan aşağıdaki ilaçların herhangi birini alıyorsanız:
- Bir anjiyotensin II reseptör blokeri (ARB) (sartanlar olarak da bilinir – örneğin, valsartan, telmisartan, irbesartan), özellikle şeker hastalığına bağlı böbrek sorunlarınız varsa
- Aliskiren
Doktorunuz böbrek fonksiyonunuzu, kan basıncınızı ve kandaki elektrolitlerinizin miktarını (örneğin potasyum) kontrol edebilir.
“CİBADREX'i aşağıdaki durumlarda KULLANMAYINIZ” bölümünde belirtilenlere de bakınız.
CİBADREX'te bulunan diüretik nedeniyle, kandaki sodyum ve potasyum seviyeleri düşebilir.
Bu durum ağız kuruluğu, susuzluk, halsizlik, uyuşukluk, sinirlilik, yorgunluk ya da kas ağrısı, hipotansiyon, bulantı, hızlı kalp atışına neden olabilir. Kandaki düşük potasyum seviyeleri kalp yetmezliğiniz varsa o durumda kullanılan bazı ilaçlara (digitalis gibi) kalbin cevabını artırabilir ve ayrıca karaciğer sirozlu ve aynı anda kortikosteroidler veya adrenokortikotropik hormon (iltihaplı hastalıklar, bağışıklık sisteminin baskılanması gibi çeşitli rahatsızlıkların tedavisinde kullanılan ilaçlar) ile birlikte tedavi gören hastalarda ortaya çıkması daha olasıdır. Bu nedenle başlangıçta ve tedavi sırasında periyodik olarak kan testleri gerçekleştirmek gerekir.
CİBADREX ile tedavi sırasında, böbrek fonksiyon bozukluğunuz varsa ve/veya potasyum takviyesi (tuz ikameleri dahil), potasyum tutucu diüretikler, trimetoprim/sulfametoksazol olarak da bilinen trimetoprim veya ko-trimoksazol ve özellikle aldosteron antagonistleri ve anjiotensin reseptör blokerleri alıyorsanız kandaki potasyum seviyeniz yükselebilir. Bu sebeple doktorunuz kanınızdaki potasyum seviyesini ve böbrek fonksiyonlarınızı takip edebilir.
Tiyazid diüretiklerle tedavi lupus eritematozus'u (nedeni bilinmeyen, cilt, eklem, böbrek gibi birçok organda iltihapla seyreden ve bağışıklık sisteminin bozukluğu sonucu ortaya çıkan bir rahatsızlık) tetikleyebilir.
Siyah ırktan hastalar ADE inhibitörleri ile tedavi sırasında anjioödem (yüz, dudak, dil, boğaz şişmesi veya ani nefes zorluğu ile karakterize) sıklığının Afrika kökenli siyah ırka mensup hastalarda diğer ırklara göre daha yüksek olduğu gözlenmiştir.
Spor yapan kişiler için Tedavi gereksinimi olmaksızın ilacın kullanımı doping oluşturur ve antidoping testlerinde pozitifliğe yol açabilir.
Bu uyarılar geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışın.
Olası yan etkileri nelerdir?
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerBağışıklık sistemi hastalıkları Seyrek: Anjioödem, dudaklar ve/veya yüzde ödem Metabolizma ve beslenme hastalıkları Seyrek: Hipokalemi Çok seyrek: Hiponatremi Psikiyatrik hastalıklar Seyrek: Sinirlilik, anksiyete Sinir sistemi hastalıkları Yaygın: Baş ağrısı, sersemlik Seyrek: Uykusuzluk, vertigo, paresteziler, somnolans Çok seyrek: Tinnitus Bilinmiyor: Senkop Kardiyak hastalıklar Yaygın: Çarpıntılar Seyrek: Göğüs ağrısı Vasküler hastalıklar Yaygın: Ortostatik hipotansiyon Seyrek: Hipotansiyon Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar Yaygın: Öksürük, solunum sistemi semptomları Çok seyrek: Akut solunum sıkıntısı sendromu (ARDS) Gastrointestinal hastalıklar Yaygın: Abdominal rahatsızlık Seyrek: Diyare, kabızlık, bulantı, kusma, karın ağrısı Çok seyrek: Disguzi Deri ve deri altı doku hastalıkları Yaygın: Döküntü, kızarıklık, kaşıntı, ışığa duyarlılık reaksiyonları Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Seyrek: Eklem ağrısı, artrit, kas ağrısı, kas-iskelet ağrısı Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Yaygın: Sık idrara çıkma Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Yaygın: Yorgunluk Araştırmalar Seyrek: Tedavinin kesilmesiyle geri dönebilen kan ürik asit düzeylerinde artma, artmış kan üresi ve kan kreatinininde artma. Bu değişikliklerin ortaya çıkması renal arter stenozu olan hastalarda daha olasıdır. Tedavinin kesilmesiyle geri dönen kan üre azotunda (BUN) ve serum kreatininde küçük artışlar, mg veya daha yüksek dozlarda alan hastalarda gözlenmiştir. Bazı klinik çalışmalarda ve hipokalemi (normal aralığın 0,5 mmol/L’den daha fazla altında) gelişen hastalarının sadece % 0,2’sinde ortalama serum potasyumunda hafif bir düşme kaydedilmiştir. Hiponatremi, yükselmiş ürik asit ve azalmış hemoglobin de alan hastalarda bildirilmiştir. Benazepril monoterapisi ve/veya diğer ACE inhibitörleri ile pazarlama sonrası daha fazla deneyim mevcuttur ve aşağıdaki ilave advers reaksiyonlar bildirilmiştir: Kan ve lenf sistemi hastalıkları Çok seyrek: Trombositopeni, hemolitik anemi Bilinmiyor: Agranülositoz, nötropeni Bağışıklık sistemi hastalıkları Bilinmiyor: Anafilaktoid reaksiyonlar Metabolizma ve beslenme hastalıkları Bilinmiyor: Hiperkalemi Kardiyak hastalıklar Seyrek: Anjina pektoris, aritmi Çok seyrek: Miyokard infarktüsü Gastrointestinal hastalıklar Çok seyrek: Pankreatit Bilinmiyor: İnce bağırsak anjioödemi Hepato-bilier hastalıklar Seyrek: Hepatit (başlıca kolestatik), kolestatik sarılık Deri ve deri altı doku hastalıkları Seyrek: Pemfigus Çok seyrek: Stevens-Johnson sendromu Bilinmiyor: Psoriyazisin şiddetlenmesi Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Çok seyrek: Böbrek yetmezliği Hidroklorotiyazid dahil yalnızca tiyazid diüretikleri ile tedavi edilen hastalarda bildirilen advers reaksiyonlar: İyi huylu neoplazmlar, malign ve belirtilmemiş (kist ve polip dahil) Bilinmiyor: Melanom dışı cilt kanseri (Bazal hücreli karsinom ve Skuamöz hücreli karsinom) Seçilen yan etkilerin tanımı Melanom dışı cilt kanseri: Epidemiyolojik çalışmalardan elde edilen mevcut verilere dayanarak, hidroklorotiyazid ve melanom dışı cilt kanseri arasında kümülatif doza bağımlı ilişki gözlenmiştir. Kan ve lenf sistemi hastalıkları Seyrek: Bazen purpura ile birlikte trombositopeni Çok seyrek: Lökopeni, agranülositoz, kemik iliği depresyonu, hemolitik anemi Bilinmiyor: Aplastik anemi Bağışıklık sistemi hastalıkları Çok seyrek: Aşırı duyarlılık reaksiyonları Metabolizma ve beslenme hastalıkları Yaygın: İştah azalması Bilinmiyor: Hipokloremik alkaloz, hiperglisemi, glikozüri, diyabet hastalarında metabolik durumun kötüleşmesi Hidroklorotiyazid, özellikle yüksek dozlarda metabolik bozukluklara sebep olabilir. Diyabetli ve diğer yatkın hastalarda hiperglisemi ve glikozüri tetiklenebilir. Psikiyatrik hastalıklar Seyrek: Uyku bozukluğu, depresyon Sinir sistemi hastalıkları Seyrek: Baş ağrısı, sersemlik, parestezi Göz hastalıkları Seyrek: Özellikle tedavinin ilk birkaç haftasında görme bozukluğu Bilinmiyor: Akut miyopi, ikincil akut açı kapanması glokomu, koroidal efüzyon* Kardiyak hastalıklar Seyrek: Aritmi Vasküler hastalıklar Yaygın: Alkol, anestezikler veya sedatiflerle artan ortostatik hipotansiyon Çok seyrek: Nekrotizan vaskülit Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar Çok seyrek: Pnönomi dahil solunum güçlüğü, pulmoner ödem ve akut solunum sıkıntısı sendromu (ARDS) Gastrointestinal hastalıklar Yaygın: Hafif bulantı ve kusma Seyrek: Diyare, kabızlık, karın ağrısı Çok seyrek: Pankreatit Hepato-bilier hastalıklar Seyrek: Kolestaz, sarılık Deri ve deri altı doku hastalıkları Yaygın: Ürtiker ve diğer döküntü formları Seyrek: Işığa duyarlılık reaksiyonları Çok seyrek: Toksik epidermal nekroliz, kutanöz lupus-eritematoz benzeri reaksiyonlar, kutanöz lupus eritematozun yeniden aktivasyonu Bilinmiyor: Eritema multiforme Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Bilinmiyor: Kas spazmı Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Yaygın olmayan: Akut böbrek yetmezliği Çok seyrek: Böbrek yetmezliği ve bozukluğu Üreme ve meme hastalıkları Yaygın: Erektil disfonksiyon Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Bilinmiyor: Pireksi, asteni * Tiyazid ve tiyazid benzeri diüretiklerin kullanımından sonra görme alanı bozukluğu beraberinde koroidal efüzyon vakaları bildirilmiştir.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza ya da eczacınıza danışınız.
Hamile kalmayı planlıyorsanız CİBADREX kullanmayınız. Hamile kalma ihtimaliniz varsa tedavi sırasında etkin bir doğum kontrol yöntemi kullanınız. Tedavi sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz CİBADREX tedavisini derhal kesiniz.
CİBADREX tedavisi hamilelik sırasında başlatılmamalıdır.
Normalde doktorunuz hamileliğinizin başlamasından önce veya hamile olduğunuzu öğrenince CİBADREX tedavisini kesmenizi önerecektir ve tedaviye bir ADE inhibitörü ile devam edilmesinin kesinlikle gerekli olması dışında, size başka bir ilaç almanızı önerecektir.
CİBADREX hamilelikte kullanılmamalıdır, çünkü az olsa da teratojenite (bebekte yapısal veya işlevsel olarak bozukluk yaratma) riskini artırabilir ve bebeğinize ciddi zarar verebilir ("CİBADREX'i aşağıdaki durumlarda kullanmayınız" bölümüne bakınız).
İlk üç aylık hamilelik döneminden sonra bir ADE inhibitörüne maruz kalmanız halinde, doktorunuz anne karnındaki bebeğin böbrek fonksiyonu ve kafatasının ultrason kontrolünü yaptırmanızı tavsiye edecektir ve daha sonra yeni doğan bebeğin hipotansiyon riskini inceleyecektir.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza ya da eczacınıza danışınız.
CİBADREX alırken yeni doğan bebeklerin (doğumdan sonra ilk haftalarda) ve özellikle prematüre bebeklerin emzirilmesi tavsiye edilmez. Ayrıca süt oluşumunu engelleyebilir, bu nedenle emzirme döneminde kullanımı önerilmemektedir. Doktor emzirme döneminde CİBADREX alınması ile ilgili olarak sizin için yararları ve bebek için riskleri değerlendirecektir ve emzirmeye devam etmek istiyorsanız size alternatif bir tedavi önerebilecektir.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerEğer daha önceden doktorunuz tarafından bazı şekerlere karşı dayanıksızlığınız olduğu söylenmişse bu tıbbi ürünü almadan önce doktorunuzla temasa geçiniz.
İçerdiği hidrojenize kastor yağı mide bulantısı ve ishale neden olabilir.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Diğer dozlar ve formlar
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonHipertansiyon tedavisi.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarBenazeprile ya da hidroklorotiyazide veya herhangi bir yardımcı maddesine karşı bilinen aşırı duyarlılığı olanlarda, Başka bir ADE inhibitörüne veya diğer sülfonamid türevlerine karşı bilinen aşırı duyarlılığı olanlarda, Daha önce ADE inhibitörü tedavisi ile veya ADE tedavisi olmaksızın anjioödem hikayesi olanlarda, Anüri, şiddetli böbrek yetmezliği (kreatinin klerensi <30 mL/dk) ve şiddetli karaciğer yetmezliğinde, Tedaviye dirençli hipokalemi, hiponatremi ve semptomatik hiperürisemi durumlarında, Gebelikte, sakubitril/valsartan tedavisi ile birlikte kullanımı. Sakubitril/valsartan tedavisinin son dozunu aldıktan sonra en az 36 saat geçmeden uygulamasına başlanmamalıdır. Ayrıca tedavisinin son dozunu aldıktan sonraki 36 saat içerisinde sakubitril/valsartan tedavisine başlanmamalıdır. ile aliskiren içeren ilaçların birlikte kullanımı diyabetes mellitus veya böbrek yetmezliği (GFR<60 mL/dk/1,73 m2) olan hastalarda, kontrendikedir.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriUyarılar: Anafilaktoid ve benzeri reaksiyonlar Muhtemelen ADE inhibitörlerinin endojen bradikinin de dahil eikosanoidlerin ve polipeptidlerin metabolizmasını etkilemelerinden dolayı ADE inhibitörlerini (benazepril dahil) alan hastalar, bazıları ciddi olan, çok çeşitli advers reaksiyonlar yaşayabilirler. Anjioödem Benazepril dahil, ADE inhitibörleriyle tedavi edilen hastalarda yüz, dudaklar, dil, glotis ve larinkste anjioödem bildirilmiştir. Böyle belirtiler görüldüğünde kullanımı derhal sonlandırılarak belirti ve semptomlarda tamamen ve sürekli bir düzelme oluncaya kadar hastaya uygun tedavi yapılmalı ve hasta takip edilmelidir. Şişme sadece yüz ve dudaklarda olduğunda, genellikle kendiliğinden veya antihistaminik tedavisi ile geçer ancak, larinks ödemi ile birlikte anjioödem öldürücü olabilir. Dil, glotis veya larinksin de ödeme katılması halinde uygun tedavi, yani subkütan adrenalin 1:1.000 çözeltisi (1:1.000 lik çözeltiden 0,3-0,5 mL) derhal uygulanmalı ve/veya hava yolunun açık kalmasını sağlayacak önlemler alınmalıdır. ADE inhibitörleri ile tedavide anjioödem görülme sıklığının Afrika kökenli siyah ırktan olan hastalarda siyah ırktan olmayanlara göre daha yüksek olduğu bildirilmiştir. ADE inhibitörlerinin sakubitril/valsartan ile birlikte kullanımı, anjiyoödem riskindeki artış nedeniyle kontrendikedir. tedavisinin son dozunu aldıktan sonra en az 36 saat geçmeden sakubitril/valsartan ile tedaviye başlanmamalıdır. Sakubitril/valsartan tedavisinin son dozunu aldıktan sonra en az 36 saat geçmeden ile tedaviye başlanmamalıdır. Rasekadotril, rapamisinin mekanistik hedefi (mTOR) inhibitörleri (örneğin; sirolimus, everolimus, temsirolimus) ve vildagliptin ile birlikte ADE inhibitörlerinin kullanılması, anjiyoödem riskinin artmasına neden olabilmektedir (örneğin; solunum yetmezliği ile birlikte veya olmadan solunum yollarının veya dilin şişmesi). Halihazırda bir ADE inhibitörü almakta olan hastaya rasekadotril, mTOR inhibitörleri (örneğin; sirolimus, everolimus, temsirolimus) ve vildagliptin başlanırken dikkatli olunmalıdır. Duyarsızlaştırma sırasında anafilaktoid reaksiyonlar ADE inhibitörü alırken Himenoptera zehiri (eşek arısı zehiri) ile duyarsızlaştırma tedavisi uygulanan iki hastada hayatı tehdit edici anafilaktoid reaksiyonlar görülmüştür. Aynı hastalarda ADE inhibitörleri geçici olarak kesildiğinde bu reaksiyonlar önlenmiştir. Membrana temas sırasında anafilaktoid reaksiyonlar ADE inhibitörleri alırken yüksek akış membranları ile diyaliz uygulanan hastalarda anafilaktoid reaksiyonlar bildirilmiştir. Anafilaktoid reaksiyonlar dekstran sülfat absorpsiyonu ile düşük yoğunluklu lipoprotein aferezi uygulanan hastalarda da bildirilmiştir. Semptomatik hipotansiyon Diğer ADE inhibitörleriyle olduğu gibi ile de nadiren, özellikle uzun süreli diüretik tedavisi, tuz kısıtlayıcı diyet, diyaliz, diyare veya kusma sonucu, hacim veya tuz eksikliği olan hastalarda, semptomatik hipotansiyon gözlenmiştir. ile tedaviye başlamadan önce hacim ve/veya tuz eksikliği düzeltilmelidir. Diğer antihipertansifleri kullanmakta olan hastalara dikkatle verilmelidir. tiyazid bileşeni, diğer antihipertansif ilaçların etkisini güçlendirebilir. Hipotansiyon gelişecek olursa, hasta sırtüstü yatar duruma getirilmeli ve gerekirse intravenöz serum fizyolojik uygulanmalıdır. Kan basıncı ve hacmi normale döndükten sonra, tedavisine devam edilebilir. Şiddetli konjestif kalp yetmezliği hastalarında ADE inhibitörü ile tedavi oligüri ve/veya ilerleyen azotemi ve (nadiren) akut renal yetmezlik ile ilişkili olabilen aşırı hipotansiyona neden olabilir. Böyle hastalarda tedavi yakın tıbbi gözetim altında başlatılmalı ve hastalar tedavinin ilk iki haftasında ve benazepril veya diüretik dozu artırıldığında yakından izlenmelidir. Böbrek fonksiyon bozukluğu olan hastalarda dikkatle kullanılmalıdır. Tiyazidler, bu gibi hastalarda azotemiye zemin hazırlayabilir ve tekrarlanan dozların etkisi, kümülatif olabilir. Renin-anjiotensin sistemi benazepril etkisiyle inhibe edilince, duyarlı kimselerde böbrek fonksiyon değişiklikleri görülebilir. Böbrek fonksiyonu renin-anjiotensin sistemine bağımlı olan şiddetli konjestif kalp yetmezliği vakalarında benazepril dahil ADE inhibitörü tedavisine oligüri ve/veya ilerleyici azotemi ve nadiren akut böbrek yetmezliği eşlik edebilir. Bir veya her iki böbrek arterinde stenoz bulunan hipertansif hastalarda yapılan küçük bir çalışmada benazepril tedavisine azotemi ve serum kreatinin düzeyi artışı eşlik etmiştir; bu değişiklikler, benazepril veya diüretik tedavisinin ya da her ikisinin dozajının azaltılması veya bırakılması üzerine düzelmiştir. Bu gibi hastalar ile tedavi edilecek olursa, tedavinin ilk haftalarında böbrek fonksiyonunun izlenmesi gerekir. Benazepril kullanan ve daha önce belirgin herhangi bir renal vasküler hastalığı olmayan bazı hipertansif hastalarda, özellikle benazeprilin bir diüretikle birlikte kullanılması durumunda kan üre azotunda ve serum kreatinin düzeylerinde genellikle küçük ölçekte ve geçici yükselmeler gözlenmiştir. Bu tür hastalarda dozunun azaltılması veya kesilmesi gerekebilir. Hipertansif hastaların değerlendirilmesi sırasında böbrek fonksiyonu da, mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır. Agranülositoz/nötropeni Bir ADE inhibitörü olan kaptoprilin agranülositoz ve kemik iliği depresyonuna neden olduğu gösterilmiştir; bu tür etkiler sistemik eritematöz lupus veya skleroderma gibi kolajen-vasküler hastalığı bulunan böbrek yetmezliği hastalarında, daha sık olarak bildirilmiştir. Benazeprilin benzer sıklıkta agranülositoza neden olup olmadığını gösteren yeterli bilgi bulunmamaktadır. Kolajen vasküler hastalığı olan hastalarda, özellikle renal fonksiyon yetmezliğinin eşlik etmesi durumunda lökosit sayısının izlenmesi düşünülmelidir. Hepatit ve karaciğer yetmezliği ADE inhibitörleri ile tedavi edilen hastalarda, mekanizması bilinmeyen, bazen ölümcül, çoğu kolestatik hepatit ve bazı akut karaciğer yetmezliği vakaları olmak üzere, hepatit vakaları nadiren bildirilmiştir. ADE inhibitörleri alırken hepatit gelişen veya karaciğer enzimlerinde belirgin yükselme olan hastalar ADE inhibitörlerini kesmeli ve yakın tıbbi gözetim altında tutulmalıdırlar. Karaciğer fonksiyon bozukluğu Sıvı ve elektrolit dengesindeki minör değişikliklerin karaciğer komasını hızlandırabilmesi nedeniyle, karaciğer fonksiyonu bozuk veya ilerleyici karaciğer rahatsızlığı olan hastalarda dikkatle kullanılmalıdır. Sistemik lupus eritematozus Tiyazid grubu diüretiklerin sistemik lupus eritematozusu şiddetlendirebildiği veya aktive edebildiği bildirilmiştir. Koroidal efüzyon, akut miyopi ve sekonder açı kapanması glokomu Sülfonamid ve sülfonamid türevi ilaçlar görüş alanında bozukluk ile seyreden koroidal efüzyon, akut miyopi ve akut açı kapanması glokomu ile sonuçlanan idiyosinkratik reaksiyona sebep olabilir. Semptomlar, akut başlangıçlı görüş keskinliğinde azalma veya oküler ağrıyı içerir ve genellikle ilaca başladıktan sonra saatler ila haftalar içerisinde ortaya çıkar. Tedavi edilmeyen akut açı kapanması glokomu kalıcı görme kaybına sebep olabilir. Primer tedavi, ilaç alımını mümkün olan en hızlı şekilde kesmektir. İntraoküler basınç kontrol altına alınmazsa, acil tıbbi ve cerrahi tedaviler düşünülebilir. Akut açı kapanması glokomu için risk faktörleri, sülfonamid veya penisilin alerji öyküsünü içerebilir. Akut solunum toksisitesi Hidroklorotiyazid aldıktan sonra akut solunum sıkıntısı sendromu (ARDS) dahil olmak üzere çok seyrek olarak ciddi akut solunum toksisitesi vakaları bildirilmiştir. Pulmoner ödem tipik olarak hidroklorotiyazid alımından sonra dakikalar ila saatler içinde gelişir. Başlangıçta semptomlar dispne, ateş, pulmoner bozulma ve hipotansiyonu içerir. ARDS teşhisinden şüpheleniliyorsa, kesilmeli ve uygun tedavi verilmelidir. Hidroklorotiyazid alımını takiben daha önce ARDS yaşayan hastalara hidroklorotiyazid uygulanmamalıdır. Önlemler: Serum elektrolit değişiklikleri Benazepril dahil ADE inhibitörleri ile tedavi sırasında serum potasyum düzeylerinin, nadiren de olsa yükselebildiği gözlenmiştir. Aldosteron salınımını inhibe ettikleri için ADE inhibitörleri hiperkalemiye neden olabilmektedir. Etki, böbrek fonksiyonu normal olan hastalarda genellikle anlamlı değildir. Bununla birlikte, böbrek fonksiyon bozukluğu olan hastalarda ve/veya potasyum takviyesi (tuz ikameleri dahil), potasyum tutucu diüretikler, trimetoprim/sulfametoksazol olarak da bilinen trimetoprim veya ko-trimoksazol ve özellikle aldosteron antagonistleri veya anjiotensin reseptör blokerleri alan hastalarda hiperkalemi meydana gelebilmektedir. Potasyum tutucu diüretikler ve anjiyotensin reseptör blokerleri, ADE inhibitörleri alan hastalarda dikkatle kullanılmalı ve serum potasyum ve böbrek fonksiyonları izlenmelidir. Tiyazid grubu diüretik tedavisine hipokalemi, hiponatremi ve hipokloremik alkaloz eşlik etmiştir. Bu bozukluklar bazen ağız kuruluğu, susuzluk, dermansızlık, uyuşukluk, sersemleme, huzursuzluk, kas ağrıları veya krampları, kas yorgunluğu, hipotansiyon, oligüri, taşikardi ve bulantı semptomlarından birine veya birkaçına neden olabilir. Hipokalemi ayrıca kalbin digitalisin toksik etkisine karşı duyarlı duruma geçmesine veya bu konuda mevcut duyarlığın şiddetlenmesine neden olabilir. Hipokalemi riski en çok karaciğer sirozu vakalarında, hızla diürez gelişen hastalarda, oral yoldan yeterli elektrolit alamayanlarda ve birlikte kortikosteroid ya da adrenokortikotropik hormon (ACTH) kullanmakta olanlarda söz konusudur. Herhangi bir elektrolit dengesi bozukluğunun farkedilebilmesi için serum elektrolitleri başlangıçta ve daha sonra da düzenli aralıklarla ölçülmelidir. Tiyazid grubu diüretikler, vücuttan atılan kalsiyum miktarını azaltır. Bu diüretikleri uzun süre kullanan birkaç hastada hiperkalsemi ve hipofosfatemiyle birlikte patolojik paratiroid bezi değişiklikleri gözlenmiştir. Hiperkalsemi gelişirse, bunun nedenini ortaya çıkarmak gerekir…
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerBağışıklık sistemi hastalıkları Seyrek: Anjioödem, dudaklar ve/veya yüzde ödem Metabolizma ve beslenme hastalıkları Seyrek: Hipokalemi Çok seyrek: Hiponatremi Psikiyatrik hastalıklar Seyrek: Sinirlilik, anksiyete Sinir sistemi hastalıkları Yaygın: Baş ağrısı, sersemlik Seyrek: Uykusuzluk, vertigo, paresteziler, somnolans Çok seyrek: Tinnitus Bilinmiyor: Senkop Kardiyak hastalıklar Yaygın: Çarpıntılar Seyrek: Göğüs ağrısı Vasküler hastalıklar Yaygın: Ortostatik hipotansiyon Seyrek: Hipotansiyon Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar Yaygın: Öksürük, solunum sistemi semptomları Çok seyrek: Akut solunum sıkıntısı sendromu (ARDS) Gastrointestinal hastalıklar Yaygın: Abdominal rahatsızlık Seyrek: Diyare, kabızlık, bulantı, kusma, karın ağrısı Çok seyrek: Disguzi Deri ve deri altı doku hastalıkları Yaygın: Döküntü, kızarıklık, kaşıntı, ışığa duyarlılık reaksiyonları Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Seyrek: Eklem ağrısı, artrit, kas ağrısı, kas-iskelet ağrısı Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Yaygın: Sık idrara çıkma Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Yaygın: Yorgunluk Araştırmalar Seyrek: Tedavinin kesilmesiyle geri dönebilen kan ürik asit düzeylerinde artma, artmış kan üresi ve kan kreatinininde artma. Bu değişikliklerin ortaya çıkması renal arter stenozu olan hastalarda daha olasıdır. Tedavinin kesilmesiyle geri dönen kan üre azotunda (BUN) ve serum kreatininde küçük artışlar, mg veya daha yüksek dozlarda alan hastalarda gözlenmiştir. Bazı klinik çalışmalarda ve hipokalemi (normal aralığın 0,5 mmol/L’den daha fazla altında) gelişen hastalarının sadece % 0,2’sinde ortalama serum potasyumunda hafif bir düşme kaydedilmiştir. Hiponatremi, yükselmiş ürik asit ve azalmış hemoglobin de alan hastalarda bildirilmiştir. Benazepril monoterapisi ve/veya diğer ACE inhibitörleri ile pazarlama sonrası daha fazla deneyim mevcuttur ve aşağıdaki ilave advers reaksiyonlar bildirilmiştir: Kan ve lenf sistemi hastalıkları Çok seyrek: Trombositopeni, hemolitik anemi Bilinmiyor: Agranülositoz, nötropeni Bağışıklık sistemi hastalıkları Bilinmiyor: Anafilaktoid reaksiyonlar Metabolizma ve beslenme hastalıkları Bilinmiyor: Hiperkalemi Kardiyak hastalıklar Seyrek: Anjina pektoris, aritmi Çok seyrek: Miyokard infarktüsü Gastrointestinal hastalıklar Çok seyrek: Pankreatit Bilinmiyor: İnce bağırsak anjioödemi Hepato-bilier hastalıklar Seyrek: Hepatit (başlıca kolestatik), kolestatik sarılık Deri ve deri altı doku hastalıkları Seyrek: Pemfigus Çok seyrek: Stevens-Johnson sendromu Bilinmiyor: Psoriyazisin şiddetlenmesi Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Çok seyrek: Böbrek yetmezliği Hidroklorotiyazid dahil yalnızca tiyazid diüretikleri ile tedavi edilen hastalarda bildirilen advers reaksiyonlar: İyi huylu neoplazmlar, malign ve belirtilmemiş (kist ve polip dahil) Bilinmiyor: Melanom dışı cilt kanseri (Bazal hücreli karsinom ve Skuamöz hücreli karsinom) Seçilen yan etkilerin tanımı Melanom dışı cilt kanseri: Epidemiyolojik çalışmalardan elde edilen mevcut verilere dayanarak, hidroklorotiyazid ve melanom dışı cilt kanseri arasında kümülatif doza bağımlı ilişki gözlenmiştir. Kan ve lenf sistemi hastalıkları Seyrek: Bazen purpura ile birlikte trombositopeni Çok seyrek: Lökopeni, agranülositoz, kemik iliği depresyonu, hemolitik anemi Bilinmiyor: Aplastik anemi Bağışıklık sistemi hastalıkları Çok seyrek: Aşırı duyarlılık reaksiyonları Metabolizma ve beslenme hastalıkları Yaygın: İştah azalması Bilinmiyor: Hipokloremik alkaloz, hiperglisemi, glikozüri, diyabet hastalarında metabolik durumun kötüleşmesi Hidroklorotiyazid, özellikle yüksek dozlarda metabolik bozukluklara sebep olabilir. Diyabetli ve diğer yatkın hastalarda hiperglisemi ve glikozüri tetiklenebilir. Psikiyatrik hastalıklar Seyrek: Uyku bozukluğu, depresyon Sinir sistemi hastalıkları Seyrek: Baş ağrısı, sersemlik, parestezi Göz hastalıkları Seyrek: Özellikle tedavinin ilk birkaç haftasında görme bozukluğu Bilinmiyor: Akut miyopi, ikincil akut açı kapanması glokomu, koroidal efüzyon* Kardiyak hastalıklar Seyrek: Aritmi Vasküler hastalıklar Yaygın: Alkol, anestezikler veya sedatiflerle artan ortostatik hipotansiyon Çok seyrek: Nekrotizan vaskülit Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar Çok seyrek: Pnönomi dahil solunum güçlüğü, pulmoner ödem ve akut solunum sıkıntısı sendromu (ARDS) Gastrointestinal hastalıklar Yaygın: Hafif bulantı ve kusma Seyrek: Diyare, kabızlık, karın ağrısı Çok seyrek: Pankreatit Hepato-bilier hastalıklar Seyrek: Kolestaz, sarılık Deri ve deri altı doku hastalıkları Yaygın: Ürtiker ve diğer döküntü formları Seyrek: Işığa duyarlılık reaksiyonları Çok seyrek: Toksik epidermal nekroliz, kutanöz lupus-eritematoz benzeri reaksiyonlar, kutanöz lupus eritematozun yeniden aktivasyonu Bilinmiyor: Eritema multiforme Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Bilinmiyor: Kas spazmı Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Yaygın olmayan: Akut böbrek yetmezliği Çok seyrek: Böbrek yetmezliği ve bozukluğu Üreme ve meme hastalıkları Yaygın: Erektil disfonksiyon Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Bilinmiyor: Pireksi, asteni * Tiyazid ve tiyazid benzeri diüretiklerin kullanımından sonra görme alanı bozukluğu beraberinde koroidal efüzyon vakaları bildirilmiştir.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.