CİBACEN 10 MG FİLM KAPLI TABLET, 28 ADET
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Cibacen 10 mg ne için kullanılır?
KT 1CİBACEN içeriğindeki laktoz monohidrat, hayvansal kaynaklı sığır sütünden elde edilmiştir.
Benazepril, anjiotensin dönüştürücü enzim (ADE) inhibitörü adı verilen bir ajandır.
CİBACEN, yüksek kan basıncı (hipertansiyon) tedavisinde kullanılır.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Benazeprile veya CİBACEN'in içerdiği yardımcı maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılığınız (alerjiniz) varsa
- Başka bir ADE inhibitörüne (bir tür tansiyon ilacı) veya diğer sülfonamid türevlerine (bakteriyel enfeksiyonların tedavisi için kullanılan bir tür antibiyotik) karşı alerjiniz varsa
- Daha önce bir ADE inhibitörü ile tedavi sonucu ses kısılması, yüz, ağız, ellerde veya ayaklarda şişme ya da ani solunum problemleri olduysa
- Hamileyseniz
- Şeker hastalığınız veya böbrek yetmezliğiniz varsa ve aliskiren içeren bir kan basıncını düşüren ilaçla tedavi oluyorsanız
- Kronik kalp yetmezliği tedavisinde kullanılan sakubitril/valsartan içeren bir ilaç kullanıyorsanız. CİBACEN tedavisinin son dozunu aldıktan sonraki 36 saat içerisinde sakubitril/valsartan'a başlanmamalıdır. Eğer sakubitril/valsartan tedavisi durdurulursa, CİBACEN tedavisine sakubitril/valsartan'ın son dozunu aldıktan en az 36 saat sonra başlanmalıdır.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınız- Yüksek kan basıncını tedavi etmek için kullanılan aşağıdaki ilaçların herhangi birini alıyorsanız:
- Bir anjiyotensin II reseptör blokeri (ARB) (sartanlar olarak da bilinir – örneğin, valsartan, telmisartan, irbesartan), özellikle şeker hastalığına bağlı böbrek sorunlarınız varsa
- Aliskiren
- Uzun süredir idrar söktürücü (diüretik) ilaç alıyorsanız
- Emziriyorsanız
- Lupus eritematozus, romatoid artrit veya sistemik skleroz gibi kollajen damar hastalığınız (bağ dokusu hastalığı) varsa
- Himenoptera venom (böcek sokması alerjisini test etmek veya tedavi etmek için kullanılır) tedavisi almak üzereyseniz
- Tuz kısıtlayıcı diyet yapıyorsanız
- Diyalize giriyorsanız veya girecekseniz
- Uzun süreli ishaliniz veya kusmanız varsa
- Başka kan basıncı düşürücü ilaç alıyorsanız
- Kalp kapaklarında sorununuz (aort ve mitral kapaklarında darlık) varsa
- Bir veya her iki böbrek atar damarınızda darlık varsa
- Kan damarlarınızda herhangi bir bağ dokusu hastalığınızın olduğu söylenmişse
- Kemik iliği veya kan sayımıyla ilgili bir sorununuz varsa
- Karaciğer rahatsızlığınız veya karaciğer enzimlerinde yükselmeler varsa
- Kanda potasyum, sodyum, kalsiyum düzeylerinizde yükselme veya düşme varsa
- Şeker hastası iseniz
- Gut hastalığınız (damla hastalığınız) varsa
- Kuru inatçı öksürüğünüz varsa
- Anestezi uygulanacak ve/veya ameliyat olacaksanız (diş cerrahisi dahil)
- Arı sokmalarına karşı duyarsızlaştırma tedavisi olacaksanız
- Rasekadotril, (ishal tedavisinde kullanılır), rapamisinin mekanistik hedefi (mTOR) inhibitörleri (örneğin; böbrek nakli yapıldıktan sonra vücudun bağışıklık sistemini kontrol etmeye yardımcı olan sirolimus, vücudun nakledilen bir böbreği, kalbi ya da karaciğeri reddetmesini engellemeye yardımcı olmak için kullanılan everolimus, böbrek hücresi kanserinin tedavisinde kullanılan temsirolimus) ve vildagliptin (şeker hastalığının tedavisinde kullanılan bir antidiyabetik) ile ADE inhibitörlerinin birlikte kullanımı anjiyoödem riskini arttırabilir. Bu nedenle, CİBACEN kullanıyorsanız doktorunuz rasekadotril, mTOR inhibitörleri (örneğin; sirolimus, everolimus, temsirolimus) ve vildagliptin ile tedaviye başlanmadan önce dikkatli bir fayda-risk değerlendirmesi yapmalıdır.
- CİBACEN ile tedavi sırasında, böbrek fonksiyon bozukluğunuz varsa ve/veya potasyum takviyesi (tuz ikameleri dahil), potasyum tutucu diüretikler, trimetoprim veya trimetoprim/sulfametoksazol olarak da bilinen ko-trimoksazol ve özellikle aldosteron antagonistleri ve anjiotensin reseptör blokerleri alıyorsanız kandaki potasyum seviyeniz yükselebilir. Bu sebeple doktorunuz kanınızdaki potasyum seviyesini ve böbrek fonksiyonlarınızı takip edebilir.
- Siklosporin veya heparin ile ADE inhibitörlerinin birlikte kullanımı sırasında hiperkalemi (kanda potasyum seviyesinin normalden daha yüksek olması) oluşabilmektedir. Doktorunuz kanınızdaki potasyum seviyesini takip edebilir.
- Tedaviye başlamadan önce su kaybınız, kan hacminizdeki azalma (hipovolemi) ve/veya tuz eksikliği durumunuz düzeltilmelidir.
- Tedavi sırasında kan basıncınızda aşırı düşme meydana gelirse (hipotansiyon), sırtüstü ve ayaklar zeminden yukarda olacak şekilde yatar duruma geçiniz. Gerekirse başka tedbirlerle birlikte eksilen sıvı ihtiyacınızın yerine konması gerekir. Kan basıncı ve hacmi normale döndükten sonra, CİBACEN tedavisine devam edebilirsiniz.
- Ağır kalp yetmezliğiniz varsa, kan basıncında düşme daha da belirginleşebilir ve böbrek fonksiyonlarınız azalabilir, CİBACEN ile tedavi sırasında bu yönden dikkatli takip edilmeniz gerekebilir.
- Böbreklerinizi çalışmasıyla ilgili bir sorununuz varsa, tedavinin ilk haftalarında böbrek fonksiyonunuzun izlenmesi gerekir.
- Siyahi kökenliyseniz; yüz veya boğazda şişkinliğe neden olan ciddi alerjik reaksiyon gibi yan etkilere maruz kalma olasılığınız daha yüksek olabilir.
Bu uyarılar geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışın.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi, CİBACEN'in içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkileri olabilir.
Yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sıralanmıştır:
Çok yaygın: 10 hastanın en az birinde görülebilir.
Yaygın: 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan: 100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek: 1.000 hastadan birinden az, fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Çok seyrek: 10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmiyor: Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor.
Aşağıdakilerden biri olursa, CİBACEN'i kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Yüzünüzde, dudaklarınızda, boğazınızda yutmayı ve nefes almayı zorlaştıracak derecede şişme bununla birlikte şiddetli kaşıntı ve kızarıklık,
- Döküntü, ağızda ülser, mevcut deri hastalıklarının kötüleşmesi, kızarma, kabarma, ve deride içi sıvı dolu kesecikleri kapsayan şiddetli ciddi deri reaksiyonları (Stevens-Johnson sendromu, pemfigus)
Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir. Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, sizin CİBACEN'e karşı ciddi alerjiniz var demektir. Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Bu çok ciddi yan etkilerin hepsi oldukça seyrek görülür.
Aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz, hemen doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Yaygın
- Öksürük, nefes darlığı, yüksek ateş gibi solunum şikayetleri Seyrek
- Kalp rahatsızlıkları (kalp atış hızının artması, düzensiz ya da şiddetli kalp atışı, göğüs ağrısı, kalp krizi)
- Hepatit ve sarılık (karaciğer safra yollarında tıkanmayla halsizlik, iştahsızlık, mide bulantısı, karnın sağ üst tarafında ağrı, derinin ve gözakının sararması ve idrarın koyulaşması gibi belirtilerle seyreder)
- Çok seyrek
- Pankreas iltihaplanması (karın üst bölümünde, özellikle sırta ve kuşak tarzında bele yayılan şiddetli ağrı ile birlikte, bulantı, kusma ve ateş ile seyreder)
- Kolay morarma ve normalden fazla kanama, normalden çabuk enfeksiyon kapma, boğazda iltihaplanma, ateş, yorgunluk, bitkinlik, sersemlik hissi varsa ya da deriniz solgunsa, bu belirtiler kemik iliği ve kanla ilgili problemlerin birer göstergesi olabilir.
Bunların hepsi ciddi yan etkilerdir. Acil tıbbi müdahale gerekebilir.
Ciddi yan etkiler çok seyrek görülür.
Aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz doktorunuza söyleyiniz:
- Yaygın
- Baş ağrısı
- Baş dönmesi
- Çarpıntı
- Ortostatik semptomlar (baş dönmesi, halsizlik, bilişsel zorluklar, bulanık görme, kaygı, titizlik, çarpıntı, mide bulantısı, huysuzluk veya terleme gibi)
- Yüzde kızarma
- Öksürük, üst solunum yolu enfeksiyonu belirtileri
- Mide-bağırsak rahatsızlıkları
- Ciltte döküntü, kaşıntı
- Cildin ışığa hassasiyeti
- Sık idrara çıkma, idrar yaparken ağrı
- Yorgunluk
- Seyrek
- Dudaklarda, göz kapaklarında ve/veya yüzde ödem
- Uyku bozuklukları
- Depresyon, normalden daha fazla sinirlilik ya da iç gerginliği
- Denge bozuklukları (vertigo)
- Uyuşma, karıncalanma veya hissizlik gibi normal olmayan deri hassasiyeti
- Aniden ayağa kalkarken baş dönmesi, tansiyon düşmesi
- Göğüs ağrısı, sıkışma ve baskı hissi
- Kalpte ritm bozukluğu
- Bulantı ve kusma
- İshal veya kabızlık
- Karın ağrısı
- Eklem ağrısı ve eklemlerde şişlik
- Kas ağrısı
- Sırt ağrısı ve sırtta baskı artışı
- Cildin sararması
- Göz beyazının sararması
- Pemfigus (çoğunlukla deride ve ağızda olan ancak bazen burun içerisinde, boğazda, gözlerde ve cinsel organlarda da olabilen, yanık benzeri içi sıvı dolu kabarcıklar şeklinde başlayıp bunların kısa sürede patlayıp açılması ile üzeri kabuklanan yüzeysel yaralar şeklinde seyreden bir deri hastalığı)
- Kan üre azotunda ve kreatinin değerlerinde artış
- Çok seyrek
- Kan hücrelerinde azalma (trombositopeni, anemi)
- Tat alma bozukluğu
- Kulak çınlaması
- Kalp krizi
- Pankreatit (pankreas iltihabı)
- Stevens-Johnson sendromu (döküntü, ağızda ülser, mevcut deri hastalıklarının kötüleşmesi, ciltte kızarma, kabarma)
- Böbrek fonksiyonlarında bozulma
- Bilinmiyor
- Kanda potasyum yüksekliği
- Agranülositoz (vücutta ani ve sık gelişebilen akyuvar sayısının azalması durumu)
- Nötropeni (kandaki nötrofillerin sayısının anormal derecede azalması)
- Anafilaktoid reaksiyonlar (Aniden başlayan, yüzde, dudaklarda, boğazda yutmayı ve nefes almayı zorlaştıracak derecede şişme, bununla birlikte şiddetli kaşıntı ve kızarıklık ve acil tıbbi müdahale gerektiren alerjik reaksiyonlar)
- İnce bağırsaklarda ödem oluşması
- Psoriyazisin (sedef hastalığı hastalığı – en yaygın olarak dizlerde, dirseklerde, gövdede ve kafa derisinde kırmızı, kaşıntılı pullu kabartılara neden olan cilt hastalığı) şiddetlenmesi Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza ya da eczacınıza danışınız.
Hamile kalmayı planlıyorsanız CİBACEN kullanmayınız. Hamile kalma ihtimaliniz varsa tedavi sırasında etkin bir doğum kontrol yöntemi kullanınız. Tedavi sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz CİBACEN tedavisini derhal kesiniz.
CİBACEN tedavisi hamilelik sırasında başlatılmamalıdır.
Normalde doktorunuz hamileliğinizin başlamasından önce veya hamile olduğunuzu öğrenince CİBACEN tedavisini kesmenizi önerecektir ve tedaviye bir ADE inhibitörü ile devam edilmesinin kesinlikle gerekli olması dışında, size başka bir ilaç almanızı önerecektir.
CİBACEN hamilelikte kullanılmamalıdır, çünkü az olsa da teratojenite (bebekte yapısal veya işlevsel olarak bozukluk yaratma) riskini artırabilir ve bebeğinize ciddi zarar verebilir (“CİBACEN'i aşağıdaki durumlarda kullanmayınız” bölümüne bakınız).
İlk üç aylık hamilelik döneminden sonra bir ADE inhibitörüne maruz kalmanız halinde, doktorunuz anne karnındaki bebeğin böbrek fonksiyonu ve kafatasının ultrason kontrolünü yaptırmanızı tavsiye edecektir ve daha sonra yeni doğan bebeğin hipotansiyon riskini inceleyecektir.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza ya da eczacınıza danışınız.
Emziriyorsanız CİBACEN'i kullanmayınız.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerBu ürün, laktoz monohidrat içermektedir. Eğer daha önceden doktorunuz tarafından bazı şekerlere karşı dayanıksızlığınız olduğu söylenmişse bu tıbbi ürünü almadan önce doktorunuzla temasa geçiniz.
İçerdiği hidrojenize kastor yağı mide bulantısı ve ishale veya ciddi alerjik reaksiyonlara sebep olabilir.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonTek başına ya da diğer antihipertansif ajanlarla kombine olarak hipertansiyon tedavisi.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarBenazeprile veya içerdiği herhangi bir yardımcı maddeye karşı bilinen aşırı duyarlılık. Başka bir anjiotensin dönüştürücü enzim (ADE) inhibitörüne veya diğer sülfonamid türevlerine karşı bilinen aşırı duyarlılığı olanlar. Daha önce ADE inhibitörü ile tedavi sonucu anjioödem hikayesi olanlar. Gebelikte kontrendikedir. sakubitril/valsartan tedavisi ile birlikte kullanımı. Sakubitril/valsartan tedavisinin son dozunu aldıktan sonra en az 36 saat geçmeden uygulamasına başlanmamalıdır. Aynı şekilde tedavisinin son dozunu aldıktan sonraki 36 saat içerisinde sakubitril/valsartan tedavisine başlanmamalıdır. ile aliskiren içeren ilaçların birlikte kullanımı, diabetes mellitus veya böbrek yetmezliği (GFR<60 mL/dk/1,73 m2) olan hastalarda kontrendikedir.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriUyarılar: Anafilaktoid ve ilişkili reaksiyonlar Muhtemelen ADE inhibitörlerinin endojen eikosanoidlerin ve polipeptidlerin (bradikininler de dahil) metabolizmasını etkilemelerinden dolayı ADE inhibitörlerini (benazepril dahil) alan hastalarda, bazıları ciddi olan, çeşitli advers reaksiyonlar görülebilir. Anjiyoödem Benazepril dahil, ADE inhitibörleriyle tedavi edilen hastalarda yüz, dudaklar, dil, glotis ve larinkste anjioödem bildirilmiştir. Bazı vakalarda semptomlar tedavi başlangıcından 2 yıl sonrasına kadar gözlenmiştir. Anjiyoödem durumunda kullanımı derhal durdurularak belirti ve semptomlarda tamamen ve sürekli bir düzelme oluncaya kadar hastaya uygun tedavi yapılmalı ve hasta takip edilmelidir. Şişme sadece yüz ve dudaklarda olduğunda, genellikle kendiliğinden veya antihistaminik tedavisi ile geçmektedir ancak, larinks ödemi ile birlikte anjioödem öldürücü olabilir. Dil, glotis veya larinksin de ödeme katılması halinde uygun tedavi yani subkütan adrenalin 1:1.000 çözeltisi (1:1.000 lik çözeltiden 0,3-0,5 mL) derhal uygulanmalı ve/veya hava yolunun açık kalmasını sağlayacak önlemler alınmalıdır. ADE inhibitörleri ile tedavide anjioödem görülme sıklığının Afrika kökenli siyah ırktan olan hastalarda siyah ırktan olmayanlara göre daha yüksek olduğu bildirilmiştir. ADE inhibitörlerinin sakubitril/valsartan ile birlikte kullanımı, anjiyoödem riskindeki artış nedeniyle kontrendikedir. tedavisinin son dozunu aldıktan sonra en az 36 saat geçmeden sakubitril/valsartan ile tedaviye başlanmamalıdır. Sakubitril/valsartan tedavisinin son dozunu aldıktan sonra en az 36 saat geçmeden ile tedaviye başlanmamalıdır. Rasekadotril, rapamisinin mekanistik hedefi (mTOR) inhibitörleri (örneğin; sirolimus, everolimus, temsirolimus) ve vildagliptin ile birlikte ADE inhibitörlerinin kullanılması, anjiyoödem riskinin artmasına neden olabilmektedir (örneğin; solunum yetmezliği ile birlikte veya olmadan solunum yollarının veya dilin şişmesi). Halihazırda bir ADE inhibitörü almakta olan hastaya rasekadotril, mTOR inhibitörleri (örneğin; sirolimus, everolimus, temsirolimus) ve vildagliptin başlanırken dikkatli olunmalıdır. Duyarsızlaştırma sırasında anafilaktoid reaksiyonlar ADE inhibitörü alırken Hymenoptera zehiri ile duyarsızlaştırma tedavisi uygulanan iki hastada hayatı tehdit edici anafilaktoid reaksiyonlar görülmüştür. Aynı hastalarda ADE inhibitörleri geçici olarak kesildiğinde bu reaksiyonlar önlenmiş, fakat yanlışlıkla yeniden kullanıldıklarında tekrar ortaya çıkmıştır. Membrana temas sırasında anafilaktoid reaksiyonlar ADE inhibitörleri alırken yüksek akış membranları ile diyaliz uygulanan hastalarda anafilaktoid reaksiyonlar bildirilmiştir. Anafilaktoid reaksiyonlar dekstran sülfat absorpsiyonu ile düşük yoğunluklu lipoprotein aferezi uygulanan hastalarda da bildirilmiştir. Semptomatik hipotansiyon Diğer ADE inhibitörleriyle olduğu gibi ile de nadiren, özellikle uzun süreli diüretik tedavisi, tuz kısıtlayıcı diyet, diyaliz, diyare veya kusma sonucunda tipik olarak hacim veya tuz eksikliği olan hastalarda, semptomatik hipotansiyon gözlenmiştir. ile tedaviye başlamadan önce hacim ve/veya tuz eksikliği düzeltilmelidir. ile tedavi sırasında hipotansiyon gelişecek olursa hasta yatar vaziyete getirilmeli ve gerekirse intravenöz serum fizyolojik uygulanmalıdır. Kan basıncı ve hacmi normale döndükten sonra ile tedaviye devam edilebilir. Şiddetli konjestif kalp yetmezliği hastalarında ADE inhibitörü ile tedavi aşırı hipotansiyona neden olabilir ki bu oligüri ve/veya ilerleyen azotemi ve (nadiren) akut renal yetmezlik ile ilişkili olabilir. Böyle hastalarda tedavi yakın tıbbi gözetim altında başlatılmalı ve hastalar tedavinin ilk iki haftasında ve veya diüretik dozu artırıldığında yakından izlenmelidir. Agranülositoz, nötropeni Bir ADE inhibitörü olan kaptoprilin agranülositoz ve kemik iliği depresyonuna neden olduğu gösterilmiştir; böyle etkiler sistemik eritematöz lupus veya skleroderma gibi bir kollajen vasküler hastalığı da olan böbrek yetmezliği bulunan hastalarda daha sık olarak bildirilmiştir. Benazeprilin benzer sıklıkta agranülositoza neden olup olmadığını gösteren yeterli bilgi bulunmamaktadır. Kollagen vasküler hastalığı olan hastalarda, özellikle renal fonksiyon yetmezliğinin eşlik etmesi durumunda lökosit sayısının izlenmesi düşünülmelidir. Hepatit ve karaciğer yetmezliği ADE inhibitörleri ile tedavi edilen hastalarda çoğu kolestatik hepatit olmak üzere, bazıları öldürücü, akut karaciğer yetmezliği nadiren bildirilmiştir. Mekanizma bilinmemektedir. ADE inhibitörleri alırken hepatit gelişen veya karaciğer enzimlerinde belirgin yükselme olan hastalar ADE inhibitörlerini kesmeli ve yakın tıbbi gözetim altında tutulmalıdırlar. Gebelik süresince ADE inhibitörleri ile tedavi başlatılmamalıdır. ADE inhibitör tedavisinin sürdürülmesi zorunlu olduğu düşünülmedikçe, gebelik planlayan hastalar için ADE inhibitörleri yerine gebelikte kullanımı güvenli olduğu belirlenmiş alternatif antihipertansif tedaviler kullanılmalıdır. Gebelik tanısı konulduğunda ADE inhibitörleri ile tedavi derhal durdurulmalı ve uygun görülürse alternatif tedavi başlatılmalıdır. Fötal/neonatal morbidite ve mortalite ADE inhibitörleri, gebe kadınlara verildiğinde fötal ve neonatal morbidite ve ölüme sebep olabilir. Dünya literatüründe çok sayıda vaka bildirilmiştir. Gebelik fark edildiğinde ADE inhibitörleri olabildiğince çabuk kesilmelidir. Renin-anjiyotensin-aldosteron sisteminin (RAAS) dual blokajı ADE-inhibitörleri, anjiyotensin II reseptör blokerleri ya da aliskirenin birlikte kullanılması durumunda hipotansiyon, hiperkalemi riskinin arttığı ve böbrek fonksiyonunun azaldığına (akut böbrek yetmezliği dahil) dair kanıtlar bulunmaktadır. RAAS'ın dual blokajına yol açtığından ADE-inhibitörleri, anjiyotensin II reseptör blokerleri ya da aliskirenin birlikte kullanılması önerilmez. Eğer dual blokaj tedavisi mutlaka gerekli görülürse sadece uzman gözetimi altında yapılmalı ve böbrek fonksiyonu, elektrolitler ve kan basıncı yakından sık sık takip edilmelidir. Diyabetik nefropatisi bulunan hastalarda ADE-inhibitörleri ve anjiyotensin II reseptör blokerleri birlikte kullanılmamalıdır. Önlemler: Böbrek fonksiyon bozukluğu Duyarlı hastalarda böbrek fonksiyon değişiklikleri görülebilir. Böbrek fonksiyonu reninanjiotensin-aldosteron sistemine bağımlı olan şiddetli konjestif kalp yetmezliği hastalarında benazepril dahil ADE inhibitörleri ile tedavi, oligüri ve/veya ilerleyici azotemi ve nadiren akut renal yetmezlik ile ilişkili olabilir. Bir veya her iki böbrek arterinde stenozu olan hipertansif hastalar ile yapılan küçük bir çalışmada, ile tedavi kan üre azotunda (BUN) ve serum kreatinin düzeyinde artışlarla ilişkili bulunmuş; bu artışlar veya diüretik tedavisinin veya her ikisinin birden kesilmesiyle geri dönüşlü olmuştur. Bu gibi hastalar ADE inhibitörleri ile tedavi edilirlerse, tedavinin ilk haftalarında böbrek fonksiyonunun izlenmesi gerekir. Benazepril kullanan ve daha önce belirgin herhangi bir renal vasküler hastalığı olmayan bazı hipertansif hastalarda, özellikle bir diüretik ile verildiğinde, kan üre azotu (BUN) ve serum kreatinin düzeylerinde genellikle küçük ölçekte ve geçici yükselmeler görülmüştür. Önceden mevcut böbrek yetmezliği olan hastalarda bu durumun ortaya çıkması daha olasıdır. Bu tür hastalarda dozunun azaltılması ve/veya diüretiğin kesilmesi gerekebilir. Hipertansif hastaların değerlendirilmesi sırasında böbrek fonksiyonu da her zaman değerlendirilmelidir. Öksürük ADE inhibitörleri ile tedavide, muhtemelen endojen bradikinin parçalanmasının inhibisyonuna bağlı olarak, kuru, inatçı öksürük bildirilmiştir. Bu öksürük genellikle tedavinin kesilmesiyle geçer. Öksürüğün ayırt edici teşhisinde, ADE inhibitörünün neden olduğu öksürük dikkate alınmalıdır. Cerrahi/Anestezi Hastanın bir ADE inhibitörü aldığı cerrahi girişim öncesi anesteziste bildirilmelidir. Hipotansiyona neden olan ilaçlarla anestezi esnasında ADE inhibitörleri, dengeleyici renin salınmasına sekonder olarak anjiotensin II’nin oluşumunu durdurabilirler. Bu mekanizmaya bağlı hipotansiyon sıvı replasmanı ile düzeltilebilir. Hiperkalemi ADE inhibitörleriyle tedavi esnasında nadiren serum potasyum düzeyleri yükselebilir. Klinik çalışmalarda, hipertansiyonlu hastalarda hiperkalemi nedeniyle kullanımına son verildiği bildirilmemiştir. Hiperkalemi oluşması için risk faktörleri böbrek yetmezliği, diabetes mellitus ve aynı zamanda hipokalemi için ilaç kullanılmasıdır. İlerleyici kronik böbrek hastalığı olan hastaları içeren bir çalışmada bazı hastalarda hiperkalemi nedeniyle tedavi kesilmiştir. İlerleyici kronik böbrek hastalığı olan hastalarda serum potasyumu izlenmelidir. Aldosteron salınımını inhibe ettikleri için ADE inhibitörleri hiperkalemiye neden olabilmektedir. Etki, böbrek fonksiyonu normal olan hastalarda genellikle anlamlı değildir. Bununla birlikte, böbrek fonksiyon bozukluğu olan hastalarda ve/veya potasyum takviyesi (tuz ikameleri dahil), potasyum tutucu diüretikler, trimetoprim veya trimetoprim/sulfametoksazol olarak da bilinen ko-trimoksazol ve özellikle aldosteron antagonistleri veya anjiotensin reseptör blokerleri alan hastalarda hiperkalemi meydana gelebilmektedir. Potasyum tutucu diüretikler ve anjiyotensin reseptör blokerleri, ADE inhibitörleri alan hastalarda dikkatle kullanılmalı ve serum potasyum ve böbrek fonksiyonları izlenmelidir. Aortik veya mitral kapak stenoz Aortik veya mitral kapak stenozu olan hastalarda diğer tüm vazodilatörlerle tedavide olduğu gibi ile tedavide de çok dikkatli olmalıdır. Galaktoz intoleransı Nadir kalıtımsal galaktoz intoleransı, Lapp laktaz yetmezliği veya glukoz-galaktoz malabsorpsiyon problemi olan hastaların bu ilacı kullanmamaları gerekir. İçerdiği hidrojenize kastor yağı mide bulantısına ve ishale sebep olabilir.
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerKan ve lenf sistemi hastalıkları Çok seyrek: Trombositopeni, hemolitik anemi Bilinmiyor: Agranülositoz, nötropeni Bağışıklık sistemi hastalıkları Seyrek: Anjioödem, dudak ödemi, yüzde ödem Bilinmiyor: Anaflaktoid reaksiyonlar Metabolizma ve beslenme hastalıkları Bilinmiyor: Hiperkalemi Psikiyatrik hastalıklar Seyrek: Uykusuzluk, sinirlilik ve parestezi Sinir sistemi hastalıkları Yaygın: Baş ağrısı, baş dönmesi Seyrek: Uyku hali Çok seyrek: Tat alma bozukluğu Kulak ve iç kulak hastalıkları Çok seyrek: Tinnitus Kardiyak hastalıklar Yaygın: Çarpıntılar, ortostatik semptomlar Seyrek: Ortostatik hipotansiyon, göğüs ağrısı, anjina pektoris, aritmi Çok seyrek: Miyokard infarktüsü Vasküler hastalıklar Yaygın: Yüzde kızarma (flushing) Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar Yaygın: Öksürük, üst solunum yolu enfeksiyonu semptomları Gastrointestinal hastalıklar Yaygın: Gastrointestinal bozukluk Seyrek: Diyare, kabızlık, bulantı, kusma, karın ağrısı Çok seyrek: Pankreatit Bilinmiyor: İnce bağırsakta anjiyoödem Hepato-bilier hastalıklar Seyrek: Hepatit (daha çok kolestatik), kolestatik sarılık Deri ve deri altı doku hastalıkları Yaygın: Döküntü, kaşıntı, ışığa duyarlılık Seyrek: Pemfigus Çok seyrek: Stevens-Johnson sendromu Bilinmiyor: Psoriyazisin şiddetlenmesi Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Seyrek: Artralji (eklem ağrısı), artrit, miyalji (kas ağrısı) Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Yaygın: Sık idrara çıkma Seyrek: Kan üre azotunda (BUN) artış, serum kreatininde artış Çok seyrek: Böbrek fonksiyonlarında bozulma Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Yaygın: Yorgun olma hali Pazarlama sonrası rapor edilen ve sıklığı bilinmeyen advers olaylar: İnce bağırsakta anjiyoödem, anaflaktoid reaksiyonlar, hiperkalemi, agranülositoz, nötropeni Araştırmalar Diğer ADE inhibitörleri ile olduğu gibi kan üre azotunda (BUN) ve serum kreatinininde hafif artma tek başına ile tedavi edilen esansiyel hipertansiyonlu hastaların %0,1’inden azında gözlenir ve tedavinin kesilmesiyle düzelir. Diüretik alan veya böbrek arter stenozu olan hastalarda görülme olasılığı daha yüksektir Aşağıda advers reaksiyonlar da rapor edilmiştir: rinit, grip semptomları, farenjit, sinüzit, anksiyete, depresyon, koordinasyon bozukluğu, libido azalması, iktidarsızlık, terleme.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.