BOTOX 200 U. ENJEKSİYONLUK ÇÖZELTİ HAZIRLAMAK İÇİN LİYOFİLİZE TOZ , 1 ADET
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Botox ne için kullanılır?
KT 1- BOTOX®'un etkin maddesi olan OnabotulinumtoksinA, Clostridium botulinum adındaki bir mikroorganizmadan elde edilmektedir. Kas içine, mesane (idrar kesesi) duvarına ya da cilde enjekte edilen kas gevşetici bir maddedir.
BOTOX®, enjekte edildiği kaslara gelen sinir uyarılarını kısmen engeller ve bu kaslardaki aşırı kasılmayı azaltarak, geçici ve geri dönüşümlü bir felç oluşturur.
BOTOX® cilde enjekte edildiğinde, ter bezleri üzerinde etki göstererek, oluşan ter miktarını azaltır.
BOTOX® kronik migreni önlemede kullanılır. Fakat BOTOX®'un kronik migreni hangi yolla önlediği tam olarak bilinmemektedir.
Mesane (idrar kesesi) duvarına enjekte edildiği zaman BOTOX® mesane kasını etkileyerek kaçırmayı/idrar sızmasını (üriner inkontinans) azaltır.
Kullanım yerleri:
- BOTOX®, doğrudan kasa enjekte edilebilir ve aşağıdaki bozuklukların kontrol altına alınması için kullanılır:
- 2 yaş ve üzerinde, serebral palsi hastalığı (beynin bir bölgesindeki hasar nedeniyle ortaya çıkan kas kontrol yetersizliği) olan ve yürüyebilen çocuklarda, inatçı kas kasılmalarının sebep olduğu ayaktaki şekil bozukluğunun kontrol altına alınması. BOTOX®, bacaklardaki bu inatçı kas spazmlarını (kasılmalar) giderir.
- Erişkinlerde ve 12 yaşın üzerindeki çocuklarda:
- İrade dışı göz kırpma (blefarospazm)
- Göz kapakları ve yüzde inatçı kas spazmları (kasılmalar)
- Şaşılık (strabismus)
- Erişkinlerde:
- Boyun ve omuzlardaki inatçı kas spazmları (kasılmalar)
- İnme geçirmiş hastaların el bileği ve ellerindeki inatçı kas spazmları (kasılmalar)
- İnme geçirmiş hastaların ayak bileğindeki inatçı kas spazmları (kasılmalar)
- Başka lokal tedavilerin yetersiz kaldığı ve gündelik hayatı etkileyen aşırı koltuk altı terlemesi
- BOTOX® ayrıca, kronik migreni olan erişkinlerde baş ağrılarının önlenmesi için kullanılmaktadır:
Kronik migren sinir sistemini ilgilendiren bir hastalıktır. Kronik migren tanısının konulabilmesi için, her ay en az 15 gün ya da daha fazla baş ağrısı olmalı ve bu baş ağrıları, en azı 8 gün ya da daha fazla olmak üzere aşağıdaki özelliklerden en az ikisini taşımalıdır:
- Başın sadece bir tarafını tutmalıdır
- Ağrı zonklayıcı tipte olmalıdır
- Ağrı orta derecede ve/veya şiddetli olmalıdır
- Ağrı gündelik bedensel aktiviteler ile ağırlaşmalıdır
Ayrıca aşağıdakilerden en az birisi ile birlikte olmalıdır:
- Bulantı, kusma, ya da ikisi birden
- Işık, koku ve ses hassasiyeti
- BOTOX®'un kronik migreni olan yetişkinlerde kullanılabilmesi için;
- Bu alanda uzman bir nörolog tarafından tanı konulmalı
- Tedavi nörolog gözetiminde uygulanmalıdır.
BOTOX®, kronik migrenin yanı sıra önerilen dozun üzerinde aşırı ilaç kullanımına bağlı baş ağrısı olan hastalarda, en az iki ay süre ile koruyucu ilaç tedavisiz veya koruyucu ilaç tedavili döneme rağmen (aşırı ilaç kullanımının bırakılması ve tıbbi tedavi) baş ağrılarının geçmediği durumlarda baş ağrılarının önlenmesi için de kullanılmaktadır.
- BOTOX®, erişkinlerde mesane (idrar kesesi) duvarına enjekte edildiğinde, idrar kaçırmayı (üriner inkontinans) azaltır ve aşağıdaki bozuklukların kontrol altına alınması için kullanılır:
- Başka ilaçlar (antikolinerjik denilen) etki etmediğinde, idrar kaçırma, mesaneyi (idrar kesesi) aniden boşaltma gereği ve normalden daha fazla tuvalete gitme ihtiyacıyla aşırı aktif mesaneyi kontrol etmek için
- Omurilik hasarına ya da multipl skleroza (beyin ve omuriliği tutan özbağışıklık hastalığı) bağlı mesane (idrar kesesi) sorunları kaynaklı idrar kaçırma
- BOTOX® erişkinlerde, aşağıda belirtilen yüz çizgileri hastanın psikolojisini önemli oranda etkiliyorsa, bu görünümlerin geçici olarak tedavisinde endikedir:
- Kaşlar maksimum derecede çatık iken, kaşlar arasındaki dikey çizgiler (glabellar çizgiler) ve/veya,
- Maksimum kaş kaldırma sırasında görülen alın çizgileri.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- OnabotulinumtoksinA veya BOTOX®'un içindeki diğer bileşenlerden herhangi birine karşı alerjik (aşırı duyarlı) iseniz
- Enjeksiyon yapılacak bölgede enfeksiyon (iltihap oluşturan mikrobik hastalık) varsa
- İdrar kaçırma için tedavi oluyorsanız ve idrar yolları iltihabı ya da aniden ortaya çıkan mesaneyi (idrar kesesi) boşaltamama sorununuz varsa (ve düzenli olarak kateter (ince esnek özel bir tüp) kullanmıyorsanız)
- Eğer idrar kaçırma için tedavi görüyor ve gerekli görüldüğü halde kateter (ince esnek özel bir tüp) kullanmaya başlamayı istemiyorsanız
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınızVirüs güvenliği BOTOX®'un bir yardımcı maddesi olan insan albümini, insan kanının sıvı olan kısmından (plazmasından) elde edilir. Bu nedenle pek çok insanın kanı toplanmakta ve bu kanların plazmasından yararlanılmaktadır. İlaçlar insan plazmasından üretildiğinde, hastalara geçebilecek enfeksiyon ajanlarını önlemek için bir dizi önlemler alınır. Bu önlemler, hastalık taşıma riski olan kan vericilerini saptamak ve dışarıda bırakıldıklarından emin olmak için, plazma vericilerinin dikkatli bir şekilde seçimini ve her bir kan bağışının ve plazma havuzlarının, virüs / enfeksiyon belirtileri açısından test edilmesini içerir. Bu ürünlerin üreticileri ayrıca, plazmanın işlenmesi sürecine virüsleri arındıracak ya da etkisiz hale getirecek basamakları da dahil ederler.
Bütün bu önlemlere rağmen, insan plazmasından hazırlanan ilaçlar hastalara uygulandığında, bir enfeksiyonun bulaşma olasılığı tamamen ortadan kaldırılamaz. Bu ayrıca bilinen (AIDS'e neden olan HIV virüsü, karaciğer hastalığına neden olan Hepatit A, Hepatit B ve Hepatit C virüsleri, parvovirüs B19 gibi zarfsız virüsler) ya da sonradan ortaya çıkan virüsler veya Creutzfeldt-Jacob hastalığı gibi diğer enfeksiyon çeşitleri için de geçerlidir.
Bu nedenle ileride oluşabilecek bir hastalıkla kullanılmış ürün arasındaki bağlantıyı kurabilmek için, kullandığınız ürünün adı ve seri numarasını kaydederek bu kayıtları saklayınız.
Ayrıca;
BOTOX kullanmanız gerekiyorsa doktorunuz, hastalık yapıcı etkenlerin size bulaşmasını önlemek için uygun aşılarınızı (Hepatit A, Hepatit B, vb.) yaptırmanızı önerebilir.
Eğer aşağıdaki durumların herhangi biri sizin için geçerliyse mutlaka doktorunuz ve eczacınızla konuşunuz:
- Geçmişte yutma güçlüğü çektiyseniz ya da yiyecekler/su istemeden akciğerlerinize kaçmışsa; bu durum özellikle boyun ve omuzlardaki inatçı kas spazmları (kasılmalar) için tedavi görecekseniz daha fazla önem taşımaktadır,
- Eğer 65 yaşın üstündeyseniz ve başka ciddi hastalığınız varsa,
- Kaslarınızı ilgilendiren herhangi bir kas problemi ya da kronik hastalık geçirdiyseniz (örn. myastenia gravis (bir tür kas güçsüzlüğü hastalığı), Eaton-Lambert Sendromu (kol ve bacak kaslarında güçsüzlüğe neden olan nadir bir hastalık)),
- Sinir sisteminizi etkileyen belirli hastalıklar geçirdiyseniz (örn. amiyotrofik lateral skleroz (kasların şiddetli derecede kasılı kalması ve hızla ilerleyen kas zayıflığı), motor nöropati (duyu kaybına neden olmadan kas zayıflığına neden olan ender bir hastalık)),
- Doktorunuzun enjeksiyon yapmayı planladığı kaslarda belirgin bir zayıflık ya da zayıflama varsa,
- Enjeksiyon yapılacak kasta değişikliğe yol açmış olabilecek ameliyat ya da yaralanma geçirdiyseniz,
- Geçmişte enjeksiyon (iğne olma) ile ilgili sorunlarınız olduysa (örn. baygınlık gibi),
- Doktorunuzun enjeksiyon yapmayı planladığı alandaki ciltte ya da kasta enflamasyon (iltihap) varsa,
- Kardiyovasküler hastalığınız (kalp ya da damar hastalığı) varsa,
- Nöbet geçiriyorsanız ya da geçmişte geçirdiyseniz,
- Dar açılı glokom (göz içinde basınç artışı) denilen bir göz hastalığınız varsa ya da sizde böyle bir hastalık geliştirme riski bulunduğu söylendiyse,
- İdrar kaçırmalı aşırı aktif mesane (idrar kesesi) tedavisi olmak üzereyseniz ve idrar yapmada zorluk veya ince ya da kesikli idrar akışı gibi üriner obstruksiyon (idrar yollarında tıkanma) belirtileri ve bulguları olan bir erkekseniz.
BOTOX® tedavisi gördükten sonra:
Tedaviden sonra aşağıdakilerden herhangi biri ortaya çıkarsa, siz veya hasta bakıcınız derhal doktorunuza ya da en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalıdır:
- Nefes alma, yutma ya da konuşma güçlüğü çekiyorsanız,
- Kurdeşen, şişlik (yüz ve boğazda şişme dahil), hırıltılı soluma, baygınlık hissi ve nefes darlığı.
Bunlar şiddetli bir alerjik reaksiyonun olası belirtileridir.
Eğer kaşlar arasındaki dikey çizgiler ve/veya göz kenarındaki yelpaze şeklinde çizgiler için tedavi görüyorsanız ve eğer tedavinin ilk küründen bir ay sonra çizgilerinizde belirgin bir düzelme olmadıysa, doktorunuzu bilgilendirmelisiniz.
Genel uyarılar:
Diğer enjeksiyonlarda olduğu gibi, prosedürün sonunda enjeksiyon yerinde iltihap, ağrı, şişlik, anormal cilt hassasiyeti (karıncalanma veya uyuşma), cilt duyarlılığında azalma, hassasiyet, kızarıklık ve/veya kanama/morarma ve kan basıncında bir düşüş veya bayılma (enjeksiyonla ilişkili ağrı ve/veya kaygının sonucu olabilir) olması ihtimali mevcuttur.
Muhtemelen botulinum toksininin enjeksiyon bölgesinden uzaklara yayılmasına bağlı istenmeyen etkiler geliştiği bildirilmiştir; örn. kaslarda zayıflık, yutma güçlüğü ya da hava yollarına istenmeden yiyecek-içecek kaçması. Bu yan etkiler hafif ila şiddetli olabilir, tedavi gerektirebilir ve bazı durumlarda ölümcül olabilir. Özellikle bu belirtilere karşı hassas hale getiren altta yatan hastalığı olan hastalar için risk mevcuttur.
Eğer çok sık ve yüksek doz BOTOX® tedavisi görürseniz, BOTOX®'un etkilerinde azalma olabilir. Bu riski sınırlandırmak için iki tedavi arasındaki süre, endikasyona bağlı olarak 2,5 ya da 3 aydan az olmamalıdır.
İleri derecede ve/veya hemen ortaya çıkan alerjik reaksiyonlar bildirilmiştir; bunların semptomları kurdeşen, yüzde veya boğazda şişlik, nefes darlığı, hırıltılı solunum ve baygınlık olabilir. Ateş, eklem ağrısı ve deri döküntüsü gibi semptomları olabilen gecikmiş alerjik reaksiyonlar da (serum hastalığı) bildirilmiştir.
BOTOX® ile tedavi edilen hastalarda, bazen ölümle sonuçlanabilen kardiyovasküler sistemle (dolaşım sistemi) ilgili, düzensiz nabız ve kalp krizleri gibi yan etkiler de bildirilmiştir. Ancak bu hastaların bazılarının kardiyak (kalp ile ilgili) risk faktörü geçmişleri bulunmaktadır.
BOTOX® ile tedavi edilen yetişkinlerde ve çocuklarda, çoğunlukla felçlere daha yatkın olan hastalarda felçler bildirilmiştir. BOTOX®'un bu felçlere neden olup olmadığı bilinmemektedir.
Çocuklarda bildirilen felçler, çoğunlukla inatçı kas spazmları için tedavi edilen serebral palsi hastalarında görülmüştür. BOTOX® size çok sık veriliyorsa ya da doz çok yüksekse, toksin yayılmasıyla ilgili kas zayıflığı ve advers reaksiyonlar yaşayabilirsiniz ya da vücudunuz birtakım antikorlar üreterek BOTOX®'un etkisini azaltabilir.
BOTOX®, bu kullanma talimatında listelenmeyen durumların tedavisi için kullanılırsa, özellikle halihazırda yutmada sorun yaşayan ya da ciddi bitkinliği olan hastalarda ciddi reaksiyonlara neden olabilir.
BOTOX® tedavisi görmeden önce, eğer uzun süredir egzersiz yapmamışsanız, enjeksiyonlardan sonra bu türlü aktivitelere kademeli olarak başlanmalıdır.
Çevredeki kaslar gerilme yetilerini kaybetmiş ise, bu ilacın eklem hareket aralığında düzelme sağlama olasılığı pek bulunmamaktadır.
Eğer BOTOX® uygulaması sonucunda fonksiyonda (örn: yürüme) ya da belirtilerde (örn: ağrı) bir iyileşme sağlanması beklenmiyorsa veya BOTOX® uygulaması hastanın bakımına fayda sağlamayacaksa, inme geçirmiş yetişkin hastaların inme sonrasında ayak bileğinde inatçı kas spazmlarının tedavisinde kullanılmamalıdır. Eğer felç geçirmeniz üzerinden iki yıl geçmişse ya da ayak bileği spazmlarınız çok ciddi değilse, yürüme gibi ilgili aktivitelere bağlı gelişme sınırlı olabilir. Ek olarak, düşmesi daha muhtemel olan hastalar için bu tedavinin uygun olup olmadığına doktor karar verecektir.
BOTOX® inme geçirmiş hastaların ayak bileğindeki kas spazmları tedavisinde sadece inme geçirmiş hastaların rehabilitasyonu konusunda tecrübeli bir sağlık mesleği mensubu tarafından değerlendirildikten sonra kullanılmalıdır.
BOTOX®, epizodik migren hastalarında, ayda 15 günden az meydana gelen baş ağrılarını önlemez.
BOTOX® göz kapağındaki inatçı spazmların (kasılmalar) tedavisi için kullanıldığında, göz kapaklarınızı daha seyrek kırpmanıza neden olabilir ve bu durum gözünüzün yüzeyi için zararlı olabilir. Bunu önlemek için, göz damlaları, merhemleri, yumuşak kontakt lensler ya da koruyucu pansumanlar ile tedavi ihtiyacı duyabilirsiniz. Doktorunuz buna gerek olup olmadığını size söyleyecektir.
Kaşlar arasındaki dikey çizgilerin tedavisi, gözlerin kenarındaki yelpaze şeklinde çizgilerin tedavisi ve alın çizgilerinin tedavisi için BOTOX® uygulamasından sonra göz kapağınızda düşme meydana gelebilir.
BOTOX® idrar kaçırmayı kontrol için kullanıldığında, doktorunuz tedaviden önce ve sonra idrar yolları enfeksiyonlarını engellemek için size antibiyotik verecektir.
Eğer enjeksiyondan önce kateter (ince esnek özel bir tüp) kullanmıyorsanız, enjeksiyondan yaklaşık iki hafta kadar sonra doktorunuz sizi muayene etmek isteyecektir. İdrarınızı boşaltmanız istenecek, sonra da mesanenizde (idrar kesesi) kalan idrar hacmi ultrason kullanılarak ölçülecektir. Doktorunuz aynı testin gelecek 12 haftada tekrar uygulanıp uygulanmayacağına karar verecektir. İdrarınızı yapamamanız halinde, doktorunuzla irtibata geçilmelidir, çünkü bu durum sizin kateter (ince esnek özel bir tüp) kullanmaya başlamanızı gerektirebilir. Omurilik hasarına veya multipl skleroza (beyin ve omuriliği etkileyen bir hastalık) bağlı mesane (idrar kesesi) sorunları kaynaklı idrar kaçırma tedavisinden önce kateter (ince esnek özel bir tüp) kullanmayan hastaların yaklaşık üçte birinin tedaviden sonra kateter kullanmaya başlaması gerekebilir. Aşırı aktif mesaneye bağlı idrar kaçırma tedavisinden sonra 100 hastadan 6'sının kateter (ince esnek özel bir tüp) kullanması gerekebilir.
18 yaşından küçük kişilerde, BOTOX®'un kaşlar arasındaki dikey çizgilerin tedavisinde ve gözlerin kenarındaki yelpaze şeklinde çizgilerin tedavisinde kullanılması önerilmemektedir.
65 yaşın üzerindeki hastalarda, kaşlar arasındaki dikey çizgilerin tedavisi ve gözlerin kenarındaki yelpaze şeklindeki çizgilerin tedavisi konusunda BOTOX® ile deneyim kısıtlıdır.
Bu uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse doktorunuza danışınız.
Olası yan etkileri nelerdir?
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerEnfeksiyonlar ve enfestasyonlar Çok yaygın: Viral enfeksiyon, kulak enfeksiyonu Sinir sistemi hastalıkları Yaygın: Somnolans, duruş bozukluğu, parestezi Deri ve deri altı doku hastalıkları Yaygın: Döküntü Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Yaygın: Miyalji, kas zayıflığı, ekstremite ağrısı Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Yaygın: Üriner inkontinans Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Yaygın: Kırıklık, enjeksiyon bölgesinde ağrı, asteni Yaralanma ve zehirlenme Yaygın: Düşme İnmeye bağlı fokal üst uzuv spastisitesi Psikiyatrik hastalıklar Yaygın olmayan: Depresyon, insomnia Sinir sistemi hastalıkları Yaygın: Hipertoni Yaygın olmayan: Hipoestezi, baş ağrısı, parestezi, koordinasyon bozukluğu, amnezi Kulak ve içkulak hastalıkları Yaygın olmayan: Vertigo Vasküler hastalıklar Yaygın olmayan: Ortostatik hipotansiyon Gastrointestinal hastalıklar Yaygın olmayan: Bulantı, oral parestezi Deri ve deri altı doku hastalıkları Yaygın: Ekimoz, purpura Yaygın olmayan: Dermatit, pruritus, döküntü Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Yaygın: Ekstremite ağrısı, kas zayıflığı Yaygın olmayan: Artralji, bursit Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Yaygın: Enjeksiyon bölgesinde ağrı, ateş, grip benzeri hastalık, enjeksiyon bölgesinde hemoraji, enjeksiyon bölgesinde iritasyon Yaygın olmayan: Asteni, ağrı, enjeksiyon bölgesinde aşırı duyarlılık, kırgınlık, periferik ödem Yaygın olmayan olayların bazıları hastalığa bağlı olabilir. İnmeye bağlı fokal alt uzuv spastisitesi Deri ve deri altı doku hastalıkları Yaygın: Döküntü Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Yaygın: Artralji, kas-iskelet sertleşmesi, kas zayıflığı Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Yaygın: Periferik ödem Yaralanma ve zehirlenme Yaygın: Düşme Tekrarlanan dozlarda genel güvenlilik profilinde değişiklik gözlemlenmemiştir. Blefarospazm, hemifasyal spazm ve ilişkili distoniler Sinir sistemi hastalıkları Yaygın olmayan: Baş dönmesi, fasyal parezi, fasyal palsi Göz hastalıkları Çok yaygın: Göz kapağında pitozis Yaygın: Noktalı keratit, lagoftalmi, göz kuruluğu, fotofobi, göz irritasyonu, lakrimasyon artışı Yaygın olmayan: Keratit, ektropion, diplopi, entropion, görme bozukluğu, bulanık görme Seyrek: Göz kapağında ödem Çok seyrek: Ülseratif keratit, korneal epitel defekti, kornea perforasyonu Deri ve deri altı doku hastalıkları Yaygın: Ekimoz Yaygın olmayan: Döküntü/dermatit Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Yaygın: İrritasyon, yüzde ödem Yaygın olmayan: Yorgunluk Strabismus Göz hastalıkları Çok yaygın: Göz kapağında pitozis, göz hareketlerinde bozukluk Yaygın olmayan: Oküler retrobulber hemoraji, göze penetrasyon, Holmes-Adie pupillası, Seyrek: Vitröz hemoraji Servikal distoni Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar Yaygın: Rinit, üst solunum yolu enfeksiyonu Sinir sistemi hastalıkları Yaygın: Baş dönmesi, hipertoni, hipoestezi, somnolans, baş ağrısı Göz hastalıkları: Yaygın olmayan: Diplopi, göz kapağında pitozis Solunum, göğüs ve mediyastinal hastalıklar Yaygın olmayan: Dispne, disfoni Gastrointestinal hastalıklar Çok yaygın: Disfaji Yaygın: Ağız kuruluğu, bulantı Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Çok yaygın: Kas zayıflığı Yaygın: Kas-iskelet sertleşmesi, ağrı Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Çok yaygın: Acı Yaygın: Asteni, grip benzeri hastalık, kırgınlık Yaygın olmayan: Ateş Kronik migren Sinir sistemi hastalıkları Yaygın: Baş ağrısı, migrenin kötüleşmesi dahil migren, fasyal parezi Göz hastalıkları Yaygın: Göz kapağında pitozis Yaygın olmayan: Göz kapağında ödem Gastrointestinal hastalıklar Yaygın olmayan: Disfaji Deri ve deri altı doku hastalıkları Yaygın: Pruritus, döküntü Yaygın olmayan: Cilt ağrısı Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Yaygın: Boyun ağrısı, miyalji, kas-iskelet ağrısı, kas-iskelet sertleşmesi, kas spazmları, kas gerginliği, kas zayıflığı Yaygın olmayan: Çene ağrısı Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Yaygın: Enjeksiyon bölgesinde ağrı * Plasebo kontrollü çalışmalarda, baş ağrısı ve migren, inatçı baş ağrısı/migren veya baş ağrısı/migrenin kötüleşmesi gibi ciddi vakalar dahil, plaseboya (%6) kıyasla ile (%9) daha sık bildirilmiştir. Tipik olarak enjeksiyonlardan sonraki ilk ay içinde meydana gelmiştir ve insidansları tekrarlanan tedavilerle azalmıştır. Faz 3 çalışmalarda istenmeyen etkilerden ötürü ilacı bırakma oranı %3,8 iken plaseboda %1,2 olmuştur. MESANE BOZUKLUKLARI: Aşırı aktif mesane Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar Çok yaygın: İdrar yolu enfeksiyonu Yaygın: Bakteriüri Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Çok yaygın: Dizüri Yaygın: Üriner retansiyon, pollakiüri, lökositüri Araştırmalar Yaygın: Residual idrar hacmi* * Kateterizasyon gerektirmeyen artmış boşaltım sonrası residual idrar hacmi (PVR) Yaygın şekilde meydana gelen prosedüre bağlı istenmeyen etkiler disüri ve hematüri olarak tespit edilmiştir. 100 ünite ile tedavi sonrası hastaların %6,5’inde aralıklarla temiz kateterizasyon başlatılmıştır, plasebo grubunda bu oran %0,4’tür. Plasebo kontrollü klinik çalışmalara katılan 1.242 hastanın %41,4’ü (n=514), 65 yaş ve üzeri hastalardı ve %14,7’si (n=182) 75 yaş ve üzeri hastalardı. Bu çalışmalarda tedavisi sonrası 65 yaş ve üzeri hastaların genel güvenlilik profiliyle 65 yaş altı hastaların güvenlilik profili arasında hem plasebo hem de grubundaki yaşlı hastalarda genç hastalar ile kıyaslandığında idrar yolu enfeksiyonları insidansının daha yüksek olması dışında genel bir fark gözlemlenmemiştir. Tekrarlanan dozlarda genel güvenlilik profilinde değişiklik gözlemlenmemiştir. Nörojenik detrusor aşırı aktivitesine bağlı üriner inkontinans Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar Çok yaygın: İdrar yolu enfeksiyonua,b, bakteriürib Psikiyatrik hastalıklar Yaygın: Uykusuzluka Gastrointestinal hastalıklar Yaygın: Konstipasyona Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Yaygın: Kas zayıflığıa, kas spazmlarıa Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Çok yaygın: Üriner retansiyona,b Yaygın: Hematüri*a,b, disüri*b, mesane divertikülüa Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Yaygın: Yorgunluka, yürüme güçlüğüa Araştırmalar Çok Yaygın: Residual idrar hacmi**b Yaralanma ve zehirlenme Yaygın: Otonomik disrefleksi*a, düşmea *Prosedüre bağlı advers reaksiyonlar ** Kateterizasyon gerektirmeyen artmış PVR a Faz 2 ve Faz 3 klinik çalışmalarında gerçekleşen advers reaksiyonlar b Başlangıçta kateterize edilmemiş MS hastalarında yapılan 100U onay sonrası çalışmalarında gerçekleşen advers reaksiyonlar Klinik çalışmalarda 200 ünite ile tedavi edilen hastaların %49,2’sinde, plasebo ile tedavi edilen hastaların %35,7’sinde idrar yolu enfeksiyonu bildirilmiştir (200 ünite ile tedavi edilen multipl skleroz hastalarında %53, plasebo alanlarda %29,3; omurilik hasarı olan ve 200 ünite ile tedavi edilen hastalarda %45,4, plasebo alanlarda ise %41,7 olmuştur). Klinik çalışmalarda 200 ünite ile tedavi edilen hastaların %17,2’sinde, plasebo ile tedavi edilenlerin %2,9’unda idrar retansiyonu görülmüştür (200 ünite ile tedavi edilen multipl skleroz hastalarında %28,8’inde plasebo alanlarda %4,5; omurilik hasarı olan ve 200 ünite ile tedavi edilen hastalarda %5,4; plasebo alanlarda ise %1,4 olmuştur.) Tekrarlanan dozlarda advers reaksiyonlarda bir değişim gözlenmemiştir. Pivotal çalışmalara katılan multipl skleroz (MS) hastalarında (=0,23, plasebo=0,2) ve ne 100 ünite onay sonrası çalışmalarına katılan ne de başlangıçta kateterize edilmemiş MS hastalarında (=0, plasebo=0,07) MS’in yıllık atak oranında (hasta yılı başına MS atak sayısı) bir fark görülmemiştir. Pivotal çalışmalarda, tedaviden önce başlangıçta kateterize edilmemiş hastalarda 200 ünite ile tedavi sonrası %38,9’unda kateterizasyona başlanmış, buna karşılık plasebo alanlarda ise %17,3’ünde kateterizasyona başlanmıştır. Başlangıçta kateterize edilmemiş MS hastalarında yapılan 100 ünitenin onay sonrası çalışmalarında, 100 ünite ile tedavi sonrası hastaların %15,2’sinde kateterizasyona başlanmış, buna karşılık plasebo alanlarda ise %2,6’sında kateterizasyona başlanmıştır. DERİ VE DERİ APENDAJ BOZUKLUKLARI: Primer aksiller hiperhidroz Sinir sistemi hastalıkları Yaygın: Baş ağrısı, parestezi Vasküler hastalıklar Yaygın: Ateş basmaları Gastrointestinal hastalıklar Yaygın olmayan: Bulantı Deri ve deri altı doku hastalıkları Yaygın: Hiperhidroz (aksilla dışı terleme), ciltte anormal koku, pruritus, subkütan nodül, alopesi Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Yaygın: Ekstremite ağrısı Yaygın olmayan: Kas zayıflığı, miyalji, artropati Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Çok yaygın: Enjeksiyon bölgesinde ağrı Yaygın: Ağrı, enjeksiyon bölgesinde ödem, enjeksiyon bölgesinde hemoraji, enjeksiyon bölgesinde aşırı duyarlılık, enjeksiyon bölgesinde irritasyon, asteni, enjeksiyon bölgesinde reaksiyonlar Primer aksiller hiperhidroz tedavisinde, enjeksiyondan sonraki 1 ay içerisinde hastaların %4,5’inde aksilla dışı terlemede artış bildirilmiş ve etkilenen anatomik bölgeler ile ilgili herhangi bir patern göstermemiştir. Hastaların yaklaşık %30’unda dört ay içerisinde rezolüsyon görülmüştür. Kolda zayıflık da yaygın olmayan sıklık derecesinde bildirilmiştir (%0,7) ve hafif şiddette ve geçicidir. Tedavi gerektirmeden ve sekel bırakmadan iyileşmiştir. Bu advers olay tedaviye, enjeksiyon tekniğine ya da her ikisine birden bağlı olabilir. Yaygın olmayan bir olay olan kas zayıflığı bildirildiğinde, bir nörolojik muayene gündeme getirilebilir. Ek olarak, enjeksiyonların intradermal yerleşiminden emin olmak amacıyla, daha sonraki enjeksiyondan önce enjeksiyon tekniğinin yeniden değerlendirilmesi önerilmektedir…
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Çok açık bir gereklilik olmadığı sürece, BOTOX®'un hamilelik sırasında ve doğum kontrolü uygulamayan çocuk doğurma potansiyeline sahip kadınlarda kullanılması önerilmemektedir.
Hamileyseniz, hamile olabileceğinizi düşünüyorsanız veya bebek sahibi olmayı planlıyorsanız, bu ilacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz, hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Çok açık bir gereklilik olmadığı sürece, BOTOX®'un emzirme döneminde kullanılması önerilmemektedir.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerBu tıbbi ürün sulandırılmadan önce “şişe başına” 1 mmol (23 mg)'dan daha az sodyum ihtiva eder; yani aslında “sodyum içermez”.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Diğer dozlar ve formlar
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonAşağıdaki tabloların tedavisi için endikedir: Nörolojik bozukluklar: 2 yaş ve üzeri çocuklarda; Ambulatuar pediyatrik serebral palsi hastalarında, spastisiteye bağlı dinamik equinus ayak deformitesi ile ilişkili fokal spastisitede Erişkinlerde ve 12 yaş üstü çocuklarda; Blefarospazm, hemifasyal spazm ve ilişkili fokal distoniler Strabismus Erişkinlerde; Servikal distoni (spazmodik tortikolis) İnme sonrası gözlenen el bileği ve el fokal spastisite İnme sonrası gözlenen ayak bileği fokal spastisitesi Kronik migreni (her ay en az 8 günü migren şeklinde olan, en az 15 gün süreyle baş ağrıları) olan erişkinlerde baş ağrılarının profilaksisi Kronik migren yanı sıra aşırı ilaç kullanımı baş ağrısı olan hastalarda en az iki ay süre ile profilaksisiz ve profilaksili tedavi dönemine rağmen (kötü ilaç kullanımının bırakılması ve medikal tedavi) baş ağrılarının geçmediği hastalarda baş ağrılarının profilaksisi Mesane bozuklukları: Erişkinlerde; Antikolinerjik ilaçlarla yeterli yanıt alınamayan veya bu ilaçları tolere edemeyen erişkinlerde, sıkışma tipi üriner inkontinans, sıkışma ve sık idrar semptomları olan aşırı aktif mesanenin tedavisinde endikedir. Kronik dönemde (spinal şok sonrası dönem) subservikal omurilik hasarı veya multipl skleroza bağlı nörojenik detrusor aşırı aktivitesi olan erişkinlerde üriner inkontinans Deri ve deri apendaj bozuklukları: Erişkinlerde; Aksillada günlük yaşam aktivitelerini etkileyen ve topikal tedaviye dirençli olan, inatçı şiddetli primer hiperhidroz tedavisinde endikedir. Fasiyal dinamik çizgi tedavisi: erişkin hastalarda, aşağıdaki yüz çizgileri hastanın psikolojisini önemli oranda etkiliyorsa, bu görünümlerin geçici olarak tedavisinde endikedir: Kaşlar maksimum derecede çatık iken, orta ile ileri derecede glabellar çizgiler (kaşlar arasındaki vertikal çizgiler) ve/veya, Maksimum gülümsemede görülen orta ile ileri derecede lateral kantal çizgiler (kaz ayağı çizgileri) ve/veya, Maksimum kaş kaldırma sırasında görülen orta ile şiddetli derecede alın çizgileri.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarOnabotulinumtoksinA ya da yardımcı maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlığı olduğu bilinenler, Planlanan enjeksiyon bölgesi ya da bölgelerinde enfeksiyon bulunması Mesane bozukluklarının ile tedavisi aşağıdaki durumlarda kontrendikedir: Tedavi esnasında idrar yolu enfeksiyonu olan hastalarda, Tedavi esnasında akut idrar retansiyonu olan ve rutin olarak kateterize edilmeyen hastalarda, Gerekli hallerde tedavi sonrası kateterizasyon kullanımı mümkün olmayan ve/veya başlatmak istemeyen hastalarda. Mesane taşı olan hastalarda.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriVirüs güvenliği bir yardımcı maddesi olan insan albümini, insan plazmasından elde edilmektedir. İnsan plazmasından elde edilen ilaçlar, virüsler ve teorik olarak Varyant Creutzfeldt-Jacob (v-CJD) gibi, çeşitli hastalıklara yol açabilen enfeksiyon yapıcı ajanlar içerebilirler. Varyant Creutzfeldt-Jacob hastalığının bulaşma riski teorik olarak minimumken, klasik Creutzfeldt-Jacob hastalığının bulaşma riski hiçbir kanıtla desteklenmez. Alınan önlemlere rağmen, bu tür ürünler halen potansiyel olarak hastalık bulaştırabilir. Bu tip ürünlerin enfeksiyon yapıcı ajanları bulaştırma riski, plazma verenlerin belirli virüslere önceden maruz kalıp kalmadığının izlenmesi, belirli virüs enfeksiyonlarının halihazırda varlığının test edilmesi ve belirli virüslerin yok edilmesi ve/veya inaktivasyonu ile azaltılmıştır. Bütün bu önlemlere rağmen, bu ürünler hala potansiyel olarak hastalık bulaştırabilirler. Ayrıca, henüz bilinmeyen enfeksiyon yapıcı ajanların bu ürünlerin içerisinde bulunma ihtimali mevcuttur. HIV, HBV, HCV gibi zarflı virüsler ve HAV gibi zarflı olmayan virüsler için etkili önlemlerin alınmasına dikkat edilmelidir. Parvovirüs B19 gibi zarflı olmayan virüslere karşı alınan tedbirler sınırlı sayıda olabilir. Parvovirüs B19 enfeksiyonu, gebelikte (fetal infeksiyon) ve immün yetmezlik ya da kırmızı kan hücre üretiminde artış olan hastalarda tehlikeli olabilir (hemolitik anemi gibi). Doktor, bu ilacı hastaya reçete etmeden veya uygulamadan önce hastası ile risk ve yararlarını tartışmalıdır. Ayrıca; kullanılması gerekiyorsa hekim tarafından, hastalık yapıcı etkenlerin hastaya bulaşmasını önlemek için uygun aşıların (Hepatit A, Hepatit B, vb.) yaptırılması önerilebilir. Biyolojik tıbbi ürünlerin takip edilebilirliğinin sağlanması için uygulanan ürünün ticari ismi ve seri numarası mutlaka hasta dosyasına kaydedilmelidir. Hastalar açısından her uygulandığında, hastayla ürünün seri numarası arasındaki bağlantının korunabilmesi için, ürünün adı ve seri numarası kaydedilmelidir. için tavsiye edilen dozlar ve uygulama sıklıkları, doz aşımı, aşırı kas zayıflığı, toksinin uygulama bölgesinden uzaklara yayılma ve nötralizan antikor oluşum potansiyeli nedeniyle aşılmamalıdır. İlk defa tedavisi uygulanacak hastaların başlangıç dozu, söz konusu endikasyon için tavsiye edilen en düşük doz olmalıdır. Doktorlar ve hastalar, önceki enjeksiyonlar iyi tolere edilmiş olsa dahi yan etkilerin ortaya çıkabileceğinin farkında olmalıdır. Bu nedenle her uygulamada dikkatli olunmalıdır. Toksinin uygulama bölgesinden uzaklara yayılmasına bağlı ve bazen ölümle sonuçlanan yan etkiler bildirilmiştir, bazı vakalar disfaji, pnömoni ve/veya önemli debilite ile ilişkilendirilmiştir. Semptomlar, botulinum toksininin etki mekanizması ile tutarlıdır ve uygulamadan saatler ila haftalar sonra bildirilmiştir. Semptom riski, spastisite tedavisi gören çocuklar ve hastalarda ve yüksek dozlarla tedavi görenler dahil, altta yatan sebepleri ve bu semptomlara eğilim gösteren ek hastalıklara sahip hastalarda muhtemelen en yüksektir. Terapötik dozlar ile tedavi edilen hastalarda aynı zamanda aşırı kas zayıflığı ortaya çıkabilir. Yaşlı ve zayıf hastalar, tedavi edilirken dikkatli olunmalıdır. Genellikle klinik çalışmalarında, yüz çizgileri haricinde, yaşlı ve genç hastalar arasında cevap bakımından farklılıklar tespit edilmemiştir. Yaşlı hastalar için doz seçiminde dikkatli olunmalı, çoğunlukla doz aralığının küçük olan tarafından başlanmalıdır. tedavisine başlanmadan her hasta için risk-yarar değerlendirilmesi düşünülmelidir. Disfaji aynı zamanda, servikal kas yapısı dışındaki bölgelere enjeksiyon uygulamasından sonra da bildirilmiştir (aşağıdaki 4.4 ‘servikal distoni’ bölümüne bakınız). Myasthenia gravis ya da Lambert-Eaton Sendromu gibi nöromüsküler ileti defektlerine yönelik subklinik ya da klinik verileri olan hastalarda, periferik motor nöropatik hastalıkları (örneğin amiyotrofik lateral skleroz veya motor nöropati) olan hastalarda ve altta yatan nörolojik hastalıkları olan hastalarda, mutlaka son derecede dikkatle ve yakın gözetim altında kullanılmalıdır. Bu gibi hastalarda gibi ajanlara karşı terapötik dozlarda bile duyarlılık artışı olabilir ve bu durum aşırı kas zayıflığı ve ciddi disfaji ve kısıtlanmış solunum dahil klinik olarak önemli sistemik etkiler ile sonuçlanabilir. Bu hastalarda botulinum toksin ürünü uzman gözetiminde ve sadece tedavinin yararı, riskten ağır bastığında uygulanmalıdır. Disfaji ve aspirasyon geçmişi olan hastalar, ancak son derece dikkatli bir şekilde tedavi edilmelidir. Hastalar veya hasta bakıcılar, yutma, konuşma veya solunum güçlüklerinde derhal tıbbi yardım almaları konusunda bilgilendirilmelidir. Daha öncesinde sedanter yaşayan hastaların aktivitelerine başlamasını sağlayacak potansiyele sahip herhangi bir tedavide olduğu gibi, sedanter hasta, aktivitelerine aşamalı olarak başlaması konusunda uyarılmalıdır. uygulanmadan önce ilgili bölgenin anatomisi ve daha önceden yapılmış cerrahi prosedürlere bağlı anatomi değişiklikleri anlaşılmalı ve hassas anatomik yapılara enjeksiyon yapmaktan kaçınılmalıdır. Toraks yakınına uygulamasından sonra enjeksiyon prosedürü ile ilişkilendirilen pnömotoraks bildirilmiştir. Akciğer (özellikle apekslere) veya hassas anatomik yapıların yakınına enjeksiyon yapılırken dikkatli olunmalıdır. Endikasyon dışı uygulama olarak doğrudan tükürük bezlerine, oro-lingual-faringeal bölgeye, özefagus ve mideye enjekte edilen hastalarda, bazıları ölümcül sonuçlanan ciddi istenmeyen etkiler bildirilmiştir. Bazı hastalarda önceden disfaji ya da ciddi halsizlik mevcut olduğu bildirilmiştir. Anafilaksi, serum hastalığı, ürtiker, yumuşak doku ödemi ve dispne dahil ciddi ve/veya ani aşırı duyarlılık reaksiyonları nadir olarak bildirilmiştir. Bu reaksiyonların bazıları, tek olarak uygulanmasını takiben veya benzer reaksiyonlarla ilişkilendirilen diğer ürünlerle beraber uygulanmasından sonra bildirilmiştir. Böyle bir reaksiyon gerçekleşirse enjeksiyonu durdurulmalı ve epinefrin gibi uygun medikal tedavi derhal uygulanmalıdır. Hastanın öldüğü bir anafilaksi vakası bildirilmiştir, bu vakada, uygun olmayan şekilde 5 ml %1’lik lidokain ile seyreltildiği bildirilmiştir. Herhangi bir enjeksiyonda olduğu gibi, prosedüre bağlı yaralanma olabilir. Enjeksiyon sonucunda lokalize enfeksiyon, ağrı, enflamasyon, parestezi, hipoestezi, hassasiyet, şişme, eritem ve/veya kanama/morarma ortaya çıkabilir. İğneye bağlı ağrı ve/veya anksiyete sonucu, bayılma, hipotansiyon vb. gibi vazovagal yanıtlar görülebilir. Önerilen enjeksiyon bölgelerinde enflamasyon varlığında ya da hedef kasta aşırı zayıflık veya atrofi varsa, kullanılırken dikkatli olunmalıdır. Periferik motor nöropatik hastalığı (örn. amiyotrofik lateral skleroz ya da motor nöropati) olan kişilerin tedavisinde kullanılırken de dikkatli olunmalıdır. uygulamasından sonra, bazıları ölümle sonuçlanan aritmi ve miyokard enfarktüsü dahil kardiyovasküler sistemle ilgili istenmeyen olaylar bildirilmiştir. Bu hastaların bazılarında kardiyovasküler hastalıklar dahil risk faktörlerinin olduğu bildirilmiştir. Bu olayları daha önceden de yaşayan hastalarda ilk defa olan veya tekrarlayan nöbetler bildirilmiştir. Bu olayların botulinum toksin enjeksiyonu ile kesin ilişkisi belirlenmemiştir. Çocuklarda bildirilen vakalar, ağırlıklı olarak spastisite tedavisi gören serebral palsi hastaları olmuştur. OnabotulinumtoksinA’ya karşı nötralizan antikorların oluşması, toksinin biyolojik aktivitesini inaktive ederek, tedavisinin etkinliğini azaltabilir. Bazı çalışmalardan edinilen sonuçlar, daha sık aralıklarla ya da daha yüksek dozlarla yapılan enjeksiyonlarının, antikor oluşum insidansında artışa yol açabileceğini düşündürmektedir. Uygun durumlarda, antikor oluşma potansiyeli, enjeksiyonlar arasında klinik olarak endike en uzun süre bırakılarak ve etkili en düşük doz enjekte edilerek, en aza indirilebilir. Tekrarlanan kullanımındaki klinik dalgalanmalar (bütün botulinum toksinlerinde olduğu gibi), farklı flakon rekonstitüsyon prosedürleri, enjeksiyon aralıkları, enjekte edilen kaslar ve kullanılan biyolojik test metoduyla belirtilen potens değerlerindeki hafif farkın bir sonucu olabilir. Pediyatrik kullanım Pediyatrik popülasyon için belirtilen endikasyonlar dışında güvenliliği ve etkililiği saptanmamıştır. Eşzamanlı hastalığa sahip, ağırlıklı olarak serebral palsili pediyatrik hastalarda, pazarlama sonrası çok seyrek olarak toksinin uzağa yayılması bildirilmiştir. Genel olarak bu vakalarda kullanılan doz, önerilen dozun üzerinde olmuştur. Endikasyon dışı kullanım (örn. boyun bölgesi) sonrası dahil botulinum toksini tedavisi sonrası ciddi serebral palsili çocuklarda, bazen aspirasyon pnömonisi ile ilişkilendirilen ani ölümler seyrek olarak bildirilmiştir. Ciddi nörolojik halsizliği, disfajisi olan veya yakın geçmişinde aspirasyon pnömonisi veya akciğer hastalığı geçmişi olan pediyatrik hastalar tedavi edilirken çok dikkatli olunmalıdır. Sağlık durumu iyi olmayan hastalarda, sadece hastadaki potansiyel yararın, riske baskın geldiği kabul edildiğinde tedavi uygulanmalıdır Nörolojik bozukluklar: Pediyatrik serebral palsiye bağlı fokal spastisite ve erişkin hastalarda inme sonrası ayak bileği, el ve el bileği spastisitesi fokal spastisite tedavisinde yalnızca olağan standart bakım rejimleriyle birlikte incelenmiştir ve bu tedavi modalitelerinin yerine kullanılması amaçlanmamaktadır. Sabit kontraktürden etikelenen bir eklemde hareket aralığını düzeltmede etkili olması beklenmez. Eğer kas tonusundaki azalmanın fonksiyonda iyileşme sağlaması (örn. yürüyüşte ilerleme) veya semptomlarda iyileşme sağlanması (örn. ağrıda azalma) veya tedaviye yardımcı olması beklenmiyorsa, erişkin inme sonrası hastalarda fokal spastisite tedavisinde kullanılmamalıdır. Ek olarak, inmeden 2 yıl sonra veya daha az ciddi ayak bileği spastisitesi (Modifiye Ashwort Skalası (MAS) < 3) olan hastalarda başlandığında, aktif fonksiyon ilerlemesi sınırlı olabilir…
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerEnfeksiyonlar ve enfestasyonlar Çok yaygın: Viral enfeksiyon, kulak enfeksiyonu Sinir sistemi hastalıkları Yaygın: Somnolans, duruş bozukluğu, parestezi Deri ve deri altı doku hastalıkları Yaygın: Döküntü Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Yaygın: Miyalji, kas zayıflığı, ekstremite ağrısı Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Yaygın: Üriner inkontinans Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Yaygın: Kırıklık, enjeksiyon bölgesinde ağrı, asteni Yaralanma ve zehirlenme Yaygın: Düşme İnmeye bağlı fokal üst uzuv spastisitesi Psikiyatrik hastalıklar Yaygın olmayan: Depresyon, insomnia Sinir sistemi hastalıkları Yaygın: Hipertoni Yaygın olmayan: Hipoestezi, baş ağrısı, parestezi, koordinasyon bozukluğu, amnezi Kulak ve içkulak hastalıkları Yaygın olmayan: Vertigo Vasküler hastalıklar Yaygın olmayan: Ortostatik hipotansiyon Gastrointestinal hastalıklar Yaygın olmayan: Bulantı, oral parestezi Deri ve deri altı doku hastalıkları Yaygın: Ekimoz, purpura Yaygın olmayan: Dermatit, pruritus, döküntü Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Yaygın: Ekstremite ağrısı, kas zayıflığı Yaygın olmayan: Artralji, bursit Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Yaygın: Enjeksiyon bölgesinde ağrı, ateş, grip benzeri hastalık, enjeksiyon bölgesinde hemoraji, enjeksiyon bölgesinde iritasyon Yaygın olmayan: Asteni, ağrı, enjeksiyon bölgesinde aşırı duyarlılık, kırgınlık, periferik ödem Yaygın olmayan olayların bazıları hastalığa bağlı olabilir. İnmeye bağlı fokal alt uzuv spastisitesi Deri ve deri altı doku hastalıkları Yaygın: Döküntü Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Yaygın: Artralji, kas-iskelet sertleşmesi, kas zayıflığı Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Yaygın: Periferik ödem Yaralanma ve zehirlenme Yaygın: Düşme Tekrarlanan dozlarda genel güvenlilik profilinde değişiklik gözlemlenmemiştir. Blefarospazm, hemifasyal spazm ve ilişkili distoniler Sinir sistemi hastalıkları Yaygın olmayan: Baş dönmesi, fasyal parezi, fasyal palsi Göz hastalıkları Çok yaygın: Göz kapağında pitozis Yaygın: Noktalı keratit, lagoftalmi, göz kuruluğu, fotofobi, göz irritasyonu, lakrimasyon artışı Yaygın olmayan: Keratit, ektropion, diplopi, entropion, görme bozukluğu, bulanık görme Seyrek: Göz kapağında ödem Çok seyrek: Ülseratif keratit, korneal epitel defekti, kornea perforasyonu Deri ve deri altı doku hastalıkları Yaygın: Ekimoz Yaygın olmayan: Döküntü/dermatit Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Yaygın: İrritasyon, yüzde ödem Yaygın olmayan: Yorgunluk Strabismus Göz hastalıkları Çok yaygın: Göz kapağında pitozis, göz hareketlerinde bozukluk Yaygın olmayan: Oküler retrobulber hemoraji, göze penetrasyon, Holmes-Adie pupillası, Seyrek: Vitröz hemoraji Servikal distoni Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar Yaygın: Rinit, üst solunum yolu enfeksiyonu Sinir sistemi hastalıkları Yaygın: Baş dönmesi, hipertoni, hipoestezi, somnolans, baş ağrısı Göz hastalıkları: Yaygın olmayan: Diplopi, göz kapağında pitozis Solunum, göğüs ve mediyastinal hastalıklar Yaygın olmayan: Dispne, disfoni Gastrointestinal hastalıklar Çok yaygın: Disfaji Yaygın: Ağız kuruluğu, bulantı Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Çok yaygın: Kas zayıflığı Yaygın: Kas-iskelet sertleşmesi, ağrı Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Çok yaygın: Acı Yaygın: Asteni, grip benzeri hastalık, kırgınlık Yaygın olmayan: Ateş Kronik migren Sinir sistemi hastalıkları Yaygın: Baş ağrısı, migrenin kötüleşmesi dahil migren, fasyal parezi Göz hastalıkları Yaygın: Göz kapağında pitozis Yaygın olmayan: Göz kapağında ödem Gastrointestinal hastalıklar Yaygın olmayan: Disfaji Deri ve deri altı doku hastalıkları Yaygın: Pruritus, döküntü Yaygın olmayan: Cilt ağrısı Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Yaygın: Boyun ağrısı, miyalji, kas-iskelet ağrısı, kas-iskelet sertleşmesi, kas spazmları, kas gerginliği, kas zayıflığı Yaygın olmayan: Çene ağrısı Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Yaygın: Enjeksiyon bölgesinde ağrı * Plasebo kontrollü çalışmalarda, baş ağrısı ve migren, inatçı baş ağrısı/migren veya baş ağrısı/migrenin kötüleşmesi gibi ciddi vakalar dahil, plaseboya (%6) kıyasla ile (%9) daha sık bildirilmiştir. Tipik olarak enjeksiyonlardan sonraki ilk ay içinde meydana gelmiştir ve insidansları tekrarlanan tedavilerle azalmıştır. Faz 3 çalışmalarda istenmeyen etkilerden ötürü ilacı bırakma oranı %3,8 iken plaseboda %1,2 olmuştur. MESANE BOZUKLUKLARI: Aşırı aktif mesane Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar Çok yaygın: İdrar yolu enfeksiyonu Yaygın: Bakteriüri Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Çok yaygın: Dizüri Yaygın: Üriner retansiyon, pollakiüri, lökositüri Araştırmalar Yaygın: Residual idrar hacmi* * Kateterizasyon gerektirmeyen artmış boşaltım sonrası residual idrar hacmi (PVR) Yaygın şekilde meydana gelen prosedüre bağlı istenmeyen etkiler disüri ve hematüri olarak tespit edilmiştir. 100 ünite ile tedavi sonrası hastaların %6,5’inde aralıklarla temiz kateterizasyon başlatılmıştır, plasebo grubunda bu oran %0,4’tür. Plasebo kontrollü klinik çalışmalara katılan 1.242 hastanın %41,4’ü (n=514), 65 yaş ve üzeri hastalardı ve %14,7’si (n=182) 75 yaş ve üzeri hastalardı. Bu çalışmalarda tedavisi sonrası 65 yaş ve üzeri hastaların genel güvenlilik profiliyle 65 yaş altı hastaların güvenlilik profili arasında hem plasebo hem de grubundaki yaşlı hastalarda genç hastalar ile kıyaslandığında idrar yolu enfeksiyonları insidansının daha yüksek olması dışında genel bir fark gözlemlenmemiştir. Tekrarlanan dozlarda genel güvenlilik profilinde değişiklik gözlemlenmemiştir. Nörojenik detrusor aşırı aktivitesine bağlı üriner inkontinans Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar Çok yaygın: İdrar yolu enfeksiyonua,b, bakteriürib Psikiyatrik hastalıklar Yaygın: Uykusuzluka Gastrointestinal hastalıklar Yaygın: Konstipasyona Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Yaygın: Kas zayıflığıa, kas spazmlarıa Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Çok yaygın: Üriner retansiyona,b Yaygın: Hematüri*a,b, disüri*b, mesane divertikülüa Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Yaygın: Yorgunluka, yürüme güçlüğüa Araştırmalar Çok Yaygın: Residual idrar hacmi**b Yaralanma ve zehirlenme Yaygın: Otonomik disrefleksi*a, düşmea *Prosedüre bağlı advers reaksiyonlar ** Kateterizasyon gerektirmeyen artmış PVR a Faz 2 ve Faz 3 klinik çalışmalarında gerçekleşen advers reaksiyonlar b Başlangıçta kateterize edilmemiş MS hastalarında yapılan 100U onay sonrası çalışmalarında gerçekleşen advers reaksiyonlar Klinik çalışmalarda 200 ünite ile tedavi edilen hastaların %49,2’sinde, plasebo ile tedavi edilen hastaların %35,7’sinde idrar yolu enfeksiyonu bildirilmiştir (200 ünite ile tedavi edilen multipl skleroz hastalarında %53, plasebo alanlarda %29,3; omurilik hasarı olan ve 200 ünite ile tedavi edilen hastalarda %45,4, plasebo alanlarda ise %41,7 olmuştur). Klinik çalışmalarda 200 ünite ile tedavi edilen hastaların %17,2’sinde, plasebo ile tedavi edilenlerin %2,9’unda idrar retansiyonu görülmüştür (200 ünite ile tedavi edilen multipl skleroz hastalarında %28,8’inde plasebo alanlarda %4,5; omurilik hasarı olan ve 200 ünite ile tedavi edilen hastalarda %5,4; plasebo alanlarda ise %1,4 olmuştur.) Tekrarlanan dozlarda advers reaksiyonlarda bir değişim gözlenmemiştir. Pivotal çalışmalara katılan multipl skleroz (MS) hastalarında (=0,23, plasebo=0,2) ve ne 100 ünite onay sonrası çalışmalarına katılan ne de başlangıçta kateterize edilmemiş MS hastalarında (=0, plasebo=0,07) MS’in yıllık atak oranında (hasta yılı başına MS atak sayısı) bir fark görülmemiştir. Pivotal çalışmalarda, tedaviden önce başlangıçta kateterize edilmemiş hastalarda 200 ünite ile tedavi sonrası %38,9’unda kateterizasyona başlanmış, buna karşılık plasebo alanlarda ise %17,3’ünde kateterizasyona başlanmıştır. Başlangıçta kateterize edilmemiş MS hastalarında yapılan 100 ünitenin onay sonrası çalışmalarında, 100 ünite ile tedavi sonrası hastaların %15,2’sinde kateterizasyona başlanmış, buna karşılık plasebo alanlarda ise %2,6’sında kateterizasyona başlanmıştır. DERİ VE DERİ APENDAJ BOZUKLUKLARI: Primer aksiller hiperhidroz Sinir sistemi hastalıkları Yaygın: Baş ağrısı, parestezi Vasküler hastalıklar Yaygın: Ateş basmaları Gastrointestinal hastalıklar Yaygın olmayan: Bulantı Deri ve deri altı doku hastalıkları Yaygın: Hiperhidroz (aksilla dışı terleme), ciltte anormal koku, pruritus, subkütan nodül, alopesi Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Yaygın: Ekstremite ağrısı Yaygın olmayan: Kas zayıflığı, miyalji, artropati Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Çok yaygın: Enjeksiyon bölgesinde ağrı Yaygın: Ağrı, enjeksiyon bölgesinde ödem, enjeksiyon bölgesinde hemoraji, enjeksiyon bölgesinde aşırı duyarlılık, enjeksiyon bölgesinde irritasyon, asteni, enjeksiyon bölgesinde reaksiyonlar Primer aksiller hiperhidroz tedavisinde, enjeksiyondan sonraki 1 ay içerisinde hastaların %4,5’inde aksilla dışı terlemede artış bildirilmiş ve etkilenen anatomik bölgeler ile ilgili herhangi bir patern göstermemiştir. Hastaların yaklaşık %30’unda dört ay içerisinde rezolüsyon görülmüştür. Kolda zayıflık da yaygın olmayan sıklık derecesinde bildirilmiştir (%0,7) ve hafif şiddette ve geçicidir. Tedavi gerektirmeden ve sekel bırakmadan iyileşmiştir. Bu advers olay tedaviye, enjeksiyon tekniğine ya da her ikisine birden bağlı olabilir. Yaygın olmayan bir olay olan kas zayıflığı bildirildiğinde, bir nörolojik muayene gündeme getirilebilir. Ek olarak, enjeksiyonların intradermal yerleşiminden emin olmak amacıyla, daha sonraki enjeksiyondan önce enjeksiyon tekniğinin yeniden değerlendirilmesi önerilmektedir…
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.