BLİNCYTO 38,5 MCG İNFÜZYONLUK ÇÖZELTİ İÇİN KONSANTRE TOZ VE ÇÖZELTİ, 1 ADET
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Blincyto 38,5 mcg ne için kullanılır?
KT 1Kanser hücrelerini hedef alan antineoplastik ajanlar olarak adlandırılan ilaç grubuna aittir.
Tıbbi ürün içeriğindeki diğer maddeler: Sitrik asit monohidrat (E330), trehaloz dihidrat, lizin hidroklorür, polisorbat 80 (E433), sodyum hidroksit.
IV Çözelti Stabilizatör içeriğindeki maddeler: Sitrik asit monohidrat (E330), lizin hidroklorür, polisorbat 80 (E433), sodyum hidroksit, enjeksiyonluk su.
BLİNCYTO®, akut lenfoblastik lösemili yetişkin ve pediyatrik hastaların tedavisinde kullanılır. Akut lenfoblastik lösemi, "B lenfosit" adı verilen belirli bir beyaz kan hücresi türünün kontrolün dışında çoğaldığı bir kan kanseridir. Bu ilaç, bağışıklık sisteminizin bu anormal beyaz kan kanseri hücrelerine saldırıp bunları tahrip etmesini sağlayarak etki eder.
BLİNCYTO®, CD19 reseptörü varlığı gösterilmiş olan, izole ekstramedüller hastalık (kemik iliği dışında izole kanser hücrelerinin olması) ve MSS (merkezi sinir sistemi) tutulumu olmayan, başka bir kişiden kök hücre nakil adayı olan öncü B-hücreli akut lenfoblastik lösemi (ALL) tanılı erişkin ve 1 yaşın üzerindeki çocuklarda aşağıdaki durumlarda endikedir:
- BLİNCYTO®, CD19 pozitifliği gösterilmiş olan nükseden/dirençli öncü B hücreli akut lenfoblastik lösemi (ALL) tanılı erişkin hastaların tedavisinde monoterapi (tek ilaç) olarak endikedir.
- Philadelphia kromozomu (yapısal bir genetik anormallik) pozitif olgularda, en az 2 tirozin kinaz inhibitörü (TKI adı verilen bir ilaç grubu) kullanılmasına rağmen yanıtsız ve alternatif tedavi seçeneği kalmayan erişkin hastaların tedavisinde endikedir. (Bu grupta başka bir kişiden kök hücre nakil adayı olması şart değildir. Hasta özelinde değerlendirilmelidir.)
- BLİNCYTO®, Philadelphia kromozomu negatif, CD19 pozitifliği gösterilmiş olan ALL tanılı birinci veya ikinci tam remisyonda (kanser hücrelerinde azalma) ve %0,1 ve üzerinde minimal kalıntı hastalığı (MKH; az sayıda kanser hücresi olması) belirlenmiş olan erişkin hastaların tedavisinde monoterapi olarak endikedir.
- BLİNCYTO®, Philadelphia kromozomu negatif, CD19 pozitifliği gösterilmiş olan daha önce en az iki sıra tedavi almış nükseden veya dirençli ya da başka bir kişiden kök hücre nakli uygulanmış olmasına rağmen hematolojik nüks gelişmiş öncü B-hücreli ALL tanılı 1 yaş ve üzerindeki pediyatrik hastaların tedavisinde monoterapi olarak endikedir.
- BLİNCYTO®, Philadelphia kromozomu negatif, CD19 pozitifliği gösterilmiş olan öncü B-hücreli ALL tanılı 1 yaş ve üzerindeki pediyatrik hastalarda yüksek riskli ilk nüks durumunda konsolidasyon tedavisinin bir parçası olarak endikedir.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Eğer blinatumomab veya BLİNCYTO® içeriğindeki maddelerden herhangi birine karşı alerjiniz varsa (aşırı duyarlıysanız).
- Eğer emziriyorsanız.
Eğer emin değilseniz, doktorunuza, hemşirenize veya eczacınıza BLİNCYTO® kullanmadan önce bilgi veriniz.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınız- Örneğin titreme (veya tremor), anormal hisler, nöbetler, hafıza kaybı, konfüzyon (bilinç bulanıklığı), disoryantasyon (yönelim bozukluğu), denge kaybı veya konuşma güçlüğü gibi nörolojik problemler yaşadıysanız. Halen aktif nörolojik problemler veya durumlar yaşıyorsanız, doktorunuza söyleyiniz. Kan kanseriniz (lösemi) beyninize ve/veya omuriliğinize yayıldıysa, doktoruz BLİNCYTO® tedavisine başlamadan önce bunu tedavi etmek durumunda kalabilir. Doktorunuz BLİNCYTO® tedavisi alıp almamanıza karar vermeden önce sinir sisteminizi değerlendirecek ve testler yürütecektir. BLİNCYTO® tedavisi sırasında doktorunuzun sizinle özel olarak ilgilenmesi gerekebilir.
- Aktif enfeksiyon varsa.
- Size önceden BLİNCYTO® uygulandığında infüzyon reaksiyonu (vücudun damar içine ilaç uygulanmasına verdiği tepki) geliştiyse. Belirtiler arasında hırıltılı solunum, ateş basması, yüzde şişme, solunum güçlüğü, düşük tansiyon veya yüksek tansiyon yer alabilir.
- Başka ülkelere seyahat etmek için gereken aşılar dahil olmak üzere, yakın gelecekte aşı olmanız gerektiğini düşünüyorsanız. Bazı aşıların BLİNCYTO® tedavisinden önceki iki hafta içinde, tedaviyle aynı zamanda veya sonraki aylarda yapılmaması gerekmektedir. Doktorunuz, aşı olup olmamanız gerektiği konusunda sizinle görüşecektir.
BLİNCYTO® kullanırken aşağıdakilerden herhangi biriyle karşılaşmanız halinde derhal doktorunuza, hemşirenize veya eczacınıza haber vermelisiniz, bunların tedavi edilmesi ve ilacınızın dozunun ayarlanması gerekebilir:
- Nöbetler, konuşma güçlüğü veya geveleyerek konuşma, konfüzyon (bilinç bulanıklığı) ve disoryantasyon (yönelim bozukluğu) veya denge kaybı.
- Ürperme veya titreme ya da sıcak hissetme; bu durumda ateşiniz yükselmiş olabileceği için ateşinizi ölçmelisiniz. Bunlar, bir enfeksiyonun belirtileri olabilir.
- İnfüzyon (damar içine ilaç uygulama) sırasında reaksiyon gelişirse; bu reaksiyon baş dönmesi, bayılma hissi, mide bulantısı, yüzde şişme, solunum güçlüğü, hırıltılı solunum veya döküntü şeklinde olabilir.
- Mide bulantısı ve kusmanın eşlik ettiği veya etmediği, şiddetli ve inatçı mide ağrınız varsa, ciddi ve ölümcül potansiyeli olan pankreatitin (pankreas iltihabı) belirtisi olabilir.
Doktorunuz veya hemşireniz sizi bu reaksiyonlarla ilgili belirti ve bulgular açısından izleyecektir.
BLİNCYTO® kullanırken hamile kaldığınız takdirde, bunu derhal doktorunuza, eczacınıza veya hemşirenize söyleyiniz. Doktorunuz, bebeğiniz için aşı kullanımındaki önlemler hakkında sizinle konuşacaktır.
Her BLİNCYTO® infüzyon döngüsünden önce size, ölmekte olan kanser hücrelerinin parçalanması nedeniyle kanda ortaya çıkan kimyasal bozukluklardan kaynaklanan ve tümör lizis sendromu olarak bilinen, potansiyel olarak hayatı tehdit edici bir komplikasyonun azaltılmasına yardımcı olacak ilaçlar verilecektir. Ayrıca ateşi düşürmek için de ilaçlar verilebilir.
Tedavi sırasında, özellikle tedaviye başladıktan sonraki ilk birkaç günde, akyuvar düzeyinde ciddi azalma (nötropeni), ateşle birlikte akyuvar düzeyinde ciddi azalma (febril nötropeni), karaciğer enzimlerinde yükselme veya ürik asit düzeyinde yükselme ortaya çıkabilir.
Doktorunuz BLİNCYTO® tedavisi sırasında kan sayımlarınızı izlemek için düzenli kan testleri yapacaktır.
Bu uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Biyoteknolojik ürünlerin takip edilebilirliğinin sağlanması için uygulanan ürünün ticari ismi ve seri numarası mutlaka hasta dosyasına kaydedilmelidir.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi, BLİNCYTO® 'nun içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir. Bu yan etkilerin bazıları ciddi olabilir.
Yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sıralanmıştır.
Çok yaygın: 10 hastanın en az 1'inde görülebilir.
Yaygın: 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan:
100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek: 1.000 hastanın birinden az, fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Çok seyrek: 10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmiyor: Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor.
Aşağıdaki yan etkilerden herhangi biri veya bu yan etkilerin kombinasyonu ile karşılaşırsanız, derhal doktorunuza söyleyiniz:
- Ürperme, titreme, ateş, hızlı nabız, düşük tansiyon, kas ağrısı, yorgunluk hissi, öksürük, solunum güçlüğü, konfüzyon (bilinç bulanıklığı), etkilenen bölgede veya infüzyon bölgesinde kızarıklık, şişlik veya akıntı - bunlar, enfeksiyon belirtileri olabilir.
- Nörolojik olaylar: titreme (veya tremor), konfüzyon (bilinç bulanıklığı), beyin fonksiyonu ile ilgili bozukluklar (ensefalopati), iletişim güçlüğü (afazi), nöbet (konvülziyon).
- Ateş, şişme, ürperme, kan basıncında (tansiyon) azalma veya artış, akciğerlerde sıvı birikimi ciddi olabilir – bunlar, sitokin salınımı sendromu olarak anılan bir durumun belirtileri olabilir.
- Mide bulantısı ve kusmanın eşlik ettiği veya etmediği, şiddetli ve inatçı mide ağrınız varsa, bu belirtiler ciddi ve ölümcül potansiyeli olan pankreatitin (pankreas iltihabı) belirtisi olabilir.
BLİNCYTO® tedavisi ateşle birlikte veya ateş olmadan belirli akyuvarların düzeylerinde bir azalmaya neden olabilir (febril nötropeni veya nötropeni) ya da kandaki potasyum, ürik asit ve fosfat düzeylerine artışa ve kandaki kalsiyum düzeylerinde azalmaya (tümör lizis sendromu) yol açabilir. Doktorunuz BLİNCYTO® tedavisi sırasında düzenli kan testleri yapacaktır.
Diğer yan etkiler arasında:
- Çok yaygın
- Bakteri, virüsler dahil kan enfeksiyonları veya diğer enfeksiyon türleri,
- Ateşle birlikte veya ateş olmaksızın akyuvar düzeyinde ciddi azalma (febril nötropeni, nötropeni, lökopeni), alyuvar düzeyinde azalma, trombosit düzeyinde azalma,
- Ateş, şişme, ürperme, kan basıncında (tansiyon) azalma veya artış, akciğerlerde sıvı birikimi ciddi olabilir (sitokin sendromu),
- Uyuyamama,
- Baş ağrısı, titreme (veya tremor),
- Hızlı kalp atışı (taşikardi),
- Düşük kan basıncı (düşük tansiyon),
- Yüksek tansiyon (hipertansiyon),
- Öksürük,
- Bulantı, kabızlık, ishal, karın ağrısı, kusma,
- Ciltte döküntü,
- Sırt ağrısı, uzuvlarda ağrı,
- Ateş (yüksek ateş), yutmayı veya nefes almayı zorlaştırabilecek şekilde yüz, dudaklar, ağız, dil veya boğazda şişme (ödem), ürperme,
- Bağışıklık sisteminin enfeksiyonla savaşmasına yardımcı olan ve “immünoglobulin” olarak adlandırılan antikorların düzeyinde azalma (immünoglobulin azalması),
- Karaciğer enzimlerinde yükselme (ALT, AST, GGT),
- İnfüzyonla ilgili reaksiyonlar arasında hırıltılı solunum, ateş basması, yüzde şişme, solunum güçlüğü, düşük tansiyon, yüksek tansiyon yer alabilir.
Yaygın
- Organ yetmezliği, şok veya ölüm ile sonuçlanabilen ciddi enfeksiyon (sepsis),
- Akciğer enfeksiyonu (pnömoni; zatürre),
- Mantar enfeksiyonu
- Akyuvar düzeyinde artış (lökositoz), bazı akyuvar hücre çeşitlerinde ciddi azalma (lenfopeni),
- Alerjik reaksiyon,
- Kanser tedavisinden sonra ortaya çıkan ve kandaki potasyum, ürik asit ve fosfat düzeylerinin artmasına, kandaki kalsiyum düzeyinin azalmasına yol açan komplikasyonlar (tümör lizis sendromu),
- Konfüzyon, disoryantasyon (yönelim bozukluğu),
- İletişim güçlüğü (afazi), ciltte karıncalanma hissi (parestezi), nöbet, düşünme veya düşünmeyi geliştirme güçlüğü, hatırlama güçlüğü, hareketleri kontrol etme güçlüğü (ataksi) gibi beyin fonksiyonuyla ilgili bozukluklar (ensefalopati),
- Uykulu hissetme (somnolans), uyuşukluk, baş dönmesi,
- Görme bozuklukları, göz kapağında sarkma ve/veya yüzün bir tarafındaki kaslarda sarkma, işitme güçlüğü ya da yutma güçlüğü gibi baş ve boynu etkileyen sinir sorunları (kraniyal sinir bozuklukları),
- Hırıltılı solunum veya solunum güçlüğü (dispne), soluksuzluk (solunum yetmezliği),
- Ateş basması,
- Balgamlı öksürük,
- Kanınızdaki bilirubin artışı,
- Kemik ağrısı,
- Göğüs ağrısı veya diğer ağrılar,
- Kandaki enzimler dahil bazı enzimlerin düzeyinde yükselme,
- Vücut ağırlığınızda artış (kilo alma).
Yaygın olmayan
- İltihapla ilişkili akyuvarların aşırı aktifleşmesi (hemofagositik histiyositoz),
- Lenf düğümlerinde şişme (lenfadenopati),
- Ciddi ve ölümcül olabilen (sitokin fırtınası) ateş, şişme, ürperme, tansiyonun düşmesi veya yükselmesi, akciğerlerde sıvı birikimi,
- Küçük kan damarlarından vücuda sıvı sızmasına neden olan bir durum (kapiller kaçış sendromu),
- Konuşma güçlüğü
- Ayrıca, ergenlerde ve çocuklarda daha sık meydana gelen yan etkiler arasında şunlar yer almaktadır:
- Alyuvar düzeyinde azalma (anemi), platelet (diğer adıyla trombosit veya kan pulcuğu) düzeyinde azalma (trombositopeni), belirli akyuvarların düzeyinde azalma (lökopeni),
- Ateş (yüksek ateş),
- İnfüzyonla ilgili reaksiyonlar arasında yüzün şişmesi, tansiyonun düşmesi, yüksek tansiyon (infüzyonla ilişkili reaksiyon) yer alabilir,
- Vücut ağırlığınızda artış (kilo alma),
- Yüksek tansiyon (hipertansiyon).
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
BLİNCYTO®'nun hamile kadınlardaki etkileri bilinmemektedir, fakat etki mekanizmasına bakılarak, BLİNCYTO® doğmamış bebeğinize zarar verebilir. Hamileliğiniz sırasında, doktorunuz BLİNCYTO®'nun sizin için en iyi ilaç olduğunu düşünmediği takdirde bu ilacı kullanmamalısınız.
Hamileyseniz, hamile olduğunuzu düşünüyorsanız veya hamile kalmayı planlıyorsanız bu durumu doktorunuza veya hemşirenize söylemeniz önemlidir. Doktorunuz, hamilelik sırasında BLİNCYTO® kullanmanın faydalarını ve risklerini değerlendirmenize yardımcı olacaktır.
Hamile olma olasılığı olan kadınlar tedavi süresince ve son tedaviden sonra 48 saat boyunca doğum kontrol yöntemleri uygulamalıdır. Uygun doğum kontrol yöntemleri için hemşireniz veya doktorunuz ile konuşunuz.
BLİNCYTO® ile tedaviniz esnasında hamile kalırsanız doktorunuz veya hemşireniz ile konuşunuz. Doktorunuz, tedbir amaçlı, bebeğinizin aşıları hakkında konuşmak isteyebilir.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
BLİNCYTO®'nun anne sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir, ancak anne sütü alan bebek açısından risk göz ardı edilemez. Emzirme dönemindeyseniz veya emzirmeyi planlıyorsanız bu durumu doktorunuza veya hemşirenize söylemeniz önemlidir.
Tedaviniz esnasında ve son tedaviden sonra en az 48 saat süresince emzirmemelisiniz.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerBLİNCYTO® sodyum içerir.
Bu tıbbi ürün her dozunda1 mmol (23 mg)'dan daha az oranda sodyum ihtiva eder; yani esasında "sodyum içermez" olarak kabul edilir.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonCD19 pozitifliği olan, izole ekstramedüller hastalık ve MSS (merkezi sinir sistemi) tutulumu olmayan, allojenik kök hücre nakil adayı olan B-prekürsör akut lenfoblastik lösemi (ALL) tanılı erişkin ve 1 yaşın üzerindeki çocuklarda aşağıdaki durumlarda endikedir: CD19 pozitifliği gösterilmiş olan relaps veya refrakter B-prekürsör akut lenfoblastik lösemi (ALL) tanılı erişkin hastaların tedavisinde monoterapi olarak endikedir. Philadelphia kromozomu pozitif olgularda en az 2 tirozin kinaz inhibitörü (TKI) kullanılmasına rağmen yanıtsız ve alternatif tedavi seçeneği kalmayan erişkin hastaların tedavisinde endikedir (Bu grupta allojenik kök hücre nakil adayı olması şart değildir. Hasta özelinde değerlendirilmelidir.), Philadelphia kromozomu negatif, CD19 pozitifliği gösterilmiş olan Bprekürsör ALL tanılı birinci veya ikinci tam remisyonda ve %0,1 ve üzerinde minimal rezidüel hastalık (MRH) belirlenmiş olan erişkin hastaların tedavisinde monoterapi olarak endikedir. Philadelphia kromozomu negatif, CD19 pozitifliği gösterilmiş olan daha önce en az iki sıra tedavi almış relaps veya refrakter ya da allojenik kök hücre transplantasyonu uygulanmış olmasına rağmen hematolojik relaps gelişmiş B-prekürsör ALL tanılı 1 yaş ve üzerindeki pediyatrik hastaların tedavisinde monoterapi olarak endikedir. Philadelphia kromozomu negatif, CD19 pozitifliği gösterilmiş olan Bprekürsör ALL tanılı 1 yaş ve üzerindeki pediyatrik hastalarda yüksek riskli ilk relaps durumunda konsolidasyon tedavisinin bir parçası olarak endikedir.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarBlinatumomab veya listelenmiş olan yardımcı maddelerin herhangi birine karşı aşırı duyarlılık. Laktasyon.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriNörolojik Olaylar Ölümle sonuçlanan olaylar dahil olmak üzere nörolojik olaylar gözlenmiştir. uygulamasının başlamasından sonra ortaya çıkan 3. derece veya daha yüksek (şiddetli veya hayatı tehdit edici) nörolojik olaylar arasında ensefalopati, nöbetler, konuşma bozuklukları, bilinç bozuklukları, konfüzyon ve disoryantasyon ile koordinasyon ve denge bozuklukları yer almıştır. Nörolojik olay yaşayan hastalarda, birinci olayın ortaya çıkmasına kadar geçen medyan süre tedavinin ilk 2 haftası olmuştur ve olayların çoğu tedaviye ara verilince düzelmiştir. Bu olaylar nadiren tedavisinin kalıcı olarak kesilmesine yol açmıştır. Yaşlı hastalar bilişsel bozukluk, ensefalopati ve konfüzyonun dahil olduğu ciddi nörolojik olaylara daha duyarlı olabilir. Nörolojik bulgu ve semptomlara ilişkin öyküsü bulunan hastalarda (örneğin baş dönmesi, hipoestezi, hiporefleksi, tremor, diestezi, parestezi ve hafıza bozukluğu) nörolojik olayların görülme (örneğin tremor, baş dönmesi, konfüzyonel durum, ensefalopati ve ataksi) oranının daha yüksek olduğu kaydedilmiştir. Bu hastalar arasında, ilk nörolojik olayın başlamasına kadar geçen medyan süre tedavinin ilk döngüsü içindedir. Klinik açıdan anlamlı MSS patolojisi veya bu tip bir patoloji öyküsü bulunan hastalar (örn. epilepsi, nöbet, parezi, afazi, inme, ciddi beyin hasarları, demans, Parkinson hastalığı, serebellar hastalık, organik beyin sendromu ve psikoz) klinik çalışmalara dahil edilmediği için, bu hastalarla ilgili deneyim sınırlıdır. Nörolojik olay riskinin bu popülasyonda daha yüksek olma olasılığı vardır. Tedavinin potansiyel yararları nörolojik olaylara ilişkin risk karşısında dikkatle değerlendirilmeli ve bu hastalara uygulanırken daha çok dikkat edilmelidir. MSS veya beyin-omurilik sıvısında (BOS) belgelenmiş aktif ALL bulunan hastalarda blinatumomab ile ilgili deneyim sınırlıdır. Bununla birlikte, klinik çalışmalarda yer alan hastalar MSS’ni hedef alan tedaviyle (örneğin, intratekal kemoterapi) BOS blastlarının temizlenmesinden sonra blinatumomab tedavisi almıştır. Bu nedenle, BOS temizlendikten sonra, tedavisine başlanabilir. Hastalarda tedavisine başlamadan önce nörolojik bir muayene yapılması ve hastaların nörolojik olaylarla ilgili belirti veya semptomlar için klinik açıdan izlenmesi (örn. yazma testi) önerilmektedir. Söz konusu belirti ve semptomların yönetimi tedavisinin geçici veya kalıcı olarak kesilmesini gerektirebilir. Nöbet durumunda, uygun antikonvülzan tıbbi ürünlerle (örn. levetirasetam) sekonder profilaksi önerilmektedir. Enfeksiyonlar uygulanan hastalarda sepsis, pnömoni, bakteremi, fırsatçı enfeksiyonlar ve kateter bölgesinde enfeksiyon dahil olmak üzere bazıları hayatı tehdit edici veya ölümcül olan ciddi enfeksiyonlar gözlenmiştir. Eastern Cooperative Oncology Group (ECOG) performans durumu en az 2 olan yetişkin hastalarda ciddi enfeksiyon insidansının ECOG performans durumu 2'nin altında olanlara kıyasla daha yüksek olduğu saptanmıştır. Kontrol altında olmayan aktif enfeksiyon bulunan hastalarda ile ilgili deneyim sınırlıdır. alan hastalar enfeksiyonla ilgili belirti ve semptomlar bakımından klinik açıdan izlenmeli ve uygun tedavi uygulanmalıdır. Enfeksiyonların yönetimi tedavisinin geçici veya kalıcı olarak kesilmesini gerektirebilir. Sitokin Salıverilme Sendromu ve İnfüzyon Reaksiyonları alan hastalarda yaşamı tehdit edebilen veya ölümcül olabilen (derece ≥ 4) sitokin salıverilme sendromu (SSS) bildirilmiştir. SSS’nin belirti ve semptomları olabilen ciddi advers olaylar arasında ateş, asteni, baş ağrısı, hipotansiyon, total bilirubin düzeyinde yükselme ve bulantı yer almış; bu olaylar nadiren kesilmesine yol açmıştır. Bir SSS'nin başlamasına kadar geçen medyan süre 2 gün olmuştur. Hastalar bu olaylarla ilgili belirti ve semptomları açısından yakından izlenmelidir. Disemine intravasküler koagülasyon (DİK) ve kapiller kaçış sendromu (KKS, örn. hipotansiyon, hipoalbüminemi, ödem ve hemokonsantrasyon) yaygın olarak SSS ile ilişkilendirilmiştir. Kapiller kaçış sendromu ortaya çıkan hastalar hemen tedavi edilmelidir. SSS koşullarında hemofagositik histiositoz/makrofaj aktivasyonu sendromu (MAS) nadiren bildirilmiştir. İnfüzyon reaksiyonları klinik açıdan sitokin salıverilme sendromunun (SSS) belirtilerinden ayırt edilemeyecek nitelikte olabilir. İnfüzyon reaksiyonları genellikle hızla gelişerek, infüzyon başladıktan sonraki 48 saat içinde ortaya çıkmıştır. Ancak, bazı hastalarda infüzyon reaksiyonu başlangıcının geciktiği veya sonraki döngülerde ortaya çıktığı kaydedilmiştir. Hastalar özellikle birinci ve ikinci tedavi döngüsünün başlatılması sırasında infüzyon reaksiyonları için yakın gözlem altında tutulmalı ve uygun tedavi uygulanmalıdır. Ateş yükselmesini baskılamak için bir antipiretik ilacın (parasetamol gibi) kullanımı her tedavi döngüsünün ilk 48 saati sırasında önerilmektedir. SSS riskini hafifletmek için (1. döngü, 1-7. günler) önerilen başlangıç dozunda başlatmak önemlidir. Bu olayların yönetimi uygulamasının geçici olarak kesilmesini veya bırakılmasını gerektirebilir. Tümör Lizis Sendromu uygulanan hastalarda, hayatı tehdit edici veya ölümcül (≥ 4. derece) olabilen tümör lizis sendromu (TLS) gözlenmiştir. tedavisi sırasında TLS'nin önlenmesi ve tedavisi için, özellikle lökositoz düzeyi yüksek veya tümör yükü fazla olan hastalarda agresif hidrasyon ve anti-hiperürisemik tedaviler (allopurinol veya rasburikaz gibi) dahil olmak üzere uygun profilaktik önlemler alınmalıdır. Hastalar ilk infüzyondan sonraki 48 saat içinde böbrek fonksiyonu ile sıvı dengesinin takibi dahil olmak üzere TLS ile ilgili belirti veya semptomlar açısından yakından izlenmelidir. Klinik çalışmalarda, orta dereceli böbrek yetmezliği bulunan hastalarda TLS insidansının hafif böbrek yetmezliği bulunan veya böbrek fonksiyonu normal olan hastalara kıyasla daha yüksek olduğu görülmüştür. Bu olayların yönetimi uygulamasının geçici olarak kesilmesini veya bırakılmasını gerektirebilir. Nötropeni ve Febril Nötropeni uygulanan hastalarda hayatı tehdit edici olgular dahil olmak üzere nötropeni ve febril nötropeni gözlenmiştir. Özellikle ilk döngünün ilk 9 günü süresince olmak üzere, infüzyonu sırasında laboratuvar parametreleri (akyuvar sayısı ve mutlak nötrofil sayısı dahil ancak bunlarla sınırlı olmamak üzere) rutin olarak izlenmeli ve uygun şekilde tedavi edilmelidir. Karaciğer Enzimlerinde Yükselme tedavisi karaciğer enzimlerinde geçici yükselmeyle ilişkilendirilmiştir. Bu olayların büyük bölümü tedaviye başlandıktan sonraki ilk hafta içinde gözlenmiş ve tedavisine ara verilmesini veya tedavinin kesilmesini gerektirmemiştir. Özellikle ilk 2 döngünün ilk 48 saati içinde olmak üzere, tedavisine başlanırken ve tedavi süresince alanin aminotransferaz (ALT), aspartat aminotransferaz (AST), gama glutamil transferaz (GGT) ve total bilirubin düzeyleri izlenmelidir. Bu olayların yönetimi uygulamasının geçici olarak kesilmesini veya bırakılmasını gerektirebilir. Pankreatit Klinik çalışmalarda veya pazarlama sonrası deneyimde alan hastalarda yaşamı tehdit eden veya ölümcül pankreatit bildirilmiştir. Bazı vakalarda pankreatite yüksek dozda steroid tedavisi katkı yapmış olabilir. Hastalar pankreatit belirti ve semptomları açısından yakından izlenmelidir. Hasta değerlendirmesi fizik muayene, serum amilaz ve serum lipaz için laboratuvar değerlendirmesi ile ultrason ve diğer uygun tanısal ölçümler gibi abdominal görüntülemeyi içerebilir. Pankreatitin yönetimi uygulamasının geçici olarak kesilmesini veya bırakılmasını gerektirebilir. Progresif Multifokal Lökoensefalopatiyi İçeren Lökoensefalopati alan hastalarda, özellikle önceden kraniyal radyoterapi ve anti-lösemik kemoterapi (sistemik yüksek doz metotreksat veya intratekal sitarabin dahil) almış olanlarda lökoensefalopati göstergesi olan kraniyal manyetik rezonans görüntüleme (MRG) değişiklikleri gözlenmiştir. Görüntüleme çalışmalarındaki bu değişikliklerin klinik anlamlılığı bilinmemektedir. Progresif multifokal lökoensefalopati (PML) potansiyeli nedeniyle, hastalar belirtiler ve semptomlar açısından izlenmelidir. Şüpheli durumlarda, bir nörologla görüşme, beyin MRG ve beyin omurilik sıvısını (BOS) inceleme değerlendirilmelidir,.8. CD19-negatif Nüks görülen ve kullanan hastalarda CD19-negatif B-hücreli prekürsör ALL bildirilmiştir. Kemik iliği testi sırasında CD19 ekspresyonu değerlendirmesine özellikle dikkat edilmelidir. ALL’den Akut Miyeloid Lösemiye (AML) Soy Geçişi İlk tanıda immünofenotipik ve/veya sitogenetik anormallik saptanmayanlar da dahil olmak üzere, nüks görülen ve kullanan hastalarda ALL’den AML’ye soy geçişi nadiren bildirilmiştir. Nüks görülen tüm hastalar AML varlığı açısından izlenmelidir. İmmünizasyon tedavisi sırasında veya sonrasında canlı viral aşılar ile immünizasyonun güvenliliği araştırılmamıştır. tedavisinin başlangıcından en az 2 hafta öncesinde, tedavi sırasında ve son tedavi döngüsünün ardından B lenfositler normal aralığa dönene kadar canlı virüs aşılarıyla aşılama önerilmez. Gebelik döneminde blinatumomab maruziyetini takiben yeni doğanlarda B hücrelerinde potansiyel azalma olabileceği için, yeni doğanlar B hücresi azalması bakımından izlenmeli ve canlı virüs aşılarıyla yapılan aşılamalar bebeğin B hücresi sayısı düzelene kadar ertelenmelidir. Kontrasepsiyon Çocuk doğurma potansiyeli olan kadınlar ile tedavi sırasında ve tedaviden sonra en az 48 saat süreyle kontrasepsiyon kullanmalıdır. İlaç Hataları tedavisiyle ilgili ilaç hataları gözlenmiştir. İlaç hatalarının (yetersiz doz ve doz aşımı dahil) en aza indirgenmesi için, hazırlama (sulandırma ve seyreltme dahil) ve uygulama talimatlarına kesinlikle bağlı kalınması son derece önemlidir. Sodyum İçeriği Bu tıbbi ürün 24 saatlik infüzyonda 1 mmol (23 mg)’dan daha az sodyum ihtiva eder; yani esasında “sodyum içermez”. İzlenebilirlik Biyoteknolojik ürünlerin takip edilebilirliğinin sağlanması için uygulanan ürünün ticari ismi ve seri numarası mutlaka hasta dosyasına kaydedilmelidir.
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerBu belgede yan etki sıklıkları tablo sütunlarında verildiği için aşağıdaki listede sıklıklar eksik ya da başka bir etkinin yanında görünebilir; sıklıklar için KÜB belgesinin aslına bakınız.
En yaygın advers reaksiyonlar şunlardır: pireksi (%70,8), enfeksiyonlar patojen belirsiz (%41,4), infüzyonla ilgili reaksiyonlar (%33,4), baş ağrısı (%32,7), bulantı (%23,9), anemi (%23,3), trombositopeni (%21,6), ödem (%21,4), nötropeni (%20,8), febril nötropeni (%20,4), diyare (%19,7), kusma (%19,0), döküntü (%18,0), karaciğer hepatik enzimlerinde artış (%17,2), öksürük (%15,0), bakteriyel enfeksiyon bozuklukları (%14,1), titreme (%14,1), sitokin salıverilme sendromu (%13,8), lökopeni (%13,8), kabızlık (%13,5), immünoglobulinlerde azalma (%13,4), viral enfeksiyon bozuklukları (%13,3), hipotansiyon (%13,0), sırt ağrısı (%12,5), ürperme (%11,7), karın ağrısı (%10,6), taşikardi (%10,6), insomnia (%10,4), ekstremitede ağrı (%10,1) ve mantar enfeksiyonu bozuklukları (%9,6). Sıklık kategorileri, B-hücreli prekürsör ALL hastalarının yer aldığı klinik çalışmalarda her bir advers reaksiyon için bildirilen ham insidans oranına göre belirlenmiştir (N = 1045). Her bir sistem organ sınıfının içinde, advers reaksiyonlar azalan ciddiyet sırasına göre sunulmaktadır. Advers reaksiyonların insidansı, sistem organ sınıfları ve sıklık esas alınarak aşağıda listelenmiştir. Tablo 3: Advers reaksiyonların tablo halinde listesi MedDRA sistem organ sınıfı Çok yaygın Nadir Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar Bakteriyel enfeksiyonlara, b Viral enfeksiyonlara, b Enfeksiyonlar patojen belirtilmemişa, b Sepsis Pnömoni Fungal enfeksiyonlara, b Kan ve lenfatik sistem hastalıkları Febril nötropeni Anemi Nötropeni 2 Trombositopeni Lökopeni Lökositoz Lenfopeni Lenfadenopati Hematofajik histiyositoz İmmün sistem hastalıkları Sitokin salıverilme sendromua Hipersensitivite Sitokin fırtınası Metabolizma ve beslenme hastalıkları Tümör lizis sendromu Psikiyatrik hastalıklara Uykusuzluk Konfüzyon durumu Dezoryantasyon Sinir sistemi hastalıklarıa Baş ağrısı Tremor Ensefalopati Afazi Parestezi Nöbet Kognitif bozukluk Bellek bozukluğu Sersemlik Somnolans Hipoestezi Kraniyal sinir bozukluğub Ataksi Konuşma bozukluğu Kardiyak hastalıklar Taşikardi Vasküler hastalıklar Hipotansiyon Hipertansiyon Ateş basması Kapiller kaçış sendromu Respiratuvar, torasik ve mediastinal hastalıklar Öksürük Dispne Balgamlı öksürük Solunum yetmezliği Hırıltılı solunum Egzersiz dispnesi Akut solunum yetmezliği Gastrointestinal hastalıklar Bulantı Kabızlık Kusma Diyare Karın ağrısı Pankreatit a Hepatobiliyer bozukluklar Hiperbilirubinemia, 10 Deri ve deri altı doku hastalıkları Döküntü Kas-iskelet ve bağ dokusu hastalıkları Sırt ağrısı Ekstremite ağrısı Kemik ağrısı MedDRA sistem organ sınıfı Çok yaygın Nadir Genel hastalıklar ve uygulama bölgesindeki durumlar Pireksi Soğuk algınlığı Ödem 13 Göğüs ağrısı Ağrı Araştırmalar Hepatik enzim artışıa, 15 İmmünoglobulinlerde azalma Kilo alma Kan alkalen fosfataz değerinde artış Yaralanma, zehirlenme ve prosedür ile ilgili komplikasyonlar İnfüzyon ile ilgili reaksiyonlar 17 a Ek bilgi “Seçilmiş advers reaksiyonların tanımlanması” bölümünde verilmiştir. b MedDRA Yüksek Seviye Grup Koşulları (MedDRA Versiyon 23,0). Aynı tıbbi kavramı veya durumu temsil eden olay terimleri birlikte gruplanmış ve yukarıdaki tabloda tek bir advers reaksiyon olarak bildirilmiştir. İlgili advers reaksiyona katkıda bulunan terimler aşağıda belirtilmiştir: 1 Anemi, anemiyi ve hemoglobin düzeyinde azalmayı içerir. 2 Nötropeni, nötropeniyi ve nötrofil sayısında azalmayı içerir. 3 Trombositopeni, platelet sayısında azalmayı ve trombositopeniyi içerir. 4 Lökopeni, lökopeniyi ve akyuvar sayısında azalmayı içerir. 5 Lökositoz, lökositozu ve akyuvar sayısında artışı içerir. 6 Lenfopeni, lenfosit sayısında azalmayı ve lenfopeniyi içerir. 7 Taşikardi; sinüs taşikardisi, supraventriküler taşikardi, taşikardi, atriyal taşikardi ve ventriküler taşikardiyi içerir. 8 Hipotansiyon, kan basıncında azalmayı ve hipotansiyonu içerir. 9 Hipertansiyon, kan basıncında yükselmeyi ve hipertansiyonu içerir. 10 Hiperbilirubinemi, kan bilirubin düzeyinde artışı ve hiperbilirubinemiyi içerir. 11 Döküntü; eritem, döküntü, eritematöz döküntü, yaygın döküntü, maküler döküntü, makülopapüler döküntü, kaşıntılı döküntü, kateter yerinde döküntü, püstüler döküntü, genital döküntü, papüler döküntü ve veziküler döküntüyü içerir. 12 Ateş/pireksi, vücut sıcaklığında artışı ve ateşi içerir. 13 Ödem; kemik iliği ödemi, periorbital ödem, göz kapağında ödem, gözde ödem, dudak ödemi, yüz ödemi, lokalize ödem, yaygın ödem, ödem, periferik ödem, infüzyon yerinde ödem, ödemli böbrek, skrotal ödem, genital ödem, akciğer ödemi, laringeal ödem, anjioödem, ağız çevresinde ödem ve lenfödemi içerir. 14 Göğüs ağrısı; göğüste rahatsızlık hissini, göğüs ağrısını, göğüste kas-iskelet ağrısını ve kardiyak olmayan göğüs ağrısını içerir. 15 Hepatik enzim artışı; alanin aminotransferaz artışı, aspartat aminotransferaz artışı, gama-glutamiltransferaz artışı, karaciğer enzimlerinde artış, karaciğer fonksiyon testlerinde artış ve transaminaz artışını içerir. 16 İmmünoglobulinlerde azalma; kan immünoglobulin G düzeyinde azalma, kan immünoglobulin A düzeyinde azalma, kan immünoglobulin M düzeyinde azalma, globulinlerde azalma, hipogamaglobulinemi, hipoglobulinemi ve immünoglobulinlerde azalmayı içerir. 17 İnfüzyonla ilişkili reaksiyonlar, infüzyonla ilişkili reaksiyon terimi ile infüzyondan sonraki ilk 48 saat içinde meydana gelen ve ≤2 gün süren aşağıdaki olayları içeren birleşik bir terimdir: ateş, sitokin salıverilme sendromu, hipotansiyon, miyalji, akut böbrek hasarı, hipertansiyon, döküntü, takipne, yüzde şişme, yüzde ödem ve eritemöz döküntü. Seçilmiş advers reaksiyonların tanımlanması Nörolojik olaylar ile tedavi alan Philadelphia kromozomu negatif nükseden veya dirençli B-prekürsör ALL hastalarının yer aldığı randomize faz III klinik çalışmada (N = 267) ve tek tedavi kollu faz II klinik çalışmada (N = 189), hastaların %66,0’sında primer olarak MSS içeren bir veya birden fazla (psikiyatrik hastalıklar da dahil) nörolojik advers reaksiyon gözlenmiştir. En yaygın olarak ensefalopati, tremor, afazi ve konfüzyonal durumu içeren ciddi ve derece ≥ 3 nörolojik advers reaksiyonlar hastaların sırasıyla %11,6 ve %12,1’inde izlenmiştir. Nörolojik olayların büyük çoğunluğu (%80,5) klinik olarak geri dönüşümlüdür ve kesilmesiyle düzelmektedir. İlk nörolojik olayın başlangıcına kadar geçen ortalama süre tedavinin ilk iki haftası içindedir. Tek kollu klinik faz II çalışmasının erken aşamalarında bir ölümcül ensefalopati vakası bildirilmiştir. Philadelphia kromozomu pozitif nükseden veya dirençli B-prekürsör ALL tanılı yetişkin hastaların %62,2’sinde nörolojik olaylar bildirilmiştir (N = 45). Ciddi ve ≥3. derece nörolojik olayların her biri, Philadelphia kromozomu pozitif nükseden veya dirençli B-hücreli prekürsör ALL olan yetişkin hastalarda %13,3 oranında bildirilmiştir. MRH pozitif B-prekürsör ALL tanılı yetişkin hastaların %71,5’inde (N = 137) nörolojik olaylar bildirilmiş, hastaların %22,6’sında ciddi olaylar meydana gelmiştir. MRH pozitif B-prekürsör ALL olan yetişkin hastaların sırasıyla %16,1 ve %2,2’sinde ≥3. derece ve ≥ 4. derece olaylar bildirilmiştir. Nörolojik olayların klinik yönetimi için bakınız. Enfeksiyonlar ile tedavi olan hastalarda hayatı tehdit eden veya ölümcül (derece ≥ 4) viral, bakteriyel ve fungal enfeksiyonlar rapor edilmiştir. Ek olarak, Philadelphia kromozomu negatif nükseden veya dirençli B-prekürsör ALL yetişkin hastalarda yapılan faz II klinik çalışmasında virüs enfeksiyonlarının reaktivasyonu (örn. Polyoma (BK)) gözlenmiştir. ECOG performans seviyesi başlangıç değeri 2 olan Philadelphia kromozomu negatif nükseden veya dirençli B-prekürsör ALL vakalarında, ECOG performans seviyesi < 2 olanlar ile karşılaştırıldığında daha yüksek insidansta ciddi enfeksiyonların görüldüğü saptanmıştır. Enfeksiyonların klinik yönetimi için bakınız. Sitokin salıverilme sendromu (SSS) ile tedavi alan Philadelphia kromozomu negatif nükseden veya dirençli B-prekürsör ALL hastalarının yer aldığı randomize faz III klinik çalışmada (N = 267) ve tek tedavi kollu faz II klinik çalışmada (N = 189), hastaların %14,7'sinde SSS meydana gelmiştir. Hastaların %2,4’ünde ortalama başlangıç zamanı 2 gün olan ciddi SSS reaksiyonları rapor edilmiştir. Philadelphia kromozomu pozitif nükseden veya dirençli B-prekürsör ALL tanılı yetişkin hastaların %8,9’unda (N = 45) sitokin salıverilme sendromu bildirilmiş, hastaların %2,2’sinde ciddi olaylar meydana gelmiştir. Herhangi bir ≥3. veya ≥4. derece olay bildirilmemiştir. MRH pozitif B-prekürsör ALL tanılı yetişkin hastaların %2,9’unda sitokin salıverilme sendromu bildirilmiştir (N = 137). Ciddi ve 3. derece olayların her biri MRH pozitif B-prekürsör ALL olan yetişkin hastaların %1,5’inde bildirilmiş; ≥4. derece olay bildirilmemiştir. Philadelphia kromozomu negatif nükseden veya dirençli B-prekürsör ALL olan yetişkin hastaların faz II klinik çalışmasında yer alan 1 hastada ve MRH pozitif B-prekürsör ALL tanılı yetişkin hastaların faz II klinik çalışmasında yer alan 1 hastada kapiller kaçış sendromu gözlenmiştir. Philadelphia kromozomu pozitif nükseden veya dirençli B-prekürsör ALL hastalarının faz II klinik çalışmasında yer alan yetişkin hastalarda kapiller kaçış sendromu gözlenmemiştir. SSS’nin klinik yönetimi için bakınız. Karaciğer enzimlerinde yükselme ile tedavi alan Philadelphia kromozomu negatif nükseden veya dirençli B-prekürsör ALL hastalarının yer aldığı randomize faz III klinik çalışmada (N = 267) ve tek tedavi kollu faz II klinik çalışmada (N = 189), vakaların %22,4’ünde yüksek karaciğer enzimleri ve ilişkili belirti/semptomlar rapor edilmiştir. Hastaların sırasıyla %1,5 ve %13,6’sında ciddi ve ≥ 3. derece advers reaksiyonlar (ALT artışı, AST artışı ve kan bilirubin düzeyinde artış gibi) gözlenmiştir. İlk olayın ortalama başlangıç zamanı tedavisinin başlangıcından itibaren 4 gündür…
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.