BETOPTİC S %0,25 OFTALMİK SÜSPANSİYON, 5 ML
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Betoptic S %0,25 ne için kullanılır?
KT 1Farmakoterapötik grup: Oftalmolojikler - antiglokom preparatları ve miyotikler – beta bloker ajanlar Kapağının etrafında temasa karşı koruyucu bir bant bulunmaktadır.
BETOPTIC-S göz damlası göz içindeki yüksek basıncı tedavi etmesi amacıyla kullanılmaktadır.
Yüksek göz içi basıncı glokom adlı hastalığa yol açabilir.
Bu sıvı sürekli gözden dışarı atılır ve daha fazla sıvı tekrar üretilir. Eğer göz küresi dışarı atılandan daha hızlı olarak sıvı ile dolarsa, gözün içinde basınç meydana gelir. Bu miktar çok yükselirse, görüşünüz zarar görebilir.
BETOPTIC-S glokom tedavisi için kullanılan beta blokör olarak adlandırılan ilaç grubunda yer almaktadır. Gözdeki sıvı üretimini azaltarak basıncın düşmesini sağlar. Tek başına veya diğer basınç düşürücü ilaçlarla birlikte kullanılabilir.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Eğer betaksolole veya ilacın içerdiği diğer yardımcı maddelerden herhangi birine karşı hassasiyetiniz (alerjiniz) var ise
- Eğer bir kalp rahatsızlığınız var ise, örn. kalp yetmezliği, bradikardi (yavaşlamış kalp ritmi), kalp bloku
- 18 yaşından küçükseniz
- Şiddetli bronşiyal astım, şiddetli obstrüktif akciğer hastalığı varsa
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınız- Önceden geçirdiğiniz veya şu anda var olan aşağıdaki hastalıklarınız varsa doktorunuzla konuşunuz: o koroner kalp hastalığı (belirtileri göğüste ağrı veya sıkışma, nefessiz kalma veya şoku içerir), kalp yetmezliği, düşük kan basıncı o kan dolaşımında hastalık (Raynaud hastalığı veya Raynaud sendromu)
- Eğer kapalı açılı glokomunuz var ise (görme kaybı veya görme bulanıklığı, göz içi ve çevresinde ağrı ve gözde kızarıklıkla seyreden göz içi basıncı yükselmesi),
- Eğer diyabet (şeker) hastası iseniz,
- Eğer tiroit beziniz fazla hormon üretiyorsa,
- Eğer herhangi bir akciğer rahatsızlığınız var ise veya astım, bronşit gibi nefes alma zorluğuna neden olan herhangi bir hastalığınız var ise,
- Eğer miyasteni (kas zafiyeti) sahibiyseniz,
- Eğer genel anestezi gerektiren herhangi bir operasyon geçirmek üzereyseniz- Ameliyat öncesinde BETOPTIC-S kullandığınızı anestezi uzmanına bildiriniz, betaksolol anestezide kullanılan bazı ilaçların etkisini değiştirebilir.
- Eğer beyni besleyen damarlarla ilgili bir yetmezlik durumunuz var ise,
- Eğer geçmişinizde ilaç alerjisi (anaflaksi) öykünüz var ise,
- Eğer eş zamanlı olarak başka ilaçlar kullanmakta iseniz,
- Göz kuruluğu varsa,
- İlaçlara karşı alerjik reaksiyon öykünüz varsa allerjenlere daha duyarlı olabilirsiniz. BETOPTIC-S kullanırken eğer herhangi bir alerjik reaksiyon (ciltte döküntü, gözde kızarıklık veya kaşıntı, ateş, boğazda, dilde veya yüzde şişme) oluşursa, hemen tedaviyi kesin ve doktorunuzla konuşunuz. Adrenealin tedavisi etkili olmayabilir. Başka tedaviler alırken doktorunuza BETOPTIC-S kullandığınızı söyleyiniz.
- BETOPTIC-S'inde dahil olduğu beta-adrenerjik reseptör bloke edici ajanlar smıfına ait ilaçlar, akut hipoglisemi (kan şeker düzeyinde azalma) belirtilerini maskeleyebilir.
Doktorunuz bu ilaçla tedaviniz devam ederken gözlerinizdeki basıncı kontrol etmeye ihtiyaç duyabilir. Bu tavsiyeye uymalısınız.
Bu uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi, BETOPTIC-S'in içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Yan etkiler çok ciddi olmadığı müddetçe ilacı kullanmaya devam edebilirsiniz. Endişelenirseniz doktor ya da eczacınızla konuşunuz. Doktorunuzla konuşmadan BETOPTIC-S kullanımını kesmeyiniz.
Aşağıdakilerden biri olursa, BETOPTIC-S kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Alerji sonucu yüz, dil ve boğazda şişme, nefes almada ve yutmada zorluk, kurdeşen.
Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir. Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, sizin BETOPTIC-S'e karşı ciddi alerjiniz var demektir. Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Bu çok ciddi yan etkilerin hepsi oldukça seyrek görülür.
Yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sıralanmıştır:
Çok yaygın : 10 hastanın en az 1'inde görülebilir.
Yaygın : 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan: 100 hastanın birinden az, fakat 1000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek : 1000 hastanın birinden az görülebilir.
Çok seyrek : 10000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmiyor : Mevcut verilerden tahmin edilemiyor.
Aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz, hemen doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
Çok yaygın:
- Gözde rahatsızlık (gözde yabancı cisim hissi dahil)
Yaygın:
- Baş ağrısı
- Bulanık görme
- Gözde sulanmada artış
Yaygın olmayan:
- Konjonktivit (Gözü koruyan zarın iltihaplanması)
- Göz kapağı enflamasyonu
- Görme bozukluğu
- Işık hassasiyeti
- Gözde ağrı
- Göz kuruluğu
- Göz yorgunluğu
- Gözleri aşırı kırpma
- Gözde kaşıntı
- Gözde akıntı
- Göz kapağı çevresinde akıntı
- Gözde enflamasyon (iltihaplanma)
- Gözlerin şişmesi
- Gözde kızarıklık
- Gözde tahriş
- Konjonktival hastalıklar
- Konjonktival ödem (Gözü koruyan zarda sıvı toplanması)
- Kalp atışlarının yavaşlaması (Bradikardi)
- Kalp atışlarının hızlanması (Taşikardi)
- Astım
- Nefes darlığı
- Tıkalı burun
- Bulantı
Seyrek:
- Ruhsal çöküntü (depresyon)
- Uykusuzluk
- Anksiyete (Sinirlilik)
- Bayılma
- Katarakt
- Göz hassasiyetinde azalma
- Göz kapağında enflamasyon
- Düşük kan basıncı
- Öksürük, burun akıntısı
- Tat alma duyusunda bozukluk
- Saç döküntüsü
- Deride iltihap
- Kaşıntı
- Cilt döküntüsü
- Libido düşüklüğü
Bilinmiyor:
- Deri altında şişme dahil sistemik alerjik reaksiyonlar,
- Ürtiker, kaşıntılı döküntü
- Bölgesel ve genel döküntü,
- Kaşıntı, anaflaktik reaksiyonlar,
- Hipersensitivite
- Hipoglisemi (kan şekeri seviyesinde düşüş)
- Kabus
- Hafıza kaybı
- Halüsinasyonlar
- Sanrı
- Konfüzyon (zihin karışıklığı)
- Beyne kan akışında azalma
- Serebral iskemi (felç)
- Myasthenia gravisin semptomlarında ve belirtilerinde artma
- Baş dönmesi
- His bozukluğu
- Korneal erozyon
- Göz kapağı düşmesi
- Çift görme
- Filtrasyon cerrahisi sonrası koroidal ayrılma
- Göğüs ağrısı
- Palpitasyon (çarpıntı), ödem (sıvı toplanması)
- Kalp durması
- Kardiyak yetmezlik
- Atriyoventriküler blok
- Konjestif kalp yetmezliği
- Aritmi
- Yavaşlamış AV iletimi veya mevcut AV bloğunda artış
- Hipotansiyon
- Raynaud fenomeni
- El ve ayaklarda soğukluk ve mavi renkli görünüm
- Bacaklarda ağrı
- Bronkospazm (akciğerdeki hava yollarının daralması), öksürük
- Hazımsızlık
- İshal
- Ağız kuruluğu
- Karın ağrısı, kusma
- Beyaz gümüşümsü renkli deri döküntüsü (psöriyazis) veya psöriyazisin alevlenmesi
- Egzersize bağlı olmayan kas ağrısı
- Cinsel işlev bozukluğu
- İktidarsızlık
- Yorgunluk
Oftalmik beta bloker alan hastalarda anti-nükleer antikorlarda artış da görülmüştür Bunlar BETOPTIC-S'in hafif yan etkileridir.
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız, lütfen doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Hamile iseniz, hamile kalma ihtimaliniz varsa veya hamile kalmayı planlıyorsanız bu ilacı kullanmadan önce doktorunuza danışınız. Doktorunuz söylemedikçe bu ilacı hamilelikte kullanmayınız.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emziriyorsanız BETOPTIC-S kullanmayınız. BETOPTIC-S anne sütünü geçebilir.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerEğer kontakt lens kullanıyorsanız, lensleriniz gözünüzde takılı iken damlayı kullanmayınız.
BETOPTIC-S'in içerisinde yumuşak lenslerde renk solmasına yol açan bir koruyucu (benzalkonyum klorür) bulunmaktadır. Damlatmanın ardından lenslerinizi tekrar takıncaya kadar 15 dakika bekleyiniz.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonKronik açık açılı glokomu veya yüksek göz içi basıncı olan hastalarda yükselmiş göz içi basıncını düşürmek için tek başına veya diğer ilaçlarla birlikte kullanılabilir.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarBetaksolol ya da yardımcı maddelerin herhangi birisine aşırı duyarlılık durumunda, Şiddetli bronşiyal astım veya şiddetli bronşiyal astım hikayesi, şiddetli kronik obstrüktif akciğer hastalığını da içeren reaktif havayolu hastalıkları durumunda, Sinüs bradikardisi, hasta sinüs sendromu, sinoatriyal blok, pacemakerlar ile kontrol edilemeyen ikinci veya üçüncü derece atriyoventrikler bloğu, kardiyojenik şok, belirgin kalp yetmezliği hikayesi bulunan hastalarda kontrendikedir.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriOküler kullanım içindir. Genel: Diğer topikal uygulanan oftalmik ajanlar gibi betaksolol sistemik olarak emilir. Oftalmik betaksololün beta adrenerjik bileşeninden dolayı sistemik beta adrenerjik bloke edici ajanlarla aynı tipte kardiyovasküler, pulmoner ve diğer advers reaksiyonlar oluşabilir. Topikal oftalmik uygulama sonrası sistemik yan etki insidansı sistemik uygulamaya göre daha düşüktür. Sistemik emilimi düşürmek için “4.2. Pozoloji ve uygulama şekli” bölümüne bakınız. Kardiyak bozukluklar: Oftalmik betaksololün klinik çalışmalar sırasında kalp ritmi ve kan basıncı üzerinde minör etkisi olduğu gösterilmiştir. Kalp yetmezliği veya kalp blokajı geçmişi olan hastalar tedavi edilirken dikkatli olunmalıdır. Kalp yetmezliğinin ilk belirtilerinden sonra -S tedavisi kesilmelidir. Kardiyovasküler hastalığı (örn., koroner kalp hastalığı, Prinzmetal anjina ve kardiyak yetmezlik) ve hipotansiyonu bulunan hastalarda beta blokerlerle tedavi ciddi bir şekilde değerlendirilmeli ve diğer etkin maddelerle tedavi düşünülmelidir. Kardiyovasküler hastalığı bulunan hastalar istenmeyen etkiler ve bu hastalıkların kötüleşmesi belirtileri açısından takip edilmelidir. Kalp yetmezliğinin ilk belirtilerinde -S süspansiyon ile tedaviye devam edilmemelidir. İletim süresi üzerindeki olumsuz etkileri nedeniyle, beta blokerler sadece birinci derece kalp bloğu olanlarda dikkatli kullanılmalıdır. Vasküler bozukluklar: Ciddi periferik dolaşım bozukluğu/hastalığı (örn. Raynaud hastalığı veya Raynaud sendromu) bulunan hastalar dikkatle tedavi edilmelidir. Solunum bozuklukları: Bazı oftalmik beta blokerlerin uygulamasından sonra astımlı hastalarda bronkospazma bağlı ölümlerin de dahil olduğu solunum reaksiyonları bildirilmiştir. Hafif/orta düzey bronşiyal astım, orta/ileri düzey bronşiyal astım geçmişi veya orta/ileri kronik obstrüktif akciğer hastalığı olan hastalar dikkatle tedavi edilmelidir. Hipoglisemi/diyabet: Beta-blokerler akut hipoglisemi belirti ve semptomlarını maskeleyebileceği için, değişken diyabet hastalarında veya spontan hipoglisemi oluşan hastalarda dikkatli bir şekilde uygulanmalıdır. Hipertiroidizm: Beta-blokerler, hipertiroidizm belirtilerini maskeleyebilir. Tirotoksikoz geliştiğinden şüphelenilen hastalarda beta-bloker ajanların aniden kesilmesiyle oluşabilecek tiroid fırtınasından korunmak için dikkatle kullanılmalıdır. Kas zayıflığı: Beta-adrenerjik blokajın bazı miyastenik semptomlarla uyumlu olarak (örn; çift görme, üst göz kapağının düşmesi ve yaygınlaşmış zayıflık) kas zayıflığını arttırdığı rapor edilmiştir. Miyastenisi olan hastalara -S reçete edilirken dikkatli olunmalıdır. Anafilatik reaksiyonlar: Çeşitli alerjenlere karşı ciddi anafilaktik reaksiyon geçmişi olan veya atopi geçmişi olan hastalar, beta-bloker kullanırken bu alerjenlerle tekrar karşılaştıklarında daha reaktif olabilirler ve anafilaktik reaksiyonları tedavi etmek için kullanılan alışılmış adrenalin dozlarına yanıt vermeyebilir. Cerrahi anestezi: Kalbin, beta adrenoseptörlerin aracılık ettiği refleks sempatik uyarılara yanıt vermede yetersiz kalması nedeniyle, genel anesteziden önce beta-adrenerjik reseptör bloke edici ajanların kademeli olarak kesilmesine önem verilmelidir. Beta bloker oftalmolojik ilaçlar adrenalin gibi ilaçların sistemik beta-agonist etkileri bloke edebilir. Hasta betaksolol kullanıyorsa, anestezi uzmanı bilgilendirilmelidir. Korneal hastalıklar: Kapalı açılı glokomu olan hastalarda, acil tedavinin amacı miyotik bir ajan ile göz bebeğinin büzülmesiyle açıyı yeniden açmaktır. Betaksololün göz bebeği üzerindeki etkisi çok azdır ya da hiç yoktur. -S, kapalı açılı glokomda yükselmiş göz içi basıncını düşürmek için kullanıldığında bir miyotik ile kullanılmalıdır, yalnız kullanılmamalıdır. Oftalmik beta blokerler göz kuruluğuna neden olabilir. Korneal hastalığı, Sicca sendromu ve benzer gözyaşı filmi anormalliği olan hastalarda beta-bloker ajanlar dikkatli kullanılmalıdır. Koroidal dekolman: Filtrasyon prosedürü sonrası sıvı oluşumunu azaltan (ör: timolol, asetazolamid) terapi uygulaması ile koroidal dekolman bildirilmiştir. Diğer beta-bloker ajanlar: Halihazırda sistemik beta-bloker tedavisi alan hastalara betaksolol verildiğinde göz içi basıncı üzerine etkiler veya sistemik beta-blokajın bilinen etkileri arttırabilir. Hastaların durumu yakından takip edilmelidir. İki topikal beta-blokerin birlikte kullanımı önerilmemektedir. (Bakınız..) Kontakt lens kullanımı: -S’in, içerdiği koruyucu benzalkonyum klorürün, tahrişe neden olabildiği ve yumuşak kontakt lenslerin rengini bozduğu bilinmektedir. Bu nedenle, hastalara -S uygulamasından önce kontakt lenslerini çıkarmaları ve -S’i damlattıktan sonra, kontakt lenslerini takmadan 15 dakika beklemeleri öğretilmelidir.
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerListelenen advers reaksiyonlar, oftalmik beta-bloker sınıfında görülen reaksiyonları içermektedir Güvenlilik profilinin özeti Betaksolol göz damlası ile yapılan klinik çalışmalarda, en yaygın advers reaksiyon oküler rahatsızlık olmuştur ve bu durum hastaların %12’sinde meydana gelmiştir. Aşağıda yer alan istenmeyen etkiler tedaviye bağlı olarak değerlendirilmiştir ve şu şekilde sınıflandırılmışlardır: Her bir sıklık grubunda istenmeyen etkiler en şiddetliden en az şiddetliye doğru bir sırayla sunulmaktadır. Sistem Organ Sınıfı MedDRA tercih edilen terim (V 13.0) Bağışıklık sistemi hastalıkları: Bilinmeyen sıklık: aşırı duyarlılık Psikiyatrik hastalıklar: Seyrek: anksiyete, insomnia, depresyon Sinir sistemi hastalıkları: Yaygın: baş ağrısı Seyrek: baygınlık Bilinmeyen sıklık: sersemlik Göz hastalıkları: Çok yaygın: gözde rahatsızlık Yaygın: bulanık görme, gözyaşında artış Yaygın olmayan: punktat keratit, keratit, konjunktivit, blefarit, görme bozukluğu, ışığa karşı duyarlılık, göz ağrısı, göz kuruluğu, astenopi, blefarospazm, göz kaşıntısı, göz akıntısı, gözkapağı kenarında kabuklanma, göz iltihabı, gözde tahriş, konjunktival bozukluk, konjunktival ödem, oküler hiperemi Seyrek: Katarakt, kornea hassasiyetinde azalma, gözkapağında eritem Kardiyak hastalıklar: Yaygın olmayan: bradikardi, taşikardi Bilinmeyen sıklık: aritmi Vasküler hastalıklar: Seyrek: hipotansiyon Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar: Yaygın olmayan: astım, nefes darlığı, rinit, Seyrek: öksürük, rinore Gastrointestinal hastalıklar: Yaygın olmayan: bulantı Seyrek: disguzi Deri ve deri altı doku hastalıkları Seyrek: dermatit, döküntü, alopesi Üreme sistemi ve meme hastalıkları: Seyrek: libido azalması Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıkları: Bilinmeyen sıklık: asteni Seçilen advers reaksiyonların tanımı Oftalmik beta-blokerler ile ortaya çıkan ve potansiyel olarak -S ile meydana gelebilecek ilave advers reaksiyonlar: Sistem Organ Sınıfı MedDRA tercih edilen terim (v 13.0) Bağışıklık sistemi hastalıkları: Bilinmeyen sıklık: Anjiyoödem dahil sistemik alerjik reaksiyonlar, ürtiker, bölgesel veya genel döküntü, kaşıntı, anafilaktik reaksiyon. Metabolizma ve beslenme hastalıkları: Bilinmeyen sıklık: Hipoglisemi. Psikiyatrik hastalıklar: Bilinmeyen sıklık: kabus görme, hafıza kaybı, halüsinasyonlar, psikoz, zihin karışıklığı Sinir sistemi hastalıkları: Bilinmeyen sıklık: serebrovasküler olay, serebral iskemi, miyastenia gravis belirtilerinde ve semptomlarında artışlar, parestezi Göz hastalıkları: Bilinmeyen sıklık: filtrasyon cerrahisinin ardından koroidal ayrılma, kornea erozyonu, ptoz, çift görme. Kardiyak hastalıklar: Bilinmeyen sıklık: Göğüs ağrısı, çarpıntı, ödem, konjestif kalp yetmezliği, atriyoventriküler blok, kalp durması, kalp yetmezliği. AV-iletimde yavaşlama veya mevcut AV-bloğunda artış Vasküler hastalıklar: Bilinmeyen sıklık: Raynaud fenomeni, ayak ve ellerde soğuma ve morarma, mevcut kesikli topallamanın artması Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar: Bilinmeyen sıklık: Bronkospazm (özellikle önceden bronkospastik hastalığı bulunan hastalarda), Gastrointestinal hastalıklar: Bilinmeyen sıklık: dispepsi, diyare, ağız kuruluğu, karın ağrısı kusma. Deri ve deri altı doku hastalıkları Bilinmeyen sıklık: Psöriyaziform döküntü veya psoriyazisin şiddetlenmesi. Kas-iskelet bozuklukları bağ doku ve kemik hastalıkları: Bilinmeyen sıklık: Miyalji Üreme sistemi ve meme hastalıkları: Bilinmeyen sıklık: Cinsel işlev bozukluğu, impotens. Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar: Bilinmeyen sıklık: yorgunluk Anti-nükleer Antikorlarda (ANA) artış görülmüştür; klinik olarak ilgisi belli değildir.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.