BENLYSTA 120 MG IV İNFÜZYONLUK ÇÖZELTİ HAZIRLAMAK İÇİN TOZ İÇEREN FLAKON, 1 ADET
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Benlysta 120 mg ne için kullanılır?
KT 1BENLYSTA ® standart tedaviye rağmen yüksek hastalık aktivitesine sahip yetişkinlerde (18 yaş ve üzeri) lupus (bağışıklık sistemi kaynaklı deri ve bazı organlardaki hastalık) (sistemik lupus eritematozus, SLE) standart tedavisine ilave olarak kullanılır.
Lupus bağışıklık sisteminin (enfeksiyon ile savaşan sistem) hücre ve dokularına saldırarak iltihaba ve organ hasarına yol açması sonucu gelişen bir hastalıktır. Vücuttaki her organı etkileyebilmekte ve B hücresi adı verilen beyaz kan hücrelerinin hastalığa yol açtığı düşünülmektedir.
BENLYSTA ® belimumab (monoklonal bir antikor) içerir. Belimumab, B hücrelerinin uzun yaşamasını sağlayan ve lupus hastalarında yüksek düzeyde bulunan bir protein olan BLyS etkisini engelleyerek kanınızdaki B hücre sayısını azaltır.
BENLYSTA ® diğer lupus tedavileri ile birlikte kullanılacaktır.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Belimumaba karşı alerjiniz (hipersensitivite) varsa, belimumab uygulaması şiddetli ve ölümcül olabilen infüzyon ve hipersensitivite reaksiyonlarına yol açabilir.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınız- Uzun süreli bir enfeksiyonunuz varsa ya da sık enfeksiyon geçiriyorsanız
- Aşılanmayı planladıysanız ya da yakında aşı uygulandıysa (son 30 gün içinde). Bazı aşılar BENLYSTA ® tedavisi öncesinde ve sırasında uygulanmamalıdır.
- Lupus, böbrek veya sinir sisteminizi etkiliyorsa
- HİV hastasıysanız veya düşük immünoglobulin seviyesine sahipseniz
- Hepatit B veya C iseniz veya daha önce geçirdiyseniz
- Organ nakli veya kemik iliği veya kök hücre nakli geçirdiyseniz
- Diğer ilaçlara alerjiniz varsa
- Kanser hastası iseniz.
Progresif Multifokal Lökoensefalopati Progresif Multifokal Lökoensefalopati (PML) ciddi ve yaşamı tehdit eden bir beyin hastalığıdır. BENLYSTA dahil bağışıklık sisteminizi zayıflatan ilaçlarla tedavi görüyorsanız PML'ye yakalanma riskiniz daha yüksek olabilir.
Birkaç günden beri süren unutkanlığınız, düşünmenizle ilgili sorunlar, konuşma ve yürüme güçlüğü, görme kaybı ya da benzeri sorunlar yaşıyorsanız derhal doktorunuzla görüşünüz.
Bu uyarılar geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi, BENLYSTA®'nın içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sınıflandırılmıştır:
Çok yaygın: 10 hastanın en az birinde görülebilir.
Yaygın: 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan: 100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek: 1.000 hastanın birinden az görülebilir.
Çok seyrek: 10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmiyor: Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor.
Aşırı duyarlılık reaksiyonları ve infüzyon reaksiyonları BENLYSTA bir infüzyon reaksiyonu veya bir alerjik (aşırı duyarlılık) reaksiyona neden olabilir. Bunlar 100 hastanın 1-10'unu etkileyebilir, zaman zaman şiddetli olabilir ve hayatı tehdit edebilir. Bu reaksiyonlar genellikle ilk veya ikinci BENLYSTA tedavisinin uygulandığı gün veya ertesi gün meydana gelmektedir.
Aşağıdaki aşırı duyarlılık veya infüzyon reaksiyon belirtilerden herhangi biri olursa BENLYSTA'yı kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza veya hemşirenize bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Yüz, dudaklar, ağız ya da dilde şişlik
- Hırıltılı solunum, nefes darlığı
- Döküntü
- Kaşıntılı kabarcıklar
Alerjik reaksiyonlar BENLYSTA kullanımı sonrasında da, genellikle bir doz tedaviden 5-10 gün sonra (fakat bu süreden önce veya sonra da oluşabilir) da meydana gelebilir ve döküntü, mide bulantısı, yorgunluk, kas ağrıları, baş ağrısı ve/veya yüz şişmesi gibi semptomları birarada içerebilir. Eğer bu semptomları, özellikle de birarada yaşarsanız doktorunuza veya hemşirenize bildiriniz.
Enfeksiyonlar BENLYSTA göğüs enfeksiyonu, böbrek enfeksiyonu, burun ve boğazda enfeksiyon, bağırsak enfeksiyonu gibi farklı enfeksiyonlara sebep olabilir. Her 10 hastanın 1'ini etkileyebilecek bu enfeksiyonlar şiddetli olabilir ve yaygın olmamakla birlikte ölümle sonuçlanabilir.
Aşağıdaki enfeksiyon belirtilerden herhangi biri olursa BENLYSTA'yı kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza veya hemşirenize bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Ateş
- Öksürük, nefes problemleri
- İshal, kusma
- İdrar çıkarken yanma hissi
- Çok yaygın
- Göğüs veya idrar kesesi enfeksiyonları gibi bakteriyel enfeksiyonlar
- Hasta hissetmek, ishal, bulantı
- Yaygın
- Yüksek ateş
- Düşük akyuvar sayısı
- Burun, boğaz veya mide enfeksiyonları
- El ve ayaklarda ağrı
- Migren
- Uykusuzluk, depresyon
- Yaygın olmayan
- Bazen nefes alma güçlüğüne neden olan yüz veya ağızda şişmeyle birlikte görülen ciddi alerjik reaksiyonlar;
- Yüz, dudaklar ve dilde şişme
- Döküntü
- Kaşıntılı kabarcıklar
- Seyrek
- Gecikmiş aşırı duyarlılık reaksiyonları
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız, doktorunuzu ya da eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar BENLYSTA tedavisi sırasında ve tedaviden sonra en az 4 ay etkili doğum kontrolü uygulamalıdır.
BENLYSTA gebelik sırasında yalnızca anneye potansiyel yararı anne karnındaki bebeğe vereceği zarardan fazla olduğunda kullanılmalıdır.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz, hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
BENLYSTA anne sütüne geçtiğinden bebeğin emzirilmesi ve annenin tedavisinin önemi dikkate alınarak emzirmenin ya da BENLYSTA tedavisinin kesilmesine karar verilmelidir.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerBENLYSTA ®, her dozunda 23 mg'dan daha az sodyum ihtiva eder; yani esasında “sodyum içermez”.
BENLYSTA her dozunda 120 mg sukroz içerir fakat uygulama yolu nedeniyle herhangi bir uyarı gerekmemektedir.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Diğer dozlar ve formlar
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · Endikasyon® standart tedaviye rağmen yüksek hastalık aktivitesine sahip (pozitif antidsDNA ve düşük kompleman düzeyi gibi) otoantikoru pozitif yetişkin sistemik lupus eritematozlu hastalarda standart tedaviye ilave olarak kullanımda endikedir.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarBelimumab anafilaksi gelişmiş hastalarda, etkin madde veya yardımcı maddelerden birine aşırı duyarlılık var ise kontrendikedir.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriAşağıdaki hasta gruplarında belimumab çalışılmamıştır ve önerilmez: Ciddi aktif merkezi sinir sistemi lupusu Ciddi aktif lupus nefriti HIV Şu an Hepatit B veya C hastası veya daha önce geçirilmiş Hipogamaglobulinemi (IgG<400 mg/dl) veya IgA eksikliği (IgA<10 mg/dl) Önemli organ nakli veya hematopoetik kök hücre nakli veya böbrek nakli geçirmiş B hücre hedefli tedavi ve siklofosfamid ile eşzamanlı kullanım Belimumabın diğer B hücre hedefli tedaviler ya da intravenöz siklofosfamid kombinasyonu halinde çalışması bulunmamaktadır. Belimumab diğer B hücre hedefli tedaviler ya da siklofosfamid ile eşzamanlı kullanıldığında dikkatli olunmalıdır. İnfüzyon reaksiyonları ve hipersensitivite Belimumab uygulaması şiddetli ve ölümcül olabilen infüzyon ve hipersensitivite reaksiyonlarına yol açabilir. Şiddetli reaksiyon ortaya çıktığında belimumab uygulaması durdurulmalı ve uygun tıbbi tedavi uygulanmalıdır. Hipersensitivite reaksiyonların riski özellikle en çok ilk 2 infüzyonda görülür fakat yinede uygulanan her infüzyon için risk ihtimali düşünülmelidir. Çoklu ilaç alerjisi ya da belirgin hipersensitivite öyküsü olan hastalarda risk artabilir. infüzyonundan önce bir antipiretik ile birlikte veya tek başına bir antihistaminik ile premedikasyon uygulanabilir. Premedikasyonun infüzyon reaksiyonlarının sıklığını ya da şiddetini azaltıp azaltmayacağını saptamak için yeterli bilgi mevcut değildir. Klinik çalışmalarda ciddi infüzyon ve aşırı duyarlılık reaksiyonları hastaların yaklaşık %0.9’unu etkilemiştir ve anafilaktik reaksiyon, bradikardi, hipotansiyon, anjiyoödem ve dispneyi içermiştir. İnfüzyon reaksiyonları, ilk iki infüzyon sırasında daha sık meydana gelmiş ve devam eden infüzyonlar ile azalma eğilimi göstermiştir. Hastaların, infüzyon uygulanmasını takip eden birkaç saat içerisinde akut aşırı duyarlılık semptomları geliştirdiği bildirilmiştir. Semptomların uygun şekilde ilk tedavisinden sonra klinik açıdan önemli reaksiyonların tekrar ortaya çıktığı da gözlenmiştir. Bu nedenle, bu tür reaksiyonların kontrolüne yönelik kaynakların ivedilikle ulaşılabilir olduğu bir ortamda uygulanmalıdır. Geç başlangıçlı reaksiyon olasılığı göz önünde bulundurularak, ilk iki enjeksiyondan sonra hastalar daha uzun bir süre klinik gözetim altında kalmalıdır. Bu semptomlardan herhangi birini yaşamaları halinde hastalara derhal tıbbi yardım almaları söylenmelidir. her uygulandığında hastaya kullanma talimatı verilmelidir. Ayrıca döküntü, mide bulantısı, yorgunluk, miyaji, baş ağrısı ve yüz ödemi gibi semptomları içeren gecikmiş tip, akut olmayan hipersensitivite reaksiyonları da gözlenmiştir. Enfeksiyon riski Belimumabın etki mekanizması, fırsatçı enfeksiyonlar da dahil olmak üzere, enfeksiyonların ortaya çıkma riskini artırabilir. Bağışıklık sistemini baskılayıcı, belimumabı da içeren tedaviler gören SLE hastalarında ölümle sonuçlanan olgular da dahil olmak üzere şiddetli enfeksiyonlar bildirilmiştir. Hekimler, şiddetli veya kronik enfeksiyonları olan ya da tekrarlayan enfeksiyon öyküsü bulunan hastalarda kullanımını değerlendirirken dikkatli olmalıdır. ile tedavi gördükleri sırada enfeksiyon geliştiren hastalar yakından takip edilmeli ve enfeksiyon geçene kadar belimumab dahil bağışıklık sistemini baskılayıcı tedaviye ara verilmesi dikkatle değerlendirilmelidir. Aktif ya da latent tüberkülozu olan hastalarda kullanımının riskleri bilinmemektedir. Progresif multifokal lökoensefalopati Benylsta ile SLE tedavisinde Progresif multifokal lökoensefalopati (PML) bildirilmiştir. Doktorlar, özellikle hastaların fark edemeyebileceği (örneğin, bilişsel, nörolojik ya da psikolojik belirti ve bulgular) PML düşündüren bulgular konusunda dikkatli olmalıdırlar. Hastalar, bu belirti ve bulguların, herhangi birinin yeni ortaya çıkması ya da mevcut belirti ve bulgularda kötüye gidiş olması durumunda takibe alınmalı ve bu tür belirti ve bulguların gelişmesi durumunda, hastanın bir nöroloji uzmanına yönlendirilmesi ve PML açısından uygun tanısal yöntemler düşünülmelidir. Eğer PML’den şüpheleniliyorsa, PML olmadığı belirlenene kadar, hastaya başka doz verilmemelidir. Malignite riski Diğer immünmodülatör ilaçlarda olduğu gibi, malignite gelişme riskini artırabilir. Malignite geçmişi olan veya malignite gelişmiş olan hastalarda tedavisi düşünülürken dikkati olunmalıdır. Son 5 yıl içerisinde bazal veya skuamöz hücreli cilt kanseri veya uterin serviks kanseri dışında kalan malign neoplasm geçirmiş hastalarda çalışma yapılmamıştır. İmmünizasyon Klinik güvenliliği saptanmadığından canlı aşılar ile eşzamanlı olarak ya da 30 gün öncesinde uygulanmamalıdır. kullanan hastalara canlı aşı uygulanmış kişilerden sekonder enfeksiyon bulaşmasına ilişkin veri bulunmamaktadır. Etki mekanizması nedeniyle belimumab immünizasyon yanıtını bozabilir. Bununla birlikte, 23 değerlikli pnömokok aşısına yanıtın değerlendirildiği küçük ölçekli bir çalışmada, aşılama zamanında bağışıklık sistemini baskılayıcı standart tedavi gören hastalar ile ile tedavi edilen hastalar arasında farklı serotiplere genel immün yanıtlar benzer bulunmuştur. Belimumab kullanan hastalarda eşzamanlı aşılamanın etkililiği bilinmemektedir. Mevcut sınırlı veri belimumab uygulaması öncesinde yapılmış immünizasyona karşı gelişecek koruyucu immün yanıtın sağlanmasını önemli düzeyde etkilemediğini ileri sürmektedir. Bir alt grup çalışmasında, daha önce tetanoz, pnömokok veya influenza aşılarından herhangi birini almış küçük bir grup hastanın tedavisinden sonra koruyucu titrelerinin korunduğu görülmüştür. kullanan kişilerde hastaların aşılara verdiği koruyucu yanıtını artırma yeteneğine dair bir sonuca varacak düzeyde yeterli veri yoktur. Sodyum içeriği her dozu 23 mg’dan daha az sodyum ihtiva etmektedir; yani esasında sodyum içermediği kabul edilebilir. Sukroz içeriği sukroz içermektedir. Uygulama yolu nedeniyle herhangi bir uyarı gerektirmemektedir.
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerEn sık rapor edilen istenmeyen etkiler bulantı, diyare ve yüksek ateştir. ile tedavi görmiş ve plasebo ile tedavi görmüş hastaların her ikisinde de istenmeyen etkileri sebebiyle tedaviyi bırakan hastaların oranı 7%’dir. Advers reaksiyonlar MedDRA vücut sistem organ sınıflandırmasına ve aşağıdaki sıklık kategorilerine göre aşağıda yer almaktadır. Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar Çok yaygın: Bronşit ve sistit gibi bakteriyel enfeksiyonlar Yaygın: Viral gastroenterit, faranjit, nazofarenjit Kan ve lenf sistemi hastalıkları Yaygın: Lökopeni Bağışıklık sistemi hastalıkları Seyrek: Gecikmiş tipte, akut olmayan hipersensitivite reaksiyonları Yaygın: Hipersensitivite reaksiyonu* Yaygın olmayan: Anafilaktik reaksiyon, anjiyoödem Psikiyatrik hastalıkları Yaygın: Depresyon, uykusuzluk Sinir sistemi hastalıkları Yaygın: Migren Gastrointestinal hastalıkları Çok yaygın: Diyare, bulantı Deri ve derialtı doku hastalıkları Yaygın olmayan: Döküntü, ürtiker Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Yaygın: Ekstremitelerde ağrı Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Yaygın: Pireksi, infüzyon ile ilişkili reaksiyon* * ”Hipersensitivite reaksiyonu” anafilaksi dahil bir grup terimi ve hipotansiyon, anjiyoödem, ürtiker ya da diğer döküntüler, kaşıntı ve dispne semptomlarını kapsamaktadır. “İnfüzyon ile ilişkili reaksiyon” bir grup terimi ve bradikardi, miyalji, baş ağrısı, döküntü, ürtiker, pireksi, hipotansiyon, hipertansiyon, baş dönmesi ve artralji semptomlarını kapsar. Belirti ve semptomların örtüşmesi nedeniyle olguların tümünde hipersensitivite reaksiyonları ve infüzyon reaksiyonlarının ayrıştırılması mümkün değildir. Seçilmiş advers reaksiyonların tanımı İnfüzyon reaksiyonları ve aşırı duyarlılık: İnfüzyon sırasında ya da infüzyon ile aynı günde ortaya çıkan infüzyon reaksiyonları ve aşırı duyarlılık reaksiyonlarının insidansı, alan grupta %17 ve plasebo alan grupta %15 olup sırasıyla %1 ve %0.3’ünde tedavinin kalıcı olarak kesilmesi gerekmiştir. Bu reaksiyonlar genellikle infüzyon gününde görülmüştür ancak akut aşırı duyarlılık reaksiyonları, dozun uygulandığı günden sonraki gün de görülebilir. Çoklu ilaç alerjisi ya da önemli aşırı duyarlılık reaksiyonları öyküsü olan hastalar daha yüksek risk altında olabilir. Ayrıca döküntü, mide bulantısı, yorgunluk, miyalji, baş ağrısı ve yüz ödemi gibi semptomları içeren gecikmiş tip, akut olmayan hipersensitivite reaksiyonları da gözlenmiştir. Enfeksiyonlar: Genel enfeksiyon insidansı, alan grupta %70 iken plasebo alan grupta %67’dir. hastalarının en az %3’ünde ve plasebo alan hastalar ile karşılaştırıldığında en az %1 daha sık meydana gelen enfeksiyonlar nazofarenjit, bronşit, farenjit, sistit ve viral gastroenterit olmuştur. Ciddi enfeksiyonlar, ve plasebo alan hastaların %5’inde görülmüştür. Tedavinin sonlandırılmasına neden olan enfeksiyonlar, alan hastaların %0.6’sında ve plasebo alan hastaların %1’inde gözlenmiştir. ile tedavi edilen hastalarda fırsatçı enfeksiyonlar bildirilmiştir. Bazı enfeksiyonlar şiddetli veya fataldir. Lökopeni: Advers olay olarak bildirilen lökopeni insidansı, alan grupta %4 ve plasebo alan grupta %2 olarak belirlenmiştir. Psikiyatrik hastalıklar: Uykusuzluk, alan hastaların %7’sinde ve plasebo alan hastaların %5’sinde görülmüştür. Depresyon, ve plasebo alan hastaların sırasıyla %5 ve %4’ünde bildirilmiştir. Gastrointestinal hastalıklar: ile tedavi edilen obez hastalar (VKİ >30 kg/m2), plaseboya göre ve normal beden ağırlığı olan hastalar (VKİ ≥18.5 ila ≤30 kg/m2) ile karşılaştırıldığında daha sık bulantı, kusma ve diyare oranları bildirmiştir. Obez hastalardaki bu gastrointestinal olayların hiçbiri ciddi değildir. Belimumab ile ilişkili klinik olarak önemli ve tedavinin sürekli olarak kesilmesini gerektiren hipersensitivite reaksiyonu hastaların %0.4’ünde bildirilmiştir. Bu reaksiyonlar genellikle infüzyon gününde gözlenmiştir ve çoklu ilaç alerji ya da önemli düzeyde hipersensitivite reaksiyonu öyküsü olan hastalarda risk artabilir. Akut hipersensitivite reaksiyonlarının başlamasının infüzyondan sonra birkaç saat geciktiği, uygun tedavi ile semptomların düzelmesi ardından klinik olarak anlamlı reaksiyonların tekrarı gözlenmiştir.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.