BAVENCIO 200 MG/10 ML IV İNFÜZYONLUK ÇÖZELTİ HAZIRLAMAK İÇİN KONSANTRE, 1 FLAKON
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Bavencio 200 mg/10 mL ne için kullanılır?
KT 1BAVENCIO'nun etkin maddesi olan avelumab bağışıklık sisteminizin kanserle savaşmasına yardımcı olarak işlev gösteren bir monoklonal antikordur (bir protein türü).
PD-L1, belirli tümör hücrelerinin yüzeyinde bulunur ve tümör hücrelerinin immün sistemden (vücudun doğal savunma mekanizmaları) korunmasına yardımcı olan bir protein türüdür.
BAVENCIO, PD-L1'e bağlanıp bu koruyucu etkiyi önleyerek, immün sistemin tümör hücrelerine saldırmasına olanak sağlar.
BAVENCIO, nadir bir deri kanseri türü olan metastatik (vücudun diğer bölgelerine yayılan) Merkel hücreli karsinomlu (MHK) erişkinlerin tedavisinde tek başına kullanılır.
BAVENCIO, cerrahi müdahale ile çıkarılamayan lokal ileri evre veya metastatik (idrar kesesinin ötesine veya vücudun diğer bölgelerine yayılan) PD-L1 testi pozitif ürotelyal karsinomu (ÜK, idrar yolunda ortaya çıkan bir kanser türü) olan erişkin hastaların tedavisinde kullanılır. BAVENCIO, ilk sıra tedavi olarak uygulanan platin bazlı kemoterapi sonrasında tümör büyümemişse idame tedavisi olarak tek başına kullanılır.
BAVENCIO, bir tip böbrek kanseri türü olan berrak hücreli böbrek kanseri tanısı almış ve PD-L1 testi pozitif saptanmış ileri evre (böbrek veya vücudun diğer bölgelerine yayılan) hastalığı olan erişkin hastaların birinci basamak tedavisinde aksitinib ile kombinasyon olarak kullanılır. Aksitinib içeren ilaçların kullanma talimatını okumanız önemlidir. Aksitinib hakkında herhangi bir sorunuz varsa, lütfen doktorunuza sorunuz.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · KullanmayınızÜrünün içeriğindeki etkin madde avelumaba veya bu ilacın içerdiği bu kullanma talimatının başında yer alan yardımcı maddelerden herhangi birine karşı alerjiniz (aşırı duyarlılığınız) varsa BAVENCIO'yu kullanmayınız. Eğer emin değilseniz, doktorunuzla konuşunuz.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınızBAVENCIO kullanmadan önce doktorunuzla konuşunuz:
İlaç yan etkilere neden olabilir (bkz. Bölüm 4). Bazı durumlarda belirtilerin gecikebileceğini ve ilacın son dozunuzdan sonra ortaya çıkabileceğini lütfen unutmayınız. Aşağıdaki belirtilerin herhangi birini görürseniz, acilen tıbbi tedavi görmelisiniz:
- İnfüzyon ile ilişkili reaksiyonlar
- Akciğerlerinizde iltihap (pnömonit)
- Karaciğer iltihabı (hepatit) veya diğer karaciğer problemleri
- Bağırsak iltihaplanması (kolit), ishal (diyare; sulu, cıvık veya yumuşak dışkı) veya her zamankinden daha fazla bağırsak hareketi
- Pankreasta iltihaplanma (pankreatit)
- Kalpte iltihaplanma (miyokardit)
- Hormon üreten bezlerde (tiroid, adrenal ve hipofiz bezleri) bu bezlerin çalışmasını etkileyebilecek sorunlar
- Şeker hastalığına (diyabet) bağlı kanda asit düzeyinde artış (diyabetik ketoasidoz) nedeniyle ciddi, bazen yaşamı tehdit edici tablonun da dahil olabileceği Tip 1 diyabet
- Böbrek problemleri
- Kaslarda iltihaplanma (miyozit ve polimiyalji romatika)
- Akciğerlerinizin, cildinizin, gözlerinizin ve/veya lenf düğümlerinizin iltihaplanmasına bağlı sorunlar (sarkoidoz).
- Safra kanallarının iltihabı ve nedbeleşme (sklerozan kolanjit)
- Eklemlerde iltihaplanma (artrit)
- Vücut için nem üreten bezlerde iltihaplanma (Sjögren sendromu) BAVENCIO kullanırken aşağıdaki belirtilerden herhangi biri meydana gelirse, başka ilaçlarla kendinizi tedavi etmeye çalışmayınız. Çünkü doktorunuz;
- belirtileri azaltmak ve önlemek için size başka ilaçlar verebilir,
- BAVENCIO'nun bir sonraki dozunu atlayabilir,
- veya direkt olarak BAVENCIO tedavinizi tamamen kesebilir.
Aşağıdaki durumlarda BAVENCIO'yu kullanmadan önce doktorunuza veya hemşirenize danışınız:
- Otoimmün bir hastalığınız varsa (vücudun kendi hücrelerine saldırdığı bir durum).
- İnsan immün yetmezlik virüsü (HIV) enfeksiyonunuz veya edinsel immün yetmezlik sendromunuz (AIDS) varsa.
- Hepatit B (HBV) veya hepatit C (HCV) de dahil, kronik bir viral karaciğer enfeksiyonunuz varsa veya geçmişte bu enfeksiyonu geçirdiyseniz.
- Bağışıklık sisteminizi baskılamak için ilaç kullanıyorsanız.
- Organ nakli olduysanız.
Bavencio bağışıklık sisteminiz üzerinde etkilidir. Vücudunuzun bazı bölgelerinde iltihaplanmaya neden olabilir. Halihazırda bir otoimmün hastalığınız (vücudun kendi hücrelerine saldırdığı bir durum) varsa, bu yan etkileri yaşama riskiniz daha yüksek olabilir.
Ayrıca, otoimmün hastalığınızda sık sık alevlenmeler (olguların çoğunda hafif şiddette) yaşayabilirsiniz.
Biyoteknolojik tıbbi ürünlerin takip edilebilirliğinin sağlanması için uygulanan ürünün ticari ismi ve parti numarası mutlaka hasta dosyasına kaydedilmelidir.
Bu uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi BAVENCIO da, herkeste meydana gelmese dahi yan etkilere neden olabilir.
Bazı yan etkiler son dozu aldıktan haftalar veya aylar sonra ortaya çıkabilir.
BAVENCIO bağışıklık sisteminiz (immün sistem) üzerinden etki gösterir ve vücudunuzun bir bölümünde iltihaplanmaya (inflamasyon) neden olabilir (bkz. Bölüm 2). İnflamasyon vücudunuzun ciddi hasar görmesine neden olabilir ve bazı enflamatuvar durumlar yaşamı tehdit edebilir ve BAVENCIO tedavisine ara verilmesine veya tedavinin tamamen sonlandırılmasına neden olabilir.
Tüm ilaçlar gibi BAVENCIO'nun içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Yan etkiler görülme sıklıklarına göre aşağıdaki şekilde sıralanmıştır:
Çok yaygın : 10 hastanın en az 1'inde görülebilir.
Yaygın : 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan : 100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek : 1.000 hastanın birinden az, fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Çok seyrek : 10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmiyor : Eldeki veriler ile tahmin edilemiyor.
Aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz, doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
Vücudunuzun herhangi bir bölümünde inflamasyon görürseniz veya aşağıdaki bulguları veya belirtileri yaşarsanız veya bu bulgular veya belirtiler kötüleşirse, derhal tıbbi tedavi görmelisiniz.
Çok yaygın:
- Nefes darlığı veya hırıltılı solunum, üşüme veya titreme, döküntü veya deride kabartılar, kızarma, düşük kan basıncı (baş dönmesi, yorgunluk, bulantı ile seyreden) ateş, sırt ağrısı ve karın ağrısı gibi infüzyonla ilgili reaksiyon bulguları.
- Aşırı yorgunluk, kalp atışlarında hızlanma, terlemede artış, uyaranlara karşı aşırı duyarlılık veya unutkanlık gibi duygu durumunda veya davranışlarda değişiklikler, üşüme hissi veya kilo değişikliklerini içerebilen hormon üreten tiroid bezinde inflamasyon belirtileri (bezlerin nasıl çalışacağını etkileyebilir).
Yaygın:
- Akciğerlerde iltihaplanma (inflamasyon) bulguları (pnömonit) olarak nefes almada güçlük veya öksürük görülebilir.
- Bağırsaklarda iltihaplanma (inflamasyon) bulguları (kolit), diyare (cıvık dışkı) veya normalden çok bağırsak hareketi, dışkıda kan veya koyu, katran görünümlü, yapışkan dışkı veya şiddetli karın (abdomen) ağrısı veya hassasiyeti olabilir.
- Karaciğerde inflamasyon (hepatit) dahil olmak üzere karaciğer problemi bulguları; ciltte sararma (sarılık) veya göz beyazında sarılık, şiddetli bulantı veya kusma, karın bölgenizin (abdomen) sağ tarafında ağrı, sersemlik, koyu idrar (çay renginde), normale göre daha kolay kanama veya morarma, normalden daha az acıkma hissi, yorgunluk veya anormal karaciğer fonksiyon testleri olabilir.
- Aşırı yorgunluk, çok düşük kan basıncı (baygınlık, baş dönmesi, yorgunluk, bulantı) veya kilo değişikliklerini içerebilen hormon üreten adrenal bezinde inflamasyon belirtileri (bezlerin nasıl çalışacağını etkileyebilir).
Yaygın olmayan:
- Pankreas inflamasyonu (pankreatit) bulguları, karın ağrısı, bulantı ve kusma olabilir.
- Kalp inflamasyonu (miyokardit) bulguları, nefes almada güçlük, baş dönmesi veya bayılma, ateş, göğüs ağrısı ve göğüs sıkışması veya grip benzeri belirtiler olabilir.
- Diyabetik ketoasidozun da dahil olduğu şeker hastalığı belirtileri (Tip 1 diyabet bulguları), normalden daha fazla acıkma veya susama hissi, daha sık idrara çıkma ihtiyacı, kilo kaybı ve yorgunluk hissi veya net düşünmekte zorluk çekme, nefesin tatlı veya meyvemsi kokması, hasta olma veya hasta hissetme, karın ağrısı ve derin veya hızlı nefes alma olabilir.
- Böbrek inflamasyonu bulguları, anormal böbrek fonksiyon testleri, normalden daha az idrara çıkma, idrarda kan veya ayak bileklerinde şişme olabilir.
- Kas ağrısı veya güçsüzlüğü içerebilen miyozit gibi kas iltihabı belirtileri.
- Aşırı yorgunluk, uyaranlara karşı aşırı duyarlılık veya unutkanlık gibi duygu durumunda veya davranışlarda değişiklikler, kilo değişiklikleri veya baş ağrısını içerebilen hormon üreten hipofiz bezinde inflamasyon belirtileri (bezlerin nasıl çalışacağını etkileyebilir).
- En yaygın olarak akciğerler olmak üzere çeşitli organ ve dokularda iltihap hücrelerinin birikmesiyle ilişkili iltihap belirtileri (sarkoidoz).
Seyrek:
- Eklem ağrısı, sertlik ve şişliği içerebilen eklem iltihabı (artrit) belirtileri.
Bilinmiyor:
- Kas ağrısı veya sertliği içerebilen polimiyalji romatika gibi kas iltihabı belirtileri.
- Karnın sağ üst kısmında ağrı, karaciğer veya dalakta şişme, yorgunluk, kaşıntı veya ciltte ya da gözlerin beyazlarında sararmayı içerebilen safra kanallarında iltihaplanma ve nedbeleşme (sklerozan kolanjit) belirtileri.
- Gözyaşı ve tükürük gibi vücut için nem üreten bezlerin iltihaplanması (Sjögren sendromu) sonucu göz kuruluğu ve ağız kuruluğu görülebilir.
- Enfeksiyonlarla savaşmaya yardımcı olan bir tür beyaz kan hücresi olan nötrofillerin sayısında azalma.
Kendinizi başka ilaçlarla tedavi etmeye çalışmayınız.
Diğer yan etkiler Bazı yan etkiler belirti göstermeyebilir ve sadece kan testleriyle belirlenebilir.
Tek başına avelumab ile yapılan klinik çalışmalarda aşağıdaki yan etkiler bildirilmiştir:
Çok yaygın:
- Kırmızı kan hücresi sayısında azalma
- Bulantı, cıvık dışkı, kabızlık, kusma
- Karın ağrısı, bel ağrısı, eklem ağrısı
- Öksürük, nefes darlığı
- Yorgunluk veya güçsüzlük hissi
- Ateş
- Kol, ayak veya bacaklarda şişme
- Kilo kaybı, açlık hissinde azalma
Yaygın:
- Bir çeşit beyaz kan hücresi sayısında azalma (lenfositler)
- Kandaki trombosit sayısında azalma
- Kan basıncında artışlar
- Düşük sodyum seviyesi
- Baş ağrısı, sersemlik
- Üşüme hissi
- Ağız kuruluğu
- Kanda yükselmiş karaciğer enzimleri
- Kanda yükselmiş pankreas enzimleri
- Deri döküntüsü, kaşıntı
- Kas ağrısı
- Grip benzeri hastalıklar (ateş hissi, kas ağrıları dahil)
- Kollarda veya bacaklarda uyuşma, karıncalanma, güçsüzlük, yanma hissi
Yaygın olmayan:
- Deride kızarıklık
- Bağırsak tıkanıklığı
- Kırmızı, kaşıntılı, pul pul kalkan deri parçaları
- Kan basıncında azalma
- Kanda yükselmiş kas enzimi
- Bir çeşit beyaz kan hücresi sayısında yükselme (eozinofil)
- Eklem iltihabı (romatoid artrit)
- Myastenia gravis, miyastenik sendrom (kas güçsüzlüğüne neden olabilen bir hastalık)
Seyrek:
- Mesane iltihabı. Bulgular ve belirtiler, sık ve/veya ağrılı idrara çıkma, idrar yapma isteği, idrarda kan, alt karın bölgesinde ağrı ve basınç hissini içerebilir.
Bilinmiyor:
- Pankreas tarafından üretilen sindirim enzimlerinin eksikliği veya azalması (Ekzokrin pankreas yetmezliği)
- Çölyak hastalığı (Gluten içeren gıdalar tüketildikten sonra mide ağrısı, ishal ve şişkinlik gibi semptomlarla karakterizedir)
- Aşağıdaki yan etkiler avelumabın aksitinib ile birlikte kullanımını içeren klinik çalışmalarda bildirilmiştir:
Çok yaygın:
- Yumuşak dışkılama, bulantı, kabızlık, kusma
- Kan basıncında yükselme
- Yorgun veya güçsüz hissetme
- Ses kısıklığı, öksürük, nefes darlığı
- Açlık hissinde azalma, kilo kaybı
- Baş ağrısı, baş dönmesi
- Eklem ağrısı, sırt ağrısı, karın ağrısı, kas ağrısı
- Kanda yükselmiş karaciğer enzimleri
- Üşüme hissi
- Deri döküntüsü, kaşıntı
- Ateş
Yaygın:
- Ciltteki kırmızı, kaşıntılı, pullu lekeler, akne benzeri döküntüler
- Kollarda, ayaklarda veya bacaklarda şişlik
- Ağız kuruluğu
- Kanda yükselmiş pankreas enzimleri
- Azalmış böbrek fonksiyonu
- Kırmızı kan hücrelerinin sayısında azalma
- Kan basıncında düşme
- Kanda yükselmiş kan şekeri
- Grip benzeri hastalık (ateş hissi, kas ağrıları dahil)
- Kanda yükselmiş kas enzimi
- Kandaki trombosit sayısında düşme
- Kollarda veya bacaklarda uyuşma, karıncalanma, güçsüzlük, yanma hissi
- Ciltte kızarıklık
Yaygın olmayan:
- Bir tür beyaz kan hücresi sayısında düşme (lenfositler)
- Bir tür beyaz kan hücresi sayısında yükselme (eozinofiller)
- Bağırsak tıkanıklığı
- Myastenia gravis, miyastenik sendrom (kas güçsüzlüğüne neden olabilen bir hastalık)
Bilinmiyor:
- Pankreas tarafından üretilen sindirim enzimlerinin eksikliği veya azalması (Ekzokrin pankreas yetmezliği)
- Çölyak hastalığı (Gluten içeren gıdalar tüketildikten sonra mide ağrısı, ishal ve şişkinlik gibi semptomlarla karakterizedir)
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
BAVENCIO, anne karnındaki bebeğe zarar verebilir. Hamileyseniz, hamile olabileceğinizi düşünüyorsanız veya çocuk sahibi olmayı planlıyorsanız, bu ilacı kullanmadan önce doktorunuza mutlaka danışınız.
Doktorunuz özel olarak tavsiye etmedikçe, hamilelik sırasında BAVENCIO kullanmayınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
BAVENCIO kullanırken ve BAVENCIO'nun son dozundan sonra en az 1 ay boyunca emzirmeyiniz.
BAVENCIO'nun anne sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir. BAVENCIO'nun emzirilen çocuklar için risk teşkil ettiği göz ardı edilemez.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerBAVENCIO, her ''doz''unda 1 mmol (23 mg)'dan daha az sodyum ihtiva eder, yani aslında “sodyum içermez”.
BAVENCIO her bir flakonda 5 mg polisorbat 20 içerir. Polisorbat alerjik reaksiyonlara sebep olabilir. Bilinen bir alerjiniz varsa doktorunuza bildiriniz.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonMetastatik Merkel hücreli karsinomlu (MHK) erişkin hastaların tedavisinde monoterapi olarak endikedir. Rezeke edilemeyen lokal ileri veya metastatik evre 1. basamak platin bazlı kemoterapiyi takiben hastalığı progresyon göstermemiş PD-L1 pozitif ürotelyal karsinomu (ÜK) olan yetişkin hastaların idame tedavisinde monoterapi olarak endikedir. Aksitinib ile kombinasyonunda ileri evre PD-L1 pozitif berrak hücreli renal kanserli yetişkin hastaların birinci basamak tedavisinde endikedir.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarEtkin madde veya listelenen yardımcı maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılığı olanlarda kontrendikedir.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriİnfüzyonla ilişkili reaksiyonlar alan hastalarda infüzyon ile ilişkili şiddetli olabilen reaksiyonlar bildirilmiştir. Hastalar, ateş, üşüme, al basması, hipotansiyon, dispne, hırıltılı soluma, sırt ağrısı, karın ağrısı ve ürtiker gibi infüzyonla ilişkili reaksiyon bulguları ve belirtileri açısından izlenmelidir. Derece 3 veya Derece 4 infüzyon ile ilişkili reaksiyonlarda, infüzyon durdurulmalı ve ile tedavi kalıcı olarak kesilmelidir. Derece 1 infüzyon ile ilişkili reaksiyonlarda, infüzyon hızı, mevcut infüzyon için %50 oranında yavaşlatılmalıdır. Derece 2 infüzyon ile ilişkili reaksiyonlar gösteren hastalarda, infüzyon, hasta Derece 1’e gerileyinceye veya tamamen iyileşinceye kadar geçici olarak kesilmeli, ardından infüzyon hızı %50 daha yavaş olacak şekilde yeniden başlatılmalıdır. Derece 1 veya Derece 2 infüzyon ile ilişkili reaksiyonların tekrarlaması halinde, parasetamol ve antihistaminik ile premedikasyon uygulandıktan ve infüzyon hızında uygun değişiklik yapıldıktan sonra hasta, yakından izlenmek koşuluyla kullanmaya devam edebilir. Monoterapi olarak avelumab ile tedavi edilen hastaların %24,6'sında (.082) infüzyonla ilişkili reaksiyonlar görülmüştür. Bunlardan %97,7’si ilk infüzyon ile ilişkili reaksiyonlarını ilk 4 infüzyon boyunca geliştirmiş olup, gelişen reaksiyonların %2,7’si Derece ≥3 idi. Geriye kalan %2,3 hasta infüzyon ile ilişkili reaksiyonlarını ilk 4 infüzyondan sonra geliştirmiş olup, bu reaksiyonların %91,7’si Derece 1 veya Derece 2 idi. İmmün aracılı advers reaksiyonlar bağlı immün aracılı advers reaksiyonların çoğu geri dönüşlüdür ve geçici veya kalıcı olarak kesilmesi ile, kortikosteroidler uygulanarak ve/veya destekleyici tedavi ile iyileştirilebilir. İmmün aracılı advers reaksiyon şüphesinde, etiyolojinin doğrulanması veya diğer nedenlerin dışlanması için yeterli değerlendirme yapılmalıdır. Advers reaksiyonun şiddetine bağlı olarak, tedavisi durdurulmalı ve kortikosteroidler uygulanmalıdır. Bir advers reaksiyonu tedavi etmek için kortikosteroidler kullanılıyorsa, iyileşme başlar başlamaz, en az 1 ay sürdürmek kaydı ile, kortikosteroid azaltımına gidilmelidir. İmmün aracılı advers reaksiyonların kortikosteroid kullanımıyla kontrol edilemediği hastalarda, diğer sistemik immün süpresanların uygulanması düşünülebilir. Önceden otoimmün hastalığı mevcut olan hastalarda, gözlemsel çalışmalardan elde edilen veriler, immün kontrol noktası inhibitörü tedavisini takiben immün bağlantılı advers reaksiyon riskinin önceden otoimmün hastalığı olmayan hastalardaki riskle karşılaştırıldığında artabileceğini göstermektedir. Buna ek olarak, altta yatan otoimmün hastalığın alevlenmeleri sık olmakla birlikte, çoğunluğu hafif ve yönetilebilir olmuştur. İmmün aracılı pnömonit ile tedavi edilen hastalarda immün aracılı pnömonit meydana gelmiştir. kullanan hastalarda bir ölümcül vaka bildirilmiştir. Hastalar, pnömonit belirtileri ve bulguları yönünden takip edilmelidir. Pnömonit kuşkusu radyografik görüntülemeyle doğrulanmalı ve diğer nedenler dışlanmalıdır. Derece ≥2 olaylar için kortikosteroidler uygulanmalıdır (başlangıçta günde 1-2 mg/kg prednizon veya eşdeğeri uygulanmalı ve ardından kortikosteroid dozu azaltılarak kesilmelidir). Derece 2 immün aracılı pnömonit geçene kadar tedavisine ara verilmeli ve Derece 3, Derece 4 veya tekrarlayan Derece 2 immün aracılı pnömonit durumunda ise tedavisi kalıcı olarak kesilmelidir. İmmün aracılı hepatit ile tedavi edilen hastalarda immün aracılı hepatit meydana gelmiştir. kullanan hastalarda iki ölümcül vaka bildirilmiştir. Hastalar, karaciğer fonksiyonunda değişiklikler, immün aracılı hepatit belirtileri yönünden izlenmeli ve immün aracılı hepatitten başka nedenler dışlanmalıdır. Derece ≥2 olaylar (başlangıçta günde 1-2 mg/kg prednizon veya eşdeğeri uygulanmalı ve ardından kortikosteroid dozu azaltılarak kesilmelidir) için kortikosteroidler uygulanmalıdır. Derece 2 immün aracılı hepatit geçene kadar tedavisine ara verilmeli ve Derece 3 veya Derece 4 immün aracılı hepatit durumunda ise tedavisi kalıcı olarak kesilmelidir. İmmün aracılı kolit kullanan hastalarda immün aracılı kolit bildirilmiştir. Hastalar, immün aracılı kolit bulguları ve belirtileri yönünden izlenmeli ve diğer nedenler dışlanmalıdır. Derece ≥2 olaylar için kortikosteroidler uygulanmalıdır (başlangıçta günde 1-2 mg/kg prednizon veya eşdeğeri uygulanmalı, ardından kortikosteroid azaltılarak kesilmelidir). Derece 2 veya Derece 3 immün aracılı kolit geçene kadar tedavisine ara verilmeli ve Derece 4 veya tekrarlayan Derece 3 immün aracılı kolit durumunda ise uygulaması kalıcı olarak kesilmelidir. İmmün aracılı pankreatit kullanan hastalarda immün aracılı pankreatit bildirilmiştir. aksitinib ile kombinasyon halinde kullanan hastalarda iki fatal olgu bildirilmiştir. Hastalar immün aracılı pankreatitin bulguları ve belirtileri açısından izlenmelidir. Semptomatik hastalarda, uygun önlemlerin erken bir evrede başlatılması için gastroenteroloji konsültasyonu ve laboratuvar incelemeleri (görüntüleme dahil) edinilmelidir. İmmün aracılı pankreatitte kortikosteroidler uygulanmalıdır (başlangıç dozu olarak 1 ila 2 mg/kg/gün prednizon veya eşdeğeri, ardından kortikosteroid dozu azaltılmalıdır). İmmün aracılı pankreatitten şüphenildiği olgularda kullanımına ara verilmelidir. İmmün aracılı pankreatit doğrulandığında tedavisi kalıcı olarak kesilmelidir. İmmün aracılı miyokardit kullanan hastalarda immün aracılı miyokardit bildirilmiştir. aksitinib ile kombinasyon halinde kullanan hastalarda iki fatal olgu bildirilmiştir Hastalar immün aracılı miyokarditin bulguları ve belirtileri açısından izlenmelidir. Semptomatik hastalarda, uygun önlemlerin erken bir evrede başlatıldığından emin olabilmek için kardiyoloji konsültasyonu ve laboratuvar incelemeleri yapılmalıdır. İmmün aracılı miyokarditte kortikosteroidler uygulanmalıdır (başlangıç dozu olarak 1 ila 2 mg/kg/gün prednizon veya eşdeğeri ardından kortikosteroid dozu azaltılmalıdır). Kortikosteroid tedavisinde ilk 24 saat içerisinde iyileşme bulunmadığında, ilave immünosüpresan (örn., mikofenolat, infliksimab, anti-timosit globülin) düşünülmelidir. İmmün aracılı miyokarditten şüphelenildiği olgularda kullanımına ara verilmelidir. İmmün aracılı miyokardit doğrulandığında tedavisi kalıcı olarak kesilmelidir. İmmün aracılı endokrinopatiler kullanan hastalarda immün aracılı tiroid bozuklukları, immün aracılı adrenal yetmezlik ve Tip 1 diabetes mellitus bildirilmiştir. Hastalar endokrinopatinin klinik belirtileri ve bulguları yönünden takip edilmelidir. kullanımına Derece 3 veya Derece 4 endokrinopati iyileşene kadar ara verilmelidir. Tiroid bozuklukları (hipotiroidizm/hipertiroidizm) Tiroid bozuklukları, tedavi sırasında herhangi bir zamanda ortaya çıkabilir. Hastalar, tiroid fonksiyonundaki değişiklikler (tedavinin başında, tedavi süresince periyodik olarak ve klinik değerlendirmeye göre endike olduğu gibi) ve tiroid bozukluklarının klinik belirtileri ve bulguları yönünden takip edilmelidir. Hipotiroidizm replasman tedavisi ile ve hipertiroidizm gerektiğinde anti-tiroid tıbbi ürün ile tedavi edilmelidir. Derece 3 veya Derece 4 tiroid bozukluklarında tedavisine ara verilmelidir. Adrenal yetmezlik Hastalar, tedavi sırasında ve sonrasında adrenal yetmezlik belirtileri ve bulguları yönünden takip edilmelidir. Derece ≥3 adrenal yetmezlik için kortikosteroid uygulanmalı (günde 12 mg/kg intravenöz prednizon veya oral eşdeğeri), sonrasında ise günde 10 mg’a eşit veya daha az doza erişilene kadar kortikosteroid kullanımı azaltılmalıdır. Derece 3 veya Derece 4 semptomatik adrenal yetmezlik durumunda tedavisine ara verilmelidir. Tip 1 diabetes mellitus, diyabetik ketoasidoz da dahil olmak üzere Tip 1 diyabete neden olabilir. Hastalar, hiperglisemi veya diyabetin diğer belirtileri ve bulguları yönünden takip edilmelidir. Tip 1 diyabet için insülin tedavisi başlanır. Derece ≥3 hiperglisemili hastalarda kullanımına ara verilmeli ve anti-hiperglisemikler uygulanmalıdır. İnsülin replasman tedavisi ile metabolik kontrol sağlandığında, tedavisine devam edilmelidir. İmmün aracılı nefrit ve böbrek fonksiyon bozukluğu, immün aracılı nefrite neden olabilir. Hastalar, tedavi öncesinde ve tedavi sırasında periyodik olarak artmış serum kreatinin düzeyleri açısından takip edilmelidir. Derece ≥2 nefrit için kortikosteroidler (başlangıçta günde 1-2 mg/kg prednizon veya eşdeğeri, takiben kortikosteroid azaltılarak kesilir) uygulanmalıdır. Derece 2 veya Derece 3 nefrit, Derece ≤1’e gerileyinceye kadar tedavisine ara verilmeli ve Derece 4 nefrit durumunda ise tedavisi kalıcı olarak kesilmelidir. Diğer immün aracılı advers reaksiyonlar Diğer klinik olarak önemli immün aracılı advers reaksiyonlar klinik çalışmalarda veya pazarlama sonrası kullanımı sırasında bildirilmiştir; miyozit, hipopitüitarizm, üveit, myastenia gravis, miyastenik sendrom, enfeksiyon ile ilişkili olmayan sistit, sarkoidoz, Guillain-Barré sendromu, sklerozan kolanjit, artrit, polimiyalji romatika ve Sjögren sendromu. İmmün aracılı advers reaksiyon şüphesinde, etiyolojinin doğrulanması veya diğer nedenlerin dışlanması için yeterli değerlendirme yapılmalıdır. Advers reaksiyonun şiddetine bağlı olarak, tedavisine ara verilmeli ve kortikosteroid uygulanmalıdır. İmmün aracılı advers reaksiyon, Derece 1 veya daha az olduğunda ile tedaviye devam edilmeli ve kortikosteroid azaltılarak kesilmelidir. Tekrarlayan tüm Derece 3 ve Derece 4 immün aracılı advers reaksiyon durumunda kalıcı olarak kesilmelidir. Hepatotoksisite (aksitinib ile kombinasyon halinde) Derece 3 ve 4 ALT ve AST yükselmesiyle seyreden hepatotoksisite, aksitinib ile kombinasyon halinde kullanan hastalarda, tek başına kullananlara göre beklenenden daha sık oluşmuştur. Hastalar monoterapi şeklinde kullanımına kıyasla aksitinib ile kombinasyon halinde kullanıldığında karaciğer fonksiyonlarındaki değişiklikler ve belirtiler açısından daha sık izlenmelidir. Derece 2 hepatoksisite geçene kadar ara verilmeli ve Derece 3 veya Derece 4 hepatoksisitede kalıcı olarak kesilmelidir…
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerBu belgede yan etki sıklıkları tablo sütunlarında verildiği için aşağıdaki listede sıklıklar eksik ya da başka bir etkinin yanında görünebilir; sıklıklar için KÜB belgesinin aslına bakınız.
Avelumab ile görülen en yaygın advers reaksiyonlar yorgunluk (%30), bulantı (%23,6), diyare (%18,5), kabızlık (%18,1), iştah azalması (%17,6), infüzyonla ilişkili reaksiyonlar (%15,9), kusma (%15,6) ve kilo kaybıdır (%14,5). En yaygın görülen Derece ≥3 advers reaksiyonlar anemi (%5,6), hipertansyion (%3,9), hiponatremi (%3,6), dispne (%3,5) ve karın ağrısıdır (%2,6). Ciddi advers reaksiyonlar, immün aracılı advers reaksiyonlar ve infüzyonla ilişkili reaksiyonlardır. Advers reaksiyonların listesi Monoterapi olarak avelumabın güvenliliği klinik çalışmalarda avelumabı her 2 haftada bir 10 mg/kg dozunda alan metastatik MHK veya lokal ileri/metastatik ürotelyal karsinomun da dahil olduğu solid tümörleri olan 2.082 hastada veya pazarlama sonrası kullanımı sırasında değerlendirilmiştir. Kullanılan sıklık kategorileri: Monoterapi olarak ile tedavi edilen hastalarda bildirilen advers reaksiyonlar Kan ve lenf sistemi hastalıkları: Çok yaygın: Anemi Yaygın: Lenfopeni, trombositopeni Yaygın olmayan: Eozinofili§ Bilinmiyor: Nötropeni* Bağışıklık sistemi hastalıkları: Yaygın olmayan: Seyrek: Aşırı duyarlılık, ilaç aşırı duyarlılığı, sarkoidoz** Anafilaktik reaksiyon, Tip I aşırı duyarlılık Endokrin hastalıklar: Yaygın: Hipotiroidizm*, hipertiroidizm* Yaygın olmayan: Seyrek: Adrenal yetmezlik*, otoimmün tiroidit*, tiroidit*, otoimmün hipotiroidizm* Akut adrenokortikal yetmezlik*, hipopitüitarizm*. Metabolizma ve beslenme hastalıkları: Çok yaygın: Yaygın: Yaygın olmayan: İştah azalması Hiponatremi Hiperglisemi* Seyrek: Diabetes mellitus*, Tip 1 diabetes mellitus* Sinir sistemi hastalıkları: Yaygın: Yaygın olmayan: Baş ağrısı, baş dönmesi, periferik nöropati Myastenia gravis***, miyastenik sendrom*** Seyrek: Guillain-Barré Sendromu*, Miller Fisher sendromu*. Göz hastalıkları: Seyrek: Üveit* Kardiyak hastalıkları: Seyrek: Miyokardit* Vasküler hastalıklar: Yaygın: Hipertansiyon Yaygın olmayan: Hipotansiyon, al basması Solunum, göğüs ve mediastinal hastalıkları: Çok yaygın: Öksürük, dispne Yaygın: Seyrek: Pnömonit* İnterstisyel akciğer hastalığı* Gastrointestinal hastalıklar: Çok yaygın: Bulantı, diyare, kabızlık, kusma, karın ağrısı Yaygın: Ağız kuruluğu Yaygın olmayan: Seyrek: İleus, kolit* Pankreatit*, otoimmün kolit*, enterokolit*, otoimmün pankreatit*, enterit*, proktit* Hepato-bilier hastalıklar: Yaygın olmayan: Seyrek: Bilinmiyor: Otoimmün hepatit*, Akut karaciğer yetmezliği*, karaciğer yetmezliği*, hepatit*, hepatotoksisite* Sklerozan kolanjit* Deri ve deri-altı doku hastalıkları: Yaygın: Kaşıntı*, döküntü*, deride kuruluk, makülo-papüler döküntü* Yaygın olmayan: Seyrek: Egzama, dermatit, kaşıntılı döküntü*, psöriyazis*, eritem*, eritematöz döküntü*, jeneralize döküntü*, maküler döküntü*, papüler döküntü* Eritema multiforme*, purpura*, vitiligo*, jeneralize kaşıntı*, eksfolyatif dermatit*, pemfigoid*, psoriasiform dermatit, ilaç erüpsiyonu *, liken planus*. Kas-iskelet bozuklukları ve bağ doku ve kemik hastalıkları: Çok yaygın: Sırt ağrısı, artralji Yaygın: Miyalji Yaygın olmayan: Seyrek: Bilinmiyor: Miyozit*, romatoid artrit* Artrit*, poliartrit*, oligoartrit*, Sjögren sendromu* Polimiyalji romatika* Böbrek ve idrar yolu hastalıkları: Yaygın olmayan: Seyrek: Böbrek yetmezliği*, nefrit* Tübülointerstisyel nefrit*, enfeksiyon ile ilişkili olmayan sistit* Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıkları: Çok yaygın: Yorgunluk, ateş, periferik ödem Yaygın: Asteni, üşüme, grip benzeri hastalık Seyrek: Sistemik inflamatuvar yanıt sendromu* Araştırmalar Çok yaygın: Kilo kaybı Yaygın: Kan kreatinin artışı, kan alkali fosfataz artışı, lipaz artışı, gamaglutamiltransferaz artışı, amilaz artışı Yaygın olmayan: Seyrek: Alanin aminotransferaz (ALT) artışı*, aspartat aminotransferaz (AST) artışı*, kan kreatin fosfokinaz artışı* Transaminaz artışı*, serbest tiroksin azalması*, kan tiroid uyarıcı hormon artışı* Yaralanma ve zehirlenme Çok yaygın: İnfüzyon ile ilişkili reaksiyon *Tıbbi incelemeye göre immün aracılı advers reaksiyon ** Klinik araştırmalarda platin bazlı kemoterapi ile kombine avelumab alan hastalarda sarkoidoz gözlenmiştir. ***Havuzlanmış analizin yanı sıra avelumab monoterapisine maruz kalan tahmini 4000 hastada advers reaksiyonlar meydana gelmiştir. § Yalnızca birleştirilmiş analizin veri kesim tarihinden sonra çalışma EMR 100070-003’ten (Bölüm B) gözlenen reaksiyon, dolayısıyla sıklık hesaplanmıştır. Renal hücreli karsinom Güvenlilik profilinin özeti: aksitinib ile kombine şekilde kullanımındaki güvenliliği her 2 haftada bir 10 mg/kg ve günde iki defa oral 5 mg aksitinib kullanan ileri evre renal hücreli karsinom (RHK)’sı olan 489 hastanın yer aldığı iki klinik çalışmada değerlendirilmiştir. Bu hasta popülasyonundaki en yaygın advers reaksiyonlar diyare (%62,8), hipertansiyon (%49,3), yorgunluk (%42,9), bulantı (%33,5), disfoni (%32,7), iştah azalması (%26,0), hipotiroidizm (%25,2), öksürük (%23,7), baş ağrısı (%21,3), dispne (%20,9) ve artraljidir (%20,9). Advers Reaksiyonların Listesi aksitinib ile kombinasyon halinde kullanıldığı iki klinik çalışmada ileri evre RHK’si olan 489 hastada bildirilen veya pazarlama sonrası kullanım sırasında bildirilen advers reaksiyonlar aşağıda sunulmuştur. Kullanılan sıklık kategorileri: Advers reaksiyonlar her bir sıklık grubunda azalan şiddetine göre sunulmuştur. aksitinib ile kombinasyon halinde kullanıldığı hastalarda görülen advers reaksiyonlar Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar: Yaygın olmayan: Püstüler döküntü* Kan ve lenf sistemi hastalıkları: Yaygın: Anemi, trombositopeni Yaygın olmayan: Lenfopeni, eozinofili Bilinmiyor: Nötropeni* Bağışıklık sistemi hastalıkları: Yaygın: Aşırı duyarlılık reaksiyonları Endokrin hastalıklar: Çok yaygın: Hipotiroidizm* Yaygın: Yaygın olmayan: Hipertiroidizm*, adrenal yetmezlik*, tiroidit* Otoimmün tiroidit*, hipofizit* Metabolizma ve beslenme hastalıkları: Çok yaygın: İştah azalması Yaygın: Yaygın olmayan: Hiperglisemi* Diabetes mellitus*, tip 1 diabetes mellitus* Sinir sistemi hastalıkları: Çok yaygın: Yaygın: Yaygın olmayan: Baş ağrısı, baş dönmesi Periferik nöropati Myastenia gravis*, miyastenik sendrom* Kardiyak hastalıkları: Yaygın olmayan: Miyokardit* Vasküler hastalıklar: Çok yaygın: Hipertansiyon Yaygın: Hipotansiyon, al basması Solunum, göğüs ve mediastinal hastalıkları: Çok yaygın: Disfoni, öksürük, dispne Yaygın: Pnömoni* Gastrointestinal hastalıklar: Çok yaygın: Diyare, bulantı, kabızlık, kusma, karın ağrısı Yaygın: Ağız kuruluğu, kolit* Yaygın olmayan: Otoimmün kolit*, otoimmün pankreatit*, enterokolit*, ileus, nekrotizan pankreatit* Hepato-bilier hastalıkları: Yaygın: Yaygın olmayan: Bilinmiyor: Anormal hepatik fonksiyonu* Hepatit*, hepatotoksisite*, immün aracılı hepatit*, karaciğer bozukluğu* Sklerozan kolanjit* Deri ve deri-altı doku hastalıkları: Çok yaygın: Döküntü*, kaşıntı* Yaygın: Yaygın olmayan: Kaşıntılı döküntü*, makülo-papüler döküntü*, jeneralize kaşıntı*, akneiform dermatit, eritem*, maküler döküntü*, papüler döküntü*, eritematöz döküntü*, dermatit*, egzama, jeneralize döküntü* İlaç erüpsiyonu*, eritema multiforme*, psöriyazis* Kas-iskelet bozuklukları ve bağ doku ve kemik hastalıkları: Çok yaygın: Yaygın olmayan: Bilinmiyor: Artralji, sırt ağrısı, miyalji Artrit* Polimiyalji romatika*, Sjögren sendromu* Böbrek ve idrar yolu hastalıkları: Yaygın: Akut böbrek hasarı* Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıkları: Çok yaygın: Yorgunluk, üşüme, asteni, pireksi Yaygın: Periferik ödem, grip benzeri hastalık Araştırmalar Çok yaygın: Kilo kaybı, alanin aminotransferaz (ALT) artışı*, aspartat aminotransferaz (AST) artışı* Yaygın: Yaygın olmayan: Kan kreatinin artışı, amilaz artışı, lipaz artışı, gama-glutamiltransferaz artışı, kan alkali fosfataz artışı, kan kreatin fosfokinaz artışı*, kanda tiroid stimüle edici hormon düzeylerinde düşme*, transaminaz artışı* Karaciğer fonksiyonu testinde artış* Yaralanma ve zehirlenme Çok yaygın: İnfüzyon ile ilişkili reaksiyon * Tıbbi incelemeye dayalı immün aracılı advers reaksiyonlar Seçilmiş advers reaksiyonların tarifi Monoterapi olarak için immün aracılı advers reaksiyonlara ilişkin veriler; faz I çalışma EMR100070-001’de solid tümörleri olan 1.650 hasta, çalışma EMR100070-003’te MHK’lı 88 hasta ve çalışma B9991001’te ürotelyal karsinomlu 344 hasta olmak üzere toplam 2.082 hastadan elde edilen verilere dayanmaktadır. aksitinib ile kombinasyonu için immün aracılı advers reaksiyonlara ilişkin veriler; çalışma B9991002 ve B9991003’te RHK’sı olan 489 hastadan elde edilen verilere dayanmaktadır. Bu advers reaksiyonlara yönelik tedavi kılavuzları, açıklanmaktadır. İmmün aracılı pnömonit ile monoterapi şeklinde tedavi edilen hastaların %1,3’ünde immün aracılı pnömonit görülmüştür. Bu hastalardan 1’inde (%0,1’den az) ölümcül sonuçlu, 1’inde (%0,1’den az) Derece 4 ve 6 hastada (%0,3) Derece 3 immün aracılı pnömonit mevcuttur. İmmün aracılı pnömonit başlangıcına kadar geçen medyan zaman 2,5 aydır (aralık: 3 gün-13,8 ay). Medyan süre 8,1 haftadır (aralık: 4 gün >4,9 ay). İmmün aracılı pnömonit nedeniyle %0,4 hastada avelumab kullanımı kesilmiştir. İmmün aracılı pnömonitli 28 hastanın tümü kortikosteroidlerle tedavi edilmiş ve 28 hastanın 21’i (%75) medyan 9 gün süreyle yüksek doz kortikosteroidlerle tedavi edilmiştir (aralık: 1 gün-2,3 ay). İmmün aracılı pnömonit, 28 hastanın 18’inde (%64,3) veri kesim tarihinde iyileşmiştir. Aksitinib ile kombinasyon halinde ile tedavi edilen hastalarda, hastaların %0,6’sında immün aracılı pnömonit gelişmiştir. Bu hastaların hiçbirinde immün aracılı pnömonit Derece ≥ 3 görülmemiştir. İmmün aracılı pnömonit için medyan başlangıç zamanı 3,7 aydır (aralık: 2,7 ay ila 8,6 ay). Medyan süre 2,6 aydır (aralık: 3,3 hafta ila 7,9 aydan fazla). İmmün aracılı pnömonit hiçbir hastada kesilmesine neden olmamıştır. İmmün aracılı pnömonitli 3 hastanın hepsi medyan 3,3 ay süreyle yüksek dozda kortikosteroidlerle (aralık: 3 hafta ila 22,3 ay) tedavi edilmiştir. Veri kesim tarihinde 3 hastanın 2’sinde (%66,7) immün aracılı pnömonit iyileşmiştir…
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.