AZONA 50 MG KAPSÜL, 30 ADET
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Azona 50 mg ne için kullanılır?
KT 1- AZONA, depresyon gibi depresif bozuklukların tedavisinde etkili olan ve etkisinin kısa sürede başlamasıyla (yaklaşık bir hafta) karakterize bir antidepresan ajandır.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Etkin madde veya yardımcı maddelerden herhangi birine bilinen aşırı duyarlılık.
- Kronik alkol kullanıyorsanız ya da uyku ilacı alıyorsanız,
- Yakınlarda kalp krizi geçirdiyseniz,
- 18 yaşın altındaki genç ve çocuklarda AZONA'nın kullanımı yoktur.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınız- Sara hastasıysanız, özellikle dozajda ani artış ve azalmalardan kaçınınız,
- Eğer karaciğer ve böbrek rahatsızlığınız varsa, özellikle de şiddetliyse,
- Angina pektoris (kalbi besleyen damarların daralması/tıkanması ile ortaya çıkan göğüs ağrısı), kalpte ileti veya ritim bozukluklarınız varsa,
- Hipertiroidizm (vücutta tiroid hormonunun gereğinden fazla üretilmesi),
- Prostat büyümesi gibi idrar yapma bozuklukları,
- Akut dar açılı glokom gibi yükselmiş göz içi basıncı,
- Eğer şizofreni veya diğer zihinsel bozukluklarınız varsa,
- Eğer yaşlıysanız yan etkilere daha yatkın olabilirsiniz.
AZONA, çocuklarda ve 18 yasından küçük genç erişkinlerde kullanılmamalıdır. Ayrıca, 25 yaşından küçük hastalarda kullanıldığında, bu tıbbi ürün grubunun intihar girişimi, intiharı planlama ve düşmanlık duygusu (esas itibarıyla saldırganlık, inatlaşma ve öfke) gibi istenmeyen etkilerin riskini arttırabileceğinin söylenmesi gerekmektedir. Bunun dışında, güvenlilikle ilgili olarak, AZONA'nın büyüme, olgunlaşma, bilişsel ve davranışsal gelişimi kapsayan uzun süreli etkileri hala saptanmış değildir.
İlaç tedavisinin başlangıcı ve doz değişikliklerinde hastalar, özellikle de yüksek risk taşıyanlar yakından izlenmelidir. Hastalar (ve hastaların bakıcıları), herhangi bir klinik kötüleşme, intihar davranışı veya düşünceleri ve davranışta olağandışı değişiklikler açısından özel dikkat göstermeli ve bu semptomlar bulunuyorsa derhal doktora başvurmalıdır.
Bu uyarılar geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi, AZONA'nın içeriginde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Trazodon tedavisi sırasında veya tedavi kesildikten sonraki erken dönemde intihar düşüncesi ve intihar davranışları olguları bildirilmiştir.
Aşağıdakilerden biri olursa, AZONA'yı kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz
- Eller, ayaklar, ayak bilekleri, yüz, dudaklar veya boğazın (yutma ya da solunum güçlüğüne sebep olabilecek şekilde) şişmesi. Ayrıca, kasıntılı ve pütürlü veya kurdeşen şeklinde döküntüler gözlemleyebilirsiniz. Bu durum, trazodona karşı ciddi alerjiniz olduğunu gösteriyor olabilir.
- Erkeklerde uzun süreli ağrılı sertleşme (cinsel aktivite ile ilişkili olmayan).
- Göz veya deride sararma. Bu, sarılık gibi bir karaciğer probleminin belirtisi olabilir.
- Normalden daha fazla sıklıkta enfeksiyon geçirme. Bu, agranülositoz adı verilen bir kan probleminden kaynaklanıyor olabilir.
- Deride normalden daha kolay morarma. Bu, trombositopeni adı verilen bir kan probleminden kaynaklanıyor olabilir.
- Ciddi karın ağrısı ve şişkinlik, kusma ve kabızlık. Bunlar, bağırsaklarınızın düzgün çalışmadığının belirtileri olabilir (paralitik ileus).
- Bilinç bulanıklığı, rahatsızlık, terleme ve titreme. Ayrıca, hayal görme ve gerçekte olmayan sesler duyma (halüsinasyon), kaslarda ani kasılmalar veya kalp atım hızının artması.
Bunlar, “Serotonin Sendromu” adı verilen bir durumunuz olduğu anlamına geliyor olabilir.
- Kendini çok kötü hissetme (muhtemelen nefes darlığı, yürüme güçlüğü veya ayak sürüme şeklinde yürüme ile birlikte). Ayrıca, titreme, kontrolsüz kas seğirmeleri ve yüksek ateş. Bu durum “Nöroleptik Malign Sendrom” adı verilen ve seyrek görülen bir hastalık olabilir.
Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir.
Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Bu çok ciddi yan etkilerin hepsi oldukça seyrek görülür.
Aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz, hemen doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz
- Kendinize zarar verme veya intihar düşünceleri
- Nöbetler
- Yorgun, halsiz ve sersemlemiş hissetme ve derinin solgun olması. Bunlar, kansızlık belirtileri olabilir.
- Deride uyuşma, karıncalanma, iğnelenme, yanma veya tüylerin diken diken olması gibi olağandışı hisler (paerestezi)
- Hızlı, yavaş veya düzensiz kalp atışları
Bunların hepsi ciddi yan etkilerdir. Acil tıbbi müdahale gerekebilir.
Aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz doktorunuza söyleyiniz
- Uykulu hissetme veya azalmış uyanıklık, yorgunluk
- Bulantı veya kusma, hazımsızlık
- Kabızlık veya ishal
- Ağız kuruluğu, tat alma duyusunda değişiklik, tükrük salgısının artması, burun tıkanıklığı
- Normalden daha fazla terleme
- Bulanık görme
- İştah azalması ve kilo kaybı
- Baş dönmesi, baş ağrısı, bilinç bulanıklığı, halsizlik veya titreme
- Ayakta dururken veya oturduğunuz yerden aniden kalktığınızda başınızın dönmesi veya sersemlik hissi (postural hipotansiyon), baygınlık
- Huzursuz hissetme ve uyuma güçlüğü
- Kol ve bacaklarınızda şişmeye yol açabilen su tutulumu
- Deride döküntü, kaşıntı
- Göğüs ağrısı
- Kol ve bacaklarınızda ağrı, sırt ağrısı, kas ve eklem ağrısı
- Özellikle kol ve bacaklarınızda kontrol edemediğiniz ani hareketler, kontrolsüz kas hareketleri veya kas seğirmeleri
- Yüksek ateş, ciddi üşüme, boğaz ağrısı veya ağız yaraları ile birlikte görülen, sık geçirilen enfeksiyonlar. Bunlar, lökopeni adı verilen bir kan probleminin belirtileri olabilir.
- Endişeli veya normalden daha sinirli hissetme, gergin olma
- Aşırı davranış veya düşünceler (mani), hiçbir şeyin gerçek olmadığına inanma (delüzyon), hafıza bozukluğu
- Kabuslar
- Cinsel dürtünün azalması
- Savrulma hissi ile birlikte baş dönmesi (vertigo)
- Yüksek kan basıncı
- Yüksek ateş,
- Grip benzeri belirtiler
- Konuşma güçlüğü
- Beyaz kan hücrelerinin sayısında artış (bir kan testi ile saptanır)
- Kanınızdaki karaciğer enzim seviyelerinde yükselme (bir kan testi ile saptanır)
- Yorgun, güçsüz hissetme ve bilinç bulanıklığı, kaslarınızın ağrılı ve sert olması veya iyi çalışmaması. Ayrıca, baş ağrısı, iştah azalması, bulantı veya kusma, nöbetler görülebilir.
Bunlar, kanınızdaki düşük sodyum seviyesine bağlı olabilir.
Bunlar AZONA'nın hafif yan etkileridir.
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
AZONA'yı hamilelik sırasında ancak doktorunuz risk-yarar oranını dikkatlice değerlendirdikten sonra kullanabilirsiniz.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
İlaç anne sütüne az oranda geçmektedir. Emzirme sırasında ilacı, ancak doktorunuz risk-yarar oranını değerlendirdikten sonra kullanabilirsiniz.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerAZONA, laktoz içermektedir. Eğer daha önceden doktorunuz tarafından bazı şekerlere karşı intoleransınız olduğu söylenmişse, bu tıbbi ürünü almadan önce doktorunuzla temasa geçiniz.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Azona 50 mg muadilleri
Azona 50 mg ile aynı etken maddeyi (trazodon hidroklorür) içeren 1 eşdeğer ilaç bulunmaktadır.
Diğer dozlar ve formlar
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonAnksiyetenin eşlik ettiği veya etmediği depresif bozukluklar.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarTrazodon veya yardımcı maddelerden herhangi birine karsı bilinen aşırı duyarlılık. Alkol intoksikasyonu ve hipnotiklerle intoksikasyon. Akut miyokard infarktüsü.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriÇocuklarda ve 18 yaşından küçük adolesanlarda kullanımı Trazodon, çocuklarda ve 18 yaşından küçük adolesanlarda kullanılmamalıdır. Antidepresanla tedavi edilen çocuklarda ve adolesanlarda yapılan klinik araştırmada intihar davranışı (intihar teşebbüsü veya intiharın planlanması) ve düşmanlık duygusu (esas itibarıyla saldırganlık, inatlaşma ve öfke) plaseboya oranla daha sık gözlenmiştir. Bunun dışında çocuk ve adolesanlarda büyüme, olgunlaşma, bilişsel ve davranışsal gelişme ile ilgili uzun süreli güvenlik verileri bulunmamaktadır. İNTİHAR/İNTİHAR DÜŞÜNCELERİ Depresyon, intihar düşünceleri, kendine zarar verme ve intihar (intiharla ilişkili olaylar) riskinde artışla bağlantılıdır. Bu risk anlamlı remisyon meydana gelinceye kadar devam eder. Tedavinin ilk birkaç haftası veya daha uzun süre düzelme görülmeyebileceğinden, hastalar bu düzelme meydana gelinceye kadar yakından izlenmelidir. Genel klinik deneyim, intihar riskinin iyileşmenin erken evrelerinde artabildiği yönündedir. İntiharla ilişkili olaylar öyküsü olan hastalar ya da tedaviye başlanmadan önce anlamlı derecede intihar düşüncesi sergileyen hastaların intihar düşünceleri ya da intihar girişimleri açısından daha büyük risk altında olduğu bilinmektedir ve bu hastalar tedavi sırasında dikkatle izlenmelidir. Psikiyatrik bozukluklarda antidepresan ilaçlarla yapılan plasebo kontrollü klinik çalışmaların meta-analizi, 25 yaşın altındaki hastalarda intihar davranışı riskinin plaseboya kıyasla antidepresanlar arttığını göstermiştir. İlaç tedavisinin başlangıcı ve doz değişikliklerinde hastalar, özellikle de yüksek risk taşıyanlar yakından izlenmelidir. Hastalar (ve hastaların bakıcıları), herhangi bir klinik kötüleşme, intihar davranışı veya düşünceleri ve davranışta olağandışı değişiklikler açısından izlemenin ve bu semptomlar görüldüğünde ivedilikle tıbbi tavsiye almanın gerekli olduğu konusunda uyarılmalıdır. Özellikle tedavinin başlangıcında, potansiyel intihar girişimleri riskini minimum düzeye indirmek için, her fırsatta yalnızca kısıtlı miktarlarda trazodon reçete edilmelidir. Aşağıdaki hastalıkları olan hastalarda dikkatli doz uygulaması ve düzenli izleme yapılması önerilmektedir: Epilepsi (özellikle dozajda ani artış veya azalmalardan kaçınılmalıdır), Karaciğer veya böbrek fonksiyon bozukluğu (özellikle de şiddetliyse), Angina pektoris, ileti bozuklukları veya farklı derecelerde AV blokları, yakın zamanda geçirilmiş miyokard infarktüsü gibi kalp hastalığı olan hastalar, Hipertiroidizm, Trazodonun sadece çok düşük düzeyde antikolinerjik etkisi bulunduğundan herhangi bir problem beklenmemekle birlikte prostat hipertrofisi gibi miktürisyon bozuklukları, Trazodonun çok düşük düzeyde antikolinerjik etkisi nedeniyle majör değişiklikler beklenmemekle birlikte akut dar açılı glokom, yükselmiş intraoküler basınç, İnme. Yakın zamanda inme geçirmiş hastalarda da dikkatli kullanılmalıdır. Bir hastada sarılık görülmesi halinde trazodon tedavisi kesilmelidir. Şizofreni veya diğer psikotik bozuklukları olan hastalarda antidepresanların uygulanması psikotik semptomlarda olası bir kötüleşmeyle sonuçlanabilir. Paranoid düşünceler şiddetlenebilir. Trazodon ile tedavi sırasında, depresif bir faz manik-depresif psikozdan manik bir faza dönüşebilir. Bu durumda trazodon kesilmelidir. Nöroleptikler ve diğer antidepresanlar (örneğin; trisiklik antidepresanlar, SSRİ’ler, SNRİ’ler, MAOİ’ler) ve triptanlar gibi serotonerjik olarak etki eden diğer maddelerin eşzamanlı kullanımı durumunda, serotonin sendromu/malign nöroleptik sendrom yönünden etkileşimler tanımlanmıştır. Nöroleptiklerle birlikte alındığında ölümle sonuçlanan malign Nöroleptik sendromlar bildirilmiş olup, bu sendrom bilinen olası bir advers ilaç reaksiyonudur. Daha ayrıntılı bilgi için “4.5. Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri” ve “4.8. İstenmeyen etkiler” bölümlerine bakınız. Agranülositoz klinik olarak kendini influenza benzeri semptomlar, boğaz ağrısı ve ateşle gösterebildiğinden, bu vakalarda hematolojik yönden değerlendirme önerilmektedir. Trazodon alan hastalarda ortostatik hipotansiyon ve senkop dahil olmak üzere hipotansiyon görüldüğü bildirilmiştir. Trazodon ile eşzamanlı olarak antihipertansif tedavi uygulanması antihipertansif ilacın dozunun azaltılmasını gerektirebilir. Yaşlı hastalar çoğu zaman antidepresanlara, özellikle de ortostatik hipotansiyon ve diğer antikolinerjik etkilere daha duyarlıdır. Trazodon ile özellikle uzun süreli tedaviyi takiben, bulantı, baş ağrısı ve halsizlikle karakterize olan yoksunluk semptomlarının meydana gelmesini minimum düzeye indirmek için dozajın kademeli olarak azaltılması önerilmektedir. Trazodon hidroklorürün bağımlılık yaratan özellikleri olduğuna ilişkin hiçbir kanıt bulunmamaktadır. Diğer antidepresan ilaçlarda olduğu gibi, trazodon ile çok nadir olarak QT aralığında uzama vakaları bildirilmiştir. QT aralığını uzattığı bilinen tıbbi ürünlerle birlikte trazodon reçete edilirken dikkatli olunması tavsiye edilmektedir. Trazodon, QT aralığının uzamasıyla ilişkili olanlar dahil, bilinen kardiyovasküler hastalığı olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. Güçlü CYP3A4 inhibitörleri trazodon serum düzeylerinde artışlara yol açabilir. Daha ayrıntılı bilgi için “4.5. Diğer tıbbi ürünler ile etkileşimler ve diğer etkileşim şekilleri” bölümüne bakınız. Alfa-adrenolitik aktiviteye sahip diğer ilaçlarda olduğu gibi, trazodon çok nadir olarak papazim ile ilişkili bulunmuştur. Bu, adrenalin veya metaraminol gibi bir alfa-adrenerjik ajanın intrakavernöz enjeksiyonuyla tedavi edilebilir. Ancak, cerrahi girişim gerektirmiş ya da kalıcı cinsel fonksiyon bozukluğuna yol açmış trazodon kaynaklı priapizm raporları bulunmaktadır. Bu şüpheli advers reaksiyonun geliştiği hastalar trazodonu derhal bırakmalıdır. Kapsüller, laktoz içermektedir. Bu nedenle galaktoz intoleransı, Lapp-laktaz eksikliği veya glukoz-galaktoz absorpsiyon bozukluğu gibi ender görülen kalıtsal rahatsızlıkları olan hastalar, bu ürünü kullanmamalıdır.
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerKan ve lenf sistemi hastalıkları Bilinmiyor: Kan diskrazileri (agranülositoz, trombositopeni, eozinofili, lökopeni ve anemi dahil) Bağışıklık sistemi hastalıkları Bilinmiyor: Alerjik reaksiyonlar Endokrin hastalıklar Bilinmiyor: Uygunsuz antidiüretik hormon salgılanması sendromu Metabolizma ve beslenme hastalıkları Bilinmiyor: Hiponatremi, kilo kaybı, anoreksi, iştah artışı Psikiyatrik hastalıklar Bilinmiyor: İntihar düşüncesi veya intihar davranışları, konfüzyonel durum, insomnia, dezoryantasyon, mani, anksiyete, sinirlilik, ajitasyon (çok seyrek olarak deliryuma alevlenir), delüzyon, saldırgan reaksiyon, halüsinasyonlar, kabuslar, libidoda azalma, yoksunluk sendromu Sinir sistemi hastalıkları Bilinmiyor: Serotonin sendromu, konvülsiyon, nöroleptik malign sendrom, baş dönmesi, vertigo, baş ağrısı, uyuşukluk hali, huzursuzluk, azalmış uyanıklık, tremor, bulanık görme, hafıza bozukluğu, miyoklonus, ifade güçlüğü, parestezi, distoni, tat alma duyusunda değişiklik Kardiyak hastalıklar Bilinmiyor: Kardiyak aritmiler (Torsade de Pointes, palpitasyonlar, prematüre ventriküler kontraksiyonlar, ventriküler ikili vurular, ventriküler taşikardi dahil), bradikardi, taşikardi, EKG anormallikleri (QT uzaması)2 Vasküler hastalıklar Bilinmiyor: Ortostatik hipotansiyon, hipertansiyon, senkop Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar Bilinmiyor: Nazal konjesyon, dispne Gastrointestinal hastalıklar Bilinmiyor: Bulantı, kusma, ağız kuruluğu, konstipasyon, diyare, dispepsi, mide ağrısı, gastroenterit, artmış salivasyon, paralitik ileus Hepatobiliyer hastalıklar Bilinmiyor: Karaciğer fonksiyon anormallikleri (sarılık ve hepatoselüler hasar dahil)5, intrahepatik kolestaz Deri ve deri altı doku hastalıkları Bilinmiyor: Deri döküntüsü, pruritus, hiperhidroz Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Bilinmiyor: Ekstremitelerde ağrı, sırt ağrısı, miyalji, artralji Böbrek ve idrar hastalıkları Bilinmiyor: Miktürisyon bozukluğu Üreme sistemi ve meme bozuklukları Bilinmiyor: Priapizm Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Bilinmiyor: Zayıflık, ödem, influenza-benzeri semptomlar, bitkinlik, göğüs ağrısı, ateş Araştırmalar Bilinmiyor: Yükselmiş karaciğer enzimleri 1 Semptomatik hastalarda sıvı ve elektrolit durumu izlenmelidir. 2 Ayrıca “4.4. Özel kullanım uyarıları ve önlemleri” bölümüne bakınız. 3 Trazodon, tedavinin ilk günleri sırasında görülen, genellikle devam eden tedaviyle birlikte ortadan kalkan uyuşukluk haline neden olabilen sedatif özelliklere sahip bir antidepresandır. 4 Hayvanlarda yapılan çalışmalar, trazodonun trisiklik antidepresanlardan daha az kardiyotoksik olduğunu göstermiştir ve klinik çalışmalar bu ilacın insanlarda kardiyak aritmilere neden olma ihtimalinin daha düşük olabileceğini düşündürmektedir. Önceden kardiyak hastalığı bulunan hastalarda yapılan klinik çalışmalar, trazodonun bu popülasyondaki bazı hastalarda aritmojenik olabileceğini göstermektedir. 5 Karaciğer fonksiyonu üzerinde bazen şiddetli olan advers etkiler nadiren bildirilmiştir. Bu tip etkilerin meydana gelmesi halinde, trazodon derhal kesilmelidir. 6 Ayrıca “4.4.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.