ATADOR 250MG/150MG/50MG TABLET, 30 ADET
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Atador 250/150/50 mg ne için kullanılır?
KT 1- ATADOR, ağrı kesici ve ateş düşürücü etki gösteren parasetamol ve propifenazon ile merkezi sinir sistemi üzerinde uyarıcı etkisi olan kafein içerir.
- ATADOR, yetişkinlerde görülen hafif ve orta şiddette ağrıların ve ateşin semptomatik tedavisinde (hastalığı tedavi edici değil, belirtileri giderici olarak) kullanılır.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Parasetamol, kafein, propifenazon, metamizol, fenilbutazon veya diğer pirazolonlara bu ilacın içindeki maddelerden birine ya da benzer ilaçlara karşı alerjiniz (aşırı duyarlılığınız) varsa,
- Kan hastalıklarınız varsa (granülositopeni, agranülositoz), kemik iliği fonksiyon bozuklukları (örn. sitostatik (kanser hücrelerinin büyümesini durduran) ajanlarla tedavi sonrası) veya hematopoietik sistem (kan hücresi yapımından sorumlu olan vücut sistemi) hastalığınız varsa,
- Bebeklerde, çocuklarda ve 18 yaşından küçük ergenlerde,
- Şiddetli böbrek, karaciğer veya kalp yetmezliğiniz varsa,
- Porfiri (porfirin adı verilen maddenin dışkı ve idrarla büyük miktarlarda atıldığı nadir ve genellikle kalıtsal bir hastalık) veya doğuştan glikoz-6-fosfat dehidrojenaz enzimi eksikliği gibi bir metabolik hastalığınız varsa,
- Kontrol edilemeyen şiddetli hipertansiyonunuz varsa,
- Aktif gastroduodenal (mide ve onikiparmak bağırsağı) ülseriniz varsa,
- Asetilsalisilik asit veya diğer nonsteroid antiinflamatuvar ilaçlar (ağrı, ateş ve iltihap giderici ilaçlar) alırken astım tipi alerjik reaksiyonlar (nefes almada zorluk, boğulma hissi, bronkospazm ve bazı durumlarda öksürük veya hırıltılı solunum) yaşadıysanız,
- Hamileliğin son üç ayındaysanız.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınız- ATADOR'un gebelik ve laktasyon döneminde kullanımı önerilmemektedir.
- Kansızlığı (anemisi) olanlarda, karaciğer ve böbrek fonksiyon bozukluğu olan hastalarda doktor kontrolü altında dikkatli kullanılmalıdır.
- Yüksek tansiyon, tiroid fonksiyonlarında artış (hipertiroidizm), gastrit (mide iltihabı), akciğer hastalarında ve 65 yaş üstü hastalarda doktor kontrolü altında dikkatli kullanılmalıdır.
- Özellikle fiziksel egzersiz yaparken veya yüksek rakımlı yerlerde bulunduğunuzda kalp rahatsızlığı (kardiyak aritmi, miyokard iskemisi, vb.) yaşıyorsanız veya geçmişte yaşadıysanız
- Birden (akut) yüksek doz verildiğinde ciddi karaciğer zehirlenmesine neden olur.
- Erişkinlerde uzun süreli (kronik) günlük dozlarda karaciğer hasarına neden olabilir.
- Susuz kaldıysanız, kronik olarak yetersiz besleniyorsanız veya sarılığa neden olan ve Gilbert sendromu (kanda bilirubin seviyesinin yüksekliğiyle ortaya çıkar) denen bir hastalığınız varsa
- Kan hücreleri ile ilgili hastalığınız varsa
- Alkolikseniz
- Alkolik karaciğer hastalarında dikkatli kullanılmalıdır.
- Salgılarda koyulaşma olabileceği ve salgılanan balgam durumu değişebileceği için astım veya ciddi solunum yolu hastalıklarınız (kronik obstrüktif akciğer hastalığı, amfizem, kronik bronşit) varsa,
- Sinirsel uyarıma neden olan zihinsel bozukluklarınız veya epilepsi (sara) adı verilen, bilinç kaybıyla birlikte veya bilinç kaybı olmadan istemsiz kasılmaların görüldüğü nöbetleriniz varsa.
Böbrek fonksiyon bozukluğu olan hastalarda ATADOR doz ayarlaması yapılarak kullanılmalı. Bu çeşit bir hastalığınız varsa mutlaka doktorunuza danışınız.
Bu ilaçla tedavi edilirken kafein içeren ürünlerin kullanımının sınırlandırılması önerilir.
Uyumada güçlük çeken kişilerde olası uykusuzluğu önlemek için yatmadan önceki saatlerde bu ilacı almamaları tavsiye edilir.
Bölüm 3'te tavsiye edilenden fazla dozda ilaç almayınız (bkz. Bölüm 3 ATADOR nasıl kullanılır?
Bu ilacı uzun süreli ve sık olarak veya diğer ağrı kesicilerle birlikte almayınız.
Ağrı ve ateş yakınmanız bir haftadan daha fazla sürdüyse mutlaka doktorunuza danışınız. Başka bir ilaç kullanmakta iseniz doktorunuza söyleyiniz.
Astım, saman nezlesi veya benzeri hastalıklarınız varsa ATADOR'u doktorunuza danışmadan almayınız.
Bir seferde yüksek dozda ya da sürekli olarak günlük dozda parasetamol kullanımı karaciğer hasarına sebep olabilir. Ağrı kesicilerin düzenli biçimde ve uzun süre kullanılmasının sakıncalı olduğunu ve bunun ancak doktorunuzun önerisi ile yapılması gerektiğini unutmayınız.
Parasetamol veya propifenazon kullanan bazı duyarlı hastalarda solunum ve dolaşım sistemi ile ilgili sorunlar olabileceği bildirilmiştir.
Alkol alan kişilerde karaciğer zehirlenmesi (hepatotoksisite) riski nedeniyle günlük alınan parasetamol dozunun 2.000 mg'ı aşmaması gerekir.
Parasetamol yüksek dozlarda karaciğer hasarına yol açabileceğinden bu ilacın parasetamol içeren diğer ilaçlarla eş zamanlı kullanımından kaçınılmalıdır. Parasetamol içeren birden fazla ilacı doktorunuza danışmadan kullanmayınız.
Parasetamolü ilk kez kullananlarda veya daha önce kullanmış olanlarda, alınan ilk dozda veya sonraki dozlarda deride kızarıklık, döküntü veya başka bir deri reaksiyonu oluşabilmektedir. Bu durumda doktorunuz ile iletişime geçiniz. Doktorunuz ilacınızı değiştirecek ve size başka bir tedavi önerecektir. Parasetamol ile deri reaksiyonu gözlenen hasta bir daha ATADOR ya da parasetamol içeren başka bir ilaç kullanmamalıdır. Bu durum, ciddi ve ölümle sonuçlanabilen Steven Johnson Sendromu (SJS), toksik epidermal nekroliz (TEN) ve akut generalize ekzantematöz püstülöz (AGEP) dahil deri reaksiyonlarına neden olabilir. Bu hastalıklara ilişkin açıklamalar için, “4. Olası yan etkiler nelerdir?” bölümüne bakınız.
Bu uyarılar geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Şiddetli böbrek yetmezliği veya sepsis (bakterilerin ve toksinlerinin kanda dolaşarak organ hasarına yol açması) dâhil olmak üzere ciddi hastalıklarınız varsa veya yetersiz beslenme, kronik alkolizmden muzdaripseniz veya aynı zamanda flukloksasilin (bir antibiyotik) kullanıyorsanız. Bu durumlardaki hastalarda, parasetamol uzun süre düzenli dozlarda kullanıldığında veya parasetamol flukloksasilin ile birlikte alındığında metabolik asidoz (kan ve sıvı anormalliği) adı verilen ciddi bir durum bildirilmiştir.
Metabolik asidozun belirtileri şunları içerebilir: derin ve hızlı nefes almayla birlikte ciddi nefes alma zorlukları, uyuşukluk, mide bulantısı ve kusma hissi.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi, ATADOR'un içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Aşağıdakilerden biri olursa, ATADOR'u kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Alerjik reaksiyonlar (aşırı duyarlılık)
- Cilt döküntüsü
- Anjioödem (göz kapakları, eller, ayaklar, bilekler, ağız, boğaz, dudak ve dilde şişme)
- Anaflaktik şok (tansiyon düşüklüğü ve nefes darlığına yol açan ciddi alerjik reaksiyon)
- Akut generalize ekzantematöz püstüloz (Vücudun büyük bölümünde, aniden deri kızarıklığı ve üzerinde toplu iğne başı büyüklüğünde, içi irin dolu kabarcıklar oluşması, genellikle ateş eşlik eder.)
- Eritema multiform (Genellikle kol ve bacaklarda, simetrik, kızarık ve kabartılı döküntüler oluşması, döküntülerin yamayı andıran ve bir merkezleri vardır)
- Stevens-Johnson sendromu (Genellikle ateş, boğaz ağrısı ve bitkinlik ile başlayıp, daha sonra deride kızarık, ağrılı döküntüler ve içi sıvı dolu kabarcıklar oluşması, ağız içinde ve cinsel organlarda ağrılı yaralar eşlik edebilir.)
- Toksik epidermal nekroliz (Stevens-Johnson sendromunun daha ağır seyreden bir formudur.
Bütün vücutta, cildin üst tabakasının, alt tabakasından ayrılması durumudur.) Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir.
Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, sizin ATADOR'a karşı ciddi alerjiniz var demektir. Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Diğer yan etkiler
Yan etkiler görülme sıklıklarına göre aşağıdaki şekilde sıralanmıştır:
Çok yaygın : 10 hastanın en az 1 inde görülebilir.
Yaygın : 10 hastanın birinden az fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir. Yaygın olmayan : 100 hastanın birinden az fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek : 1.000 hastanın birinden az fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Çok seyrek : 10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmiyor : Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor.
Yaygın
- Bulantı ve kusma gibi sindirim sistemi bozuklukları
- Seyrek
- Hipotansiyon (kan basıncının düşmesi),
- Karaciğer transaminaz (karaciğer fonksiyonunun belirteçleri) düzeylerinde artış,
- Halsizlik
- Çok seyrek
- Kızarıklık veya kaşıntı gibi deri reaksiyonları, deride döküntüyle ortaya çıkan bozukluk, kurdeşen, anafilaktik şok (ölümle sonuçlanabilecek çok ciddi bir alerjik reaksiyon), şiddetli deri reaksiyonları (toksik epidermal nekroliz ya da Lyell sendromu), sabit ilaç erüpsiyonu
- Parasetamole bağlı olarak deri döküntüsü, kaşıntı, ürtiker, alerjik ödem ve anjiyoödem, akut generalize eksantematöz püstüloz, eritema multiform, Stevens-Johnson sendromu ve toksik epidermal nekroliz (ölümcül sonuçlar dahil).
- Dispne (nefes darlığı),
- Trombositopeni, agranülositoz, lökopeni, nötropeni, hemolitik anemi gibi kan hücresi sayısında değişiklikler,
- Hipoglisemi (kan şekeri düzeyinde azalma),
- Hepatotoksisite (sarılık; derinin ve gözlerin sararması),
- Steril piyüri (bulanık idrar), böbrek ve karaciğer üzerinde olumsuz etkiler.
Bilinmiyor
- Bronş spazmı (bronkospazm: solunum yollarının daralmasına bağlı olarak zor nefes alma)
- Alerjik reaksiyonlar, anafilaktik reaksiyon ve anafilaktik şok
- Mide rahatsızlığı, ishal ve karın ağrısı gibi sindirim sistemi bozuklukları,
- Kafeine bağlı baş dönmesi, uyku hali, huzursuzluk, sinirlilik, baş ağrısı veya uykusuzluk,
- Analjezik (ağrı kesicilere bağlı) astım sendromunu da içeren bronkospazm ve astım gibi solunum sorunları,
- Trombositopenik purpura (ateş, iğne başı şeklinde kırmızı morarmalar, bilinç bulanıklığı, baş ağrısı ve trombositlerin sayısında azalma ile görülen hastalık) ve pansitopeni (kandaki tüm hücrelerde azalma) gibi kan bozuklukları,
- Hiperglisemi (kan şekeri düzeyinde artış),
- Ödem (şişlik), alerjik anjiyoödem, döküntü, yaygın şiddetli püstüler döküntüler (irinli), ürtiker, eritema multiforme, toksik epidermal nekroliz (kabarcıklarla ortaya çıkan ciddi deri hastalığı) gibi deri bozuklukları,
- Karaciğer yetmezliği, hepatit, doza bağlı karaciğer yetmezliği, karaciğer nekrozu (ölümcül sonuçlar dahil) gibi karaciğer bozuklukları,
- Özellikle doz aşımı durumunda böbrek hasarı gibi böbrek bozuklukları.
- Parasetamol kullanan ve ciddi hastalığı olan hastalarda kanı daha asidik hale getirebilen ciddi bir durum (metabolik asidoz) (bkz. bölüm 2)
Hastada baş dönmesi veya çarpıntı görülürse tedavi derhal durdurulmalıdır.
Yüksek dozda kafein çarpıntıya, taşikardiye (kalp atımının hızlanması) ve kan basıncının artmasına neden olabilir.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Fetüse zarar verebileceği veya doğum sırasında sorunlara neden olabileceği için hamileliğinizin son 3 ayındaysanız ATADOR'u kullanmayınız.
Bu ilaç fetüs üzerinde böbrek ve kalp sorunlarına neden olabilir. Sizin ve bebeğinizin kanamaya yatkınlığını etkileyerek doğumda olası bir gecikmeye veya doğumun beklenenden daha uzun sürmesine neden olabilir.
Kesinlikle gerekli olmadıkça ve doktorunuz tarafından tavsiye edilmedikçe, hamileliğinizin ilk 6 ayında ATADOR'u kullanmamalısınız. Bu dönemde veya hamile kalmaya çalıştığınız sırada tedaviye ihtiyaç duymanız halinde doz, mümkün olan en kısa süre için en düşük dozla sınırlandırılacaktır.
ATADOR'u hamileliğin 20. haftasından başlayarak birkaç gün boyunca alırsanız, fetüste amniyotik sıvının düşük seviyelerine (oligohidramnios) veya bebeğin kalbindeki bir kan damarının (duktus arteriyozus) daralmasına yol açabilecek böbrek sorunlarına neden olabilir. Birkaç günlük bir tedaviye ihtiyacınız varsa doktorunuz ek izleme önerebilir.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
ATADOR'un içeriğindeki propifenazon nedeniyle emzirenlerde kullanımı önerilmemektedir.
Ancak doktorun yarar-risk değerlendirmesi yapması ve mutlaka önermesi halinde önerilen dozun aşılmaması şartı ile kullanılabilir.
ATADOR'un içeriğinde bulunan kafein anne sütüne geçerek, bebekte huzursuzluk, ağlama, uykusuzluk vb. istenmeyen etkilere neden olabilir.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerBu tıbbi ürün formaldehit içerdiğinden mide bulantısına ve ishale sebebiyet verebilir.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Atador 250/150/50 mg muadilleri
Atador 250/150/50 mg ile aynı etken maddeyi (parasetamol,propifenazon,kafein) içeren 2 eşdeğer ilaç bulunmaktadır.
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonBu ilaç yetişkinlerde görülen hafif ve orta şiddetli ağrıların semptomatik tedavisinde endikedir.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarAşağıdaki durumlarda kullanılmamalıdır: Parasetamol, propifenazon, metamizol, fenilbutazon veya diğer pirazolonlar (örneğin, bazı pirazolonların kullanımından sonra agranülositoz ile reaksiyona giren hastaları içerir), kafein (veya bunların türevleri, aminofilin, teofilin vb.) veya yer alan yardımcı maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılık durumunda, Şiddetli karaciğer yetmezliği olanlarda (Child-Pugh kategorisi >9). Şiddetli böbrek yetmezliği olanlarda Şiddetli kalp yetmezliği olanlarda Porfiri (porfiri atağına neden olma riski) ve konjenital glukoz-6-fosfat dehidrojenaz eksikliği (hemolitik anemi semptomu (hemoliz riski)) gibi metabolik hastalıklar durumunda, Diskrazi/kan bozuklukları (granülositopeni, agranülositoz), kemik iliği fonksiyon bozuklukları (örn. sitostatik ajanlarla tedavi sonrası) veya hematopoietik sistem hastalıkları olan hastalarda, Bebeklerde, çocuklarda ve 18 yaşından küçük adölesanlarda, Kontrol edilemeyen şiddetli hipertansiyon, Aktif gastroduodenal ülser, Asetilsalisilik asit veya diğer nonsteroid antiinflamatuvar ilaçlara karşı önceden aşırı Gebeliğin üçüncü trimesterinde.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriAnemisi olanlarda, akciğer hastalarında, karaciğer ve böbrek fonksiyon bozukluğu olan hastalarda doktor kontrolü altında dikkatli kullanılmalıdır. Akut yüksek dozda ciddi karaciğer toksisitesine neden olur. Erişkinlerde kronik günlük dozlarda karaciğer hasarına neden olabilir. Propifenazon ile ilgili veri/çalışma eksikliği nedeniyle gebelik ve laktasyon döneminde kullanımı önerilmemektedir. Bu ilacın uzun süreli ve sık kullanılması önerilmez. Hastada ateş veya ağız ülseri gelişirse bunlar granülositopeninin başlangıç semptomları olabileceğinden tedavi derhal durdurulmalı ve kan sayımı (lökosit formülü dahil) izlenmelidir. Çok seyrek ciddi deri reaksiyonu olguları rapor edilmiştir. Deride kızarıklık, döküntü, kabarcık veya pullanma olması durumunda tedavi durdurulmalı ve derhal bir doktora başvurulmalıdır. Bu ilacın parasetamol içeren diğer ilaçlarla eş zamanlı kullanımından kaçınılmalıdır. Parasetamol içeren başka bir ilaç uygulanıyorsa kullanılan tüm ilaçların içeriği dikkate alınarak günlük maksimum parasetamol dozu olan 3 g aşılmamalıdır. Karaciğer hasarı oluşabileceğinden bu ilaç, tavsiye edilenden daha yüksek dozlarda veya daha uzun süre uygulanmamalıdır. Dehidrasyon, kronik yetersiz beslenme veya Gilbert sendromlu hastalar gibi oksidatif hepatotoksisiteyi ve azalmış hepatik glutatyon rezervine işaret eden durumlar ve ayrıca çeşitli ilaçların eş zamanlı kullanımı, alkolizm, sepsis veya diyabet de terapötik dozlarda parasetamole karşı hepatik toksisite riskinde artışa neden olabilir. Karaciğer fonksiyon parametrelerinde yükselmeye, gastrointestinal toksisiteye ve kalıcı böbrek hasarı ile böbrek yetmezliği riskine (analjezik nefropati) yol açabileceğinden, özellikle diğer NSAİİ'ler veya parasetamol ile tedavi görüyorsanız diğer ilaçlarla tedavi sırasında bu ilacın birlikte kullanımından kaçınılmalıdır. Tedavi sırasında diyetle kafein alımının sınırlandırılması önerilir. Parasetamolün, özellikle şiddetli böbrek yetmezliği, sepsis, malnütrisyon ve diğer glutatyon eksikliği kaynakları (örn. kronik alkolizm) olan veya maksimum günlük parasetamol dozları alan hastalarda yüksek anyon dengesizliği (HAGMA) ile metabolik asidoz riskinin artması nedeniyle, flukloksasilin ile birlikte uygulandığında dikkatli olunması önerilir. İdrarda 5-oksoprolinin ölçümü dahil olmak üzere yakın izleme önerilir. Bu ilaç aşağıdaki durumlarda dikkatle ve tıbbi gözetim altında uygulanmalıdır: Anemi, kalp veya akciğer rahatsızlıkları veya böbrek veya karaciğer yetmezliği olan hastalar ve 65 yaşın üzerindeki hastalar (bu durumlarda ilacın zaman kullanılması kabul edilebilir ancak yüksek dozların uzun süreli uygulanması advers etki riskini artırabilir). Doz ayarlaması gerekebileceğinden bu hastaların ilacı almadan önce doktor veya eczacılarına danışmaları gerekir. Bu hastalarda klinik ve laboratuvar parametrelerinin periyodik olarak izlenmesi önerilir. Gilbert sendromu olan hastalarda parasetamol kullanımı hiperbilirubinemide artışa ve sarılık gibi hiperbilirubinemi klinik semptomlarına yol açabilir. Parasetamol ve propifenazon içeriği nedeniyle düzenli olarak alkol tüketen (günde üç veya daha fazla alkollü içecek -bira, şarap, likör, vb.) hastalarda karaciğer hasarı ve mide kanaması riskini artırabilir. Özellikle fiziksel egzersiz veya yüksek rakımlı yerlerde bulunmayla ilişkili miyokard iskemisi öyküsü olan hastalar. aşağıdaki özelliklere sahip hastalarda kullanımı tavsiye edilmez: İçeriğinde bulunan kafein konvülziyon riskini artırabileceğinden, sinirsel uyarıma neden olan psikolojik rahatsızlıkları ve epilepsisi olan hastalar, Hipertansiyonu, tiroid fonksiyon bozukluğu olan ve kafein içeriğinden dolayı daha önce kardiyak aritmi, peptik ülser veya gastrit öyküsü olanlar hastalar, Risk altındaki veya nonsteroid antiinflamatuvar ilaç kullanımına bağlı gastrointestinal bozuklukların görüldüğü hastalar, Bu ilacın astımı veya kronik obstrüktif solunum yolu rahatsızlığı olan hastalarda kullanımı, akut kriz riskinin artmasına neden olur. Pediatrik popülasyon: Bebeklerde, çocuklarda ve 18 yaşından küçük adölesanlarda kullanılması önerilmez. Analitik testlerle etkileşimler: Parasetamole bağlı etkileşimler Parasetamol, ürik asit ve glukoz tahlillerinin değerlerini değiştirebilir. Asetaminofenin terapötik dozlarının uygulanması serum alanin aminotransferaz (ALT) düzeylerinde artışa neden olabilir. Parasetamol, flukloksasilin ile eş zamanlı kullanıldığında dikkatli olunmalıdır, çünkü eş zamanlı kullanımın, özellikle risk faktörleri olan hastalarda, piroglutamik asidoz nedeniyle yüksek anyon açıklığına sahip metabolik asidozla ilişkili olduğu gösterilmiştir. Alkolik karaciğer hastalarında dikkatli kullanılmalıdır. Alkol alan kişilerde hepatotoksisite riski nedeniyle günlük alınan parasetamol dozunun 2.000 mg’ı aşmaması gerekir. Parasetamolü ilk kez kullananlarda veya daha önce kullanım hikayesi olanlarda, kullanımın ilk dozunda veya tekrarlayan dozlarında, deride kızarıklık, döküntü veya bir deri reaksiyonu oluşabilmektedir. Bu durumda doktor ile irtibata geçilerek ilacın kullanımının bırakılması ve alternatif bir tedaviye geçilmesi gerekmektedir. Parasetamol ile deri reaksiyonu gözlenen kişi bir daha bu ilacı veya parasetamol içeren başka bir ilacı kullanmamalıdır. Bu durum, ciddi ve ölümle sonuçlanabilen Stevens-Johnson sendromu (SJS), toksik epidermal nekroliz (TEN) ve akut generalize ekzantematöz püstüloz (AGEP) dahil, cilt reaksiyonlarına neden olabilmektedir. Kafeine bağlı etkileşimler Kafein, dipiridamol kullanan miyokard perfüzyon sintigrafisinin sonuçlarını değiştirebilir, bu nedenle testten 24 saat önce kafein alımının durdurulması önerilir. Vanilmandelik ve 5-hidroksindolasetik asitlerin yanı sıra katekolaminlerin idrar konsantrasyonlarını artırabilir, bu durum feokromositoma veya nöroblastoma tanısında kafein alımı yasaklanmalıdır. Kafein, diyabet hastalarında kan glukoz düzeylerini yükseltebilir. Kanda ürik asit miktar tayininde yanlış pozitif sonuçlara yol açabilir. Bu tıbbi ürün formaldehit içerdiğinden mide bulantısına ve ishale sebebiyet verebilir. Şiddetli böbrek yetmezliği ve sepsis gibi ciddi hastalığı olan hastalarda veya uzun süre terapötik dozda parasetamol veya parasetamol ve flukloksasilin kombinasyonu ile tedavi edilen malnütrisyonlu ya da glutatyon eksikliğinin diğer kaynaklarına (örn. kronik alkolizm) bağlı hastalarda piroglutamik asidoz nedeniyle yüksek anyon açıklığına sahip metabolik asidoz (HAGMA) vakaları bildirilmiştir. Piroglutamik asidoza bağlı HAGMA şüphesi varsa, parasetamolün derhal kesilmesi ve yakın takip yapılması tavsiye edilir. İdrar 5-oksoprolin ölçümü, birden fazla risk faktörü olan hastalarda HAGMA’nın altında yatan nedenin piroglutamik asidoz olduğunu belirlemek için yararlı olabilir.
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerEn sık bildirilen advers reaksiyonlar Merkezi Sinir Sistemini etkilerken, daha az sıklıkla gastrointestinal advers reaksiyonlar bildirilmiştir. Kan ve lenf sistemi hastalıkları Bilinmiyor: Trombositopeni, trombositopenik purpura, lökopeni ve pansitopeni Bağışıklık sistemi hastalıkları Bilinmiyor: Alerjik reaksiyonlar, anafilaktik reaksiyon ve anafilaktik şok Metabolizma ve beslenme hastalıkları Çok seyrek: Hipoglisemi Bilinmiyor: Yüksek anyon açıklığına sahip metabolik asidoz Parasetamol kullanan risk faktörleri olan hastalarda piroglutamik asidoz nedeniyle yüksek anyon açıklığına sahip metabolik asidoz vakaları gözlenmiştir. Bu hastalarda düşük glutatyon düzeyinin bir sonucu olarak piroglutamik asidoz meydana gelebilir. Sinir sistemi hastalıkları Bilinmiyor: Baş dönmesi ve somnolans Vasküler hastalıklar Seyrek: Hipotansiyon Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar Bilinmiyor: Bronkospazm ve astım (analjezik astım sendromu dahil) Gastrointestinal hastalıklar Bilinmiyor: Bulantı, kusma, mide rahatsızlığı, diyare ve karın ağrısı Hepato-biliyer hastalıklar Seyrek: Hepatik transaminaz düzeylerinde artış Çok seyrek: Hepatotoksisite (sarılık) Bilinmiyor: Karaciğer yetmezliği, hepatit, doza bağlı karaciğer yetmezliği, karaciğer nekrozu (ölümcül sonuçlar dahil). Kronik onaylanmamış kullanım, ölümcül sonuçlar da dahil olmak üzere hepatik fibroz ve hepatik siroza yol açabilir. Deri ve derialtı dokusu hastalıkları Seyrek: Parasetamole bağlı olarak deri döküntüsü, kaşıntı, ürtiker, alerjik ödem ve anjiyoödem, akut generalize eksantematöz püstüloz, eritema multiform, Stevens-Johnson sendromu ve toksik epidermal nekroliz (fatal sonuçlar dahil) Çok seyrek: Ciddi deri reaksiyonları, sabit ilaç erüpsiyonu, Bilinmiyor: Ödem ve alerjik anjiyoödem, döküntü Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Çok seyrek: Steril piyüri (idrarda bulanıklık), böbreklerde olumsuz etkiler Bilinmiyor: Özellikle aşırı doz durumunda böbrek hasarı Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Seyrek: Halsizlik Propifenazona bağlı yan etkiler: Önerilen dozlarda genellikle advers reaksiyon görülmez. Kan ve lenf sistemi hastalıkları Çok seyrek: Trombositopeni, agranülositoz, lökopeni, nötropeni ve hemolitik anemi Bağışıklık sistemi hastalıkları Çok seyrek: Kızarıklık veya prürit, kabarcıklı deri değişiklikleri (bireysel olgularda Stevens-Johnson sendromu veya Lyell sendromu), ürtiker veya şok gibi alerjik deri reaksiyonları Sinir sistemi hastalıkları Bilinmiyor: Baş dönmesi Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar Çok seyrek: Nefes darlığı Gastrointestinal hastalıklar Yaygın: Bulantı ve kusma Bilinmiyor: Epigastrik ağrı, diyare ve abdominal ağrı Kafeine bağlı yan etkiler: Oral kafein içeren ilaçların kullanımı sırasında sıklığı tam olarak belirlenemeyen aşağıdaki advers reaksiyonlar bildirilmiştir. Sinir sistemi hastalıkları Bilinmiyor: Uykusuzluk, ajitasyon, irritabilite, orta derecede deliryum ve baş ağrısı Gastrointestinal hastalıklar Bilinmiyor: Bulantı, kusma ve gastrointestinal irritasyon Bu advers etkiler kafein duyarlılığına ve günlük doza bağlıdır. Kafein düşük dozlarda alındığında dahi duyarlı kişilerde uykusuzluk, huzursuzluk, taşikardi ve olası gastrointestinal reaksiyonlara yol açabilir. Yüksek dozda kafein çarpıntı, aritmi, taşikardi, hipertansiyon ve yüzde kızarıklık gibi kardiyak etkilere neden olabilir.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.