ASPIRIN 100 MG TABLET, 20 ADET
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Aspirin 100 mg ne için kullanılır?
KT 1- ASPİRİN, asetilsalisilik asit adlı etkin maddeyi içeren ağrı kesici, ateş düşürücü, yangı (iltihap) giderici ve trombosit olarak adlandırılan pıhtılaşma hücrelerinin kümeleşmesini önleyici etkilere sahip bir ilaçtır.
- Dinlenirken ortaya çıkan/hareketle ilişkisi olmayan göğüs ağrısı (Anstabil anjina pektoris)nda standart tedavinin bir parçası olarak,
- Ani kalp krizinde (Akut miyokard infarktüsünde) standart tedavinin bir parçası olarak,
- Kalp krizininin tekrar etmesinden (reinfarktüs) korunmada,
- Kalp ve damar ameliyatları sonrası damar tıkanmaları ve pıhtıların önlenmesinde,
- Riskli hasta gruplarında geçici felçlerin ve inmelerin önlenmesinde kullanılır.
- Ateşli dönemde iltihabı (enflamasyonu) azaltmak için,
- Kalbi besleyen kan damarı duvarlarında anormal genişleme (anevrizma) durumunda kanın pıhtılaşmasının önlenmesinde kullanılır.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Asetilsalisilik aside, diğer salisilatlara veya ilacın içindeki maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılığınız (alerjiniz) varsa,
- Salisilatların veya benzer etkiye sahip maddelerin özellikle de steroidal olmayan antiinflamatuvar ilaçların kullanımıyla tetiklenen astım öykünüz varsa,
- Aktif mide ve bağırsak (oniki parmak bağırsağı dahil) ülseriniz varsa,
- Gastrointestinal kanama öykünüz varsa,
- Patolojik açıdan kanama eğiliminizde (kalıtsal bir kan hastalığı olan hemofili veya diğer kanama bozuklukları (hemarojik bozukluk)) artış varsa,
- Şiddetli böbrek yetmezliğiniz varsa,
- Şiddetli karaciğer yetmezliğiniz varsa,
- Şiddetli kalp yetmezliğiniz varsa,
- Edinilmiş ve doğuştan kanama durumunuz varsa,
- Heparin tedavisi alıyorsanız,
- Haftada 15 mg veya daha yüksek dozda metotreksat (kanser ve bazı otoimmün hastalıkların (bağışıklık sisteminin vücudun normal dokularına karşı yanıt oluşturması durumudur) tedavisinde kullanılan bir ilaç) kullanıyorsanız,
- Hamileliğinizin son 3 ayındaysanız, günde 100 mg'dan daha yüksek dozlar kullanmamalısınız (bkz. Hamilelik).
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriAsetilsalisilik asit aşağıdaki durumlarda özel dikkat gösterilerek kullanılmalıdır: Analjeziklere / anti-inflamatuvar ajanlara / anti-romatizmal ilaçlara karşı aşırı duyarlılık durumunda ve diğer alerjilerin varlığında, Kronik ve tekrarlayan ülser hastalığı da dahil olmak üzere gastrointestinal ülser öyküsü olanlarda, Hipoprotrombinemi, K vitamini eksikliği vb. gibi pıhtılaşma bozuklukları olan kişilerde, Antikoagülanlarla eş zamanlı tedavi söz konusu olduğunda, Asetilsalisilik asit böbrek fonksiyon bozukluğu ve akut böbrek yetmezliği riskini artırabileceğinden, böbrek fonksiyonları ya da kardiyovasküler fonksiyon bozukluğu (örn. renal vasküler hastalık, konjestif kalp yetmezliği, hacim azalması, majör ameliyat, sepsis ya da majör hemorajik olaylar) olan hastalarda, Karaciğer fonksiyon bozukluğu durumunda, Şiddetli glukoz 6 fosfat dehidrogenaz (G6PD) eksikliği olan hastalarda asetilsalisilik asit hemoliz ya da hemolitik anemi ortaya çıkmasına neden olabilir. Hemoliz riskini artıran faktörler yüksek doz, ateş ya da akut enfeksiyondur. Metamizol ve ibuprofen ve naproksen gibi bazı NSAİİ ilaçlar, asetilsalisilik asidin trombosit agregasyonu üzerindeki inhibitör etkisini azaltabilir. Asetilsalisilik asit tedavisi gören ve metamizol veya NSAİİ ilaç almayı planlayan hastalara doktorlarıyla konuşmaları tavsiye edilmelidir. Asetilsalisilik asit bronkospazm gelişimini, astım ataklarını ya da diğer aşırı duyarlılık reaksiyonlarını tetikleyebilir. Risk faktörleri arasında önceden var olan astım, saman nezlesi, nazal polipler ya da kronik solunum yolu hastalıkları yer alır. Benzer durum diğer maddelere karşı alerjik reaksiyon (deri reaksiyonları, kaşıntı, ürtiker gibi) sergileyen hastalar için de geçerlidir. Uygulama sonrasında trombosit agregasyonu üzerinde birkaç gün süreyle devam eden inhibitör etkisine bağlı olarak, asetil salisilik asit, cerrahi müdahaleler (diş çekimi gibi küçük operasyonlar dahil) sırasında ya da sonrasında kanama eğiliminde artışa yol açabilir. Düşük dozlarda, asetilsalisilik asit ürik asit atılımını azaltır. Bu durum, yatkınlığı olan kişilerde gut ataklarını tetikleyebilir. Asetilsalisilik asit içeren ürünler, çocuklarda ve ergenlerde ateşli veya ateşsiz seyreden viral enfeksiyonlarda doktor tavsiyesi olmadan kullanılmamalıdır. Bazı viral hastalıklarda, özellikle de influenza A, influenza B ve varisella virüs enfeksiyonlarında, çok seyrek görülen ancak acil tıbbi müdahale gerektiren, yaşamı tehdit eder nitelikte bir hastalık olan Reye sendromu riski söz konusudur. Eş zamanlı olarak asetilsalisilik asit kullanıldığında bu risk artabilir; ancak bununla birlikte herhangi bir nedensellik ilişkisi gösterilmemiştir. Bu hastalıklarda gözlenen ısrarcı kusma Reye sendromunun bir işareti olabilir. Su çiçeği aşılamasından sonra 6 hafta süresince asetilsalisilik asit içeren ürünlerden kaçınılması tavsiye edilir. Çocuklarda doktor tavsiyesi olmadan kullanılmamalıdır. 18 yaşından küçükler için kullanılması önerilmez. Sodyum içeriği Bu tıbbi ürün her tablette 1 mmol’den (23 mg) daha az sodyum içerir, yani aslında “sodyum içermez”.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi, ASPİRİN'in içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Aşağıdakilerden biri olursa, ASPİRİN'i kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Cilt reaksiyonları,
- Aşırı duyarlılık reaksiyonları (özellikle astımlı kişilerde),
- Solunum güçlüğü
- Tansiyon düşüklüğü ile beraber görülen şiddetli cilt reaksiyonları
- Anjiyo ödem (Eller, ayaklar, bilekler, yüz, dil ve dudakların şişmesi yada özellikle ağız veya boğazın yutmayı veya nefes almayı zorlaştıracak şekilde şişmesi)
- Anafilaktik şok (Ani aşırı duyarlılık tepkisi)
Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir. Bunlardan birisi sizde mevcut ise, sizin ASPİRİN'e karşı ciddi alerjiniz var demektir. Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Diğer yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sıralanmıştır:
Çok yaygın : 10 hastanın en az birinde görülebilir.
Yaygın : 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan: 100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek : 1.000 hastanın birinden az, 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Çok seyrek : 10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmiyor : Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor.
Asağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz, hemen doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne basvurunuz:
Yaygın:
- Baş dönmesi
- Kulak çınlaması
- Burun kanaması
- Rinit
- Hazımsızlık
- Mide ve bağırsak ile ilgili ağrı
- Karın ağrısı
- Mide ve bağırsakta iltihap
- Mide ve bağırsakta kanama
- Döküntü
- Kaşıntı
- İdrar yolu kanaması
Yaygın olmayan:
- Demir eksikliği anemisine yol açabilecek kanama
- Alerjik (aşırı duyarlılık) reaksiyon
- İlaca karşı alerjik reaksiyon
- Alerjik ödem ve anjiyoödem
- Eller, ayaklar, bilekler, yüz, dil ve dudakların şişmesi ya da özellikle ağız veya boğazın yutmayı veya nefes almayı zorlaştıracak şekilde şişmesi (alerjik ödem ve anjiyoödem)
- Serebral (beyin) ve kafa içi kanaması
- Vücuttaki kanamalarda, kanın dokular arasında tutularak, kitle oluşması (hematom)
- Burun tıkanıklığı
- Diş eti kanaması
- Mide bağırsak yarası ve ülser
- Karaciğer fonksiyon bozukluğu
- Ürtiker (Şiddetli kaşıntıyla deride oluşan kızarıklar)
Seyrek:
- Alyuvarların (kırmızı kan hücrelerinin) normal ömürlerini tamamlamadan yıkıma uğrayarak kan dolaşımından uzaklaşması (hemorajik anemi)
- Aşırı duyarlılık tepkisi (anafilaktik reaksiyon)
- Kanama
- Kas içi kanama
- Delinmeye kadar varabilen mide bağırsak yarası
- Karaciğer enzimlerinde yükselme
- Böbrek fonksiyon bozukluğu ve akut böbrek yetmezliği (önceden böbrek fonksiyon bozukluğu veya kardiyovasküler dolaşım bozukluğu olan hastalarda ortaya çıkar)
Bilinmiyor:
- Şiddetli glukoz-6-fosfat dehidrogenaz (G6PD) enzim (kan şekeri metabolizmasında hayati önem taşıyan enzim) eksikliği olan hastalarda hemoliz (kan hücrelerinin parçalanması), hemolitik anemi (kan hücrelerinin parçalanmasına bağlı gelişen kansızlık)
- Ani aşırı duyarlılık tepkisi (anafilaktik şok)
- Kardiyorespiratuar sıkıntı (ciddi alerjik reaksiyon vakalarında)
- Perioperatif kanama (genelde cerrahi bölgenin bir yerinden olan ve cerrahi bölge ile sınırlı olan kanama)
- ASPİRİN ile alevlenen solunum yolu hastalığı
- Bağırsak diyafram hastalığı
Bunların hepsi ciddi yan etkilerdir. Acil tıbbi müdahale gerekebilir.
Yan etkilerin ciddiyetini belirleyecek ve gerekli diğer eylemlere karar verecek olan doktorunuz ile görüşünüz. Aşırı duyarlılığın ilk belirtilerinde ASPİRİN kullanımı kesilmelidir.
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Hamilelik döneminde doktorunuzun önerisi doğrultusunda ASPİRİN tedavisine devam ediyorsanız veya başlıyorsanız, ASPİRİN'i doktorunuzun önerdiği şekilde kullanın ve önerilenden daha yüksek doz kullanmayın.
Mevcut sınırlı sayıdaki yayınlanmış verilere dayanarak, insanlar üzerinde yapılan çalışmalar, ASPİRİN'in doğurganlık üzerinde tutarlı bir zararlı etkisi olmadığını göstermiştir ve hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalardan elde edilen kesin bir kanıt yoktur.
Hamilelik - son üç aylık dönem Doğmamış çocuğunuza zarar verebileceği veya doğum sırasında sorunlara neden olabileceği için hamileliğinizin son 3 ayındaysanız günde 100 mg'dan fazla ASPİRİN kullanmayınız. Doğmamış bebeğinizde böbrek ve kalp sorunlarına neden olabilir. Sizin ve bebeğinizin kanama eğilimini etkileyebilir ve doğumun beklenenden daha geç veya daha uzun sürmesine neden olabilir.
Eğer düşük dozda (günde 100 mg dahil) ASPİRİN kullanıyorsanız, doktorunuzun önerdiği şekilde sıkı bir obstetrik (hamileliğin takibi) takibe ihtiyacınız vardır.
Hamilelik - birinci ve ikinci üç aylık dönem Hamileliğinizin ilk 6 ayındaysanız, kesinlikle gerekli olmadıkça ve doktorunuzun tavsiyesi dışında ASPİRİN kullanmayınız.
Bu dönemde veya hamile kalmaya çalışırken tedaviye ihtiyacınız varsa, mümkün olan en kısa süre için en düşük dozun kullanılması gerekir. ASPİRİN, hamileliğin 20. haftasından itibaren birkaç günden daha uzun süre alınırsa, doğmamış bebeğinizde, bebeği çevreleyen amniyotik sıvının düşük seviyelerine (oligohidramnios) yol açabilecek böbrek sorunlarına bebeğin kalbindeki bir kan damarının (duktus arteriyozus) daralmasına neden olabilir. Birkaç günden daha uzun süre tedaviye ihtiyacınız varsa doktorunuz ek izleme önerebilir.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
ASPİRİN, anne sütüne az miktarda geçer. Sürekli olmayan kullanımlarda emzirmenin kesilmesi gerekmez. Ancak düzenli kullanımda veya yüksek dozlarda emzirmeye devam edilmemelidir.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerBu tıbbi ürün her tablette 1 mmol'den (23 mg) daha az sodyum içerir, yani aslında “sodyum içermez”.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Diğer dozlar ve formlar
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonAnstabil anjina pektoriste standart tedavinin bir parçası olarak, Akut miyokard infarktüsünde standart tedavinin bir parçası olarak, Reinfarktüs profilaksisinde, Arteriyel kan damarları ile ilgili operasyon ve diğer girişimleri takiben [Perkütan translüminal koroner anjiyoplasti (PTKA), koroner arter by-pass grefti (KABG)] Riskli hasta gruplarında geçici iskemik ataklar ve serebral infarktüsün önlenmesinde kullanılır. Kawasaki hastalığında; Ateşli dönemde inflamasyonu azaltmak için, Koroner anevrizmada trombosit agregasyonunun önlenmesinde profilaktik olarak kullanılır.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarAşağıda belirtilen durumlarda kullanılmamalıdır: Asetilsalisilik aside, diğer salisilatlara veya ilacın herhangi bir bileşenine karşı aşırı duyarlılık, Salisilatların veya benzer etkiye sahip maddelerin, özellikle de non-steroidal antiinflamatuvar ilaçların kullanımıyla tetiklenen astım öyküsü, Akut gastrointestinal ülser, Gastrointestinal kanama öyküsü olanlarda, Kanama diyatezi (hemofili veya diğer hemorajik bozukluklar), Şiddetli böbrek yetmezliği, Şiddetli karaciğer yetmezliği, Şiddetli kalp yetmezliği, Edinilmiş ve doğuştan kanama durumları olanlarda, Heparin tedavisi gören hastalarda, 15 mg/hafta veya daha yüksek dozda metotreksat ile kombine kullanım 100 mg/gün üzeri dozlarda gebeliğin üçüncü trimesterinde.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriAsetilsalisilik asit aşağıdaki durumlarda özel dikkat gösterilerek kullanılmalıdır: Analjeziklere / anti-inflamatuvar ajanlara / anti-romatizmal ilaçlara karşı aşırı duyarlılık durumunda ve diğer alerjilerin varlığında, Kronik ve tekrarlayan ülser hastalığı da dahil olmak üzere gastrointestinal ülser öyküsü olanlarda, Hipoprotrombinemi, K vitamini eksikliği vb. gibi pıhtılaşma bozuklukları olan kişilerde, Antikoagülanlarla eş zamanlı tedavi söz konusu olduğunda, Asetilsalisilik asit böbrek fonksiyon bozukluğu ve akut böbrek yetmezliği riskini artırabileceğinden, böbrek fonksiyonları ya da kardiyovasküler fonksiyon bozukluğu (örn. renal vasküler hastalık, konjestif kalp yetmezliği, hacim azalması, majör ameliyat, sepsis ya da majör hemorajik olaylar) olan hastalarda, Karaciğer fonksiyon bozukluğu durumunda, Şiddetli glukoz 6 fosfat dehidrogenaz (G6PD) eksikliği olan hastalarda asetilsalisilik asit hemoliz ya da hemolitik anemi ortaya çıkmasına neden olabilir. Hemoliz riskini artıran faktörler yüksek doz, ateş ya da akut enfeksiyondur. Metamizol ve ibuprofen ve naproksen gibi bazı NSAİİ ilaçlar, asetilsalisilik asidin trombosit agregasyonu üzerindeki inhibitör etkisini azaltabilir. Asetilsalisilik asit tedavisi gören ve metamizol veya NSAİİ ilaç almayı planlayan hastalara doktorlarıyla konuşmaları tavsiye edilmelidir. Asetilsalisilik asit bronkospazm gelişimini, astım ataklarını ya da diğer aşırı duyarlılık reaksiyonlarını tetikleyebilir. Risk faktörleri arasında önceden var olan astım, saman nezlesi, nazal polipler ya da kronik solunum yolu hastalıkları yer alır. Benzer durum diğer maddelere karşı alerjik reaksiyon (deri reaksiyonları, kaşıntı, ürtiker gibi) sergileyen hastalar için de geçerlidir. Uygulama sonrasında trombosit agregasyonu üzerinde birkaç gün süreyle devam eden inhibitör etkisine bağlı olarak, asetil salisilik asit, cerrahi müdahaleler (diş çekimi gibi küçük operasyonlar dahil) sırasında ya da sonrasında kanama eğiliminde artışa yol açabilir. Düşük dozlarda, asetilsalisilik asit ürik asit atılımını azaltır. Bu durum, yatkınlığı olan kişilerde gut ataklarını tetikleyebilir. Asetilsalisilik asit içeren ürünler, çocuklarda ve ergenlerde ateşli veya ateşsiz seyreden viral enfeksiyonlarda doktor tavsiyesi olmadan kullanılmamalıdır. Bazı viral hastalıklarda, özellikle de influenza A, influenza B ve varisella virüs enfeksiyonlarında, çok seyrek görülen ancak acil tıbbi müdahale gerektiren, yaşamı tehdit eder nitelikte bir hastalık olan Reye sendromu riski söz konusudur. Eş zamanlı olarak asetilsalisilik asit kullanıldığında bu risk artabilir; ancak bununla birlikte herhangi bir nedensellik ilişkisi gösterilmemiştir. Bu hastalıklarda gözlenen ısrarcı kusma Reye sendromunun bir işareti olabilir. Su çiçeği aşılamasından sonra 6 hafta süresince asetilsalisilik asit içeren ürünlerden kaçınılması tavsiye edilir. Çocuklarda doktor tavsiyesi olmadan kullanılmamalıdır. 18 yaşından küçükler için kullanılması önerilmez. Sodyum içeriği Bu tıbbi ürün her tablette 1 mmol’den (23 mg) daha az sodyum içerir, yani aslında “sodyum içermez”.
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerBu belgede yan etki sıklıkları tablo sütunlarında verildiği için aşağıdaki listede sıklıklar eksik ya da başka bir etkinin yanında görünebilir; sıklıklar için KÜB belgesinin aslına bakınız.
Kan ve lenf sistemi hastalıkları Demir eksikliği anemisia Hemorajik anemi Hemoliz b, Hemolitik anemi b Bağışıklık sistemi hastalıkları Aşırı duyarlılık, ilaç aşırı duyarlılığı, alerjik ödem ve anjiyoödem Anafilaktik reaksiyon Anafilaktik şok Sinir sistemi hastalıkları Baş dönmesi Beyin ve kafa içi kanama Kulak ve iç kulak hastalıkları Kulak çınlaması Kardiyak hastalıklar Kardiyorespiratuar distres d Vasküler hastalılar Hematom Kanama, kas kanaması Prosedürel kanama Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar Epistaksis, rinit Burun tıkanıklığı Asetilsalisilik asitle alevlenen solunum hastalığı Gastrointestinal hastalıklar Dispepsi, gastrointestinal ve karın ağrısı, gastrointestinal inflamasyon, gastrointestinal kanama Diş eti kanaması, gastrointestinal erozyon ve ülser Gastrointestinal ülser perforasyonu Bağırsak diyafram rahatsızlığı Hepato-bilier hastalıklar Karaciğer bozukluğu Karaciğer enzimlerinde artış Deri ve deri altı doku hastalıkları Döküntü, kaşıntı Ürtiker Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Ürogenital sistem kanaması Böbrek işlevlerinde bozulma e, akut böbrek yetmezliği e Yaralanma, zehirlenme ve prosedürel komplikasyonlar.9 *ARRIVE, asetilsalisilik asit 100 mg kolunda 6.270 denek ve plasebo kolunda 6.276 denekle yapılan Bayer sponsorluğundaki bir klinik çalışmadır. Asetilsalisilik asit maruziyetinin ortalama süresi 0 ila 7 yıl aralığında olmak üzere 5 yıldır. aKanama bağlamında bGlukoz-6-fosfat dehidrojenaz (G6PD) eksikliğinin ciddi formları bağlamında cAsetilsalisilik asit ve plasebo ile aynı sıklıkta, <%0,1oranında yaşamı tehdit eden/ölümcül vakalar rapor edilmiştir. dŞiddetli alerjik reaksiyonlar bağlamında eÖnceden böbrek fonksiyon bozukluğu veya kardiyovasküler dolaşım bozukluğu olan hastalarda.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.