ARANESP 20 MCG KULLANIMA HAZIR DOLU ENJEKTÖR ICINDE ENJEKSİYONLUK ÇÖZELTİ, 4 ADET
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Aranesp 20 mcg ne için kullanılır?
KT 1ARANESP® aynı zamanda sodyum fosfat monobazik, sodyum fosfat dibazik, sodyum klorür, polisorbat 80 ve enjeksiyonluk su içermektedir.
ARANESP® anemi tedavisinde verilen bir anti-anemiktir.
ARANESP® Eritropoietin Stimüle Edici Ajandır (ESA) ve doğal eritropoietin hormonu ile tamamen aynı şekilde işlev görmektedir. Eritropoietin böbreklerimizde üretilmektedir ve kemik iliğimizin daha fazla alyuvar üretmesini tetiklemektedir. ARANESP® 'in etkin maddesi darbepoetin alfadır ve Çin Hamster Yumurtalık Hücrelerinde gen teknolojisi ile üretilmektedir.
Kronik böbrek yetmezliğiniz var ise ARANESP® , yetişkinlerde ve çocuklarda kronik böbrek yetmezliği ile ilgili semptomatik anemi tedavisinde kullanılır. Böbrek yetmezliğinde, böbrek yeterli miktarda doğal eritropoietin hormonu üretmez, bu da anemiye yol açabilmektedir.
Vücudunuzun daha fazla alyuvar üretmesi biraz zaman alacağından, etkileri fark etmeniz dört hafta sonra gerçekleşecektir. Normal diyaliz işleminiz ARANESP® 'in anemiyi tedavi etme kapasitesini etkilemeyecektir.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarEtkin maddeye veya listelenen yardımcı maddelerden herhangi birine aşırı duyarlılık olanlarda. Yeterince kontrol altına alınmamış hipertansiyonu olanlarda. Kanser ve kansere bağlı anemilerde ve kemoterapiye bağlı anemilerde ESA’ların kullanılmasının morbidite ve mortaliteyi artırdığı gözlenmiştir. Bu nedenle; kanser, kansere bağlı anemilerde ve kanser kemoterapisine bağlı anemilerde ESA (epoetin alfa, epoetin beta, darbepoetin alfa ve benzeri ajanlar) kontrendikedir.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriGenel Kan basıncı özellikle tedavisinin başlangıcında olmak üzere tüm hastalarda izlenmelidir. Eğer uygun önlemlerin başlanmasıyla kan basıncını kontrol etmek zor oluyorsa, ® dozunu azaltarak ya da keserek hemoglobin azaltılabilir. ® ile tedavi gören KBY hastalarında, hipertansif kriz, hipertansif ensefalopati ve nöbetleri de içeren şiddetli hipertansiyon vakaları gözlenmiştir. Etkin bir eritropoezis sağlamak için, her hasta için tedaviden önce ve tedavi sırasında demir durumu değerlendirilmelidir ve bazen ilave demir tedavisi gerekebilir. ® tedavisine cevap alınmazsa, bunun nedenleri acilen araştırılmalıdır. Demir, folik asit veya B12 eksikliği ESA’ların etkisini azaltır ve bu nedenle düzeltilmelidir. Birlikteki enfeksiyonlar, inflamatuvar veya travmatik olaylar, gizli kan kaybı, hemoliz, ciddi alüminyum toksisitesi, altta yatan hematolojik hastalıklar veya kemik iliği fibrozisi de eritropoetik cevabı bozabilir. Retikülosit sayımı değerlendirmenin bir parçası olarak kabul edilmelidir. Eğer yanıt yetersizliğinin tipik nedenleri dışlanıyor ve retikülositopeni mevcut ise kemik iliği incelemesi düşünülmelidir. Eğer kemik iliği PRCA (saf alyuvar aplazisi) ile uyumlu ise anti-eritropoietin antikorları için test yapılmalıdır. Epoetin tedavisi ile ilişkili olarak Stevens-Johnson Sendromu (SJS) ve toksik epidermal nekroliz (TEN) dahil olmak üzere hayatı tehdit edici veya ölümcül olabilecek şiddetli kutanöz advers reaksiyonlar (SCARs) bildirilmiştir. Uzun etkili epoetinler ile daha şiddetli vakalar gözlemlenmiştir. Reçeteleme sırasında hastalar, belirtiler ve semptomlar konusunda bilgilendirilmeli ve cilt reaksiyonları için yakından izlenmelidir. Bu reaksiyonları düşündüren belirti ve bulgular ortaya çıkarsa, tedavisi derhal sonlandırılmalı ve alternatif bir tedavi düşünülmelidir. ® kullanımı nedeniyle SJS veya TEN gibi ciddi bir kutanöz cilt reaksiyonu gelişirse, bu hastalarda ESA (eritropoietin stimüle edici ajan) tedavisi tekrar başlatılmamalıdır. UYARI: ESA’LAR ÖLÜM, MİYOKARD ENFARKTÜSÜ, İNME, VENÖZ TROMBOEMBOLİZM, VASKÜLER GİRİŞ YOLU TROMBOZU VE TÜMÖR PROGRESYONU VE NÜKSETMESİ RİSKİNİ ARTIRIR. Kronik böbrek hastalarında eritropoezis-stimüle edici ajanlar ile tedaviye hemoglobin düzeyi 10 g/dL’nin altında başlanması düşünülmeli ve 12 g/dL’nin üzerinde tedavi kesilmelidir. Doz bireyselleştirilmesi ve kırmızı kan hücreleri transfüzyonu ihtiyacını azaltmak için yeterli olan en düşük doz kullanılmalıdır. Özellikle, tedaviye yeterli cevap vermeyen hastalarda hedef hemoglobin düzeyine (10-12 g/dL) ulaşmak için yapılacak doz artışında dikkatli olunmalıdır. Nötralize edici anti-eritropoietin antikorlarının neden olduğu saf alyuvar aplazisi de dahil olmak üzere ESA’lara bağlı olarak bildirilmiştir. Bu durum, belirgin bir şekilde, subkutan tedavi uygulanan KBY hastalarında bildirilmiştir. Bu antikorların, tüm eritropoetik proteinlerle çapraz-reaksiyona girdikleri gösterilmiştir ve eritropoietinlere nötralize edici antikorları olduğundan şüphe edilen veya olduğu teyit edilen hastalara ® uygulanmamalıdır. Hemoglobindeki çelişkili düşüş ve düşük retikülosit sayımının eşlik ettiği ciddi anemi gelişimi, epoetin ile tedavinin kesilmesi ve anti-eritropoietin antikor testi yapılmasını gerektirir. İnterferon ve ribavirin ile tedavi gören Hepatit C’li hastalarda, epoetinlerin eşzamanlı kullanıldığı durumlar rapor edilmiştir. Epoetinler, hepatit C ile ilişkili anemi tedavisinde onaylanmış değildir. bütün çalışmalarında aktif karaciğer hastalığı dışlanma kriteri olduğundan, karaciğer bozukluğu olan hastalardan elde edilen herhangi bir bilgi mevcut değildir. Karaciğer, darbepoetin alfa ve r-HuEPO’nun eliminasyonu için esas yol olarak düşünüldüğünden, karaciğer hastalığı olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. ® orak hücre anemisi olan hastalarda da dikkatli kullanılmalıdır. Sağlıklı kişiler tarafından yanlış kullanımı, kan hücrelerinin sayısında aşırı artışa neden olur. Bu da yaşamı tehdit eden kardiyovasküler sistem komplikasyonlarına neden olabilir. Kullanıma hazır dolu enjektörün iğne koruyucu kapağı alerjik reaksiyonlara yol açabilecek bir kuru doğal kauçuk (bir lateks türevi) içerir. ®, epilepsisi olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. alan hastalarda konvülsiyonlar bildirilmiştir. Bildirilmiş trombotik vasküler olaylar (TVO) riski, özellikle obezite ve TVO öyküsünü (örn. derin ven trombozu, pulmoner emboli, serebrovasküler olay) içeren, TVO açısından risk faktörleri bulunan hastalarda darbepoetin alfa tedavisinden elde edilecek yarara göre değerlendirilmelidir. Kronik böbrek yetmezliği olan hastalar Kronik böbrek yetmezliği olan hastalarda, idame hemoglobin konsantrasyonu, önerilen hedef hemoglobin konsantrasyonunun üst sınırını aşmamalıdır. Klinik çalışmalarda, 12 g/dL (7,5 mmol/L) seviyesinden fazla bir hemoglobin hedeflenerek ESA’lar uygulandığında ölüm, ciddi kardiyovasküler veya inme gibi serebrovasküler olaylarda ve vasküler erişim trombozunda bir risk artışı gözlenmiştir. Yüksek kümülatif epoetin dozları artan ölüm, ciddi kardiyovasküler ve serebrovasküler olay riski ile ilişkili olabileceğinden kronik böbrek yetmezliği hastalarında dozları artırılırken dikkatli olunmalıdır. Epoetinlere yeterince hemoglobin cevabı vermeyen hastalarda yetersiz cevapla ilgili alternatif açıklamalar dikkate alınmalıdır. Kronik böbrek hastalarında ESA (eritropoez stimüle edici ajan) tedavisi hemoglobin düzeyi 10 g/dL’nin altında olduğu zaman düşünülmelidir. Doz bireyselleştirilmeli ve kırmızı kan hücreleri, transfüzyon ihtiyacını azaltmak için yeterli olan en düşük dozda kullanılmalıdır. Hedef hemoglobin düzeyi 10-12 g/dL arasındadır. Özellikle, tedaviye yeterli cevap vermeyen hastalarda hedef hemoglobin düzeyine ulaşmak için yapılacak doz artışında dikkatli olunmalıdır. Kontrollü klinik çalışmalar, hemoglobin konsantrasyonu anemi belirtilerini kontrol etmek ve kan transfüzyonunu önlemek için gereken seviyenin ötesine artırıldığında, epoetin alımına atfolunabilir belirgin yararlar sağlandığını göstermemiştir. Ek demir tedavisi, serum ferritin değerleri 100 mcg/L altında veya transferrin saturasyonu %20’nin altında olan tüm hastalar için önerilmektedir. Serum potasyum düzeyi, tedavisi sırasında düzenli olarak kontrol edilmelidir. Her ne kadar her hangi bir kayıp olmamışsa da ® alan birkaç hastada potasyum artışı bildirilmiştir. Eğer potasyum seviyesinin artmış olduğu ya da yükseldiği gözlenirse, potasyum normal düzeye gelinceye kadar kullanımına ara verilmesi düşünülmelidir. Bu tıbbi ürün, her dozunda 1 mmol (23 mg)’dan daha az sodyum ihtiva eder, yani esasında “sodyum içermez” olarak kabul edilebilir. Biyoteknolojik ürünlerin takip edilebilirliğinin sağlanması için uygulanan ürünün ticari ismi ve seri numarası mutlaka hasta dosyasına kaydedilmelidir.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi bu ilacın içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
ARANESP ® alan bazı hastalar aşağıdaki yan etkileri yaşamışlardır:
Yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sıralanmıştır:
Çok yaygın : 10 hastanın en az 1'inde görülebilir.
Yaygın : 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan : 100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek : 1.000 hastanın birinden az, fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Çok seyrek : 10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmiyor : Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor.
Aşağıdakilerden biri olursa, ARANESP ® 'i kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
Bağışıklık sisteminde aşırı duyarlılık bulgularını gösteren kan basıncında düşüş, nefes darlığı, yüzde şişme, ciltte kızarıklık ve kaşıntı (bu bulguların çok şiddetli ve ani yanıt olarak gözlenmesi anaflaksi olarak adlandırılır); dudak, ağız, dil ve boğazda şişme (anjioödem) içeren alerjik olaylar.
Deri döküntüsü, eritema multiforme (iltihaplı cilt döküntüsü), içi su dolu kabarcık, cilt soyulması. Deride, ağızda, gözlerde ve genital organlarda kabarcıklar ile görülen şiddetli deri reaksiyonu (Stevens-Johnson sendromu). Ciltte içi su dolu kabarcıklar şeklinde görülen şiddetli deri reaksiyonu (toksik epidermal nekroliz).
Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir.
Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, sizin ARANESP ® 'e karşı ciddi alerjiniz var demektir.
Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
Kronik böbrek yetmezliği hastaları
Çok yaygın:
- Yüksek tansiyon (hipertansiyon)
- Alerjik reaksiyonlar
Yaygın:
- İnme
- Enjeksiyon alanı çevresinde ağrı
- Deri döküntüsü ve/veya deri kızarıklığı
Yaygın olmayan:
- Kan pıhtılaşması (tromboz)
- Krizler ve nöbetler (konvülsiyonlar)
- Enjeksiyon yerinde morarma ve kanama
- Diyaliz girişinde kan pıhtıları
Bilinmiyor:
- Saf alyuvar aplazisi (PRCA) – (anemi, olağandışı yorgunluk, enerji eksikliği) Tüm hastalar
Bilinmiyor:
- Aşağıdakiler gibi ciddi alerjik reaksiyonlar:
- Hayati tehlike arz eden ani alerjik reaksiyonlar (anafilaksi)
- Yutmayı veya nefes almayı zorlaştıracak şekilde yüz, dudaklar, ağız, dil veya boğazda şişmeler (anjiyoödem)
- Nefes darlığı (alerjik bronkospazm)
- Deri döküntüleri
- Kurdeşen (ürtiker)
- Epoetin tedavisi ile ilişkili olarak Stevens-Johnson Sendromu (SJS) ve toksik epidermal nekroliz (TEN) gibi şiddetli cilt döküntüleri bildirilmiştir. Bunlar, genellikle gövdede hedef tipi kırmızı nokta veya sıklıkla merkezi kabarcıklı dairesel yamalar, cilt soyulmaları, ağız, boğaz, burun, cinsel organ ve göz ülseri biçiminde belirir ve ateş ve grip benzeri belirtilerden önce oluşabilir. Eğer ciddi bir kızarıklık veya bu cilt semptomlarından birini geliştirirseniz, ARANESP ® kullanmayı bırakınız, derhal doktorunuza başvurunuz veya tıbbi yardım isteyiniz. Ayrıca 2. bölümü gözden geçiriniz.
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı almadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
ARANESP® hamile kadınlarda test edilmemiştir. Aşağıdaki durumları doktorunuza söylemeniz gerekmektedir:
- hamile iseniz;
- hamile olabileceğinizi düşünüyorsanız; veya
- hamile kalmayı planlıyorsanız.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Darbepoetin alfanın anne sütüne geçip geçmediği bilinmemektedir. ARANESP® kullanırken emzirmeyi kesmelisiniz.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerBu tıbbi ürün, her bir dozunda 1 mmol (23 mg)'dan daha az sodyum ihtiva eder, yani esasında “sodyum içermez” olarak kabul edilebilir.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Diğer dozlar ve formlar
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonAntianemiktir, Diyalize giren yetişkin ve pediyatrik hastalarda kronik böbrek yetmezliği ile ilgili renal anemi tedavisi, Prediyaliz hastalarında semptomatik renal anemi tedavisi, Hb düzeyi ≤ 10 g/dL olan kronik böbrek hastalığına bağlı anemi tanısı almış hastalarda Eritropoiezis Stimüle Edici Ajanların (ESA) kullanılması endikedir, Bu ajanların kullanımında hedef hemoglobin (Hb) düzeyi 10-12 g/dL’dir. Hedef Hb düzeyi 12 g/dL üzerine çıkarılmamalıdır. ESA ajanlar Hb düzeyi 12 g/dL olduğunda kesilmelidir.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarEtkin maddeye veya listelenen yardımcı maddelerden herhangi birine aşırı duyarlılık olanlarda. Yeterince kontrol altına alınmamış hipertansiyonu olanlarda. Kanser ve kansere bağlı anemilerde ve kemoterapiye bağlı anemilerde ESA’ların kullanılmasının morbidite ve mortaliteyi artırdığı gözlenmiştir. Bu nedenle; kanser, kansere bağlı anemilerde ve kanser kemoterapisine bağlı anemilerde ESA (epoetin alfa, epoetin beta, darbepoetin alfa ve benzeri ajanlar) kontrendikedir.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriGenel Kan basıncı özellikle tedavisinin başlangıcında olmak üzere tüm hastalarda izlenmelidir. Eğer uygun önlemlerin başlanmasıyla kan basıncını kontrol etmek zor oluyorsa, ® dozunu azaltarak ya da keserek hemoglobin azaltılabilir. ® ile tedavi gören KBY hastalarında, hipertansif kriz, hipertansif ensefalopati ve nöbetleri de içeren şiddetli hipertansiyon vakaları gözlenmiştir. Etkin bir eritropoezis sağlamak için, her hasta için tedaviden önce ve tedavi sırasında demir durumu değerlendirilmelidir ve bazen ilave demir tedavisi gerekebilir. ® tedavisine cevap alınmazsa, bunun nedenleri acilen araştırılmalıdır. Demir, folik asit veya B12 eksikliği ESA’ların etkisini azaltır ve bu nedenle düzeltilmelidir. Birlikteki enfeksiyonlar, inflamatuvar veya travmatik olaylar, gizli kan kaybı, hemoliz, ciddi alüminyum toksisitesi, altta yatan hematolojik hastalıklar veya kemik iliği fibrozisi de eritropoetik cevabı bozabilir. Retikülosit sayımı değerlendirmenin bir parçası olarak kabul edilmelidir. Eğer yanıt yetersizliğinin tipik nedenleri dışlanıyor ve retikülositopeni mevcut ise kemik iliği incelemesi düşünülmelidir. Eğer kemik iliği PRCA (saf alyuvar aplazisi) ile uyumlu ise anti-eritropoietin antikorları için test yapılmalıdır. Epoetin tedavisi ile ilişkili olarak Stevens-Johnson Sendromu (SJS) ve toksik epidermal nekroliz (TEN) dahil olmak üzere hayatı tehdit edici veya ölümcül olabilecek şiddetli kutanöz advers reaksiyonlar (SCARs) bildirilmiştir. Uzun etkili epoetinler ile daha şiddetli vakalar gözlemlenmiştir. Reçeteleme sırasında hastalar, belirtiler ve semptomlar konusunda bilgilendirilmeli ve cilt reaksiyonları için yakından izlenmelidir. Bu reaksiyonları düşündüren belirti ve bulgular ortaya çıkarsa, tedavisi derhal sonlandırılmalı ve alternatif bir tedavi düşünülmelidir. ® kullanımı nedeniyle SJS veya TEN gibi ciddi bir kutanöz cilt reaksiyonu gelişirse, bu hastalarda ESA (eritropoietin stimüle edici ajan) tedavisi tekrar başlatılmamalıdır. UYARI: ESA’LAR ÖLÜM, MİYOKARD ENFARKTÜSÜ, İNME, VENÖZ TROMBOEMBOLİZM, VASKÜLER GİRİŞ YOLU TROMBOZU VE TÜMÖR PROGRESYONU VE NÜKSETMESİ RİSKİNİ ARTIRIR. Kronik böbrek hastalarında eritropoezis-stimüle edici ajanlar ile tedaviye hemoglobin düzeyi 10 g/dL’nin altında başlanması düşünülmeli ve 12 g/dL’nin üzerinde tedavi kesilmelidir. Doz bireyselleştirilmesi ve kırmızı kan hücreleri transfüzyonu ihtiyacını azaltmak için yeterli olan en düşük doz kullanılmalıdır. Özellikle, tedaviye yeterli cevap vermeyen hastalarda hedef hemoglobin düzeyine (10-12 g/dL) ulaşmak için yapılacak doz artışında dikkatli olunmalıdır. Nötralize edici anti-eritropoietin antikorlarının neden olduğu saf alyuvar aplazisi de dahil olmak üzere ESA’lara bağlı olarak bildirilmiştir. Bu durum, belirgin bir şekilde, subkutan tedavi uygulanan KBY hastalarında bildirilmiştir. Bu antikorların, tüm eritropoetik proteinlerle çapraz-reaksiyona girdikleri gösterilmiştir ve eritropoietinlere nötralize edici antikorları olduğundan şüphe edilen veya olduğu teyit edilen hastalara ® uygulanmamalıdır. Hemoglobindeki çelişkili düşüş ve düşük retikülosit sayımının eşlik ettiği ciddi anemi gelişimi, epoetin ile tedavinin kesilmesi ve anti-eritropoietin antikor testi yapılmasını gerektirir. İnterferon ve ribavirin ile tedavi gören Hepatit C’li hastalarda, epoetinlerin eşzamanlı kullanıldığı durumlar rapor edilmiştir. Epoetinler, hepatit C ile ilişkili anemi tedavisinde onaylanmış değildir. bütün çalışmalarında aktif karaciğer hastalığı dışlanma kriteri olduğundan, karaciğer bozukluğu olan hastalardan elde edilen herhangi bir bilgi mevcut değildir. Karaciğer, darbepoetin alfa ve r-HuEPO’nun eliminasyonu için esas yol olarak düşünüldüğünden, karaciğer hastalığı olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. ® orak hücre anemisi olan hastalarda da dikkatli kullanılmalıdır. Sağlıklı kişiler tarafından yanlış kullanımı, kan hücrelerinin sayısında aşırı artışa neden olur. Bu da yaşamı tehdit eden kardiyovasküler sistem komplikasyonlarına neden olabilir. Kullanıma hazır dolu enjektörün iğne koruyucu kapağı alerjik reaksiyonlara yol açabilecek bir kuru doğal kauçuk (bir lateks türevi) içerir. ®, epilepsisi olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. alan hastalarda konvülsiyonlar bildirilmiştir. Bildirilmiş trombotik vasküler olaylar (TVO) riski, özellikle obezite ve TVO öyküsünü (örn. derin ven trombozu, pulmoner emboli, serebrovasküler olay) içeren, TVO açısından risk faktörleri bulunan hastalarda darbepoetin alfa tedavisinden elde edilecek yarara göre değerlendirilmelidir. Kronik böbrek yetmezliği olan hastalar Kronik böbrek yetmezliği olan hastalarda, idame hemoglobin konsantrasyonu, önerilen hedef hemoglobin konsantrasyonunun üst sınırını aşmamalıdır. Klinik çalışmalarda, 12 g/dL (7,5 mmol/L) seviyesinden fazla bir hemoglobin hedeflenerek ESA’lar uygulandığında ölüm, ciddi kardiyovasküler veya inme gibi serebrovasküler olaylarda ve vasküler erişim trombozunda bir risk artışı gözlenmiştir. Yüksek kümülatif epoetin dozları artan ölüm, ciddi kardiyovasküler ve serebrovasküler olay riski ile ilişkili olabileceğinden kronik böbrek yetmezliği hastalarında dozları artırılırken dikkatli olunmalıdır. Epoetinlere yeterince hemoglobin cevabı vermeyen hastalarda yetersiz cevapla ilgili alternatif açıklamalar dikkate alınmalıdır. Kronik böbrek hastalarında ESA (eritropoez stimüle edici ajan) tedavisi hemoglobin düzeyi 10 g/dL’nin altında olduğu zaman düşünülmelidir. Doz bireyselleştirilmeli ve kırmızı kan hücreleri, transfüzyon ihtiyacını azaltmak için yeterli olan en düşük dozda kullanılmalıdır. Hedef hemoglobin düzeyi 10-12 g/dL arasındadır. Özellikle, tedaviye yeterli cevap vermeyen hastalarda hedef hemoglobin düzeyine ulaşmak için yapılacak doz artışında dikkatli olunmalıdır. Kontrollü klinik çalışmalar, hemoglobin konsantrasyonu anemi belirtilerini kontrol etmek ve kan transfüzyonunu önlemek için gereken seviyenin ötesine artırıldığında, epoetin alımına atfolunabilir belirgin yararlar sağlandığını göstermemiştir. Ek demir tedavisi, serum ferritin değerleri 100 mcg/L altında veya transferrin saturasyonu %20’nin altında olan tüm hastalar için önerilmektedir. Serum potasyum düzeyi, tedavisi sırasında düzenli olarak kontrol edilmelidir. Her ne kadar her hangi bir kayıp olmamışsa da ® alan birkaç hastada potasyum artışı bildirilmiştir. Eğer potasyum seviyesinin artmış olduğu ya da yükseldiği gözlenirse, potasyum normal düzeye gelinceye kadar kullanımına ara verilmesi düşünülmelidir. Bu tıbbi ürün, her dozunda 1 mmol (23 mg)’dan daha az sodyum ihtiva eder, yani esasında “sodyum içermez” olarak kabul edilebilir. Biyoteknolojik ürünlerin takip edilebilirliğinin sağlanması için uygulanan ürünün ticari ismi ve seri numarası mutlaka hasta dosyasına kaydedilmelidir.
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerKan ve lenf sistemi hastalıkları Bilinmiyor Saf alyuvar aplazisi Bağışıklık sistemi hastalıkları Çok yaygın Aşırı duyarlılıka Sinir sistemi hastalıkları Yaygın İnme b Yaygın olmayan Konvülsiyonlar Kardiyak hastalıklar Çok yaygın Hipertansiyon Vasküler hastalıklar Yaygın olmayan Tromboembolik olaylarc Yaygın olmayan 1 Diyaliz damar yolu trombozu d Deri ve deri altı doku hastalıkları Yaygın Döküntü/eritem e Bilinmiyor SJS/TEN, eritema multiforme, içi su dolu kabarcık, cilt soyulması Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Yaygın Enjeksiyon yerinde ağrı Yaygın olmayan Enjeksiyon yerinde morarma Enjeksiyon yerinde hemoraji Kaynak: TREAT çalışmasında (çalışma 20010184) advers reaksiyon olarak tanımlanan inme dışında 5 randomize, çift kör, aktif kontrollü çalışmayı içerir (970200, 970235, 980117, 980202 ve 980211). 1 Pazarlama sonrası ortamda tespit edilen advers reaksiyonlar. Kısa Ürün Bilgisi Kılavuzu (2. Revizyon, Eylül 2009) doğrultusunda, pazarlama sonrasında tespit edilen advers reaksiyon sıklığı “üç kuralı” ile belirlenmiştir. 2 Sıklık mevcut verilerden hesaplanamamaktadır. a Aşırı duyarlılık olayları, aşırı duyarlılığa yönelik SMQ kapsamındaki tüm olayları içerir. b İnme olayları PT hemorajik inme, iskemik inme, serebrovasküler kaza ve ilerleyen inmeyi içerir. c Trombotik olay advers reaksiyonu PT arteriyel emboli, tromboflebit, tromboz ve ekstremitede venöz trombozu içerir. d Diyaliz damar yolu trombozu, diyaliz damar yolu trombozuna yönelik AMQ kapsamındaki tüm advers reaksiyonları içerir. Döküntü/eritem advers reaksiyonu PT döküntü, pruritik döküntü, maküler döküntü, jeneralize döküntü ve eritemi içerir. Seçilmiş advers reaksiyonların tanımı Kronik böbrek yetmezliği olan hastalar TREAT çalışmasında inme KBY hastalarında yaygın olarak bildirilmiştir. İzole vakalarda, tedavisine bağlı nötralize edici anti-eritropoietin antikorunun aracılık ettiği saf alyuvar aplazisi (PRCA) esas olarak subkutan yolla tedavi edilen KBY hastalarında bildirilmiştir. PRCA tanısının konması halinde, tedavisine ara verilmeli ve hastalarda diğer bir rekombinant eritropoietik proteinle tedavi yapılmamalıdır. Tüm aşırı duyarlılık reaksiyonlarının sıklığının, klinik araştırma verilerine göre KBY hastalarında çok yaygın olduğu tahmin edilmiştir. Aşırı duyarlılık reaksiyonları plasebo gruplarında da çok yaygın olarak izlenmiştir. Pazarlama sonrası deneyimde darbepoetin alfa ile ilgili olarak anafilaktik reaksiyon, anjiyoödem, alerjik bronkospazm, deri döküntüsü ve ürtiker dahil ciddi aşırı duyarlılık reaksiyonları bildirilmiştir. Stevens-Johnson Sendromu (SJS) ve toksik epidermal nekroliz (TEN) dahil olmak üzere hayatı tehdit edici veya ölümcül olabilecek şiddetli kutanöz advers reaksiyonlar bildirilmiştir. Darbepoetin alfa alan hastalarda konvülziyonlar bildirilmiştir. Sıklığın, klinik araştırma verilerine dayanarak KBY hastalarında yaygın olmayan şeklinde olduğu tahmin edilmiştir. Hemodiyaliz gören KBY hastalarında, pazarlama sonrası deneyimde damar yolu trombozu olayları (örn. damar yolu komplikasyonu, arteriyovenöz fistül trombozu, greft trombozu, şant trombozu, arteriyovenöz fistül yeri komplikasyonu vb.) bildirilmiştir. Klinik çalışma verilerine göre sıklık n olmayan’ şeklinde hesaplanmıştır. Pediyatrik kronik böbrek yetmezliği popülasyonu Tüm pediyatrik KBY çalışmalarında, daha önceden yetişkin hastalar için bildirilenler ile karşılaştırıldığında pediyatrik hastalar için tanımlı herhangi bir ilave advers reaksiyon bulunmamaktadır.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.