ANAPOLON 50 MG TABLET, 20 ADET
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Anapolon 50 mg ne için kullanılır?
KT 1ANAPOLON'un içinde bulunan oksimetolon ağızdan alınan güçlü bir androjenik maddedir.
Vücuttaki başlıca erkeklik hormonu olan testosteron'un sentetik bir türevi olan oksimetolon, kemik iliği yetersizliğine bağlı anemisi (kansızlığı) olan hastalarda eritropoietin adlı hormonun üretimini ve idrar yolu ile atılımını artırır. Alyuvar yapımı yetersizliğine bağlı anemilerde ise, eritropoezi (alyuvar yapımını) sıklıkla uyarır.
ANAPOLON anabolik steroidler sınıfında yer alır ve testosteronun (erkeklik hormonu) sentetik bir türevidir.
ANAPOLON, vücutta alyuvar yapımındaki azalmaya bağlı anemilerin (kansızlık), sonradan oluşan ya da doğuştan aplastik anemilerin (genelde nedeni bilinmeyen ve kemik iliği yetersizliği ile karakterize anemi), miyelofibrozis (nedeni bilinmeyen kötücül bir kemik iliği hastalığı) ve miyelotoksik ilaçlara (kemik iliği fonksiyonlarını bozucu ilaçlar) bağlı olarak oluşan hipoplastik anemilerin (kemik iliği yetersizliğinden kaynaklanan ağır anemiler) tedavisinde kullanılır.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Bileşimindeki maddelerden herhangi birine karşı önceden oluşmuş aşırı duyarlılık durumları.
- Erkeklerde prostat ve/veya meme kanseri varlığı.
- Kanda kalsiyum düzeyinin yüksek olduğu kadınlardaki meme kanseri.
- Hamilelik.
- Ağır böbrek ve/veya karaciğer bozukluğu.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınız- Ciddi yan etkileri nedeniyle gerek ANAPOLON gerekse de benzer etkili diğer erkeklik hormonu içeren ürünler sporcuların yeteneklerini arttırmak amacıyla kullanılmamalıdır.
- Meme kanseri bulunan hastalarda ANAPOLON veya benzer ilaçlar ile tedavi, kandaki kalsiyum düzeyinin yükselmesine neden olabilir. Böyle durumlarda ilaç kesilmelidir.
- Normal dozlarda uygulanan ANAPOLON veya benzer ilaç tedavisi sırasında, sarılık da dahil olmak üzere karaciğerde fonksiyonları bozucu ve bazen kötü karaktere sahip durumlar ortaya çıkabilir.
- Sarılık ağrısız ve kaşıntılı yada kaşıntısız olabilir ve yanlış değerlendirilebilinir. İlaca bağlı sarılık ilaç kesildiğinde genellikle düzelir. Tedaviye devam edilmesi durumunda koma ve ölüm ortaya çıkabilir. ANAPOLON tedavisi sırasında karaciğer fonksiyonları belli aralıklar ile kontrol edilmelidir.
- ANAPOLON veya benzer ilaçları kullanan kadınlarda erkekleşme belirtileri ve adet görememe durumu görülebilir.
- ANAPOLON veya benzer ilaçlar ile tedavi edilen hastaların bazılarında demir eksikliği anemisi olarak bilinen bir kansızlık tablosu ortaya çıkabilmektedir. Gerekli testler ile tablonun kesin tanısını takiben hastalara uygun demir tedavisi uygulanmalıdır.
- ANAPOLON veya benzer ilaçlar ile tedavi edilen aplastik anemili hastalarda lösemi (kan kanseri) gelişebilir. Ancak burada ilacın rolünün bulunup bulunmadığı ve eğer varsa bunun ne olduğu açıklığa kavuşmamıştır.
- ANAPOLON veya benzer ilaçları kalp, böbrek veya karaciğer hastalığı bulunan hastalara verirken dikkatli olunmalıdır. Bazen kalp yetmezliği tablosu bulunan hastalara verildiğinde bu ilaçlar hastalarda var olan ödemi fazlalaştırabilir. Bu durum uygun ilaç tedavisi ile kontrol altına alınabilir.
- ANAPOLON veya benzer ilaçlar, antikoagülanlara (kanın pıhtılaşmasını önleyen-geciktiren ilaçlara) duyarlılığı artırabilir. Antikoagülan dozunun, hastalardaki kanama ve pıhtılaşma zamanlarını normal düzeyde tutmak amacı ile azaltılması gerekebilir.
ANAPOLON veya benzer ilaçların kan şekeri düzeyini değiştirdikleri gösterilmiştir. Diyabetikler (şeker hastaları) hastalar dikkatle izlenmeli, insülin veya diğer kan şekerini düzenleyici ilaçların dozu uygun şekilde ayarlanmalıdır.
ANAPOLON veya benzer ilaçlar, prostat büyümesi olan hastalarda dikkatle kullanılmalıdır. Söz konusu ilaçlar ile tedavi edilen yaşlı erkek hastalar, prostat büyümesi ve prostat kanseri gelişmesi bakımından daha yüksek bir risk altında bulunabilirler.
ANAPOLON veya benzer ilaçlar ile tedavi edilen hastalarda ateroskleroz (damar sertliği) ile birlikte görülen kan lipid değişiklikleri ortaya çıkabilmektedir. Bu değişikliklere örnek olarak iyi kolesterolün (HDL) azalması ve bazen kötü kolesterolün (LDL) artması gösterilebilir. Bu değişiklikler önemli ölçüde fazla olabilir ve hasta için ciddi riskler doğurabilir.
Çocuklar: Gerek ANAPOLON gerekse de benzer etkili diğer erkeklik hormonu içeren ürünler çocuklarda çok dikkatli kullanılmalıdır. Söz konusu ürünler çocuklarda boy uzamasında gerilemeye yol açabilmekte ve bu etki ilaç bırakıldıktan sonra 6 ay devam edebilmektedir.
Bu nedenle tedavi 6 aylık aralarla alınan röntgen filmleri yardımıyla izlenmeli ve çocuğun yetişkin boya ulaşması güvence altına alınmalıdır.
Eğer başka bir hastalığınız varsa, bünyeniz alerjikse ve başka herhangi bir ilaç alıyorsanız doktorunuzu bilgilendiriniz.
“Bu uyarılar geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.”
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi, ANAPOLON'nun içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Aşağıdakilerden biri olursa, ANAPOLON'u kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Yüz, dil ve dudaklarda şişme
- Nefes almada güçlük
- Deride yaygın kızarıklıkla birlikte kaşıntılı döküntüler
- Sarılık 'Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir.
Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, sizin ANAPOLON'a karşı ciddi alerjiniz var demektir. Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.' 'Bu çok ciddi yan etkilerin hepsi oldukça seyrek görülür.'
Aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz, doktorunuza söyleyiniz:
Yaygın:
- Erkeklerde ergenlik öncesi dönemde peniste büyüme ve sertleşme sıklığında artma
- Her iki cinste de cinsel istekte artma ya da azalma.
Yaygın olmayan:
- Erkeklerde; ergenlik sonrası dönemde testis fonksiyonlarının baskılanması, testislerin küçülmesi ve sperm sayısında azalma, iktidarsızlık, kronik priapizm (erkeklerdeki uzun süreli ağrılı sertleşme), epididimit (testis arkası iltihabı), jinekomasti (erkekte meme büyümesi), mesane (sidik torbası) aşırı duyarlılığı ve semen sıvısında azalma,
- Kadınlarda; klitoriste büyüme ve adet düzensizlikleri, ses kalınlaşması
- Eksitasyon (uyarılma) ve uykusuzluk
- Demir eksikliğine bağlı kansızlık ve kan sulandırıcı ilaçlar ile birlikte kullanımı ile kanama
- Karaciğer testlerinde bozulma,
Seyrek:
- Uzun süreli kullanımda sarılık da dahil olmak üzere karaciğerde fonksiyonları bozucu ve bazen kötü karaktere sahip durumlar
- Kadınlarda ve ergenlik öncesi erkek çocuklarda akne, kadınlarda kıllanma ve erkek tipi saç dökülmesi, ergenlik sonrası erkeklerde saç dökülmesi
- Çocuklarda büyüme gerilemesi, erişkinlerde kas krampları
- Safra kanallarından atılım bozukluğuna bağlı sarılık
- Kilo artışı ve ödem 'Bunlar ANAPOLON'un hafif yan etkileridir.'
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etkiyle karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Hamilelerde ve hamile olması muhtemel olanlarda kullanılmamalıdır.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
ANAPOLON veya benzer ilaçların insan sütüne geçip geçmedikleri bilinmemektedir. İlacın doğurabileceği istenmeyen etkiler bebekte ortaya çıkabileceğinden ilaç kullanıldığı sürece süt verilmemelidir.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerEğer daha önceden doktorunuz tarafından bazı şekerlere karşı dayanıksızlığımızın olduğu söylenmişse bu tıbbi ürünü almadan önce doktorunuzla temasa geçiniz.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonKonjenital aplastik anemi, hipoplastik anemi, miyelofibrozis, miyelotoksik ilaçların yol açtığı aplastik anemi ve eritrosit yapım bozukluğuna bağlı anemilerin tedavisinde kullanılır. Ancak, söz konusu rahatsızlıklar sırasında uygulanması gerekebilen; Demir, Folik asit, B12 Vitamini ve Piridoksin yetersizliği tedavileri ile transfüzyon, antibakteriyel ilaç tedavisi ve kortikosteroid tedavi yöntemlerinin yerine geçmez.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarAşağıdaki durumlarda kullanılmamalıdır: Bileşimindeki maddelerden herhangi birine karşı önceden oluşmuş aşırı duyarlılık durumları Erkeklerde prostat ve meme karsinomu Hiperkalsemili kadınlarda meme karsinomu (anabolik androjenik steroidler kemiklerin osteolitik rezorpsiyonunu stimüle edebilir) Hamilelik (Oksimetolon hamile kadınlara verildiğinde fetusa zarar verebilir. Hamilelerle, hamile kalması muhtemel olan kadınlara verilmemelidir. İlacı kullanırken hamile kalması durumunda, ilacın bebeğe verebileceği zararlar hastaya anlatılmalıdır) Nefrozis ve nefritin nefrotik fazı Ağır karaciğer bozukluğu Özel kullanım uyarıları ve önlemleri Ciddi yan etkileri nedeniyle anabolik steroidler sporcuların yeteneklerini arttırmak amacıyla kullanılmamalıdır. Meme kanseri bulunan hastalarda androjenik ilaç tedavisi osteolizisi uyararak hiperkalsemiye neden olabilir. Böyle durumlarda ilaç kesilmelidir. Hepatotoksisite: Sarılık da dahil olmak üzere hepatotoksik etkiler normal dozlarda sık görülür. Klinik sarılık ağrısız ve kaşıntılı yada kaşıntısız olabilir. Keza akut karaciğer büyümesi ve sağ üst kadranda ağrı ile birlikte ortaya çıkarak yanlışlıkla akut safra kanalı tıkanıklığı şeklinde değerlendirilebilir. İlaca bağlı sarılık ilaç kesildiğinde genellikle düzelir. Tedaviye devam edilmesi durumunda hepatik koma ve ölüm ortaya çıkabilir. Hepatotoksisite nedeniyle Oksimetolon tedavisi sırasında periodik karaciğer fonksiyon testleri önerilir. Oksimetolon ve diğer androjenlerle uzun süre tedavi edilen konjenital ve edinilmiş aplastik anemili hastalarda, karaciğerde kan dolu kistlerle karakterli, etiyolojisi tam olarak tanımlanmamış nadir bir durum olan peliosis hepatis ve hepatosellüler karsinoma gözlenmiştir. Bazı vakalarda ilacın kesilmesi sonunda hepatik lezyonlarda düzelme ortaya çıkmıştır. Anabolik steroidlerin kullanımı sırasında karaciğer tümörleri bildirilmiştir. Sıklıkla bu tümörler selim ve androjen bağımlıdır, ancak fatal malign tümörler de bildirilmiştir. İlacın kesilmesi ile sıklıkla tümörler geriler veya büyümeleri durur. Bununla birlikte androjen ve anabolik steroidlerle ilişkili tümörler diğer karaciğer tümörlerine göre daha fazla damar içerir ve yaşamı tehdit eden intraabdominal kanama gelişene kadar sessiz kalabilir. Virilizasyon: Kadınlar virilizasyon belirtileri (ses kalınlaşması, hirsutizm, akne ve kliteromegali) açısından gözlemlenmelidir. Geri dönüşümsüz değişikliklerden kaçınmak için hafif virilizasyon ilk saptandığı anda tedavi kesilmelidir. Bu tür virilizasyon genellikle yüksek doz androjenik anabolik steroidlerle ortaya çıkmaktadır. Bazı virilizasyon değişiklikleri tedavi kesilse bile geri dönüşümsüz olabilir ve östrojenlerin birlikte kullanımıyla engellenemezler. Amenoreyi de içeren adet düzensizlikleri de ortaya çıkabilir. Yetişkin kadınlarda trombositopeni varlığında bile, genellikle amenore görülür. Menorajinin kontrolü için yüksek dozda progestasyonel ajanların tedaviye eklenmesi önerilmez. Yüksek doz anabolik steroid alan hastalarda hemoglobin ve hemotokrit düzeyleri polisitemi açısından periyodik olarak takip edilmelidir. Oksimetolon ile tedavi edilen hastaların bazılarında serum demirinin düşmesi ve transferrin saturasyon yüzdesinin azalması şeklinde ortaya çıkan demir yetersizliği anemisinin geliştiği gözlenmiştir. Bu durumda serum demir ve demir bağlama kapasitesini periyodik olarak tespit edilmesi tavsiye edilmektedir. Demir yetersizliği saptandığı takdirde uygun demir preparatı verilerek tedavi edilmelidir. Oksimetolon ile tedavi edilen aplastik anemili hastalarda lösemi gözlenmiştir. Ancak burada ilacın rolünün bulunup bulunmadığı ve eğer varsa bunun ne olduğu açıklığa kavuşmamıştır. Çünkü kan diskrazilerinde malignleşme ortaya çıkabilmektedir, aplastik anemili olupta oksimetolon ile tedavi edilmeyen hastalarda lösemi bildirilmiştir. Bu gibi ilaçları kalp, böbrek veya karaciğer hastalığı bulunan hastalara verirken dikkatli olunmalıdır. Adrenal steroidler ve ACTH’nın birlikte uygulanması ödemi fazlalaştırabilir. Bu durum uygun diüretik ve/veya digital tedavisi ile kontrol altına alınabilir. Disemine meme karsinomu bulunan kadınlarda hormonal tedavinin bir sonucu olarak veya kendiliğinden hiperkalsemi gelişebilir. İlaç kullanılırken böyle bir durum ortaya çıkarsa ilaç kesilmelidir. Anabolik steroidler antikoagülanlara duyarlılığı arttırabilir. Antikoagülan dozunun, protrombin zamanını normal düzeyde tutmak amacı ile azaltılması gerekebilir. Anabolik steroidlerin glukoz tolerans testlerini değiştirdikleri gösterilmiştir. Diyabetik hastalar dikkatle izlenmeli, insülin veya hipoglisemik ilaç dozajı uygun şekilde ayarlanmalıdır. Benign prostatik hipertrofili hastalarda anabolik steroidler dikkatle kullanılmalıdır. Androjenik anabolik steroidlerle tedavi edilen yaşlı erkek hastalar prostat hipertirofisi ve prostat karsinomunun gelişmesi bakımından daha yüksek bir risk altında bulunabilirler. Androjenik, anabolik steroidlerle tedavi edilen hastalarda aterosklerozis ile birlikte görülen kan lipid değişiklikleri ortaya çıkabilmektedir. Bu değişikliklere örnek olarak yüksek yoğunluklu lipoproteinlerin azalması ve bazen düşük yoğunluklu lipoproteinlerin artması gösterilebilir. Bu değişiklikler önemli ölçüde fazla olabilir ve aterosklerozis ile koroner arter hastalığı için ciddi riskler doğurabilir. Nadir kalıtımsal galaktoz intoleransı, Lapp laktoz yetmezliği ya da glikoz-galaktoz malabsorpsiyon problemi olan hastaların bu ilacı kullanmamaları gerekir. Diğer tıbbi ürünlerle etkileşim ve diğer etkileşim biçimleri İlaçlar: Varfarin: Sağlıklı gönüllülerde anabolik steroidler ve varfarin ile klinik olarak anlamlı etkileşim bildirilmiştir. Varfarin kullanmakta olan hastalara anabolik steroid tedavisi başlanacaksa INR ve protrombin zamanları (PT) yakından izlenmeli ve stabil hedef INR ve PT değerlerine ulaşıncaya dek varfarin dozu ayarlanmalıdır. tablet ve varfarin kullanan hastalarda, dozu değiştirilecek veya tedavi kesilecekse, INR ve PT takibi ve varfarin dozunun ayarlanması önerilmektedir. Hastalar özellikle gizli kanama belirti ve bulguları açısından dikkatle izlenmelidir. Antikoagülanlar: Anabolik steroidler oral antikoagülanlara olan duyarlığı artırabilir. Antikoagülan dozu istenilen protrombin zamanına ulaşmak için azaltılabilir. Oral antikoagülan alan hastalar, anabolik steroid tedavisi başlanıldığında ya da sonlandırıldığında dikkatle gözlenmelidir. Laboratuar Testleri: Açlık kan şekeri ve glukoz tolerans testleri: Anabolik steroid kullanımına bağlı olarak değişiklikler oluşabilir. Tiroid fonksiyon testleri: Anabolik steroid kullanımına bağlı olarak TBG (Tiroksin Bağlayıcı Globülin) azalması, tiroksin bağlama kapasitesi ve radyoaktif iyot alımı azalması, eritrositler veya resin tarafından T3 alımı artması saptanabilir. Serbest tiroksin normaldir. Testlerdeki değişiklikler anabolik tedavinin durdurulmasından sonra genellikle 2-3 hafta daha devam edebilir. Protrombin zamanı: Anabolik steroid kullanımına bağlı olarak protrombin zamanı uzayabilir. Elektrolitler: Sodyum, klorür, su, potasyum fosfat ve kalsiyum retansiyonu görülebilir. Serum kolesterolünde artma veya azalma ortaya çıkabilir. Pıhtılaşma faktörlerinden II, V, VII ve X’un supresyonu, tedavinin kesilmesinden sonra iki hafta kadar süren kreatin ve kreatinin itrahı artışı ve 17ketosteroid itrahı azalması görülebilir.
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerKan ve lenf sistemi hastalıkları: Yaygın olmayan: Demir eksikliği anemisi ve oral antikoagülanlar ile birlikte kullanımı ile kanama Çok seyrek: Lösemi Metabolizma ve beslenme hastalıkları: Seyrek: Kilo artışı ve ödem Sinir sistemi hastalıkları: Yaygın olmayan: Eksitasyon ve insomni Gastrointestinal sistem hastalıkları: Çok seyrek: Bulantı, kusma, diyare Hepato-biliyer hastalıkları: Seyrek: Uzun süreli kullanımda hepatoselüler karsinoma ve peliosis hepatis, kolestatik sarılık, hepatik nekroz ve ölüm Deri ve deri altı doku hastalıkları Seyrek: Kadınlarda ve puberte öncesi erkek çocuklarda akne, kadınlarda hirsutizm ve erkek tipi saç dökülmesi, puberte sonrası erkeklerde saç dökülmesi Kas-iskelet bozukluklar, bağ doku ve kemik hastalıkları: Seyrek: Çocuklarda epifizlerin erken kapanmasına bağlı büyüme gerilemesi, erişkinlerde kas krampları Genitoüriner sistem hastalıkları: Yaygın: Erkeklerde prepubertal dönemde peniste büyüme ve ereksiyon sıklığında artma, her iki cinste de libido artması ya da azalması. Yaygın olmayan: Erkeklerde postpubertal dönemde testis fonksiyonlarının baskılanması, testis atrofisi ve oligospermi, impotans, kronik priapizm, epididimit, jinekomasti, mesane irritabilitesi ve semen sıvısında azalma, kadınlarda klitoriste büyüme ve menstrüel düzensizlikler Söz konusu değişiklikler tedavinin kesilmesinden sonra düzelir. Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıkları Yaygın olmayan: Kadınlarda ses kalınlaşması Araştırmalar Yaygın olmayan: Karaciğer fonksiyon testlerinde bozulma.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.