AMLIPIN 5 / 10 MG FILM TABLET, 30 ADET
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Amlipin 5/10 mg ne için kullanılır?
KT 1AMLİPİN, kalsiyum kanal blokörleri (kalsiyum antagonistleri) olarak adlandırılan bir ilaç grubunda yer alan amlodipini ve anjiyotensin dönüştürücü enzim inhibitörleri (ADE) olarak adlandırılan bir ilaç grubunda yer alan lisinoprili içeren bir kombinasyondur.
AMLİPİN, erişkinlerde hipertansiyon (yüksek kan basıncı) tedavisinde kullanılır.
AMLİPİN, eş zamanlı olarak uygulanan 5 mg amlodipin ve 10 mg lisinopril tedavisi ile kan basıncı kontrol altına alınmış erişkin hastaların tedavisinde kullanılır.
AMLİPİN'in içeriğindeki amlodipin kan basıncı yüksek olan hastalarda kan damarlarını genişletir, böylece kan akımının daha kolay olmasını sağlar. Amlodipin aynı zamanda kalp kaslarına kan akımını iyileştirir. AMLİPİN'in içeriğindeki lisinopril kan damarlarındaki gerginliği azaltır ve kan basıncını düşürür.
Antihipertansif ilacınızı (yüksek kan basıncı tedavisinde kullanılan ilaç) düzenli olarak almazsanız, kan basıncınızın yüksekliğine bağlı herhangi bir bulgu ile karşılaşmayabilirsiniz ancak belirli sorunların (örn; inme ya da kalp krizi) ortaya çıkma riski artabilir.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Lisinoprile, amlodipine ya da AMLİPİN'in içeriğindeki yardımcı maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılığınız varsa,
- ADE inhibitörlerine (örn; enalapril, kaptopril ve ramipril) ya da diğer kalsiyum kanal blokerlerine (örn; nifedipin, felodipin ya da nimodipin) karşı alerjiniz varsa,
- Sizde, daha önceden aldığınız ADE inhibitör tedavisi ile ilişkili olan veya olmayan alerjik reaksiyon (anjiyoödem: kaşıntı, ürtiker, hırıltılı solunum ve ellerde, boğazda, ağızda veya göz kapaklarında şişkinlik) gözlendiyse,
- Ailenizden herhangi birinde şiddetli bir alerjik reaksiyon (kalıtsal anjiyoödem) veya daha önceden sizde nedenini bilmediğiniz şiddetli bir alerjik reaksiyon (idiyopatik anjiyoödem) gözlenmişse,
- Kan basıncınız çok düşükse (şiddetli hipotansiyon),
- Dolaşım bozukluğunuz varsa (kalbinizin vücudunuza yeterli kan sağlayamadığı bir durum olan kardiyojenik şok),
- Kalbinizin sol bölmesinden kan çıkışına engel olacak bir daralma varsa (örn; şiddetli aort daralması),
- Bir kalp krizi (miyokard enfarktüsü) sonrası kalp yetmezliğinden yakınıyorsanız,
- Hamile iseniz Bakınız “Hamilelik”).
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınız- Kalbiniz ile ilgili problemleriniz varsa,
- Kan damarlarınız ile ilgili problemleriniz varsa (kollajen vasküler hastalık),
- Böbrek problemleriniz varsa,
- Karaciğer problemleriniz varsa,
- Cerrahi bir müdahale geçirecekseniz (diş cerrahisi dahil) ya da anestezi alacaksanız,
- Diyaliz tedavisi alıyorsanız,
- LDL aferez (kanınızdan kolesterolün uzaklaştırılması) olarak adlandırılan bir tedavi alıyorsanız,
- 65 yaşından büyükseniz,
- Diyabetiniz (şeker hastalığınız) varsa,
- Düşük tuz içeren diyet yapıyorsanız ve potasyum içeren tuz ikameleri veya takviyeleri kullanıyorsanız,
- İshaliniz varsa veya kusuyorsanız,
- Arı veya eşek arısı sokması gibi alerjilerin etkisini azaltmak için tedavi (duyarsızlaştırma tedavisi) alıyorsanız,
- Kanınızdaki potasyum seviyeniz yüksekse (hiperkalemi),
- Siyahi kökenli iseniz ADE inhibitörleri sizde daha az etkili olabilir. ADE inhibitörlerinin bir yan etkisi olan anjiyoödemin (yüz, dudaklar, dil ve/veya boğazın şişmesi) sizde gözlenme ihtimali daha yüksektir.
Hamileyseniz ya da hamile kalmayı düşünüyorsanız mutlaka doktorunuza söyleyiniz. Hamile iseniz AMLİPİN kullanmamalısınız. Bu dönemde AMLİPİN kullanımı, bebeğinize ciddi zararlar verebilir (Bakınız “Hamilelik”).
Eğer AMLİPİN kullanmaya başladıktan sonra sizde uzun bir süre kalıcı kuru bir öksürük ortaya çıkarsa, bu durumu doktorunuza bildiriniz.
AMLİPİN, 18 yaşın altındaki çocuklarda kullanılmamalıdır.
Bu uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi, AMLİPİN'in içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir.
Bu yan etkiler aşağıda tanımlanan sıklıklarda gözlenebilir.
Çok yaygın : 10 hastanın en az 1'inde görülebilir.
Yaygın : 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan : 100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek : 1.000 hastanın birinden az fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Çok seyrek : 10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmiyor : Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor.
Aşağıda yer alan yan etkiler amlodipin ve lisinopril kombinasyonu ile yürütülen klinik çalışmalarda gözlenmiştir: baş ağrısı, öksürük, baş dönmesi.
AMLİPİN kullanımı sırasında alerjik reaksiyonlar (hipersensitivite) gözlenebilir. Eğer aşağıda yer alan anjiyoödem semptomlarından herhangi biri sizde AMLİPİN'ni kullanmayı durdurunuz ve
DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Yüz, dudaklar dil ve/veya boğazda şişme ile birlikte veya bunlar olmadan nefes almada güçlük,
- Yutkunmada güçlüğe neden olabilen, yüz, dudaklar, dil ve/veya boğazda şişme,
- Cildinizde şiddetli kaşıntı (kabarıklıklar ile birlikte).
- Geniş cilt döküntüsünü içeren şiddetli cilt reaksiyonları, üretiker, tüm vücudunuzda cildinizin kızarması, şiddetli kaşıntı, cildin kabarcıklanması, soyulması ve şişmesi, muköz membranlarda inflamasyon (Stevens Johnson Syndrome, toksik epidermal nekroliz) veya diğer alerjik reaksiyonlar
Amlodipin veya lisinoprilin (AMLİPİN'in iki bileşeni) tek başına kullanımı sırasında bildirilen yan etkiler, AMLİPİN kullanımı sırasında da gözlenebilir.
Amlodipin Yaygın Baş ağrısı, palpitasyonlar (çarpıntı), ödem (örn; ayak bileğinde şime), yorgun hissetme, uyuklama, mide bulantısı (hasta hissetme), baş dönmesi, karın bölgesinde ağrı, ateş basması.
Eğer bu yan etkiler sizde herhangi bir probleme neden olursa ya da bir haftadan daha uzun sürerse doktorunuza söyleyiniz.
Yaygın olmayan Deri döküntüsü, kaşıntı, saç dökülmesi, deride kırmızı lekeler, ciltte renk değişikliği, hazımsızlık, kusma (hasta olma), kas krampları, bağırsak alışkanlıklarında değişme (ishal ve kabızlık), kas veya eklem ağrısı, sırt ağrısı, göğüs ağrısı, duygudurum değişiklikleri (anksiyete dahil), depresyon, uykusuzluk, titreme, görme bozuklukları, tinnitus (kulakta çınlama), düşük tansiyon (düşük kan basıncı), nefes almada zorluk, tat alma bozukluğu, parestezi (uyuşukluk ve karıncalanma hissi), burun akıntısı, geceleri sık idrara çıkma ihtiyacı, idrara çıkma bozuklukları, ağız kuruluğu, ağrı hissinin kaybı, terlemede artış, bayılma, ağrı, halsizlik (hasta hissetme), güçsüzlük, erkeklerde meme büyümesi, impotans (erkeklerde cinsel güçsüzlük), kilo artışı, kilo azalması.
Seyrek Konfüzyon (zihin karışıklığı).
Çok seyrek Alerjik reaksiyonlar, anormal karaciğer testi sonuçları, karaciğerde iltihaplanma (hepatit), deride sararma (sarılık), beyaz kan hücreleri ve trombosit sayısında azalma, kan glukoz değerinde artış, kalp krizi (miyokard enfarktüsü), kalp atım düzensizliği (aritmi), öksürük, şiddetli deri reaksiyonları (kurdeşen, pul pul soyulan cilt, ateş ile birlikte şiddetli alerjik reaksiyonlar, ciltte kırmızı lekeler, eklem ağrıları ve/veya göz bozuklukları (Stevens-Johnson sendromu), dudaklarda, göz kapaklarında ve genital bölgede şişme (Quincke's ödemi), dişetinde şişlik ve ağrı, pankreasta iltihaplanma (pankreatit), mide zarında iltihaplanma (gastrit), kurdeşen, ışığa duyarlılık, hipertoni (artmış kas gerginliği), periferik nöropati (halsizlik ve karıncalanma hissine neden olan sinir hasarı), kan damarlarında iltihaplanma.
Lisinopril Yaygın Baş ağrısı, özellikle hızla ayağa kalkıldığında baş dönmesi ya da sersemlik, ishal, öksürük, kusma, böbrek problemleri.
Yaygın olmayan Duygu durum değişiklikleri, el ve ayak parmaklarında renk (kızarıklığın ardından soluk mavi) değişikliği ve/veya el veya ayak parmaklarında uyuşma ve karıncalanma (Raynaud fenomeni), tat alma şeklinde değişiklikler, yorgunluk, uykulu hissetme veya uykuya dalmada güçlük, garip rüyalar görme, vertigo, anormal cilt hisleri (karıncalanma, gıdıklanma, kaşınma ya da yanma), hızlı ve düzensiz kalp atımı hissi (palpitasyon), kalp krizi (miyokard enfarktüsü), inme, burun akıntısı, mide bulantısı (hasta hissetme), midede ağrı ya da hazımsızlık, impotans (erkeklerde cinsel güçsüzlük), yorgunluk, bazı laboratuar test sonuçlarında değişiklikler (bu, böbrek ve karaciğerinizin nasıl çalıştığını gösterir) deri döküntüsü, kaşıntı, hızlı kalp atımı (taşikardi).
Seyrek Anjiyoödem (dudaklarda, yüz ve boyunda, bazen el ve ayaklarda ani bir şekilde şişme ile aşırı duyarlılık reaksiyonu; siyahi kökenli olmayan hastalara kıyasla siyahi kökenli hastalarda anjiyoödem daha yüksek oranda gözlenir). Kafa karışıklığı, çıkardığınız idrar miktarını kontrol eden antidiüretik hormonun uygunsuz salınımı, akut böbrek problemleri, böbrek yetmezliği, ağız kuruluğu, saç dökülmesi, psöriyazis (sedef hastalığı), kurdeşen, erkeklerde meme büyümesi.
Kan değerlerinin kötüleşmesi: hemoglobin ve hematokrit seviyelerinde azalma. Bilirubin (safra pigmenti) seviyesinde artış, kanda düşük sodyum seviyesi.
Çok seyrek Kan glukozunda azalma (hipoglisemi), sinüslerde ağrı, hırıltılı solunum, akciğerlerde iltihaplanma (pnömoni), ciltte ve/veya gözlerde sararma (sarılık), karaciğer ya da pankreasta iltihaplanma, karaciğer yetmezliği, şiddetli cilt bozuklukları (kızarıklık, kabarıklık, soyulma gibi semptomlar sayılabilir), terleme. İdrar hacminde azalma (çok az idrar atılımı olması ya da idrar atılımının olmaması). Bağırsaklarda ödem.
Kan değerlerinin kötüleşmesi: Kırmızı kan hücreleri sayısında azalma (anemi), kandaki trombosit sayısında azalma (trombositopeni), kırmızı kan hücreleri sayısında azalma (nötropeni, lökopeni, agranülositoz). Bu sorunlar uzun süreli kanama, yorgunluk, halsizlik, lenf nodlarında hastalık ve otoimmün bozukluklara (bağışıklık sistemi kendi dokularına karşı antikor üretmeye başladığında) neden olabilir. Enfeksiyonlara çok daha kolay yakalanabilirsiniz.
Bilinmiyor Bayılma, depresyon.
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Hamileyseniz ya da hamile kalmayı planlıyorsanız AMLİPİN kullanmadan önce mutlaka doktorunuz ile görüşünüz. Doktorunuz, hamile kalmadan önce ya da hamileyseniz mümkün olan en kısa sürede AMLİPİN tedavinizi sonlandırmanızı ve AMLİPİN yerine başka bir ilaç almanızı tavsiye edecektir. Hamile iseniz AMLİPİN kullanmamalısınız. Bu dönemde AMLİPİN kullanımı, bebeğinize ciddi zararlar verebilir.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Amlodipinin küçük miktarlarda anne sütüne geçtiği gösterilmiştir. Bebeğinizi emziriyorsanız ya da emzirmeye başlayacaksanız AMLİPİN'ni kullanmadan önce doktorunuza söyleyiniz.
AMLİPİN'in emzirme döneminde kullanımı önerilmemektedir. Eğer bebeğinizi emzirmek istiyorsanız, özelliklede bebeğiniz yeni doğan ya da prematüre ise, doktorunuz başka bir tedaviyi tercih edebilir.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerAMLİPİN her dozunda 56,692 mg laktoz (inek sütü kaynaklı) içerir. Eğer daha önceden doktorunuz tarafından bazı şekerlere karşı intoleransınız (dayanıksızlığınız) olduğu söylenmişse bu tıbbi ürünü almadan önce doktorunuzla temasa geçiniz.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Diğer dozlar ve formlar
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonErişkinlerde esansiyel hipertansiyon tedavisinde endikedir. Yüksek kan basıncı tedavisinde mg film tablet ile aynı doz seviyelerinde eş zamanlı olarak amlodipin ve lisinopril kullanılıp yeterli kan basıncı kontrolü sağlanan erişkin hastalarda ikame tedavi olarak kullanılır.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarAmlodipin ile ilişkili Amlodipin ya da herhangi bir dihidropiridin türevine aşırı duyarlılığı olan hastalarda, Şiddetli hipotansiyonu olan hastalarda, Şok (kardiyojenik şok dahil) durumunda, Sol ventrikül çıkış obstrüksiyonu (örn; yüksek dereceli aortik stenoz) olan hastalarda, Akut miyokard enfarktüsü sonrası hemodinamik olarak stabil olmayan kalp yetmezliği olan hastalarda. Lisinopril ile ilişkili Lisinoprile ya da herhangi bir anjiyotensin dönüştürücü enzim (ADE) inhibitörüne aşırı duyarlılığı olan hastalarda, Daha önceden aldığı ADE inhibitör tedavisi sırasında anjiyoödem gözlenen hastalarda, Kalıtsal ya da idiyopatik anjiyoödemi olan hastalarda, Gebelikte Amlodipin ve lisinopril kombinasyonu ile ilişkili her bir bileşeni için yukarıda verilen kontrendikasyonlar, sabit bir doz kombinasyonu olan için de geçerlidir. aynı zamanda verilen yardımcı maddelere karşı aşırı duyarlılığı olan hastalarda da kontrendikedir.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriAşağıda içeriğindeki her bir bileşen için ayrıntılı bir şekilde yer alan uyarılar, serbest bir kombinasyon olan için de göz önünde bulundurulmalıdır. Amlodipin Amlodipinin hipertansif krizlerdeki etkinliği ve güvenilirliği belirlenmemiştir. Kalp yetmezliği olan hastalarda kullanım Kalp yetmezliği olan hastalar tedavi edilirken dikkatli olunmalıdır. Şiddetli kalp yetmezliği olan hastalarda (New York Kalp Cemiyeti NYHA III ve IV) plasebo kontrollü, uzun dönemli bir çalışmada, rapor edilen pulmoner ödem insidansı amlodipin ile tedavi edilen grupta plaseboya göre daha yüksek bulunmuştur. Amlodipinin de dahil olduğu kalsiyum kanal blokerleri; ileride ortaya çıkabilecek kardiyovasküler olay ve ölüm riskinde artışa yol açabileceğinden konjestif kalp yetmezliği olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. Karaciğer fonksiyon bozukluğu olan hastalarda kullanım Karaciğer fonksiyonları bozulmuş hastalarda amlodipinin yarılanma ömrü uzar ve EAA değeri daha yüksektir. Bu hastalarda dozaj önerileri oluşturulmamıştır. Amlodipin için tedaviye doz aralığının en düşük dozu ile başlanmalıdır ve hem tedavi başlangıcında hem de doz arttırılacağı zaman dikkatli olunmalıdır. Şiddetli karaciğer yetmezliği olan hastalarda doz titrasyonu yavaş yavaş yapılmalıdır ve hastaların dikkatli bir şekilde takip edilmesi gerekir. Yaşlı hastalarda kullanım Yaşlı hastalarda doz arttırımı dikkatli yapılmalıdır. Böbrek yetmezliğinde kullanım Bu hastalarda amlodipin normal dozlarda kullanılabilir. Amlodipin plazma konsantrasyonlarındaki değişiklikler böbrek yetmezliğinin derecesiyle korele değildir. Amlodipin diyalize edilemez. Lisinopril Semptomatik hipotansiyon Semptomatik hipotansiyon, komplike olmayan hipertansif hastalarda nadiren görülür. Lisinopril alan hipertansif hastalarda, hipotansiyon daha çok hacim azalması olan (örn; diüretik tedavisi, diyette tuz kısıtlaması, diyaliz, diyare ya da kusma) ya da şiddetli renin bağımlı hipertansiyonu olan hastalarda meydana gelmektedir. Renal yetmezliği olan veya olmayan, kalp yetmezliği hastalarında, semptomatik hipotansiyon gözlenmiştir. Bu durum, yüksek dozda " kıvrım " diüretikleri kullanımında, hiponatremide veya fonksiyonel renal bozukluklarda olduğu gibi, en çok şiddetli kalp yetmezliği olan hastalarda meydana gelmektedir. Artmış semptomatik hipotansiyon riskine sahip hastalarda tedavinin başlatılması ve doz ayarlaması yakın tıbbi gözetim altında yapılmalıdır. Aynı durum aşırı kan basıncı düşüşünün miyokard enfarktüsüne veya serebrovasküler zararlara yol açabileceği, iskemik kalp veya serebrovasküler hastalığı olan hastalar içinde geçerlidir. Eğer hipotansiyon meydana gelirse, hasta supin pozisyonuna getirilmelidir ve eğer gerekirse fizyolojik salin infüzyonu yapılmalıdır. Geçici hipotansif yanıt, daha sonraki dozlar için bir kontrendikasyon değildir, ki hacim arttırımından sonra, kan basıncının yükselmesi ile birlikte takip eden dozlar genelde hiçbir zorlukla karşılaşılmadan verilebilir. Normal veya düşük kan basıncına sahip kalp yetmezliği olan bazı hastalarda, lisinoprile bağlı olarak sistemik kan basıncında ek bir düşme meydana gelebilir. Bu etki beklenen bir etkidir ve genelde tedaviyi bırakmayı gerektirmez. Eğer hipotansiyon semptomatik olursa lisinopril dozunun azaltılması veya kesilmesi gerekebilir. Akut miyokard enfarktüsünde hipotansiyon Bir vazodilatör ile tedavi sonrasında ciddi hemodinamik bozulma riski altındaki akut miyokard enfarktüslü hastalarda lisinopril ile tedaviye başlanmamalıdır. Bu hastalar, sistolik kan basıncı 100 mm Hg veya daha altında olan veya kardiyojenik şoktaki hastalardır. Enfarktüs sonrası ilk 3 günde sistolik kan basıncı 120 mm Hg veya daha altında ise doz azaltılmalıdır. Eğer sistolik kan basıncı 100 mm Hg veya daha altında ise lisinopril idame dozu 5 mg’a veya geçici olarak 2.5 mg’a azaltılmalıdır. Eğer hipotansiyon ısrarla devam ederse (sistolik kan basıncı bir saatten fazla 90 mm Hg’nin altında) lisinopril tedavisine son verilmelidir. Aort ve mitral kapak stenozu/hipertrofik kardiyomiyopati Diğer ADE inhibitörlerinde olduğu gibi, mitral kapak stenozu ve aort stenozu veya hipertrofik kardiyomiyopati gibi sol ventrikül çıkış obstrüksiyonu olan hastalara lisinopril dikkatli bir şekilde verilmelidir. Renal fonksiyon bozukluğu Renal yetmezlik durumunda (kreatinin klerens <80 ml/dak) lisinopril başlangıç dozu hastanın kreatinin klerensine göre ayarlanmalıdır ve sonrasında hastanın tedavi yanıtı izlenmelidir. Bu hastalarda potasyum ve kreatinin rutin olarak takibi, normal tıbbi uygulamanın bir parçasıdır. Kalp yetmezliği olan hastalarda, ADE inhibitörleri ile tedavinin başlatılmasını takiben oluşan hipotansiyon, renal fonksiyonların daha fazla bozulmasına neden olabilir. Bu gibi durumlarda genellikle reversibl olan akut renal yetmezlik bildirilmiştir. ADE inhibitörleri ile tedavi edilen bilateral renal arter stenozu veya tek böbreği olup renal arter stenozu olan hastalarda, genellikle tedavinin bırakılmasının ardından eski değerine dönen serum kreatinin ve üre yükselmeleri gözlenmiştir. Bu, özellikle renal yetmezliği olan hastalarda muhtemeldir. Eğer aynı zamanda renovasküler hipertansiyon da varsa, ciddi hipotansiyon ve böbrek yetmezliği riski daha da artar. Bu hastalarda, tedavi düşük doz ve dikkatli doz titrasyonu ile çok yakın tıbbi gözetim altında başlatılmalıdır. Daha önceden, bir renal vasküler hastalık gözlenmeyen bazı hipertansif hastalarda, özellikle lisinopril ile birlikte bir diüretik verildiğinde, serum kreatinin ve kan üresinde genellikle minör ve geçici artış gözlenmiştir. Bu durum daha önceden renal bozukluk gözlenmiş hastalarda daha fazla meydana gelmektedir. Diüretiğin ve/veya lisinoprilin dozunun azaltılması veya kesilmesi gerekebilir. Akut miyokard enfarktüsünde, 177 mikromol/litreyi aşan serum kreatinin konsantrasyonu ve/veya 500 mg/24 saati aşan proteinüri ile tanımlanan renal fonksiyon bozukluğu olan hastalarda lisinopril ile tedaviye başlanmamalıdır. Eğer lisinopril ile tedavi sırasında renal fonksiyon bozukluğu gelişirse (265 mikromol/litreyi aşan veya tedavi öncesi değerinin iki katına çıkan serum kreatinin konsantrasyonu) lisinopril ile tedavi sonlandırılması düşünülmelidir. Hipersensitivite/Anjiödem Lisinoprilin de dahil olduğu ADE inhibitörleri ile tedavi edilen hastalarda, nadiren yüz, ekstremiteler, dudaklar, dil, glottis ve/veya larinkste anjioödem bildirilmiştir. Bu gibi durumlar tedavinin herhangi bir anında meydana gelebilir. Bu gibi durumlar meydana geldiğinde lisinopril tedavisi hemen sonlandırılmalı, uygun tedavi başlatılmalı ve hasta semptomlar tamamen ortadan kalkana kadar izlenmelidir. Solunum distresi olmadan sadece dilin şişmesinin gözlendiği durumlarda bile, antihistaminikler ve kortikosteroidler ile yeterli tedavi sağlanamayabileceğinden hastaların uzun süre izlenmesi gerekebilir. Çok nadir olarak, laringeal ödem veya dil ödemi ile ilişkili anjiyoödeme bağlı ölümler bildirilmiştir. Dil, glottis ve larinks tutulumu olan hastalarda, özellikle solunum yolu cerrahisi öyküsü ile birlikte solunum yolu obstrüksiyonu gözlenmesi muhtemeldir. Bu gibi durumlarda acilen tedavi uygulanmalıdır. Bu tedavi, adrenalin uygulanmasını ve/veya hastanın solunum yollarının açık tutulmasını içerebilir. Hasta semptomlarında tam iyileşme oluşana ve iyileşmenin devamlılığı sağlanana kadar yakın tıbbi gözetim altında tutulmalıdır. ADE inhibitörleri siyah olmayanlara kıyasla siyah insanlarda daha yüksek oranda anjiyoödem gözlenmesine neden olur. ADE inhibitörleri ile tedavi ile ilişkili olmayan anjioödem öyküsü olan hastalarda, ADE inhibitörleri kullanımı sırasında anjioödem oluşma riski artabilir. Hemodiyaliz hastalarındaki anafilaktoid reaksiyonlar Yüksek akış membranı (örn; AN 69) ile diyaliz edilen ve aynı anda ADE inhibitörleri ile tedavi gören hastalarda anafilaktoid reaksiyonlar bildirilmiştir. Bu hastalarda farklı tür diyaliz membranı veya farklı sınıftan bir antihipertasif ajan kullanılması düşünülmelidir. Düşük yoğunlukta lipoprotein (LDL) aferezi sırasında anafilaktoid reaksiyonlar Nadiren, dekstran sülfat ile düşük yoğunluklu lipoprotein (LDL) aferezi sırasında ADE inhibitörü kullanan hastalarda hayatı tehdit eden anafilaktik reaksiyonlar bildirilmiştir. Bu reaksiyonlar her aferezden önce ADE inhibitörü tedavisinin geçici olarak durdurulması ile önlenmiştir. Desensitizasyon tedavisi sırasında (örn; himenoptera zehiri) ADE inhibitörü kullanan hastalar anafilaktoid reaksiyonlar geçirmiştir. Bu hastalarda, ADE inhibitörleri geçici olarak kesildiğinde bu reaksiyonlar önlenmiş ancak kazara tekrar denendiğinde yeniden ortaya çıkmıştır. Karaciğer yetmezliği ADE inhibitörleri nadiren kolestatik sarılık ile başlayan, fülminan hepatik nekroza ilerleyen ve ölüm (bazen) ile sonuçlanan bir sendromla ilişkilendirilmiştir. Bu sendromun mekanizması anlaşılamamıştır. Lisinopril alırken sarılık gelişen veya karaciğer enzimlerinde belirgin yükselme gözlenen hastalarda lisinopril kullanımı sonlandırılmalı ve uygun tıbbi takip başlatılmalıdır. Nötropeni/Agranülositoz ADE inhibitörü alan hastalarda nötropeni/agranülositoz, trombositopeni ve anemi bildirilmiştir. Renal fonksiyonları normal olan ve başka komplikasyonu olmayan hastalarda nötropeni nadiren oluşur. Nötropeni ve agranülositoz ADE inhibitörü kullanımının sonlandırılmasının ardından geri dönüşümlüdür. Lisinopril, kollajen vasküler hastalığı olan, immünosüpresan, allopürinol veya prokainamid ile tedavi olan veya komplikasyon yaratan bu faktörlerin bir arada bulunduğu hastalarda, özellikle de önceden renal fonksiyon bozukluğu varsa, çok dikkatli kullanılmalıdır. Bu hastaların bazılarında ciddi enfeksiyonlar gelişmiş, bazı durumlarda yoğun antibiyotik tedavisine yanıt alınamamıştır. Bu hastalarda eğer lisinopril kullanılacaksa, beyaz kan hücre sayımının periyodik takibi yapılmalı ve hasta herhangi bir enfeksiyon şüphesi (örn. boğaz ağrısı, ateş) durumunda bildirimde bulunması konusunda bilgilendirilmelidir…
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerBu belgede yan etki sıklıkları tablo sütunlarında verildiği için aşağıdaki listede sıklıklar eksik ya da başka bir etkinin yanında görünebilir; sıklıklar için KÜB belgesinin aslına bakınız.
Amlodipin ve lisinopril kombinasyonu ile en sık gözlenen istenmeyen etkiler baş ağrısı (%8), öksürük (%5) ve baş dönmesi (%3) olmuştur. Aşağıdaki yan etkiler şu sıklıklarla gözlenmiştir: Aşağıda yer alan istenmeyen etkiler, birbirinden bağımsız bir şekilde lisinopril ve amlodipin ile tedavi edilen hastalarda gözlenmiştir. Sistem Organ Sınıfı Sıklık Lisinopril ile gözlenen istenmeyen etkiler Amlodipin ile gözlenen istenmeyen etkiler Kan ve lenf sistemi hastalıkları Çok seyrek Kemik iliği depresyonu, agranülositoz, lökopeni, nötropeni, trombositopeni, hemolitik anemi, anemi, lenfadenopati Lökopeni, trombositopeni, Bağışıklık sistemi hastalıkları Çok seyrek Otoimmün hastalık Alerjik reaksiyon Endokrin hastalıklar Seyrek Uygunsuz antidiüretik hormon salınımı sendromu (SIADH) Metabolizma ve beslenme hastalıkları Çok seyrek Hipoglisemi Hiperglisemi Psikiyatrik hastalıklar Yaygın olmayan Duygu durum değişiklikleri, uyku bozuklukları Uykusuzluk, duygu durum dalgalanmaları (anksiyete dahil), depresyon Seyrek Bilinmiyor Mental konfüzyon Depresyon Konfüzyon Sinir sistemi hastalıkları Yaygın olmayan Çok seyrek Bilinmiyor Baş dönmesi, baş ağrısı Vertigo, parestezi, disguzi Senkop Uyku hali, baş dönmesi, baş ağrısı (özellikle tedavinin başlangıcında) Tremor, disguzi, senkop, hipoestezi, parestezi Hipertoni, periferik nöropati Göz hastalıkları Yaygın olmayan Görme bozukluğu (diplopi dahil) Kulak ve iç kulak hastalıkları Yaygın olmayan Kulak çınlaması Kardiyak hastalıklar Yaygın olmayan Çok seyrek Yüksek riskli hastalarda muhtemelen aşırı hipotansiyona ikincil olarak miyokard enfarktüsü, taşikardi, palpitasyonlar Miyokard enfarktüsü, aritmiler (bradikardi, ventriküler taşikardi, atriyal fibrilasyon dahil) Vasküler hastalıklar Yaygın olmayan Çok seyrek Ortostatik hipotansiyon Yüksek riskli hastalarda muhtemelen aşırı hipotansiyona ikincil olarak serebrovasküler hasar, Raynaud’s fenomeni Ateş basması Hipotansiyon Vaskülit Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar Yaygın olmayan Çok seyrek Öksürük Rinit Bronkospazm, alerjik alveolit/eozinofilik pnömoni, sinüzit Dispne, rinit Öksürük Gastrointestinal hastalıklar Yaygın olmayan Seyrek Çok seyrek Diyare, kusma Abdominal ağrı, mide bulantısı, hazımsızlık Ağız kuruluğu Pankreatit, intestinal anjiyoödem Karın ağrısı, bulantı Kusma, dispepsi, bağırsak hareketlerinde değişiklik (ishal ve kabızlık dahil), ağız kuruluğu Pankreatit, gastrit, diş eti hiperplazisi Hepato-bilier hastalıklar Çok seyrek Hepatik yetmezlik, hepatit, kolestatik sarılık Hepatit, sarılık Deri ve deri altı doku hastalıkları Yaygın olmayan Seyrek Çok seyrek Bilinmeyen Döküntü, kaşıntı Psöriyazis, ürtiker, alopesi, hipersensitivite/ anjiyoödem (yüz, ekstremiteler, dudaklar, dil, glottis ve/veya larinkste) Toksik epidermal nekroliz, Stevens-Johnson sendromu, eritema multiforme, pemfigus, terlemede artış, kutanöz psödolenfoma* Alopesi, purpura, deride renk değişikliği, terlemede artış, kaşıntı, döküntü, eksantem Anjiyoödem, eritema multiforma, ürtiker, eksfoliatif dermatit, Stevens-Johnson sendromu, Quincke ödemi, fotosensitivite Toksik Epidermal Nekroliz Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve Yaygın Ayak bileği ekleminde şişme Artralji, miyalji, kas kemik hastalıkları olmayan krampları, sırt ağrısı Böbrek ve idrar hastalıkları Yaygın olmayan Seyrek Çok seyrek Renal disfonksiyon Akut renal yetmezlik, üremi Oligüri/anüri Miksiyon bozukluğu, noktüri idrara çıkma sıklığında artma Üreme sistemi ve meme hastalıkları Yaygın olmayan Seyrek İmpotans Jinekomasti İmpotans, jinekomasti Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Yaygın olmayan Yorgunluk, asteni Yorgunluk, ödem Göğüs ağrısı, asteni, ağrı, kırıklık hali Araştırmalar Yaygın olmayan Seyrek Çok seyrek Kan üre artışı, serum kreatinin artışı, hiperkalemi, karaciğer enzimlerinde artış Hemoglobin azalması, hematokrit azalması, serum bilirubininde artış, hiponatremi Kilo artışı/azalması Hepatik enzimlerde artış** * Aşağıda yer alan semtomlardan bir veya birden çoğunu bir arada içerecek semptom kompleksi bildirilmiştir: ateş, vaskülit, miyalji, artralji/artrit, pozitif antinüklear antikor (ANA), eritrosit sedimentasyon hızında yükselme (ESR), eozinofili ve lökositoz, döküntü, fotosensitivite veya diğer dermatolojik bulgular ** Genellikle kolestazis ile uyumlu Amlodipin kullanımı ile istisna olarak ekstrapiramidal sendrom vakaları bildirilmiştir.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.