AMBISOME 50 MG IV İNFÜZYON İÇİN LİYOFİLİZE TOZ İÇEREN FLAKON, 1 ADET
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Ambisome 50 mg ne için kullanılır?
KT 1AMBISOME'un etkin maddesi amfoterisin B'dir.
İçerdiği diğer maddeler hidrojenize fosfatidilkolin, kolesterol, distearoilfosfatidilgliserol, alfa tokoferol, bir şeker tipi olan sukroz, disodyum süksinat heksahidrat, sodyum hidroksit ve hidroklorik asittir.
AMBISOME antifungal bir antibiyotik olup, aşağıdaki durumlarda kullanılır:
- Mantarların neden olduğu, ciddi sistemik enfeksiyonların spesifik tedavisi.
- Kötü huylu (malign) kan hastalıkları veya sitotoksik ya da bağışıklığı baskılayan (immünsüpresan) ilaçların kullanımına bağlı, “nötrofil” olarak bilinen bir tip beyaz kan hücresi sayısında azalma olan hastalarda (nötropenili hastalarda), mantarların neden olduğu düşünülen enfeksiyonların tedavisi.
- Bir parazitin neden olduğu visceral leishmaniasis denilen bir hastalığın tedavisi.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Durumunuzun hayati tehlike taşıması ve doktorunuzun sadece AMBISOME tedavisinin size yardım edeceğini düşünmesi dışında, amfoterisin B veya AMBISOME'un içerdiği diğer maddelerden birisine karşı aşırı duyarlı (alerjik) iseniz,
- AMBISOME'a karşı, daha önce ciddi bir anafilaktik/anafilaktoid reaksiyon yaşadıysanız (yüz kızarması, kaşıntı, hastalık hali, çoğunlukla nefes almayı zorlaştırmaya yetecek düzeyde yüz, ağız, dil ve solunum yolarında şişme belirtilerini içeren ani, yaşamı tehdit eden bir alerjik reaksiyon).
- AMBISOME deri enfeksiyonları gibi ciddi olmayan mantar enfeksiyonlarını tedavi etmek için kullanılmaz.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınız- Ciddi bir anafilaktik/anafilaktoid reaksiyonla karşı karşıya kalırsanız. Bu olduğunda, doktorunuz infüzyona son verecektir.
- İnfüzyona bağlı olduğu düşünülen diğer reaksiyonlar sizde görülüyorsa. Bu durum söz konusuysa doktorunuz infüzyonu, AMBISOME'u daha uzun bir süre (yaklaşık 2 saat) boyunca alacağınız şekilde yavaşlatabilir. Doktorunuz, infüzyonla ilişkili reaksiyonları önlemek veya tedavi etmek amacıyla difenhidramin (bir antihistaminik), parasetamol ve petidin (ağrının giderilmesi için) ve/veya hidrokortizon (bağışıklık sisteminizin yanıtını azaltarak fonksiyon gören bir anti-inflamatuvar) gibi ilaçlar da verebilir.
- Böbrek bozukluğuna neden olabilecek başka ilaçlar alıyorsanız. Diğer ilaçlar ile birlikte kullanımı bölümüne bakınız. AMBISOME böbreğe hasar verebilir. Doktorunuz veya hemşireniz, AMBISOME ile tedavi öncesinde ve tedavi sırasında kreatinin (böbrek fonksiyonunu yansıtan, kanda bulunan bir kimyasal) ve elektrolit düzeylerini (özellikle potasyum ve magnezyum) ölçmek için kan örnekleri alacaktır, çünkü böbrek fonksiyonunun azalması durumunda bunlar anormal olabilir. Bu, özellikle daha önce böbrek hasarınız varsa veya böbreğe hasar verebilecek diğer ilaçları alıyorsanız önemlidir. Kan örnekleri, karaciğer fonksiyonunuzdaki değişiklikleri ve vücudunuzun yeni kan hücreleri ve kan pulcuğu (trombosit) yapma yeteneğini ölçmek için de incelenecektir.
- Kan testlerinizin sonuçlarında, kanınızdaki potasyum düzeyi düşük görülüyorsa. Bu durum ortaya çıkarsa, doktorunuz size AMBISOME kullandığınız süre boyunca almak üzere, potasyum destek tedavisi yazabilir.
- Kan testiniz potasyum seviyelerinizin yüksek olduğunu gösteriyorsa, bazen ciddi düzeyde olan düzensiz kalp atışları yaşayabilirsiniz.
- Kan testlerinizin sonuçlarında, böbrek fonksiyonunuzda veya başka önemli bir değişiklik görülüyorsa. Bu durumda, doktorunuz ya AMBISOME dozunu azaltacak ya da tedaviyi kesecektir.
- Size lökosit (akyuvar) nakli yapılmaktaysa veya çok kısa bir süre önce yapıldıysa. Akyuvar nakli sırasında veya hemen sonrasında, AMBISOME infüzyonu yapıldıysa akciğerlerde ani ve ciddi problemler ortaya çıkabilir. Doktorunuz, akciğer problemi riskini azaltmak için infüzyonların, olabildiğince aralıklarla yapılmasını önerecek ve akciğer fonksiyonlarınız izlenecektir.
- Böbrek yetersizliğiniz varsa ve diyaliz uygulanıyorsa. Doktorunuz, AMBISOME tedavisine işlem bittikten sonra başlayabilir.
- Şeker hastalığınız (diyabet) varsa. AMBISOME, her flakonda yaklaşık olarak 900 miligram bir şeker tipi olan sukroz içermektedir. Eğer diyabetiniz varsa doktorunuza bildiriniz.
Bu uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi, AMBISOME da içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkilere neden olabilir.
AMBISOME'da bulunan etkin madde amfoterisin B'nin ciddi istenmeyen etkileri olduğu bilinmektedir.
Bununla birlikte, özel bileşimi nedeniyle AMBISOME daha seyrek ve daha az ciddi yan etkilere yol açmaktadır.
Aşağıdakilerden biri olursa, AMBISOME'u kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
Eğer şiddetli alerjik reaksiyon, göğüs ağrısı, düzensiz kalp atışı veya böbrek problemleriniz (yorgunluk ve az idrara çıkma gibi belirtileri olabilir) varsa, doktorunuz ile derhal konuşunuz.
Şiddetli alerjik reaksiyon yan etkileri; deride döküntü, solunum zorluğu, hırıltılı solunum, göğüs sıkışması, solunum yolu/ dil / yüz / eller veya ayakların şişmesi, bilinç kaybı, bilinç bulanıklığı veya sersemlik, hızlı veya düzensiz kalp atışı, kusma ve mide bulantısını içerebilir.
Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir. Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, sizin AMBISOME'a karşı ciddi alerjiniz var demektir. Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir.
İnfüzyon esnasındaki yan etkiler
İnfüzyon esnasında yan etkiler görülebilir:
Çok yaygın yan etkiler (Tedavi edilen her 10 kişide, 1'den fazla kişiyi etkileyebilir):
- Ateş
- Titreme
- Üşüme
- Aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz, hemen doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
İnfüzyonla ilişkili daha az sıklıkta görülen reaksiyonlar;
- Göğüs sıkışması
- Göğüs ağrısı
- Nefes darlığı
- Solunum zorluğu (muhtemelen hırıltılı)
- Yüz kızarması
- Normale göre daha hızlı kalp atım sayısı
- Düşük kan basıncı
- Müsküloskeletal ağrı (eklem ağrısı, sırt ağrısı veya kemik ağrısı olarak tarif edilir) Bunların hepsi ciddi yan etkilerdir. Acil tıbbi müdahale gerekebilir.
Bu yan etkiler, infüzyona son verildiğinde hızla düzelir. Bu reaksiyonlar, daha sonraki AMBISOME infüzyonlarında veya daha yavaş infüzyonda (2 saatten fazla süreyle) ortaya çıkmayabilir. Doktorunuz size, infüzyonla ilişkili reaksiyonların oluşmasını önlemek için ya da ortaya çıkmışlarsa belirtileri tedavi etmek için başka ilaçlar verebilir. Eğer infüzyona bağlı ciddi bir reaksiyon geçirmekteyseniz, doktorunuz AMBISOME infüzyonunu hemen durduracaktır; gelecekte bu tedaviyi bir daha görmemelisiniz.
Çok yaygın yan etkiler (Her 10 kişide, 1'den fazla kişiyi etkileme olasılığı olanlar)
- Düşük kan potasyum düzeylerine bağlı olarak yorgunluk hissi, sersemlik hali, kas güçsüzlüğü veya krampların olması
- Hasta hissetme veya hastalık hali
- Ateş, titreme veya üşüme
- Yaygın yan etkiler (Her 10 kişide, en fazla 1 kişiyi etkileme olasılığı olanlar)
- Düşük kan magnezyum, kalsiyum veya sodyum düzeylerine bağlı olarak yorgunluk hissi, sersemlik hali, kas güçsüzlüğü veya kramplar
- Yüksek kan şekeri düzeyleri
- Baş ağrısı
- Normale göre daha hızlı kalp atım sayısı
- Kan damarlarının genişlemesi, düşük tansiyon ve yüz kızarması
- Nefes darlığı
- İshal
- Mide ağrısı
- Döküntü
- Göğüs ağrısı
- Sırt ağrısı
- Kan veya idrar testlerinde ortaya konulan, karaciğer ve böbrek fonksiyonlarına ait anormal sonuçlar
- Yüksek kan potasyum düzeyleri
- Yaygın olmayan yan etkiler (Her 100 kişiden, en fazla 1 kişiyi etkileme olasılığı olanlar)
- Deri içine kanama, belirgin bir nedeni olmaksızın morarma ve yaralanma sonrası uzun süre kanama
- Şiddetli alerjik (anafilaktoid) reaksiyon
- Kasılmalar veya nöbetler (konvülsiyonlar)
- Solunum zorluğu (muhtemelen hırıltılı)
- Diğer yan etkiler
Görülme sıklığı henüz tam olarak bilinmeyen yan etkiler:
- Aşırı yorgunluk, hafif bir aktivite sonrasında soluk soluğa kalmak ve soluk görünüm gibi belirtiler ile birlikte anemi (düşük alyuvar hücre seviyesi)
- Kalp krizleri ve kalp ritim değişiklikleri
- Böbrek yetmezliği ve böbrek sorunları. Belirtileri arasında yorgunluk ve daha az idrar çıkışı yer alır.
- Dudak, göz çevresi deride ve dilde ciddi ölçüde şişme
- Kas yıkımı
- Kemik ağrısı ve eklem ağrısı
- Kanda fosfor testi sonuçlarına etki
Bu ilaç, fosfor düzeylerini ölçen spesifik bir kan testini (PHOSm testi olarak adlandırılan) etkileyebilir. Bu gibi kan testlerinden önce, bu ilacı aldığınızı doktorunuza söyleyiniz.
Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız, doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
AMBISOME'un, gebe kadınlardaki güvenliliği bilinmemektedir. Gebeyseniz, gebe olduğunuzu düşünüyorsanız veya gebe kalmayı planlıyorsanız bu ilacı kullanıp kullanamayacağınız konusunda doktorunuza danışınız.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
AMBISOME'un süte geçip geçmediği bilinmemektedir. AMBISOME'un kullanımı sırasında emzirip emzirmeme kararını doktorunuza danışınız.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerŞeker hastalığınız (diyabet) varsa, doktorunuz ile konuşunuz. AMBISOME, her flakonda yaklaşık 900 miligram şeker (sukroz) içermektedir.
Eğer daha önceden doktorunuz tarafından bazı şekerlere karşı dayanıksızlığınız (intoleransınız) olduğu söylenmişse bu tıbbi ürünü almadan önce doktorunuzla temasa geçiniz.
AMBISOME soya yağı içerir. Fıstık veya soyaya alerjiniz varsa bu tıbbi ürünü kullanmayınız.
Bu ilaç her flakonda 1 mmol'den (23 mg) daha az sodyum içerir; yani esasında “sodyum içermez”.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonBu anti-infektife duyarlı organizmalara bağlı olarak gelişen sistemik mikotik enfeksiyonların tedavisinde (örn. kriptokokoz, Kuzey Amerika blastomikozu, dissemine kandidiyaz, kokidiodomikoz, aspergilloz, histoplasmoz, mukormikoz gibi) ve bazı Amerikan mukokütanöz leishmaniasis vakalarının tedavisinde endikedir. Nötropenik hastalarda nedeni bilinmeyen ateşin (FUO) tedavisinde endikedir. Bu anlamda FUO, en az 96 saatlik antibiyotik tedavisine yanıt vermeyen inatçı ateş olarak tanımlanır; bu tip ateş bu hasta popülasyonunda sistemik bir mantar enfeksiyonunun güçlü bir göstergesidir. tedavisine başlanmadan önce FUO nedeni olabilen yaygın viral, parasitik veya mikobakteriyal enfeksiyonlar mümkün olduğunca dışlanmalıdır. immün yeterliliği olan yetişkin ve çocuk hastalardaki visceral leishmaniasis’in primer tedavisinde endikedir. İmmün yetmezliği olan hastalarda (örn. HIV pozitif) da visceral leishmaniasis’in primer tedavisinde endikedir. Yaygın kandidiyazis, aspergilloz, mukormikozis, kronik miçetoma, kriptokokal menenjit ve viseral leishmaniasis ile başarıyla tedavi edilen enfeksiyonlardır. Sadece pozitif deri ya da serolojik testleri gösteren, klinik olarak belirgin olmayan mantar hastalıklarının tedavisinde kullanılmamalıdır.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarEtkin maddeye veya listelenen yardımcı maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılığı olan hastalarda kontrendikedir, ancak tedavi gerektiren durum hekimin görüşüne göre hayatı tehdit ediyorsa ve tedavisi dışında bir seçenek yoksa kullanılabilir. soya yağı içerir. Fıstık veya soyaya alerjiniz varsa bu tıbbi ürünü kullanmayınız.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriAnafilaksi ve anafilaktoid reaksiyonlar infüzyonu ile ilişkili olarak anafilaksi ve anafilaktoid reaksiyonlar bildirilmiştir. da dahil olmak üzere amfoterisin içeren ürünlerin uygulanması sırasında infüzyonla ilişkili şiddetli reaksiyonlar da dahil alerjik tip reaksiyonlar oluşabilir (bakınız). Bu nedenle, her dozu 30-60 dakikalık bir süreyle infüze edilmeli ve hasta her seferinde yakından izlenmelidir. Şiddetli bir anafilaktik/anafilaktoid reaksiyon oluşursa, infüzyona derhal son verilmeli ve hasta daha fazla infüzyonu almamalıdır. İnfüzyonla ilişkili reaksiyonlar da dahil olmak üzere amfoterisin B içeren ürünlerin uygulanması sırasında infüzyonla ilişkili diğer şiddetli reaksiyonlar oluşabilir (bakınız). İnfüzyonla ilişkili reaksiyonlar genellikle ciddi olmasa da, tedavisi alan hastalara bu reaksiyonların tedavisi veya önlenmesi engellenmesi için alınması gereken ihtiyati tedbirler düşünülmelidir. Daha düşük infüzyon hızları (2 saatten fazla) veya difenhidramin, parasetamol, petidin ve/veya hidrokortizonun rutin dozlarının bu reaksiyonların önlenmesinde veya tedavisinde başarılı olduğu bildirilmiştir. Hastanede yatan hastalarda veya ciddi advers olay potansiyeli nedeniyle yakından izlenmesi mümkün hastalarda kullanılmalıdır. Renal toksisite klasik amfoterisin B’den, özellikle nefrotoksisite açısından, daha az toksisitesi olduğu gösterilmiştir, ancak böbrek yan etkileri yine de renal advers reaksiyonlar görülebilir. Günlük 3 mg/kg daha yüksek dozlarla (günlük 5, 6 veya 10 mg/kg) karşılaştırıldığı çalışmalarda, artmış serum kreatinin, hipokalemi ve hipomagnezemi insidans oranlarının, yüksek doz gruplarında belirgin olarak daha yüksek olduğu saptanmıştır. Uzun süreli tedavi gerektiren durumlarda özellikle dikkatli olunmalıdır. Potasyum ve magnezyum başta olmak üzere serum elektrolitlerinin ve aynı şekilde böbrek ve karaciğer fonksiyonları ile hematopoietik fonksiyonların düzenli laboratuvar değerlendirmeleri en az haftada bir kez yapılmalıdır. Bu hastalarda böbrek fonksiyonları daha yakından takip edilmelidir. Hipokalemi riski nedeniyle, uygulandığı sürece uygun potasyum takviyesi gerekebilir. Eğer böbrek fonksiyonunda klinik olarak anlamlı azalma veya diğer parametrelerde kötüleşme olursa, dozun azaltılması, tedaviye ara verilmesi veya tedavinin kesilmesi göz önünde bulundurulmalıdır. Hiperkalemi vakaları (bazıları kardiyak aritmiler ve kalp durmasına neden olmuştur) bildirilmiştir. Bu vakaların çoğu, böbrek yetmezliği olan hastalarda meydana gelmiş ve bazı vakalar, önceden hipokalemi bulunan hastalarda potasyum takviyesi sonrasında ortaya çıkmıştır. Bu nedenle, böbrek fonksiyonu ve potasyumun laboratuvar değerlendirmesi, tedavi öncesinde ve sırasında ölçülmelidir. Bu durum, özellikle önceden böbrek hastalığı bulunan, daha önce böbrek yetmezliği yaşamış ya da eşzamanlı nefrotoksik ilaçlar alan hastalarda önem taşımaktadır (bakınız). Pulmoner toksisite Lökosit transfüzyonu sırasında veya hemen sonrasında, amfoterisin B (sodyum deoksikolat kompleksi olarak) verilen hastalarda, akut pulmoner toksisite bildirilmiştir. Bu infüzyonların, mümkün olduğunca uzun aralıklarla uygulanması ve akciğer fonksiyonlarının izlenmesi önerilmektedir. Diyabetik hastalar: her bir flakonda yaklaşık 900 mg sukroz içermektedir. Bu, diyabetik hastaların tedavisinde dikkate alınmalıdır. Fruktoz intoleransı, glukoz-galaktoz malabsorpsiyonu veya sukroz-izomaltaz yetmezliği gibi nadir kalıtsal sorunları olan hastalar bu ilacı almamalıdır. Böbrek diyalizi olan hastaların tedavisinde: Veriler, hemodiyaliz veya filtrasyon işlemleri geçiren hastalarda doz ayarlanmasına gerek olmadığını göstermektedir. Bununla beraber, işlem sırasında uygulanmasından kaçınılmalıdır. Bu ilaç her flakonda 1 mmol (23 mg)'dan daha az sodyum içerir; yani esasında "sodyum içermez".
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerKan ve lenf sistemi hastalıkları Yaygın olmayan: Trombositopeni Bilinmiyor: Anemi Bağışıklık sistemi hastalıkları Yaygın olmayan: Anafilaktoid reaksiyon Bilinmiyor: Anafilaktik reaksiyonlar, aşırı duyarlılık Metabolizma ve beslenme hastalıkları Çok yaygın: Hipokalemi Yaygın: Hiponatremi, hipokalsemi, hipomagnezemi, hiperglisemi, hiperkalemi Sinir sistemi hastalıkları Yaygın: Baş ağrısı Yaygın olmayan: Konvülsiyon Kardiyak hastalıklar Yaygın: Taşikardi Bilinmiyor: Kalp durması, aritmi Vasküler hastalıklar Yaygın: Hipotansiyon, vazodilatasyon, yüz kızarması Solunum, göğüs bozuklukları ve mediastinal hastalıklar Yaygın: Dispne Yaygın olmayan: Bronkospazm Gastrointestinal hastalıklar Çok yaygın: Bulantı, kusma Yaygın: İshal, karın ağrısı Hepato-bilier hastalıkları Yaygın: Anormal karaciğer fonksiyon testleri, hiperbilirübinemi, artmış alkalen fosfataz Deri ve deri altı doku hastalıkları Yaygın: Döküntü Bilinmiyor: Anjiyonörotik ödem Kas iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Yaygın: Sırt ağrısı Bilinmiyor: Rabdomiyoliz (hipokalemi ile ilişkili), müsküloskeletal ağrı (artralji veya kemik ağrısı olarak tarif edilir) Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Yaygın: Artmış kreatinin, kan üresinde artış Bilinmiyor: Böbrek yetmezliği, böbrek bozukluğu Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Çok yaygın: Titreme, ateş Yaygın: Göğüs ağrısı Yaygın olmayan: Filebit Seçilmiş advers reaksiyonların tanımlanması: İnfüzyonla ilişkili reaksiyonlar: uygulaması sırasında, infüzyonla ilişkili en sık görülen reaksiyonlar ateş ve ürperme/titremedir. Daha az sıklıkla görülen infüzyonla ilişkili reaksiyonlar, göğüste sıkışma veya ağrı, dispne, bronkospazm, yüzde kızarma, taşikardi, hipotansiyon ve müsküloskeletal ağrı (artralji, sırt ağrısı veya kemik ağrısı olarak tarif edilir) gibi semptomların bir veya birkaçından oluşmaktadır. Bunlar, infüzyona son verilmesiyle hızla ortadan kalkar ve verilen her sonraki doz ile veya daha düşük infüzyon hızı uygulandığında (2 saatlik) oluşmayabilir. Ayrıca, infüzyonla ilişkili reaksiyonlar, premedikasyon uygulamasıyla da önlenebilir. Bununla birlikte, infüzyonla ilişkili şiddetli reaksiyonlar, tamamen kesilmesini gerektirebilir (bakınız). Çift kör, karşılaştırmalı iki çalışmada ile tedavi edilen hastalarda, klasik amfoterisin B veya amfoterisin B lipid kompleks tedavisi alan hastalara kıyasla, infüzyonla ilişkili reaksiyonların insidansı anlamlı derecede daha düşüktür. ile klasik amfoterisin B tedavisinin karşılaştırıldığı, randomize, kontrollü klinik çalışmalarda 1000’in üzerindeki hastadan elde edilen toplu çalışma verilerinde, ile tedavi edilen hastalarda, klasik amfoterisin B ile tedavi edilen hastalara göre önemli ölçüde daha az şiddette ve daha az sıklıkta advers reaksiyonlar bildirilmiştir. Randomize bir faz III çalışma, HIV ile ilişkili kriptokokal menenjit tedavisinde kontrol grubu (1 haftalık konvansiyonel amfoterisin B artı flusitozin ardından 1 haftalık flukonazol) ile karşılaştırıldığında 14 günlük flusitozin ve flukonazole ek olarak tek bir 10 mg/kg dozunu değerlendirmiştir. ile tedavi edilen hastalar, kontrol grubuyla karşılaştırıldığında daha az sayıda 3. veya 4. derece advers etki yaşamıştır. Bu hasta popülasyonunda gözlemlenen güvenlilik profili genel güvenlilik profiliyle tutarlı olduğu kaydedilmiştir. Renal toksisite: Ürünü intravenöz yoldan alan çoğu hastada konvansiyonel amfoterisin B ile belirli bir düzeyde nefrotoksisite meydana gelmektedir. 687 hastanın yer aldığı bir çift kör çalışmada, ile nefrotoksisite insidansı (serum kreatininde başlangıç ölçümünün 2.0 katından fazla artış ile ölçülen), konvansiyonel amfoterisin B ile görülenin yaklaşık yarısıdır. 244 hastanın yer aldığı başka bir çift kör çalışmada, ile nefrotoksisite insidansı (serum kreatininde başlangıç ölçümünün 2.0 katından fazla artış ile ölçülen), amfoterisin B lipid kompleksi ile görülenin yaklaşık yarısıdır. Fosfor Kimya Testlerine Etki: alan hastalardan alınan örnekler, PHOSm testi ile analiz edildiğinde (örneğin, Synchron LX20’yi içeren Beckman Coulter analiz aletinde kullanıldığında), serum fosfor düzeylerinde gerçek olmayan yükselmeler görülebilir. Bu test, insan serum, plazma veya idrar örneklerinde inorganik fosforun kantitatif olarak ölçülmesi amacıyla yapılmaktadır.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.