ALLOPRE 5 G İNFÜZYONLUK ÇÖZELTİ HAZIRLAMAK İÇİN TOZ, 5 ADET
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Allopre 5 g ne için kullanılır?
KT 1Treosulfan, alkilleyici ajanlar adı verilen antikanser ilaç sınıfının bir üyesidir. Bu ajanlar tümörün büyümesini engeller. Treosulfan hastaları kemik iliği nakline (hematopoetik kök hücre transplantasyonu) hazırlamak amacıyla kullanılmaktadır. Treosulfan kemik iliği hücrelerini tahrip eder ve sağlıklı kan hücrelerinin üretimini sağlayan yeni kemik iliği hücrelerinin nakline imkan verir.
Treosulfan, aktif tedavi seçeneklerini tüketmiş tekrarlayan veya metastatik epitelyal yumurtalık kanseri (yayılan bir çeşit yumurtalık kanseri türü) tedavisinde kullanılır.
Treosulfan kanserli ve kanser dışı hastalıkları olan yetişkinlerde, 1 aylıktan büyük çocuklarda ve ergenlerde kan kök hücrelerinin naklinden önce bir tedavi olarak kullanılır.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Emziriyorsanız,
- Treosulfana alerjiniz varsa,
- Kontrol altında olmayan aktif bir enfeksiyonunuz varsa,
- Ağır kalp, akciğer, karaciğer veya böbrek hastalıklarınız varsa,
- Sizde kalıtsal DNA onarım bozukluğu varsa; bu bozuklukta DNA'yı (genetik bilginizi taşır) onarma yeteneği azalır,
- Hamile iseniz veya hamile olabileceğinizi düşünüyorsanız,
- Canlı aşı uygulaması yaptırdıysanız (treosulfan alan hastalarda canlı aşılar kullanılmamalıdır),
- Yeterli kan hücreniz yoksa (ağır kemik iliği depresyonu),
- Her uygulamadan önce, treosulfan almak için yeterli kan hücreniz olup olmadığını kontrol etmek için kan testleri yaptıracaksınız.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriOver kanseri Enfeksiyon riski Enfeksiyonların (mikotik, viral, bakteriyel) riski artar. Hematolojik etkiler ve kan sayımı takibi Treosulfanın doz sınırlayıcı yan etkisi, genellikle geri dönüşlü olan miyelosupresyondur. Miyelosupresyon lökositlerde ve trombositlerde düşüş ve hemoglobinde azalma ile kendini gösterir. Lökositler ve trombositler genellikle 28 gün sonra başlangıç düzeylerine geri döner. Kemik iliği fonksiyonunun inhibisyonu kümülatif olduğundan, kan sayımı üçüncü tedavi küründen itibaren daha kısa aralıklarla takip edilmelidir. Treosulfan kemik iliği fonksiyonunu baskılayan diğer tedavi formlarıyla (örn., radyoterapi) kombine kullanılırsa bu özellikle önemlidir. Malignite riski Oral treosulfan dozlarıyla uzun dönemli tedavi sırasında sekiz hastada (553 hastanın %1,4’ü) akut non-lenfositik lösemi gelişmiştir. Risk treosulfanın kümülatif dozuna bağlı olarak değişmiştir. İlave olarak miyelom, miyeloproliferatif bozukluk ve miyelodisplastik sendromun tekil vakaları raporlanmıştır. Kardiyak toksisite Bir kardiyomiyopati vakasının treosulfan ile ilişkili olduğu tamamen dışlanamamaktadır. Pulmoner toksisite Eğer alerjik alveolit veya pulmoner fibroz gelişirse treosulfan kalıcı olarak kesilmelidir. Sistit riski Muhtemel hemorajik sistit gelişimi nedeniyle hastalara intravenöz infüzyondan sonra 24 saate kadar daha fazla sıvı tüketmeleri söylenmelidir. Böbrek fonksiyon bozukluğu Treosulfan böbrekler yoluyla atıldığından, kan sayımları böbrek fonksiyon bozukluğu olan hastalarda dikkatle izlenmeli ve doz uygun şekilde ayarlanmalıdır. Canlı aşılar ile birlikte kullanım Sitostatik tedavi canlı aşıların kullanıldığı bağışıklamadan sonra yaygın enfeksiyon riskini arttırabilir. Bu nedenle, treosulfan alan hastalarda canlı aşılar kullanılmamalıdır. Ekstravazasyon İnfüzyon sırasında hatasız bir teknik kullanılmasına dikkat edilmelidir çünkü treosulfan çözeltisinin civardaki dokuya ekstravazasyonu sonucunda ağrılı enflamatuvar reaksiyonlar meydana gelebilir. Ekstravazasyon meydana gelirse infüzyon derhal durdurulmalı ve kalan doz başka bir vene uygulanmalıdır. Gebeliğin önlenmesi Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar tedavi süresince ve tedaviden sonraki ilk 6 ay boyunca etkili bir doğum kontrol yöntemi kullanmalıdır. Allojenik kök hücre nakli öncesi hazırlık rejimi Miyelosupresyon Pansitopeni ile birlikte derin miyelosupresyon treosulfana dayalı hazırlık rejiminin istenen tedavi etkisidir ve tüm hastalarda görülür. Bu nedenle, hematopoetik sistem toparlanıncaya kadar kan hücre sayılarının sık aralıklarla izlenmesi önerilir. Şiddetli nötropeni fazları sırasında (nötropenik periyodun medyan süresi yetişkinlerde 14-17,5 gün ve pediyatrik hastalarda 20-22 gündür) enfeksiyon riski artar. Dolayısıyla profilaktik veya ampirik antienfektif tedavi (bakteriyel, viral, fungal) düşünülmelidir. Büyüme faktörleri (GCSF, GM-CSF), trombosit ve/veya kırmızı kan hücresi desteği endike olan şekilde verilmelidir. Sekonder maligniteler Sekonder maligniteler allojenik HKHT’den sonra uzun süre hayatta kalan hastalarda iyi bilinen komplikasyonlardır. Treosulfanın bunların ortaya çıkmasına ne derece katkıda bulunduğu bilinmemektedir. Olası bir ikinci bir malignite oluşması riski hastaya açıklanmalıdır. İnsan verileri esas alınarak treosulfan Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı (IARC) tarafından bir insan karsinojeni olarak sınıflandırılmıştır. Mukozit Oral mukozit (yüksek şiddet derecesi dahil) treosulfana dayalı hazırlık ve takiben allojenik HKHT’den sonra çok yaygın bir istenmeyen etkidir. Mukozit profilaksisinin kullanımı (örn., topikal antimikrobiyaller, bariyer koruyucular, buz ve yeterli ağız hijyeni) önerilir. Aşılar Canlı zayıflatılmış aşıların eş zamanlı kullanımı önerilmez. Fertilite Treosulfan fertiliteyi olumsuz etkileyebilir. Dolayısıyla, treosulfan tedavisi alan erkeklere tedavi sırasında ve tedaviden 6 ay sonrasına kadar baba olmamaları ve treosulfan tedavisine bağlı geri dönüşsüz infertilite olasılığı nedeniyle tedaviden önce spermlerinin dondurularak saklanması konusunda hekim tavsiyesi almaları önerilir. Premenopozal hastalarda over supresyonu ve amenore ile birlikte menopoz semptomları yaygın biçimde görülmektedir. Pediyatrik popülasyon Nöbetler Primer immün yetmezlikleri olan bebeklerde (≤4 aylık) fludarabin veya siklofosfamid ile kombine olarak treosulfan ile hazırlık tedavisinden sonra nöbetlere dair tekil raporlar alınmıştır. Bu nedenle, 4 aylık veya daha küçük bebekler nörolojik advers reaksiyon belirtileri açısından izlenmelidir. Bunların nedeninin treosulfan olduğu kanıtlanamamışsa da, 1 yaşından küçük çocuklarda klonazepam profilaksisi düşünülebilir. Solunum, göğüs ve mediastinal hastalıkları Treosulfana dayalı hazırlık tedavisi alan pediyatrik hastalarda yaş ile solunum toksisitesi arasında anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Bir yaşından küçük çocuklarda (esas olarak malign olmayan hastalıklar, özellikle immün yetmezlikleri olanlar) III/IV. derece solunum toksisitesi daha fazla ortaya çıkmıştır; bunun muhtemel nedeni hazırlık tedavisine başlanmadan önce mevcut olan akciğer enfeksiyonlarıdır. Bebek bezi dermatiti Treosulfanın idrarla atılması nedeniyle küçük çocuklarda bebek bezi dermatiti görülebilir. Bu nedenle her bir treosulfan infüzyonundan sonra bebek bezleri sık sık, 6–8 saatte bir değiştirilmelidir. Ekstravazasyon Treosulfan tahriş edici madde olarak kabul edilir. İntravenöz uygulama güvenli bir teknik kullanılarak yapılmalıdır. Ekstravazasyondan şüphelenilmesi halinde genel güvenlik tedbirleri uygulanmalıdır. Hiçbir spesifik önlemin önerilebilir nitelikte olduğu kanıtlanmamıştır.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi ALLOPRE'nin içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir Çok yaygın: 10 hastanın en az 1'inde görülebilir.
Yaygın: 10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan: 100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek: 1.000 hastanın birinden az, fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Çok seyrek: 10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmiyor: Eldeki verilerden hareketle tahmin edilemiyor.
Yumurtalık kanseri Aşağıdakilerden biri olursa, ALLOPRE'yi kullanmayı durdurunuz ve DERHAL doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne başvurunuz:
- Alerjik reaksiyonlar [Seyrek]: Kaşıntı, döküntü ve yüzde, dudaklarda, dilde ve/veya boğazda şişlik oluşursa (yutmayı veya nefes almayı zorlaştırabilir) ya da kan basıncınız düşerse.
- Ateş veya enfeksiyon [Çok yaygın]: Vücut sıcaklığınız 38 °C veya daha yüksekse, terleme yaşarsanız veya enfeksiyonun diğer belirtilerini fark ederseniz (çünkü bu durumda beyaz kan hücre sayınız normalden daha düşük olabilir).
- Güçsüzlük [Çok yaygın]: Nefes almada zorluk, cildinizin renginin daha soluk hale gelmesi (çünkü bu durumda kırmızı kan hücre sayınız normalden daha düşük olabilir).
- Diş etlerinde, ağızda veya burunda kanama [Çok yaygın)] veya beklenmeyen morlukların ortaya çıkması (çünkü bu durumda trombosit sayınız normalden daha düşük olabilir).
- Solunum güçlüğü [Çok seyrek)] (çünkü bu durumda alerjik bir reaksiyon veya akciğer iltihabı veya enfeksiyonu yaşıyor olabilirsiniz).
Bunların hepsi çok ciddi yan etkilerdir.
Eğer bunlardan biri sizde mevcut ise, sizin ALLOPRE'ye karşı ciddi alerjiniz var demektir.
Acil tıbbi müdahaleye veya hastaneye yatırılmanıza gerek olabilir'.
Aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz, doktorunuza söyleyiniz:
Çok yaygın:
- Beyaz kan hücrelerinde azalma (enfeksiyon riskini arttırır), kan pulcuklarında (trombositler) azalma (ciltte morluklara, diş eti, ağız ve burun kanamasına neden olabilir) ve kırmızı kan hücrelerinde azalma (soluk cilt rengi, güçsüzlük ve nefes darlığına yol açabilir)- bu nedenle kan sayımınız düzenli olarak kontrol edilmelidir.
- Mide rahatsızlıkları: bulantı (kusacakmış gibi olmak) ile birlikte kusma varlığı veya yokluğu.
- Hafif saç dökülmesi. Tedaviniz bittikten sonra saçlarınızın uzaması normale dönecektir.
- Cildin bronz renk alması.
Yaygın:
- Mantarlar, virüsler veya bakterilerden kaynaklanan enfeksiyonlar (ateş, terleme ve genel bir rahatsızlık hissine neden olabilir).
- Gastrointestinal (mide-bağırsak) şikayetler
Yaygın olmayan:
- Kan kanserinin farklı tipleri (uzun süren tedaviden sonra).
- Ağzı kaplayan muköz zarın iltihabı (stomatit)
Çok seyrek:
- Tüm kan hücrelerinin sayısında eş zamanlı ciddi azalma (pansitopeni); bu durum güçsüzlüğe ve ciltte morluklara neden olabilir ve enfeksiyon riskini arttırabilir.
- Böbreküstü bezlerinin düzgün çalışmadığı ve bronz renkte cilt, mide rahatsızlığı, düşük kan basıncı (sersemlik hissi) ve genel güçsüzlük hissine yol açan bir durum olan Addison hastalığı.
- Kanınızdaki glukoz düzeylerinin düşmesine (hipoglisemi) bağlı terleme, titreme ve açlık hissi.
- Karıncalanma ve uyuşukluk hissi (parestezi).
- Yapısal bir değişiklik sonucunda kalp kasının güçsüzleşmesi (kardiyomiyopati).
- Nefes darlığı (akciğerlerde iltihap ve skar oluşumu, akciğer enfeksiyonları).
- Karaciğer fonksiyon değerlerinde yükselme (bu durum yorgunluğa, karnın sağ üst bölümünde baskı hissine ve gözün beyaz kısmında ve ciltte sarı renge neden olabilir).
- Kurdeşen (ürtiker) veya kaşıntılı döküntü; pullanmanın eşlik ettiği veya etmediği deri iltihabı (skleroderma ve sedef hastalığı), cilt kızarıklığı (eritem).
- Ağrı veya daha sık ve acil idrara çıkmaya neden olan mesane iltihabı; kanlı idrar eşlik edebilir veya etmeyebilir (hemorajik sistit).
- Kendini hasta hissetmek (grip benzeri semptomlar).
- Enjeksiyon bölgesinde ağrılı kızarıklık veya şişlik (ALLOPRE çözeltisinin civardaki dokuya sızması durumunda).
Bilinmiyor:
- Kan zehirlenmesi (sepsis).
Allojenik kök hücre nakli (başka bir bireyden alınan kök hücrelerin nakli) öncesi hazırlık rejimi
Ciddi yan etkiler:
Treosulfan tedavisinin veya nakil işleminin en ciddi yan etkileri şunlardır:
- Kan hücre sayılarında azalma; bu, sizi nakil infüzyonunuza hazırlamak için verilen ilacın amaçlanan etkisidir (tüm hastalar: çok yaygın)
- Bakteriler, virüsler ve mantarlardan kaynaklanan enfeksiyonlar (yetişkinler: yaygın; çocuklar ve ergenler: çok yaygın)
- Karaciğere giden bir damarın tıkanması (yetişkinler: yaygın değil; çocuklar ve ergenler: bilinmiyor)
- Akciğer iltihabı (pnömonit) (yetişkinler: yaygın değil) Doktorunuz bu olayları saptamak ve tedavi etmek için kan hücre sayılarınızı ve karaciğer enzimlerinizi düzenli olarak testlerle izleyecektir.
Yetişkinler Diğer tüm yan etkiler görülme sıklıklarına bağlı olarak aşağıda liste halinde sunulmaktadır.
Çok yaygın:
- Beyaz kan hücre sayılarında azalmanın eşlik ettiği ateş (febril nötropeni)
- Vücudun çeşitli bölgelerinin (özellikle ağızda) iç yüzeyini kaplayan dokunun iltihabı (ülserlere neden olabilir), ishal, bulantı, kusma
- Yorgunluk
- Kanda bilirübin (karaciğerdeki bir pigment) düzeyinde yükselme (genellikle karaciğer sorunlarına işaret eder)
Yaygın:
- Kan dolaşımı enfeksiyonu (sepsis)
- Alerjik reaksiyonlar
- İştah azalması
- Uyku sorunları (uykusuzluk)
- Baş ağrısı, baş dönmesi
- Kalp ritminde değişiklikler ve anormallikler (düzensiz, çok hızlı veya çok yavaş kalp atışları)
- Yüksek veya düşük kan basıncı, yüz ve boyunda kızarıklık
- Solunum güçlüğü, burun kanaması
- Ağız bölgesinde ağrı, mide iltihabı, hazımsızlık, karın ağrısı, kabızlık, yutma güçlüğü, yemek borusunda ağrı veya mide ağrısı
- Ciltte yassı veya kabarık kırmızı lekelerin görüldüğü bir tür döküntü (makulopapüler döküntü), ciltte kırmızı lekeler (purpura), cilt kızarıklığı (eritem), el-ayak sendromu (avuç içleri veya ayak tabanlarında karıncalanma, uyuşma, ağrılı şişlik veya kızarıklık), kaşıntı, saç dökülmesi
- Kollarda veya bacaklarda ağrı, sırt ağrısı, kemik ağrısı, eklem ağrısı
- Böbrek fonksiyonunda ani azalma, idrarda kan
- Vücutta sıvı tutulmasına bağlı şişlik (ödem), ateş, üşüme
- Karaciğer enzimlerinde yükselme, C-reaktif protein (vücutta iltihabı gösteren bir değer) artışı, kilo artışı, kilo kaybı
Yaygın olmayan:
- Yüksek veya düşük kan şekeri düzeyi dahil kan şeker seviyesinin kontrolsüz olması
- Kafa karışıklığı
- Beyin kanaması, kolların veya bacakların sinirlerinde sorunlar ve eşlik eden semptomlar; örneğin uyuşma, duyarlılıkta azalma veya artış, karıncalanma, yanma şeklinde ağrı (periferik duyusal nöropati)
- Baş dönmesi (vertigo)
- Morluk
- Akciğerin etrafında sıvı (plevra efüzyonu), boğaz iltihabı, larenks (gırtlak) iltihabı veya larenkste (gırtlakta) ağrı, hıçkırık
- Ağızda kanama, karında şişkinlik hissi, ağız kuruluğu
- Kırmızı lekeler ve bazen ortasında mor veya kabartılı bölgelerin görüldüğü bir döküntü türü (eritema multiforme), akne, döküntü, cilt kuruluğu
- Kas ağrısı
- İdrar yollarında ağrı
- Kalp sorunlarıyla ilişkili olmayan göğüs ağrısı, ağrı
- Kanda alkalin fosfataz (kanda bulunan bir enzim türü) düzeyinde artış (doktorunuz bunu kontrol edecektir)
Bilinmiyor:
- Kan dolaşımı enfeksiyonundan sonra hayati tehlike oluşturan bir durum (septik şok)
- Kemoterapi tedavisinden kaynaklanan farklı bir kanser (ikinci malignite)
- Kanın asitliğinde artış,
- Anormal beyin fonksiyonu (ensefalopati), huzursuz, tekrarlı veya istemsiz hareketler ve hızlı konuşma (ekstrapiramidal bozukluk), bayılma, karıncalanma, batma veya uyuşma hissi (parestezi)
- Göz kuruluğu
- Kalbin vücudun ihtiyaçlarını karşılayacak düzeyde kan pompalayamaması (kalp yetmezliği), kalp krizi, kalbin etrafını saran kesede sıvı (perikardiyal efüzyon)
- Bir kan damarının tıkanması (emboli)
- Boğaz ağrısı, ses kısıklığı, öksürük
- Gastrointestinal (sindirim sisteminde) kanama, kolon iltihabı, yemek borusu iltihabı, anüs iltihabı
- İlaçlardan kaynaklanan karaciğer hasarı, karaciğer büyümesi
- Deri iltihabı (dermatit), deri dokusunun ölümü, deri ülseri, cildin bronz renk alması
- Böbrek yetmezliği, idrar kesesi iltihabı ve kanama (hemorajik sistit), idrar yaparken ağrı (dizüri)
- Kanda laktat dehidrojenaz (doku veya hücre hasarını gösteren bir madde) düzeyinde artış Çocuklar ve ergenler
Diğer tüm yan etkiler görülme sıklıklarına bağlı olarak aşağıda liste halinde sunulmaktadır.
Çok yaygın:
- Özellikle ağızda mukozanın iltihabı (ülserler eşlik eder), ishal, bulantı, kusma, karın ağrısı
- Karaciğer hasarı
- Kaşıntı, saç dökülmesi
- Ateş
- Karaciğer enziminin (ALT) kanda yükselmesi
Yaygın:
- Baş ağrısı
- Boğaz ağrısı, burun kanaması
- Yutma güçlüğü, ağız bölgesinde ağrı
- Vücutta cildin büyük kısmında kızarma ve pul pul soyulma (eksfoliyatif dermatit), ciltte yassı veya kabarık kırmızı lekelerin görüldüğü bir tür döküntü (makulopapüler döküntü), döküntü, cilt kızarıklığı (eritem), cilt ağrısı, cildin bronz renk alması,
- Karaciğer enzimlerinde yükselme (AST), kanda bilirübin (karaciğerdeki bir pigment) düzeyinde yükselme (genellikle karaciğer sorunlarına işaret eder), C-reaktif protein yükselmesi (vücuttaki iltihaplanmayı gösteren bir işaret).
- Üşüme
Bilinmiyor:
- Kemoterapi tedavisinden kaynaklanan farklı bir kanser (ikinci malignite)
- Beyaz kan hücre sayılarında azalmanın eşlik ettiği ateş (febril nötropeni)
- Kanda normalden az asitlik (alkaloz), kanda elektrolitlerin anormal düzeyi, kanda magnezyum düzeyinde azalma, iştahın azalması
- Nöbet, karıncalanma, batma veya uyuşma hissi (parestezi),
- Gözde kanama, göz kuruluğu
- Kılcal damarlardan (küçük kan damarları) sıvı sızması, yüksek kan basıncı, düşük kan basıncı
- Vücut bölgelerine giden oksijen miktarında azalma (hipoksi), öksürük
- Kolon (kalın bağırsak) iltihabı, anüs (makat) iltihabı, hazımsızlık, rektumun (kalın bağırsağın) iç yüzeyini kaplayan dokunun iltihabı, ağrı, dişetlerinde ağrı, boğaz ağrısı, kabızlık
- Karaciğer büyümesi
- Deri ülseri, kırmızı lekeler ve bazen ortasında mor veya kabartılı bölgelerin görüldüğü bir döküntü türü (eritema multiforme), içi sıvı dolu sivilcelerin görüldüğü cilt hastalığı (büllöz dermatit), akne, el-ayak sendromu (avuç içleri veya ayak tabanlarında karıncalanma, uyuşma, ağrılı şişlik veya kızarıklık), anüsün etrafındaki bölgede ülserleşmenin eşlik ettiği bebek bezi döküntüsü
- Kollarda veya bacaklarda ağrı
- Böbrek fonksiyonunda azalma, böbrek yetmezliği, idrar kesesi iltihabı (sistit), idrarda kan
- Skrotum (testis torbası) derisinde kızarıklık, penisde ağrı
- Yüzde şişmeye neden olan dokuda sıvı birikmesi, üşüme, yorgunluk, ağrı
- Bir karaciğer enziminin (gama-glutamil transferaz) kandaki düzeyinde yükselme Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · HamilelikBu ilacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Bu ilaçla tedavi edilirken ve tedaviden sonra 6 aya kadar kesinlikle hamile kalmamanız gerekmektedir. Siz veya eşiniz bu ilacın alındığı süre boyunca etkili bir doğum kontrol yöntemi kullanmalısınız.
Cenine zararı göz ardı edilemeyeceğinden, doktorunuz kesinlikle gerekli görmedikçe ALLOPRE hamilelik sırasında kullanılmamalıdır.
Hamileyseniz veya emziriyorsanız, hamile olabileceğinizi düşünüyorsanız veya bebek sahibi olmayı planlıyorsanız bu ilacı almadan önce tavsiye almak için doktorunuza başvurun.
Bu ilaçla tedavi edilen bir erkek hasta iseniz tedaviniz süresince ve tedaviden sonra 6 aya kadar baba olmamanız gerekmektedir.
Bu ilaç sizde kısırlığa yol açabilir ve onunla tedavi edildikten sonra hamile kalmanız imkansız hale gelebilir. Çocuk sahibi olmayı düşünüyorsanız tedaviden önce bunun hakkında doktorunuzla konuşmalısınız. Erkek hastalar tedaviye başlamadan önce spermlerin saklanma olasılığı konusunda tavsiye almalıdır.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · EmzirmeBu ilacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Maddenin anne sütüne geçme ihtimali dışlanamadığından; bu ilaçla tedaviye başlamadan önce emzirmeye son vermeniz gerekmektedir.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerALLOPRE herhangi bir yardımcı madde içermemektedir.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonAktif tedavi seçeneklerini tüketmiş relaps veya metastatik epitelyal over kanser hastalarında endikedir. Erişkinlerin ve 1 aydan büyük pediyatrik hastaların malign ve non-malign hastalıklarında allojenik kök hücre nakli öncesi fludarabin ile kombine olarak hazırlık rejiminde kullanımı endikedir.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarEtkin maddeye aşırı duyarlılık. Şiddetli ve devam eden kemik iliği depresyonu Emzirme Kontrol altında olmayan aktif enfeksiyon hastalığı Şiddetli eş zamanlı kalp, akciğer, karaciğer ve böbrek hastalığı Fanconi anemisi ve diğer DNA kırığı onarım bozuklukları Hamilelik Canlı aşı uygulanması.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriOver kanseri Enfeksiyon riski Enfeksiyonların (mikotik, viral, bakteriyel) riski artar. Hematolojik etkiler ve kan sayımı takibi Treosulfanın doz sınırlayıcı yan etkisi, genellikle geri dönüşlü olan miyelosupresyondur. Miyelosupresyon lökositlerde ve trombositlerde düşüş ve hemoglobinde azalma ile kendini gösterir. Lökositler ve trombositler genellikle 28 gün sonra başlangıç düzeylerine geri döner. Kemik iliği fonksiyonunun inhibisyonu kümülatif olduğundan, kan sayımı üçüncü tedavi küründen itibaren daha kısa aralıklarla takip edilmelidir. Treosulfan kemik iliği fonksiyonunu baskılayan diğer tedavi formlarıyla (örn., radyoterapi) kombine kullanılırsa bu özellikle önemlidir. Malignite riski Oral treosulfan dozlarıyla uzun dönemli tedavi sırasında sekiz hastada (553 hastanın %1,4’ü) akut non-lenfositik lösemi gelişmiştir. Risk treosulfanın kümülatif dozuna bağlı olarak değişmiştir. İlave olarak miyelom, miyeloproliferatif bozukluk ve miyelodisplastik sendromun tekil vakaları raporlanmıştır. Kardiyak toksisite Bir kardiyomiyopati vakasının treosulfan ile ilişkili olduğu tamamen dışlanamamaktadır. Pulmoner toksisite Eğer alerjik alveolit veya pulmoner fibroz gelişirse treosulfan kalıcı olarak kesilmelidir. Sistit riski Muhtemel hemorajik sistit gelişimi nedeniyle hastalara intravenöz infüzyondan sonra 24 saate kadar daha fazla sıvı tüketmeleri söylenmelidir. Böbrek fonksiyon bozukluğu Treosulfan böbrekler yoluyla atıldığından, kan sayımları böbrek fonksiyon bozukluğu olan hastalarda dikkatle izlenmeli ve doz uygun şekilde ayarlanmalıdır. Canlı aşılar ile birlikte kullanım Sitostatik tedavi canlı aşıların kullanıldığı bağışıklamadan sonra yaygın enfeksiyon riskini arttırabilir. Bu nedenle, treosulfan alan hastalarda canlı aşılar kullanılmamalıdır. Ekstravazasyon İnfüzyon sırasında hatasız bir teknik kullanılmasına dikkat edilmelidir çünkü treosulfan çözeltisinin civardaki dokuya ekstravazasyonu sonucunda ağrılı enflamatuvar reaksiyonlar meydana gelebilir. Ekstravazasyon meydana gelirse infüzyon derhal durdurulmalı ve kalan doz başka bir vene uygulanmalıdır. Gebeliğin önlenmesi Çocuk doğurma potansiyeli bulunan kadınlar tedavi süresince ve tedaviden sonraki ilk 6 ay boyunca etkili bir doğum kontrol yöntemi kullanmalıdır. Allojenik kök hücre nakli öncesi hazırlık rejimi Miyelosupresyon Pansitopeni ile birlikte derin miyelosupresyon treosulfana dayalı hazırlık rejiminin istenen tedavi etkisidir ve tüm hastalarda görülür. Bu nedenle, hematopoetik sistem toparlanıncaya kadar kan hücre sayılarının sık aralıklarla izlenmesi önerilir. Şiddetli nötropeni fazları sırasında (nötropenik periyodun medyan süresi yetişkinlerde 14-17,5 gün ve pediyatrik hastalarda 20-22 gündür) enfeksiyon riski artar. Dolayısıyla profilaktik veya ampirik antienfektif tedavi (bakteriyel, viral, fungal) düşünülmelidir. Büyüme faktörleri (GCSF, GM-CSF), trombosit ve/veya kırmızı kan hücresi desteği endike olan şekilde verilmelidir. Sekonder maligniteler Sekonder maligniteler allojenik HKHT’den sonra uzun süre hayatta kalan hastalarda iyi bilinen komplikasyonlardır. Treosulfanın bunların ortaya çıkmasına ne derece katkıda bulunduğu bilinmemektedir. Olası bir ikinci bir malignite oluşması riski hastaya açıklanmalıdır. İnsan verileri esas alınarak treosulfan Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı (IARC) tarafından bir insan karsinojeni olarak sınıflandırılmıştır. Mukozit Oral mukozit (yüksek şiddet derecesi dahil) treosulfana dayalı hazırlık ve takiben allojenik HKHT’den sonra çok yaygın bir istenmeyen etkidir. Mukozit profilaksisinin kullanımı (örn., topikal antimikrobiyaller, bariyer koruyucular, buz ve yeterli ağız hijyeni) önerilir. Aşılar Canlı zayıflatılmış aşıların eş zamanlı kullanımı önerilmez. Fertilite Treosulfan fertiliteyi olumsuz etkileyebilir. Dolayısıyla, treosulfan tedavisi alan erkeklere tedavi sırasında ve tedaviden 6 ay sonrasına kadar baba olmamaları ve treosulfan tedavisine bağlı geri dönüşsüz infertilite olasılığı nedeniyle tedaviden önce spermlerinin dondurularak saklanması konusunda hekim tavsiyesi almaları önerilir. Premenopozal hastalarda over supresyonu ve amenore ile birlikte menopoz semptomları yaygın biçimde görülmektedir. Pediyatrik popülasyon Nöbetler Primer immün yetmezlikleri olan bebeklerde (≤4 aylık) fludarabin veya siklofosfamid ile kombine olarak treosulfan ile hazırlık tedavisinden sonra nöbetlere dair tekil raporlar alınmıştır. Bu nedenle, 4 aylık veya daha küçük bebekler nörolojik advers reaksiyon belirtileri açısından izlenmelidir. Bunların nedeninin treosulfan olduğu kanıtlanamamışsa da, 1 yaşından küçük çocuklarda klonazepam profilaksisi düşünülebilir. Solunum, göğüs ve mediastinal hastalıkları Treosulfana dayalı hazırlık tedavisi alan pediyatrik hastalarda yaş ile solunum toksisitesi arasında anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Bir yaşından küçük çocuklarda (esas olarak malign olmayan hastalıklar, özellikle immün yetmezlikleri olanlar) III/IV. derece solunum toksisitesi daha fazla ortaya çıkmıştır; bunun muhtemel nedeni hazırlık tedavisine başlanmadan önce mevcut olan akciğer enfeksiyonlarıdır. Bebek bezi dermatiti Treosulfanın idrarla atılması nedeniyle küçük çocuklarda bebek bezi dermatiti görülebilir. Bu nedenle her bir treosulfan infüzyonundan sonra bebek bezleri sık sık, 6–8 saatte bir değiştirilmelidir. Ekstravazasyon Treosulfan tahriş edici madde olarak kabul edilir. İntravenöz uygulama güvenli bir teknik kullanılarak yapılmalıdır. Ekstravazasyondan şüphelenilmesi halinde genel güvenlik tedbirleri uygulanmalıdır. Hiçbir spesifik önlemin önerilebilir nitelikte olduğu kanıtlanmamıştır.
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerOver kanseri En sık bildirilen istenmeyen etkiler miyelosupresyon ve gastrointestinal şikayetlerdir. Bu olaylar genellikle hafiftir ve treosulfan tedavisinden sonra düzelir. Kemik iliği supresyonu treosulfanın doz sınırlayıcı etkisidir. Allojenik kök hücre nakli öncesi hazırlık rejimi Derin miyelosupresyon/pansitopeni hazırlık rejiminin istenen tedavi etkisidir ve tüm hastalarda görülür. Kan hücre sayıları HKHT’den sonra genellikle normale döner. Treosulfana dayalı hazırlık rejimini takiben allojenik HKHT sonrasında en yaygın biçimde gözlenen advers reaksiyonlar (yetişkinler/pediyatrik hastalar) tüm enfeksiyonlar (%10,1/%11,6), gastrointestinal bozukluklar (bulantı, stomatit, kusma, diyare, abdominal ağrı), yorgunluk (%14,4/%1,7), hepatotoksisite (%0,3/%26,4), febril nötropeni (%10,1/%1,7), iştah azalması (%8,0/%0,8), makulopapüler döküntü (%5,2/%7,4), kaşıntı (%2,8/%10,7), alopesi (%1,5/%9,9), pireksi (%4,1/%13,2), ödem (%6,2/%0,8), döküntü (%0,7/%5,8), ve alanin transaminaz (ALT), aspartat transaminaz (AST), ve bilirubin (%17,1/%6,6) yükselmelerini içerir. Advers etkiler tablosu Sıklık Over kanseri Her bir sıklık gruplamasında, istenmeyen etkiler azalan ciddiyet sırasına göre sunulmaktadır. Organ Sınıfı Sıklık Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar Yaygın: Enfeksiyonlar (mikotik, viral, bakteriyel) Çok seyrek: Sepsis Neoplazmlar, benign, malign ve tanımlanmamış (kistler ve polipler dahil) Yaygın olmayan: Tedaviye bağlı sekonder maligniteler (akut nonlenfositik lösemi, miyelodisplastik sendrom, miyelom, miyeloproliferatif bozukluk) Kan ve lenf sistemi hastalıkları Çok yaygın: Miyelosupresyon (lökositopeni, nötropeni, trombositopeni, anemi) Seyrek: Pansitopeni Bağışıklık sistemi hastalıkları Seyrek: Alerjik reaksiyonlar Endokrin hastalıklar Çok seyrek: Addison hastalığı Metabolizma ve beslenme bozuklukları Çok seyrek: Hipoglisemi Sinir sistemi hastalıkları Çok seyrek: Parestezi Kardiyak hastalıklar Çok seyrek: Kardiyomiyopati Solunum, göğüs ve mediastinal hastalıkları Çok seyrek: Pulmoner fibroz, alerjik alveolit, pnömoni Gastrointestinal hastalıklar Çok seyrek: Kusma, bulantı Yaygın olmayan: Stomatit Karaciğer ve safra kesesi hastalıkları Çok seyrek: Sarılık, karaciğer fonksiyon değerlerinde artış Deri ve deri altı doku hastalıkları Çok yaygın: Saç dökülmesi (genellikle hafif), bronz deri pigmentasyonu Çok seyrek: Skleroderma, psöriazisin tetiklenmesi, eritem, ürtiker Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Çok seyrek: Hemorajik sistit Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Çok seyrek: Grip benzeri şikayetler, lokal ağrılı enflamatuvar reaksiyonlar (ekstravazasyon durumunda) Seçilmiş yan etkilerin tanımı İkincil malignite riski Ticari olmayan bir veri koleksiyonu oral treosulfan ile uzun süreli tedavi sırasında akut lenfatik olmayan lösemi gelişen yedi hasta (553 hastanın %1,3'ü) bildirmiştir. Risk kümülatif treosulfan dozuna bağlıydı. Spontan raporlama sistemi ayrıca treosulfan tedavisinden sonra miyelom, miyeloproliferatif hastalık veya miyelodisplastik sendromların ortaya çıktığı izole vakalar bildirmiştir. Allojenik kök hücre nakli öncesi hazırlık rejimi Her bir sıklık gruplamasında, istenmeyen etkiler azalan ciddiyet sırasına göre sunulmaktadır. Yetişkinler Advers reaksiyonların tablolaştırılmış listesi Aşağıdaki tabloda sunulan advers reaksiyonların sıklıkları treosulfan ile fludarabin kombinasyonunun yetişkin hastalarda allojenik HKHT’den önce hazırlık tedavisi olarak araştırıldığı 5 klinik çalışmadan (toplam 613 hastayı içeren) alınmıştır. Treosulfan arka arkaya 3 gün 10-14 g/m² VYA doz aralığında uygulanmıştır. Sistem Organ Sınıfı (SOC) Tüm Advers Reaksiyonlar /Sıklık Derece 3-4 Advers Reaksiyonlar / Sıklık Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar* Yaygın Enfeksiyonlar (bakteriyel, viral, fungal), sepsis a Bilinmiyor Septik şokc Yaygın Enfeksiyonlar (bakteriyel, viral, fungal), sepsis a Bilinmiyor Septik şokc Neoplazmlar, benign, malign ve tanımlanmamış (kistler ve polipler dahil)* Bilinmiyor Tedaviyle ilişkili ikinci malignite Bilinmiyor Tedaviyle ilişkili ikinci malignite Kan ve lenf sistemi hastalıkları* Çok yaygın Miyelosupresyon, pansitopeni, febril nötropeni Çok yaygın Miyelosupresyon, pansitopeni, febril nötropeni Bağışıklık sistemi hastalıkları* Yaygın Aşırı duyarlılık Metabolizma ve beslenme bozuklukları Yaygın İştah azalması Yaygın olmayan Hiperglisemi ve hipoglisemi dahil glukoz tolerans bozukluğu Yaygın İştah azalması Yaygın olmayan Hiperglisemi ve hipoglisemi dahil glukoz tolerans bozukluğu Bilinmiyor Asidoz b Bilinmiyor Asidozb Psikiyatrik hastalıkları Yaygın Uykusuzluk Yaygın olmayan Konfüzyon hali Bilinmiyor Konfüzyon hali Sinir sistemi hastalıkları Yaygın Baş ağrısı, baş dönmesi Yaygın olmayan İntrakranyal kanama, periferik duyusal nöropati Bilinmiyor Ensefalopati, ekstrapiramidal bozukluk, senkop, parestezi Yaygın olmayan Baş ağrısı Bilinmiyor Ensefalopati, intrakranyal kanama, senkop, periferik duyusal nöropati Göz hastalıkları Bilinmiyor Göz kuruluğu Kulak ve iç kulak hastalıkları Yaygın olmayan Vertigo Kardiyak hastalıklar* Yaygın Kardiyak aritmiler (örn., atriyal fibrilasyon, sinüs aritmisi) Bilinmiyor Kardiyak arrest, kalp yetmezliği, miyokard enfarktüsü, perikardiyal efüzyon Yaygın olmayan Kardiyak aritmiler (örn., atriyal fibrilasyon, sinüs aritmisi) Bilinmiyor Kardiyak arrest, miyokard enfarktüsü Vasküler hastalıklar Yaygın Hipertansiyon, yüz ve boyunda kızarıklık hipotansiyon Yaygın olmayan Hematom Bilinmiyor Emboli Yaygın olmayan Hipertansiyon Bilinmiyor Emboli Solunum, göğüs ve mediastinal hastalıkları Yaygın Dispne, burun kanaması Yaygın olmayan Pnömonit, plevra efüzyonu, farenks veya larenks enflamasyonu, orofaringeal ağrı, hıçkırık Bilinmiyor Laringeal ağrı, öksürük, disfoni Yaygın olmayan Dispne Bilinmiyor Pnömonit, plevra efüzyonu, farenks enflamasyonu, burun kanaması Gastrointestinal hastalıkları * Çok yaygın Stomatit/mukozit, diyare, bulantı, kusma Yaygın Ağız bölgesinde ağrı, gastrit, dispepsi, konstipasyon, disfaji, abdominal ağrı, özofageal veya gastrointestinal ağrı Yaygın olmayan Ağızda kanama, abdominal distansiyon, ağız kuruluğu Bilinmiyor Mide kanaması, nötropenik kolit, özofajit, anal enflamasyon Yaygın Stomatit/mukozit, diyare, bulantı, abdominal ağrı Yaygın olmayan Kusma, ağız bölgesinde ağrı, disfaji, özofageal veya gastrointestinal ağrı Bilinmiyor Mide kanaması veya ağızda kanama, nötropenik kolit Hepatobiliyer hastalıklar* Yaygın olmayan Veno-oklüzif karaciğer hastalığı Bilinmiyor Hepatotoksisite, hepatomegali Bilinmiyor Veno-oklüzif karaciğer hastalığı, hepatotoksisite Deri ve deri altı doku hastalıkları Yaygın Makulo-papüler döküntü, purpura, eritem, palmar-plantar eritrodisestezi sendromu, kaşıntı, saç dökülmesi Yaygın olmayan Eritema multiforme, akneiform dermatit, döküntü, cilt kuruluğu Bilinmiyor Deri nekrozu veya ülseri, dermatit, deride hiperpigmentasyond Yaygın olmayan Makulo-papüler döküntü, Bilinmiyor Deri nekrozu, purpura, eritem Kas-iskelet sistemi ve bağ dokusu hastalıkları Yaygın Ekstremitelerde ağrı, sırt ağrısı, kemik ağrısı, eklem ağrısı Yaygın olmayan Kas ağrısı Bilinmiyor Ekstremitelerde ağrı, kemik ağrısı Böbrek ve idrar yolu hastalıkları Yaygın Akut böbrek hasarı, hematüri Yaygın olmayan İdrar yolunda ağrı Bilinmiyor Böbrek yetmezliği, hemorajik sistit c, dizüri Yaygın olmayan Akut böbrek hasarı Bilinmiyor Hematüri Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Çok yaygın Astenik durumlar (yorgunluk, asteni, letarji) Yaygın Ödem, pireksi e, üşüme Yaygın olmayan Kalple ilişkili olmayan göğüs ağrısı, ağrı Yaygın Yorgunluk Bilinmiyor Kalple ilişkili olmayan göğüs ağrısı, pireksi e Araştırmalar Çok yaygın Kanda bilirübin artışı Yaygın Transaminazlarda (ALT/AST) yükselme, γGT artışı, C-reaktif protein artışı, kilo kaybı, kilo artışı Yaygın olmayan Kanda alkalin fosfataz artışı Bilinmiyor Kanda laktat dehidrojenaz (LDH) düzeyinde artış Yaygın Kanda bilirübin artışı, transaminazlarda (ALT/AST) yükselme, γGT artışı Yaygın olmayan C-reaktif protein artışı Bilinmiyor Kanda alkalin fosfataz artışı * Aşağıdaki detaylı bölümlere bakınız a Klinik veya mikrobiyolojik olarak belgelenmiş enfeksiyon ile birlikte derece 3 veya 4 nötropeni (mutlak nötrofil sayısı < 1,0 x 109 /L) ve sepsis b Asidoz, plazmada treosulfan aktivasyonu/kesilerek küçük bölümlere ayrılmasına bağlı olarak metan sülfonik asit açığa çıkmasının bir sonucu olabilir c Treosulfana dayalı hazırlık tedavisinden sonra diğer kaynaklardan elde edilen vaka raporları d Bronz pigmentasyon e ANC < 1,0 x 109 /L olarak tanımlanan nötropeni yokluğunda ateş Seçili advers reaksiyonların tarifi Tüm enfeksiyonların toplam insidansı %10,1’di. Buna bakteriyel, viral ve fungal enfeksiyonların (; %8,1) ve tüm sepsis olaylarının (; %2) insidansı dahildir. En sık görülen enfeksiyon türü akciğer enfeksiyonuydu. Patojenler bakterileri (örn., Staphylococcus, Enterococcus, Corynebacterium), virüsleri (örn., sitomegalovirüs, Epstein-Barr virüsü) ve mantarları (örn., Kandida) içermiştir. Tüm sepsis olayları sepsis (; %1,5), stafilokokal sepsis (; %0,3) ve enterokokal sepsisi (; %0,2) içerir. Enfeksiyon oranı -4. günden -2. güne kadar günde 10 g/m² treosulfan doz rejimiyle tedavi edilen hastalarda en düşüktü (%8,1). Benign, malign ve tanımlanmamış neoplazmlar (kistler ve polipler dahil) 613 yetişkin hastadan 1’inde (%0,2) ikinci bir malignite (meme kanseri) gelişmiştir. Treosulfana dayalı hazırlık rejiminden sonra az sayıda ilave ikinci malignite vakaları başka araştırmacılar tarafından raporlanmıştır. Solid tümörleri olan hastalarda oral treosulfanın klasik dozlarıyla uzun süreli tedaviden sonra 553 hastanın %1,4’ünde akut miyeloid lösemi gözlenmiştir. Kan ve lenf sistemi hastalıkları Kan hastalıkları 613 yetişkin hastadan 62’sinde (%10,1) gözlenmiştir. En sık görülen advers reaksiyon febril nötropeniydi (%10,1). En düşük insidans -4. günden -2. güne kadar uygulanan günde 10 g/m² doz rejimiyle kaydedilmiştir (%4,4)…
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.