ALDURAZYME 100 U/ML IV İNFÜZYON İÇİN KONSANTRE ÇÖZELTİ, 1 ADET
Fiyat ve paketler
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Aldurazyme 100 IU ne için kullanılır?
KT 1ALDURAZYME mukopolisakkoridoz I (MPS I; α-L-iduronidaz eksikliği) teşhisi konmuş hastalarda, hastalığın nörolojik olmayan bulgularının tedavisinde kullanılır.
Vücutta bulunan bir maddeyi (glikozaminoglikan) parçalayan α-L-iduronidaz adı verilen enzim, MPS I hastası kişilerde ya düşük seviyede bulunur ya da hiç bulunmaz. Sonuç olarak, bu madde vücutta olması gerektiği gibi parçalanamamaktadır. Vücutta birçok dokuda birikerek MPS I'in bulgularına yol açmaktadır.
ALDURAZYME, laronidaz adı verilen yapay bir enzimdir. Bu MPS I'de eksik olan doğal enzimin yerini alabilmektedir.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · KullanmayınızLaronidaza veya bu ilaçta bulunan ve Bölüm 6'da listenenen diğer maddelerden herhangi birine karşı alerjiniz varsa kullanmayınız.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınızALDURAZYME'ı kullanmadan önce doktorunuzla konuşunuz.
ALDURAZYME tedavisi aşağıdakilere neden olursa derhal doktorunuzla iletişime geçiniz:
- Anafilaksi (şiddetli bir alerji reaksiyonu) dahil olmak üzere alerjik reaksiyonlar için Bölüm 4. "Olası yan etkiler" bölümüne bakınız. Bu reaksiyonların bazıları yaşamı tehdit edici olabilir. Semptomlar arasında solunum yetmezliği/sıkıntısı (akciğerlerin düzgün çalışamaması), stridor (tiz nefes alma sesi) ve hava yollarının tıkanmasına bağlı diğer bozukluklar, hızlı nefes alma, nefes alma zorluğuna neden olan hava yolu kaslarının aşırı kasılması (bronkospazm), vücut dokularında oksijen azalığı(hipoksi), düşük tansiyon, yavaş kalp hızı veya kaşıntılı döküntü (ürtiker) sayılabilir.ALDURAZYME ile tedavi ediliyorsanız infüzyona bağlı reaksiyonlar geliştirebilirsiniz. İnfüzyona bağlı reaksiyonlar, infüzyon sırasında veya infüzyonun yapıldığı günün sonuna kadar gözlenen yan etkiler olarak tanımlanmaktadır (bkz. 4.
Olası Yan Etkiler). Bu reaksiyonların bir kısmı şiddetli olabilir. Benzer bir reaksiyon gözlemeniz durumunda hemen doktorunuza haber vermelisiniz.
Bu reaksiyonlar geliştiğinde, ALDURAZYME infüzyonu derhal durdurulacak ve doktorunuz tarafından uygun tedavi başlanacaktır.
Daha önceden MPS I ile ilişkili üst solunum yolu tıkanıklığı yaşadıysanız, bu reaksiyonlar daha şiddetli olabilir.
Bu durumda size antihistaminikler ve ateş düşürücü ilaçlar (örn. parasetamol) gibi alerjik tipte reaksiyonların önlenmesinde yardımcı olabilecek bir ek tedavi uygulanabilir.
Doktorunuz ALDURAZYME almaya devam edip edemeyeceğinize karar verecektir.
Biyoteknolojik ürünlerin takip edilebilirliğinin sağlanması için uygulanan ürünün ticari ismi ve seri numarası mutlaka hasta dosyasına kaydedilmelidir.
Olası yan etkileri nelerdir?
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerBu belgede yan etki sıklıkları tablo sütunlarında verildiği için aşağıdaki listede sıklıklar eksik ya da başka bir etkinin yanında görünebilir; sıklıklar için KÜB belgesinin aslına bakınız.
En sık ilaç reaksiyonları: baş ağrısı, bulantı, karın ağrısı, döküntü, artralji, sırt ağrısı, ekstremitelerde ağrı, kızarma, ateş, infüzyon bölgesinde reaksiyonlar, kan basıncı artışı, oksijen satürasyon düşüşü, taşikardi ve titremedir. İnfüzyonla ilişkili reaksiyonlarda pazarlama sonrası deneyim, aralarında bazı reaksiyonların ciddi olduğu siyanoz, hipoksi, taşipne, ateş, kusma, üşüme ve eritemin raporlandığı ortaya çıkarmıştır; bu reaksiyonlardan bazıları şiddetlidir. Advers reaksiyonların tablo halinde listesi Faz 3 ve onun uzatma dönemi çalışması süresince, 4 yıla kadar tedavi edilen, 5 yaş ve üstü, 45 hastadaki karşı oluşan ilaca bağlı advers reaksiyonların sıklığın takip eden sınıflandırması kullanılarak aşağıda listelenmiştir: Az sayıda hasta popülasyonu nedeniyle tek bir hastada görülen advers etki yaygın olarak sınıflandırılmıştır. MedDRA Sistem Organ Sınıflaması Çok yaygın Bilinmiyor Bağışıklık sistemi hastalıkları Anafilaktik reaksiyon Aşırı duyarlılık Psikiyatrik hastalıklar Huzursuzluk Sinir sistemi hastalıkları Baş ağrısı Parestezi, baş dönmesi Kardiyak hastalıklar Taşikardi Bradikardi Vasküler hastalıklar Kızarma Hipotansiyon, solukluk, periferik soğukluk Hipertansiyon Solunum, göğüs bozuklukları ve Solunum sıkıntısı, dispne, öksürük Siyanoz, hipoksi, taşipne, mediastinal hastalıklar bronkospazm, solunum durması, laringeal ödem, solunum yetmezliği, faringeal şişlik, stridor, obstrüktif solunum yolu bozukluğu Gastrointestinal hastalıklar Bulantı, karın ağrısı Kusma, ishal Dudak şişmesi, dil şişmesi Deri ve deri altı doku hastalıkları Döküntü Anjiyoödem, yüzde şişme, ürtiker, kaşıntı, soğuk terleme, alopesi, hiperhidroz Eritem, yüz ödemi Kas iskelet ve bağ dokusu hastalıkları Artropati, artralji, sırt ağrısı, ekstremitelerde ağrı Kas iskelet ağrısı Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Ateş, infüzyon bölgesinde reaksiyon* Titreme, Sıcak basması, üşüme, yorgunluk, grip benzeri hastalık, enjeksiyon bölgesinde ağrı Ekstravazasyon, periferik ödem Araştırmalar Vücut ısısında artış, oksijen satürasyonunda düşme İlaca spesifik antikor, nötralize edici antikorlar, kan basıncında artış * Klinik çalışmalar ve pazarlama sonrası deneyim sırasında, infüzyon/enjeksiyon bölgesi reaksiyonları özellikle şunları içermektedir: şişme, eritem, ödem, rahatsızlık, ürtiker, solgunluk, makula ve sıcaklık Önceden solunum yolu tutulumu olan bir hastada, infüzyonun başlamasından üç saat sonra (tedavinin 62’nci haftası), ürtiker ve trakeostomi gerektiren hava yolu obstrüksiyonundan oluşan ciddi bir reaksiyon gelişmiştir. Bu hastada IgE pozitif test edilmiştir. Bununla birlikte, önceden MPS I ile ilişkili şiddetli üst solunum yolu ve akciğer tutulumu öyküsü olan birkaç hastada bronkospazm, solunum durması ve yüz ödemi gibi ciddi reaksiyonlar görülmüştür. Özel populasyonlara ilişkin ek bilgiler.: Pediyatrik popülasyon 5 yaş altı ve özellikle şiddetli fenotipi olan toplam 20 hastalık bir faz 2 çalışması boyunca 12 ay boyunca tedavi alanlarda, karşı rapor edilen advers etkiler aşağıda listelenmiştir. Advers reaksiyonlar şiddete göre hafiften ağıra doğrudur. ADR'lerin tümü hafif ila orta şiddettedir. MedDRA Sistem Organ Sınıflaması MedDRA Tercih edilen Sıklık Kardiyak hastalıklar Taşikardi Çok yaygın Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Ateş Çok yaygın Titreme Çok yaygın Araştırmalar Kan basınıcında yükselme Çok yaygın Oksijen satürasyonunda düşme Çok yaygın 33 MPS 1 hastasının bir faz 4 çalışmadaki, 4 dozdan 1’ini aldığı doz rejimleri: haftalık 100 U/kg I.V. (önerilen), haftalık 200 U/k I.V. 2 haftada bir 200 U/kg I.V. veya 2 haftada bir 300 U/kg I.V. Önerilen doz grubu, ilaç ve infüzyon advers etkisinin en az görüldüğü hasta sayısına sahiptir. İnfüzyona bağlı advers etkilerin tipleri diğer klinik çalışmadakilere benzerdir. Seçilen advers reaksiyonların tanımı İmmünojenisite Hemen tüm hastalarda laronidaz'a karşı IgG antikorları gelişmiştir. Çoğu hasta tedavinin başlangıcından sonraki 3 ay içinde serokonversiyona uğramıştır; ancak daha şiddetli fenotipli 5 yaşın altındaki hastalarda serokonversiyon çoğunlukla 1 ay içinde meydana gelmektedir (ortalama 26 gün, 5 yaş ve üzeri hastalarda 45 gün). Faz 3 çalışmasının sonunda (ya da çalışmanın erkenden çekildiği zamanda), hastada radyoimmünopresipitasyon (RIP) tahlili ile tespit edilebilir antikor yoktur. Buna hiç serokonversiyona uğramamış 3 hasta da dahildir. Antikor düzeylerinin düşük veya düşük olduğu hastalar, idrar GAG düzeyinde güçlü bir azalma gösterirken, yüksek antikor titreleri olan hastalar, idrar GAG düzeyinde değişken azalma göstermiştir. Ek olarak, MPS/ ayıt Kütüğü Çalışması’ndaki ağır hastalığı olan hastalarda daha yüksek ADA titreleri de gözlenmiştir. Sürekli yüksek ADA titreleri olan hastalarda idrar GAG’ında daha az azalma görülmüştür. Ayrıca Faz 2 ve 3 çalışmalarında, 60 hasta in vitro nötrleştirici etkiler açısından test edilmiştir. 4 hasta (üçü Faz 3 çalışmasında ve biri Faz 2 çalışmasında) laronidaz enzimatik aktivitesinde marjinal ila düşük düzeyde in vitro inhibisyon göstermiştir. Bu durum, klinik etkinliği ve/veya idrar GAG azalmasını etkilememektedir. Klinik olarak kötüleşen hastalarda kanda ADA ve nötralize edici antikorlar ve idrarda GAG düzeyi değerlendirilmesi düşünülmelidir. Antikorların varlığı, IAR’ların görülme sıklığıyla tutarlı bir şekilde ilişkili saptanmadı, ancak IAR’ların başlangıcı tipik olarak IgG antikorlarının oluşumuyla çakıştığı gözlemlendi. Klinik araştırmalar ve gözlemsel çalışmalar yalnızca az sayıda hastada IgE antikorlarının pozitif olduğunu göstermektedir. IgE antikorlarının gelişimi, nadir görülen aşırı duyarlılık reaksiyonları veya anafilaktik reaksiyonlar ile ilişkili olabilir.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
ALDURAZYME'ın hamile kadınlarda kullanılmasına ait yeterli deneyim bulunmamaktadır.
ALDURAZYME'ın hamilelik sırasında açıkça gerekli olmadıkça kullanılmamalıdır.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · Emzirmeİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
ALDURAZYME'ın doğurganlık üzerindeki etkilerine ilişkin veri mevcut değildir.
ALDURAZYME'ın süte geçip geçmediği bilinmemektedir. Bu nedenle ALDURAZYME tedavisi sırasında emzirmenin durdurulması önerilmektedir.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerBu tıbbi ürün her flakonda 30 mg sodyum (yemek tuzu/yemek tuzunun ana bileşeni) içerir.
Bu, bir yetişkin için önerilen günlük maksimum sodyum alımının % 1,5'ine eşdeğerdir.
Kontrollü sodyum diyetinde olan hastalar için göz önünde bulundurulmalıdır.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonMukopolisakkaridoz I (MPS I; α-L-iduronidaz eksikliği) tanısı konmuş hastalarda, hastalığın nörolojik olmayan bulgularını tedavi etmek amacıyla uzun süreli enzim replasman tedavisinde endikedir.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarEtkin maddeye veya formülasyonda yer alan listelenen yardımcı maddelerden herhangi birine karşı şiddetli aşırı duyarlılık (anaflaktik reaksiyon).
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriAşırı duyarlılık reaksiyonları (anafilaksi dahil) ile tedavi edilen hastalarda anafilaksi dahil aşırı duyarlılık reaksiyonları rapor edilmiştir. Bu reaksiyonların bazıları hayatı tehdit edici niteliktedir ve solunum yetmezliği/sıkıntısı, stridor, obstrüktif hava yolu bozukluğu, hipoksi, hipotansiyon, bradikardi ve ürtikeri içermektedir. uygulandığında, kardiyopulmoner resüsitasyon ekipmanı da dahil olmak üzere uygun tıbbi destek önlemleri hazır bulundurulmalıdır. Anafilaksi veya diğer ciddi aşırı duyarlılık reaksiyonları ortaya çıkarsa, infüzyonu derhal durdurulmalıdır. MPS I hastalarında epinefrin kullanımı düşünülüyorsa, bu hastalarda koroner arter hastalığı prevalansının artması nedeniyle dikkatli olunmalıdır. Şiddetli aşırı duyarlılığı olan hastalarda karşı desensitizasyon işlemi düşünülebilir. Ürünün yeniden uygulanmasına karar verilirse, uygun resüsitasyon önlemleri hazır edilerek çok dikkatli olunmalıdır. Hafif veya orta derecede aşırı duyarlılık reaksiyonları oluşur ise infüzyon hızı yavaşlatılabilir veya geçici olarak durdurulabilir. Hasta infüzyonu tolere ettiğinde, onaylanan doza ulaşmak için doz artırılabilir. İnfüzyonla ilişkili reaksiyonlar (İİR'ler) ile tedavi edilen hastalarda infüzyon sırasında veya infüzyon gününün sonuna kadar meydana gelen ilgili herhangi bir advers olay olarak tanımlanan İİR'ler rapor edilmiştir. infüzyonu sırasında altta yatan akut bir hastalığı olan hastaların İİR'ler açısından daha büyük risk altında olduğu görülmektedir. tedavisi öncesinde bu hastaların klinik durumları daha dikkatli değerlendirilmelidir. ilk uygulanmasında veya tedavinin kesilmesinin ardından yeniden uygulanması durumunda, olası İİR oluşumunu en aza indirmek için hastalara infüzyonun başlamasından yaklaşık 60 dakika önce tedavi öncesi ilaçların (antihistaminikler ve/veya antipiretikler) uygulanması önerilir. Klinik olarak endike ise, tedavi öncesi ilaçların ardından infüzyonlarının uygulanması düşünülmelidir. Tedavinin uzun süreli kesilmesinin ardından tedaviye yeniden başlanması konusunda çok az deneyim olduğundan, tedavinin kesilmesinden sonra aşırı duyarlılık reaksiyonu riskinin teorik olarak artması nedeniyle dikkatli olunmalıdır. Daha önceden altta yatan ciddi üst solunum yolu tutulumu olan hastalarda, ciddi IAR'ler rapor edilmiştir ve bundan dolayı özellikle bu hastalar yakından takip edilmeli ve sadece acil tıbbi resusitasyon ekipmanının hazır bulunduğu, klinik donanımın uygun olduğu yerlerde infüzyonu almalıdırlar. Tek bir şiddetli İİR durumunda, semptomlar ortadan kalkana kadar infüzyon durdurulmalı ve semptomatik tedavi (örn. antihistaminikler ve antipiretikler/antiinflamatuvarlarla) düşünülmelidir. Şiddetli İİR'lerin ardından yeniden uygulanmasının yararları ve riskleri dikkate alınmalıdır. İnfüzyon,reaksiyon oluştuğu zamandaki infüzyon hızı ½ ile ¼ arasında düşürülerek tekrar başlatılabilir. Tekrarlayan orta dereceli İİR veya tek bir şiddetli İİR'den sonra yeniden enfeksiyon durumunda, ön tedavi düşünülmeli (antihistaminikler ve antipiretikler/antiinflamatuvarlar ve/veya kortikosteroidler) ve infüzyon hızının reaksiyon oluştuğu zamandaki infüzyon hızının ½ ile ¼ arasına düşürülmesi düşünülmelidir. Hafif veya orta dereceli IAR durumunda semptomatik tedavi (örn. antihistaminikler ve antipiretikler/antiinflamatuvarlarla) düşünülmeli ve/veya infüzyon hızının reaksiyon meydana oluştuğu zamandaki infüzyon hızının yarısına düşürülmesi düşünülmelidir. Hasta infüzyonu tolere ettiğinde, onaylanan doza ulaşmak için doz artırılabilir. İmmünojenisite Randomize, çift-kör, plasebo kontrollü Faz 3 klinik çalışmasına dayanarak, hemen tüm hastaların çoğunlukla tedavinin başlangıcından sonraki ilk 3 ay içerisinde laronidaz'a karşı IgG antikorları geliştirmesi beklenmektedir. Her bir intravenöz protein tıbbi üründe olduğu gibi, şiddetli derecede alerjik tipte aşırı duyarlılık reaksiyonları oluşabilir. İİR'ler ve aşırı duyarlılık reaksiyonları, anti-ilaç antikorlarının (ADA'lar) gelişmesinden bağımsız olarak ortaya çıkabilir. Antikorlar veya İİR semptomları geliştiren hastalar, uygulanırken dikkatli bir şekilde tedavi edilmelidir. ile tedavi edilen hastalar yakından takip edilmeli ve tüm infüzyona bağlı reaksiyonlar, gecikmiş reaksiyonlar ve olası immünolojik reaksiyonlar rapor edilmelidir. IgG, IgE, enzim aktivitesi veya enzim geri alımına yönelik nötralize edici antikorlar dahil olmak üzere antikor oluşum durumu da düzenli olarak takip edilmeli ve rapor edilmelidir. Klinik çalışmalarda İİR'ler genellikle infüzyon hızının düşürülmesi ve (ön)tedavi olarak uygulanan antihistaminiklerle ve/veya antipiretiklerle (parasetamol veya ibuprofen) kontrol altına alınmış, böylece hastanın tedaviye devam etmesi sağlanmıştır. Yardımcı maddeler Bu tıbbi ürün her flakonda 30 mg sodyum (yemek tuzu/yemek tuzunun ana bileşeni) içerir. Bu, bir yetişkin için önerilen günlük maksimum sodyum alımının % 1,5'ine eşdeğerdir.. Kontrollü sodyum diyetinde olan hastalar için göz önünde bulundurulmalıdır. İzlenebilirlik Biyoteknolojik ürünlerin takip edilebilirliğinin sağlanması için uygulanan ürünün ticari ismi ve seri numarası mutlaka hasta dosyasına kaydedilmelidir.
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerBu belgede yan etki sıklıkları tablo sütunlarında verildiği için aşağıdaki listede sıklıklar eksik ya da başka bir etkinin yanında görünebilir; sıklıklar için KÜB belgesinin aslına bakınız.
En sık ilaç reaksiyonları: baş ağrısı, bulantı, karın ağrısı, döküntü, artralji, sırt ağrısı, ekstremitelerde ağrı, kızarma, ateş, infüzyon bölgesinde reaksiyonlar, kan basıncı artışı, oksijen satürasyon düşüşü, taşikardi ve titremedir. İnfüzyonla ilişkili reaksiyonlarda pazarlama sonrası deneyim, aralarında bazı reaksiyonların ciddi olduğu siyanoz, hipoksi, taşipne, ateş, kusma, üşüme ve eritemin raporlandığı ortaya çıkarmıştır; bu reaksiyonlardan bazıları şiddetlidir. Advers reaksiyonların tablo halinde listesi Faz 3 ve onun uzatma dönemi çalışması süresince, 4 yıla kadar tedavi edilen, 5 yaş ve üstü, 45 hastadaki karşı oluşan ilaca bağlı advers reaksiyonların sıklığın takip eden sınıflandırması kullanılarak aşağıda listelenmiştir: Az sayıda hasta popülasyonu nedeniyle tek bir hastada görülen advers etki yaygın olarak sınıflandırılmıştır. MedDRA Sistem Organ Sınıflaması Çok yaygın Bilinmiyor Bağışıklık sistemi hastalıkları Anafilaktik reaksiyon Aşırı duyarlılık Psikiyatrik hastalıklar Huzursuzluk Sinir sistemi hastalıkları Baş ağrısı Parestezi, baş dönmesi Kardiyak hastalıklar Taşikardi Bradikardi Vasküler hastalıklar Kızarma Hipotansiyon, solukluk, periferik soğukluk Hipertansiyon Solunum, göğüs bozuklukları ve Solunum sıkıntısı, dispne, öksürük Siyanoz, hipoksi, taşipne, mediastinal hastalıklar bronkospazm, solunum durması, laringeal ödem, solunum yetmezliği, faringeal şişlik, stridor, obstrüktif solunum yolu bozukluğu Gastrointestinal hastalıklar Bulantı, karın ağrısı Kusma, ishal Dudak şişmesi, dil şişmesi Deri ve deri altı doku hastalıkları Döküntü Anjiyoödem, yüzde şişme, ürtiker, kaşıntı, soğuk terleme, alopesi, hiperhidroz Eritem, yüz ödemi Kas iskelet ve bağ dokusu hastalıkları Artropati, artralji, sırt ağrısı, ekstremitelerde ağrı Kas iskelet ağrısı Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Ateş, infüzyon bölgesinde reaksiyon* Titreme, Sıcak basması, üşüme, yorgunluk, grip benzeri hastalık, enjeksiyon bölgesinde ağrı Ekstravazasyon, periferik ödem Araştırmalar Vücut ısısında artış, oksijen satürasyonunda düşme İlaca spesifik antikor, nötralize edici antikorlar, kan basıncında artış * Klinik çalışmalar ve pazarlama sonrası deneyim sırasında, infüzyon/enjeksiyon bölgesi reaksiyonları özellikle şunları içermektedir: şişme, eritem, ödem, rahatsızlık, ürtiker, solgunluk, makula ve sıcaklık Önceden solunum yolu tutulumu olan bir hastada, infüzyonun başlamasından üç saat sonra (tedavinin 62’nci haftası), ürtiker ve trakeostomi gerektiren hava yolu obstrüksiyonundan oluşan ciddi bir reaksiyon gelişmiştir. Bu hastada IgE pozitif test edilmiştir. Bununla birlikte, önceden MPS I ile ilişkili şiddetli üst solunum yolu ve akciğer tutulumu öyküsü olan birkaç hastada bronkospazm, solunum durması ve yüz ödemi gibi ciddi reaksiyonlar görülmüştür. Özel populasyonlara ilişkin ek bilgiler.: Pediyatrik popülasyon 5 yaş altı ve özellikle şiddetli fenotipi olan toplam 20 hastalık bir faz 2 çalışması boyunca 12 ay boyunca tedavi alanlarda, karşı rapor edilen advers etkiler aşağıda listelenmiştir. Advers reaksiyonlar şiddete göre hafiften ağıra doğrudur. ADR'lerin tümü hafif ila orta şiddettedir. MedDRA Sistem Organ Sınıflaması MedDRA Tercih edilen Sıklık Kardiyak hastalıklar Taşikardi Çok yaygın Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Ateş Çok yaygın Titreme Çok yaygın Araştırmalar Kan basınıcında yükselme Çok yaygın Oksijen satürasyonunda düşme Çok yaygın 33 MPS 1 hastasının bir faz 4 çalışmadaki, 4 dozdan 1’ini aldığı doz rejimleri: haftalık 100 U/kg I.V. (önerilen), haftalık 200 U/k I.V. 2 haftada bir 200 U/kg I.V. veya 2 haftada bir 300 U/kg I.V. Önerilen doz grubu, ilaç ve infüzyon advers etkisinin en az görüldüğü hasta sayısına sahiptir. İnfüzyona bağlı advers etkilerin tipleri diğer klinik çalışmadakilere benzerdir. Seçilen advers reaksiyonların tanımı İmmünojenisite Hemen tüm hastalarda laronidaz'a karşı IgG antikorları gelişmiştir. Çoğu hasta tedavinin başlangıcından sonraki 3 ay içinde serokonversiyona uğramıştır; ancak daha şiddetli fenotipli 5 yaşın altındaki hastalarda serokonversiyon çoğunlukla 1 ay içinde meydana gelmektedir (ortalama 26 gün, 5 yaş ve üzeri hastalarda 45 gün). Faz 3 çalışmasının sonunda (ya da çalışmanın erkenden çekildiği zamanda), hastada radyoimmünopresipitasyon (RIP) tahlili ile tespit edilebilir antikor yoktur. Buna hiç serokonversiyona uğramamış 3 hasta da dahildir. Antikor düzeylerinin düşük veya düşük olduğu hastalar, idrar GAG düzeyinde güçlü bir azalma gösterirken, yüksek antikor titreleri olan hastalar, idrar GAG düzeyinde değişken azalma göstermiştir. Ek olarak, MPS/ ayıt Kütüğü Çalışması’ndaki ağır hastalığı olan hastalarda daha yüksek ADA titreleri de gözlenmiştir. Sürekli yüksek ADA titreleri olan hastalarda idrar GAG’ında daha az azalma görülmüştür. Ayrıca Faz 2 ve 3 çalışmalarında, 60 hasta in vitro nötrleştirici etkiler açısından test edilmiştir. 4 hasta (üçü Faz 3 çalışmasında ve biri Faz 2 çalışmasında) laronidaz enzimatik aktivitesinde marjinal ila düşük düzeyde in vitro inhibisyon göstermiştir. Bu durum, klinik etkinliği ve/veya idrar GAG azalmasını etkilememektedir. Klinik olarak kötüleşen hastalarda kanda ADA ve nötralize edici antikorlar ve idrarda GAG düzeyi değerlendirilmesi düşünülmelidir. Antikorların varlığı, IAR’ların görülme sıklığıyla tutarlı bir şekilde ilişkili saptanmadı, ancak IAR’ların başlangıcı tipik olarak IgG antikorlarının oluşumuyla çakıştığı gözlemlendi. Klinik araştırmalar ve gözlemsel çalışmalar yalnızca az sayıda hastada IgE antikorlarının pozitif olduğunu göstermektedir. IgE antikorlarının gelişimi, nadir görülen aşırı duyarlılık reaksiyonları veya anafilaktik reaksiyonlar ile ilişkili olabilir.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.