ADMİRAZ 2 MG FİLM KAPLI TABLET
Fiyat ve paketler
| Paket | Barkod | Fiyat | Birim fiyat |
|---|---|---|---|
| 28 adet | 8699074090998 | 70.634,52 TL | ≈ 2.522,66 TL/adet |
| 98 adet | 8699074091032 | 241.519,48 TL | ≈ 2.464,48 TL/adet |
Kısa Bilgi (Kullanma Talimatı'ndan)
Admiraz 2 mg ne için kullanılır?
KT 1ADMİRAZ, sfingozin-1-fosfat (S1P) reseptör modülatörleri adı verilen bir ilaç grubuna aittir.
Multipl skleroz (MS) merkezi sinir sistemini (MSS), özellikle beyin ve omuriliğin fonksiyonunu etkileyen uzun süreli bir hastalıktır. MS'de iltihap (enflamasyon) MSS'deki sinirlerin etrafındaki koruyucu kılıfı (miyelin olarak adlandırılan) parçalar ve sinirlerin işlev görmesini engeller. Buna demiyelinizasyon adı verilir.
MS'nin tam sebebi bilinmemektedir. Vücudun bağışıklık (immün) sistemi tarafından anormal bir yanıtın MSS hasarına neden olan süreçte önemli bir rol oynadığı düşünülmektedir.
MS, MSS içindeki iltihaba bağlı sinir sistemi belirtilerine ilişkin tekrar eden nöbetlerle karakterizedir. Bu nöbetler tipik olarak atak veya relaps olarak adlandırılır. Belirtiler hastadan hastaya değişmekle birlikte tipik olarak yürüme zorlukları, uyuşma, görme problemleri ve denge bozukluğunu içerir. Bir atağa ilişkin belirtiler atak sona erdikten sonra tamamen ortadan kaybolabilse de bazı durumlarda, en azından kısmen kalıcı olabilir. Bu hastalık şekli ataklarla seyreden MS veya tekrarlayan-düzelen (relapsing–remitting) tip MS olarak adlandırılır.
Bazı durumlarda ataklarla seyreden MS'i olan hastalar semptomlarının ataklar arasında kademeli olarak arttığını fark etmektedir; bu durum bir diğer MS şekline geçişi gösterir (ikincil ilerleyici MS – sekonder progresif MS (SPMS)).
ADMİRAZ, erişkinlerde, radyolojik veya klinik olarak aktif sekonder progresif multipl skleroz hastalarının tedavisi için endikedir. SPMS'de aktif hastalık, hala ataklar olması veya MRG (manyetik rezonans görüntüleme) sonuçlarının iltihap belirtileri göstermesidir.
ADMİRAZ MS'i iyileştirmez, ancak meydana gelen atak sayısını azaltmaya ve MS nedeniyle fiziksel problemlerin gelişmesini yavaşlatmaya yardımcı olur.
ADMİRAZ bazı beyaz kan hücrelerinin vücutta serbestçe dolaşma yeteneğini etkileyip, iltihaba sebep olan hücrelerin beyne ve omuriliğe ulaşmasını engelleyerek bağışıklık sisteminin krizlerle savaşmasına yardımcı olur. Bu MS'in neden olduğu sinir hasarını azaltır. ADMİRAZ ayrıca vücudunuzun bazı bağışıklık yanıtlarını azaltabilir.
ADMİRAZ'ın nasıl etki gösterdiği veya size neden reçete edildiği ile ilgili sorularınız varsa, lütfen doktorunuza sorunuz.
Hangi durumlarda kullanılmamalı?
KT 2 · Kullanmayınız- Siponimoda, yer fıstığına, soyaya veya bu ilacın içeriğinde yer alan maddelerin herhangi birine karşı alerjiniz varsa.
- Bir bağışıklık yetmezliği sendromunuz varsa.
- Progresif multifokal lökoensefalopati veya kriptokokal menenjit geçirdiyseniz.
- Aktif bir kanseriniz varsa.
- Şiddetli karaciğer problemleriniz varsa.
- Son 6 ay içinde kalp krizi, kararsız angina, inme veya belirli kalp yetmezliği türleri geçirdiyseniz.
- Belirli tiplerde düzensiz veya anormal kalp atımınız varsa (aritmi) ve kalp piliniz yoksa.
- Kan testleri vücudunuzun bu ilacı yeterince iyi parçalayamadığını gösteriyorsa, bu ilacı almamalısınız (aşağıda “Tedavi öncesi ve sırasında kan testleri” bölümüne bakınız).
- Gebeyseniz veya gebe kalabiliyor ve etkili doğum kontrol yöntemi kullanmıyorsanız.
Eğer bu durumlardan herhangi biri sizin için geçerliyse, ADMİRAZ ile tedaviye başlamadan doktorunuza söyleyiniz.
Kullanırken dikkat edilmesi gerekenler
KT 2 · Dikkatli kullanınız- Bir enfeksiyonunuz varsa veya bağışıklık sisteminiz gerektiği gibi çalışmıyorsa (örneğin, bir hastalık veya bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar nedeniyle; ayrıca bkz. “Diğer ilaçlar ve ADMİRAZ”). ADMİRAZ, kanınızdaki beyaz hücre sayısını azaltır. Beyaz kan hücreleri enfeksiyonla savaşır, bu nedenle ADMİRAZ'ı alırken (ve almayı bıraktıktan sonra 3 ila 4 haftaya kadar) enfeksiyonlara daha kolay yakalanabilirsiniz. Bunlar ciddi olabilir ve hatta hayati tehlike oluşturabilir.
- Hiç suçiçeği geçirmediyseniz ve buna karşı aşılanmadıysanız. ADMİRAZ tedavisi sırasında suçiçeği geliştirirseniz komplikasyon riski daha yüksek olabilir. Doktorunuz tedaviye başlamadan önce size suçiçeği aşısı yapmak isteyebilir.
- Aşı yaptırmayı planlıyorsanız. Doktorunuz size bu konuda tavsiyede bulunacaktır (“Diğer ilaçlar ve ADMİRAZ” a bakınız).
- Görme ile ilgili zorluklarınız örneğin görüşünüzün merkezi bulanıklaşırsa veya gölgeler oluşursa, görüşünüzün merkezinde kör bir nokta oluşursa veya renkleri veya ince ayrıntıları görmede sorun yaşarsanız (özellikle makula ödemi adı verilen bir durum) veya göz enfeksiyonu veya iltihabınız (üveit) varsa veya daha önce olduysa. Doktorunuz tedaviye başlamadan önce ve tedavi sırasında düzenli olarak göz muayeneleri yaptırmanızı isteyebilir.
ADMİRAZ, makulada (gözün şekilleri, renkleri ve ayrıntıları görmenizi sağlayan alanı), makula ödemi olarak bilinen bir şişmeye neden olabilir. Daha önce makula ödeminiz olduysa veya daha önce herhangi bir zamanda üveit (göz iltihabı) geçirmişseniz makula ödemi geliştirme olasılığınız daha yüksektir. Makula ödeminin erken evrelerinde herhangi bir belirti fark etmeyebilirsiniz ve MS atağı (optik nevrit) ile aynı görsel belirtilere neden olabilir. Doktorunuz tedaviye başladıktan 3 veya 4 ay sonra ve muhtemelen daha sonra tekrar göz muayenesi yapmanızı isteyebilir. Makula ödemi doğrulanırsa, doktorunuz ADMİRAZ tedavisini durdurmanızı önerebilir.
- Diyabetiniz varsa. Diyabetli hastalarda makula ödemi gelişme olasılığı (yukarıya bakınız) daha yüksektir.
- Aşağıdaki durumlardan herhangi birine sahipseniz (bunlar için tedavi görüyor olsanız dahi): şiddetli kalp hastalığı, düzensiz veya anormal kalp atımı (aritmi), inme veya beyindeki kan damarlarıyla ilgili diğer hastalıklar, yavaş kalp atım hızı, bayılma, kalp ritminde bozulma (anormal EKG sonuçları ile anlaşılır).
- Uyurken ciddi solunum problemleriniz oluyorsa (uyku apnesi).
- İlaçlarla kontrol edilemeyen yüksek tansiyonunuz varsa. Kan basıncınızın düzenli olarak kontrol edilmesi gerekecektir.
- Daha önce karaciğer probleminiz olduysa. Doktorunuz ADMİRAZ'ı reçete etmeden önce karaciğer fonksiyonunuzu kontrol etmek için kan testleri yapmak isteyebilir.
- Gebe kaldıysanız, çünkü siponimod gebelik sırasında kullanıldığında doğmamış bebeğe zarar verebilir. Tedaviye başlamadan önce doktorunuz riski açıklayacak ve gebe olmadığınızdan emin olmak için bir gebelik testi yapmanızı isteyecektir. Tedavi sırasında ve tedaviyi bıraktıktan sonra en az 10 gün boyunca etkili doğum kontrol yöntemi kullanmalısınız (bkz. “Gebelik, emzirme ve doğurganlık”).
- Ateşiniz varsa, grip olduğunuzu hissediyorsanız veya baş ağrısı ile birlikte boyun tutulması, ışığa duyarlılık, mide bulantısı veya kafa karışıklığı yaşıyorsanız. Bunlar, virüs veya mantar enfeksiyonunun (kriptokokal menenjit gibi) neden olduğu menenjit ve/veya ensefalit semptomları olabilir.
- Aniden başlayan şiddetli baş ağrısı, bilinç bulanıklığı (konfüzyon), nöbetler ve görme değişiklikleri gibi belirtileriniz varsa. Bunlar posterior geri dönüşlü ensefalopati sendromu (PRES) adı verilen bir durumun belirtileri olabilir.
- Açıklanamayan bulantı, kusma, karın ağrısı, yorgunluk, cildin veya gözaklarının sararması veya anormal derecede koyu renkli idrar gibi belirtileriniz varsa. Bunlar karaciğer problemlerinin belirtileri olabilir.
- Derinizde, haftalar içinde iyileşmeyen nodüller (örn., parlak, inciye benzeyen nodüller), lekeler ya da açık yaralar fark ederseniz.
- ADMİRAZ tedavisini durdurduktan sonra multipl sklerozun (MS) kötüleşmesi: Öncesinde doktorunuzla konuşmadan ADMİRAZ almayı bırakmayınız veya dozunuzu değiştirmeyiniz.
ADMİRAZ ile tedaviyi bıraktıktan sonra MS'nizin kötüleştiğini düşünüyorsanız hemen doktorunuza söyleyiniz (bölüm 3'teki “ADMİRAZ almayı bırakırsanız” konusuna bakınız).
MS'nizin kötüleştiğini düşünüyorsanız veya yeni veya olağandışı belirtiler fark ederseniz.
Progresif multifokal lökoensefalopati (PML) adı verilen nadir bir beyin enfeksiyonu, SPMS'ye benzer belirtilere neden olabilir. Bu durum ADMİRAZ ve MS tedavisinde kullanılan diğer ilaçlar gibi ilaçları kullanan hastalarda ortaya çıkabilir. PML doğrulanırsa, doktorunuz ADMİRAZ tedavisini durduracaktır. ADMİRAZ vücuttan atılırken bazı kişilerde reaksiyon görülebilir. Bu reaksiyon (immün rekonstitüsyon enflamatuvar sendromu veya IRIS olarak bilinir) beyin fonksiyonlarının kötüleşmesi de dahil olmak üzere durumunuzun kötüleşmesine yol açabilir.
Yavaş kalp atım hızı (bradikardi) ve düzensiz kalp atımı:
Tedavinin ilk günlerinde ADMİRAZ kalp atım hızının yavaşlamasına neden olabilir (bradikardi).
Hiçbir şey hissetmeyebilirsiniz veya başınız dönebilir ya da yorgun hissedebilirsiniz. Ayrıca, tedavinizin başlangıcında kalp atımınızın düzensiz olmasına neden olabilir. Herhangi bir şey bu etkilerden muzdarip olma riskinizin daha yüksek olabileceğini gösteriyorsa, doktorunuz tedavinin başlangıcında sizi daha yakından izlemeye karar verebilir, önce sizi bir kalp uzmanına (kardiyolog) yönlendirebilir veya ADMİRAZ'ı vermemeyi seçebilir.
Tedavi öncesi ve sırasında testler:
Bu ilacın vücutta ne kadar hızlı parçalandığı (metabolize) hastadan hastaya değişir ve bu nedenle farklı insanlarda farklı dozlar gerekir. Hangi dozun sizin için en uygun olduğunu belirlemek için doktorunuz tedaviye başlamadan önce kan veya tükürük testi yapacaktır. Nadir durumlarda, test sonucu ADMİRAZ almamanız gerektiğini gösterebilir.
Kan sayımı:
ADMİRAZ tedavisinin istenen etkisi, kanınızdaki beyaz kan hücrelerinin miktarını azaltmaktır.
Bu genellikle tedaviyi bıraktıktan sonraki 3-4 hafta içinde normale döner. Herhangi bir kan testi yaptırmanız gerekirse, doktorunuza ADMİRAZ kullandığınızı söyleyiniz. Aksi takdirde doktorun test sonuçlarını anlaması mümkün olmayabilir ve bazı kan testleri için doktorunuzun normalden daha fazla kan alması gerekebilir.
ADMİRAZ'a başlamadan önce, doktorunuz kanınızda yeterince beyaz kan hücresi olup olmadığını doğrulayacaktır ve bu kontrolü düzenli olarak tekrarlamak isteyebilir. Beyaz kan hücre sayımınız yeterli değilse, doktorunuzun ADMİRAZ dozunuzu azaltması veya tedaviyi kesmesi gerekebilir.
Tedaviye başlamadan önce, karaciğerinizin ne kadar iyi çalıştığını kontrol etmek için kanınızda da test yapılacaktır.
Deri kanseri:
ADMİRAZ ile tedavi edilen MS hastalarında deri kanserleri bildirilmiştir. Derinizde, haftalar içinde iyileşmeyen nodüller (örn., parlak, inciye benzeyen nodüller), lekeler ya da açık yaralar fark ederseniz hemen doktorunuza haber verin. Deri kanserinin belirtileri, deri dokusunda zaman içinde renk, şekil ve boyut değişimi ile birlikte anormal büyüme ya da değişiklikleri (örn., olağandışı benler) içerebilir. ADMİRAZ'a başlamadan önce herhangi bir deri nodülünüzün olup olmadığının kontrol edilmesi için bir deri muayenesi gereklidir. Doktorunuz ayrıca, ADMİRAZ ile tedavi sırasında düzenli deri muayeneleri gerçekleştirecektir. Eğer derinizle ilgili problemler gelişirse, doktorunuz sizi bir dermatoloğa sevk edebilir; dermatolog, konsültasyondan sonra düzenli olarak kontrol edilmeniz gerektiğine karar verebilir.
Güneşe maruz kalma ve güneşe karşı koruma:
ADMİRAZ bağışıklık sisteminizi zayıflatır. Bu yüzden, cilt kanseri gelişme riskini artırabilir. Bu nedenle, uygun koruyucu giysiler giyerek ve düzenli olarak yüksek koruma faktörlü güneş koruyucuları uygulayarak güneş ışınlarına ve UV ışınlarına maruziyetinizi sınırlandırmalısınız.
Bu uyarılar, geçmişteki herhangi bir dönemde dahi olsa sizin için geçerliyse lütfen doktorunuza danışınız.
Olası yan etkileri nelerdir?
KT 4 · Olası yan etkilerTüm ilaçlar gibi ADMİRAZ'ın içeriğinde bulunan maddelere duyarlı olan kişilerde yan etkiler olabilir; ancak yan etkiler tüm hastalarda görülmez.
Aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz, hemen doktorunuza bildiriniz veya size en yakın hastanenin acil bölümüne basvurunuz:
- Kızarık cilt üzerinde görünen, sıvı dolu küçük kabarcıklar ile döküntü (şiddetli olabilen herpes zoster adı verilen viral bir enfeksiyon belirtileri) (yaygın)
- Sıklıkla inciye benzeyen bir nodül şeklinde görünen, diğer yandan başka şekillerde de ortaya çıkabilen, bazal hücreli karsinom (BCC) olarak adlandırılan bir deri kanseri tipi (yaygın)
- Enfeksiyona bağlı ateş, boğaz ağrısı ve/veya ağız ülseri (lenfopeni) (yaygın)
- Havale, nöbet (yaygın)
- Görme merkezindeki bir gölge veya kör nokta, bulanık görme, renkleri veya ayrıntıları görme sorunları (gözün arkasındaki retinanın makula bölgesinde şişlik olan makula ödemi belirtileri) gibi görme bozuklukları (yaygın)
- Düzensiz kalp atımı (atriyoventriküler blok) (yaygın)
- Yavaş kalp atımı (bradikardi) (yaygın)
- Sert kırmızı nodül, kabuklu yara veya mevcut bir yara üzerinde yeni bir yara olarak ortaya çıkabilen skuamöz hücreli karsinom adı verilen bir deri kanseri türü (yaygın olmayan)
- Malign melanom adı verilen ve genellikle olağandışı bir ben üzerinden gelişen bir tür deri kanseri. Melanomun olası belirtileri arasında zaman içinde boyut, şekil, yükseklik veya renk değiştirebilen benler veya yeni benler yer alır. Benler kaşınabilir, kanayabilir veya ülserleşebilir (yaygın olmayan)
- Progresif multifokal lökoensefalopati (PML) adı verilen bir beyin enfeksiyonu. PML'nin güçsüzlük veya görmede değişiklikler, hafıza kaybı, düşünme güçlüğü veya yürüme güçlüğü gibi semptomları MS'e benzer olabilir (seyrek)
- ADMİRAZ tedavisinin kesilmesinden sonra enflamatuvar bozukluk (immün rekonstitüsyon enflamatuvar sendrom veya IRIS olarak bilinir) (seyrek)
- Boyun tutulması, ışığa duyarlılık, bulantı veya zihin karışıklığının eşlik ettiği baş ağrısı gibi belirtileri olan menenjit ve/veya ensefalit dahil kriptokokal enfeksiyonlar (bir tür mantar enfeksiyonu) veya viral enfeksiyonlar (herpes ve varicella zoster virüsünün neden olduğu) (bilinmiyor)
Bunlardan herhangi birini yaşarsanız, hemen doktorunuza söyleyiniz.
Bunların hepsi ciddi yan etkilerdir. Acil tıbbi müdahale gerekebilir.
ADMİRAZ'ın kullanılması sonucunda aşağıda belirtilen yan etkiler ortaya çıkabilir.
Yan etkiler aşağıdaki kategorilerde gösterildiği şekilde sıralanmıştır:
Çok yaygın :10 hastanın en az 1'inde görülebilir.
Yaygın :10 hastanın birinden az, fakat 100 hastanın birinden fazla görülebilir.
Yaygın olmayan :100 hastanın birinden az, fakat 1.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Seyrek :1.000 hastanın birinden az, fakat 10.000 hastanın birinden fazla görülebilir.
Çok seyrek :10.000 hastanın birinden az görülebilir.
Bilinmiyor :Eldeki verilerden hareketle sıklık derecesi tahmin edilemiyor.
Diğer yan etkiler Diğer yan etkiler aşağıda listelenenleri içerir. Eğer bu yan etkilerden herhangi biri şiddetli hal alırsa, doktorunuza veya eczacınıza söyleyiniz.
Çok yaygın:
- Baş ağrısı
- Bazen baş ağrısı ve baş dönmesi gibi belirtilerin eşlik ettiği yüksek tansiyon (hipertansiyon)
- Karaciğer enzimi düzeylerinde artış gösteren kan testi sonuçları
Yaygın:
- Yeni benler
- Baş dönmesi
- Vücudun istemsiz titremesi (tremor)
- İshal
- Bulantı
- Ellerde veya ayaklarda ağrı
- Şişmiş eller, ayak bilekleri, bacaklar veya ayaklar (periferik ödem)
- Halsizlik (asteni)
- Azalmış fonksiyon gösteren akciğer fonksiyon testi sonuçları Eğer bu kullanma talimatında bahsi geçmeyen herhangi bir yan etki ile karşılaşırsanız doktorunuzu veya eczacınızı bilgilendiriniz.
Hamilelikte kullanılır mı?
KT 2 · Hamilelikİlacı kullanmadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Gebeyseniz, gebe olabileceğinizi düşünüyorsanız veya bebek sahibi olmayı planlıyorsanız, herhangi bir ilaç almadan önce doktorunuza veya eczacınıza danışınız.
Gebelik sırasında, gebe kalmaya çalışıyorsanız veya gebe kalabilecek bir kadınsanız ve etkili doğum kontrol yöntemi kullanmıyorsanız ADMİRAZ'ı kullanmayınız. ADMİRAZ gebelik sırasında kullanılırsa, doğmamış bebeğe zarar verme riski vardır. Gebe kalabilecek bir kadınsanız, doktorunuz ADMİRAZ ile tedaviye başlamadan önce sizi bu risk hakkında bilgilendirecek ve gebe olmadığınızdan emin olmak için bir gebelik testi yapmanızı isteyecektir.
ADMİRAZ alırken ve gebe kalmamak için almayı bıraktıktan sonra en az 10 gün boyunca etkili bir doğum kontrol yöntemi kullanmalısınız. Güvenilir doğum kontrol yöntemleri hakkında doktorunuza danışınız.
ADMİRAZ alırken gebe kalırsanız, derhal doktorunuza bildiriniz. Doktorunuz tedaviyi bırakmaya karar verecektir (bölüm 3'teki “ADMİRAZ almayı bırakırsanız” başlığı altına bakınız). Özel doğum öncesi izlem yapılacaktır.
Emzirirken kullanılır mı?
KT 2 · EmzirmeADMİRAZ alırken emzirmemelisiniz. ADMİRAZ anne sütüne geçebilir ve bebek için ciddi yan etkiler riski mevcuttur.
Tedaviniz sırasında hamile olduğunuzu fark ederseniz hemen doktorunuza danışınız.
Yardımcı maddeler hakkında önemli bilgiler
KT 2 · Yardımcı maddelerADMİRAZ soya yağı ihtiva eder. Eğer fıstık ya da soyaya alerjiniz varsa bu tıbbi ürünü kullanmayınız.
Eğer daha önceden doktorunuz tarafından bazı şekerlere karşı intoleransınız olduğu söylenmişse bu tıbbi ürünü almadan önce doktorunuzla temasa geçiniz.
Doz bilgisi için resmî Kullanma Talimatı'na bakınız.
Resmî belgeler
KÜB sağlık meslek mensupları, KT hasta broşürüdür.
Diğer dozlar, formlar ve ambalajlar
Kısa Ürün Bilgisi (KÜB) özeti
Terapötik endikasyonlar
KÜB 4.1 · EndikasyonErişkinlerde, radyolojik veya klinik olarak aktif sekonder progresif multipl skleroz hastalarının tedavisi için endikedir.
Kontrendikasyonlar
KÜB 4.3 · KontrendikasyonlarEtkin maddeye veya yer fıstığına, soyaya veya listelenen yardımcı maddelerden herhangi birine karşı aşırı duyarlılık İmmün yetmezlik sendromu Progresif multifokal lökoensefalopati veya kriptokokal menenjit öyküsü Aktif maligniteler Şiddetli karaciğer yetmezliği (Child-Pugh sınıf C) Önceki 6 ayda miyokard enfarktüsü (MI), unstabil angina pektoris, inme/geçici iskemik atak (TIA), dekompanse kalp yetmezliği (yatarak tedavi gerektiren) veya New York Kalp Derneği (NYHA) sınıf III/IV kalp yetmezliği olan hastalar Kalp pili kullanmıyorlarsa ikinci derece Mobitz tip II atriyoventriküler (AV) blok, üçüncü derece AV blok, sino-atriyal kalp bloğu veya hasta sinüs sendromu öyküsü olan hastalar CYP2C9*3 (CYP2C9*3*3) genotipi (zayıf metabolize edici) için homozigot olan hastalar Gebelik sırasında ve etkili doğum kontrolü kullanmayan çocuk doğurma potansiyeli olan kadınlar.
Özel kullanım uyarıları ve önlemleri
KÜB 4.4 · Özel kullanım uyarıları ve önlemleriEnfeksiyonlar Enfeksiyon riski Siponimodun temel farmakodinamik etkisi, periferik lenfosit sayısını doza bağlı olarak başlangıç değerinin %20-30’una azaltmaktır. Bu, lenfoid dokulardaki lenfositlerin geri dönüşlü sekestrasyonundan kaynaklanmaktadır. Siponimodun bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri enfeksiyon riskini artırabilir. Tedaviye başlamadan önce, yeni bir tam kan sayımı (CBC) (yani son 6 ay içinde veya önceki tedavinin kesilmesinden sonra) mevcut olmalıdır. CBC değerlendirmeleri tedavi başlangıcından 3 ila 4 ay sonra ve sonrasında en az yılda bir kez ve ayrıca enfeksiyon belirtileri olması durumunda da önerilir. Klinik çalışmalarda mutlak lenfosit sayısı <0,2 x 109/L olan hastalarda siponimod dozu azaltıldığından, mutlak lenfosit sayılarının <0,2 x 109/L olarak ölçülmesi halinde, siponimod dozu 1 mg’a düşürülmelidir. Halihazırda siponimod 1 mg alan bir hastada doğrulanmış mutlak lenfosit sayısı <0,2 x 109/L ise 0,6 x 109/L’ye ulaşıncaya kadar siponimod tedavisi kesilmelidir. Lenfosit sayısı bu değere ulaştığında tedaviye tekrar başlanması düşünülebilir. Şiddetli aktif enfeksiyonu olan hastalarda tedavinin başlatılması, bu durum düzelene kadar ertelenmelidir. Periferik lenfosit sayısı üzerindeki azaltıcı etkiler gibi rezidüel farmakodinamik etkiler, ilaç kesildikten sonra 3 ila 4 haftaya kadar sürebileceğinden, bu süre zarfında enfeksiyon için dikkatli olmaya devam edilmelidir. Hastalara enfeksiyon belirtilerini derhal doktorlarına bildirmeleri söylenmelidir. Tedavi sırasında enfeksiyon semptomları olan hastalarda etkili tanı ve tedavi stratejileri uygulanmalıdır. Bir hastada ciddi bir enfeksiyon gelişirse, siponimod ile tedavinin askıya alınması düşünülmelidir. Siponimod için kriptokokal menenjit (CM) vakaları bildirilmiştir. CM ile uyumlu semptom ve bulguları olan hastalara derhal tanısal değerlendirme yapılmalıdır. CM ekarte edilene kadar siponimod tedavisi askıya alınmalıdır. CM teşhisi konulursa, uygun tedavi başlatılmalıdır. Progresif multifokal lökoensefalopati Siponimod ile progresif multifokal lökoensefalopati (PML) vakaları bildirilmiştir. Doktorlar, PML’yi düşündürecek klinik semptomlar veya manyetik rezonans görüntüleme (MRG) bulguları konusunda dikkatli olmalıdır. PML’den şüpheleniliyorsa, PML ekarte edilinceye kadar siponimod tedavisi askıya alınmalıdır. PML doğrulanırsa siponimod tedavisi kesilmelidir. Siponimod dahil olmak üzere sfingozin 1-fosfat (S1P) reseptör modülatörleri ile tedavi edilip, PML gelişen ve daha sonra tedaviyi bırakan hastalarda immün rekonstitüsyon enflamatuvar sendrom (IRIS) bildirilmiştir. IRIS, hastanın durumunda hızlı olabilen, ciddi nörolojik komplikasyonlara veya ölüme yol açabilen ve genellikle MRG’de karakteristik değişikliklerle ilişkili klinik bir bozulma olarak ortaya çıkar. PML hastalarında IRIS’in başlangıcına kadar geçen süre, S1P reseptör modülatörünün bırakılmasından sonra genellikle haftalar ila aylar arasındadır. IRIS gelişimi açısından takip ve ilişkili enflamasyonun uygun tedavisi yapılmalıdır. Herpes viral enfeksiyonu Tedavi sırasında herhangi bir zamanda siponimod ile herpes viral enfeksiyonu vakaları (varicella zoster virüslerinin neden olduğu menenjit veya meningoensefalit vakaları dahil) meydana gelmiştir. Herpes menenjit veya meningoensefalit meydana gelirse, siponimod kesilmeli ve ilgili enfeksiyon için uygun tedavi uygulanmalıdır. Hekim tarafından onaylanmış suçiçeği öyküsü olmayan veya VZV’ye karşı tam bir aşılama süreci belgelenmemiş hastalar siponimod başlamadan önce VZV antikorları açısından test edilmelidir (aşağıda “Aşılama” bölümüne bakınız). Aşılama Siponimod ile tedaviye başlamadan önce antikor negatif hastalar için tam kür suçiçeği aşılaması önerilir; bunun ardından aşılamanın tam etkisinin ortaya çıkmasını beklemek üzere tedavinin başlatılması 1 ay ertelenmelidir. Hastalar siponimod alırken ve tedaviyi bıraktıktan sonra 4 hafta boyunca canlı zayıflatılmış aşıların kullanımından kaçınılmalıdır. Siponimod tedavisi sırasında diğer aşı türleri daha az etkili olabilir. Planlı aşılamadan 1 hafta önce başlayarak 4 hafta sonrasına kadar tedavinin kesilmesi önerilir. Siponimod tedavisini aşılama için durdururken, hastalık aktivitesinin olası geri dönüşü göz önünde bulundurulmalıdır (aşağıda “Siponimod tedavisinin durdurulması” bölümüne bakınız). Anti-neoplastik, immünomodülatör veya immünosüpresif tedavilerle birlikte tedavi Bu tür bir tedavi sırasında edinsel bağışıklık sistemi etkileri riski nedeniyle anti-neoplastik, immünomodülatör veya immünosüpresif tedaviler (kortikosteroidler dahil) bir arada dikkatle uygulanmalıdır. Makula ödemi Faz III klinik çalışmada görme semptomlarının eşlik ettiği veya etmediği makula ödemi, siponimod tedavisinde (%1,8) plaseboya (%0,2) kıyasla daha sık bildirilmiştir. Olguların çoğu tedavinin ilk 3-4 ayında meydana gelmiştir. Bu nedenle, tedavinin başlamasından 3-4 ay sonra oftalmolojik bir değerlendirme önerilir. Makula ödemi vakaları daha uzun süreli tedavide de meydana geldiğinden, hastalar siponimod tedavisi sırasında herhangi bir zamanda ortaya çıkabilecek görme bozukluklarını bildirmelidir ve makula da dahil olmak üzere fundusun değerlendirilmesi önerilir. Makula ödemi olan hastalarda, bu durum düzelinceye kadar siponimod tedavisi başlatılmamalıdır. Siponimod, makula ödemi riskinde potansiyel bir artış nedeniyle diyabet, üveit veya altta yatan/birlikte var olan retina hastalığı öyküsü olan hastalarda dikkatli kullanılmalıdır. Makula ödemini tespit etmek için bu hastaların tedaviye başlamadan önce ve siponimod tedavisi sırasında düzenli olarak oftalmolojik bir değerlendirmeye tabi tutulması önerilir. Makula ödemi olan hastalarda siponimod tedavisinin devamı değerlendirilmemiştir. Bir hastada makula ödemi gelişirse siponimodun kesilmesi önerilir. Durumun düzelmesinin ardından siponimodun yeniden başlatılması gerekip gerekmediğine dair kararda, her hastadaki potansiyel faydalar ve riskler dikkate alınmalıdır. Bradiaritmi Siponimod tedavisinin başlatılması kalp atım hızında geçici bir azalmaya neden olur ve ayrıca atriyoventriküler iletim gecikmeleriyle de ilişkili olabilir. Bu nedenle tedavinin başlangıcında, 6. günde idame dozuna ulaşmak üzere, bir titrasyon şeması uygulanır (bakınız). İlk titrasyon dozundan sonra, kalp atım hızının azalması bir saat içinde başlar ve 1. gündeki düşüş yaklaşık 3 ila 4 saatte maksimum seviyeye ulaşmıştır. Artırmalı titrasyon devam ettikçe, sonraki günlerde kalp atım hızındaki düşüşlerin daha fazla olduğu görülür ve 1. gündeki (başlangıç) değerden maksimum düşüşe 5 ila 6. günde ulaşılır. Mutlak saatlik ortalama kalp atım hızında en yüksek günlük doz sonrası azalma 1. günde görülür, nabız dakikada ortalama 5-6 vuruş (bpm) azalır. Sonraki günlerde doz sonrası düşüşler daha az belirgindir. Dozlara devam edildikçe kalp atım hızı 6. günden sonra artmaya başlar ve tedavinin başlamasından sonraki 10 gün içinde plasebo düzeylerine ulaşır. Dakikada 40’ın altındaki kalp atım hızları nadiren gözlenmiştir. Atriyoventriküler iletim gecikmeleri çoğu durumda birinci derece atriyoventriküler (AV) bloklar (elektrokardiyogramda uzamış PR aralığı) olarak kendini göstermiştir. Klinik çalışmalarda, tedavinin başlaması sırasında hastaların %1,7’sinden azında, genellikle Mobitz tip I (Wenckebach) olmak üzere ikinci derece AV blokları gözlenmiştir. Bradiaritmik olayların veya atriyoventriküler iletim gecikmelerinin çoğu asemptomatiktir, geçicidir, 24 saat içinde ortadan kalkmıştır ve tedavinin kesilmesini gerektirmemiştir. Doz sonrası semptomların ortaya çıkması durumunda (baş dönmesi, kalp dışı göğüs ağrısı ve baş ağrısı), uygun klinik tedavi başlatılmalı ve semptomlar ortadan kalkana kadar izleme devam edilmelidir. Gerekirse, siponimodun neden olduğu kalp hızındaki azalma, parenteral atropin veya izoprenalin türevi ilaçlar tersine çevrilebilir. Önceden belirli kardiyak rahatsızlıkları olan hastalarda tedaviye başlama önerisi Önlem olarak, aşağıdaki kardiyak rahatsızlıkları olan hastalar, ilk siponimod dozundan sonra 6 saat boyunca bradikardi belirtileri ve semptomları açısından izlenmelidir (ayrıca.3): sinüs bradikardisi (kalp atım hızı <55 atım/dakika), birinci veya ikinci derece AV bloğu geçmişi, miyokard enfarktüsü öyküsü kalp yetmezliği öyküsü (NYHA sınıf I ve II hastaları). Bu hastalarda, dozlamadan önce ve gözlem süresinin sonunda elektrokardiyogram (EKG) alınması önerilir. Doz sonrası bradiaritmi veya iletimle ilgili semptomlar ortaya çıkarsa veya doz sonrası 6 saat sonra EKG yeni başlangıç ikinci derece veya daha yüksek AV bloğu veya QTc ≥500 msn gösterirse, uygun tedavi protokolü başlatılmalı ve semptomlar/bulgular düzelinceye kadar gözleme devam edilmelidir. Farmakolojik tedavi gerekiyorsa, gözlem gece boyunca sürdürülmeli ve ikinci dozdan sonra 6 saatlik gözlem tekrarlanmalıdır. Ciddi kardiyak ritim bozuklukları veya önemli bradikardi riski nedeniyle, siponimod aşağıdaki hastalarda kullanılmamalıdır: semptomatik bradikardi veya tekrarlayan senkop öyküsü, kontrolsüz hipertansiyon veya tedavi edilmemiş ciddi uyku apnesi. Bu tür hastalarda, siponimod ile tedavi, ancak beklenen faydalar potansiyel risklere ağır bastığı takdirde düşünülmeli ve en uygun gözlem stratejisini belirlemek için tedaviye başlamadan önce bir kardiyologdan tavsiye alınmalıdır. Kapsamlı bir QT çalışması, önemli bir doğrudan QT uzatma etkisi göstermemiştir ve siponimod, QT uzaması ile ilişkili bir aritmojenik potansiyel ile ilişkili değildir. Tedavinin başlatılması, titrasyon aşamasında kalp atım hızının düşmesine ve QT aralığının dolaylı uzamasına neden olabilir. Siponimod, önemli QT uzaması (QTc> 500 msn) olan veya QT uzamasına neden olan tıbbi ürünlerle tedavi edilen hastalarda çalışılmamıştır. Önceden belirgin QT uzaması olan veya bilinen aritmojenik özelliklere sahip QT uzamasına neden olan tıbbi ürünlerle tedavi edilen hastalarda siponimod ile tedavi düşünülüyorsa, tedavinin başlatılması sırasında uygun gözlem stratejisine karar vermek üzere tedaviyi başlatmadan önce bir kardiyologdan tavsiye alınmalıdır…
İstenmeyen etkiler
KÜB 4.8 · İstenmeyen etkilerEn yaygın advers ilaç reaksiyonları baş ağrısı (%15) ve hipertansiyondur (%12,6). Ek olarak, her advers ilaç reaksiyonu için karşılık gelen sıklık kategorisi aşağıdaki sisteme dayanmaktadır: Tablo 2 Advers reaksiyonların tablo halinde listesi Enfeksiyonlar ve enfestasyonlar Yaygın Herpes zoster Seyrek Progresif multifokal lökoensefalopati Bilinmiyor Kriptokokal menenjit İyi huylu, kötü huylu ve belirtilmemiş neoplazmalar (kistler ve polipler dahil) Yaygın Melanositik nevus Bazal hücreli karsinom Yaygın olmayan Skuamöz hücreli karsinom Malign melanom Kan ve lenf sistemi hastalıkları Yaygın Lenfopeni Bağışıklık sistemi hastalıkları Seyrek İmmün rekonstitüsyon enflamatuvar sendrom (IRIS) Sinir sistemi hastalıkları Çok yaygın Baş ağrısı Yaygın Baş Dönmesi Nöbet Tremor Göz hastalıkları Yaygın Makula ödemi Kardiyak hastalıkları Yaygın Bradikardi Atriyoventriküler blok (birinci ve ikinci derece) Vasküler hastalıkları Çok yaygın Hipertansiyon Gastrointestinal hastalıklar Yaygın Bulantı İshal Kas-iskelet bozuklukları, bağ doku ve kemik hastalıkları Yaygın Ekstremitede ağrı Genel bozukluklar ve uygulama bölgesine ilişkin hastalıklar Yaygın Periferik ödem Asteni Araştırmalar Çok yaygın Karaciğer fonksiyon testinde artış Yaygın Solunum fonksiyon testinde azalma Seçilmiş advers reaksiyonların tanımı Enfeksiyonlar SPMS hastalarındaki Faz III klinik çalışmada, toplam enfeksiyon oranı, siponimod hastaları ile plasebo hastaları arasında karşılaştırılabilir olmuştur (sırasıyla %49,0’a karşılık %49,1). Bununla birlikte, plasebo (%0,7) ile karşılaştırıldığında siponimod (%2,5) tedavisinde herpes zoster enfeksiyonu oranında bir artış bildirilmiştir. Tedavi sırasında herhangi bir zamanda siponimod ile varicella zoster virüslerinin neden olduğu menenjit veya meningoensefalit vakaları ortaya çıkmıştır. Siponimod için kriptokokal menenjit (CM) vakaları da bildirilmiştir. Makula ödemi Makula ödemi siponimod alan hastalarda (%1,8) plasebo verilenlerden (%0,2) daha sık bildirilmiştir. Olguların çoğunluğu siponimodun başlamasından sonraki 3 ila 4 ay içinde meydana gelmiş olmakla birlikte, siponimod ile tedavi edilen hastalarda 6 aydan daha uzun bir süreyle vakalar bildirilmiştir. Bazı hastalar bulanık görme veya görme keskinliğinde azalma ile başvururken, bazıları asemptomatik olmuş ve rutin oftalmolojik muayenesinde tanı konmuştur. Tedavinin kesilmesinden sonra genellikle makula ödeminde düzelme olmuş veya kendiliğinden kaybolmuştur. Yeniden tedavi ile birlikte tekrarlama riski değerlendirilmemiştir. Bradiaritmi Siponimod tedavisinin başlatılması, kalp atım hızında geçici bir düşüşe neden olur ve ayrıca atriyoventriküler iletim gecikmeleriyle de ilişkili olabilir. Siponimod ile tedavi edilen hastaların %6,2’sinde bradikardi bildirilirken bu oran plasebo ile %3,1 olmuştur; AV blok ise siponimod ile tedavi edilen hastaların %1,7’sinde ve plasebo uygulanan hastaların %0,7’sinde bildirilmiştir. Kalp atım hızındaki maksimum düşüş, dozdan sonraki ilk 6 saatte görülür. İlk dozlama aşamasında geçici, doza bağlı bir düşüş gözlenmiştir ve ≥ 5 mg’lık dozlarda bu etki plato yapmıştır. Bradiaritmik olaylar (AV blokları ve sinüs duraklamaları) siponimod tedavisi altında plaseboya kıyasla daha yüksek bir insidansla tespit edilmiştir. Çoğu AV bloğu ve sinüs duraklaması, 2 mg’lık terapötik dozun üzerinde meydana gelmiştir ve doz titrasyonu yapılmamış koşullar altında doz titrasyon koşullarına kıyasla önemli ölçüde daha yüksek insidans göstermiştir. Siponimodun neden olduğu kalp atım hızındaki azalma, atropin veya izoprenalin ile tersine çevrilebilmektedir. Karaciğer fonksiyon testleri Siponimod ile tedavi edilen MS hastalarında hepatik enzimlerde artış (çoğunlukla ALT yüksekliği) bildirilmiştir. SPMS hastalarında yapılan faz III çalışmada, özellikle karaciğer transaminaz (ALT/AST) ve GGT yükselmelerine bağlı olarak, plasebo (%3,1) hastaları ile karşılaştırıldığında siponimod hastalarında (%11,3) daha sık karaciğer fonksiyon testi artışları gözlenmiştir. Yüksekliklerin çoğu tedaviye başladıktan sonraki 6 ay içinde meydana gelmiştir. Siponimod kesildikten sonra yaklaşık 1 ay içinde ALT düzeyleri normale dönmüştür. Kan basıncı SPMS hastalarındaki faz III klinik çalışmada hipertansiyon, plasebo uygulanan hastalar (%9,0) ile karşılaştırıldığında siponimod kullanan hastalarda (%12,6) daha sık bildirilmiştir. Siponimod ile tedavi, tedavinin başlamasından kısa bir sonra başlayarak sistolik ve diyastolik kan basıncında bir artışla sonuçlanmış, bu etki yaklaşık 6 aylık tedaviden sonra maksimum düzeye ulaşmış (sistolik 3 mmHg, diyastolik 1,2 mmHg) ve sonrasında stabil kalmıştır. Devam eden tedavi ile bu etki de devam etmiştir. Nöbetler SPMS hastalarındaki faz III klinik çalışmada plasebodaki %0,4’lük oran ile karşılaştırıldığında, siponimod ile tedavi edilen hastaların %1,7’sinde nöbetler bildirilmiştir. Solunum etkileri Siponimod tedavisi ile 1 saniyede zorlu ekspiratuvar hacimde (FEV) ve akciğerin karbon monoksit (DLCO) değerleri için difüzyon kapasitesinde küçük düşüşler gözlenmiştir. SPMS hastalarındaki faz III klinik çalışmada tedavinin 3. ve 6. aylarında, siponimod grubunda FEV1’de başlangıçtan ortalama değişiklikler, her bir zaman noktasında -0,1 L iken plasebo grubunda değişiklik olmamıştır. Bu gözlemler, siponimod ile tedavi edilen ve kronik obstruktif akciğer hastalığı (KOAH) veya astım gibi solunum bozuklukları olan hastalarda biraz daha yüksek olmuştur (FEV1’de başlangıçtan yaklaşık 0,15 L ortalama değişiklik). Kronik tedavide bu azalma klinik olarak anlamlı advers olaylara dönüşmemiştir ve öksürük veya dispne raporlarındaki artışla ilişkili değildir.
Doz ve pozoloji bilgisi için resmî KÜB belgesine bakınız.